FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
Eğitim Bölümü
>
Biyografi & Otobiyografi
Adolf Hitler
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
Bize Ulaşın
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Adolf Hitler ile ilgili Benzer Konular
241 Kez Görüntülendi
Adolf Hitler (Adolf Hitler Kimdir? - Adolf Hitler Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Adolf Hitler ve büyük sırrı...
Konu Dışı Başlıklar
Adolf Hitler - Kavgam (E-kitap)
E-Kitap
Adolf Hitler (1889-1945)
Biyografi & Otobiyografi
Kavgam Adolf Hitler -Main Kamp-
Seviyeli-Ciddi Konular
Marilyn Manson
|
Çakal Carlos (ILich Ramirez Sanchez)
Konu Araçları
05-11-2007
#
1
Profil Bilgileri
börütegin_52
Adolf Hitler
Adolf Hitler başlıklı yazı Mumsema Adolf Hitler Forum Alev
Yirminci yüzyılın başlarında Viyana sanatın, müziğin, eğlencenin ve neşenin şehriydi
Kimileri mimari güzelliğinin Paris'e rakip olduğunu iddia ediyordu
Johann Strauss -genç olan- birkaç yıl önce ölmüştü
Onun bestelemiş olduğu Mavi Tuna, şehrin sokaklarında tüm heybetiyle dolaşıyordu
Nehir kenarlarında birbirinden o kadar farklı insan yaşıyordu ki, nehre kimi zaman "Irkların Anayolu" deniliyordu
Ayrıca Viyana bir imparatorluk şehriydi
İmparator Franz Joseph 50 yıldan fazla süredir Habsburg tahtındaydı
Habsburglar İspanya'yı, Hollanda'yı ve Macaristan'ı yönetmiş, 700 yıldan fazla süredir varolan bir imparatorluktu
Ancak imparatorlarının kendisi gibi Habsburg İmparatorluğu da yaşlanmaktaydı
Rusya'nın dışında Avrupa'nın en büyük ülkesini yönettiği halde çöküş başlamıştı
Ancak bu çöküşü, şan ve şöhret için şehre doluşan sanatçılar göremiyordu
Şehrin merkezine "iç şehir" deniliyordu
Daha önceden surlar içinde kalan bu bölge şehrin en ünlü caddesi olan Ringstrasse ile çevriliydi ve İmparatorluk Sarayı, sanat ve tarih müzeleri, St
Stephen Katedrali ve Viyana Üniversitesi'ni barındırıyordu
Bu şehre gelen iki genç adam şanslarını aramak için birlikte bir oda tuttular
İlk önce ressam olan gelmiş ve mütevazı odaya yerleşmişti
Oldukça ufak olan oda iki genci ancak barındırıyordu
Odaya iki portatif yatak, genişçe bir masa ve iki sandalye sıkıştırılınca hareket edebilecek alanları kalmamıştı
Genç ressam pencerenin dışındaki saksılıkta biraz sosis, ekmek ve süt bulunduruyordu
Hemen çalışmaya ve ileride tamamlayacağı taslakları çizmeye başlamıştı
Birkaç gün sonra arkadaşı Gus da geldi
Beraberinde hoş lezzetler getirmişti: Kızarmış domuz eti, taze pişmiş fasulye, peynir, jambon ve kahve
"Büyük ve güzel şehir Viyana'ya hoş geldin" diye bağırdı ressam
"Sana etrafı göstermek için sabırsızlanıyorum
Opera binasını görmelisin
Muhteşem
"
Gus önce yemek yemek istediğini söyledi
İki genç mükellef bir yemekten sonra keşfedecekleri şehri gezmeye çıktılar
Gus büyük bir tur yapmıştı ama mütevazı odalarına döndükleri için mutluydu, çünkü uzun süren yolculukla yorulmuştu
Gus müzisyendi ve bir piyanoya ihtiyacı vardı
Aradığını devlete ait bir rehine dükkanında buldu
Piyano, birlikte yaşayacakları ilk soruna yol açmıştı
Ufacık olan odaya sığdırmaya imkan yoktu
Genç sanatçılar ufak odalarına verdikleri kiranın iki katını verip koridorun sonundaki daha büyük başka bir odaya geçtiler
Sonraki gün müzisyen giriş sınavlarını verdiği Müzik Akademisi'ne kaydını yaptırdı
Arkadaşının erken gelen başarısını kıskanan ressam içe dönük ve alıngan bir ruh haline bürünmüştü
Ufak bir olay yüzünden bile sinir krizi geçiriyordu
Zaman geçtikçe Gus'un akademideki başarısıyla ilgilenmemeye başladı
Bir keresinde genç müzisyen eve akademiden bir kız arkadaşını getirdiğinde inanılmaz derecede kızdı
Kızlarla erkeklerin aynı okulda okuduğu sistemi desteklemiyordu
Ressamın elinde Güzel Sanatlar Akademisi'nden ünlü bir profesöre yazılmış bir referans mektubu olduğu halde bunu kullanma fikrinden, çalışmalarının bahsedildiği kadar iyi çıkmayacağı düşüncesiyle nefret ediyordu
Birçok kere odalarından elinde portfolyosuyla çalışmalarını göstermek için çıkmış ancak cesaretini yitirerek görüşmeye gidememişti
En sonunda Gus'a akademinin onu kabul etmediğini söyledi
Yetersizlikleri yüzünden öfke krizlerine girip etrafında gördüğü adaletsizliğe isyan ediyor ve bu davranışlarıyla arkadaşını korkutuyordu
Gus, ressamın kendine kurduğu tutumlu ve zorluklara dayalı hayata hayranlık duyuyordu
Arkadaşı günlerce sadece süt, ekmek ve tereyağı yiyerek yaşıyor ve daha fazla para biriktirebilmek için pantolonlarını ütüye göndermiyor, yatağının şiltesinin altına koyarak düzleştiriyordu
Her şeye rağmen müziğe olan ortak tutkuları aralarında özel bir bağ yaratmıştı
Hatta ressam operayı Gus'tan daha fazla seviyordu
Ressam o basit ve yavan hayatında biriktirdiği parayla opera ya da tiyatroya gidiyordu
Gus'la beraber iki krona kadınların giremedikleri gösteriyi seyretmek için bilet alırlardı
Geceleri belli saatte kapılarını kapayan binadaki odalarına gidebilmek için çoğunlukla gösteri bitmeden önce çıkarlardı
Eğer çok gecikmişlerse kapıcıyı uyandırır ve bahşiş verirlerdi
Döndükleri zaman ressam Gus'ı kaçırdıkları bölümleri çalması için ikna ederdi
Viyana'nın eğlence aleminde genç sanatçıların günlerini kadınlarla renklendirecek ne paralan, ne zamanlan, ne de eğilimleri vardı
Bu konuda yaptıkları tek şey şehrin Spittelberggasse denilen kesimine gidip cinselliğin en çirkin yüzüne ahmakça bakmaktı
Gus akademideki eğitimine devam ederken ressam da çılgın bir çalışına dönemine girmişti
Sanki arkadaşının ilerlemesinin verdiği itibara yetişmeye çalışıyordu
Çizdiği taslakların dışında Viyana için yapabileceği mimari gelişim projeleri için de taslaklar çiziyordu
Yoksulların oturduğu şekilsiz konutları yıkıp yerlerine örnek binalar yerleştirmek istiyordu
Daha sonra müzikal bestelemeye çalıştı, hatta dekor ve kostüm çizimleri bile yaptı
Bu çalışmaları Gus'ın başarısıyla aynı döneme denk düştü, üç bestesi söylendi ve yaylılar için sexteti çalındı
Yaz geldiğinde iki genç ayrılacaklardı
Gus, anne ve babasının yanına gidecekti
Ressam da akrabalarını ziyaret edeceğini söylemişti
Ayrıldıkları sırada Gus, arkadaşının odalarının böcek istilasına uğradığını mırıldandığını duydu
Bu sözler oda arkadaşlıklarının son cümlesiydi
Ressam Viyana'ya 1908 yazının sonuna doğru döndü
Bir kez daha Sanat Akademisi'nden ret cevabı aldı
Taslakları sınava girmesi için yeterli bulunmamıştı
Daha harap ve bakımsız bir binaya taşındı ve giderken Gus'a hiçbir not bırakmadı
Sonraki yıl genç ressam iki kez daha yer değiştirecekti
Son taşınışından sonra artık kalıcı bir adresi olmayacaktı
Viyana caddelerinde dolaşan kimliksiz ve isimsiz bir serseri haline gelmişti
Başını yaslayacak nereyi bulursa orada uyuyordu
Parklarda, kapı kenarlarında, banklarda ve yoksullar için yapılmış ucuz otellerde uyuyordu
Durumunu değerlendiriyor, tekrar tekrar onu Viyana'ya getiren sebepleri düşünüyordu
Artık profesöre yazılan mektubu vermediği için kendini lanetlemeye başlamıştı
Reddedilişlerinin sebebinin taslaklarının yetersizliği olduğu fikrini bir türlü kabul edemiyordu
Eğer biraz parası olsaydı her şeyi değiştirip düzeltebileceğine inanıyordu
Onları çeşitli çarpıcı fikirleri ile ikna edebilirdi
Yeteneği sınır tanımayacaktı
Sadece çizim ve resim yapmayacaktı, onlara müzikal yeteneğini de gösterecekti
Zaten niye bir müzikalin sahne dekorunu ve kostümlerini çizmemişti ki? Hatta müzikalinin zafere ulaşacağı binayı da tasarlayabilirdi
Gündüzleri şehrin merkezinde gördüğü muhteşem binalar ve olağanüstü konaklar onu intikam düşüncelerine dalmaya itiyordu
Ama o da onlar gibi olacaktı
Hatta belki Sanat Akademisi'ni bombalayacaktı
Geceleri gizlice bulduğu köşelerde uyurken Gus'un başarısızlığa uğradığını hayal ediyor ve çok ünlü bir sanatçı olan kendisinin ona hayatta kalabilmesi için yüklü miktarda para verdiğini düşlüyordu
Kısa bir süre sonra günleri gecelerine karışır oldu
Akıllılıkla delilik arasındaki ince çizgide gelir gider oldu
Düşünceleri gerçekle olan tutarlılıklarını kaybetmişti
Bazı zamanlarsa mantıklı düşünmeye başlıyor, yeteneklerini sıralıyor ve hayata dönmek için savaşması gerektiğine inanıyordu
Yapması gereken ilk şey sokaklardan kurtulmaktı
İşçilerin toplu olarak kaldıkları bir barınağa gidip bir süre orada evsizlerle birlikte yaşadı
Ancak oradaki gürültüden ve pislikten nefret ediyordu
En sonunda kiliseye gitti, beraberinde taşıdığı giysilerin çoğunu sattı ve bu parayla düşkünler için yapılan ve Epstein adındaki bir ailenin işlettiği bir barınağa yerleşti
Sokaklardan kurtulmuştu ama dibe vurduğunu da anlamıştı
Zorla banyo yaptırılıyor, dezenfekte ediliyor, çorba ve ekmekten oluşan akşam yemeğini almak için sıraya giriyordu
Onun gibi özel hayatına değer veren biri için bu, kendisine yapılabilecek en büyük hakaretti
Bir sonraki aşama, üretken bir yaşama dönebilmek için az da olsa para biriktirebileceği bir iş bulmaktı
Kışın kar küreği, bavul taşıdı, hatta dilenmeyi bile denedi
Ama beceremedi
Sonunda barınakta onun gibi ressam olan bir adamla tanıştı
İkisine de yardım edebilecek bir plan yaptılar
Genç ressam normalden iki kat daha büyük ebatta kartpostallar resmedecek, arkadaşı da kapı kapı dolaşıp turistlere satacaktı
Tek sorun malzeme alacak parayı bulmaktı
Bir zamanlar asla yapmayacağını söylediği şeyi yaptı ve anne babasından borç istedi
Para eline geçtiğinde ressam yuvarlanmış olduğu çukurdan bir basamak yukarı çıkabilecekti
Boya malzemelerinin en gereklilerini alarak erkeklerin kaldığı bir otel odasına taşındı
Temiz ve fena döşenmemiş odası çok ufak olduğundan resim yapmak için otelin yazı odasını kullanıyordu
Yeni arkadaşıyla yaptığı ortaklık iyi sonuç getiriyordu
Yavaş yavaş eskiden olmak istediği, hayalini kurduğu sanatçı gibi olmaya başlamıştı
Hatta saçını uzatmış, sakal bile bırakmıştı
Kaldığı yerdeki diğer insanlarla da tanışmaya başlamıştı
İnsanların arasına karıştığında duyduğu çekingenlik ve utangaçlık da yavaş yavaş azalıyordu
Aralarındaki konuşmalar çok geçmeden siyasete yönelmeye başladı
Uzun süredir uyuşmuş olan düşünceleri bir tartışma grubunun lideri olana kadar gelişti
Kimi zamanlar, resim yaparken etrafındakiler politika konuşmaya başladığında sessiz kalamayıp konuşmaya katılıyordu
Yeni aşkına kendini o kadar kaptırmıştı ki, ortaklığı bozulmuştu
Meclise gidip saatlerce tartışmaları dinliyordu
Bulabildiği ne varsa, yasak dergiler de dahil olmak üzere okuyordu
Genç ressam akademiye girmek için son bir çabada bulundu ama yine aynı sonuçla karşılaştı: Başarısızlık
Bu arada ailesinden kalan miras bir şekilde eline geçti ama tutumlu olmaya alışmıştı
Yaratıcı enerjisi ile siyasi eğitimini geliştirme isteği arasında gelir gider olmuştu
Ancak sonunda kararını verdi
Olaylar birdenbire değişmeye başlamıştı
Sanatçıdan çok teknik ressam olmakla eleştirilmişti, ressamdan çok da mimar
Yine de çizimini ve suluboya resimlerini ilerletti, hatta yağlı boyayı da
Bunların hepsini okul eğitimi almadan yapmıştı
Sonraki yıllarda Viyana'daki günlerini "hayat okulum" olarak anacaktı
Ressam Viyana'da beş buçuk yıl kaldı
Küçük bir kasabadan basit bir genç olarak gelmişti
Büyük şehirde başına hem kötü olaylar gelmiş hem de duygusuz ve katı insanlarla karşılaşmıştı
Defalarca reddedilmişti
Yıllarca arkadaşsız, umutsuz ve parasız kalmıştı
Dibin de dibine vurmuştu
Deliliğe yaklaşmıştı
Ancak hayatta kalmıştı
Zengin olamamıştı ama ailesinden kalan para olmasa bile aynı şekilde yaşamaya devam edebileceğini biliyordu
Şehri terk ettiğinde yılların deneyimi ile sertleşmiş, politika ateşi ile yanan bir adam haline gelmişti
Viyana'yı ressam olarak terk etmişti ama dönecekti
Evet, tahmin edileceği gibi Viyana'nın en şaşalı günlerinin zenginliği içinde kendine bir yer edinmeye çalışan bu ressam, tarihin en gaddar ve en kötü adamı olarak kabul edilen Adolf Hitler'den başkası değildi
Bu adam, birçok ülkenin nüfusundan da fazla sayıda insanın ölümünden sorumluydu
Tek başına karar vererek bir ırka, Musevilere karşı soykırımı resmi hükümet politikası yaptı
Alman ulusunu kabuslarının içine soktu
İngiliz ve Fransız sömürge imparatorluklarının parçalanmasından ve savaştan sonra iflaslarından sorumluydu
Bütün hatalarına ve başarısızlıklarına rağmen imparatorluklar dünyada belli bir denge sağlıyorlardı
Yeni ulusların demokrasiyi doğru uygulayabileceklerini göstermeleri, ondan da önce kendilerini yönetebilecek güçte olduklarını kanıtlamaları gerekmekteydi
Hitler, kendi başlattığı savaş sırasında, bizlerin de yardımıyla Rus komünizminin güçlenmesine de neden olmuştur
Hitler'in John Toland tarafından yazılan biyografisinde "O ayrıca geniş kitlelerde hayranlık ve sevgi uyandırmış ve milyonlarca insanın ideali, umudu olmuştu" denmektedir
Başka tarihçiler tarafından belirtilmektedir ki, eğer Hitler Yahudilere saldırıya geçmeden önce, 1930'ların başlarında ölseydi tarih sayfalarına en önemli Alman ve Avrupalı liderlerden biri olarak geçebilirdi
Alman ulusunun kırılan gururunu onarmıştı
Her şeyden öte Alman ekonomisini yaşadığı en korkunç enflasyondan kurtarmıştı
1980'lerin enflasyon ölçüleri içinde bile bir el arabası dolusu parayla bir somun ekmek almaya gitmeyi düşünmek olanaksızdır
1920'lerin Almanya'sı enflasyonun bir ülkeyi harap eden etkisini çok ciddi yaşamıştır
Hitler Almanyası'nın ekonomik anlamda düzlüğe çıkabilmesi büyük ölçüde savaş dönemi üretiminden kaynaklanmaktadır
Hitler için söylenenin aksine, eğer Churchill 1930'lu yılların başında ölseydi, İngiltere'de oldukça zeki, gelecek vaat eden ama tarih sayfalarında sadece Birinci Dünya Savaşı'ndakî Gelibolu felaketindeki başarısızlığı ile yer alan birisi olarak hatırlanacaktı
İngilizce konuşan dünya, Hitler'in Alman dinleyicilerini, Churchill'in kendilerini etkilediği gibi etkilediğini ve harekete geçirebildiğini kavramakta zorluk çekmektedir
İkinci Dünya Savaşı sırasında genç bir çocukken, günümüz Amerikası'ndakinden farklı bir vatanseverlik duygusuyla büyülenmiştik
Bu kötü adama karşı yapılacak Haçlı seferine katılmak için sabırsızlanıyordum
Odam savaş haritaları ile çarpışmaların, seferlerin hatlarını belirten çizimlerle doluydu
Tek hayalim orduya katılıp Hitler'i canlı olarak esir almak ve sonra ona akla hayale gelmeyecek eziyetler yapmaktı
Hitler, Goering, Himmler ve Goebbels celladın ilmiğinden kaçabildiler
Bunlardan daha az tanınan diğer Naziler mahkemeye çıkarıldığında sadece bir kişi duruşmanın yasallığını sorguladı
Bu kişi eski Amerikan başkanlarından birinin oğlu olan Ohio Senatörü Robert A
Taft'dı
John F
Kennedy, Cesur Profiller adlı kitabında Senatör Taft'tan söz ederken, onun 6 Ekim 1946 tarihinde Ohio'daki Kenyon College'da Nazi savaş suçlularının yargılandığı Nuremberg Duruşması ile ilgili konuşmasından şu alıntıyı yapmıştı:
Bir dönem Alman ulusunun liderleri olan bu insanların, ne kadar alçak ve aşağılık olurlarsa olsunlar, asılmalarının savaşı engelleyebileceği yaklaşımını şüphe ile karşılıyorum, çünkü hiç kimse kazanacağını düşünmeden savaş çıkarmaz
Verilen hükümde intikam ruhunun hakim olduğunu ve bunun da adalete yer vermediğini düşünüyorum
Mahkum edilmiş olan bu 11 adamın asılması, Amerikan tarihi için uzun yıllar pişman olacağımız bir leke olarak kalacaktır
Biz bu yargılamalar sırasında Rusların yargılamanın amacı ile ilgili görüşlerini -adalet değil de hükümet politikası olmasını- kabul ettik, bunun Anglo-Sakson gelenekleriyle ilgisi yoktur
Bu siyaseti sanki adli usulmüş gibi göstererek adalet fikrinin Avrupa için uzun yıllar sürebilecek bir dönemde itibarını düşürdüğümüzü sanıyorum
Durumu son bir kez değerlendirecek olursak, korkunç bir savaşın sonunda bile geleceğe daha fazla umutla bakabilmeliyiz, hatta düşmanlarımız bile kendilerine adil davrandığımıza inanabilmelidirler
"
Böyle bir hüküm verilirken insanın Hazreti Süleyman'ın, kilisenin bütün azizlerinin ve hatta Tanrı ile oğlunun bilgeliğine sahip olması gerekir!
Hitler hayatının hangi noktasında yanlış yaptı? Tarihçiler on yıllardır bu soruyu soruyorlar
Gelecek yüzyıllarda da sorulmaya devam edecek
Acaba damarlarında Yahudi kanı dolaştığına dair gizli korkusu mu sebep olmuştu bazı şeylere? Tarihçi John Toland bile bu soruyu cevaplayamıyor
Yoksa genetik bir bozukluğu mu vardı? Deli miydi? İktidarın gücünü tattıktan sonraki bencillik mi? Yoksa Viyana'da yaşadığı zor günler mi neden olmuştu? O günlerde bazı Yahudilerin onu küçümsemesi ve aşağılaması mı? Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşadıkları mı? Yoksa Versay Antlaşması'na karşı duyduğu nefret mi? Herkes farklı şeyler söyleyebilir
Bilemiyoruz
Peki ya Senatör Taft'ın rasyonel fikri hakkında ne demeli? Zaman ilerledikçe kişilik sahibi ve cesur olduğunu söyleyebiliyoruz
Ancak bu satırların yazarı, Senatör Taft'ın Nüremberg hükümlerine değinmekle yanlış yaptığını düşünüyor
Hitler'in ve Nazi uşaklarının günahları o kadar iğrençti ki hiçbir hukuk kitabında bu suçları karşılayacak bir ceza yer almamaktadır
Eğer gerçekten de Senatör Taft'ın dediği gibi hukuku geçmişi kapsar bir şekilde uygulayamıyorsak, şimdiki zaman için bir orta yol bulmamız gerekir ki sonraki adım olarak geleceğin hukukunu hazırlayabilelim
Nüremberg yargılamaları sırasında Napoleon'un St
Helena'ya sürgüne gönderilmesi gibi bir ceza uygulanmasını öneren düşünürler haklıydılar
Bütün Nazi liderleri gardiyan olmayan küçük bir adaya konulmalı ve uçaktan atılan yiyecekleri birbirlerine sunacakları bir düzen içinde yaşamak zorunda bırakılmalıydılar
Birbirleriyle yüz yüze kalıp sefil hayatlarını böyle geçirmekten daha etkili bir ceza olamayacağını düşünüyorum
Adolf Hitler'e gelince, sonsuza kadar, bu dünyada özgür insanlar nefes aldığı ve yaşadığı sürece, ruhu lanetine mahkum olsun
Dantel
Mumsema
Frmacil
05-11-2007
#
2
Profil Bilgileri
FromDarkness
--->: Adolf Hitler
Daha önce verilmişti dostum
Lütfen arama yapmadan konu açmayalım
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
Tags
:
adolf
,
hitler
Adolf Hitler ile ilgili Benzer Konular
241 Kez Görüntülendi
Adolf Hitler (Adolf Hitler Kimdir? - Adolf Hitler Hakkında)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
Adolf Hitler ve büyük sırrı...
Konu Dışı Başlıklar
Adolf Hitler - Kavgam (E-kitap)
E-Kitap
Adolf Hitler (1889-1945)
Biyografi & Otobiyografi
Kavgam Adolf Hitler -Main Kamp-
Seviyeli-Ciddi Konular
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
05:03
.
Sayfalar
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552