FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
Eğitim Bölümü
>
Biyografi & Otobiyografi
Şemseddin Günaltay
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
Bize Ulaşın
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Şemseddin Günaltay ile ilgili Benzer Konular
172 Kez Görüntülendi
Şemsettin Günaltay ( 1883)- (19.10.1961)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
şemseddin Sami
Yazarlar ve Şairler
Şeyh Şemseddin Sivasi Türbesi (Merkez)
İç Anadolu Bölgesi
Ahmed ŞemseddÎn MarmaravÎ
Sahabeler ve Alimler
Adnan Terziç ( 1960)
|
Mahir Nakip
Konu Araçları
11-07-2007
#
1
Profil Bilgileri
Mattet
Şemseddin Günaltay
Şemseddin Günaltay başlıklı yazı Mumsema Şemseddin Günaltay Forum Alev
Şemseddin Günaltay
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
1883 yılında Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde doğdu
Yüksek Öğretmen Okulu Fen Şubesinden mezun olduktan sonra Lozan Üniversitesi Tabiiyat Bölümünü bitirdi
Özel olarak Arapça, Farsça ve Fransızca öğrendi
Kıbrıs İdadisi’nde öğretmenlik, Midilli İdadisi, İzmir ve Gelenbevi Liseleri müdürlüklerinde bulundu
1915 yılında İstanbul Darülfünun Edebiyat Fakültesi Türk Tarihi ve İslâm Kavimleri Tarihi Müderrisi tayin edildi
Süleymaniye Medresesi’nde Dinler Tarihi ve İslâm Felsefesi okuttu
1924 yılında İlahiyat Fakültesi’nin kuruluşunda bu fakültenin başına getirildi
1915 yılında Ertuğrul Sancağı (Bursa)’ndan Bilecik Mebusu seçilerek siyasî hayata atılmıştır
Mütareke günlerinde İstanbul Darülfünûnu’nda millî davayı kuvvetle savunan ve gençlere yol gösteren hocalardan biri olmuştur
Ankara’da millî hükûmet kurulduktan sonra, İstanbul Belediye Meclisi’nde üyelik ve başkan vekilliği yaptı
Bu arada, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nde görev aldı
1923-1950 yılları arasında Sivas, 1950-1954 yılları arasında Erzincan Milletvekilliği yapan Şemsettin Günaltay, 1949’da Hasan Saka’nın istifası üzerine 18
T
C
Hükûmetini kurmuş ve Demokrat Parti iktidarına kadar da Başbakanlık görevini sürdürmüştür
Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığı ve Kurucu Meclis Üyeliği de yapan Günaltay, 1961 yılında İstanbul Senatörü seçildi, ancak aynı yıl vefat etti
1941’den ölümüne kadar Türk Tarih Kurumu’nun Başkanlığını yapan Günaltay, evli ve 2 çocuk babasıdır
Başbakanı Olduğu Hükûmetler ve Görev Zamanları
18
T
C
Hükûmeti 16
01
1949 - 22
05
1950
--------------------------------------------------------------------------------
Büyük mütefekkir ve devlet adamı Ordinaryüs Profesör Şemseddin Günaltay 19 Ekim 1961 günü vefat etti
İstanbul Üniversitesinde senelerce öğretim üyesi sıfatıyla çalışarak binlerce talebe yetiştiren, bütün tarihçilerin ya doğrudan doğruya veya neşriyatı vasıtasıyla hocası olan bu faziletli âlimin kaybı Türklük âleminde ve hassaten üniversite çevrelerinde derin bir üzüntü ile karşılandı
Geniş ölçüdeki neşriyat ile memleket irfanına hizmet ettiğini, içtimaî ve siyasî dertlerimizle yakından alâkadar olduğunu, seksen yıllık ömrünü son nefesine kadar memleket mes'elelerine vakfettiğini bildiğimiz Şemseddin Günaltay'ı şükran ile anmak borcumuzdur
Onun hayatı, gerek siyasi ve gerek ilmî faaliyetleri etraflı bir surette tetkik edildiği zaman, yaptığı hizmetlerin önemi ve yarım asırlık tarihimizdeki mevkii daha iyi anlaşılacak ve bu örnek hayat, gelecek nesiller için birer ders mahiyetini taşıyacaktır
Rahmetli üstadın hatırasını taziz için, Profesör M
Tayyib Gökbilgin'in (6 Kasım 1961 tarihli) Vatan gazetesinde neşrettiği Şemseddin Günaltay başlığını taşıyan yazısını aynen naklediyoruz:
"Tam kırk üç sene evvel Kasım ayının başlarında idi
Mondros mütarekesi aktedilmiş, harp kabinesi düşmüş, evvelâ İzzet, Tevfik Paşa kabineleri kurulmuş, Mebusan Meclisi eski hükümet adamlarının âlî divana sevki meselesini müzakere ediyordu
Bu maksatla kurulan hususî encümende -ki buna beşinci şube denilmişti- sorguya çekilmeleri kararlaştırılan Said Halim Paşa, Çürüksulu Mahmut Paşa, Cavid Bey vesaire gibi harbin sorumluluğunu yüklenmiş kimselerin sorguları sırasında, onlara sual soran, bu fecî âkıbetin hesabını isteyenler arasında genç, enerjik ve hamiyetli bir milletvekili üye dikkati çekiyordu; Ertuğrul mebusu Şemseddin Bey
Günaltay'ın ilim ve fikir hayatı ile birlikte, hemen hemen aynı zamanda, siyasî faaliyeti de başlamıştı denilebilir
1915 de İttihat ve Terakki partisinden bir mebus sıfatiyle Meclise girdiği vakit henüz otuz iki yaşında bir gençti, ilmî fikrî hayatının verimli çağına daha ulaşamamıştı
Gerçi ikinci meşrutiyet devrinin türkleşmek-islâmlaşmak, muasırlaşmak (batılı olmak) parolaları ile umumî efkâr önünde söz ve tartışma konusu edilen fikir cereyanlarına o da karışmış, dinî mecmualardaki neşriyatı ile bir İslâmcı olarak tanınmıştı
Ancak Batı kültürü ile temasından kazandığı tenkid ruhu ile hareket etmekte, koyu şeriatçılardan ve müteassıp dindarlardan kolaylıkla ayrılarak bu istikamette mümtaz bir yer almakta idi
Şemseddin Günaltay'ın Zulmetten nura, Hurafattan hakikata adlı eserleri bu düşünüş ve davranışını açıklamakta, İslâmiyetin terakkiye mani olmadığı gerçeğini nasıl savunduğunu ortaya koymaktadırlar
Şemseddin Bey, dinde aydınlığı ve hurafelerden, taassuptan kurtulmuş saf ve temiz bir müslümanlığın cemiyet hayatında yerleşmesini isterken, diğer yandan da, milletin artık cihadı ekbere başlaması yâni yeni hayatta daima yükselmek, tarihin bize tayin ettiği şerefli mevkii alabilmek için, bilimsel, sosyal, ekonomik ve teknik zaferi temin edecek vasıtaları bulması lüzumunu ve zaruretini ileri sürüyordu
Günaltay, İstiklâl Savaşından ve zaferden sonra diyordu ki:
"Yeni Türkiye'nin müstakbel yükselmesi için en büyük tehlike, milletin rehberlerine karşı beslenmesi zarurî olan samimî itimadın sarsılmamasıdır
Bir çok zararlı telkinlerin gittikçe derinleşmek üzere halk ile rehberleri arasında bir uçurum açılırsa, ihtiraslı vatansızların, fırsat düşkünü düşmanların akıl ve hayale gelmez entrikaları baş gösterecek, iç tefrikalar elde edilen bütün kazançları yok edecektir
Türk'ü hiç bir şey yıldırmaz, fakat tefrika öldürür
Türk'ün en korkunç düşmanı tefrikadır
Türk'ün tarihi, tefrikanın daima izmihlâl ile neticelenmiş olduğunu göstermektedir
"
İşte bu düşünceler, Günaltay'a, Türkün tarihini tanıtmaya, millî ruhunu tahlile, millî karakterini tayin etmeğe sevk etmiş, Maziden atiye adlı kitabını bu gayeyi temine yönelmiş bir kalem tecrübesi saymıştır
Ona göre, cumhuriyetin ilânı sıralarında, bir tarihî devir kapanarak yeni bir tarihî devir başlamıştır ve bu sırada, yeni Türkiye'nin nasıl temeller üzerine kurulması lâzım geldiğini anlayabilmek için, Türk'ün millî ruh ve karakterini, yeni ihtiyaçlarını araştırmaya kat'î bir ihtiyaç vardı
Şemseddin Günaltay, bu türkçü vasfı ile Türk tarihi üzerindeki tetkik ve tetebbularını derinleştirmekte ve genişletmekte idi
Mütareke devrinden beri İstanbul Darülfünununda tedris ettiği Türk tarihini, Türk medeniyet tarihini ilmî ve metodlu yollardan araştırmaya devam etmekte, bir kısım Batı ilim muhitlerinde son yüz yılların kin ve garaz hisleri ile beslenmiş sabit fikirlerini çürütmekte büyük bir başarı gösteriyordu
Bu maksatla, birinci Türk tarih kongresi Ankara'da toplandığı zaman, o "İslam medeniyetinde Türklerin mevkii" konusunda bir tebliğ yaptı ve bunda Türk zekâ ve irfanının İslâm medeniyetinde ne derece âmil olduğu keyfiyetini tayine çalıştı
Atatürk'ün yeni ve yüksek bir ruh ve düşünüş ile Türk Tarih Kurumu'nu tesis ettiği ve millî tarih meselesini, bunun tahlil ve tenkidini, toplum hayatımıza hâkim olmasını istediği bir sırada, Şemseddin Günaltay, ilmî otoritesi ile bu tezi ele alıyor
İslâm medeniyetinin hakiki âmil ve müessirlerini tayin etmenin ilmî bir vazife olduğunu, aynı zamanda, bazı garplı tarihçileri de işhat ederek, "Eğer Türkler islâm camiasına girmemiş olsalardı, islâm medeniyeti vücut bulmaz, o derece inkişaf etmez, o derece geniş iklimlere dağılmazdı" diyerek doğru ve açık bir hükme varıyordu
Diyordu ki, "Türkler neticesinde görüyoruz ki Ebu Müslim ihtilâlinin iktidar mevkiine getirdiği Toharistan, Horasan, Maveraünnehir Türkleri islâm heyeti içtimaiyesi üzerinde nâfiz bir rol oynamaya başladıkları andan itibaren fen, san'at, hukuk, dinî telâkki sahalarının her birinde feyizli bir hareket başlamış, neticede İslâm medeniyeti denilen büyük medeniyet vücut bulmuştur
Emeviler devri nihayetine kadar İslâm câmiasını kaplayan fikrî durgunluğun, Türklerin hâkim bir vaziyette bu camiaya girmelerini müteakip feyizli bir harekete inkılap etmesi sebepsiz değildir
Bu hareketi yapan Türkler irfan, medeniyet, dimağî teşekkül itibariyle câmiayı teşkil eden diğer unsurların fevkinde bulunuyordu"
Şemseddin Günaltay, bu sahadaki çalışmalarına büyük bir hız ve vukufla devam etti
Bir taraftan teşriî hayatta vazife yaparken diğer yandan İstanbul Üniversitesinde ve yeniden kurulan Ankara üniversitesinde Türk tarihi hakkında dersler veriyordu
1937 de Dolmabahçe sarayında, milletlerarası bir mahiyet arzeden, ikinci Türk Tarih Kongresi toplandığı zaman, Günaltay'ın, Türk tarihinin diğer mühim bir problemi üzerinde, "İslâm dünyasının inhitatı sebebi Selçuk İstilâsı mıdır?" konusu hakkında bir tebliğ yaptığını görüyoruz
O, bu tetkikinde IX
ve X
yüzyıllarda islâm dünyasına en parlak devrini yaşattıran ilim hareketinin "Selçuk Türklerinin Ön-Asyayı istilâ etmeleri neticesinde durmuş ve bu hal İslâm dünyasının umumî inhitatına sebep olmuştur" yolunda ileri sürülen yanlış görüşü tahlil ve tenkit etmekte, tarihî vakıaların bilâkis tamamen bunun aksini ispat ettiğini göstermekte idi
Gerçekten, Selçuk Türkleri Yakın-şarka gelmekle, bu bölgedeki anarşik devir son bulmuş, kurulan geniş İmparatorluk dahilinde emniyet ve asayiş teessüs etmiş, halkı ezen haksızlıklar zulümler ortadan kaldırılmış ve bu hal, ticaretin inkişafına yol açtığı gibi, doğu ile batı arasındaki eski ipek ticareti yolu yeniden işlemeye başlamıştı
Bütün din ve mezheplere karşı tarafsızca ve müsamahalı hareket etmek karakterinde bulunan Türkler mezhep kavgalarına da son vererek inanç ve vicdan hürriyetinin Türkistan'dan Akdeniz'e kadar uzanan geniş sahada hükümran olmasını sağlamıştı
Şemseddin Günaltay siyasî hayatta bir çok önemli mevkiler aldığı ve millet hayatında asla unutulmayacak roller oynadığı son devirlerinde de Türk tarihi üzerindeki çalışmalarına ve çok değerli yayınlarına ara vermedi
Yakın-doğu tarihinin bütün olayları ve meseleleri onun çalışma ve incelemeleri sayesinde büyük nisbette aydınlığa kavuşmuş, Anadolu, Suriye, Filistin, İran ve diğer Orta-doğu bölgeleri üzerindeki neşriyatı tarihçiliğimize büyük faydalar sağlamıştır
Türk tarihçiliği, Şemseddin Günaltay'ın şahsında değerli bir hocasını, müstesna bir tarihçisini kaybetmekle derin bir acı ve elem duymuştur
Ancak, yıllarca ders verdiği, feyiz dağıttığı üniversiteler, yirmi bir sene devamlı olarak başkanlık yaptığı Türk Tarih Kurumu, onu temiz ve yüksek bir siyasî şahsiyet olduğu kadar büyük Türk milletinin engin ve şerefli tarihini tanıyan ve ömrü boyunca da genç Türk nesillerine bunu tanıtmaya çalışan olgun bir tarih âlimi sıfatıyla da hatırlayacak ve onun Türk tarihçiliğine yaptığı sayısız büyük hizmetleri daima şükranla anacaktır
ESERLERİ
Eski Türk Harfleriyle:
Fennin En Son Keşfiyatından
İstanbul 1912 Matbaa-i Ahmed İhsan ve Şürekâsı 192 s
Zulmetten Nura
İstanbul 1915 Tevsi-i Tıbaat Matbaası
405 s
(2
bsm
1915, 3
bsm
1925)
Hurafattan Hakikata
(İstanbul) 1916 Tevsi-i Tıbaat Matbaası
368 s
İslâm Tarihi
I
k
İstanbul 1922-1925 Evkaf-ı İslâmiyye Matbaası
416 s
Mufassal Türk Tarihi
5
c
İstanbul 1922-1924 Evkaf Matbaası - Matbaa-i Âmire
Tarih-i Edyan
I
c
İstanbul 1922 Kanaat Matbaası
320 s
Felsefe-i Ulâ
İsbat-ı Vacib ve Ruh Nazariyeleri
(İstanbul) 1923 Evkaf-ı İslâmiyye Matbaası
582 s
İslâmda Tarih ve Müverrihler
İstanbul 1923-1926 Evkaf-ı İslâmiyye Matbaası
464 s
Maziden Âtiye
İstanbul 1923 Kanaat Kütüphanesi
316+4 s
Müntehap Kıraat
(Darülhilâfe medreseleriyle bilûmum medaris-i ilmiyede tedrisi kabul edilmiştir)
I
k
(İstanbul) 1923 Kanaat Matbaası
160 s
İslâm Dini Tarihi
İstanbul 1924 Darülfünun Matbaası
296 s
Mufassal Türk Tarihi
6
k
, 2
bsm
İstanbul 1925 Matbaa-i Âmire
Yeni Türk Harfleriyle:
Müslümanlığın Çıktığı ve Yayıldığı Zamanlarda Orta Asya'nın Umumî Vaziyeti
Ankara 193? Başvekâlet Müdevvenat Basımevi
89 s
Mezopotamya-Sumerler, Akatlar, Gutîler, Amürüler, Kassitler, Asurlular, Mitannîler; İkinci Babil İmparatorluğu
İstanbul 1934 Akşam Basımevi 52 s
Suriye ve Palestin
İstanbul 1934 Akşam Basımevi
52 s
Türk Tarihinin Ana Hatları Eserinin Müsveddeleri
İstanbul 1934 Akşam basımevi
208 s
İbranîler
İstanbul 1936 Akşam Matbaası
62 s
La décadence du monde Musulman est-elle due â l'invansion des Seldjoucides? İstanbul 1937 Devlet Basımevi
16 s
İslâm Dünyasının İnhitatı Sebebi Selçuk İstilâsı Mıdır? İstanbul 1937, 2
Türk Tarih Kongresi
15 s
(Yeni basım: 1938)
Türk Tarihinin İlk Devirleri Uzak Şark, Kadim Çin ve Hind
İstanbul 1937 Millî Mecmua Basımevi
309 s
Türk Tarihinin İlk Devirlerinden Yakın Şark, Elâm ve Mezopotamya
1937 Devlet Basımevi
307 s
Türk Tarih Kurumu Yayınlarından
VIII
Seri No
3
Türk Tarih Tezi Hakkındaki İntikatların Mahiyeti ve Tezin Kat'i Zaferi
(Ayrıbasım)
İstanbul 1938 Devlet basımevi
337-365 s
Atatürk'ün Tarihçiliği ve Fahri Profesörlüğü Hakkında Bir Hâtıra
(Ayrıbasım)
İstanbul 1959 Maarif basımevi
2
s
Tarih
Lise I
İstanbul 1939 Maarif Basımevi XX + 426 s
(2
bsm
1941)
İbni Sina'nın Şahsiyeti ve Milliyeti Meselesi (Ayrıbasım) İstanbul 1940 Maarif basımevi 37 s
Not: Belleten 23 / 24 ten ayrıbasım
Abbas Oğulları İmparatorluğunun Kuruluş ve Yükselişinde Türklerin Rolü
(Ayrıbasım) Ankara 1942 Türk Tarih Kurumu Basımevi
I77 + 205 s
Not: Belleten 23 / 24 ten ayrıbasım
Selçukluların Horasan'a İndikleri Zaman İslâm Dünyasının Siyasal, Sosyal, Ekonomik ve Dinî Durumu
(Ayrıbasım)
Ankara 1943 Türk Tarih Kurumu Basımevi
60-99 s
Not: Belleten 25 ten ayrıbasım
Yakın Şark II
Anadolu
En Eski çağlardan Akamenişler İstilâsına Kadar
Ankara 1946 Türk Tarih Kurumu Basımevi
XIX + 384 s
Türk Tarih Kurumu Yayınlarından
VIII
seri, No
3
Yakın Şark III
Suriye ve Filistin
Ankara 1947 Türk Tarih Kurumu Basımevi, XVIII + 468 s
Türk Tarih Kurumu Yayınlarından
VIII
Seri, No
3-III
İran Tarihi
I
c
En Eski çağlardan İskender'in Asya Seferine Kadar
Ankara 1948 Türk Tarih Kurumu Basımevi
XIX + 344 s
Farâbi'nin Şahsiyeti, Eserleri ve Tesirleri
(Ayrıbasım) Ankara 1951 Türk Tarih Kurumu Basımevi
423-436 s
Not: A
Ü
Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Dergisi VIII /4 ten ayrıbasım
İslâmdan Önce Araplar Arasında Kadının Durumu, Aile ve Türlü Nikâh Şekilleri
(Ayrıbasım) Ankara 1951 Türk Tarih Kurumu Basımevi
691-707 s
Yakınşark IV, 2 bl
Ankara 1951 Türk Tarih Kurumu Basımevi
XIII + 654 s
Hürriyet Mücadeleleri
Haz
: Sabahat Erdemir
(İstanbul 1958 Gün Matbaası)
118 s
Perslerden Romalılara Kadar: Selevkoslar, ,Nabatiler, Galatlar, Bitinya ve Bergama Kırallıkları
Ankara 1951 T
T
K
Basımevi 253 s
Dantel
Mumsema
Frmacil
Tags
:
gunaltay
,
semseddin
Şemseddin Günaltay ile ilgili Benzer Konular
172 Kez Görüntülendi
Şemsettin Günaltay ( 1883)- (19.10.1961)
Devlet ve Siyaset Biyografileri
şemseddin Sami
Yazarlar ve Şairler
Şeyh Şemseddin Sivasi Türbesi (Merkez)
İç Anadolu Bölgesi
Ahmed ŞemseddÎn MarmaravÎ
Sahabeler ve Alimler
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
10:55
.
Sayfalar
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552