Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele

Geri git   Mumsema.NET >
Uydu - Elektronik
> Uydu Alıcıları - Şifreleme-Kartlar-Modüler > Acemiyim Bilmiyorum

Forum Kuralları Bize Ulaşın İletiler Kayıt ol Yardım Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Uyducunun El Kitabı ile ilgili Benzer Konular
2862 Kez Görüntülendi

Geometri Kitabı Mustafa Kemal Atatürk
Bu Kitabı Yalnız Kızlar Okusun-Bu Kitabı Yalnız Erkekler Okusun / Bilge Göksu Kitap & Dergi
Php-Fusion El Kitabı Webmaster Genel
Yılın en iyi 10 kitabı Kitap & Dergi
delikanlı el kitabı Komik Şeyler (Yazı Eklenebilir)

Atv Avrupa Kupası Maçları | Uydu - Bilgisayar Bağlantısı Hakkında
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 23-07-2007   #1
Profil Bilgileri
Post Uyducunun El Kitabı

Uyducunun El Kitabı başlıklı yazı Mumsema Uyducunun El Kitabı Forum Alev


Şifreli yayınların korsan olarak izlenmesi - 1

Avrupa’da 99 ve ikibin yılları digital korsancılığın doğuşu ve yükselişine sahne olmuştu Analog ve D2MAC türü analog şifre sistemleri gitgide sahneden silinirken yaygınlaşmaya başlayan dijital Irdeto, Seca(Mediaguard) ve Viaccess sistemlerinin kırılmasıyla bu kanalların bedava izlenme fırsatının peşine düşen milyonlarca kişi korsan yükleme yapılarak (IrdetoFree, FreeCAM) kartsız kullanılabilen Irdeto modüllerin, daha sonra çeşitli korsan kartların sahibi oldu FilipinoCh, Polsat, ZeeTV, TPS, Multivision, ABsat, Digital+, TVCabo, C+ Hollanda, Orf gibi buketlerin korsan olarak izlenebilmesini sağlayan bu kartlara yükleme yapmakta kullanılan programmer cihazlarının sadece türkiyede bile "onbinlerce" sattığı söylenebilir Değişen şifreleri almak vermek için internette onbinlerce board ve site kuruldu Bunlar milyonlarca defa ziyaret edildi Bu arada korsanlıktan zarar gören yayın şirketleri de buna reaksiyon göstermekte gecikmedi İlk ve en büyük çapta korsanlığa uğrayan CanalPlus şirketi bu işin arkasında NDS'nin olduğu iddiasıyla bedeli iki milyar doları bulan tazminat davaları açtı İddiaya göre rakip NDS firması büyük maddi ve teknik imkanlarını kullanarak algoritmaları açmış ve internet üzerinden korsancılara sunmuştu Kanıtları da olduğunu söyledikleri ve mahkemeye sundukları bu davalar sonunda iki gurubun şirket alıp vererek birbirleriyle anlaşmaları sonucu düşürüldü Gerçekten de bu işe hevesli şaşılacak kadar çok sayıdaki bilgisayar meraklısı gencin bütün gayretlerine rağmen algoritmaların kırılabilmesi aslında ellerindeki standart donanımlarla pek mümkün görünmüyor Nitekim önce Irdeto, sonra Viaccess ve Mediaguard kilitlerinin yeni versiyonlarını ortaya sürdüler Bunların herhangi bir korsan çözümüne de rastlanmadı Eğer birinci versiyon şifrelerin çözülme olayı teknik olarak söylendiği gibi gerçekleştirilebilmiş olsa idi, ikinci ve üçüncü versiyon şifrelerin çözülmesinin de benzer bir süreç içinde gerçekleştirilebilmesi gerekirdi Başarılamamış olması bunun bir "bilgisayar dehası çocukların arayıp bulup çözme olayı" olmadığının (yani CanalPlus'un iddiasının doğruluğunun) bir kanıtı gibi durmaktadır
Millenyum’un başında korsancıların birinci nesil şifreler üzerinde elde ettikleri bu başarı ticari olarak bir korsan sektörünün doğmasına ve sektörün kendine gerekli tüm donanım ürün repertuarını geliştirmesine de yol açmıştır Bu araçların başında hiçbir şifre firmasına ait olmayan üniversal CAM’ler gelmektedir

UCAS CAM’lerinin yaygınlaşma nedenleri
Şifreli yayın izleyicisi aslında iki türlü telif hakkı için ödeme yapmaktadır Birincisi izlediği şifreli yayının yayıncısına, ikincisi yayını şifrelemekte olan şifre sisteminin sahibi olan şirkete Örneğin izlenecek olan şifreli yayın eğer Viaccess ise Viaccess şirketine de lisans ödenmektedir Bu ömür boyu bir defalık değildir Sistem sürekli teknik destek ve korsanlığa karşı güncelleme gerektirdiği için sürekli ödenmesi gereken bir lisans ücretidir Lisans bedeli yayıncının abonesine taktığı bedava cihazın içinde gömülü olabileceği gibi kullanıcının piyasadan satın alacağı CAM ile birlikte de ödenebilir Sonuçta resmi abonelik için resmen bir de şifre lisansı ödenmektedir Üstelik kullanıcı eğer üç farklı şifre kullanan kanala abone ise üç ayrı şifre şirketine lisans ödeyecek, bunun için üç ayrı alıcı cihaz veya CAM satın almak kanalları izlerken de bunları birbiriyle değiştrmek zorunda kalacaktır Oysa emülasyon kipinde çalışarak 5-10 değişik şifre sisteminin hepsine uyum sağlayabilen CAM’ler ayni işi rahatlıkla görmektedir Bunlar yazılımsız olarak satıldığından herhangi bir şifre şirketinin telif hakkını ihlal etmemektedir Tabii herhangi bir kanalı çözmediği için herhangi bir yayıncının telif hakkı da ihlal edilmemektedir Ancak bunlara gerekli (PentaCrypt vb) yazılımlar yüklendiğinde "Viaccess I ve II, TPScrypt, AstonCrypt, Seca Mediaguard I ve II (SECA 1-2), Irdeto I ve II, Betacrypt(Beta Digital), Nagravision (BoxKey'i seçilebiliyor)" gibi en popüler tüm şifre sistemleriyle kulanılabiliyor Bu CAM’lerde kullanılan çipler çok hızlı ve güçlü olduklarından aslında üretimleri orijinal CAM’lerden biraz daha pahalıya gelmesine karşın üzerinde lisans bedelleri olmadığından kullanıcıya ucuza gelmekte birkaç şifre sistemi yerine birden geçmesi nedeniyle de çok tutulmaktadır
Kullanıcı eğer bedel ödeyip abone olduğu bir paralı kanalı orijinal CAM yerine böyle bir CAM kullanarak izlerse sadece şifre şirketinin lisans bedelini ödememiş olacaktır Bunun riski beklenmedik bir zamanda elinde geçerli resmi abone kartının bulunmasına karşın yayınları izleyemez hale gelmesi olabilir Çünkü bu şifre sistemleri karta beklenmedik bir saldırı yaparak abone kartını da bozabilir durumdadır


Universal CAM'lerin ilk meşhur olan türü Magic Modül’dür Bu modül son kullanıcı tarafından geliştirme modülü olarak kolay programlanabilmesi için basit ucuz ve kullanışlı bir programmerla birlikte ve içinde yazılımsız halde satılmaktadır (İçinde sadece Dreamload Boot Loader'i var) Programmer CAM'in içine takılıyor CAM de uydu alıcıda takılı Programmerin RS232 ucu bir seri kablo ile bilgisayar'ın COM portuna bağlanarak program PC'den aktarılıyor Receiver sadece özellikle CAM'i beslemek için gerekli Programmer cihazı Season logger/emülator kartına çok benziyor, ancak üzerinde atmel mikroişlemcisi var Yeşil LED yanarsa sorun yok demektir(CAM sadece bu şekilde flaşlanabiliyormuş)

Ancak, internette çeşitli uyglama yazılımları mevcut ve bunlar sayesinde bir süre içinde tüm popüler koşullu erişim sistemlerini emüle edebilir konuma gelmesi beklenebilir Tüketici bu modülü bir programmer kartıyla birlikte alıp disketteki yükleme yazılımını çalıştırdıktan sonra internetten indirdiği dosyayı modüle yüklüyor Modül RS232(COM) portu üzerinden bilgisayara CAM'in içinde takılı kart üzerinden de uydu alıcısına bağlı Dolayısıyla bu programmer kartı modülün içine takılarak modül istendiği kadar defa silinip yeniden programlanabiliyor ve yazılımlar sayesinde modüle kazandırılabilecek fonksiyonlar sınırsız Şu anda hala kullanılan V102 donanım versiyonu 30 MHz ARM7 mikroişlemcisi 256k RAM ve 2 Mb Flash Belleği ile çok geniş teknik imkanlara sahip Normal CAM'ler her an sadece bir tek koşullu erişim sistemini destekleyebilir durumda Oysa bu bir teknik zorunluluktan kaynaklanmıyor O nedenle bir süreden beri CAM'lerin teknik özellikleri daha sona modifiye edilerek fonksiyonları arttırılmaktaydı İlk önce Irdeto AllCam yapıldı Bu esas olarak Irdeto CAM 'lerin Betacrypt'ler dahil tüm Irdeto kartları ile çalışabilmesini sağlamak içindi Daha sonra ise Irdeto CAM'leri diğer koşullu erişim sistemleri için olan komutları da kullanabilme özelliği sayesinde FreeCAM adı verilen özel bir yazılım kullanılarak başka şifre sistemine sahip kartlar için de kullanabilme devri başladı Şimdi bu FreeCAM'lerin yapamadığı şey konusunda ise Magic Modül devreye giriyor FreeCAM'ler başka koşullu erişim sistemlerini yerli modunda destekleyememektedirler Bu nedenle örneğin FreeCAM'ler resmi Mediaguard II abone kartları ile birlikte kullanılamıyor Çünkü bu fazladan logging fonksiyonları Irdeto moduyla yapılabiliyor Yani Irdeto'yla ilgisi olmayan bir resmi abone kartı FreeCAM'lerde çalışamıyor Oysa Magic Modüllerin şu anda kullanılan yazılımları yerli modları destekler durumda ve Irdeto dışındaki koşullu erişim sistemlerini de yerli modda destekleyebidiğinden hem resmi abone kartlarıyla hem de korsan kartlarla çalışabilir durumda Öte yandan gerek duyulduğunda kullanılabilecek Irdeto FreeCam'lerde olan komut geçirmeli loglama fonksiyonu PentaCrypt yazılımında da var, yani FreeCam yazılımları ile yapılabilen tüm fonksiyonlar ve üretilen tüm dosyalar MagicCAM ile de kullanılabiliyor PentaCrypt'i yapanlar bu işin burada kalmayacağını, Conax ve Cryptoworks'un eklenmesi için de çalışmalarının sürdüğünü, hatta birgün Videoguard'ın eklenmesinin de planları arasında olduğunu söylüyorlar Tüm bu nedenlerden MagicCam'e olan talep olağanüstü artmış Mevcut yazılımın söylendiği gibi tüm örneklerde çalışmasına, kanallar arası geçiş hızının iyi olmasına rağmen farklı şifre tipleri arasındaki geçiş sırasında biraz yavaş kaldığı söylenebilir Ancak belki bu da bir sonraki yazılım sürümünde giderilebilecek bir sorundur Şu anda geleceği güvenli ve iyi bir yatırım olarak görünen MagicCam'lerin bu özelliğini sürdürebilmesi birçok şeye bağlı görünüyor Birincisi, GlobeCam, GlobalCam, UniversalCam(TBD CAM), EuroCAM gibi çeşitli adlarla pazara sürülen malların ne gibi çeşitlilikler getireceği Örneğin Global CAM içinde "bir daha yüklenmesi gerekmeyeceği, ve mevcut resmi veya gayriresmi tüm kartlarla çalışacağı iddia edilen kendi yazılımı yüklü halde satılıyordu Uydu alıcıların içine "Eurocam" adıyla takılı(embedded) satılan CAM'ler de aynı iddiaya sahip

MagicCAM sonuç olarak konunun meraklıları için bir araştırma geliştirme modülü iddiasıyla ortaya çıkmıştı Geliştirmeye de çok açık olduğu kesin Örneğin FREEPASS CAM (IrdetoFree) ile karşılaştırılınca, farklı şifre sistemleri arasındaki geçişlerde daha yavaş kaldığı eleştirisi var Gelişme sonucu hem hızlanması, hem de zamanla halen emüle edilemeyen şifre sistemlerini de emüle edebilir hale getirilmesi mümkün(Universal, Dream Multimedia - Magic, SIDSA)
MagicCAM'ler kısa süre sonra yerini MatrixCAM’lere bıraktı Donanım bakımından çok değişmeden Seca1-2, viaccess1-2, Irdeto1-2, Nagravision, Betacrypt gibi çeşitli sistemlerle çalıştığı iddia edilen çeşitli yazılım verisyonları ortaya çıktı Bunların kullanımını engellemek üzere geliştirilen tüm yöntemlere karşılık karşı önlemlerle bu CAM’lerin kullanılabilirliği bu güne kadar sürdürüldü Sürekli yeni marka model isimleri ortaya çıktı Hatta bazıları kimi yayıncıların resmi olarak önerdikleri CAM konumunu kazandı Özelikle erotik kanal aboneliklerinde ve korsan izleyicilikte aşağıdaki Multicam’lara ait çeşitli versiyonlar en yaygın olarak kullanılmaktadır

MatrixCAM
Reality CAM
Dragon CAM
JokerCAM
KidCAM
Tri-CAM
Axas-CAM
X-CAM
ZetaCAM
NeotionCAM
SkyCrypt
IceCrypt

Emülasyon modunda çalışan bir MultiCAM kullanan kullanıcılar genellikle aynı zamanda yayını da bedel ödemeden “korsan izleyici olarak” izlemek isterler Bu daha eski versiyon şifre sistemlerini kullanmayı sürdüren çeşitli platformların digital kanal ve buketleri açısından genellikle mümkündür Digital yayıncılığın başladığı on yıl öncesinden bu güne sürekli korsan izlenebilen çeşitli kanallar hep olmuştur Yeni açılan platform ve buketler genellikle korsan izleyiciler açısından (en azından bir süre) kolaylıkla bedava izlenmiştir Bunun sürdürülebilmesi için de için başlı başına bir sektör oluşmuştur
Aynı iş için geliştirilen ancak kart ve CAM kullanımına gerek duymayan softCAM emülatör(EMU) yazılımları da üç yıldan bu yana yaygınlık kazanmış, hemen her marka model için EMU yazılımı bulunabilir hale gelmiştir Uydu alıcılar bu özellikleri nedeniyle hala "tüm şifreli yayınları çözebilen" diye satılıyor Ama, kanallar yeni versiyon şifrelere geçtikçe korsan sistemleri etkisini yitirmektedir

 

ciwan is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 23-07-2007   #2
Profil Bilgileri
Post --->: Uyducunun El Kitabı



Şifreli yayınların korsan olarak izlenmesi - 2
SmartKartlar ve Programmer’lar
Smartkart denince aklımıza kredi kartı formatında üzerinde altın kaplamalı elektriksel temas noktaları olan plastik kartlar gelmektedir Çipler altın kaplama kontak noktalarının hemen altında bulunduğundan plastik kartın geri kalan kısmının elektriksel veya elektronik bir işlevi yoktur Banka işlemlerine, kapı girişine, cihaz(cep telefonu) kullanımına izin verme gibi çok sayıda alanda kullanılan bu kartların gerek dış görünüşleri ve gerekse içindeki devreler bakımından onbinlerce çeşidi bulunuyor Ancak, burada sadece "paralı TV izleme izni vermekte" de kullanılan türlerinden sözedeceğiz




White, Gold, Emerald, Purple, ve Silver Smartkartlar

Bildiğiniz gibi Avrupa’da şifreli TV kanallarının ortaya çıkmaya başlamasından beri en yaygın olarak kullanılan abonelik sistemi SmartKartlarla olanıdır Bu kart abone alıcısındaki özel yuvaya takılı durur ve abonenin yayınlarla ilgili istihkaklarını belirler Özellikle korsan izleyicilerin bu iş için en baştan beri en yaygın olarak kullandıkları kart türü bir PIC ile bir EEPROM çipinden oluşmakta idi
Kartta bulunan PIC16F84 çipinin özellikleri şöyledir: Program alanı: 1792 byte,1024x14 word, RAM: 68 byte, Max Frekansı:10 Mhz, I/O Portları: 13, içinde seri programlama (ICSP), açılışta sıfırlama (POR), açılış zamanlaması (PWRT), osilatör başlama zamanlaması (OST), güvenlik zamanlaması (WDT), Kod koruma, Uyku modu, ve çeşitli osilatör seçenekleri bulunur

Uydu yayınları bakımından Türkiye, ilk olarak BBC ve İskandinav ülkelerinin D2Mac yayınları ile Astra uydusundan alınan VCrypt ve Syster(Cine5) yayınları tanıdı Bu tür kartların pahalı abonelik bedellerinden kurtaran korsan smartkart uygulamaları da ilk olarak 90'lı yılların ilk yarısında bu analog VCrypt, Eurocrypt yayınlarla başladı O zamanlar kullanılan kartların içinde genellikle sadece bir PIC16F84 çipi bulunur, içine yüklenen programlar ve çip (üstü kazınarak) sır gibi saklanırdı İçinde Sadece PIC16F84 çipi olan ve "Beyaz Wafer" denilen kartın iç bağlantı şeması aşağıda verilmiştir



Beyaz Wafer kartın bağlantı şeması

Daha sonra gelen devirde ilk kırılan dijital sistemin C+'nın SECA sistemi olduğu söyleniyor Aslında, CANAL+ nın SECA(Mediaguard) analog sistemi çok daha en eskiden kırılmıştı Ama, o zamanlar bu kırma işleminin tümü sadece video senkronizasyonunu sağlamaktan ibaret idi Dijital yayınlarda iş o kadar kolay değil Gerçekten de, digital yayın şifreleme tekniklerinin Hackerlar tarafından, (belki de bir Viaccess hariç) tamamen kırılmış olduğu söylenemez Herşeyin 1999 yılında SECAROMZIP isimli bir doyanın bir DR7com bordunda yayınlanmasıyla başladığı söyleniyor C+ bu dosyayı Murdoch grubunun(NDS'nin sahibi) yayınladığından emin
İddiaya göre NDS kendi imkanlarıyla SECA sisteminin kırılmasını sağlayıp, ürettiği dosyayı da çok sayıda korsan sitesine yaymış Açılan dava sürerken, bununla başlayan digital korsanlık olayı SECA ile çok benzer sisteme sahip Viaccess, ve Irdeto sistemlerini de kapsayıp 2000 yılında muazzam bir yaygınlık kazandı ve milyonlarca tüketiciye ulaştı

Almanyanın paralı TV devi PremiereWorld normalde yasal olarak sadece "d-box" adı verilen özel alıcısı ile izlenebiliyor idi Korsanlar "allcam" adı verilen ve betacrypt (irdeto) içeren bir CAM ve korsan kart kullanarak tüm cihazlarla izlenebilir hale getirdiler Irdeto sisteminde belirli anahtarların yayından alınıp karta yüklenmesi gerekiyor Internette tüm bu işlem protokolleri açıklandı ve aslında oldukça karışık olan bu iş ve Irdeto sisteminin kırılması acemilerin bile kolayca yapabileceği bir iş haline getirildi
Aynı dönemde MOSC (Modified Original Smart Card)'lar kullanılarak orijinal bir karttan klonlar (kopyeler) yapılması da popüler hale gelmişti MOSC kartlar, kendi kendini güncellediği, PPV yayınları da açtığı ve yayıncının gönderdiği önlem sinyallerinden etkilenmediği, ve kanal geçişlerinin hızlı olduğu iddiasıyla satılıyordu Gerçi C+ gibi Irdeto da arada sırada kartı sildiren mesajlar gönderiyor Ama korsancılar bunun çözümünü "Blocker" denilen tek çipli bir kart kullanımıyla bulmuşlar ve hemen engelliyorlar Kart çalışmaya devam ediyor Irdeto tüm bunlara karşı çözümü CAM dahil tüm sistemini yenilemekte buldu ve donanım olarak Irdeto 2 'yi çıkartarak korsanlığın büyük ölçüde önüne geçildi Viaccess'in ise algoritmalarının da kırıldığı iddia edilmekteydi Oysa bunun hiçbir delili yok
1999 yılında önce SECA, ardından Irdeto ve son olarak Viaccess şifreli TV kanal ve buketlerinin kırılmaya başlaması ile korsan Smartkartların üretilmesi ve satılması da yaygınlık kazanmaya başladı Miktar artınca hepsi plastik Wafer kartlara döndü Digital yayınların korsan kartları için 16F84 çipinin 68 byte'lık bellek alanı genellikle yetersiz olduğundan PIC çipinin üzerine bir EEPROM(24C16) eklenmiş hali olan ve daha önceden analog Nordic yayınlar için kullanılmaya başlanmış olan ISO 7816 uyumlu GoldCard bu iş için biçilmiş kaftan'dı Gerçi daha sonra kullanılan çip çeşidi de kart türü de oldukça arttı Paralı TV korsan kartlarında genellikle şu çipler kullanılmaktadır (PIC16F84A, PIC16F84, PIC16C84, PIC12C508, PIC12C509, PIC16C622, PIC16F628, PIC16F876, PIC 16F877, ATMEL 90S2323, ATMEL 90S2343, ATMEL 90S8515, ATMEL 90S8535, 24LC16, 24LC64, 24LC128, 24LC256 vs) Bu çipleri içinde barındıran wafercard’ların fiyatları ise yaklaşık 2 dolardan başlıyor
Gold Kartta PIC16F84 çipine I2C busu üzerinden 2048 byte ilave bellek sağlayan 24LC16B eeprom çipi de bulunur 24LC64 , 24x65 çipleri kullananları da yapılmıştır
2x16F84 1x24LC16 kullanan kartlar yapıldı Quadra dendi Silver, Purple Piccard versiyonları yapıldı Bunlar genellikle Baskı devre plaketleri üzerinde idi "Emerald"(zümrüt) denilen türü çıktı Özetlemek gerekirse isimlere göre tanımları şöyledir
Gold Wafercard (PIC16F84A + 24LC16B),
Blue Wafercard (PIC16F84A + 24LC64),
Emerald Wafercard PIC16F628 + 24LC64

Emerald kartlar Silver ve Purple'a rakip olarak çıkmış Daha önce PIC16C622'li(flaşsız) OTP versiyonu varmış Emerald ise hem daha ucuz, hem flash'ı var(yani çok defa yeniden programlanabilir) Goldla karşılaştırılınca iki kat program işleme kapasitesi, üç kat çip üzerinde eeprom'u, 4 kat harici eepromu bulunuyor



Silver WaferCard’ın iç yapısı

Silver Wafercard PIC16F877 + 24LC64 (Farklı şifre sistemleriyle ayni CAM içinde çalışabilmeyi sağlayan (3in1, 5in1, 6in1, DS9-Projesi) yazılımlar için düşünülmüş Piccard-2 olarak da biliniyor Kod alanı gold karttan 8 kat fazla PIC16F628 + 24LC64'den de dört kat fazla PIC16F877 çipi aslında 40 pinlidir 33 giriş/çıkış pini bulunuyor Ama bunlar kullanılmadığından şemada 28 pinli PIC16F876 gibi kullanılmıştır Bilmek gereken şey, PIC16F84 ve PIC16F628 için yapılmış yazılımların bu kartta çalışmayacağıdır
PIC16F877 çipinin özellikleri: Program alanı: 8192x14(word), RAM:368 byte, Data EEPROM'u:256byte, Max Frekansı:20 Mhz, A/D kovertörü(10bitlik):8 tane, I/O Portları: 33tane, içinde seri programlama(ICSP) 2 pin üzerinden, açılışta sıfırlama (POR), açılış zamanlaması (PWRT), osilatör başlama zamanlaması (OST), Brown-out sıfırlaması(BOR), güvenlik zamanlaması (WDT), İki 8-bit zamanlayıcı ve bir 16 bit zamanlayıcı, Programlanabilir Kod koruma, Uyku modu, ve çeşitli seçilebilir osilatör seçenekleri bulunur Silver kartta ayrıca, I2C busu üzerinden 8192 byte ilave bellek sağlayan EEPROM 24LC64 de bulunuyor


Purple FunWaferCard (funcard-2)’ın iç yapısı

FUN Wafercard AT90S8515A + 24LC64
Kartta bulunan ATMEL, AT90S8515A çipinin özellikleri şöyledir: Program alanı: 1792 byte, 4096x16 word, SRAM: 512 byte, Data EEPROM: 512 byte, Max Frekansı: 8 Mhz, I/O Portları: 32, programlama seri UART, Bir 8 bit zamanlayıcı, bir 16 bit zamanlayıcı, porgramlanabilir güvenlik zamanlaması (WDT), Besleme kapalı, düşük güçte bekleme modları, Master/Slave seri arayüz, Dahili, Harici kesme kaynakları, Çip üzerinde analog karşılaştırıcı, Programlanabilir Kod koruma bulunuyor Standart Funcardlarda kullanılan 24LC64 (EEPROM) çipi I2C bus'u üzerinden programlanabilen 8192 byte alana sahiptir
Bunlara Purple Funcard veya Funcard 2 deniyor Daha sonra AU (Auto Update) otomatik güncelleme özellikli bazı yazılımlar bu bellekden daha çoğuna gerek duyar oldular AT90S8515A 24LC128 çipseti kullanan kartlar ortaya çıktı Bunlara da Funcard 3 veya Prussian deniyor (Renkleri ve üzerindeki desenleri çok farklı şekillerde olabiliyor) Bir süre sonra bunun daha geniş belleği olanı çıktı AT90S8515A + 24LC256 çipseti kullanan bu tür Funcardlara da Funcard 4 ve Prussian 2 adı verildi Sonra AT90S8515A + 24LC512 çipseti kullanan Funcard 5 çıktı Bunların işlemcileri aynı ama herbirinin bellekleri bir öncekinin iki katı

FunCard 6 : AT90SC8515 + EEprom 24LC1024 ,
Funcard 7 : AT90SC8515 + EEprom 24LC2048 En büyüğü 2MB bellekli bu kart




FunCard6, OposCard, KnotCard, TitanCard, Titan2, HighSecurityPentaCard-RSA5, FireLoader

PIC kartların programlanışına göre Atmel çipli (fun) kartların programlanışı da bir tuhaftır Örneğin PIC esaslı bir Silver kartı programlamak için biri PIC16F877 diğeri de 24LC64 için olmak üzere sadece iki dosya gerekirken Atmel esaslı bir kartta 3 farklı dosya gerekir Üstelik bunlardan biri en eskiden kullanılan "Loader" dosyası gibi geçici kullanılan bir dosya da değildir Birisi AT90S8515A 'in "Flash" dosyası, diğeri 24LC64'ün "EEPROM" dosyası, üçüncüsü de AT90S8515A çipinin dahili EEPROM belleği için kullanılan dosyadır Aslında PIC16F877 çipinin de içinde bir dahili EEPROM var, ancak bu bölgeye gidecek bilgi normal PIC dosyasının içinde bulunmaktadır Yani, PIC16F877 'de Flash ve dahili EEPROM bölgeleri bir defada programlanabilirken AT90S8515A 'de bu mümkün değildir


Phoenix USB Programmer


Smartcardların programlanmasında kullanılan programlayıcı çeşitleri de çok fazla Fiyatları $30- $300 arası değişebiliyor Çeşitli kartların ve yüklenecek dosyaların özelliklerinin gerektirebildiği, 5 türlü emülasyon yapması, Multimouse, Smartmouse, Dumpmouse, Dynamite, Infinity, Phoenix gibi çalışma modları, 3,57 ve 6 MHz gibi frekanslar, kart tanıma işlemlerini otomatik yapması gibi özellikler programlayıcı fiyatını arttırıyor Ucuz programlayıcıların kullanılışı daha zor, yeni ve değişik durumlara adaptasyon yeteneği sınırlı oluyor Kutulu veya kutusuz açık halde satılabiliyorlar Bilgisayarla bağlantı noktaları çoğunlukla RS232COM veya USB portu üzerinden Ancak, paralel porttan bağlanan programlayıcılar da var


Multiprog XL



Yeni nesil Smartkartlar, Titanyum ve Güvenli Mikroişlemci kavramı
Yeni nesil Atmel AT90SC serisi mikroişlemci esasına dayalı SmartKartlara Güvenli Kart deniyor Bu kartlardaki mikroişlemcilere “güvenli(secure) mikroişlemci” denmesinin nedenlerini açıklamaya çalışalım

Örneğin içinde AT90SC3232C mikroişlemcisi olan bir SmartKart alırsınız Bu kart boştur Titanyum kart haline getirebilmeniz için içine bir yazılım yüklemeniz gerekir Yüklenen program son derece gizlidir (Programı gizlilik anlaşması imzalamadan temin edemezsiniz)

Güvenli mikroişlemci kendisinden elektronik saldırılarla istenen kodu asla vermez Piyasadaki mikroişlemcilerin çoğu bu özelliğe sahip değildir Örneğin çoğu işlemci daha önce öngörülmemiş (besleme gerilimi zirveleri, saat fazının değişmesi gibi) kimi koşullarda kaynak kodunu verebilir Özellikle eski nesil mikroişlemcilerde çipin dizayn koşullarının dışına çıkılarak Eeprom ya da OTP belleğinin bilgilerine ulaşılabilir
Kimileri de çipin içini mikroseksiyonla açarak topografisinden hareketle (örneğin eeprom, flaş, cpu, bus bölgelerini bulup koruma engelini fiziksel olarak aşarak) kaynak kodunu bulup çıkarmaya çalışır

Bu kodun korsanlar tarafından bulup çıkarılması GSM, bankacılık, paralı TV gibi işlerde kullanılan kartlar açısından son derece önemlidir O nedenle Atmel, Siemens (Infineon) gibi şirketler denenebilecek tüm metodlara direnebilecek bir çip sistemi tasarlamışlar ve ortaya “güvenli mikroişlemci” denilen kavramı çıkarmışlar
Bunun güvenliği aşağıdaki nedenlere bağlıdır

- Çip topografisi (içindeki rom, cpu, bus yerleşim düzeni) gizlidir ve gizlilik sözleşmesi imzalayanlar dışında kimse tarafından bilinmez
- Çipin içinde gerilim ve sat oynamalarını anlayan sensorlar bulunur ve bunlar çipi kendini koruma moduna sokar
- Silikon katmanlar birbirinin üstüne örtülüdür Çipi mikroseksiyonla keserek herhangi katmana ulaşmak istediğinizde çalışmaz hale gelir
- Seride toplam 4 çeşit mikroişlemci bulunmaktadır AT90SC den sonra gelen hanelerin ilk ikisi Flaş bellek, sonraki ikisi EEProm miktarını verir Sonda "C" harfi varsa kriptografik koprosesörlüdür Örneğin AT90SC6464C mikroişlemcisinin 64K flaş, 64K EEProm belleği bulunur Kriptoludur İki giriş/çıkış portu, 25K RAM belleği vardır (32 ve 16 modellerde 1K RAM bulunur) Kriptografi ve doğrulama fonksiyonları önceden programlıdır

Çipkartın Titanyum kartı haline gelmesi için yüklenmesi gereken işletim sistemi için Reset, VCC, Clock, DATA IN ve DATA OUT sinyal kontrolları bulunan bir programlayıcı kullanılmalıdr Normal olarak bir PC/SC uyumlu programlayıcı gerekir Phoenix/SmartMouse türü klasik bir programlayıcı da kullanılabilir ancak tehlikelidir Örneğin bu tür harcıalem bir programlayıcıda besleme gerilimi mikroişlemci kontrolunda olmadığından SmartKart takılışı sırasında nanosaniye süreli bir gerilim piki ortaya çıkarsa kartı tümüyle öldürebilir
Karta işletim sistemi yüklendiğinde kart boş iken ATR(Answer to Reset) verir(kart bozulmuşsa ATR veremez) ATR'de mikroişlemci modeli, üretim yılı, üretim numarası gibi çeşitli bilgiler yeralır Kartın flaş ve eepromlarına ulaşıp yükleme yapabilmek için bir "transport kodu"na sahip olmanız gerekiyor
Transport kodu 8 bayt'lık bir kod Bir komut dizisiyle bu kod smartkarta sunuluyor Kart doğrulama yaptıktan sonra işletim sisteminin yüklenmesine izin veriyor Transport kodu GSM PIN'i gibi çalışır Eğer üç defadan fazla hatalı girilirse kart kendini koruma moduna geçiriyor ve bir daha transport kodunu(doğrusunu da verseniz) kabul etmiyor

Şimdilerde artık ileri korsanlık işlerinde FunCard’ların pabucu çoktan dama atıldı ISO 7816 özelliğindeki, MultiOS çalışabilen(Titanyum gibi) yeni nesil kartların da birçok çeşidi çıktı Örneğin;

OposCard Bu kartın flaş belleği 64 kB Eeprom: 64 kB Crypto: RSA, DSA, ECC Dynamite, Infinity USB Phönix vs ile programlanabiliyor

Knotcard 2 OS 35: RSA Card Bootloader 20 ISO 7816 Microcontroller: AT90SC6464C Flash: 64 kB Eeprom: 64 kB Crypto: DES-PKI uyumlu: GSM, 3GPP + EMV-Spesifikasyonları V v v: 2,7-5,5 V Güvenlik özellikleri: MMU, MED, OTP, RNG, ACM Donanım: DE, VL3a Dynamite, Infinity USB Phönix vb ile programlanabiliyor Şimdi bu kartlarda en son nesil kriptografi sanatının algoritmaları çalıştırılıyor Eliptik eğrilere dayalı ECC teknolojisi ayrıca diğer standart RSA ve DSA algoritmaları ile çalışıyor Asimetrik şifreleme için gerekli dijital imza üretme, ve kontrol etme özellikleri var Ayrıca simetrik algoritmaların(DES,AES) ya da anahtarsız algoritma tekniklerinin (SHA,MD5 haş fonksiyonları) kullanılabiliyor

TitanCard 2: TitaniumCard (Ayrıntılı bilgi [Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]) TitanCard 6464C çipine dayalıdır ve TC2Boot V 21 ile kurulur High Security Acces Card özelliğinde Flash: 64 kB Eeprom: 64 kByte Kripto özelliği: RSA Protokol: T0, T1, TE Yazılım dilleri: ASM, (C) progamlanabilir @ 357 MHZ

PentaCard V3: Yeni nesil “High Security” diye satılan bu RSA SmartKart piyasadaki en pahalılarından (Perakende fiyatı €129,00)
Abone SmartKartına gerek olup olmaması aslında yayıncıya bağlı birşey Yayıncı bazı CAM’leri “ön ödemeli” şekilde satabiliyor Yani CAM satın alan kişi onunla birlikte şu kadar ay veya yıl süreyle yayın izleme hakkına sahip olabilir Belirli süre geçerli SmartKart anahtarları CAM’e yüklenmiştir Süre bitince yayın kesilir Kartlar abonenin ismine kayıtlı kart olabileceği gibi kontürlü kart şeklinde de olabiliyor Ancak, korsan izlemeler için Smart kart kullanımı dışında kart bilgilerinin CAM'e yüklenerek kartsız kullanımlar, hatta uydu alıcısına CAM emülatörü yazılımı (Softcam / EMU) yüklenerek kart ve CAM gibi hiçbir donanım kullanılmadan(FTA alıcılarla) bazı yayınların izlenmesi de oldukça yaygın
CAM satın almanın bir alternatifi kendinden dekoderli cihaz almaksa, diğer bir alternatifi de modül donanımını emüle eden bilgisayar yazılımları Bu yazılımlar digital uydu alıcılarının işletim sistemlerine yama olarak eklenebildikleri gibi, bazı digital uydu alıcısı kartlarıyla bilgisayarlarda da çalıştırılabilmektedir Ancak bir şifre sistemi eğer korsan CAM ve kart ile çözülememekte ise sonuçta korsan emülatör yazılımları ile de çözülemez

Korsanlıkta kullanılan ana malzeme çeşitli yazılımlar olmasına karşın bu yazılımların yüklendiği SmartKartlar, CAM’ler, loglama işinde kullanılan arayüze sahip(Season Interface gibi) modüller, emülatör donanımları, kabloları, CAS programmer’lar, kart programmer’lar vs hep olmuştur Bu konulardaki bilgi paylaşımlarının yapıldığı ve bu malzemelerin alışverişinin yapıldığı binlerce (evet hatta belki onbinlerce) internet sitesi bulunuyor

 

ciwan is offline  
Alt 23-07-2007   #3
Profil Bilgileri
Post --->: Uyducunun El Kitabı



Şifreli yayınlar ve koşullu erişim - I
Yayınların şifrelenmesi neden gerekiyor?
Radyo televizyon prodüksiyonları masraflı işlerdir Çoğu zaman özellikle en masraflı olan prodüksiyonlar aynı zamanda en çok talep görenleridir O nedenle bunları yayınlayan şirketler yayınladığı içeriklerin kıymetine göre ve özellikle "premium yayınlar" için prodüksiyon sahiplerine yüksek bedeller ödemek zorundadır Örneğin futbol maçlarının yayın izinleri için yapılan anlaşmalar yayıncıya milyar dolarları bulan yükümlülükler getirebiliyor Yayıncı satın aldığı tüm içerikler için yapılması gereken yüklü ödemelerin yanısıra miltyonlarca dolar uydu transponder kiraları, stüdyo, uplink hizmetleri vb için de para öder Tabii ki ticari olarak bu ödemelerin yapılabilmesi için bu işin bir de gelir tarafı olması gerek Yayınları izleyenler bu paraları bir şekilde ödeyecekler ki bu çark dönebilsin Ödeme mutlaka yapılacaktır Ancak, bu üç türlü olabilir
1 Kamu Yayını: Ödemeleri devlet yapar, ne izleyeceğinize o karar verir, masraflarını sizden bandrol, elektrik, su, telefon gibi çeşitli temel servis faturalarınıza eklentiler ve vergilerle toplar Kamu yayıncısının etkisi altında olduğu hükümetin ve siyasilerin size izletmek isteyeceği şeylerle sizin izlemek isteyeceğiniz şeylerin aynı şeyler olmadığı durumda sizin için en kötü ve en pahalı seçenek budur
2 Şifresiz Özel Yayın: Ödemeleri reklam verenler yapar Siz reklamlarla yönlendirildiğiniz malları satın alırken aldığınız her malın fiyatının içinde ödersiniz Bunun sakıncası izleyeceğiniz her programın bu reklamlara göre hazırlanmış olması ve her filmin her önemli sahnesinin ortasına, ve ciddi konuşmaların her cümlesinin ortasına rahatsız edici bir şekilde bu reklamların girmesidir Üstelik bu reklamların satın almanızdaki fiili etkinliği azaldıkça reklamların yayın süresi artmaktadır Kesinlikle çözüm değildir
3 Şifreli Paralı Yayın: Çağımızdaki en ideal çözüm doğrudan ödemeli bu televizyon sistemidir İzlediğiniz yayın için ödeme yaparsınız Bu şekilde beğenmediğiniz bir yayın için ödeme yapmak zorunda olmayacağınızdan yayınlar tam istediğiniz gibi olmak için ellerinden geleni yaparlar Tam ve gerçek rekabet olacağından fiyatlar da düşer, kalite artar

Şifre bunun için gerekmektedir Yani vazgeçilmezdir Halen “eğer bir yayın izlenmeye değer ise şifrelenmeye de değer” sloganı kullanılıyor Son derece doğrudur İzlenmeye değer birşey üretip onu tam bizim kullanabileceğimiz halde bize getirip sunanların bunun karşılığını doğrudan almasından daha doğal ne olabilir ki? Dijital yayınlar teknik yapısı bakımından bu konuda bir avantaj sağlamaktadırlar O nedenle dijital yayınların ortaya çıkmaya başlamasıyla birlikte paralı televizyon (pay-TV), isteğe bağlı video filmler(VOD - video on-demand), ve izlenen film başına ödeme(PPV - pay per view), hatta belirli alıcılara doğrudan mesaj gönderme gibi uygulamalar da birden yaygınlık kazanarak bu eğilimin önünü açmıştır

Dünyada kullanılan şifre sistemleri
Dünyada ilk şifreli paralı TV yayını 1986 yılında ABD’deki HBO (analog) kanalı tarafından yapılmış ardından hemen yaygınlaştırılımıştır O sırada “premium” denilen çok özel kalitedeki yayıınlar için yapılan bu şifrelendirmede eşleme sinyali kaydırılarak görüntü sadece bulanıklaştırılmakla yetinilmekte idi VideoCipher I, II, II+ II RS olarak adlandırılan bu versiyonlar çok başarılı olmadı ve kısa sürede kullanımdan kalktı Oak Orion (Kanada) Leitch(ABD), B-MAC, D2MAC Eurocrypt(iskandinav ülkeleri), ve Viewguard eskiden kullanılan diğer şifre sistemleridir Halen ABD’de Bell ExpressVu, ve Dish Network, Nagravision kullanıyor StarChoice ise DigiCipher 2
Avrupa ve ABD uydularında yeralan yayınların yarıdan fazlası şifrelidir Bunun nedeni hepsinin paralı yayın olması değil Örneğin bir ülkede kablodan ve yerel olarak şifresiz yayın yapan bir kanalın yayınladığı içeriklerin sahibi firma ile imzaladığı sözleşmeye göre aldığı yayın hakkı sadece belirli bir ülke bölge veya coğrafyaya ilişkindir Diğer bölgelerdeki izleyicilere ayni içerik muhtemelen bir başka dağıtıcı kanal vasıtasıyle satılacaktır Ancak eğer ilk firma bunu uydudan şifresiz yayınlarsa yayını alabilen çok sayıdaki bölgenin izleyicisi yayını (teorik olarak) izlemiş olacağından malın değeri düşer Bu nedenle sözleşmeye uydudan açık olarak yayınlamasını engelleyen bir madde ve yaptırım da koyar Sözleşmedeki bu madde yüzünden yayıncı çoğu zaman uyduya çıktığında yayını şifrelemek zorunda kalır
Öte yandan uydudan şifreli olarak yapılan paralı yayınların daima bir “yayın indirme hakkı” bölgesi vardır Yani bir uydu yayını teknik olarak birçok ülkeden birden kolayca alınabilmesine karşın yayının bir ülkede resmen halka satılabilmesi için o ülkenin yetkili kurumundan(telekom kurulu) resmen izin alınması gerekir Yayıncı lisans vergisi ödeyerek resmen böyle bir hakkı kazandığı ülkeler dışındaki halklara yayınını satamaz Örneğin halen avrupanın en büyük paralı yayın platformu durumunda olan Sky Digital’in yayınlarına İngiltere dışından abone olmak resmen mümkün değildir Abone olurken daima ülkede yayını alacak cihazın bulunacağı bir adresin gösterilmesi gerekmektedir Kartı ülke dışına çıkarmak ve satmak yasal olarak mümkün değildir
Bir kişi eğer kendi ülkesinde yayın indirme hakkı olmayan bir yayıncının yayınına para ödeyerek abone olursa o abonenin veya yayıncının birbirlerine karşı haklarının korunması mümkün olmaz Beş yıl kadar önce Rus paralı yayın şirketi NTV’nin abone kartını satın alan bir Arap müşteri, NTV’nin uydu yayınlarının ayak izini daraltan bir teknik ayarlama yapması üzerine abone olduğu yayınları alamaz hale gelir Müşteri, bunun üzerine haklarının zayi olduğu iddiasıyla NTV şirketini dava eder Mahkeme ise, hem yayın indirme hakkı olmayan bir ülkeye abonelik sattığı için NTV şirketini hem de hakkı olmayan bir yayına abone olduğu için Arap müşterisini suçlu bulur
Aynı nedenlerle yayıncı yayın indirme hakkı olmayan bir ülkede korsan olarak yayınlarının izlendiği gerekçesiyle yasal bir girişimi başlatamaz Bir ülkenin resmi makamları da o ülkede resmen yayıncı olarak tanımadığı bir kuruluşun yayınlarının korsan izlenmesine ilişkin olarak hukuki girişim yapamaz Yine de yayının konusu içeriğin o ülkede yayın hakkına sahip olan kuruluş(eğer varsa) haklarının zayi olduğu gerekçesiyle girişimde bulunabilir Ancak AB üyeliğimizin gerçekleşmesinden itibaren bu konulara ilişkin yasal zeminler tümüyle değişecek, bizde de tüm avrupa çapında geçerli olan kurallar işlemeye başlayacaktır




ITU-R tarafından önerilen koşullu erişim(CA) sistemi konfigürasyonu

Yayıncıların, yayınları sadece belirli abonelerin izleyebilmesini sağlamak için avrupa’da kullandıkları sistemin ismi Koşullu Erişim(CA, Conditional access) sistemidir Bu iş yayınların şifreli yapılmasıyla sağlanır Şifrelenen programların alıcı tarafta izlenmek üzere açılabilmesi için de şifreyi çözen bir sistem bulunuyor
Avrupa’da yayıncıların halen kullandıkları DVB için herbiri lisanslı aşağıdaki farklı şifre sistemleri bulunuyor:
Betacrypt, AccessGate, BISS (Basic Interoperable Scrambling System) mode 0, 1 ve E, Codicrypt, Conax, Cryptoworks, Digicipher, Irdeto, MDS, Nagravision, NDS VideoGuard, PowerVU, RAS (Remote Authorisation System) mode 1 ve 2, Seca Mediaguard, Viaccess, Wegener
Bu şifre sistemlerinden BISS, MDS, RAS, Power Vu gibi bazılarının doğrudan evlere yayıncılık(DTH) uygulaması pek yoktur Bunları genellikle şirketler, kablo sistemleri ve yayıncılar arası profesyonel aktarım uygulamalarında kullanılırlar

 

ciwan is offline  
Alt 23-07-2007   #4
Profil Bilgileri
Post --->: Uyducunun El Kitabı



Şifreli Yayınlar ve Koşullu Erişim - II
Koşullu erişim sisteminin nasıl kullanıldığını anlamak için önce şifrelenen veriye bakmalıyız Her programın verileri ses, görüntü ve yazı gibi farklı elemanlardan oluşur Dijital televizyonda bu elemanlar MPEG-2 codec’i kullanılarak dijital forma dönüştürülürler Her programa ait bu MPEG-2 verileri birçok pakete ayrılır Bu paketlerin toplamından oluşan diziye ise Paketlenmiş Temel Dizi(PES, Packetized elementary stream) denmektedir Paketlenmiş Temel Dizi’de(PES) tek programa ait ses, ve görüntü bilgilerinin dışında, ses ve görüntü bilgilerinin eşlenmesi için gereken bilgiler, Koşullu Erişim bilgileri, koşullu erişim kontrol bilgileri, Elektronik Yayın Rehberi(EPG) bilgileri, Yayın bilgisi(SI) gibi bilgiler de yeralır Sistem Bilgisi(SI) alıcının fonksiyonları bakımından gereklidir ve mesela EPG gibi fonksiyonların kullanılabilmesine izin verir EPG kullanıcıya yayın akış bilgilerini, ve programların içerik açıklamalarını veren bir kullanıcı arayüzüdür Uydu Alıcısı SI bilgilerini yayınları iki gruba ayırmakta kullanır Programa Özel Bilgiler(PSI), Yayın Bilgileri(SI) Sonra her kategori için ayrı tablolar olur

Programa Özel Bilgilere ait şu tablolar bulunur; PAT, PMT, CAT;
• Program İlişki Tablosu(PAT) – Program Yerleşim Tablosu(PMT) ile ilgili her paketin PID’i ile program numarası arasındaki ilişkiyi oluşturur
• Program Yerleşim Tablosu (PMT) – Şifrelenme ve Lisans Kontrol Bilgilerine(ECM) ilişkin tüm PID bilgilerini içerir
• Koşullu Erişim Tablosu (CAT) – Bir veya daha çok şifre sistemine ilişkin Lisans Denetim Bilgilerini(EMM) taşıyan her paketin PID’lerini gösterir

Yayın Bilgilerine ilişkin de şu tablolar bulunur Esas tablolar NIT, SDT, EIT, TOT ve TDT Ayrıca, opsiyonel olarak BAT, RST ve ST;
• Yayın Bilgi Tablosu (NIT, Network Information Table) – İlgili yayın buketinde yeralan ya da aynı yayın noktasından yayını gerçekleştirilmekte olan tüm program kanallarının frekansları, sembol hızları ve FEC değerleri dahil tüm bilgilerini içerir
• Yayın Tanımlama Tablosu(SDT, Service Description Table) – Aynı noktadan gerçekleştirilmekte olan her yayına ya da programa ilişkin tüm program isimleri ve diğer parametrelerinin listesidir
• Olay Bilgi Tablosu(EIT, Event Information Table) – Mevcut yayın akışında yeralan tüm olay bilgileri yeralır Olay isimleri 64 karakterden uzun olmaz Zaman hassasiyeti 10sn içinde kalmalıdır İstenirse ayrıca yayınlanmakta olan başka bir kanala ilişkin bilgiler de eklenebilir
• Saat Farkı Tablosu(TOT, Time Offset Table) – Genellikle kullanılan saat biriminin GMT ile olan saat farkı yeralır Her aktarım
• Gün ve Saat Tablosu(TDT, Time and Date Table) – Elektronik Yayın Rehberinin(EPG) yayın saat bilgileri ile alıcı cihazın iç saatini birbirine eşlemekte kullanılır

Ayrıca opsiyonel olarak sistem blgileri içinde yeralabilen şu tablolar vardır
• Buket İlişkilendirme Tablosu(BAT, Bouquet Association Table) – Ayni kategorideki (örneğin Haber, Spor, Film gibi) programlara ilişkin bilgiler yer alır
• Şimdiki durum Tablosu(RST - Running Status Table) – Bir veya daha çok güncel olayı tanımlar, ve yayın süresince periyodik olarak tekrarlanır
• Tıkıştırma Tablosu (ST, Stuffing Table) – güncelliği geçen tabloları silmekte kullanılır
Her programa ait PES daha sonra başka programlara ait verilerle birlikte çoklanarak yeni bir dizi oluştururlar Birçok programın verisinden oluşan bu çoklanmış dizi daha sonra aktarılmak üzere 188-byte ya da 1504 bit’lik küçük paketlere ayrılır İlave 4 byte başlık(header) bilgileri için, ve 16 byte da Reed Solomon hata düzeltme sistemi için kullanılır Böylece her transport paketinin toplam uzunluğu 204 byte olur Paket başlık(header) bilgileri için tahsis edilen 4 byte şunlardan oluşur:
• İlk kısım (8 bit) her paketin başlangıcını tanımlar
• İkinci kısım (bir bit) aktarım hata göstergesidir
• Üçüncü kısım (bir bit) yük birimi başlangıç göstergesidir
• Dördüncü kısım (bir bit) aktarım öncelik göstergesidir
• Beşinci kısım (13 bit) program tanımlayıcısıdır
• Altıncı kısım (2 bit) aktarım şifreleme kontroludur
• Yedinci kısım (2 bit) uyarlama alanı kontroludur
• Sekizinci kısım (4 bit) her PES arasındaki süreklilik sayacıdır

Bu noktada oluşan diziye DVB MPEG-2 “Aktarım Dizisi” (TS, Transport Stream) denir Şifreleme(CA) servisi verileri ister PES ister TS düzeyinde iken yapılabilir

Yayının alındığı tarafta bulunan cihaz (STB) koşullu erişim sistemiyle şifrelenmiş verileri çözmek ve MPEG-2 ile sıkıştırılmış verileri açmakla görevlidir Aşağıda Şekil-1’de tipik bir alıcı cihazın blok şeması görünmektedir Koşullu erişim konusu ile ilgili kısımları sarı renkle gösterilmiştir CA ile gösterilmiş kısım bir CAM(Koşullu Erişim Modülü) veya bu amaçla alıcı cihazın içine yerleştirilmiş(embedded) devreler ya da standart şifre çözücü devrelerden biri olabilir




Şekil-1 Koşullu erişim ile ilgili devreler sarı renkle gösterilmiştir

Alıcı cihazın Tuner kısmı gelen sinyali alır, demodüle eder(taşıyıcının üzerinden indirir) ve çıkan verileri aktarım dizisini(transport stream) üreten devreye gönderir Burada birçok bilgi paketinden oluşan bir aktarım dizisi yeniden oluşturulur Her paketteki başlıkta(header) bir Paket Tanıtma Bilgisi(PID, Packet Identification Data) de bulunmaktadır PID değeri hex 1 olan tüm paketler şifresizdirler ve demux(çoğullama ayırma) işlemcisinde koşullu erişim tablosunu(CAT) üretmekte kullanılırlar Bu tablo Lisans Denetim Bilgileri(EMM, Entitlement Management Messages) içeren tüm aktarım paketlerinin PID değerlerini tanır Demux işlemcisi şifresiz olan paketlere ait Program Yerleşim Tablosunu(PMT, Program Map Table) da hazırlar ve sözkonusu programa ait aktarım dizisinin tüm PID değerlerini verir Programla ilgili özel veriler de bu tabloya dahil edilir Örneğin, Lisans Kontrol bilgilerini(ECM, Entitlement Control Message) içeren paketin PID bilgileri Bu iki mesajın(EMM ve ECM) içerdiği bilgiler şifreli program materyalinin şifresinin çözülmesinde elzemdirler

Program Yerleşim Tablosunda(PMT, Program Map Table) belirtilen özel tablolarda ve koşullu erişim tablosu (CAT, Conditional Access Table) içinde hangi yöntemin kullanıldığı, ve şifre çözümü için gerekli bilgiler verilir Koşullu erişim standardının içinde ayrıca bir de Ortak Şifreleme Algoritması(CSA, Common Scrambling Algorithm) belirlenmiştir Yayıncılar bu ortak algoritmayı kullanarak kullanıcılar için pratik çözümler üretebilir Çözülmesi daha zor bir sistem isteyen yayıncılar kendi özel şifre sistemlerini de ekleyebilirler

Standarda göre temel iki yol bulunmaktadır;
SimulCrypt: Bu sistem aynı şifreleme algoritması kullanan ancak değişik koşullu erişim yöntemleri seçen farklı yayıncıların aynı transport sisteminden yararlanmalarına izin verir Bu yayıncılar aralarında anlaşarak hepsinin koşullu erişim sistemlerine uygun ortak bir transport dizisi içinde herbiri kendi şifrelenmiş sinyalini gönderir Avantajları dekoder’i etkilememesi, ayrıntılı bir şartname gerektirmemesi ve teknik olarak basit olmasıdır Dezavantajı ise yayıncılar arasında ticari anlaşmalar gerektirmesi ve korsanlar açısından güvenliği en zayıf sistem üzerinden kırılabilirliğinin bulunması

MultiCrypt: Bu sistemde ise, koşullu erişim ve şifre çözümü ile ilgili bütün fonksiyonlar bilgisayarların(notebook’lardaki) PCMCIA slotlarına uyumlu şekilde üretilen bir modül ile gerçekleştirilir Transport dizisinin önce bu modülde şifresi çözülür, daha sonra MPEG-2 çözücüye gönderilir Modüllerin takıldığı PCMCIA konnektörü standart bir Ortak Arayüze(CI, Common Interface) sahiptir Bu devre alıcı cihazın mikroişlemcisinin veriyolu üzerinden alıcı ile veri alışverişi sağlar Alıcı cihazlarda genelde iki adet CI yuvası bulunması halen artık bir tür standart olmuştur Bu sistemin avantajları sürüm dolayısıyla dekoder maliyetlerinin düşmesi, dekoderin TV içine de konulabilmesi, Koşullu Erişim sisteminin zamanla geliştirilebilmesine imkan vermesi, ve kullanılan Ortak Arayüz’ün diğer uygulamalar için de kullanılabilmesidir Dezavantajı sadece koşullu erişim modülü(CAM) maliyetleridir

 

ciwan is offline  
Alt 23-07-2007   #5
Profil Bilgileri
Post --->: Uyducunun El Kitabı



Koşullu Erişim Modülü(CAM, Conditional Access Module)
CAM Modüller analog dekoder cihazının digital eşdeğeridir Görevi şifresiz erişimi engellenmiş çeşitli kanal buketlerine abonelerin erişimlerini sağlamaktır Bu konudaki DVB standardı 1994 yılında yayınlanmıştır, ve halen buna göre yapılmış çok sayıda (yüzlerce çeşit) değişik modül bulunmaktadır Bugün üretilen tüm CAM'ler tüm alıcı cihazlardaki CI yuvalarıyla tam uyumludur (Koşullu Erişim(CA) ve diğer DVB yayın uygulamaları için Ortak Arayüz(CI) şartnamesi EN50221 & ETSI TS 101 699 Ver 111 Extensions) Prensip olarak şifresi çözülüp izlenecek kanal hangi şifre sistemini kullanmakta ise kullanılması gereken modül de ona özel olarak yapılmış olanıdır Ancak bazı modüller birkaç sisteme birden uyumlu şekilde de üretilmektedir


Resim yeniden boyutlandırılmıştır Tam halini görmek için buraya tıklayın Orijinal resim 1680x1050 ve 68 KB boyutlarındadır

Standart bir CAM’in(MagicCAM) iç görünüşü

 

ciwan is offline  
Alt 23-07-2007   #6
Profil Bilgileri
Post --->: Uyducunun El Kitabı



Koşullu Erişim (CA) Sisteminin Çalışması
Bir dijital TV sisteminde şifreleme ya tüm TS(transport dizisi) düzeyinde, ya da farklı kanallara ait PES'ler(paketlenmiş temel diziler) düzeyinde yapılabilir PES'ler şifrelendiğinde aslında tüm bilgiler şifrelenmez Paket başlıkları açık bırakılır ki alıcı onların içeriğini işleyip doğru değerlendirebilsin Şifreleme TS düzeyinde yapılmışsa eğer, o zaman sadece transport paketlerinin başlıkları açık kalır, geri kalan herşey şifrelenmiş olur
Koşullu erişim sistemi şifrelenmesi gereken bilgileri şifreleme dışında diziye iki tür veri daha ekler Bunlara CA mesajları(Lisans Kontrol ve Denetim bilgileri) denir, ve bunlar yukarıda sözü edilen Entitlement Control Messages (ECM) ve Entitlement Management Messages (EMM) den ibarettir Bu iki mesaj birlikte bireysel kullanıcıların ya da kullanıcı gruplarının şifreli yayınları izleyebilme imkanını kontrol ederler Sonuçta tüm şifreleme (ve şifre açma) prosesi üç temel bilgi parçasına dayanır:

• Kontrol Kelimesi (control word)
• Kanal Anahtarı (service key)
• Kullanıcı Anahtarı (user key)

Kontrol kelimesi Kanal anahtarı kullanılarak şifrelenir ve bu şekilde şifrelemenin birinci düzeyi elde edilir Kanal anahtarı bir kullanıcı grubu için ortak olabilir, ve tipik olarak her şifreli yayının bir kanal anahtarı bulunur Bu şifreli kontrol kelimesi bir ECM'nin içinde yaklaşık her iki saniyede bir yayınlanır Dekoder cihazı da aslında kanalı açmak için sadece bu kelimeye gerek duyar
İkinci etapta sadece yetkili kullanıcıların (yani para ödemiş olan abonelerin) kontrol kelimesini çözüp elde edebildiğinden emin olunması gerekiyor Bunu sağlayabilmek için kanal anahtarı kullanıcı anahtarı kullanılarak şifrelenir Her kullanıcı anahtarı kullanıcıya özel ve tektir O nedenle kanal anahtarı yayını izlemeye hakkı olan her kullanıcının kullanıcı anahtarıyla birlikte şifrelenmelidir Bu şekilde şifrelenen kanal anahtarı EMM'nin bir kısmı olarak yayınlanır Yayınlanması gereken daha çok fazla bilgi olduğundan her kullanıcı için şifrelenen kanal anahtarı biraz daha seyrek yayınlanır Yani EMM'ler yaklaşık her on saniyede bir gelir



Şekil-1 Lisans Kontrol ve Lisans denetim bilgilerinin içeriği

Kullanılan şifreleme algoritmaları simetrik olmayabilir (Yani, burada anlaşılma kolaylığı bakımından şifrelemede kullanılan anahtar ile çözmede kullanılanları ayni kabul ediyoruz, ancak gerçek durum böyle olmak zorunda değil)
Alıcı cihaz bir koşullu erişim(CA) mesajı aldığında bu mesajı CA sistemine(CAM'e) geçirir EMM geldiğinde alıcı bu mesajın kendisine ait olup olmadığını kontrol eder (genellikle CA seri numarası veya abone smartkartının numarasıyla karşılaştırır Eğer kendine ait ise kanal anahtarını çözmek üzere kullanıcı anahtarını kopyeler
Kanal anahtarı daha sonra o kanalı çözmek için kullanılacak ECM'lerde(kontrol kelimesini elde etmekte) kullanılacaktır Alıcı doğru kontrol kelimesini yakaladığında şifre çözme donanımını buna göre yeniden kurar(reset) ve kanalın şifresini çözüp yayını gösterir
Farklı CA sistemleri aynı algoritmayı kullanabilir de kullanmayabilir de(bilemeyiz çünkü bu algoritmaların teknik ayrıntıları gizlidir) Ancak, hepsinde esas mantık aynıdır Aralarında örneğin EMM'lerin içerikleri bakımından CA ile ilgili başka işleri de yapma bakımından farklar olabilir Örneğin kimi sistemde kartın alıcı cihazla uyumluluğu kontrol edilebilir ki, aynı abone kartı farklı bir cihazda kullanılmasın
EMM'lerin doğru olarak üretilmesi için CA sistemi hangi abonelerin hangi programları izlemeye hakkı olduğunu bilmelidir Abone Yönetim Sistemi (SMS), herbir abone bazında abonenin hangi kanalları yada kanaldaki hangi yayınları izlemeye hakkı olduğunu belirlemekte kullanılır Bu tipik olarak tüm aboneleri ve durum bilgilerini içeren, ödeme sistemi ile de bağlantılı büyük bir veri tabanıdır Alıcı taraftaki CA sistemi ile de bağlantılıdır ve hangi kullanıcıların hangi istihkakları olacağına dair kayıtları üretir SMS ile CA sistemi ayni yazılım ve donanım paketinin içinde yer alır, ve birlikte yakın ilişki içinde çalışır
ECM'ler ve EMM'ler yayının bir kısmı olarak yeralırlar CA verilerine ilişkin PID'ler CAT(koşullu erişim tablosu) içinde yeralırlar ve ECM'ler ve EMM'ler için farklı PID'ler kullanılabilir Bu ECM'ler tutulurken, EMM'lerin değiştirilmesi gibi Re-mux işleminde bir kolaylık sağlar
Bir DVB uydu alıcısında herbiri bir transport dizisini(TS) girdi olarak alan birkaç farklı şifre modülü bulunabilir Her modül mantıksal olarak aynı olmasına karşın yukarıda anlatıldığı gibi farklı modüller farklı şifre sistemlerini idare etmekte kullanılabilir DVB Ortak Arayüzü(CI) bir uydu alıcısının farklı koşullu erişim sistemlerine ait şifre çözücü modüllerinin kolayca değiştirilebilmesini sağlayacak şekilde standart olarak hazırlanmış bir arayüzdür DVB-CI tek standart koşullu erişim arayüzü değildir OpenCable POD arayüzü de halen kullanılmaktadır Hatta bazı şirketler (örneğin NDS) POD'ın korsanlığa karşı DVB-CI'dan daha güvenli oluşu nedeniyle sadece POD kullanmayı tercih ettiklerini söylemektedirler



Şekil-2 Standart bir DVB şifre çözme sisteminin Blok şeması

Sekil-2’de bir DVB şifre çözme sistemi gösterilmiştir Ancak, standartların SmartKart’ların elektronik devrelerini veya içlerinde olması gereken algoritmaları tanımlamadığını belirtelim O yüzden burada açıklanan sistem sadece tipik bir örnek olarak algılanmalıdır Demux işlemcisinin elde edeceği EMM yayınların izniyle ilgilidir Bu EMM belirli bir alıcı cihaza veya belirli bir coğrafi bölgeye yayının açılmasına izin verir İçinde şifreli yayın anahtarı bulunur Bu anahtar tipik olarak(korsan izleyicileri caydırmak için) birkaç ayda bir değiştirilir ECM ile getirilen şifreli çok oturumlu(multi-session) anahtar belirli bir program materyaliyle ilgilidir Bu anahtarla şifre bir kere açıldığında DVB şifre çözücüsüne verilen kontrol sözcüğü olur ve aktarım dizisinin belirli bir oturum boyunca o programı veya materyali sonuna kadar izleyebilir Şekil-2 ‘de gösterildiği gibi yayının anahtarı (EMM) SmartKarta gönderilir ve orada Smartkart’ın içinde tutulan ve aboneye ait olan anahtarın yardımıyla şifresi çözülür Çözülen Yayın Anahtarı(Service Key) daha sonra oturum anahtarını(ECM) çözecek anahtar olarak kullanılır Çözme sonucu ortaya Kontrol Kelimesi(CW, Control Word) çıkar DVB aktarım anahtarını açacak olan çözücünün anahtarı bu kontrol kelimesi (CW)dir

 

ciwan is offline  
Alt 23-07-2007   #7
Profil Bilgileri
Post --->: Uyducunun El Kitabı



PTV, ReplayTV, UltimateTV, TiVo nedir?
Kişisel Televizyon (PTV – Personal Television)

Önce "Kişisel Televizyon" kavramını biraz açıklamamız lazım (Bu sözcük bizde henüz bilinmiyor ve o yüzden rahatlıkla PTV = PayTV şeklinde yanlış çağrışımlar yapılabilir) Bu güne kadar bildiğimiz paralı kanallar olsun açık kanallar olsun hep "Bir yayıncının" hazırladığı içeriği bize sunan kanallar İzle ve Öde (PPV) sisteminde de tek tek istediğiniz bir film veya maç ayrı bir bedel karşılığı izleniyor Kişisel TV ise "bilgisayar marifetiyle TV nizin size sadece istediğiniz şeyleri göstermesi" esasına dayanıyor Çok kullanıcılı durumda (Windows nasıl her kulanıcı için ayrı masaüstü hazırlayabiliyorsa) TV'niz de evdeki her kullanıcı için ayrı ayrı o kullanıcının isteklerine uygun yayınları gösterir hale geliyor (Kullanıcıların farklı şifreleri var) Amerika'da bunun en bilinen örnekleri ReplayTV, UltimateTV ve TiVo kutuları Sistemin ana donanım unsurları Kişisel Video Kayıtçısı (PVR) veya Digital Şebeke Kayıtçıları denilen cihazlar Bunlar ayrı cihaz veya tümleşik halde bulunabiliyor Kişisel Televizyon sisteminin halk arasında "SmartTV (Akıllı televizyon)" veya "Time Shifted Television (Zaman kaydırmalı televizyon)", Hard Disk Recorders, Television Portals veya On-Demand TV gibi çeşitli isimleri var Tabii sistem donanımı tanımı ile servis tanımlarını birbirinden ayırmak lazım

Kutu yersel digital yayının geldiği anten, uydu alıcısı veya digital kablo alıcı kutusu ile televizyonun arasına bağlanıyor Microsoft'un Ofis programlarındaki ikide bir araya giren "Personal Assistant" gibi sizin yerinize araya girip "kanal değiştiriyor, sizin ilginizi çekeceğini düşündüğü programları kaydediyor ve daha sonra siz izlemeye hazır olduğunuzda izlemenize yardım ediyor Yani basit bir "Digital Video Kayıtçısı" gibi davranmıyor Kendi başına kararlar verip uygulayan yazılımlar bunlar Hem ReplayTV hem de TiVo 'nun ortak yönü "canlı yayın yedeklemesi yapması Yani o sırada canlı gösterilmekte olan bir yayını "dur, geri sar, başa al" diyebiliyorsunuz Bir yayını kaydetmekte iken daha önce kaydedilmiş birini de size gösterebiliyorlar Yayınları kısa süreli depolayabildiğiniz gibi uzun süreli depolama için videoteype geçirebiliyorlar EPG (Elektronik Yayın Rehberi) kullanarak zaman kaydırmalı izleme veya kayıtlama işlemlerini idare edebiliyorlar

ReplayTV
ReplayTV'ye bir kişisel görüntü kayıtçısı(PVR, personal video recorder) ya da dijital görüntü kayıtçısı(DVR, digital video recorder) denebilir Bu cihazlar televizyon görüntülerini ve seslerini dijital formatta bir harddiske kaydeder "ReplayTV" sözcüğü bir ürün markası olarak ortaya çıkmıştı, PVR halen daha çok ev cihazları DVR daha çok stüdyo tipi cihazlar için kullanılmakla beraber birbiri yerine de söylendiği oluyor Halen içine harddisk takılan veya videolink USB üzerinden bir PC'ye bağlanan uydu alıcılarında da bu özellik var
İlk örneği 1999 yılında bir tüketim elektroniği fuarında TiVo firması tarafından tanıtılmıştı Ancak o günden bu güne geliştirilerek mesela DVD'ye kayıt da yapabilme gibi ek özellikler kazandılar
Replay TV isimli ürün Digital Networks North America, Inc isimli firma tarafından abonelik sistemi nedeniyle sadece ABD'de kullanılmak üzere üretilmiş bir cihazdır Aranabilir TV yayın akış rehberleri telefon hattı üzerinden geceleri bu cihazın içine yüklenirdi Ancak cihazın yeni modellerinde kullanıcının mevcut herhangi internet bağlantısından yararlanarak rehberler hemen indirilebilmektedir Diğer PVR'ler gibi ReplayTV de kullanıcıların televizyon programlarını kaydetmelerine izin vermektedir Yayın rehberlerini almak için aylık bedel ile veya ömür boyu için bir abonelik gerekmektedir Her cihazın aboneliği ayrıdır (başka cihazın aboneliğiyle çalışmaz)
5000 Serisi ReplayTV cihazlarında kaydedilen TV programları üzerinde bulunan Ethernet bağlantıları sayesinde aynı şebekede veya internet üzerinde bulunan bir başka Replay TV cihazına kaydedilebilmektedir Dahası DVArchive gibi üçüncü parti bazı yazılımlar kullanarak PC'lere kaydedilebilmekte ve oradan herhangi başka ortama aktarılabilmektedir Bu cihazlarda ayrıca kayıtlı bir programı oynatırken ticari reklamları atlamak yeteneği de bulunmaktaydı Yani herhangi yayını herhangi saatte program yardımıyla kaydettirmek ve sonra araya hiç reklama girmeden izlemek imkanı vardı Daha sonra çıkartılan 5500 serisinde ise internet üzerindeki herhangi bir ReplayTV cihazına aktarabilme yeteneği ve ticari reklamları atlama yeteneği kaldırtılmıştır Yani yeni seride eskiden olan bazı özeliklerin kaldırılması dışında bir yenilik bulunmuyor Serinin en son ve üst modeli ReplayTV RTV5532 tam 320-Saat kayıt yapabilme yeteneğine sahip fiyatı ise 800 doları buluyor

UltimateTV
Şimdi artık Microsoft firmasının bir ürünü olan "UltimateTV" aslında 2000 yılı sonlarında WebTV Networks firması tarafından geliştirilmiş Aynı firmanın bir dijital video kayıtçısı, bir uydu alıcısı ve bir internet alıcısını kendi patentli WebTV yazılım hizmet ürünü ile biraraya getirdiği ikinci ürünü
Amerikan paralı uydu tv platformu DirecTV uydu alıcısı ile Microsoft'un UltimateTV yayını bu cihazla ilk olarak 2000 yılında biraraya getirilmiş DirecTV'nin paralı TV yayınları ile dijital kayıt, etkileşimli televizyon ve internet hizmetleri hepsi birarada tek paket içinde sunuluyor Kullanıcı haftada 500 saatlik etkileşimli yayın içinden seçim yapıp, 35 saatlik yayını kaydedebiliyor Resim içinde resim iki yayını birarada izleyebiliyor Birini izlerken diğerini kaydedebiliyor, kendi adına yarattığı kanala dizdiği yayınları sonradan istediği sırada izleyebiliyor Uzaktan kumandası ile kendisine gelen reklamları yanıtlayabiliyor, istediği yakınlarıyla e-mail'leşebiliyor Geliştirilmiş Yayın Rehberi 14 günlük program yapmayı ve ona göre kaydedip izlemeyi mümkün kılıyor Kayıt sistemi ayni anda (ses ve görüntü kalitesinde hiçbir bozulma olmadan) iki yayını birden kaydetmeyi mümkün kılmış Yani siz yok iken aynı anda oynayan iki yayını kaydetmesini programlayıp sonra istediğiniz zaman izleyebiliyorsunuz Canlı televizyon yayınına da durdurma, anında yeniden tekrarlatma, yavaş çekim, ileri atlama, hızlı ileri, geri sardırma gibi şeyler yaptırılabiliyor Resim içinde resimle izleyici bir ekranda futbol maçını izlerken haberleri de öbüründe izleyebiliyor
UltimateTV'nin etkileşimli TV yeteneği Microsoft® TV Platformu yazılımına dayalı Etkileşim yeteneği sayesinde enformasyon bazlı programlarda bilginin daha derinlerine inebilme, oyun şovlarına bulunduğunuz yerden katılabilme, televizyonda o anda gördüğünüz herhangi birşeyi hemen sorgulama, veya spor istatistiklerini araştırma imkanları sağlanıyor Kid Friendly® teknolojisi ve Surfwatch kontrolları ebeveyne çocuklarının hem web ve hem de TV içerklerine erişmesini kısıtlama olanağı veriyor İnternet erişimi sayesinde de abonelerin tekliflere anında tek tuşla yanıt verme veya cevap maili yazma imkanı oluyor Bu ürün rakibi cihazlara göre öncü ve devrimci özellikler taşımasına karşın zamanlaması yüzünden piyasada başarılı olamadı Çünkü TiVo markası TV yayınları kaydı pazarını ele geçirmişti

TiVo
Kullanıcıların televizyon yayınlarını içindeki hardiske kaydedebildikleri bir tüketim elektroniği cihazı markasıdır "TiVo" adı "Television Input/Output" sözcüklerinden gelmektedir Ancak, neredeyse kendi başına bu ürün türünün adı haline gelmiştir TiVo sistemleri sadece kayıt yapmak değil kullanıcının neleri tercih ettiğini öngörmek, ona göre TV programlarının yayın akışlarını takip edip, kullanıcıya gelecek yayınlardan öneriler sunma özeliğine sahiptir Çok sofistike olan yazılımı sayesinde kullanıcının ilgi alanlarını tanıyabilir Hatta evdeki farklı kullanıcıları ayrı ayrı tanıyıp herbirine uygun önerilerde bulunabilir Tabii ReplayTV ve UltimateTV'de de olduğu gibi canlı yayınları durdurma, zaman kaydırma gibi işlemler yapabilir Yaratıcısı eski Time Warner'ın Full Service Network dijital video sistemi ile Silicon Graphics çalışanlarının biraraya gelerek kurdukları TiVo Inc Şirketidir TiVo sözcüğü ABD'de "bir televizyon programını dijital olarak kaydetmek" anl----- kullanılan bir sözcük haline gelmiştir



Halen bu cihaz DirecTV'nin özel uydu alıcılarının içine entegre edilmiş durumdadır TiVo yayın rehberi servisi ise halen sadece ABD ve İngiltere'de mevcut Ancak, son kullanıcılar tarafından Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada ve Holanda'da da kullanılabilecek şekilde değiştirilmiş





TiVo ile bir yayın zamanına göre, program ismine göre, türüne veya daha karmaşık parametrelere göre kaydedilebilir TiVo merkezinden her gece güncellenen yayın rehberi sayesinde istenen yayının kanalını ve yayın saatini kendiliğinde bilip kaydedebilir Yayın harddisk doluncaya kadar kaydedilir O zaman en eski veya en az tercih edilenden başlayarak silmeye başlar Sonradan izlemek üzere programların kendiliğinden kaydedilmesi işlemine "zaman kaydırma" denir TiVo cihazının klasik bir kaydediciye göre bir diğer avantajı da bir yayın kaydedilmekte iken daha önce kaydedilmiş bir başka yayının izlenebilmesidir Buna ek olarak TiVo ikinci nesil cihazlarında jenerik DVR'lerde olmayan bir özellik var Bu cihaz bir ev şebekesine bağlanarak bir web tarayıcısı üzerinden kayıt düzeninin değiştirilebilmesi veya bir TiVo üzerindeki kayıtların bir başka TiVo veya ev bilgisayarına aktarılabilmesi gibi şebeke özelliklerine sahip Bir de "mevsimlik paso" diye birşey var Bununla TiVo bir dizi veya şovu her çıktığında kaydetmeye otomatik programlanıyor (Tekrarları kaydetmemesi tembih edilebiliyor) TiVo'lar ayrıca internete bağlı herhangi bilgisayardan herhangi birşeyi indirip kaydetmeye programlanabiliyor Ayrıca resimlere bakmakta, ev şebekesi üzerindeki herhangi bilgisayardan müzikleri alıp çalmaya programlanabiliyor Ocak 2005'de, TiVo şirketi cihazlarında HDTV kayıt desteği sağlamayı artık strateji olarak benimsediklerini, ayrıca CableCard teknolojisi kullanarak internetten herhangi içeriği indirip gösterebilme özelliğinin tüm TiVo'larda olacağını açıkladı Ayrıca bir program yardımıyla TiVo platformunun üçüncü parti uygulama yazılımlarına açılacağını da duyurdu Tüm bu özelliklere sahip TiVo'lar 2006 başında piyasaya çıktı



TiVo'nun stratejisi tüm medya türlerini birbirine bağdaştıran bir cihaz haline gelmek 2005 ocak ayında "Tivo To Go"diye birşey çıkarttılar Bu Windows kurulu PC'lere TiVo'da kayıtlı TV programlarını aktarmakta kullanılıyor TiVo ayrıca Sonic şirketiyle ortak olarak MyDVD 61 yazılımını çıkarttı Bununla TTG dosyaları değiştirilip dönüştürülebiliyor
TiVo'nun ana rakibi ReplayTV araya giren reklamları atlama özelliğini cihazlarına koymuştu Ancak TiVo Hollywood film şirketlerini kızdırmaktan çekinip bu özeliğin otomatik olmasını engelledi Ancak TiVo'larda bir 30 saniye atlatma özelliği var ki bu da aşağı yukarı ayni işi görüyor
Linux esaslı yazılımı ve donanım tasarımı ile abonelik ve TV rehberi servisinin işletimi TiVo Inc'e ait olan bu cihazlar Philips ve Sony gibi ünlü üretici firmalar tarafından OEM olarak üretiliyor Mikroişlemci olarak PowerPC veya MIPS bulunan bu cihazlar 40-140 gigabyte'lık IDE/ATA harddiskler ve MPEG-2 enkoder/dekoder çiplerine sahip Şimdilerde Toshiba, Pioneer ve Humax tarafından TiVo lisansı altında üretilen cihazlar DVD-R/RW yazıcılara da sahip Bunlarla saklamak istediğiniz TV kayıtlarını DVD'ye çekip arşivleyebiliyorsunuz

DirecTV yayınlarını almakta kullanılan alıcılara tümleşik TiVo'lara DirecTiVo deniyor Bunlar uydudan gelen MPEG-2 dizisini hiç dönüştürme yapmadan doğrudan kaydettiğinden ve iki tüneri olduğundan ayni anda farklı iki kanalı kaydedebiliyorlar Hiç dönüştürme olmadığından kalitesi de orijinal kalitede oluyor İçinde MPEG enkoder çipi yok Son modeleri HDTV uyumlu 250 gigabyte harddiske ve 4 tünere sahip (ikisi uydu ikisi havadan gelen yayınlar için)

Kötü özellikleri de var Mesela kullanıcının iznini almadan şirket uzaktan cihazınızın içindeki yazılımı değiştirip cihazınızın fonksiyonlarını da değiştirebiliyor Bir başka kötü özelliği de cihazın eski modellerinde olan abonelik dışında kullanabilme imkanı yeni modellerde yok Yani TiVo aboneliği sürmüyorsa cihaz kesinlikle kullanılamıyor Ayrıca şirketin cihazlardan izlenme bilgisi toplaması da şikayet konusu olmuş Nielsen araştırma(reyting) şirketi ile bu konuda ortak olan TiVo bu bilgilerin anonim olarak toplandığını ve istenirse abone tarafından telefonla başvurulduğunda o abonenin cihazından anonim bilgi toplamanın kaldırılacağını duyurmuş Bir başka komik durum da TiVo cihazlarının ekstra(pop-up) reklamlar alması İzleme sırasında karşılaşılan reklamlardan kurtulmak için TiVo satın almış olanlar cihazın ilave reklamlar almış olmasına çok kızgınlar
TiVo şimdilerde yeni bir işe girişmiş Yeni nesil cihazlarının sahip olduğu özelliklerden yararlanarak abonelerine internetten film indirtiyor Bunun için Independent Film Channel (IFC) ile anlaşmış Deneme olarak aboneler birçok kaliteli içeriği normal TV kanalları yerine internetten makinesine gönderilip yüklenen yayınlardan alabiliyorlar TiVo şimdi deneme yaptığı bu konuyu 2005 sonbaharında abonelerine lanse edecek
Halen deneme yayını dahilinde IFC'nin belirli TiVo abonelerine genişbant internet üzerinden sunduğu programlar arasında ilk defa oynayacak daha yeni çekilmiş "Hopeless Pictures", "Greg The Bunny", ve "The Festival" gibi yapımlar bulunuyor Yayınların özelliği daha önce başka hiçbir yerde oynamamış, henüz TV kanallarında galası yapılmamış içerikler olması Kapsam dahilinde "internet radyoları" ve "podcasting" yayınları da var Bir de promosyon çekilişiyle "bir kişiye ömür boyu abonelikli cihaz" sunuluyor "Ömür Boyu"ndan kasıt sizin değil cihazınızın ömrünün boyu Yani, örneğin cihazı "upgrade" ettiğinizde abonelik düşüyor
Öte yandan DirecTV de abonelerine TiVo cihazları yerine NDS'ye geliştirttiği kendi cihazlarını verdi



Parmak aşağı doğru(kırmızı) "bu programı sevmedim" anlamında


Bu cihazın insanların televizyon izleme adetlerini değiştirme yeteneğine sahip ve alışması çok kolay olduğu söyleniyor Kumanda iyi tasarlanmış Akla gelen herşey kanal değiştirme, sesi kısıp açma, ideoteyp cihazındaki gibi oynatma, durdurma geri sarma, ileri sarma, hızlı sarma var Canlı oynayan bir programın arasına kaydettiğiniz birşeyleri izlemeyi sokup, sonra atlamalarla kaçırdığınız kısımları yakalayabiliyorsunuz Gerçek zamanlı kayıtta "instant replay" diye bir buton var Zamanda 8 saniye geriye atlıyorsunuz Bir de "jump to end" butonu var Bununla da TiVo'dan gerçek zamana dönebiliyor veya eskiden kaydedilmiş birşeyi izlerken kaydın sonuna gelebiliyorsunuz Ancak tersi (o kaydın başına alma) yok
Şöyle bir alışkanlığın gelişmesine yolaçıyor İzlemek istediğiniz herşeyi izlemeye 10 dakika geç geliyorsunuz Sonra izlemeye başladıktan sonra araya reklamlar falan girdiğinde zipleyerek gerçek zamanlı yayına yetişiyorsunuz Telefon çaldığında yayını durdurabiliyor olmak ta çok keyif verici birşey Canlı yayının tüm özellikleri her an elinizin altında Tabii daha akıllıca konulmuş bazı özellikler de var

En tepede bulunan TiVo logolu butona basınca (aşağıda anlatacağımız) TiVo santralı geliyor TiVo'nun ekran menüleri ile uğraşırken sağ, sol, yukarı, aşağı düğmeleri ile geziniyorsunuz, seçmek için de geldiğiniz yerde (enter tuşu olarak) Select butonunu kullanıyorsunuz Şu başparmak yukarı başparmak aşağı butonlarına bakınız Bunları en kolay yere koymuşlar Gerçekten iyi akıl çünkü bu butonları çok kullanıyorsunuz Canlı TV izlerken buna basmayı sık sık istiyorsunuz Herhangi program için (beğeninize göre) +3 ile -3 arası bir değer veriyorsunuz TiVo buradan sizin neleri en çok beğenip beğenmediğinizi anlıyor Daha sonra bu bilgileri kullanarak (siz yokken oynamakta olan) programları kaydedip etmemeye karar veriyor
TiVo sizin zevkinize uyum sağlamaya çalışırken birçok şeyi birden dikkate almak zorunda Örneğin o film (başını kaçırmışsınız) başka bir saatte tekrar oynarsa kaydetmeye karar verebilir Ya da o filmle ayni türde bir başka film olduğunda onu size izlemeniz için "tavsiye etmeye karar verebilir" TiVo'nun tüm istediği karşısına her oturduğunuzda size tam sayfa seçenek sunabilmek Şimdi TiVo'nun "Şu anda oynamakta olanlar" sayfasına bir göz atalım



Şu anda oynamakta olanlar sayfası

Eğer yakından bakarsak iki tanesinin sol tarafında küçük TiVo ikonları olduğunu görürüz Bunlar bize öneri olarak (zevkimize uyacağı varsayımıyla) kendiliğinden kaydettiği kanallar Eğer bunları izlemezsek daha sonra kendiliğinden listeden çıkıyorlar Yani madem kaydetmiş diye illa bir bakmamız gerekmiyor Ama eğer beğendiğiniz birşey görürseniz statüsünü yükseltip silinmesine engel olabilirsiniz Ya da aksine hemen kolayca sildirebilirsiniz İsterseniz "x gün sonra sil" şeklinde bir talimat da verebilirsiniz Bir kere sizin şunu kaydet diye bizzat verdiğiniz bir talimatın önüne TiVo hiçbir zaman kendi tavsiyeleriyle geçmez TiVo kendiliğinden hiçbir zaman sizin kaydet dediğiniz birşeyi silmeye veya kaydetmemeye karar veremez
TiVo 'nun bu sizin zevkinize uyumlanma(Taste Matching) olayı eğlenceli birşey Çoğu zaman oldukça doğru kararlar verdiğini söyleniyor Ama tabii armut dibine düşer hesabı bazen de yanıldığı olabilir Örneğin diyelim çok genel bilgilerden hareketle sizin komedi filmleri sevdiğinize karar verip Turner Classic film müzikallerini kaydetmeye başladı Bu durumda hemen (Romalı Sezar gibi) birkaç defa başparmak aşağı butonuna basıp bu seçiminin hatalı olduğunu söylemeniz yeterli oluyor
Programlı Kayıt konusu Videoteyp cihazıyla yapılandan oldukça farklı Bir kere kaydetmek istediğiniz yayının hangi kanalda hangi saatte yayınlanacağını bilmeniz gerekmiyor TiVo her kanalın yayın akış programıyla ilgili en son bilgilerle sürekli güncellendiğinden kendi programını düzenleyebiliyor TiVo 'nun (kumandanın en tepesinde ortadaki butona bastığınızda gelen) Santral menüsüne bir bakalım



Santral menüsü

TiVo Santralı yayın akış programlarının içinden istediğinizi arayıp seçmenizde kullanılan bir arama motoru arayüzüne sahip Yayın şebekesi kanalları bazında da arama yapabiliyor, yetmezse TiVo'nun taste-matching işlemiyle sizin için ürettiği öneri listesinden arayabiliyorsunuz
Kaydetmek istediğiniz bir programı bulduğunuzda iki seçeneğiniz var Bir defa kaydettirebilirsiniz veya devamı niteliğinde rastladığı hepsini kaydetmesini söyleyebilirsiniz Bu durumda yayın akış programında değişiklikler olsa alakasız bir saatte ekstra bir şekilde başka bir kanalda yayınlasa dahi TiVo onu yakalıyor

tşk atilla 71

 

ciwan is offline  
Alt 23-07-2007   #8
Profil Bilgileri
Post --->: Uyducunun El Kitabı



IPTV nedir?
IPTV(Internet Protocol Television) Televizyon/ve veya görüntü sinyallerinin genişbant (kablo internet/DSL) kullanıcısı aboneler veya izleyicilere internet protokolü üzerinden dağıtıldığı sistemlere denmektedir Bu sistem genel olarak geniş bant işletmecisi tarafından sağlanan internet bağlantısına paralel olarak aynı altyapı üzerinde tahsis edilen bir bant genişliğiyle sağlanır IPTV kendi başına bir protokol değildir Halen tüm dünyada 100 milyondan fazla evde genişbant internet bağlantısının kurulu olduğu bilindiğinden IPTV'nin önümüzdeki yıllarda çok büyük bir hızla gelişme göstermesi beklenmektedir

Görüntü yayınının bantgenişliği gereksinimlerinden dolayı IPTV bağlantılarının dağıtılması gereklidir IPTV hem canlı tv yayınını (multicasting) hem de banttan yayını (VOD, Video on Demand) içerir Bu yayınları izleyebilmek için televizyona bağlı bir set üstü alıcı cihaz ya da bilgisayar gerekiyor IPTV için genellikle canlı TV yayınları için IGMP version 2 (kanal değiştirme işaretleşmesi) ve kayıttan izlemeler (VOD- iste ve izle) için ise RTSP protokolleri kullanılıyor Canlı TV yayınlarının dağıtılmasında peer-to-peer (P2P, kullanıcıdan kullanıcıya) teknolojisinin kullanıldığı protokoller de yeni yeni ortaya çıkmakta Bunun geleneksel dağıtım modellerine göre esas avantajı veri dağıtım yükünün kullanıcılar arasında paylaştırılabilmesi suretiyle dağıtıcının işletim giderlerini büyük ölçüde indirebilmesinde yatıyor IPTV için kullanılan görüntü sıkıştırma formatları MPEG-2, H264, WMV (Windows Media Video 9 ve VC1), XviD, DivX, ve Ogg bulunuyor

IPTV'nin geleneksel TV sistemlerine göre en önemli avantajları her kullanıcının ayrı bir yayını izleyebilmesi ve iki yönlü iletişim yeteneğinin olmasıdır Bu sayede kullanıcının dizi üzerinde denetim (durdurma, ileri, geri sarma vb) ve darbantlı kuzeni web uygulamalarında olduğu gibi izleyeceği şeyi özgürce seçebilme olanakları bulunmaktadır Servis işletmecileri tüketicinin görüntü, data ve telefon iletişimini ayni paket içinden alabildiği bu uygulamaya "Tripleplay" demektedirler Bir genişbant (KabloTV/KabloNet veya ADSL) hattından tüketiciye "tripleplay" sunabilmek için işletmecinin hem IPTV hem de IP Telephony (VoIP, Voice over IP) teknolojisini kullanması gerekiyor

Halen IPTV 'nin alternatifi geleneksel uydu, kablo ve yersel yayın dağıtım teknolojileri Ancak, kablo şebekesi kolayca geliştirilerek uyumlu hale getirilebiliyor Diğerleri de geri dönüş yolunu genişbant, telefon veya cep şebekeleri üzerinden tamamlayarak iki yönlü etkileşimli TV(iTV) haline getirilebiliyorlar

ABD'de iste ve izle(VOD) yayınları genellikle kablo TV şebekesinden DVB protokolü kullanılarak veriliyor ve adına IPTV denmiyor Ancak, İtalya'da Fastweb, İspanya'da Telefonica'nın işlettiği Imagenio var Japonya'da Yahoo BB /Softbank, Hong Kong'da NOW Broadband TV, yeni açılan SuperSun halen IPTV alanında faaliyet gösteren önemli işletmeci kuruluşlar
2004 yılında SBC şirketi "Lightspeed" isimli büyük bir projeye para yatırdı Proje tamamlandığında 18 milyon abonesine 20- 25 Mbs hızında internet hizmeti, internet üzerinden telefon ve IPTV sağlanacak Gerekli yazılımın bedeli olarak sadece Microsoft'a $400 milyon dolar verecek Bundan ayrı olarak gerekli şebeke altyapısını kurabilmek üzere de $4 milyar dolar harcıyor Bu yatırımda en büyük pay yaklaşık 17 milyar dolar ile Alcatel'in vereceği erişim ve fiber teknolojileri, IP routing, Ethernet santral çözümleri, şebeke sistemleri ve tümleştirme hizmetleri bulunuyor Bu anlaşma yepyeni ve tümleşik bir IPTV şebeke çözümü konusunda SBC, Microsoft ve Alcatel sistemlerini global anlamda biraraya getirmektedir
2005 Ocak ayında ABD merkezli Verizon da Microsoft'un IPTV çözümünü kullanma konusunda onlara katıldı CEO'sunun söylediğine göre Verizon $73 milyar dolarlık yatırıma girişmiş Yeni fiber sisteminden saniyede 100 megabit hızla veri indirilebilecek, sisteme 15 megabit hızla çıkılabilecek Bu Verizon'un FiOS isimli yeni şebekesini halen ABD'nin en hızlı, en etkileşimli şebekesi yapmaya yeterli 2005 yılı sonuna kadar 3 milyon eve ulaşılacağı ve ve hızla büyümeye devam edileceği açıklanıyor
Öte yandan Swisscom/Bluewin 600 kadar abone ile Kasım 2004'den bu yana deneme yayınlarını sürdürmekte idi Bell Canada, Bell South, Reliance (Hindistan) ve TelecomItalia da bu yeni teknoloji üzerinde çalışmaktalar Fastweb, Yahoo BB ve Swisscom/Bluewin dışında Belgacom da bu yıl ticari bir IPTV hizmetini başlatıyor
Halen 25 milyon dolayında olan IPTV abonesinin 2010 yılına kadar olan 5 yıl içinde on kat artarak 259 milyon abone sayısına ulaşacağı, ve 10 milyar dolardan fazla bir ciroya ulaşacağı hesaplanmaktadır Şu anda IPTV tüm dünyadaki yayıncıların, telekomcuların ve kablocuların en gözde konusu Eksponansiyel bir gelişme bekleniyor Kaliforniya merkezli Multimedia Research Group da 2004 yılında abone sayısı 19 milyon dolayında olan IPTV hizmetlerinin 2008 yılında 253 milyon aboneye ulaşacağını hesaplamış 2004 yılında 635 milyon dolar olan abone gelirlerinin aynı 4 yıl içinde 72 milyar dolara tırmanacağını hesaplıyor (Türkiye için bu değerlerin yüzde biri, yani 2008 IPTV cirosunun 72 milyon dolar olmasının beklenmesi çok hatalı olmaz sanıyorum)
Bu alanda uydu işletmecilerinin nasıl davranacakları da henüz belirginleşmiş değil Bölgeler arası aktarımcı mı olacaklar, yayın dağıtıcısı mı olacaklar, yoksa doğrudan yeni etkileşimli hizmetlerin servis sağlayıcısı mı olacaklar henüz belli değil TDG araştırmacısının söylediğine göre 20 milyonu geçen abone sayısı için hibrid teknolojilerin kullanılması Telekom şirketlerinin TV ya da, internet şebekesi üzerinden telefon hizmetleri(VoDSL) vermelerinin önüne geçecek ve hakimiyet kazanacaktır TDG araştırmasına göre olay telekom şirketlerini aşarak kablo ve GSM şebekelerinin de dahil oldukları çoklu ortam şebeke topolojilerini etkili kılacaktır Uydu işletmecileri kablo TV işletmecileriyle rekabet edebilmek için yayın repertuarlarını IPTV esasına göre iste ve izle(VOD) yayınlarıyla çeşitlendirebilmek zorundadır Fiber hatların ulaşamadığı yerlerdeki kullanıcılar IP si olan VSAT terminalleri ile şebekeye girecek Küçük çanaklarla hızlı veri akımı sağlanabiliyor Ancak, doğrudan son kullanıcılar için hala oldukça pahalıdır 2004 ile 2010 yılları arasında sektörün yıllık bileşik gelişme hızının %102 gibi çok cazip bir boyutta olacağı beklenmektedir Şu anda internette mevcut iste ve izle(VOD) görüntü yayınları ayda 15 dolar gibi bedelle alınabilen genişbant(hızlı internet) servislerinden indirilebliyor Ucuz ve son derece elverişlidir Kullanıcısı da çok Ama şimdi bir de bunun gerçek yayın kalitesinde ses ve görüntüler indirilebilen IPTV halini düşünün Endüstriyel olarak eski dengelerin tümünü değiştireceği kesindir Örneğin TV endüstrisi artık içeriği yayıncının müşteriye ittiği modelden, tüketicinin istediği içeriği kendine çektiği modele doğru geçiyor, eski düzen tersine dönüyor Bu bir devrim olarak tanımlanabilir

 

ciwan is offline  
Alt 23-07-2007   #9
Profil Bilgileri
Post --->: Uyducunun El Kitabı



MHP nedir?
MHP(Multimedia Home Platform) paralı ve parasız TV kanalları, interaktif hizmetler ve multimedya yayıncılığı için DVB Project tarafından geliştirilmiş standart ortak temel sağlayan açık kaynaklı, bağlayıcı özel yazılım(middleware) platformudur Tüm Avrupa çapında DVB Multimedia Home Platform (MHP) standardını kullanan etkileşimli yayınlar hem uydularda, hem kabloda hem de karasal yayın platformlarında yerlerini almış durumda Avrupa Komisyonu tarafından formel olarak herhangi bir zorunluluk getirilmemiş olmasına karşın MHP açık ve etkileşimli bir standart olarak büyük ölçüde benimsenmiş ve teşvik edilmiştir Şimdiden birçok ülkede MHP bazlı etkileşimli yayınlar sürdürülüyor




Türkiye MHP'yi benimseyenler arasında Finlandiya 2001 ağustosunda bu yayınlarını DTT platformunda başlatarak öncülük yaptı Mevcut yayınlar arasında dijital teletekst, bankacılık ve oyun, reklam siteleri ve yedi günlük elektronik program rehberi (EPG) yayını yeralıyor Dönüş yolu bir cep telefonu şebekesi üzerinden Tampere kentinin bir yerel bilgi portalı MHP platformu üzerinde Helsinki kentinin de benzer bir portalı açıldı Hükümet ArviD projesi üzerinden MHP'ye aktif destek vermiş Tüm kamu yayıncıları İskandinav Etkileşimli yayın dönüşüm planı üzerinden MHP bazlı etkileşimli yayınların başlatılmasına destek veriyor Danimarka ve Noveçte de DTT yayınların başlatılmasının benzer gelişmelere yolaçacağı sanılıyor Danimarka'nın DTT yayınları 2005 temmuzunda Norveç'in yayınları 2006 da başladı



Elektronik yayın rehberi örneği

İsveç'de etkileşimli yayınlar başlangıçta patentli bir sistem olan OpenTV üzerinden başlamıştı Oysa, şimdi MHP bazlı yayınlara dönüşüm başladı Kamu yayıncısı SVT 2004 mart'ında MHP bazlı bir teletekst yayınına geçti
Almanya en baştan beri MHP bazlı etkileşimli televizyon yayınlarının sürekli destekçisi Özellikle uydudan yapılan MHP yayınlarının öncüsü konumunda Yersel platformda da MHP data yayınları başlatılmış durumda
Avusturya'da, MHP bazlı etkileşimli DTT yayınlarının denemesine Graz kentinde 150 ev ile başlanmıştı !TV4 adı verilen yayının dönüş yolu telefon hatı üzerinden Kulanıcılar televizyon uzaktan kumandası yardımıyla bilgi hizmetlerine erişebiliyor ve oy verebiliyorlar Denemenin gösterdiği başarı üzerine MHP etkileşimli yayınların tüm sisteme uygulanması bekleniyor Macaristan'da, MHP-bazlı yayınlar Antenna Hungaria tarafından yürütülen DTT denemeleri içinde yeralıyor Yayınlar enformasyon bazlı ve EPG ve digital teletekst konularını da içeriyor 2002 Şubat'ında İspanya'da Bilim ve Teknoloji Bakanlığı MHP'ye dayalı etkileşimli yayınların teşviki ve yürürlüğe sokulması konularında önde gelen üretici ve yayıncılar arasında imzalanan bir sözleşmeye sponsorluk etti Halen Katalonya, Madrid, Galiçya, ve Bask bölgelerinde MHP yayınlar var Katalonya'da Miromercats pilot olarak 100 evde dönüş yolu telefon hattı üzerinden olan gelişmiş MHP uygulamalarının denemesi yapılmıştı
MHP'nin en yoğun olarak uygulandığı ülke İtalya denebilir İtalya'da etkileşimli içerik DTT yayınların merkezinde yeralıyor Yayıncılar MHP bazlı etkileşimli teletekst, haber bilgileri, hava tahminleri, EPG, ve izleyici oylamaları, anketleri gibi konularda geniş uygulama alanlarını yürürlüğe koydular Dahası hükümet digital bölünmeyi kaldırmak üzere "t-hükümet" denilen yayınlarını yürürlüğe koyma çalışması içinde (bilgisayarlaşamayan halk kesimleri TV üzerinden devletle internet iletişimine girecek) Evlerin bu etkileşimli kutulardan satın alması için devlet desteği ve sübvansiyonlar söz konusu



TV'de etkileşimli golf turnuvası

Tabii piyasadaki tek etkileşimli televizyon yayın sistemi MHP değil MediaHighway ve OpenTV gibi sistemler de birçok cihaza kablo uydu veya yersel yayınlarla uyumlu halde kurulmuş durumda bulunuyor İngiltere'de yersel platformda büyük ölçüde MHEG standardı hakim Pazarda çeşitli ürün ve yayınların yeralmasının bir sonucu olarak DVB Projesi çok çeşitli etkileşimli TV yayınlarının yeniden yazılması gerekmeden farklı platformlarda doğrudan kullanılabilmesini sağlamak üzere Portable Content Format (PCF) isimli bir format üzerinde çalışmalar yapıyor Bu şekilde farklı formatlar ve cihazlarla da yayın kolayca işletime sokulabilir olacak

 

ciwan is offline  
Alt 02-04-2008   #10
Profil Bilgileri
Standart --->: Uyducunun El Kitabı



TEBRİKLER,
Esaslı bir çalışma olmuş,
TEŞEKKÜRLER

 

kayacetin is offline  
Cevapla
Tags: kitabi, uyducunun


Uyducunun El Kitabı ile ilgili Benzer Konular
2862 Kez Görüntülendi

Geometri Kitabı Mustafa Kemal Atatürk
Bu Kitabı Yalnız Kızlar Okusun-Bu Kitabı Yalnız Erkekler Okusun / Bilge Göksu Kitap & Dergi
Php-Fusion El Kitabı Webmaster Genel
Yılın en iyi 10 kitabı Kitap & Dergi
delikanlı el kitabı Komik Şeyler (Yazı Eklenebilir)

Saat 04:13.
Sayfalar Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545