FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
Uydu - Elektronik
>
Ev Elektroniği
>
Dijital Fotoğraf makineleri
Dijital Fotoğraf Terimleri
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
Bize Ulaşın
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Dijital Fotoğraf Terimleri ile ilgili Benzer Konular
550 Kez Görüntülendi
Fotoğraf Terimleri Sözlüğü
Fotoğrafçılık
SANYO VPC - E6 Dijital Fotoğraf Makinesi
Dijital Fotoğraf makineleri
OLYMPUS FE 280 Dijital Fotoğraf Makinesi
Dijital Fotoğraf makineleri
SONY DSC-T70 Dijital Fotoğraf Makinesi
Dijital Fotoğraf makineleri
LEICA V-LUX 1 Dijital Fotoğraf Makinesi
Dijital Fotoğraf makineleri
Her Yönüyle Fotoğraf Makinası
|
Sualtı Gözlük Fotoğraf Makinesi
Konu Araçları
27-01-2008
#
1
Profil Bilgileri
Hasan
Dijital Fotoğraf Terimleri
Dijital Fotoğraf Terimleri başlıklı yazı Mumsema Dijital Fotoğraf Terimleri Forum Alev
Dijital Fotoğraf Terimleri
Megapixel
Dijital fotoğrafçılıkta en sık duyacağımız terimlerden birisidir
Çekilen bir fotoğrafın, toplamda ne kadar milyon pikselden oluştuğunu belirtir
Bu, yatay ve dikey piksellerin yani çözünürlüğün çarpımı ile elde edilen bir sayıdır ve yaklaşık değere yuvarlanır
Günümüzde MEGApiksel (MP) tabanı 2 ve üzeridir
Yani bugün bir dijital kamera almak isterseniz, 2MP altında bir cihaz bulma şansınız pek yok
2 MP ise, 1600x1200 çözünürlüğü demektir
Şu sıralar en yaygın çözünürlük, 5 MP ve 6 MP’dir
5MP fotoğraflar genelde consumer serisi cihazlardadır ve 2560x1920 çözünürlüğündedir
6MP ise, daha çok profesyonel SLR cihazların taban çözünürlüğüdür ve 3072x2048 çözünürlüğü sağlar
Dikkat edilirse, profesyonel cihazlarda yatay ve dikey çözünürlüklerin oranı, diğerlerine göre biraz daha farklıdır ve bunu aşağıda “film rasyosu” bölümünde inceleyeceğiz
Şu sıralar en yüksek megapiksel sunan cihaz, Kodak’ın DCS14n modelidir ve 14 MP çözünürlük sunar
Fakat çok yakın zamanda bu rakamı 20MP gibi görmemiz mümkün görünüyor
Bu iş, giderek gelişiyor ve tıpkı işlemcilerde olduğu gibi, sensörler de giderek yüksek megapiksel sunuyorlar
Film Rasyosu
Bir dijital filmin çözünürlüğünde, yatay alanın, dikey alana oranına image ratio veya rasyo denir
Profesyonel seri cihazlar, genelde 35mm klasik filmle eşdeğer olarak, 3/2 rasyosunu kullanırlar
Yani yataydaki her üç piksele karşılık, dikeyde iki piksel oranını korurlar
Örneğin 6MP bir dSLR makine, 3072x2048 çözünürlüğünde foto çeker
Buna karşılık consumer ve prosumer serisi cihazlar, ideal ekran rasyosu olan 4/3’ü kullanır
Bunlarda, yatayda her 4 piksele karşılık, dikeyde 3 piksel ile orantı kurulur
Burada bir önemli noktaya gelmiş oluyoruz
Profesyonel cihazlar genelde “kağıt üzerine baskı” alanında çalıştıklarından, kağıt baskı temellerini baz alırlar
Oysa giriş ve orta seviye cihazlarda hedef doğrudan kağıt değil, ekrandır ve ekran çözünürlüklerindeki yaygın olan 4/3 rasyosunu baz alırlar
Tabi bu durum, giriş seviyesi cihazlarla çekilen fotoların kağıda bastırılamayacağı anlamına gelmez
Onlar da fotoğraf kağıdına basılır ve hiçbir sorun yaşanmaz
Sadece kağıt ebatlarına göre sağdan soldan/yukarıdan aşağıdan ufak kırpmalar yapılabilir ki, bazen aynı kırpmalar, profesyonel cihazlar için de yapılmaktadır
Dijital Kayıt Formatları
Dijital dünyada fotografik objeler, bir sıkıştırma formatı ile bilgisayara aktarılır
Dijital kameralar, bu işi çekim sırasında halleder
Kimyasal fotoğraflar ise, tarama sonrası dijital ortama aktarılırlar
En yaygın kullanılan fotoğraf formatı JPEG’dir
JPEG, kayıplı bir algoritmadır yani JPEG ile sıkıştırılan fotoğraflarda, gözün göremeyeceği veya çok zor göreceği bazı kayıplar oluşur ama yer ve zaman kazancı o kadar fazladır ki, buna göz yumulur
JPEG formatında, sıkıştırma kalitesi veya algoritmaları seçilebilir
Ama JPEG, sürekli okunup yazıldıkça (yeniden kaydedildikçe), her seferinde biraz daha fazla kalite kaybettirir
Bu sebeple, fotoğraflarımız ile foto editörleri aracılığıyla oynama yaparken, orjinallerini muhafaza etmeli, aynı jpeg’i defalarca kaydetmek yerine, bunu önce kayıpsız bir formata dönüştürüp, çalışmaları onun üzerinde yapmalı ve nihai aşamada jpeg’e geri dönmeliyiz
Dijital dünyada kayıpsız formatlar da vardır
Bunlardan en yaygın olanı TIFF formatıdır ve kayba izin vermez
Eski ve yaygındır
Bununla birlikte başka kayıpsız formatlar da vardır
Örneğin PNG gibi
TIFF, artık fazla yer tuttuğu için pek önerilmiyor ama yaygınlığı sebebiyle, çok yerde kullanılıyor
En büyük yer tutan format ise BMP formatıdır ve malesef, basit dosyaları devasa boyutlara getirebilir bu format
RAW Formatı
RAW, dijital fotoğraf makinelerinin negatifi olarak tanımlanır
CCD veya CMOS üzerindeki ham veriyi, hiçbir görsel işleme tabi tutmadan bilgisayara aktarmayı sağlar
Zira aksi belirtilmedikçe dijital kameralar bazı görsel işlemler yaparlar
Çekilen bir foto, JPEG olarak kaydedilmeden önce ona white balance uygulanır, ardından keskinlik (sharpening) ayarı (makinede vardır, tarafımızdan belirlenen bir değerdir) uygulanır, benzer şekilde kontrast uygulanır ve son olarak, fotoğraf tanımlanan ölçüde kayıplı olarak sıkıştırılarak, belleğe saklanır
RAW ise, bunların hiçbirini yapmadan fotoğrafı “ham haliyle” kaydeder ve bir RAW editör yazılımıyla, bu ayarları bilgisayar başında kendinizin yapmanızı sağlar
Bu bir anlamda “dijital film banyosu” olarak düşünülmelidir
Her dijital fotoğraf makinesi RAW formatında kaydedemez
Yeni ve gelişmiş makineler bu işlemi yapabilmektedir
RAW formatı, kayıplı bir sıkıştırma olmadığından, disk ve dijital bellek üzerinde fazla yer tutar, kaydetmesi ve aktarması da fazla zaman alır
Ama ciddi fotoğraflar genellikle RAW formatıyla çekilir ki, üzerinde istenen ayarlamalar yapılabilsin
CCD ve CMOS
CCD veya CMOS, bildiğimiz elektronik devreler gibidir sürekli kullanılan “elektronik film” görevi görürler
Bu cihazların üzerinde, en az cihazın çözünürlüğü kadar sensör/devre vardır ve bu devreler, o noktaya düşen ışığı piksel cinsinden dijital ortama yansıtırlar
Yani 5MP bir dijital fotoğraf makinesi üzerinde, 2560 x 1920 yani yaklaşık 5 milyon adet mini sensör bulunur
CCD’ler ile CMOS’lar arasında en genel tanım, birisinin daha iyi, diğerinin eski teknoloji olduğu şeklindedir ama bu doğru bir tanımlama olmaz
Günümüzde Canon firması, CMOS’u o kadar geliştirmiştir ki, benim diyen CCD’ye taş çıkaracak sonuçlar üretmektedir
Ama profesyonel üreticileri devre dışı bıraktığımızda CCD teknolojisi, CMOS’tan biraz daha üstün görünmektedir
Tabi bu, bir “teknolojik altyapı” anlamına gelmez
Yani PC’mize alacağımız anakartı seçer gibi, CMOS ya da CCD seçmek “bütünüyle anlamsız” ve sık yapılan bir hatadır
Dijital kameralar, örnek fotoğraflarına yani verdikleri sonuçlara göre seçilir
O makinenin içinde nasıl bir devre olduğu, kullanıcıyı hiç ama hiç ilgilendirmemektedir
Onun için önemli olan, nihai aşamada elde ettiği fotoğrafın kalitesi ve berraklığıdır
CCD ile CMOS arasında temel farklardan birisi de enerji kullanımıdır
CCD, daha fazla enerji harcar, daha çok ısınır, CMOS ise bunun tersidir ama bu da, kullanıcıyı ilgilendiren bir durum değildir
Yani burada tartışılan işlemci farkı, PC dünyasındaki “intel mi amd mi” tartışması gibi değildir
Kullanıcı sonuçlarla ilgilenir, elektronik devre ile değil
Zira bu aletlerde bir “parça upgrade” söz konusu değildir
Az enerji veya çok enerji harcaması da kullanıcı açısından “anlamsızdır”
Onun için anlamlı olan, tam dolu bir pil ile kaç poz çekebildiğidir
CCD’li bir kamera, daha yüksek amperli bir pil koyup, daha fazla çekim yapma imkanı verdikten sonra, fotoğrafçıyı neden ilgilendirsin ki, hangisinin daha fazla poz çektiği ?
Bu konuyu detaylıca anlatmakta fayda var zira dijital kamera kullanımı, PC kullanıcılarına has bir durum değildir
Hatta PC kullanıcıları, bu piyasaya en son giren kullanıcı kesimidir, asıl dijital kamera kullanıcılarının çoğu bilgisayardan anlamaz bile
Buna karşılık PC bazlı kullanıcılar, kameraları “CCD varmış, iyiymiş, bunu alayım” ya da “vaaaay, bunun ****pikseli ötekinden daha yüksek, bunu alayım” gibi yanlış değerlendirmeler yapabilmektedir
Elbette ki yüksek MP daha iyidir ama aynı koşullar ve netlik altında yüksek MP daha iyidir
Yüksek MP için kalite kaybı veya yüksek fiyat maliyeti söz konusu oluyorsa, düşük olan daha doğru bir tercihtir
Donanımcılar iyi bilirler ki, bir bilgisayar sistemini değerlendirmede en büyük hata, sadece işlemcinin hızına bakarak karar vermektir
Bu sebeple sadece MP’e bakarak karar verme veya sadece işlemci tipine (CMOS/CCD) bakmak da, aynı büyük hatadır
Tercihlerde temel kriterler sırasıyla, görüntü kalitesi, ergonomi, fiyat/performans, dayanıklılık/uyumluluk olmalıdır
Bunu bir kenara not edelim zira bu işle ilgilenenler, tıpkı PC upgrade eder gibi, 3-5 senede bir kamera upgrade etmeye hazırlıklı olsunlar
Yakıcı bir hobidir bu çünkü
Noise
Noise, bir fotoğraftaki istenmeyen noktacıklardır
Film dünyasında buna grain adı verilirken, dijital dünyada noise (gürültü) denmektedir
Sensörlerin kendisine düşen ışığı doğru analiz edememesi ile ilgili bir durumdur ve noise seviyesi yükseldikçe, görüntü kalitesi düşer
Günümüzde iyi makineler, çok az noise üretmeleriyle ünlüdür
Buna karşılık daha düşük kalite makineler, daha fazla gürültü üretirler ve görüntü kalitesini bozarlar
Bu noktacıklar, özellikle açık renk alanlarda iyice çekilmezleşebilir
Noise seviyesi, muhtelif parametrelerle ilgilidir
Ortak noise problemleri, yüksek ISO değerlerinde ve az ışıklı ortamlarda kendisini gösterir
Buna karşılık ortak olmayan noise problemleri de vardır ve makineden makineye farklılık gösterebilir
Bazı makinelerin dijital algoritmaları, noise seviyesini düşürecek şekilde gelişmişken, bazıları değildir
Benzer şekilde bazı yüksek MP değerine sahip makinelerde CCD/CMOS’taki devreler kalitesizdir ve fazla noise üretir
Bu durum, devrelerin birbirine yakınlığı ile de ilgilidir
Nasıl işlemcilere daha fazla transistör sığdırdıkça, daha fazla ısı sorunu ortaya çıkıyorsa, CMOS ve CCD’lere de daha fazla piksel koymak, daha çok noise üretmesini sağlamaktadır zira noise, pikseller arası elektronik bir sorundur
Bu sebeple, kaliteli profesyonel cihazlar yüksek MP değerlerine sahip olmalarına rağmen, ışık devrecikleri arasındaki mesafe daha fazladır ve sensörler birbirini daha az etkiler
Buna karşılık daha ucuz makinelerde sensörler daha sıkışık bir alana toplanır ve noise artar zira sensörler birbirine parazit yapar
Pahalı makineler büyük sensörler kullanabilir
Büyük sensörler daha pahalı, daha maliyetlidir ve makinenin ebatları da buna müsaittir
Oysa müşteri seviyesi cihazlar daha ufak sensör kullanır ve maliyetten kurtarmaya çalışır
Kaldı ki, giriş seviyesi cihazlar genelde ufaktır ve bir de “yer” sorunları vardır
Ölü Piksel
Makinedeki CCD/CMOS sensörlerinden birisinin arızalı olması durumudur
Bu durumda ilgili piksele karşılık gelen alanda hiçbirşey olmaz
Ölü pikseller bazen beyaz bir nokta, bazen renkli bir nokta şeklinde belirir ve her fotoğrafta bulunur
Bu bir hatadır
Tıpkı LCD ekranlarda olduğu gibi, ölü piksellerin fazlalığı çok rahatsız edicidir
Fazla sayıda ise, cihaz değiştirilmelidir
Hatta yüksek kaliteli profesyonel cihazlarda, tek bir ölü piksele bile tahammül olmaz ve garanti kapsamındadır
Ölü piksellerin giderilmesi, photoshop gibi yazılımlarla çok kolay yapılabilir ama çok fazla ölü piksel olursa, bu iş çok yorucu bir hale gelebilir
Bu sebeple, cihazı almadan önce ölü piksel testinizi iyice yapın ki, sonra bu “baş ağrısı” ile uğraşmak durumunda kalmayın
EXIF Bilgileri
Bir dijital fotoğraf, sadece görüntü imajından oluşmaz
İçinde, o fotoğraf hakkında diğer bilgileri de barındırır
Bu bilgilere EXIF (Exchangeable Image File) adı verilir
EXIF bilgileri, fotoğrafın hangi makineyle, ne zaman, hangi fotografik detaylarla çekildiğini, pozlama süresini, diyafram açıklığını ve diğer birçok bilgiyi barındırır
Bu bilgiler, birçok fotoğrafçı için çok önemlidir ve fotoğraf anını kağıda not almak yerine, bu bilgilerden yararlanılır
Günümüzde hemen tüm dijital kameralar, EXIF bilgilerini kaydedebilmektedir
EXIF bilgileri, fotoğrafın büyüklüğünü biraz artırdığı için, web ortamında yayımlanan fotoğraflarda bu bilgiler genelde temizlenerek, alan kazancı sağlanır
Buna karşılık makineden çıkan haliyle JPEG içine gömülüdür ve fotoğraf hakkında tüm detayı sakladığı için, çok büyük rahatlık sağlar
Günümüzün ciddi foto editör programları ile bu detay bilgileri görülebildiği gibi, Windows XP ortamında bile, dosya özelliklerinden inceleme yapılabilir
Hafıza Kartı
Hafıza kartları, dijital fotoğraf makinesinin filmleri gibidir
Bir elektronik bellektir ve makinenin içine takılır
Çok az enerji tüketirler ve onbinlerce kez yazılıp silinebildikleri için, sınırsız çekim olanağı sağlarlar
Günümüzde Compact Flash (CF) en yaygın olanıdır ama Memory Stick (MS), Smart Media gibi çeşitleri vardır
Hafıza kartları, makineniz hangilerini destekliyorsa o yapıda olmalıdır
Bazı makineler, birden fazla tipte hafıza kartını destekleyebilmektedir
Günümüzde hafızaların fiyatları oldukça düşmüştür
Özellikle CF kartı fiyatları, son derece ucuzlamış, hızları da çok artmıştır
Hızlı bir hafıza kartı, fotoğrafların hızla aktarılmasını sağlayacağı için, hem çekim sırasında ve hem de PC’ye aktarırken avantaj sağlar
Yukarıdakilerin dışında, farklı bir hafıza tipi daha vardır ama bir kart şeklinde değildir
Lisansı IBM’e ait olan “microdrive”, aslında CF kartı büyüklüğünde bir mini disktir
Genel olarak MB başına maliyeti daha düşüktür ve bazı modelleri hızlıdır ama bazı dezavantajları da vardır
Örneğin fazla enerji harcarlar ve ilk açılışı biraz yavaşlatabilirler
Tabi bir manyetik disk ve hareketli bir ünite olduğundan, düşme/çarpma gibi durumlara hafıza kartlarından daha duyarlıdır
Buffer
Buffer, bir tampon bellektir ve çekilen fotoğrafın karta aktarılmadan önce bulunduğu alandır
Temel olarak kayıt işlemi şöyle yürür
Bir fotoğraf çekilir ve onun CCD üzerindeki hali, buffer dediğimiz alana aktarılır
Bundan sonra (makinenin ayarlarına göre) bir dizi prosesten geçer ve nihai JPEG (veya RAW) oluştuktan sonra, o dosya, karta aktarılır
Buffer’lar genelde birkaç kareyi ardarda çekebilecek kadar büyüktür
Zaten işlevleri de, fotoğrafçıya bu şansı vermektir zira buffer olmasa, her çekilen görüntü önce prosesten geçecek, sonra karta yazılacaktır
Bu ciddi bir süredir ve bu süre boyunca yeni fotoğraf çekme şansımız olmaz
Oysa buffer, ardarda çekilen birkaç fotoğrafı hızla hafızaya alır ve biz yeni kareyi çekmeye çalışırken, onu CF kart üzerine yazan süreç, arka planda devam eder
Makinelerin burst modda (seri çekim) yapabilecekleri çekim sayısı, buffer büyüklüğüne bağlıdır
Eğer buffer küçükse, seri çekim sayısı azalır, buffer büyükse, seri çekim sayısı artar
Digital Zoom (Lojik Zoom)
Gerçekte optik olarak yapılmayan ve PC’de makine başında yaptığımız zoom’a benzer bir mantıkla, uzaktaki objeyi yakına getirmeyi amaçlayan ve sadece dijital kameralarda olan bir zoom tipidir
Aslında buna bir zoom demek zor olmakla birlikte, nadiren işe yarayan sonuçları olabilir
Dijital zoom, optik zoomun bittiği noktada devreye girer ve tıpkı PC’de olduğu gibi, bir görüntü geliştirme tekniği uygulanarak yakınlaştırmayı sağlar
Dijital zoomun işe yaradığı alanlar, kadrajı temizleme (açıyı rakamsal olarak artırma), görülmeyen/seçilmeyen objeleri vizörden seçilir hale getirme ve objeyi büyütülmüş haliyle fotoğraflama gibi işlere yarayabilir
Ama pek “önerilen” bir zoom değildir ve çoğu dijital kamera sahibi, dijital zoom’u hemen hiç kullanmaz, hatta alır almaz, djital zoom özelliğini kapatır
Enterpolasyon (Interpolation)
Fotoğrafın ****piksel bazında çözünürlüğünü, lojik olarak artıran sistemdir
Aslında daha düşük bir elektronik/optik çözünürlüğe sahip kameraların, görüntüyü kaydederken bazı algoritmalar kullanarak, onu daha yüksek çözünürlükmüş gibi kaydetmesi önceden sık kullanılan bir yöntemdi
Günümüzde bu tip çalışmalar, görüntü editörleri tarafından da kolayca ve çok daha etkili olarak yapılabilmektedir
Bu sebeple enterpolasyon ile çözünürlük artırımı, pek de “hoş karşılanan” bir durum değildir
Bu sebeple dijital kamera alırken, pazarlama tekniği ile “kutuların üzerine yazan” değerleri değil, efektif sensörlerini baz almak gerekir
Genelde Fuji, enterpolasyon yöntemlerini kullanarak, yüksek çözünürlüklü görüntü elde etmektedir
Bu şekilde elde edilen görüntü, özel teknolojiler yardımıyla geliştirdiğinden, efektif MP değerinden daha iyi sonuç verse de, vadettiği çözünürlüğün optik kalitesini sunamamaktadır
Tercihlerde bu tip konulara dikkat etmek gerekir zira 6 MP diye aldığınız bir makinenin sadece 3 MP reel çözünürlüğü olması, pek de “hoş” bir durum olmaz
Hele ki o cihaza 6MP bandında bir fiyat ödemişseniz
Buna karşılık ikisi 3MP makinenin fiyat dahil tüm özellikleri benzer olurken, birisi enterpolasyonla 6MP’e çıkabiliyorsa, bu elbette bir avantaj olarak değerlendirilmelidir
Sharpening (Keskinlik)
Bir görüntünün keskinliği tanımlamak/değiştirmek için kullanılır
Hemen tüm dijital fotoğraf makineleri, kullanıcıya bu konuda parametreler sunar ve bu parametrelerde yapacağınız değişikliklere göre, medyaya kaydedeceğiniz JPEG dosyası, daha da keskinleştirilir veya keskinleştirilmez
Keskin görüntülerde objeler, birbirinden daha kolay ayrılır, sınırlar daha belirgindir
Fotoğrafı keskinleştirme işi, Photoshop gibi görüntü editörü yazılımlar tarafından da yapılabilir
Bu arada yeri gelmişken şunu belirtelim, Photoshop’ta keskinleştirme işi, en efektif olarak “unsharpen mask” ile yapılmaktadır
Keskinlik biraz da tercih meselesidir ve kimi kullanıcı çok keskin görüntülerden hoşlanırken, kimisi de biraz daha yumuşatılmış hatları seviyor olabilir
Keskinlik ile “out of focus” yani odaklanma sorunu birbirine karıştırılmamalıdır
Keskinlik parametresi ne kadar artırılırsa artırılsın, doğru odaklanma yapılmamış bir fotoğraf, boğuk ve flu görünecektir
RAW kayıtlarda, sharpening uygulanmaz ve imaj, ham haliyle kullanıcıya sunulur
RAW editör yazılımlarıyla dilediğimiz sharpening uygulanıp, JPEG’e nihai şekli verilebilir
Contrast (Kontrast)
Kontrast da, tıpkı Sharpening gibi bir parametredir ve oluşacak sonuç görüntüde renklerin birbirine zıtlığını belirlemek amacıyla, kullanıcı tarafından değiştirilir
Kontrastı artırılmış fotolarda objeler ve renkler birbirinden daha ayrı ve farklılığı gayet belirgin şekilde sunarken, düşük kontrastta renkler birbirine daha yakınca olur ve fotoğrafa soft (yumuşak) bir hava katar
Kontrast parametresini de varsayılan ayarlarda tutup, bu tip çalışmaları foto editörü yazılımlarla yapmak daha doğru bir harekettir zira bu yazılımlarda kontrastı dilediğimiz gibi artırabilir veya azaltabiliriz
RAW kayıtlarda, contrast parametresi değerlendirmeye alınmaz ve imaj, ham haliyle kullanıcıya sunulur
RAW editör yazılımlarıyla dilediğimiz kontrast uygulanıp, JPEG’e nihai şekli verilebilir
Image Stabilisation
Yüksek optik zoom sağlayan “zoom” ve “telefoto” lenslerde, objeye iyice yakınlaşma durumunda, en ufak bir titreme bile, kadrajda (çerçevelenen alan) çok ciddi sapmalara yol açabilmektedir
Bu sebeple, yüksek zoom değerlerinde tripod kullanılması tavsiye edilir
Günümüzün yüksek zoom sağlayan dijital kameralarının ve kimyasal SLR makine lenslerinin bazıları, bu ufak titreşimleri absorbe etmek için mekanizmalar içerir
Bu titreşim engelleyip, objeyi düzgün çekilde çekebilmemize yarayan mekanizmaya Image Stabilisation denir
Eğer sahip olduğumuz lens, 3-4x’in üzerinde optik zoom sağlıyorsa, genellikle “image stabilisation” özelliğine de sahiptir ama böyle bir seçenek vermeyen makineler de vardır
Bu tip makinelerde, eldeki minör titremeler yani tripodsuz çekimler, bazen sıkıntıya yol açar ve objenin çekim sırasında titrediği, bozuk odaklandığı durumlarla karşılaşılabilir
Eğer yüksek zoom yeteneğine sahip bir lens kullanmak istiyorsak, o lensin IS özelliğine sahip olmasını beklemeli, cihaz alırken bu olanağı sağlayıp sağlamadığını kontrol etmeliyiz
Aksi takdirde maksimum zoomda birçok çekimimiz “çöp” olarak kalabilir
White Balance
Dijital kameralarla birlikte fotoğrafçılık gündemine giren kavramlardan birisidir
Ne olduğunu anlamak için, önce renkleri ve renk sıcaklıklarını anlamak gerekir
Biz bu kadar derine inmeden kısaca değineceğiz konuya
Bir beyaz kartonu sabah gördüğümüzde farklı, öğlen gördüğümüzde farklı, bulutlu havada gördüğümüzde farklı, akşam gün batımında gördüğümüzde farklı tonlar aldığını görürüz
Biz onun beyaz olduğunu biliriz sürekli ama ortamdaki ışık kaynağının ona kattığı bir ekstra renk değeri vardır
Örneğin evin içinde yanan sarı bir lamba, dışarıdan bakıldığında hafif yeşilimtrak ya da buz beyazı havası barındırır
Ama aynı ortamda bildiğimiz ampul kullanılırsa, bu defa sarımtırak bir hava sunar
İşte tüm bu “ışık kaynağı farklılıkları”, objelerin gerçek renklerini hayli değiştirir ve bu ortam sıcaklığı dikkate alınmadan yapılan çekimlerde, bazen insanların yüzlerinin ölü gibi bembeyaz/hafif yeşilimtrak, bazen de olduğundan çok daha sarı, sıcak, hatta kırmızıya çalan bir halde olduğunu görürüz
Bu sebeple çekim yaptığımız ortamda, white balance denen bir ayar yapmamız gerekir
White balance (beyaz dengesi), ortamdaki beyazın gerçek beyaz, diğer renklerin de gerçek haline uygun çekim yapabilmemiz için, makineye “ortamdaki renk sıcaklığını” tanıtmak demektir
Günümüzdeki bir çok makine, ortamdaki renk sıcaklığını kendisi tespit edebilmektedir
Bunu da, en beyaz kareyi baz alarak yapar ama eğer ortamda bunu sağlayacak bir renk dağılımı yoksa, otomatik beyaz dengesi doğru yapılamayabilir
Bu sebeple, renklerle uğraşıp, ışık kaynaklarına aşina oldukça, renk dengesini kendimizin kurması daha doğru bir tercih olacak ve beyaz dengesinin daha doğru yapılmasıyla, daha iyi renk tonları elde edeceğiz
Artifacts
Dijital fotoğraftaki bozukluklara verilen genel isimdir
Kimi bozukluklar optik sistemden, kimisi CCD’den, kimisi makinenin JPEG oluşturma algoritmasından kaynaklanabilir
Bu tip bozulmaların nereden kaynaklandığı çok önemlidir
Buna göre çözüm bulunması mümkünleşir veya kolaylaşır
Örneğin CCD veya optik sistemden kaynaklanan bozulmalara çözüm bulmak pek mümkün olmaz
Bu gibi durumlarda, genelde bu sorunla yaşama ya da cihaz değişikliği/tamiratı gibi seçenekler gündeme gelir
Makinenin kendi algoritmalarından oluşan artifaktların çözümlenmesi ise nispeten daha kolaydır ve makinenin “firmware” denen işletim sistemini değiştirmek, çoğu zaman sorunu giderir
Kimi üreticiler, raporlanan sorunlara göre firmware üretirler
Bazıları bunu kendisi günceller, kimisi ise kullanıcının güncellemesine olanak tanıyacak şekilde dizayn ederler makineleri
Örneğin Sony 717, kullanıcı tarafından firmware güncellemesi yapılamayan bir cihazdır
Ama Canon’un birçok modeli, kullanıcı tarafından güncellenebilir
Firmware güncelleme, BIOS versiyonu yenilemeye çok benzeyen bir işlemdir
Makine alırken, firmware’ı kullanıcı tarafından güncellenebilenleri tercih etmekte fayda var zira firmware sadece bozulmaları (artifacts) değil, diğer birçok elektronik yeteneği de sağlar
Üçüncü tip bozulmalar, kullanıcı tarafından fazla sıkıştırılan dosyalarda yaşanır
Örneğin JPEG sıkıştırma modunda, kalite düşürüldükçe, fotoğrafta bozulmalar oluşur
AF Assist Lamp
Günümüzdeki hemen tüm makineler AF yani auto focus (otomatik fokuslama) özelliğine sahiptir
Deklanşöre yarım basınca, fokuslama yapılır
Bazı durumlarda (özellikle ışığın az olduğu ortamlarda) odaklamanın tam yapılıp yapılmadığını anlamak zordur
Bu sebeple bazı dijital kameralarda, fokuslamanın tamam olduğuna dair bir ışık yanar
Buna AF assist lamp adı verilir ve fokuslamanın yapıldığını belirtir
Bazı makinelerde fokuslamanın yapıldığı sesli bir uyarı ile de belirtilebilir
Gerek ışık ve gerekse sesli uyarı, gerçekten fotoğrafçıya yardımcı olan unsurlardır zira ışığın az olduğu ortamlarda fokuslama zordur
Dantel
Mumsema
Frmacil
13-02-2008
#
2
Profil Bilgileri
elifizmir
--->: Dijital Fotoğraf Terimleri
A
A tipi renkli filim (Type A Color Film) : 3400ºK renk ışısına sahip yapay aydınlatmaya dengelenmiş filmlerin genel adı
Aberasyon (Aberration) : Bkz
Görüntü Bozulması
Agrandizman (Enlargement) : Bkz
Büyütme işlemi
Agrandizör (Enlarger) : Negatiflerin kendi orjinal boyutlarından daha büyük boyutlar da basılabilmesini sağlayan optik araç
Ajitasyon (Agitation) : Kimyasal işlemler sırasında, duyarlı yüzeye sürekli olarak bozulmamış banyonun temas etmesini sağlayan
yöntem; Bu yöntem özellikle film ve kağıtların gelişterme banyosunda bulundukları sırada ve saptama banyosunun (tesbit banyosu ya da
fix) ilk birkaç dakikasında çok önemlidir
Üretici firmaların bu konudaki uyarılarına aynen uyulmalıdır
Akromatik (Achromatic) : "Kromatik" görüntü bozulmasına karşı gerekli düzeltme yapılmış olan objektif; Bkz
Kromatik görüntü
bozulması
Aktinik (Actinic) : Işığın herhangi bir madde üzerinde kimyasal ya da fiziksel değişim yaratabilme gücü; Film üzerine düşen ışık
duyarkatı oluşturan gümüş tuzlarının yapı değişikliğine uğramalarını, siyah ****lik gümüşe dönüşerek görüntüyü oluşturma ayarını
sağlamaktadır
Aktinometre (Actinometer) : Eski devirlerde kullanılmakta olan bir tür ışıkölçere verilen ad
Akütans (Acutance) : Görüntü keskinliğinin ölçüsüdür
Görüntüyü oluşturan yoğunluk bölgelerindeki sınırların eğim açısının darlığı
görüntünün kesinlik derecesini belirler
Bu açı büyüdükçe görüntü keskinliğe kaybolur
Alan Derinliği (Depth of Field– DOF) : Üzerinde odaklama yapılan cismin önünde ve arkasında oluşan net/seçik alandır
Bu alan cimin
önünde 1/3, arkasında ise 2/3 oranında oluşur
Alan derinliğinin darlığını veya genişliğini etkileyen üç öğe, objektifin odak uzunluğu,
kullanılan diyaframın açıklığı, ve cismin fotoğraf makinesine olan uzaklığıdır
Ayrıca bkz
Diyafram açıklığı ve odak uzunluğu
Alan derinliğı ön gösterimi (Depth of Field Preview) : Bazı fotoğraf makinelerinde alan derinliğinin kullanıcı tarafından görülmesini
sağlayan, diyafram açıklığının sağladığı görüntüyü donduran bir düğme veya kol bulunmaktadır
Tüm netleme, lens açıkken veya en
büyük diyafram açıklığı ayarında yapılır
Günümüzde otomatik SLR makinelerin çoğunda alan derinliği ön gösterimi bulunmazken, eski
manuel makinelerde daha yaygın kullanılmaktadır
Anti-halo tabakası (Anti-Halation Backing) : Filmlerin arka yüzeylerine sürülen ve taşıyıcı taban ya da fotoğraf makinesinin arka
kısmından yansıyarak yeniden filme dönüp "halelenme" ye neden olan ışığı emerek yok eden boyalı katman
Anamorfik objektif (Anamorphic Lens) : Geniş bir görüş açısındaki görüntüyü sıkıştırarak belirli bir çerçeveye sığdıran objektif türü;
Sinamaskop filmler de bu objektiflerle çekilmektedirler
Daha sonra göstericiye takılan bir parça ile görüntünün yayılması sağlamakta ve
tüm perdeye kaplamaktadır
Anti-statik bez : Objektifleri ya da saydamları silmek için ve statik elektrikten kaynaklanan toz zerreciklerini uzaklaştırmak için
kullanılan ilaçlı bez
Aplanat (Aplanat) : Küresel görüntü bozulmasına karşı gerekli düzeltme yapılmış olan objektifler
Bkz
Küresel görüntü bozulması
Apokromat (Apochromat) : Kromatik görüntü bozulmasına karşı gerekli düzeltme yapılmış olan objektifler
Bkz
Kromatik görüntü
bozulması
Atmosferik perspektif (Aerial perspective) : Atmosferde oluşan sis ve pus gibi meteorolojik olayların fotoğrafta yarattığı uzaklık ya
da derinlik duygusu
Sis ve pus havada zaten varolan ve tüm filmlerin aşırı derecede duyarlı oldukları morötesi ışınları olağanüstü
derecede artırır
Bu ise duyarkat üzerinde genel bir yoğunluk yaratır
Sonuçta çekime konu olan cisimler uzakta, silik, ayrıntıdan yoksun
ve belli belirsiz görülürler
İşte buna da atmosferik perspektif denilmektedir
Aynalı objektif (Mirror Lens) : Yapılışında çeşitli aynaların kullanıldığı objektif türü
Bunlar "katadioptirik" objektifler olarak da anılırlar
Çok büyük odak uzunluklarına, objektifin gövdesini uzatmadan sağlarlar
ASA (Bakınız: ISO)
Ayna kilidi : Uzun poz sürelerini gerektiren çekimlerde fotoğraf makinesinin olabildiğince sabit durması gerekmektedir
Ayna kilitleme
sistemi sayesinde, ayna yukarı kalkık durumda kilitlenir ve örtücü kapanana kadar bu durumda kalır
Böylece aynanın hareketinden
oluşan sarsıntı ortadan kalkar
B
B Ayarı (Bulb ayarı-Bulb setting) : Uzun pozlarda, makine perdesinin ya da obtüratörünün istenilen süre için açık kalmasını sağlayan
kilitleme sistemi
Bakaç (Vizör) : Fotoğraf makinelerinde konuyu kadrajlamaya yarayan kısım
Bakaç, modern fotoğraf makinelerinde, pozlandırmayı
denetlemeye yarayan bilgileri de içerir
Bakaçlı (Vizörlü) makineler : Büyük format fotoğraf makinelerinin çoğu bu tiptedir
Işığı ve dolayısı ile görüntüyü bakaça getiren bir
yansıtma sistemi (refleks makineler) kullanmak yerine görüntü doğrudan film düzlemi üzerine gelir
Film yerleştirilmeden önce
görüntünün oluştuğu ve yarı saydam (buzlu cam) yüzeyde netleme ve kadraj kontrolu yapılır
Bu yüzey film düzlemiyle aynı yerdedir ve
netleme ve kadrajlama bittikten sonra objektif kapatılır, film takılır ve pozlama yapılır
Bu makinelerde filmler tek tek takılır
Ayrıca
bknz
: Büyük Format
Balık gözü objektif (Fish-eye Lens) : Çoğu zaman görüş açısı 100º nin üzerindeki geniş açılı (çok kısa odak uzunluklu) objektiflere
verilen genel ad
Bu objektiflerin kimileriyle 180º görüş açısı elde edilebilmektedir
Bu tür objektiflerin verdikleri görüntüde ise aşırı bir
görüntü bozulması (dairesel görüntü) söz konusudur
Banyo (Chemical bath) : Filmlerde ya da kağıtlarda oluşturulan gizli görüntüyü görülebilir kılmak, geliştirme banyosunun kimyasal
işleminin sona ermesini sağlamak ve ışık görmemiş olan gümüş bromür zerreciklerini kendi içine alarak filmin saydamlaşmasını ve ışıktan
etkilenme özelliğini yok etmek ve benzeri daha bir çok işlemi yapmak için kullanılan çeşitli kimyasal bileşimler
Basamak : Bkz
F Durağı
Bayonet (Bayonet Maunt) : Bkz
Tırnaklı objektif bağlantısı
Beşli prizma (Penta prism) : Genellikle 35mm
Tek objektifli refleks fotoğraf makinelerinde odaklamanın yapılmasını ve hareketli
aynadan gelen görüntünün göze iletilmesini sağlayan parça
Bileşik objektif (Compound Lens) : İki ya da daha fazla sayıda mercek biriminin kullanılarak yapılan objektifler
Böylece objektiflerin
aydınlatma indisini büyütmek, görüntü bozulmalarını gidermek ve görüntü kalitesini yükseltmek mümkündür
Bindirme (Montage) : İki ya da daha fazla görüntünün birbiri üzerine bindirilerek, başka bir deyişle farklı filmlerdeki farkı görüntülerin
aynı kağıt üzerinde birleştirilerek kullanılması
Blör (Blur) : Hareketin dondurulamamasından kaynaklanan netsizlik; Hareketin dondurulmaması çekim anında makinenin
sallanmasından ya da görüntülenecek cismin hareketini donduracak yeterli örtücü hızının seçilmemiş olmamasından kaynaklanabilir
Boyut (Size) : Fotoğraf makinelerinde, filmlerde ve fotoğraf kağıtlarında büyüklüğün ölçüsünü ifade eden deyim
Braketleme-Farklı Değerlerde Pozlama (Bracketing) : Alınacak sonuçlarda herhangi bir pozlandırma hatasına yer vermemek için
aynı konuyu birbirine yakın ama farklı diyafram ya da enstantane hızı ile çekme yöntemi
Ayrıca bkz
Nokta ölçüm ve Zon sistem
Bükülme (Curvature of Field) : Objektiflerin neden olduğu ve odak düzleminde bükülme ile sonuçlanan görüntü bozulması
Büyük boy fotoğraf makineleri (Large Format Cameras) : Genellikle 13x18 cm
Ve daha büyük boyda tabaka film kullanan fotoğraf
makinalarının genel adı
Büyük Format : Filmler boyutları (format) itibariyle üçe ayrılırlar: Standart (35mm
), Orta ve Büyük format
Büyük format, orta format
olarak kabul edilen 4x5, 6x7, 8x10 (en x boy) ölçülerinden daha büyük filmler için kullanılır
Büyük formatın avantajı, görüntü kalitesinde
çok az kayıpla, oldukça büyük baskılara izin verebilmesidir
Büyük format’ ta gren sorunu yoktur ve örnek baskılar (kontakt) doğrudan
negatiflerden yapılabilir
Büyük odak uzunluğu (Long Focus) : Fotoğraf makinelerinin kullanmakta olduğu filmin köşegen uzunluğundan daha büyük odak
uzunluğuna sahip objektiflere verilen genel ad
C
C 41 prosesi : Renkli negatif filmlerin geliştirilmesinde kullanılan proses
Ç
Çift Objektifli refleks (TLR: Twin Lens Reflex) : Bazı orta formattaki fotoğraf makinelerinde iki ayrı objektif bulunmaktadır
Alt alta
konan bu objektiflerden üstteki görüntünün bakaç ’a (vizör) aktarılmasını, diğeri ise filmin pozlanmasını sağlar
Bu tipteki fotoğraf
makinelerinde sorun paralaks hatası olarak bilinen ve bakaçtan görülen görüntü ile film düzlemi üzerine düşen görüntü arasındaki alansal
farktır
Çevrinme (Panning) : Örtücü hızının en üst noktaya çıkartılmasına rağmen hareketin dondurulmaması ya da fotoğrafta hareket izlemi
elde etmek için fotoğraf makinesinin, konunun hareketini izlemesi ve fotoğrafın tam bu anda çekilmesi işlemi
Çoklu (üst üste) çekim : Aynı film karesi üzerine birden fazla çekim yapılmasıdır
Bu sayede özel etkiler yaratılabilir
Örneğin tele
objektifle çekilmiş ay fotoğrafı ile geniş açı objektifle çekilmiş manzara fotoğrafı üst üste çekilirse, ay normal görüntüsüne göre oldukça
büyük bir görüntüde olacaktır
D
Değişken odak uzunluklu objektif (Variable Focus Lens) : Belirli alt ve üst sınırlar içindeki tüm odak uzunluklarına sahip olabilen
objektif türü; zoom objektif
Deklanşör (Shutter release) : Örtücünün açılıp kapanmasını sağlayarak fotoğrafın çekilmesini sağlayan düğme
Deklanşör kablosu (Cable release) : Fotoğraf çekerken deklanşöre basıldığında doğabilecek titreşimleri yok etmek ya da deklanşöre
uzaktan kumanda edebilmek amacıyla kullanılan esnek ve bükülebilen tek biçimindeki deklanşör
Diyapozitif (saydam) : İçinden ışık geçirerek seyredilen pozitif, yani gerçek renkli görüntülü renkli film
Diyafram (Diaphragm) : Fotoğraf makinelerinin objektiflerinde, açılıp, kısılarak filme ulaşacak ışık miktarını ayarlayan parça
Diyafram Açıklığı (Aperture) : Işığın objektif üzerinden filme doğru geçişindeki açıklıktır
Bu standart açıklıklar "f" değerleri ile
belirlenirler Gözün irisine benzeyen bir şekilde, yaprakçıkların üst üste gelmesi açıklığın çapını kontrol eder
Alan derinliği kontrol etme
araçlarından birisidir
Diyafram aralığı büyükken net alan derinliği azalır buna karşılık diyafram aralığı küçükken net alan derinliği artar
Diyafram aralıklarında bir değer değiştirme, 1 stop değişiklik anlamına gelir
Bir değeri diğerine değiştirme, filme ulaşan ışığın miktarını
iki misli artıracaktır
Diyafram açıklığı halkasındaki numaralar merceğin odak uzunluğu ile diyafram açılımının çapı arasındaki orana denk
gelir
Ayrıca bkz
Örtücü hızı, alan derinliği
Diyafram değeri (F/number) : Diyafram çeşitli açıklık durumlarını simgeleyen sayılar
Diyafram değeri, objektif çapının, diyafram
açıklığı çapına bölünmesi ile bulunur
Belirli bir diyafram değerine sahip tüm objektiflerin, o değerde, aynı miktarda ışık geçirmeleri
gerekir
Diyafram değerlerinin sayısal olarak yükselmesi, makineye girecek ışığın azalacağını, küçülmesi ise artacağını gösterir
Diyafram öncelikli pozlama (Aperture Priority) : Bir çok çekim koşulunda, belirli bir diyafram değerinin kullanımına ihtiyaç
duyulabilir
Fotoğraf makinesinde diyafram öncelikli pozlama seçimi yapılırsa, diyafram açıklığı sabitlenir ve makine mevcut ışık
koşullarına bağlı olarak uygun enstantaneyi verir
Ayrıca bknz
: Örtücü hızı öncelikli pozlama ve ışıkölçer
Doğal yoğunluk filtresi (Neutral density filter) : Fotoğraf makinelerinde, objektife takılarak kullanılan gri renkle filtrelerdir
Tüm
renklerde aynı oranda süzüm yaptığı için sonuçsal görüntüde herhangi bir renk kaybına neden olmazlar
Diyafram ve örtücü hızı ile
oynamanın mümkün olmadığı durumlarda,makinaya girmesi gereken ışığın azaltılması amacıyla kullanılırlar
Döner kafa (Pan) : Döner veya top kafaya sahip olmayan bir üçayak yada tek ayak ile yalnızca yatay formatta fotoğraf çekilebilir
Döner kafa sayesinde, fotoğraf makinesi değişik yönlerde çevrilerek tam bir çekim kontrolü sağlanır
Ayrıca bkz
Tekayak, Üçayak
DX Ayarı : Film kasetlerinde bulunan ve film duyarlılığını otomatik olarak makineye aktaran sistem
Düşen ışık (Incident Light) : Herhangi bir ışık kaynağından herhangi bir cisme düşen ışık
Düşen ışık ölçümü (Incident light reading) : Herhangi bir cisim üzerine herhangi bir ışık kaynağından düşen ışığın, bir düşen
ışıkölçer yardımıyla ölçülmesi
Düşen ışıkölçer konudan ışık kaynağına doğru yöneltilir
Düşen ışık ölçer (Incident light meter) : Fotoğraf çekilecek cisim üzerine düşen ışığı ölçmek için kullanılan, ışığa karşı duyarlı
"göz"ünün üzerinde beyaz renkli küresel bir parça bulunan ışıkölçer türü
Düzeltme filtreleri (Correction filters) : Renklerin, gözün gördüğüne en yakın biçimde elde edilmesini sağlayan filtrelerdir
S/B
pankromatik filmlerin pek çoğu renk tayfındaki tüm renklere duyarlı olmakla birlikte bu duyarlılık gözün duyarlılığına denk değildir
İşte
düzeltme filtreleri bu denkliği sağlamak amacıyla kullanılan ve genellikle sarı ve sarı-yeşil renkteki filtrelerdir
Böylece S/B pankromatik
filmlerin mavi renge olan aşırı duyarlılıkları azaltılmaktadır
E
E-6 Proses : Diyapozitif (saydam) filmlerin geliştirilmesinde kullanılan işlem
Elektronik flaş (Electronic flash) : Bir elektrik kondansatöründeki elektrik enerjisinin gaz dolu bir tüpten geçerken çıkardığı parlak
ışığı, fotoğrafta yapay ve yardımcı aydınlatma kaynağı olarak kullanılmasını sağlayan elektronik aygıt
Enstantane (Shutter speed) : Bkz
Örtücü hızı
Eşdeğerlilik Kuralı (Reciprocity law) : Bkz
Pozlama dengesi kuralı
F
F–Durağı (F-Stop) : Bir f-durağı filme ulaşan ışığın değerini iki misli değiştirmek demektir
Diyafram açıklığını 2’den 2
8’e değiştirme,
filme ulaşan ışığı ilkinden 1/4 oranında indirmek anlamına gelmektedir
Buna kıyasla diyafram açıklığını 2’den 1
4 ’e değiştirme filme
ulaşan ışık miktarını iki katına çıkarmaktır
Fazla pozlama (Over-exposure) : Filmin açık bir diyafram ya da yavaş bir enstantane hızı seçimi nedeniyle çok fazla ışık almasıdır
Fıçı bükülmesi (Barrel distortion) : Genel olarak kısa odak uzunluklu ve diyaframı önde bulunan objektiflerde ortaya çıkan ve
görüntüdeki düşey hatların bir fıçıyı andıracak biçimde eğilmeleri ile ortaya çıkan görüntü bozulması
Filim hızı : (Bakınız ISO)
Filtre (Filter) : İçinden geçen ışığın özelliklerinde çeşitli değişiklikler yaratan cam, jelatin ya da asetattan yapılmış, çeşitli renklerdeki
araçlardır
Fotoğraftaki son görüntüyü değiştirmek amacıyla objektifin ön kısmına takılan her şey filtredir
Filtrelerin, dairesel polarize,
ısıtan, yıldız, yumuşatıcı çeşitlerinin yanında fotoğrafın tamamen rengini değiştiren çeşitleri de bulunmaktadır
Flaş (Flash) : Kısa süreli fakat çok parlak ışık yayan, yapay aydınlatma kaynağı; elektronik ve magnezyum flaşlar olmak üzere iki türü
vardır
Flaş kablosu : Flaş kızağının ve TTL flaşların üretilmediği dönemlerde, flaşın fotoğraf makinesine bağlantısını sağlamak için kullanılan
kablodur
Oldukça ince ve kırılgandır ancak gerektiğinde flaşın, kablo mesafesinden kullanılmasını sağlar
Flaş senkronizasyonu : Flaşın, obtüratörün açılmasına uyumlu olarak çalışmasıdır
Flaş senkronizasyonu için gerekli olan örtücü
(enstantane) hızı makinenin türüne göre değişir (1/125, 1/60 gibi)
Kendi içinde flaşı olan kompakt makinelerde ve özel kullanımlı flaşa
sahip SLR makinelerde doğru örtücü hızı otomatik olarak ayarlanır
Fotoğraf makinelerinde genellikle iki tür flaş eşlemesi bulunmaktadır
Bunlardan "X" işaretli olan elektronik, "M" işaretli olanı magnezyum flaşlar için kullanılan eşleme noktalarıdır
Flaş yuvası : Flaş iki türlü kullanılabilir, flaş kablosu ile ya da flaş yuvasına takılarak
Kızaklı tip flaşlar fotoğraf makinesinin üstünde yer
alan yuvaya geçirilir ve her iki taraftaki akım ileticiler sayesinde flaş çalıştırılır
Ayrıca bkz
Flaş kablosu
Format : Bkz
Boyut
G
Geliştirilmiş Fotoğraf Sistemi (Advanced Photo System – APS) : 35mm fotoğraf makinesini öğrenmekle zaman harcamak
istemeyen bir kullanıcı için Kodak’ın fotoğraf çekimini kolaylaştırma girişimidir
35mm filmin 36mm enine oranla, IX240 olarak
adlandırılan bu filmin eni 24 mm
dir
Aynı boyutta basımı sağlamak amacıyla daha yüksek oranda büyütülmeden dolayı, APS’deki grenler
daha belirgin olacaktır
Geniş açı objektif (Wide angle Lens) : Kısa odak uzunluğuna sahip, konuyu daha geniş bir görüş açısı ile algılayan objektif türü
Gökyüzü filtresi (Sky light filter) : Genellikle hafif sarı renkli ve hafif bir yoğunluk (doğal yoğunluk filtrelerinde olduğu gibi) içeren,
manzara fotoğraflarının çekiminde yararlanılan bir filtre türü; belirli dalga boylarındaki renkleri süzerek daha doğal görüntüler elde
edilmesini sağlarlar
Görüntü bozulması (Aberration) : Çekilen fotoğrafların genellikle kenarlarında meydana gelen ve objektiflerden kaynaklanan görüntü
bozulmalarıdır
Basit objektiflerde meydana gelen başlıca yedi tür görüntü bozulması söz konusudur
Objektiflerin dizaynı sırasında
yapılan bazı düzeltmelerle görüntü bozulmaları önlenebilmektedir
Görüş açısı (Angle of view) : Bir objektifin film üzerine düşürdüğü görüntünün kullanılabilir bölümünü "görebilen" geniş görüş açısı
Gradasyon (Gradation) : Bkz
Gri tonlaması
Gren (Grain) : Film ya da baskılar üzerinde görüntüyü oluşturan noktalardır
Yavaş fimler (düşük ASA değerli filmler, örneğin 25 ASA,
50 ASA) küçük grenlidirler ve oluşturdukları görüntü keskindir, bunun tersi olarak hızlı filmler (Yüksek ASA) değerli filmler, örneğin 400
ASA, 800 ASA) büyük grenlidirler ve oluşturdukları görüntü keskin değildir, grenler görüntü üzerinde seçilebilir
Grenlilik (Graininess) : Grenlerin bir araya kümelenmelerinden kaynaklanan görüntü; grenliliği yüksek olan bir görüntüde, görüntü
sanki noktalardan oluşmuş izlenimine kapılınır
Gri kart : Gri rengin %18 ini yansıtan kart
Gri tonlaması (Gradation) : Bir görüntünün sahip olduğu gri tonlarının sayısal olarak miktarı; Yumuşak görüntüde : çok sayıda gri tonu
(siyahsız ve beyazsız), normal görüntüde : görüntü sanki noktalardan oluşmuş izlenimine kapılır
Gün ışığı Dengesi (Day light balance) : Bugün en çok gün ışığını dengeleyen filmler bulunmaktadır
Film üzerinde diğer ışık
koşullarına dengelidir notu belirtilmediği sürece, film muhtemelen gün ışığına dengeli olarak üretilmiştir
Bu tür film, doğal ışık veya
normal flaş koşulları altında doğal renkler üretecektir
Tungsten ışığında (Akkor ışık ampulu) çekildiğinde kırmızımsı sarı bir renk, florasan
ışığında yeşil bir renk alacaktır
H
Hayalet çemberler (Circle of confusion) : Görüntü üzerindeki ya da çevresindeki ışık kaynaklarının ya da kuvvetli yansımaların
doğrudan objektife girmeleri durumunda, görüntü üzerinde oluşmasına neden oldukları ışık halkaları; bu halkalar küçüklerse görüntünün
seçilirliğini etkilemezler, ancak belirli bir büyüklüğü geçtikten sonra fotoğrafta seçilirlik kaybına neden olurlar
Hiperfokal nokta (Hyperfocal point) : Bir objektif sonsuza odaklandığında, seçik görüntünün fotoğraf makinesine en yakın olduğu
nokta
Objektif hiperfokal noktaya odaklandığında ise makine ile arasındaki uzaklığından yarısından sonsuza kadar seçik bir görüntü elde
edilir
Odaklanma sistemi bulunmayan fotoğraf makinelerinde odaklama imalat sırasında bu noktaya yapılır
Hiperfokal uzaklık (Hyperfocal distance) : Bir fotoğraf makinesi sonsuzca odaklandığında seçilir görüntü verebilen en yakın nokta ile
fotoğraf makinesi arasındaki uzaklıktır
I
IR ayarı(IR Setting) : Hemen hemen tüm fotoğraf makinelerinin odaklama bilezikleri üzerinde kırmızı renkle işaretlenmiş olan bir olup,
kırmızı ötesi film kullanıldığında odaklama yapılabilmesi için referans noktasını oluşturur
Kimi zaman yalnızca "R" harfi ile de ifade
edilebilir
ISO/ASA : Filmlerin ışığa karşı duyarlılıklarını belirleyen standart ölçü sistemi
Değer büyüdükçe filmin ışığa karşı duyarlılığı da artar
Işık (Light) : Elektromanyetik tayfta 4000-7000 birim dalga boyuna sahip olan ve görülebilir nitelikte yayılan enerji
Farklı dalga boyları
farklı renklerdeki ışığı simgeler
Işık kaynağı (Light source) : Işık yayarak konunun aydınlatılmasında kullanılan araçların genel adı
Örneğin güneş, tungsten lamba,
flaş ya da yansıtıcı birer ışık kaynağıdırlar
Işık ölçer (Exposure meter): Günümüzde hemen tüm fotoğraf makinelerinin ışıkölçeri bulunmaktadır
Işıkölçer, doğru diyafram açıklığı
ve örtücü hızını belirleyebilmek için varolan ışığın miktarını ölçer
Ayrıca el ışık ölçerleri de bulunmaktadır
Bu aygıtlar kullanıcıya daha
fazla seçenek sunarlar ve daha hassastırlar
Fotoğraf makinelerinin üzerinde bulunan tipte ışık ölçerler gibi konudan yansıyan ışığı ölçen
aygıtlara yansımalı ölçücüler denir
Konu üzerine düşen ışığı ölçen aygıtların kullanımı da bir diğer ölçüm tekniğidir
Işık siperliği (Lens hood) : ****l ya da kauçuktan yapılan ve istenmeyen ışıkların objektif yüzeyine düşmesini önleyen, objektifin
ucuna katılan parça
Işık toplayıcı (Condenser) : Dağınık ışık huzmelerini toplayarak yoğunlaştıran optik sistem; ışık toplayıcıları hem aydınlatma
kaynaklarında (frensel cam olarak) hem de agrandizörlerde kullanılırlar
Işık yumuşatıcı (Diffuser) : Işığı yayan ya da yumuşatan her türlü malzemeye verilen genel ad
Işık yumuşatıcısı ışık kaynağına
yaklaştıkça yumuşatma etkisi azalır
K
Kablo deklanşörü (Cable release) : Uzun süreli pozlamalarda, kısa süreli pozlamanın aksine fotoğraf makinesinin hareketi fotoğrafta
farkedilir
Bu problemi engellemek için makine bir tripod (üçayak) üzerine yerleştirilmeli veya kablo deklanşörü kullanılmalıdır
Kablo
deklanşörünün vidalı ucu vardır ve bu uç deklanşöre sıkıştırılır
Kablo deklanşörüne göre yapılmamış bir makinede muhtemelen başka bir
kullanım metodu vardır (kablolu veya kızılötesi ışınlarla çalışan bir tertibat gibi)
Kamera Obskura (Camera obscura) : Günümüz fotoğraf makinelerinin atasıdır
En basit şekliyle bir duvarında küçük bir delik bulunan
karartılmış bir odadır
Bu delikten geçen ışık karşı duvarda, dışarıdaki görüntünün baş aşağı gelmiş biçimini oluşturmaktadır
Bu olaya ilk
kez M
Ö
4
yüzyılda Aristo tarafından değinilmiş, daha sonra geliştirilerek resim yapımında kullanılmıştır
16
yy
da bu araçlara dış bükey
mercekler yerleştirilmiştir
Kamera obskura' ya ışığa karşı duyarlı bir malzeme yerleştirilmesini ilk düşünen kişi 1800 lere Thomas
Wedgwood olmuş, Fransız Niepce bunu gerçekleştirmiş ve ilk "fotoğrafı" 1826'da çekmeyi başarmıştır
Kaplama (Coating) : Bkz
Objektif kaplaması
Karakteristik eğri (Characteristic curve) : Işığa karşı duyarlı malzemelerin bir anlamda verimlilik grafiğidir
Bu malzemelerin
pozlama, yoğunluk, duyarlılık, kontrast gibi konulardaki özelliklerini ortaya koyar
Karanlık oda (Dark room) : Filmlerin banyo edilmesi ve kart baskısı yapılması için elverişli bir biçimde düzenlenmiş, karartılmış, gerekli
araç ve gereçleri de içeren oda
Kavrama gücü (Resolving power) : Gözün, objektiflerin ya da ışığa karşı duyarlı yüzeylerin görüntü üzerindeki ince ayrıntıları
algılama gücü
Fotoğrafçılıkta sonuçsal görüntü hem objektifin hem de duyarkatın kavrama gücü ile yakından ilgilidir
Kavrama gücü bir
anlamda, her milimetre kareye düşen çizgi sayısı ile ifade edilir
Kelvin (K) : Özellikle renkli negatif ve saydam filmlerin sadık kalması için çok önemli olan renk ısısı birimleri; 2000º K' den 15000º K' e
kadar değişebilir
Keskinlik (Acutance) : Bkz
akütans
Kızıl ötesi (Infra red) : Elektromanyetik renk tayfının kırmızı ucunun ötesinde, görülmesi mümkün olmayan dalga boyuna sahip ışık
ışınları
Özel olarak bu renge duyarlı kılınmış filmlerle görüntülenebilirler
Klavuz değerler (Guide numbers) : Flaş kullanılarak çekilen fotoğraflarda doğru pozlamanın yapılabilmesi için kullanılan ve her flaşın
ayrı ayrı sahip oldukları bir değer
Kondansatör (Conderser) : Bkz
Işık toplayıcı
Kontak Baskı (Contact Print) : Özellikle siyah/beyaz fotoğrafları, büyütmeden önce seçebilmek için negatifle aynı boyda üretilen küçük
baskılardı
Kontrast (Contrast) : En açıktan en koyu tona geçinceye kadar bir film ya da fotoğraf kağıdında ara gri tonlarının varlığı ya da yokluğu
Kontrastı etkileyen öğeler ise, konunun aydınlatma oranı, objektifin özellikleri, duyarlı malzemelerin özellikleri, banyo edilme oranı,
kullanılmakta olan agrandizörün özellikleri, kullanılan kontrast özelliği ve yüzey dokusudur
Konverter (Converter) : Objektifle fotoğraf makinesi arasına takılan ve objektifin odak uzunluğunun artırılması amacıyla kullanılan
araç
Bu araçlar odak uzunluğunu üzerlerinde yazılı değerlere göre iki ya da üç misli gibi değerlere yükseltirler
Bu arada görüntü
kalitesinde kayba da neden olurlar
Körük (Bellows) : Objektif ile fotoğraf makinesinin gövdesi arasında bulunan genellikle ray üzerine yerleştirilmiş esnek yapısı olan bir
malzemedir
Raylar körüğün objektif ile gövde arasındaki mesafeyi değiştirmek amacıyla ayarlanmasını sağlar
Bu makro fotoğraf
çekimini ve yakını odaklamayı mümkün kılar
Esnek körükler büyük formatlı makinelerde perspektif değişimini sağlamak amacıyla, film
yüzeyinde objektifin eğimini mümkün kılar
Kromatik görüntü bozulması (Chromatic aberration) : Merceklerin aynı konu üzerindeki farklı dalga boylarına sahip renklerden
yansıyan ışıkları aynı noktada odaklayamamasından doğan görüntü bozulması
Kutu fotoğraf makinesi (Box camera) : George Eastman tarafından 1888'de tanıtılan en basit fotoğraf makinesidir
Çok basit ve tek
elemanlı bir objektif, ışık geçirmez bir kutu ve arka tarafına film takılmasına olanak veren bir kızaktan ibarettir
Örtücü hızı ve diyafram
değerleri sabit olup 1/25 saniye ve f/11'dir
Objektif çok yakın cisimler dışında her şeyi net çekebilecek biçimde seçilmiş ayarlanmış
olduğundan ayrıca bir de odaklama sistemi eklenmemiştir
Küçük boy fotoğraf makineleri (Small format camera) : Genellikle 35 mm
film kullanan fotoğraf makinelerinin genel adı
Küresel görüntü bozulması (Spherical Aberration) : Görüntü keskinliğinde kayba neden olan optik hata
Bu hatadan yararlanılarak
yumuşak odaklı objektifler yapılmaktadır
M-N
Makro fotoğrafçılık : Yakın plan çekimler bu şekilde adlandırılır
Nesneler o kadar yakından çekilirler ki, sonuçlar orijinal büyüklüğün
1/3 ’ü ile 8 katı arasında değişir
Matriks ölçümleme : Bazı gelişmiş SLR (tek objektifli refleks) fotoğraf makinelerinde bulunan ve vizördeki (bakaç) alanı bölümlere
ayırıp, poz değerini ağırlıklı ortalama yöntemiyle hesaplayan sistemdir
Nokta (Spot) ölçüm : Bazen matris veya merkez ağırlıklı poz ölçümü yapmak oldukça zordur veya doğru pozlandırma yapmak istenen
alan oldukça küçüktür
Nokta ölçüm sistemine sahip fotoğraf makineleri noktasal ölçüm yaparlar ve doğru poz ölçümü sağlanır
O-Ö
Objektif (lens) : Genellikle birden fazla mercek elemanından oluşan ve temel işlevi film düzlemi üzerine seçik görüntü düşürmek olan
parça
Normal objektif, bakaçtan (Vizör) bakıldığında oluşturduğu görüntü insan gözünün gördüğü görüntüye eşdeğer olan objektiftir
Geniş açı
objektif, normal objektife göre daha fazla görüntü alanı oluşturan objektiflerdir
Dar açı objektif, Normal objektiflere göre daha az
görüntü alanı oluşturan objektiflerdir
Zoom objektif, değişik açıların ayarlanarak elde edildiği objektiflerdir
Birden fazla objektifin
görevini tek objektifin görmesi nedeniyle kullanım kolaylığı ve fiyat avantajı sağlar
Ancak çok mercekli sisteme sahip olmaları nedeniyle
görüntü kalitesi daha düşüktür ve yavaştırlar
Tek objektif, ölçüsü ne olursa olsun, bir objektifin tek görüş açısına sahip olması
durumudur
Bu objektifler, zoom objektiflere göre daha kaliteli sonuçlar verirler ve hızlıdırlar
Ayrıca bu objektiflerin diyafram açıklıkları
daha fazladır
Objektif kaplaması (Lens coating) : Objektiflerde çeşitli nedenlerle oluşan yansımaları gideren ve merceklerin yüzeylerine çok ince
tabakalar halinde yapılan magnezyum florür kaplaması
Objektif kavrama gücü (Lens covering power) : Herhangi bir objektifin kullanılır niteliklere sahip olacak biçimde üretebildiği en geniş
alan
Bu alanın dışındaki görüntüde çeşitli bozukluklar söz konusudur
Objektif’ den Ölçüm (TTL: Through The Lens) : Yeni kuşak fotoğraf makinelerinin çoğu ışık ölçümünü objektifin içinden gelen ışık
şiddetine göre ölçer
Bu sisteme TTL denmektedir
Obtüratör (Shutter) : Bkz
Örtücü
Odak derinliği (Depth of focus) : Objektifin yeniden odaklamasına gerek kalmaksızın film düzleminin hareket ettirilmesi durumunda
yine de seçik görüntü alınmasını sağlayan optik olay
Odak düzlemi (Focal plane) : Objektiflerin optik eksenine dik olan ve odak noktasından geçen varsayımsal düzlem
Seçik görüntü
alınabilmesi için film, fotoğraf makinelerinde bu düzlem üzerine yerleştirilir
Odak düzlemi örtücü (Focal plane shutter) : Bkz
Perde örtücü
Odak noktası (Focal point) : Objektifin optik ekseni üzerinde, belli bir konudan gelen paralel ışık hüzmelerinin toplandığı (odaklandığı)
nokta
Odak uzunluğu (Focal Length) : Herhangi bir objektif sonsuza odaklandığında, görüntüyü düşürdüğü odak noktası ile objektifin optik
merkezi arasındaki uzunluktur
Odaklama (Focusing) : Fotoğrafı çekilecek olan cismin seçik (net) bir görüntüsünün elde edilmesi için, odak noktasının odak düzlemi
(film düzlemi) üzerine düşmesini sağlama işlemi
Odaklama camı (Focusing screen) : Fotoğraf makinelerinde fotoğrafı çekilecek cismin görülebilmesin ve odaklanmasını sağlayan,
genellikle beyaz renkli buzlu cam
Optik eksen (Optical axis) : Objektif sisteminin tam merkezinden geçen varsayımsal çizgi
Bu çizgi boyunca hareket eden bir ışık
ışınının hiç bir kırılmaya uğramaması gerekir
Orta boy fotoğraf makinesi (Medium format cameras) : 4,5x6 ; 6x6; 6x7; 4x9 cm
Boyutlarındaki tabaka ya da rol film kullanılan
fotoğraf makinelerinin genel adı
Orta Format : Geniş formatta olduğu gibi, 35mm
Formatına göre daha kaliteli sonuçlar veren ve genellikle 6x4
5 cm, 6x6 cm ve 6x7
cm
boyutlarındaki filmler ve bunları kullanan fotoğraf makineleri için kullanılan tanımdır
Ortokromatik (Orthochromatic) : Mavi ve yeşil renklere duyarlı olmakla birlikte, kırmızı renge karşı duyarsız olan film (duyarkat)
türü
Otofokus (Autofocus) : Bkz
Otomatik odaklama
Otomatik odaklama (Autofocus) : Genellikle agrandizörlerde, büyütme oranına paralel olarak agrandizör kafasının yükselmesinden
etkilenmeksizin odaklama işlemini kendi kendine yapabilen sistem
Oynar baş (Ball head) : Tripod (üç ayak) ya da monopod da (tek ayak) oynar baş olmadığı takdirde fotoğraf makinesi ile yalnızca
yatay bir konumda fotoğraf çekimi gerçekleştirilebilir
Oynar başın ayağa eklenmesi, sıkıştırılan vidaların yardımıyla makinenin nerdeyse
her yöne çevrilmesini mümkün kılar
Oynar başın bir dezavantajı, fotoğraf karesinin tüm yönlerinin aynı anda kontrol edilmesi
gerekliliğinden dolayı, doğru pozisyonu bulmanın daha zor olmasıdır
Örtücü (Shutter) : Film düzlemine ulaşacak olan ışık miktarının filmi ne kadar süre ile etkileyeceğini belirleyen mekanik parça
Perde
örtücü ve yaprak örtücü olmak üzere iki türdür
Örtücü hızı (Shutter speed) : Filmin pozlandırılma süresidir ve ölçüsü saniyedir
Yüksek örtücü hızları, makinenin sarsıntısı veya
fotoğraf objesinin hareketi nedeniyle oluşabilecek görüntü bozulmalarını ortadan kaldırarak temiz bir sonuç alınmasını sağlar
Örtücü (Enstantane) hızı öncelikli çekim (TV) : Bazen yapılacak çekimin özelliği nedeniyle örtücü hızının belirlenmesi önem kazanır
Fotoğraf makinesı bu durumlarda örtücü hızı öncelikli konuma getirilerek, fotoğrafçının öncelikle örtücü hızını ayarlaması sağlanır ve
makine bu hıza göre uygun diyafram açıklığını otomatik olarak verir
Ayrıca bkz
Diyafram öncelikli çekim
P
Pan (Panning) : Hareketli bir konuyu makine bakacından (vizöründen) konu ile yaklaşık aynı hızda takip ederek yapılan çekim türü
Pankromatik (Panchromatic) : Görülebilir renk tayfının tüm renklerine ve biraz da morötesi ışınlara karşı duyarlı bir duyarkata sahip
olan filmlerin kod ismi
Panoramik fotoğraf makinesi (Panoramic camera) : Özel olarak yapılmış döner bir objektife sahip
Çok geniş bir görüş açısını,
görüntü bozulmasına neden olmadan fotoğraflayabilen makinelere verilen ad
Kimi makinelerde bu görüş açısı 140 dereceye
ulaşmaktadır
Paralaks : Telemetreli fotoğraf makinelerinde, bakaçtan alınan görüntü ile objektiften film yüzeyine yansıyan görüntü arasındaki açı
farkı
Bu tip hata 35 mm
lik refleks makinelerde oluşmaz
Parasoley (Lens hood) : Bkz
Işık siperliği
Penta prizma (Pentaprism) : Bkz
Beşli prizma
Perde örtücü (Focal plane shutter) : Odak düzleminin hemen önünde yer alan ve film yüzeyini tarayarak görüntünün oluşmasını
sağlayan örtücü türü
Perspektif (Perspective) : Gerçekte üç- boyutlu olan bir cismin iki boyuta indirgendiğinde büyüklüğü ve biçimi arasındaki ilişki
Fotoğrafçılıkta perspektif konuya bakış açısı ile yakından ilgilidir
Polarize Filtre (Polarization filter) : Işığın dalga boyunda tüm yönlerde yaptığı salınmayı tek bir düzleme indiren ve böylelikle parlak
yüzeyli cisimlerdeki yansımaları yok eden filtre türü
Yansımanın yok edilebilmesi için parlak yüzeyin ****lik olmaması gerekmektedir
Posterizasyon (Tone seperation) : Bir fotoğraftaki renk tonlarının azaltılması işlemi
Sonuçsal fotoğrafta çok parlak ve çok karanlık
bölgelerle, çok sınırlı sayıda ara tonları kalır
Pozlama dengesi (Exposure balance) : Belirli bir ışık ortamında, filmin görüntü oluşturabilmek için gereksince duyduğu ışık miktarı
Bu ışık miktarı diyafram ve örtücü hızı ile kontrol edilir
Pozlama dengesi hatası (Reciprocity failure) : Duyarkatların ışık duyarlılıkları dar bir bir alt üst sınır içinde söz konusudur
Bunun
dışına çıkıldığında pozlama dengesi hatası yapılmış olur
Yani kaliteli görüntü alma olasılığı azalır
Pozlama dengesi kuralı (Reciprocity law) : Bu kurala göre; Pozlama =ışık yoğunluğu x süre'dir
Burada ışık yoğunluğu makineye
giren ışık miktarı, süre ile örtücünün açılıp kapanma hızını ifade eder
Pozlama kilidi (Exposure Lock) : Metre ölçümü yapıldığında, bazı durumlarda karenin ana konusu görüntünün merkezinde
olmayabilir
Konu içindeki ana konuyu doğru pozlamak için, pozlama kilidine basılır, çekilmek istenen konu karenin içine tekrar
yerleştirilir
Genellikle modern makinelerde pozlama kilidi işlemi deklanşöre yarım basarak, daha sonra metre ölçümü işlemini yaparak,
daha sonra konu yerleştirilerek yapılır
S-T
Stop : Diyafram yada enstantane ayarları arsındaki derece farkları
Ayrıca bkz
f-stop
Sabitleyici (Fixer) : Işık görmeyerek ****lik gümüşe dönüşmeyen gümüş tozlarını kendi içine alarak filmin saydamlaşmasını sağlayan
ve artık ışıktan etkilenmeyecek duruma getiren kimyasal banyo işlemi
Self-Timer : Makinelerde deklanşöre basıldıktan belli bir süre sonra perdenin açılmasını ve çekim yapılmasını sağlayan özellik
Sepya (Sepia Toning) : Çeşitli kimyasal banyolarla fotoğraf baskısının kahve rengi ve tonlarına boyanması işlemi
Solarizasyon (Solarisation) : Solarizasyon işlemi, normal geliştirme işlemi sırasında duyar katın çok kısa süreli olarak beyaz ışığa
gösterilmesi ve daha sonra geliştirme işlemine devam edilmesidir
Standart Boyut (Format) : Kullandıkları film boyutu 35 mm olan (görüntü alanı 24 X 36 mm) fotoğraf makineleri standart boyut
makinelerdir
T ayarı (Setting) : Örtücü hızı birimi olup deklanşöre basıldığında örtücünün açıldığını, ikinci kez basılıncaya kadar da açık kalacağı
anlamını taşır
Tek ayak (Monopod) : Fotoğraf makinesinin üzerine takıldığı tek bir çubuktan oluşan ayak düzeneğidir
Üç ayağa (tripod) göre taşıma
kolaylığı sağlamasına rağmen, makinenin hala el ile tutuluyor olması nedeniyle sallantı sorunu tam olarak giderilemez
Ancak üç ayağın
kullanımının zamanlama veya fiziki nedenlerle mümkün olmadığı yerlerde gereklidir
Tek objektifli refleks (SLR) : Günümüzde en yaygın kullanılan fotoğraf makineleridir
Bu tipte ki makinelerde, objektif ve film aynı
düzlemde olduklarından ve objektifin yakaladığı görüntü bir penta prizma yardımı ile bakaç ’a (vizör) doğrudan yansıdığından bakaç’ dan
görülen görüntü ile elde edilen görüntü bire bir aynıdır
Tele metreli makineler : Görüntünün film düzlemi üzerine aktarıldığı objektiften ayrı olarak, gözün görüntüyü yakalaması için farklı bir
basit merceğin kullanıldığı makinelerdir
Tek mercekli refleks makinelere göre, film düzlemi üzerindeki görüntü ile gözün gördüğü görüntü
arasında farklılık (paralaks hatası) olması nedeniyle dezavantajlıdırlar
Ayrıca bkz
Paralaks
TLR (Twin lens refleks) : Çift objektifli refleks fotoğraf makinelerinin kısa ve genel adı
Tırnaklı objektif bağlantısı (Bayonet Mount) : Değiştirilebilir objektiflere sahip fotoğraf makinelerinde objektifleri makine gövdesine
bağlayarak kilitleyen sistem
Ton : Belirli bir rengin doygunluğu
Toplamsal sentez (Additive synthesis) Toplumsal temel renkleri (mavi, yeşil, kırmızı) esas alan ve diğer renkleri bunların çeşitli oranlarda
birleştirilmesinden oluşturan renk sistemi
Toplamsal renkler (Complementary colors) : İki rengin biri diğerinin tamamlayıcısıdır (bütünleyicisi)
Doğru oranlarda
birleştirildiklerinde beyaz rengi meydana getirirler
Üç temel renk mavi, yeşil ve kırmızıdır
Toplumsal renkler ise
arı (yeşil+kırmızı)
Magenta (mavi+kırmızı) Siyah (mavi+yeşil)
TTL (Through The Lens) : Işığın objektiften geçip makineye girdikten sonra ölçüldüğünü ifade eden kısaltma
Böylece objektifte ve
objektife takılacak diğer araçların neden olduğu çeşitli ışık kaybını hesaba katmaya gerek kalmamaktadır
Çünkü ölçüm bütün
kayıplardan sonra yapılmaktadır
U-Ü-V-Y-Z
Uzatma deklanşör (Cable release) : Bkz
Denklaşör kablosu
Uzatma Tüpleri (Extension Tube) : Makro fotoğrafçılık için gereken adımlardan bir tanesi, objektifi daha yakın netleme işlemi için,
odak alanından çıkarmaktır
Uzatma halkaları bu amaçla kullanılır
Bu halkalar körüğe benzerler, fakat onlar gibi esnek değildir, mesafe
de genellikle ayarlanamaz
Üçayak (Tripod) : Fotoğraf makinesinin hiç kımıldamaması veya özel etkiler için uzun süreli pozlama istendiğinde, makinenin üzerine
takılabileceği üç bacaklı ve çeşitli yöntemlerle oynar bir kafaya sahip sehpa sistemidir
Vidalı objektif bağlantısı (Screw mount) : Değişebilir objektifler sistemine sahip fotoğraf makinelerinde objektif ile gövdeyi vida
sistemi ile kenetleyen bağlantı
Yansıma (Flare) : Objektif içindeki mercek elemanlarından yansıyan ve görüntünün bozulmasına neden olan ışık yansıması
Yansıtıcı (Reflektör) : Işığın istediğimiz yere düşmediği durumlarda kullanılır
Yansıtıcı, nesnenin karanlıkta kalan bölgelerine ışığı
yönlendirebilmek için ışığa doğrultulur
Altın renkli yansıtıcılar renkleri sıcaklaştırırken, gümüş ve beyaz renkli yansıtıcılar renklerde
değişiklik yapmazlar
Değişik renklerde yansıtıcı kullanılarak fotoğrafı çekilecek nesnenin renklerinde değişiklikler elde edilebilir
Siyah
renkli yansıtıcının görevi ise biraz farklıdır ve ışığı emerek görüntünün daha karanlık çıkmasını sağlar
Yansıyan ışık ölçümü (Reflected light reading) : Bir ışık ölçer aracılığıyla konu yüzeyinden yansıyan ışık miktarının ölçülmesi
yöntemi
Bu yöntemle ışık ölçümü, ışıkölçer konuya yöneltilerek yapılır
Yapay Işık (Tungsten) filmi : Fotoğraf çekilen ortamda günışığı yerine aydınlatma lambası vb
yapay ışık kaynakları varsa renk
ısılarında sapma olmaması için yapay ışık filmlerinin kullanılması gerekir
Yapay ışıklar kırmızıya kaçan sarı renklerdedir ve bu ortamlarda
çekilen fotoğraflarda renkler turuncuya dönük olacaktır
Bu özel filmler kırmızı /sarı renklerin hakimiyetini azaltarak sonucun daha doğal
olmasını sağlarlar
Yaprak örtücü (Between-the-lens-shutter) : Objektif içine yerleştirilmiş merkezden dışa açılıp, dıştan merkeze doğru kapanan ve
****l yaprakçıklardan yapılmış örtücü türü
Zon (Zone: bölge) Sistemi : Bazılarına göre kullanılması gereken tek ışık ölçüm sistemidir
Bu sistemde ölçüm yapılacak alan 11
bölgeye ayrılır ve 0’dan 10’a kadar numaralandırılır
0 en koyu siyah, 10 en açık beyazdır
5 değeri almış bölge gri kartın kullanılabileceği
yada %50 beyaz %50 gri ve üzerine düşen ışığın %18’inin yansıtıldığı bölgedir
Her bölgenin pozlama değeri arasındaki fark 1 durak (fstop)
tır, ve fotoğrafçı çekim alanının herhangi bir bölgesini 5 numaralı bölge ile olan farklılığı na göre pozlayabilir
Örneğin Kafkas
kökenli bir insanın derisi yaklaşık bölge 6’dır ve fotoğraf makinemiz ölçüm yaptığında 1/125 ve f:4 vermektedir
Bölge 5 ile bölge altı
arasında 1 durak fark olduğundan doğru tonu yakalayabilmek için 1 durak fazla pozlama yapmamız (1/60 – f:4 veya 1/125 – f:2
8)
gerekmektedir
Burada bölge 6’nın bölge 5’e göre daha açık olmasına rağmen fazla pozlama yapılmasının nedeni, makinelerin ölçüm
sistemlerinin bölge 5 dışında yanılabilmesidir
Zoom objektif (Zoom lens) : Bkz
Değişken odak uzunluklu objektif
02-06-2008
#
3
Profil Bilgileri
HARUN9045
--->: Dijital Fotoğraf Terimleri
böyle anlattığınız zaman insanın git bitane al diyesi geliyo fakat fakir sarı çizmeli mehmet ağa gibi alamıyoz
paylaşım için saol
02-06-2008
#
4
Profil Bilgileri
elifizmir
--->: Dijital Fotoğraf Terimleri
Alıntı:
HARUN9045
´isimli üyeden Alıntı
böyle anlattığınız zaman insanın git bitane al diyesi geliyo fakat fakir sarı çizmeli mehmet ağa gibi alamıyoz
paylaşım için saol
Piyasa da Şu anda Her Bütçeye Göre Ve Taksitlendirme Seçeneklerine Uygun Makina Bulmak ve Alabilmek Mümkün
Bu Kadar karamsar Olmayın bence
Yeter ki Kararlı ve Azimli Olun
Tags
:
dijital
,
fotograf
,
terimleri
Dijital Fotoğraf Terimleri ile ilgili Benzer Konular
550 Kez Görüntülendi
Fotoğraf Terimleri Sözlüğü
Fotoğrafçılık
SANYO VPC - E6 Dijital Fotoğraf Makinesi
Dijital Fotoğraf makineleri
OLYMPUS FE 280 Dijital Fotoğraf Makinesi
Dijital Fotoğraf makineleri
SONY DSC-T70 Dijital Fotoğraf Makinesi
Dijital Fotoğraf makineleri
LEICA V-LUX 1 Dijital Fotoğraf Makinesi
Dijital Fotoğraf makineleri
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
03:33
.
Sayfalar
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545