FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Dini Sohbet
Merhaba Ya Şehri RAMAZAN...
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Merhaba Ya Şehri RAMAZAN... ile ilgili Benzer Konular
208 Kez Görüntülendi
Yer altı şehri
Dini Makaleler
Bir Aşk'ın İki Şehri
Aşk-Sevgi-Evlilik
Dünyanın En Dar Şehri
Ülke Resimleri
Ramazan Resimleri,Ramazan Resimi
Dini Resimler
Arap Şehri
Zeka Soruları ve Bilmeceler
11 Ayın Sultanı Ramazan Hoş Geldin
|
Allah(c.c) Kabul Etsin
Konu Araçları
10-09-2007
#
1
Profil Bilgileri
RAAJAA
11 AYIN SULTANI__Merhaba Ya Şehri RAMAZAN...
11 AYIN SULTANI__Merhaba Ya Şehri RAMAZAN... başlıklı yazı Mumsema 11 AYIN SULTANI__Merhaba Ya Şehri RAMAZAN... Forum Alev
Evet arkadaşlar bugün 10 eylül pazartesi (saban 28)bundan 3 gün sonra 13 eylül persembe Ramazan-ı serif-in 1
günüdür ve onbir ayın sultanı olan ramazan ayına kavuşacağız Allah'ü Teala nasip kısmet ederse
Tabii bu mübarek ayı 12 Eylül çarşamba günü akşamı kılınacak olan teravih namazı ile karşılayıp 13 eylül perşembe sabahı ile ilk sahura kalkıp mübarek ramazan ayımızı (gündüzleri oruç tutarak ,geceleri ise teravihlerle,nafile ibadetlerle )huşuu ile geçireceğimiz bir aya girmiş olacağız şimdiden Allah'ü Teala tutacağımız yapacağımız ibadetleri kabul eylesin
aminnn
Burada Ramazan ve Oruç Hakkında bazı bilgiler vermek istiyorum tabi müsadenizle
umarım beğenirsiniz
saygılarımla
ORUCUN FAZİLETLERİ
Allâh'ın kitabında, O'na yakınlaşmak için oruç tutmaya teşvik eden ve faziletlerini beyan eden, muhkem ve açıklayıcı ayetler gelmiştir
Örneğin bir ayette:
(
Oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allâh'ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar varya; işte Allâh, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır
)
[ Ahzâb: 35 ]
Yine Allâh şöyle buyurur:
(
Eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır
)
[ Bakara: 184 ]
Allâh Resûlü (s
a
s
) bir hadisinde, orucun şehvetlere karşı bir kalkan olduğunu açıklamıştır:
( Ey gençler ! kimin evlenmeye gücü [1]yeterse evlensin; çünkü evlilik gözü sakındırır ve ferci korur
Kimin de gücü yetmez ise, oruç tutması gerekir, çünkü onun için bir kalkandır
) [2]
Müslüman kardeşim, bu hadisten orucun şehvetlere engel olduğu ve hiddetini kestiği anlaşılmaktadır
Şehvetler ise, ateşe götürür; oruçta, ateşle oruç tutanın arasına girmekle engel olur
Dolayısıyla oruçun ateşe karşı bir kalkan olduğu, kulun onun ile ateşten korunduğunu açıklayan hadisler gelmiştir
Allâh Resûlü (s
a
s
) şöyle buyurur:
( Hangi kul Allâh yolunda bir gün oruç tutarsa; Allâh bu oruçla onun yüzünü ateşten yetmiş sene uzaklaştırır
) [3]
Başka bir hadiste:
( Oruç kalkandır, kul onunla ateşten korunur) [4]
( Ebu Umâme (r
a)'dan, « Ey Allâh'ın Resûlü! Cennete gireceğim bir ameli bana göster » der
Allâh Resûlü (s
a
s
) de şöyle buyurur: « Oruç tutman gerekir, onun gibisi yoktur » ) [5]
AYETLERLE ORUÇ VE RAMAZAN
A) ORUÇ TUTMAK
a)Orucun farziyeti
Bakara 183,185
b) Oruç Günleri Ramazan Ayıdır
Bakara 185
c)Oruç tutanların Mükafatı
Tevbe 112
Ahzab 35
Tahrim 5
d)İmsak Vakti
Bakara 187
e)İftar Vakti
Bakara 187
f)Oruç Gecelerinde Eşine Yaklaşmak
Bakara 187
B-ORUÇTA KOLAYLIK
a) Oruçta Kolaylık Vardır
Bakara 185
b) Hastaların Orucu Bakara 184-185
c)İhtiyarların Orucu
Bakara 184
d)Yolcuların Orucu
Bakara 184-185
RAMAZAN AYI
a) Kur’an Ramazan ayında inmiştir
Bakara 185
b) Ramazan ayı oruç ayıdır
Bakara 185
D) İ’TİKAF
a) İ’tikaf sırasında kadınlara yaklaşmamak
Bakara 187
E)KEFFARET ORUÇLARI
a) Öldürmenin Keffaret Orucu
Nisa 92
b) Yeminin Keffaret orucu
Mâide 89
c) İhramlının Keffaret Orucu
Mâide 95
d) Zıhar Keffareti
Mücadele 4
ZEKAT
A-ZEKA VERMEK
a) Zekatı Vermek
Bakara 43, 88, 110, 177,254
Maide 55
Tevbe 71
İbrahim 31
Meryem 31,55
Enbiya 73
Hacc 35,41,78
Mü’minnûn 4,60
Nûr 37,56
Neml 3
Lokman 4
Secde 16
Ahzâb 33
Mücadele 13
Müzzemmil 20
b) Zekatı malın iyisinden vermek
Bakara 267
c) Zekat fakirin hakkıdır
Zâriyat 19
Meâric 24-25
d) Zekat Verelerin mükafatı
Bakara 277
Nisa 162
Mâide 12
A’raf 156
Tevbe 18,19
Ra’d 18,22-23
Mü’minûn 1-4
e) Zekat bereket getirir
Rûm 39
f)Allah kullarından mallarının tamamını istemez
Muhammed 36-38
g)Vergiler
En’am 141
En’fal 41
Tevbe 29
Mücadele 13
B-ZEKATI VERİLECEK MALLAR
a) Ürünlerin ve meyvelerin Zekatı
En’am 141
C-ZEKAT VERİLECEK KİMSELER
a) Zekat verilecek olanlar
Tevbe 60
b) Müellefe-i Kulûb (Kalbleri İslama ısındırılmak istenen Kişiler
Tevbe 60
D-ZEKATI VERMEYENLER
Nisa 77
Tevbe 5,11,67,79-80, 34-35
Fussilet 7
Mâûn 7
KADİR GECESİ
a) Kur’an, Kadir Gecesinde İnmiştir
Kadr 1
b) Kadir gecesinin özellikleri
Kadr 2-5
ORUÇ
BAKARA
183- Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı
Umulur ki korunursunuz
184- (Size farz kılınan oruç), sayılı günlerdedir
İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan ise, diğer günlerde, tutamadığı günler sayısınca tutar
Ona dayanıp kalacaklar üzerine de bir yoksulu doyuracak kadar fidye gerekir
Her kim de hayrına fidyeyi artırırsa, hakkında daha hayırlıdır
Bununla beraber, eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır
185- O Ramazan ayı ki, insanları irşad için, hak ile batılı ayıracak olan, hidayet rehberi ve deliller halinde bulunan Kur'ân onda indirildi
Onun için sizden her kim bu aya şahit olursa onda oruç tutsun
Kim de hasta, yahut yolculukta ise tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde kaza etsin
Allah size kolaylık diler zorluk dilemez
Sayıyı tamamlamanızı, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı tekbir etmenizi ister
Umulur ki şükredersiniz
186- Şayet kullarım, sana benden sordularsa, gerçekten ben çok yakınımdır
Bana dua edince, duacının duasını kabul ederim
O halde onlar da benim davetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki, doğru yola gidebilsinler
187- Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmanız, size helâl kılındı
Onlar,
sizin için bir örtü, siz de onlar için bir örtü durumundasınız
Allah, nefsinize güvenemeyeceğinizi bildiği için müracaatınızı kabul buyurdu ve sizi bağışladı
Şimdi onlara yaklaşın ve Allah'ın sizler için yazdığını isteyin
Ta fecrin beyaz ipliği siyah iplikden size seçilinceye kadar yiyin, için
Sonra da ertesi geceye kadar orucu tam tutun
Bununla beraber siz mescitlerde îtikaf halinde iken onlara yaklaşmayın
Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır, sakın onlara yaklaşmayın
Allah, âyetlerini insanlara böyle açıklıyor ki sakınıp korunsunlar
TEVBE
112- (Bunlar), O tevbekâr olanlar, o ibadet edenler, o hamd edenler, o oruçlular, o rükua varanlar, o secdeye kapananlar, iyiligi emredip, kötülükten vazgeçirenler, Allah'in hududunu koruyanlar (emirleriyle yasaklarinin ölçülerine riayet edenler)dir
Müjde ver o müminlere, müjde!
AHZAP
35- Süphe yok ki müslüman erkeklerle müslüman kadinlar, mümin erkeklerle mümin kadinlar, itaat eden erkeklerle itaat eden kadinlar, sadik erkeklerle sadik kadinlar, sabreden erkeklerle sabreden kadinlar, mütevazi erkeklerle mütevazi kadinlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadinlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadinlar, irzlarini koruyan erkeklerle irzlarini koruyan kadinlar, Allah'i çok zikreden erkeklerle Allah-'i çok zikreden kadinlar var ya, iste onlar için Allah bir magfiret ve büyük bir mükâfat hazirlamistir
Tahrim
5- Eger o sizi bosarsa belki de Rabbi ona, sizden daha hayirli, kendisini Allah'a teslim eden, inanan, gönülden itaat eden, tevbe eden, oruç tutan dul ve bakire esler verir
NİSA
92- Hata disinda bir mümin, diger bir mümini öldüremez
Ve kim bir mümini yanlislikla öldürürse, mümin bir köle azad etmesi ve ölenin ailesine (varislerine) teslim edilecek bir diyet vermesi gerekir
Ancak ölünün ailesinin bagislamasi müstesnadir
Eger öldürülen, mümin olmakla beraber size
düsman bir kavimden ise, o zaman, öldürenin bir köle azad etmesi gerekir
Eger öldürülen sizinle aralarinda antlasma olan bir kavimden ise, öldürenin, ölenin ailesine diyet vermesi ve mümin bir köle azad etmesi gerekir
Bunlara gücü yetmeyenin de Allah tarafindan tevbesinin kabulü için arka arkaya iki ay oruç tutmasi gerekir
Allah, Alimdir (her seyi bilendir), Hakimdir (hüküm ve hikmet sahibidir)
MAİDE
89- Allah sizi, kasitsiz olarak yaptiginiz yeminlerinizden sorumlu tutmaz
Fakat kasitli yaptiginiz yeminlerinizden sizi sorumlu tutar
Bozulan yeminin keffareti (cezasi), ailenize yedirdiginizin ortalamasindan on yoksulu yedirmek veya giydirmek yahut da bir köle azad etmektir
Verecek bir sey bulamayan kimse için de üç gün oruç tutmaktir
Iste yemin ettiginiz zaman yeminlerinizi bozmanin cezasi budur
Yeminlerinizi koruyun
Iste Allah âyetlerini size böyle açiklar ki, sükredesiniz
95-95- Ey iman edenler, ihramli iken av hayvani öldürmeyin
Içinizden kim kasten onu öldürürse, yaptigi isin vebalini tatmasi için, öldürdügü hayvanin dengi ona cezadir ki, Kâbe'ye ulasacak bir kurban olmak üzere buna yine içinizden iki adaletli kisi hükmeder; yahut (ceza olmak üzere) bir keffarettir ki, ya o nisbette fakirleri doyurmak, yahut onun dengi oruç tutmaktir
Allah geçmisi affetmistir
Fakat kim de bu suçu tekrarlarsa, Allah ondan intikamini alir
Allah damia gâliptir, intikam sahibidir
MÜCADELE
4
Buna imkan bulamayan kimse, temas etmeden önce araliksiz olarak iki ay oruç tutmalidir
Buna da gücü yetmeyen, altmis fakiri doyurur
Bu (hafifletme), Allah'a ve Resulüne inanmanizdan dolayidir
Bunlar Allah'in hükümleridir
Kâfirler için aci bir azap vardir
ZEKAT
HACC
35- Ki Allah anildigi vakit onlarin kalpleri titrer
Onlar baslarina gelene sabreden, namaz kilan kimselerdir
Kendilerine verdigimiz riziktan Allah yolunda harcarlar
41- Onlar (o müminlerdir) ki, eger kendilerini yeryüzünde iktidar mevkiine getirirsek namazi kilarlar, zekati verirler, iyiligi emrederler ve fenaligi yasak ederler
Bütün islerin sonu sirf Allah'a âittir
78- Allah ugrunda gerektigi gibi cihad edin
Sizi o seçmis, babaniz Ibrahim'in yolu olan dinde sizin için bir zorluk kilmamistir
Daha önce ve Kur'ân'da, Peygamberin size sahid olmasi, sizin de insanlara sahid olmaniz için, size müslüman adini veren O'dur
Artik namaz kilin, zekat verin, Allah'a sarilin
O sizin sahibinizdir
O ne güzel sahip ve ne güzel yardimcidir!
MÜ’MİNNÛN
4- Onlar ki, zekat (vazifelerini) yerine getirirler,
60- Ve, Rablerine dönecekleri için yapmakta olduklari isleri kalpleri titreyerek yapanlar
NUR
37- Birtakim insanlar (Allahi tesbih ederler) ki, ne ticaret ne de alis veris onlari Allah'i anmaktan, namaz kilmaktan ve zekat vermekten alikoymaz
Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak oldugu bir günden korkarlar
56- Hem namazi kilin, zekati verin ve peygambere itaat edin ki rahmete eresiniz
NEML
3- Ki o (müminler) namazi dosdogru kilarlar, zekati verirler ve ahirete de kesin olarak iman ederler
LOKMAN
4- Onlar, namazi kilarlar, zekati verirler, âhirete de kesin olarak inanirlar
SECDE
16- Onlarin yanlari yataklardan uzaklasir, korku ve ümid içinde Rablerine dua ederler ve kendilerine verdigimiz riziklardan hayira sarfederler
AHZAB
33- Hem vakarinizla evlerinizde durun da önceki cahiliyet devrinde oldugu gibi süslenip çikmayin
Namazi kilin, zekati verin
Allah ve Resulü'ne itaat edin
Ey ehli beyt! Allah sizden kiri gidermek ve sizi tertemiz, pampak yapmak istiyor
MÜCADELE
13
Gizli (özel) bir sey konusmanizdan önce sadaka vermekten korktunuz da mi yerine getirmediniz? Fakat Allah da sizi affetti
Su halde namazi kilin, zekati verin, Allah'a ve Resulüne itaat edin
Allah, yaptiklarinizdan haberi olandir
MÜZZEMMİL
20-Rabbin, senin gecenin üçte ikisinden daha azinda, yarisinda ve üçte birinde kalktigini, seninle beraber bulunanlardan bir toplulugun da böyle yaptigini biliyor
Gece ve gündüzü Allah takdir eder
O, sizin onu sayamayacaginizi bildi de sizi affetti
Bundan böyle Kur'ân'dan size ne kolay gelirse okuyun
Allah, içinizden hastalar, yeryüzünde gezip Allah'in lütfunu arayan baska kimseler ve Allah yolunda savasan daha baska insanlar olacagini bilmistir
Onun için Kur'ân'dan kolayiniza geldigi kadar okuyun, namazi kilin, zekati verin ve Allah'a güzel bir borç verin (Hayirli islere mal sarfedin)
Kendiniz için gönderdiginiz her iyiligi, Allah katinda daha hayirli ve sevapça daha büyük olarak bulacaksiniz
Allah'tan bagis dileyin
Kuskusuz Allah bagislayandir, merhamet edendir
BAKARA
276- Allah faizi mahveder, oysa sadakaları bereketlendirir
Allah günahta ve inkârda direnen hiç kimseyi sevmez
277- İman edip iyi işler yapan, namazı dosdoğru kılıp zekatı verenlerin Rabbleri katında elbette mükafatları vardır
Onlara hiçbir korku olmadığı gibi, onlar mahzun da olmazlar
ZARİYAT
19- Onlarin mallarinda isteyen ve istemeyen yoksullar için bir hak vardi
MEARİC
24- Onlarin mallarinda belli bir hak vardir,
25- Hem isteyen için, hem de istemekten utanan yoksul için
NİSA
77- Kendilerine, "Ellerinizi savastan çekin, namazi kilin, zekati verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savas yazilinca hemen içlerinden bir kismi insanlardan, Allah'tan korkar gibi, hatta daha çok korkarlar ve "Rabbimiz! Niçin bize savas yazdin? Ne olurdu bize azicik bir müddet daha tanimis olsaydin da biraz daha yasasaydik?" derler
Onlara de ki: "Dünya zevki ne de olsa azdir, ahiret, Allah'a karsi gelmekten sakinan için daha hayirlidir ve size kil kadar haksizlik edilmez
"
162- Fakat onlardan ilimde derinlesmis olanlar ve iman edenler, sana indirilene ve senden önce indirilenlere iman ederler
Onlar, namazi kilan, zekati veren, Allah'a ve ahiret gününe iman edenlerdir
Iste onlara büyük bir mükafat verecegiz
MAİDE
12 - Allah, Israilogularindan söz almisti
Içlerinden on iki müfettis göndermistik
Allah söyle demisti: " Ben, muhakkak sizinle beraberim
Namazi dosdogru kildiginiz, zekati verdiginiz, peygamberlerime iman ettiginiz
ARAF
156- "Ve bize hem bu dünyada bir iyilik yaz, hem de ahirette
Biz gerçekten de tevbe edip senin hidayetine döndük
" Buyurdu ki, azabim var, onu diledigime isabet ettiririm, rahmetim de vardir , o ise her seyi kaplamis ve kusatmistir
Onu da özellikle korunanlara, zekatini verenlere ve âyetlerimize inananlara mahsus kilacagim
TEVBE
5- Su haram aylar bir çikti mi artik o müsrikleri nerede bulursaniz öldürün, yakalayin, hapsedin ve bütün geçit baslarini tutun
Eger tevbe ederler ve namaz kilip zekati verirlerse onlari serbest birakin
Muhakkak ki, Allah çok bagislayandir, çok merhamet edendir
11
Eger tevbe ederler, namazi kilarlar, zekati verirlerse dinde kardesleriniz olurlar
Biz âyetleri, bilen bir kavme açiklariz
18- Allah'in mescidlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazi kilan, zekati veren ve Allah'dan baskasindan korkmayan kimseler imar ederler
Iste hidayet üzere olduklari umulanlar bunlardir
19- Siz hacilara su dagitma ve Mescid-i Haram'i imar etme isiyle Allah'a ve ahiret gününe iman edip, Allah yolunda cihad edenlerin yaptigi isi bir mi tutuyorsunuz? Bunlar Allah katinda esit olamazlar
Allah zalimler topluluguna hidayet ihsan etmez
29- Kendilerine kitap verilenlerden olduklari halde ne Allah'a, ne ahiret gününe inanmayan, Allah'in ve Resulünün haram kildigini haram tanimayan ve hak dini din edinmeyen kimselere alçalmis olduklari halde elden cizye verecekleri hale gelinceye kadar savas yapin
34- Ey iman edenler, surasi bir gerçektir ki, yahudi hahamlari ile hiristiyan rahiplerinin bir çogu insanlarin mallarini haksiz yere yerler ve Allah yolundan saptirirlar
Bir de altin ve gümüsü hazineye doldurup, onlari Allah yolunda sarfetmeyenleri bu yüzden acikli bir azap ile müjdele!
35- O gün o altin ve gümüslerin üstü cehennem atesinde kizdirilacak da bunlarla alinlari, yanlari ve sirtlari daglanacak (onlara): "Iste bu kendi caniniz için saklayip biriktirdiginiz seydir
Haydi simdi tadin bakalim su biriktirdiginiz seyin tadini!" denilecek
67- Münafiklarin erkekleri de kadinlari da birbirlerine benzerler
Kötülügü emreder, iyilikten sakindirirlar ve Allah yolunda harcamaktan ellerini siki tutarlar
Allah'i unuttular da, Allah da onlari unuttu
Gerçekten de münafiklar hep fâsik kimselerdir
79
Müminlerden zekâttan fazla olarak kendi gönülleriyle bagista bulunanlara, bir de güçlerinin yettiginden fazlasini bulamayanlara bakip da onlarla alay edenleri Allah, maskaraya çevirmistir
Onlara pek acikli bir azap vardir
80
Onlar için Allah'dan ister magfiret dile, ister dileme
Onlar için yetmis kere magfiret dilesen de yine Allah onlari affetmeyecektir
Bu, onlarin Allah'i ve Resulünü inkâr etmelerinden dolayi böyledir
Allah, böylesine bastan çikmis fasiklar güruhuna hidayet etmez
60- Sadakalar ancak sunlar içindir: Fakirler, yoksullar, o iste çalisan görevliler, müellefe-i kulûb (kalbleri Islâm'a isindirilacaklar), köleler, borçlular, Allah yolundakiler, yolda kalmislar
Allah tarafindan böyle farz kilindi
Allah her seyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir
RAD
18
Rablerinin emirlerine uyanlar için daha güzeli vardir
O'na itaat etmeyenler ise, yeryüzünde bulunan ne varsa hepsi kendilerinin olsa da onu ve bir o kadarini bütünüyle kurtulus fidyesi olarak verirlerdi
Iste onlar, hesabin kötüsü kendileri için olanlardir
Varacaklari yer de cehennemdir
Orasi da ne fena yataktir
22
Rablerinin rizasini kazanmak arzusuyla sabrederler ve namazi dosdogru kilarlar ve kendilerine verdigimiz riziklardan gizli ve açikça Allah yolunda harcarlar ve çirkinlikleri güzelliklerle yok ederler
Iste bunlar, bu hayatin akibeti kendilerinin olacak olanlardir
23
Adn cennetlerine girecekler, atalarindan, eslerinden ve zürriyetlerinden salih olanlarla birlikte olacaklar
Melekler de her kapidan yanlarina girip söyle diyecekler:
MÜ’MİNUN
1- Gerçekten müminler kurtulusa ermistir,
4- Onlar ki, zekat (vazifelerini) yerine getirirler,
RUM
39- Insanlarin mallari içinde artsin diye verdiginiz faiz, Allah yaninda artmaz
Allah'in rizasini dileyerek verdiginiz zekata gelince, iste onlar, mallari kat kat artmis olanlardir
MUHAMMED
36- Dünya hayati ancak bir oyun ve eglenceden ibarettir
Eger iman eder kötülükten sakinirsaniz, Allah size mükâfatinizi verir
Ve sizden bütün mallarinizi harcamanizi da istemez
38-Iste sizler Allah yolunda harcamaya çagrilan kimselersiniz
Içinizden kiminiz cimrilik ediyor
Ama cimrilik eden ancak kendi zararina cimrilik eder
Allah zengindir, siz ise fakirsiniz
Eger siz Hakk'tan yüz çevirirseniz Allah yerinize baska bir kavim getirir
Sonra onlar sizin gibi olmazlar
EN’AM
141- Asmali ve asmasiz (üzüm) bahçeleri, hurmalari, ürünleri çesit çesit ekinleri, zeytinleri ve narlari, birbirine benzer ve benzemez biçimde yaratan O'dur
Her biri meyve verince meyvesinden yiyin, hasat günü de hakkini (zekat ve sadakasini) verin; ama israf etmeyin, çünkü O, israf edenleri sevmez
ENFAL
41- Sunu da biliniz ki, ganimet olarak aldiginiz her hangi bir seyden beste biri mutlaka Allah içindir
O da peygambere ve ona yakinligi olanlara, yetimlere, miskinlere ve yolda kalmislara aittir
Eger siz Allah'a iman etmis, hak ile batilin ayrildigi o gün, iki ordunun karsi karsiya geldigi o (Bedir) günü kulumuza indirdigimiz âyetlere iman getirmis iseniz bunu böyle biliniz
Ve biliniz ki, Allah, herseye kâdirdir
MÜCADELE
13
Gizli (özel) bir sey konusmanizdan önce sadaka vermekten korktunuz da mi yerine getirmediniz? Fakat Allah da sizi affetti
Su halde namazi kilin, zekati verin, Allah'a ve Resulüne itaat edin
Allah, yaptiklarinizdan haberi olandir
FUSSİLET
- Onlar, zekati vermezler, ahireti de inkâr ederler
MAUN
7-Ve yardimligi sakinirlar (zekati vermezler)
KADR
Bismillahirrahmanirrahim
1- Biz o (Kur'ân)nu Kadir gecesinde indirdik
2- Kadir gecesinin ne oldugunu sen nereden bileceksin?
3- Kadir gecesi bin aydan daha hayirlidir
4- Melekler ve Ruh (Cebrail veya Ruh adindaki melek) o gece Rablerinin izniyle, her is için inerler
5-O gece, tanyeri agarincaya kadar süren bir selâmettir
RAMAZAN AYIN IN ÜSTÜNLÜĞÜ Ramazan, hayır ve bereket ayıdır
Allâh bu ayı bir çok faziletlerle donatmıştır
Bunlardan birisi; Allâh (Azze ve Celle) bu ayda Kur’ân’ı, insanlar için hidâyet ve müminler için şifâ maksadıyla indirmesidir
Bu konuda Allâh şöyle buyurur:
( Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’ân’ın indirildiği aydır
Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun ) [Bakara: 185]
Ramazan ayında öyle bir gece vardır ki, bu gece, Allâh (Azze ve Celle)’nin katında bin aydan daha hayırlıdır
Bu, kadir gecesidir
Allâh Teâla bu meyanda şöyle buyurur:
, ( Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik
Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi, bin aydan daha hayırlıdır
O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar
O gece, esenlik doludur
Ta fecrin doğuşuna kadar
) [Kadir suresi: 1-5]
Bu ayda şeytanlar zincirlenir, cehennem kapıları kapanır ve cennetin kapıları açılır
Allâh Resûlü (s
a
s
) şöyle buyurur:
( Ramazan geldiğinde; Cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar zincirlenir
)[6]
ORUÇ ve SAĞLIK
Oruç sağlık kapısı
Ramazan ayının gelmesiyle birlikte tutulan orucun, manevi yönü kadar sağlık açısından da pek çok faydası olduğunu ifade eden uzmanlar, rahatsızlığı bulunan hastaları ise oruç tutarken dikkatli olmaya çağırıyor
Eskilerin bir sözü var: "Az yiyen melek olur, çok yiyen helak olur" diye
Bu sözün doğruluğunu teyid eden uzmanlar, Ramazan ayının gelmesiyle birlikte yenilen yemeğin miktarının azalmasının, karaciğer, bağırsak ve obezite (şişmanlık) gibi pekçok hastalık üzerinde olumlu etkisi olduğunu ifade ediyorlar
"Oruç manevi açılımıyla olduğu kadar bir beslenme biçimi sağladığından sağlık için yararlı olduğu tartışılmaz bir gerçektir" diyen Dahiliye Uzmanı Dr
Ali Sait Turgut, orucun obezite rahatsızlığından, bağırsak ve karaciğer gibi pekçok rahatsızlığa sağlık davetiyesi çıkardığını ancak kalp, tansiyon, oniki bağırsak ülseri olan hastaların ise oruç tutarken dikkatli olmalarını tavsiye ediyor
Sık sık şekeri düşen ve organik rahatsızlığı olanların ise oruç tutmalarının hayatlarını tehlikeye sokacağı konusunda uyarıda bulunarak, bu tür hastalığı olanların oruç tutmamalarını belirtiyor
Vücut kendini yeniler
Orucun insan vücudunu dinlendireceğini ifade eden Esma Hatun Hastanesi dahiliye uzmanlarından Dr
Ali Sait Turgut, "Oruçlu insanda uyarılan salgılar azalır
Mide, bağırsak sistemi istirahate çekilir
Yani bir ay süresince bu sistem kendini yeniler ve organize eder
Diğer zamanlarda çokça tüketilen sigara, alkol gibi zararlı maddelerin daha az alınması da bu sistemin yenilenmesini hızlandırır
Bu da direkt olarak mide, bağırsak ve karaciğeri hem dinlendirir, hem de kendilerini yenilemelerine fırsat verir" dedi
Rahatsızlığı olanlar dikkat
Gerek gastrit ve gerekse ülser hastalarını tehdit eden üç önemli risk faktörünün sigara, alkol ve stres olduğunu belirten Dr
Turgut, "Ülser ve gastrit hastalarından oruç tutanlar orucun manevi yönünü öne çıkardıkları için bu üç unsurdan da azami ölçüde uzak kalır ve mide kendine gelir
Yine sigaranın azalması neticesinde ciğer hastalıkları azalmakta, kan zararlı maddelerden temizlenmektedir" diye konuştu
Dr
Turgut, "Obezite (şişmanlık) hastalığı çok yemek yemekten kaynaklanan bir hastalıktır
Ramazan'da yiyilen yemeğin miktarı oruç tutulduğu için azalacaktır
Obezite hastaları çok sık yemek yer
Aşırı yemek kalp ve tansiyon hastalarının hayatlarını tehlikeye sokacağı unutulmamalıdır" dedi
ORUÇ HER DERDE DEVA
Mide ve bağırsak dinlenir
Düzenli yeme alışkanlığı sağlanır
Alkol tüketilmediği ve sigara da azaltıldığı için vücuttaki kan temizlenir, ciğerler kendini yeniler
Orucun manevi havası stresi azaltır
Özellikle gastrit, ülser gibi mide rahatsızlıklarının baş düşmanı olan stres, alkol ve sigara tüketimi Ramazan ayında azalacağı için bu tür hastalarda iyileşme görülür
Sürekli yeme alışkanlığından kaynaklanan obezite(şişmanlık) hastası olanların vücutları dinlenir ve yeme alışkanlıklarını düzenlemeleri için bir fırsat doğar
ORUÇ TUTANLARIN DİKKAT ETMESİ GEREKEN HUSUSLAR
Sahur ve iftarda birden bire çok yemek yemenin sağlık için tehlikeli olduğunu unutmayın
İftarda ve sahurda hafif yemekler yiyin
Tıka basa doymadan sofradan kalkın
Özellikle kalp ve tansiyon hastası iseniz, hamurlu, tuzlu ve kızartma türü yiyeceklerden uzak dursun
Mide rahatsızlığı olanlar asit giderici ilaç kullansın
Oruç döneminde vücutta şeker, sodyum, kalsiyum ve fosfat düşeceği için bunların telafisini yapın
Sahurda hazmı kolaylaştırıcı, lifli gıda içeren yiyeceklerden tüketin, kızartma ve baharatlı yemeklerden ise uzak durun
Bol sıvı gıda alın, gazozlu içeceklerden uzak durun
Halsizlikten kurtulmak için tuzlu ve bol sıvı gıdalar (portakal ve meyve suları vs) tüketin
İnsülin kullanan, sık sık şekeri düşen ve ciddi organik rahatsızlıkları olanların oruç tutmamaları tavsiye olunur
Ramazan ayını fırsat bilerek sınırlı ve düzenli yemek yemeği alışkanlık haline getirin
Ramazan Manileri
Ahmet ağa uyursun uyursun
Uykularda ne bulursun
Kalk al abdest, kıl namaz
Sabahleyin cenneti bulursun
Akşamdan pilavı pişirdim
Gene karnımı şişirdim
Çok mani diyecektim ama
Defteri yolda düşürdüm
Aldanma sağa sola,
Gel gidelim hak yola,
Güzel oruç tutanın,
Âkıbeti hayrola
Akşam ezanı dinlemek
Sahur vakti yemek yemek
Ramazana mahsus şeydir
Gece davulcu söylemek
Arnavut'musun Tatar'mısın
Ekşili çorba yapar mısın
Sana davul çalıyorum amma
Acaba sen oruç tutar mısın
Bak geldi etli dolma,
Çok yiyip göbek salma
Üstüne bir kahve iç,
Terâvihe geç kalma!
Besmeleyle çıktım yola
Selam verdim sağa sola
A benim ağalarım
Namazınız mübarek ola
Bu aya hürmet gerek,
Nîmete şükür gerek,
Mübârek Ramazan’da,
Hakka ibâdet gerek
Bu gece ayın evveli
Açıldı İslâm’ın gülü
Geldi Mubarek ramazan
Mesrur etti cân ü dili
Cebimin ağzı dardır
İçinde şeker vardır
Sabreyle aman gönül,
İftara neler vardır?
Çatal kaşık elimde,
Besmele var dilimde,
Fazla kaşık salladım,
Bir sızı var kolumda
Davulumun ipi kaytan,
Kalmadı sırtıma mintan,
Virin ağalar bahşişim,
Alayım sırtıma mintan
Deniz suyu serindir
Damla gibi derindir
Bir tek hurma da olsa
Bir mü'mini sevindir
Davulun içi pekmez,
Çalarım fakat ötmez
Bir bahşiş vermezseniz,
Davulcu buradan gitmez
Eski cami direk ister
Söylemeye yürek ister
Benim karnım tok ama
Arkadaşım börek ister
Evveli rahmettir kula
Girelim sıdk ile yola
Hulûs ile eyleyelim
Ta ki dua makbul ola
Ezanlar hep okundu
İftarlığım lokumdu
Aç karnına çok yedim
Bana biraz dokundu
Günâhın olsa yığın,
Yine de O’na sığın
Gazabından fazladır,
Rahmeti Allahımın
Gökyüzünün melekleri
Devran eder felekleri
Bu ayda ikram edenin
Zayi olmaz emekleri
Göz aydın hepimize,
Mübârek günler bize,
Onbir ayın sultanı,
Hoş geldin evimize
Hakk’ın bize ihsanısın
Hem ayların sultanısın
Sen bir saadet kânısın
Ey mâhı sultan merhaba
Halayıklar halayıklar
Ocak başında uyuklar
Davulumun sesini duyunca
Pirincin daşını ayıklar
Hava sıcak terlerim,
Birçok mâni derlerim,
Davet verdim bu akşam
Sizleri de beklerim
Herkes sabırla bekler,
Zayi olmaz emekler
İftara geliyoruz
Hazırlansın yemekler
Hoşafın suyu boldur,
Bir kepçe daha doldur,
Sahurda köfte varmış,
Ne olur erken kaldır
İnananlar oruç tutar,
Gönüller hep bir atar,
Sevinir hep müminler,
Allah diyenler artar
İşte geldim iki büklüm
Üstümdedir davul yüküm
A benim ağalarım
Selamun aleykum
İşte geldi gidiyor,
Mutlu günler bitiyor,
Onbir ayın sultanı,
Bize vedâ ediyor
Kavuştuk Ramazan’a,
Hem de büyük ihsana,
Bu ayda oruç tutmak,
Huzur verir insana
Karşıma fener geldi,
Aklıma neler geldi,
Börek bekledim ama,
Sofraya döner geldi
Maniler çiçeklidir
Birbirine eklidir
Davulcunun daveti,
Mutlaka böreklidir
Misafirim nazlandı,
Börek diye sızlandı,
Bir sini börek yedi,
Biraz olsun uslandı
Ne uyursun ne uyursun,
Bu uykudan ne bulursun,
Al aptesti kıl namazı
Cenneti alayı bulursun
On bir diye sevinme
Teravihten erinme
İbadetler şükürdür
Bunu bil ki öğünme
Onbir ayın sultanı,
Kıymetlidir her ânı,
Süslersin şu cihânı,
Hoşgeldin yâ Ramazan!
Pilavın kokusu var,
Mâninin arkası var,
Bahşişimi yollayın
Gözümün uykusu var
Rabbimizin nîmeti,
Ölçülür mü kıymeti?
Bu ayda müminlere,
Saçar bolca rahmeti
Ramazan’ım merhaba
Bizlere verdin sefâ,
Rabbimize hamdolsun,
Her nefeste bin defa
Sâlih olan seçilir,
Gök kapısı açılır
Oruçlunun üstüne,
Ne rahmetler saçılır
Sahur oldu ışıyor,
Bülbüller ötüşüyor,
İftara çay deyince,
Yüreğim tutuşuyor
Sahur vakti emîndir
Hoşaf suyu serindir
Aman eli çabuk tut,
Yetimi sen sevindir
Secdeye varan başla,
Gözlerden akan yaşla,
Müslüman arkadaşla,
Ne güzeldir Ramazan
Sofrada fakir olsun,
Tabağı çukur olsun
Karnı doyduktan sonra,
Duâyı okur olsun
Sokak yolu dar mıdır?
Minaresi var mıdır?
İftara kal diyorlar,
Acep aslı var mıdır?
Şükür bu aya girdik
Akşam hilâli gördük,
Sevinçlere garkolup,
Yüzü secdeye sürdük
Tepsiler dizi dizi,
Dâvete bekle bizi,
Adresi iyi yaz ki,
Kolayca bulam sizi
Uyumasın gözümüz,
Doğru olsun sözümüz,
Her iki cihanda da,
Ak olmalı yüzümüz
Var hânene selâm et!
Hâlin olsun selâmet,
Son günler yaklaştıkça,
Çoğalır oldu dâvet
Yaram derindir eşme
Aman derdimi deşme,
Sahurda börek yoktu
Gözlerim oldu çeşme
Yemekler boldur gayet,
Beni de edin davet,
Birlikte yer içeriz,
Şöyle ederiz sohbet
Yeni cami direk ister
Bunu söylemeye yürek ister
Benim karnım toktur ama
Arkadaşım börek ister
Yün yatakta yatarız,
Yapma çiçek satarız,
Biraz bekle davulcu,
Şimdi bahşiş atarız
Bu aya sultan ay derler
Kaymak ile baldan yerler
Ezelden adet kılınmış
Bekçiye bahşiş verirler
Bekçiniz kapıya geldi,
Cümlenize selam verdi
Darılmayın iki gözüm,
Bahşişin almaya geldi
Duvardan kedi atladı,
Bekçinin ödü patladı
Merak etme bekçi baba
Bey kesesini yokladı
şimdilik bu kadar umarım hoşunuza gitmiştir
% $$$___YorumLarınızı EsirgemeyiN___$$$ %
>>>ALINTIDIR<<<
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
Dantel
Mumsema
Frmacil
10-09-2007
#
2
Profil Bilgileri
RAAJAA
--->: Merhaba Ya Şehri RAMAZAN...
buyrun bir kaç bilgi daha
Ramazan Ay'ına kadar okunacak dua
Allahümme barik lena fi recebe ve şa'ban ve belliğna ramazan
(Anlamı): ALLAH'IM! Receb'i ve Şaban'ı hakkımızda hayırlı ve mübarek kıl, bizi Ramazan'a ulaştır
(Amin)
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
Sonrasında bir kaç duvar kağıdı
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
Butun Musluman aleminin Mubarek Ramazan ayini kutluyor ve hayirlara vesile olmasini Cenab_i Allahtan niyaz ediyorum
Butun islam topraklarindaki ve dunyadaki savaslarin durdurulmasi tek dilegimdir
Ramazan-i Serif ayi Allahinbiz kullari icinverdigi bir Rahmet,Merhamet ve Cehennemden kurtulus ayidir
""Ey iman edenler,sizden evvelki ummetlere farz kilindigi gibi sizin uzerinize de oruc farz kilindi""(Bakara suresi,183
ayet)
""Oruc bir siperdir ki ,kulum bununla atesten korunur""(Hadis-i Kudsi,Taberani)
Ramazan-i Serifte verilen bes sey;
Hadis-i serifte buyruldu ki;Allahu Teala,benim ummetimeRamazan-i Serifte bes sey ihsan eder ki,bunlari hicbir peygambere vermemistir;
1 Ramazan-i serifin birinci gecesi,Allahu teala muminlere rahmet eder
Rahmetle baktigi kuluna hic azap etmez
2 Iftar zamaninda oruclunun agiz kokusu,Allahu Teala ya misk kokusundan daha guzeldir
3 Melekler Ramazan-i Serif''in her gece ve gunduzunde,oruc tutanlarin afvolmasi icin dua eder
4 Ramazan-i Serif deAllahu Teala,oruc tutanlara,cennette yer tayin eder ve ;""Ey cennet!Yakinda dunya mihnet ve sikintilarindan kurtarip ,ikram ve rahmetime kavusturacagim kullarim icin suslen ve hazir ol ""buyurur
5 Ramazan-i Serifin son gunu gelince ,''Ramazan-iSerifte oruc tutan butun ummetimi afveder''
Eshab-i kiramdan birisi ''Ya Rasulallah ,o gece Kadir Gecesi midir ?''Diye sordugunda''Bilmezmisin ki ,is yapanlara isi bitirdiklerinde ucretleri verilir''
buyurdu
Butun Muslumanlar icin dua etmek zamanidir
Dualariniz da bizleri de unutmayin
%$%___ YorumLarınızı Eksik EtmeyiN ___%$%
>>>ALINTIDIR<<<
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
11-09-2007
#
3
Profil Bilgileri
RAAJAA
--->: Merhaba Ya Şehri RAMAZAN...
evet devam edelim
saygılarımla
ama önceki yazdıklarıma bakılırsa hiç kimse hoşnut değil
Bir kişi dahi olsa yorum yazan yok
neyse amaç paylaşmak
tekrar saygılarımla buyrun
Ramazan ve oruç bilinci
BİR Bayramdır ramazan
Sevilenler için yeni bir fırsattır Ramazan
Affedilmek isteyenler için mükemmel bir andır Kadir Gecesi
Ve bir Kadir Gecesi bir ömre bedeldir
Hangimiz hayatında yeni bir şeylerin olmasını istemez ki?
Küskünlüklerin giderilmesi, sadece kılık kıyafetimize değil ruh dünyamıza da çeki düzen verilmesi, en yakınımızda bulunup da göremediklerimizin fark edilmesi, ihtiyaç içinde olanların sıkıntılarının giderilmesi, toplumsal bazda yardımlaşmanın, dayanışmanın, dertleşmenin zirvede olması adına yenilere o kadar çok ihtiyacımız var ki
İşte bu anlamda yenileşmenin zirve ismi Ramazan
On bir ayın sultanı Ramazan, rahmet, mağfiret, bereket ve sabır ayı demektir
Eğitim zaviyesinden baktığımızda Ramazandan en kârlı çıkan ruhumuzdur
İrademizi güçlendiren oruç, ruhsal açıdan da bizi tam manasıyla yeniler
Kasıtlı oruç bozmanın kefaretini ödeyerek de bir başka şeyi öğreniriz
İhmalin, kastın, suçun faturasını ödemeyi
Peygamber Efendimizin şu hadis-i şerifi ise oruçlunun sosyal yaşantısını ne kadar güzel düzenliyor: “Biriniz oruçlu bulunduğu gün çirkin sözler söylemesin, cahilce davranışlarda bulunmasın
Şayet bir başkası kendisine sataşır veya dövüşmeye kalkarsa, ‘ben oruçluyum, ben oruçluyum’ diyerek ondan uzak dursun
”
Hiç şüphesiz ibadetler Yüce Yaratıcımız emrettiği için yapılır
Böyle olmakla birlikte orucun manevî açıdan olduğu kadar sağlık açısından da pek çok faydası vardır
Bu manada orucun her şeyden önce vücudumuzu dinlendirdiğini unutmayalım
Bir yıl boyunca hiç durmadan çalışan mide ve sindirim sistemi Ramazanda bir ay boyunca dinleniyor
Sonuç itibariyle vücudumuz için -biz farkında olmadan- koruyucu hekimlik yapılıyor
Ramazan hazırlıkları
Eskiden cami görevlileri bu çok özel misafir için günler öncesinden hazırlığa başlarlardı
Cami kayyumları (hademeleri); kavukları, cüppeleri çıkarır; kolları paçaları sıvayıp yarışırcasına çalışırlardı
Caminin bahçesinden tutunuz da içindeki en ufak ayrıntısına kadar her şey en güzel şekilde temizlenirdi
Evlere gelince; onlar baştan başa yıkanır, temizlik nedeniyle tahta gıcırtıları günlerce sürerdi
Mutfak ve kiler gözden geçirilir, eksikler tamamlanırdı
Ramazan ayı başlamadan birkaç gün önce insanların bu ayı daha rahat ve huzurlu bir şekilde geçirebilmeleri için devrin yöneticileri tarafından bazı kurallar halka duyurulurdu
Tenbihname adıyla duyurulan bu yönetmelikler 19
yüzyılın ilk çeyreğinde ortaya çıkmıştı
On bir ayın sultanına hürmeten evlerin, sokakların ve dükkanların temizliğine itina gösterilmesi, tenbihnamelerle açık bir şekilde halka duyurulan konulardan sadece biriydi
Ramazan iftarları
Osmanlı Sarayında verilen iftarlar son derece meşhurdu
Vezirlerin hanelerinde hususi davetler
verildiği gibi fakirler için de üç beş sofra hazırlanır kimse geri gönderilmezdi
Hele, II
Abdülhamit'in verdiği iftarlar
Din adamları, bürokratlar, askerler, yabancı devlet adamlarına verilen iftarların yanı sıra hafızalarda en çok kalanı ise yüksek okul talebelerine verilen iftarlardı
Bunun nedeni ise talebelere iftar sonrası diş kirası verilmesiydi
İftara davetli olanlar iftara 5-10 dakika kala gelirlerdi
Kapıda kendilerini ev sahibi bekler, merhabalaştıktan sonra ellerini yıkayıp peşkirlerle kuruladıktan sonra sofraya otururlar ve top atılıncaya kadar salatü selam okurlardı
Top atılınca zemzem, hurma, zeytin veya su nimetlerinden biriyle oruçlarını açarlardı
Eskiden Ramazanlarda maddi durumu iyi olanlar iftara davet ettikleri tüm misafirlerine zengin fakir demeden misafirlerinin durumlarına göre bir miktar para veya kıymetli bir eşyayı hediye olarak verirlerdi
Bunun adına da “Diş Kirası” derlerdi
Evimize gelip ikramımızdan tadarak dişlerinizi meşgul edip yorduğumuz için şunu kabul ediniz, esprisine dayalı olan son derece anlamlı bir adetti
Aslında İslamiyet'te böyle bir âdet yoktu
Bu dinî olmaktan çok millî bir âdet idi
Daha doğrusu dinimizdeki sadakanın farklı bir sunumuydu
Sahurun önemi
Peygamber Efendimiz (s
a
v
) şöyle buyuruyor: “Allah'a yemin ederim ki, oruç tutanın ağız kokusu Allah katında misk kokusundan daha hoştur
” İşte böyle bir ağızla dua etmek mümin için en büyük fırsattır
Sahura kalmak ve bir şeyler yemek sünnettir
Peygamber Efendimiz (s
a
v
) “Sahur yemeğinde bereket vardır
Bir yudum su bile içecek olsanız sahura kalkmayı ihmal etmeyiniz
Çünkü sahura kalkana Allah rahmet eder, melekler de bağışlanmaları için dua ederler,” buyurmuşlardır
Ramazan ayında da normal zamanlarda olduğu gibi yemek azar azar yenilmelidir, diyen diyetisyenler, ayrıca normal uykunun alınmasını, sahura kadar uyanık kalıp da uyku ihtiyacı tam karşılanmadan güne başlanılmaması uyarısında bulunuyorlar
Yani uyunmalı ve sahura kalkıp hem sünneti uygulamalı hem de sağlıklı olunmalıdır
Ramazan mahyaları
Ramazan ayında İstanbul'da adına mahya dediğimiz bir başka güzelliğe daha şahit olmaktayız
Mahya kurma geleneği İslâm ülkeleri arasında yalnızca Türklere aittir
Ramazan ve bayram gecelerinde camilere kurulan mahyanın tarihçesine baktığımızda 1600’lü yıllara kadar gidebiliyoruz
İlk mahya İstanbul'da kurulmuş
İstanbul camilerini süsleyen mahyalarda ilk günlerde “Merhaba, Hoş Geldin Ey Şehri Ramazan, Bismillah, Ya Hazreti Allah, Şefaat Ya Rasulâllah” gibi yazılar olurmuş
Daha sonraki günlerde de, “Ya Rahmân”, “Ya Sübhân” gibi Allah'ın isimlerinin olduğu yazılar çekilirmiş mahyalara
Ramazan'ın son birkaç gününde ise bütün camilerde aynı yazı olurmuş: “Elveda Ey şehri Ramazan”
Kılınan namazın her dört rekatından sonra, tesbihler çekilerek, salavâtlar okunarak namaza ara verilip bir mânada arada dinlenildiği için teravih namazı diye isimlendirilen namaz da Ramazan ayının bir başka vazgeçilmezidir
Huzur dersleri
Yine yalnızca Osmanlı sarayında görebildiğimiz ve başlangıcının çok eski olması münasebetiyle ne zaman başladığına dair bilgileri kesinleştiremediğimiz bir güzel ders halkasıdır huzur dersleri
Huzur derslerinin sistemli hale gelmesi III
Ahmet döneminde Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından 1724 yılında yapıldığını kaynaklardan görmekteyiz
İbrahim Paşa devrin tanınmış âlimlerini Ramazanda kendi sarayında toplayarak onlara Kur’an-ı Kerim'in bazı ayetlerinin tefsirini yaptırmıştır
Huzur dersleri, Sultan Mehmed Reşad zamanında Dolmabahçe Sarayının Zülvecheyn sofrasında Ramazan ayının ilk on gününde sekiz oturum halinde yapılırdı
Derslere şehzadeler ve bugünkü tabirle devlet bakanları da davet edilirdi
Huzur dersleri Hilâfetin kaldırılmasına kadar devam etti
Son huzur dersi Halife Abdülmecîd Efendi zamânında yapılmıştır
Padişah da dahil olmak üzere sarayın en yetkili isimlerinin katıldığı huzur derslerinde hocalar yöneticilere ince mesajlar vererek onları eleştirebilirlerdi de
Ramazan mânileri
Zaferlerin ilanında, duyurularda, düğünlerde gördüğümüz davulları bu kez sahurlarda görmekteyiz
Davulu enstrüman, manileri güfte olarak kullanan davulcuları karanlık ve aydınlık sokaklarda evinin penceresinin perdesini biraz aralayarak gözetleyenlerin sayısı hiç de az değildir
Ramazanda manilerin okunması hilâlin görünmesiyle başlar, her gün iftarda ve sahurda değişik mevzulara dair mâniler okunurdu
Bekçiler elinde muşamba fenerle kapı önlerine dikilir, uykusuz ve yorgun bir sesle:
“Eski cami direk ister
Söylemeye yürek ister
Benim karnım tok ama
Arkadaşımın canı börek ister
”
diyerek oruç tutanları sahura uyandırırlardı
Ramazan ve Kadir Gecesi
Son yıllarda azalma olduğu için ismi bile nadiren zikredilen bir başka ibadet de itikâftır
Mü’minin ibadet niyeti ile, cemaatle namaz kılınan bir mescitte belli bir süre kalmasına “itikâf” denir
İtikâfa giren mü’min; kendisini tamamen Allah-u Tealâ'ya (c
c
) ibadet etmeye ayırmıştır
Onun maksadı; itikâf sayesinde, sürekli kötülüğü emreden nefsini yenmektir
Ramazan ayını on bir ayın sultanı yapan özellik Kadir Gecesinin bu ay içinde olmasıdır
Kadir Gecesini bin aydan daha hayırlı kılan özelliği ise Kur'an-ı Kerim'in bu gecede indirilmiş olmasıdır
Peygamber Efendimizin (s
a
v
) “Oku” İlahî emrine muhatap olduğu gecedir Kadir Gecesi
Yirmi üç yıl sürecek iletişimin başladığı andır Kadir Gecesi
Yüce Rabbimizin hayatımız boyunca bize rehber olacak olan mektubun, Kur’ an-ı Kerim’in, indirilmeye başlandığı gecedir bin aydan hayırlı olan gece
Ramazanda hafızların ya da Kur'an-ı Kerim’i güzel okuyanların cemaat huzurunda Kur'an okumalarına mukabele diyoruz
Kur’an tarihiyle ilgili olan mukabele; Cebrail’in (a
s
) her sene Ramazan ayında Peygamberimize (s
a
v
) gelerek birbirlerine karşılıklı Kur'an okumalarının adıdır
Bu sünnet asırlardır çoğalarak yaşatılıyor
Hemen hemen her camide, her mahallede günde bir kaç kez okunmak suretiyle Allah rızasını kazanmamıza vesile kılınıyor
Sevilenlere en güzel hediye en özel zamanlarda verilir
Kur'an-ı Kerim de bizim için çok büyük bir hediye, son derece ihtiyacımız olan bir rehberdir
Hz
Aişe validemiz bir gün Peygamberimize:
“Ey Allah'ın Resûlü! Kadir gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?” diye sorması üzerine Rasûlâllah (s
a
v
):
“Allahümme inneke afüvvün tühıbbü'l-afve fa'fu annî: Allah'ım Sen çok affedicisin, affı seversin, beni affet, diye dua et” buyururlar
Ramazan çadırları
Son yıllarda ise yolda kalan, evinde tek başına iftar yapmak istemeyen, mutfağında bir şeyi olmadığı için yemek yapamayan, binlerce insanın buluştuğu Ramazan çadırlarında, bir yandan iftar edilirken diğer yanda da yeni dostluklar kurulmakta
Ve yine bazı belediyeler insanların uğrak yerleri olan merkezî yerlere kurdukları çadırlarla bu anlamda büyük bir boşluğu doldurmaktalar
Neredeyse saatler öncesinden çadırların önünde sıraya giren oruçlular az sonra okunacak akşam ezanını büyük bir heyecanla beklerler
Her yıl sayıları artmakta olan bu çadırların her yenisi bir sonrakine güzel örnek oluşturmakta
Orucunu evinde çocuklarıyla açmak isteyen ama yiyecek bir şeyi olmayanlar öğle sonrası bu tür faaliyetlerde bulunan vakıf, dernek ve belediye aşevleri gibi yerlere gelip akşam yemeklerini gün içinde alıp dualarda bulunarak evlerine dönerler
Bu manada hayırda birbiriyle yarışan belediyelere, vakıflara, derneklere, insanlara ne mutlu
Ramazanda kültür ve sanat etkinlikleri
Son yıllarda Sultanahmet Camisinin avlusu başta olmak üzere Diyanet İşlerinin organize ettiği kitap fuarları Ramazanların vazgeçilmezi listesine girdi
Diyanet İşleri Başkanlığının yanı sıra bir çok belediye kitap fuarı oluşturma girişiminde bulunuyor
Bunu çadırlarda organize etmeye çalışan belediyeler olduğu gibi Osmanlı Mahallesi adı verilen mekanlardaki standlarda yapmaya çalışan belediyeler de var
İstanbullular, bu mekanlara gerek iftar öncesi gerekse iftar sonrası çok ciddi ilgi göstermektedir
Bu kitap fuarlarında yayınevlerinin indiriminden de yararlanan kitapseverler yeni kitapları alabilmenin mutluluğunu yaşarlar
Yine bu fuarlara katılan yazarlar ve sanatçılar sevenleriyle buluşup, eserlerini imzalıyorlar
Bu mekanlarda ayrıca başka şekilde görüşülmesi zor olan akademisyenleri, siyasetçileri de görmek mümkün
Son yıllarda iftar verilen yer, teravih sonrası kültür-sanat adına birbirinden farklı faaliyetlerin gerçekleştirildiği bir mekâna döner
Bağcılar, Eminönü, Zeytinburnu, Üsküdar, Eyüp, Eminönü, Bayrampaşa ve daha bir çok belediye bu hususta birbirleriyle yarışırcasına faaliyetler düzenliyorlar
“Kim bir Müslüman kardeşine iftar vakti yemek yedirirse, onun sevabı kadar kendisine sevap yazılır
Yemek yedirdiği kimselerin sevabından da hiçbir şey eksilmez” hadis-i şerifi gereğince fakir vatandaşlarımız için evlerde, Kur'an kurslarında, vakıflarda olduğu gibi belli noktalara belediyelerin kurdukları çadırlarda da iftar yemeği verilir
İhtiyacı olan oruçlular bu çadırların önünde iftara 1-2 saat kala kuyruğa girip yemeğin dağıtılmasını beklerler
Hatta bazıları sahur için de bir kap yemek alabilmek için mücadele verir
Hayır sahipleri, bu çadırlarda, binlerce kişinin orucunu açmasına vesile olur
Aynı mekânlarda, kültür-sanat adına Ramazanın ruhuna uygun düşen programlar gerçekleştirilir
Söyleşiler, paneller, konferanslar, konserler, tiyatrolar vs
Ramazan eğlenceleri
Her şeyden önce Ramazan eğlenceleri başlığı ne kadar doğru bunu biraz tartışmak gerekiyor
Ramazan kulun ibadette zirveye ulaştığı zaman dilimidir
Bu zaman diliminde eğlencenin yeri ne kadardır? Ve söz konusu Ramazan eğlencesi adı altında gerçekleştirilen programlar Ramazanın ruhuna ne kadar uygundur?
Eski Ramazan eğlencelerini Karagöz ile Hacivat’tan başlatmak gerekiyor
“Yaaar! Bana bir eğlence medet!” melodisiyle devam eden oyun, çeşitli fikirleri komedi üslubuyla izleyenlere sunmakta, izleyenlerin kıssadan hisse kapmalarını sağlamaya çalışmaktadır
Karagöz Hacivat Ramazan eğlencelerinden sadece biridir
Mü’min, hayatın her karesine İslam'ın ölçüleri ışığında bakıp da adım atıyorsa, ne mutlu ona
Zaten böyle bir durumda problem yok
Kur'an'ın, sünnetin ruhuna aykırı olmayacak bir şekilde eğlence ile de izleyenlere güzel şeyler verilmesi, meşru dairede eğlencenin gerçekleştirilmesi
Ramazana ayrı bir renk katar
Bu ayda herkes diğer aylara oranla daha emniyetlidir
Yardım alan fakirler daha sevinçlidir
Toplumda fakir ile zengin arasında yeni kö
pr
üler kurulur
Yetimler, öksüzler, yaşlılar, kimsesizler bu ayda âdeta bayramı yaşarlar
Bu ayda ülkemize gelen turistler bizim “bir bayram coşkusuyla” yaşadığımız Ramazanlardan son derece olumlu etkilenerek ülkelerine dönerler
Tadıyla, kokusuyla, görüntüsüyle iftar sofralarının kendine has güzelliği olan Ramazan pidesi, sultan sofralarından günümüze kadar gelmiştir
İftara birkaç dakika kala herhangi bir fırının önüne bakmak pideye olan ilginin boyutunu görmek için yeterlidir
Pide almak elbette evin en küçüğünün görevidir
Ramazan ve yemek deyince güllacın da hakkını vermek lazım
Ramazan Ayı Hakkında , Ramazan-ı Şerîf , Oruç
Yeryüzünde bir milyarı aşkın müslüman için kutsal bir ay olan RAMAZAN ayı geldi
Onu kutsallaştıran şeylerin başında Kuran'ın o ayda inmeye başlaması ve Oruç ibadetinin bu aya tahsis edilmesi geliyor
Tüm müslümanlara Ramazan ayı mubarek olsun temennisiyle Yüce Allahtan Af ve mağfiret diliyoruz
Ramazan-ı Şerif ve Oruç
Oruç ayı olan
Ramazan-ı Şerîf
, feyizli bir hayatın yaşandığı mübârek bir mükâfât ayıdır
Nâil olduğumuz sayısız nîmetlerin kadrini hatırlatan bu ayda, fânî lezzetlerden vazgeçip bâkî lezzetlere nâil olmanın sırrına, Hakk Teâlâ’nın emir buyurduğu oruç nîmeti ile kavuşulur
Oruç
, fazîleti ve aslî gâyesi dâimî bir ibâdet şuûru içinde nefs engeliyle mücâdele etmek ve nefsi baskı altında tutarak te’sîrini asgarîye indirebilmektir
Oruç
, hayat mücâdelesinde zarûrî olan “sabır, irâde, nefsî arzulardan uzaklaşma” gibi hallerin tâlimi ile ahlâkî durumumuzu kemâle erdirir
Yine bu ibâdet, nefsin bitmez tükenmez arzularına karşı insanın şeref ve haysiyetini koruyucu bir kalkandır
Yine
oruç
; sahibini, azm ü sebât, kanâat, hâle rızâ, metânet, sabır gibi ahlâkî güzelliklere erdirmenin fazîleti ile beraber mahrûmiyyet ve açlıkla nîmetlerin kadrini hatırlatır ve bu vesîle ile yoksulların hallerini düşündürüp onlara merhamet ve şefkat hisleriyle yüreklerimizi hassaslaştırır
Şükrân duygularını canlandırır
Bu vasfıyla oruç, sosyal hayattaki kin, hased, kıskançlık gibi kitleyi huzûrsuzluğa boğan menfîlikleri bertaraf etmekte en müessir bir ilâhî emirdir
Ashâb-ı kirâmın oruca karşı çok büyük rağbetleri vardı
Onlar, tahammülü güç sıcak günlerde dahî nâfile oruç tumaya gayret ederlerdi
Bir kısmının, güneş ışığının yakıcılığından korunacak ölçüde elbiseleri bile yoktu
Elleri ile güneş ışığından ve sıcaktan korunmaya çalışırlardı
Bütün bunlara rağmen büyük bir mânevî haz ve lezzet içinde nâfile de olsa oruçlarını devam ettirirlerdi
Şakîk-i Belhî buyurur:
“İbâdeti lâyıkıyla îfâ edebilmek, bir san’attır
Onun kazanç mekânı, halvet; vâsıtası ise açlıktır
”
O açlık ki, modern tıpta bile diyet adıyla sıhhatli kalmanın en birinci şartıdır
O açlık ki, tahammülü en zor olan bir mahrûmiyyettir
Rivâyet olunur ki, nefis, yaratıldığı zaman çeşitli iptilâ ve mahrûmiyetlere rağmen Cenâb-ı Hakk’a {REF Sen sensin, ben benim
} deme cür’et ve cehâletinde bulundu, ancak ve ancak açlık sebebiyle aczini kabûl etti
Bu sebepledir ki, irâde terbiyesinde açlığa katlanabilmek kadar müessir başka bir husûs yoktur
İrâde ise, tabiî ve nefsânî meyillere karşı koyabilmenin temel şartlarından biridir
Hazret-i Mevlânâ -kuddise sirruh- buyurur:
“İnsanın asıl gıdâsı Allâh’ın nûrudur
Ona aşırı ten gıdâsı vermek lâyık değildir
İnsanın asıl gıdâsı, ilâhî aşk ve ilâhî akıldır
”
“İnsan, asıl rûhânî gıdâsını unuttuğu ve ten gıdâsına düştüğü için huzûrsuzdur
Doymak bilmez
İhtirasından yüzü sararmış, ayakları titremekte, kalbi telaşla çarpmaktadır
Nerede yeryüzü gıdâsı, nerede sonsuzluğun gıdâsı?!
”
“Allâh şehîdler için: Rızıklandılar
diye buyurdu
O mânevî gıdâ için ne ağız, ne de cesed vardır
”
Hazret-i Lokmân, oğluna şöyle nasîhat ederdi:
“Miden doyunca, fikrin uykuya dalar, hikmet susar, âzâlar ibâdetten geri kalır
”
Velîlerden bir zât şöyle derdi:
“Çeşit çeşit yiyeceklerle midesini fesâda uğratan zâhidden Allâh’a sığınırım
”
Âişe -radıyallâhü anhâ-:
“Melekût kapısını açmak için gayret edin!” demişti
Sordular:
“–Ne ile?”
Mü’minlerin annesi şöyle cevap verdi:
“–Açlık ve susuzlukla!”
Sayılı günlerden ibaret olan
oruç
, yine sayılı günlerden ibaren olan hayatımıza incelik, derinlik ve zerâfet kazandırır
Çünkü tokluk, nefsânî arzuları tahrîk ederken; açlık, -çok had safhaya varmadıkça- tefekkür ve tehassüs melekesini güçlendirir
Bundan dolayı akıl hastalarına ilk tatbîk edilen tedâvî perhizdir
Bununla beraber
oruç
, bir ibâdet olduğundan, sırf o gâye ile icrâ edilmelidir
Onun faydaları gâye hâline getirilirse, oruç, ibâdet olmaktan çıkar
Yâni oruçlarımızda mide dolgunluklarını önlemek, kilo vermek gibi gâyeler olmamalıdır
Böyle oruçlarda rızâ-yı ilâhî düşünülemez
Bedenî hareketlerin faydasını kasdederek veya gaflet ve kasvet-i kalb ile kılınan namazlar bile bu kabîldendir
İbâdetler, yalnız rızâ-yı ilâhiyyeyi tahsîl gâyesi ile yapılır
Bu gâyenin gerçekleşmesi için, kalbin seviye kazanması, hamlıktan kurtulup kemâle erişmesi zarûrîdir
Ramazan-ı Şerîf
te Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-’in de tavsıyelerinde yer alan belli başlı birtakım husûslara dikkat etmek îcâb eder:
a
Kelime-i şehâdet,
b
İstiğfâr ve zikir,
c
Cenneti tahsîl edebilmek için bolca amel-i sâlih,
d
Cehennemden kurtuluş için harâmlardan ve kerâhetten sakınmak,
e
İmkânlar nisbetinde çokça hayır ve hasenatta bulunmak, kırık ve mahzûn kalblerin duâsını almak,
f
Oruçlu bir kimseye iftar ettirmek
Ve emsâli
Ramazan-ı Şerîf
, mü’minlere fazîlet ve olgunluk kazandırabilecek ilâhî bir rahmet mevsimidir
Oruçlu iken ağıza bir şey girmemeğe dikkat edildiği gibi ağızdan çıkan kelâma da dikkat edilmelidir
Dedikodu ve incitmeden son derece sakınmalı ve orucun fazîletini azaltmamalıdır
Allâh Rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem- buyurur:
“Oruç, oruçluya yakışmayan şeylerle zedelenmedikçe (tutan için) bir kalkandır
”
Denildi ki:
“(Oruçlu) onu ne ile zedeler?”
Buyurdular:
“Yalan ve gıybetle
” (Nesâî; Mu’cemu’l-Evsât)
Çünkü yalan ve gıybet sahipleri, gündüzleri helâl yiyeceklerden nefislerini mahrûm bırakarak oruç tutarlar, ancak yalan ve gıybetleri sebebiyle de insan eti yiyerek mânen harâmla iftar etmiş sayılırlar
Bu şekilde zâhiren oruçlu olup mânen gıybet sebebiyle iftar etmiş olanlar hakkında Süfyân-ı Sevrî Hazretleri, takvâ ölçülerine göre:
“Gıybet edenin orucu bozulur
” demiştir
Hazret-i Mücâhid de, aynı hassâsiyete binâen:
“Gıybet ve yalan orucu bozar!” buyurmuştur
Yâni gıybet edip yalan söyleyerek oruçlarını mânen sakatlayanlar, orucun asıl matlûb olan bir kısım yüksek fazîletinden tamamen mahrûm kalırlar
Bunun içindir ki, dünyâ gâyeleri ile bulandırılmış, riyâ, gösteriş ve gafletle kirlenmiş oruçlar ve namazlar hakkkında Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyururlar:
“Nice oruç tutanlar vardır ki, kendisine orucundan kuru bir açlıktan başka bir şey kalmaz! Geceleri nice namaz (terâvih ve teheccüd) kılanlar olur ki, namazlarından kendilerine kalan yalnız uykusuzluktur
” (Taberânî)
Namazlar, bilhassa gece namazı olan terâvih ve teheccüdler, kalbe huzûr sağlamalıdır
Bu mübârek ayda namazlara daha da itinâ etmeli, Kur’ân-ı Kerîm’i huşû ile okumalı, zikirle rûhumuzu inceltmeli, zekât ve sadakalar ile de, vicdan huzûruna kavuşmalıyız
Kur’ân-ı Kerîm Ramazan ayında dünyâ semâsına indirildiği için bu mübârek ayda Kur’ân terbiyesine girmeli, o istikâmette ibâdetler değerlendirilmelidir
Kur’ân-ı Kerîm, asıl kalble okunur
Gözün vazîfesi, kalbe gözlük olabilmektir
Ramazan-ı Şerîf’in diğer bir kıymeti de mü’minlere feyz ü bereket dolu bir Kur’ân hayatı yaşatması bakımından mütâlaa olunmalıdır
Ramazan-ı Şerîf, oruç ve Kur’ân arasında ince bir râbıta ve derin bir yakınlık vardır
Hayat ve ölüm öğütlerini, Kur’ân-ı Kerîm’den başka hangi salâhiyetli kürsüden dinlemek mümkündür?
Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-:
“Oruçla Kur’ân, kıyâmet gününde kula şefâat edecektir
Oruç, sabrın yarısıdır
” buyurmuşlardır
Orucun ecri Cenâb-ı Hakk katında mahfûzdur
Hadîs-i kudsîde buyurulur:
“Âdemoğlunun her amel ve hareketi kendisine âiddir
Oruç ise böyle değil! Çünkü o, benim içindir
(Çünkü ben yemem, içmem ve bütün beşerî sıfatlardan münezzehim
) Dolayısıyla ben, onun mükâfâtını (husûsî bir şekilde) bol bol vereceğim
”
Bu hadîs-i kudsînin ardından Rasûlullâh -sallâllâhü aleyhi ve sellem-, şöyle buyurdular:
“Oruçlunun sevineceği iki ferâhlık vardır:
1
İftâr ettiği zaman (Cenâb-ı Hakk’ın nîmetlerine kavuştuğu için) sevinir
2
Rabbine kavuştuğunda da orucu berekâtıyla nâil olduğu yüksek derece için sevinir
” (Buhârî)
Görüldüğü üzere Cenâb-ı Hakk, oruca olan rağbeti beyânın yanında ona vereceği mükâfat ve karşılığı, beşerin oruca olan rağbetini te’mîn zımnında saklı tutmuştur
Tıpkı bir müsâbakada câzibeyi artırmak için saklı tutulan çok büyük bir mükâfat gibi
Oruç, nîmetlerin kadrini bildiren, şükrân hisleri uyandıran, yoksulların, çâresizlerin hâlinden anlama şuûru veren, nefsânî arzu ve temâyülleri bertaraf eden, maddenin esâretinden kurtarıp “sabır” denilen en yüksek ahlâkî bir meziyyete eriştiren bir ibâdettir
Ramazan-ı Şerîf orucu, terâvih namazı, sahur ve seher uyanıklığı bakımından çok mühimdir
Hadîs-i şerîfde buyurulur:
“Allâh -celle celâlühû-, size Ramazan-ı Şerîf orucunu farz kılmıştır
Ben de gece namazını, terâvihi sünnet kıldım
Eğer bir kimse îmânlı bir yürekle ve sevabına ermek emeli ile Ramazan-ı Şerîf orucunu tutar, terâvih namazını kılarsa, anadan doğduğu gibi günâhlarından kurtulur
”
Hâli ile oruç ve namazın îfâsının kabûlünde kalbin seviye kazanması, yâni “huşû” şarttır
Namazlar, sür’atli kılınarak bir hazım vâsıtası olmamalıdır
Ramazan-ı Şerîf’in hakîkatine erebilmek için o mevsime mahsûs olan gufrân yağmurlarından istifâde zarûrîdir
Zîrâ taşa veya denize yağan nisan yağmurunun hiçbir fâidesi yoktur
Ancak takvâ neş’esiyle bu şükrân ve gufrân faslının tadını çıkarabiliriz
Allâh Rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem- buyurur:
“Ramazan ayı girdiği zaman cennet kapıları açılır; cehennem kapıları kilitlenir; şeytanlar zincire vurulur
” (Buhârî, Müslim)
Yâni beşerî suçlar ve günâhlar, gerçek oruç tutanlarda en asgarî bir seviyeye iner
Şeytanın şerri de biter
Ancak nefsin şerrine dikkatli olmak gerekir
Hadîs-i şerîfte buyurulur:
“Cennet seneden seneye Ramazan için süslenerek şöyle der:
{Allâh’ım! Bizim için bu ayda kullarından bizde kalacak insanlar kıl!
}
” (Taberânî)
Yine Rasûlullâh -sallâllâhü aleyhi ve sellem- buyurur:
“Oruç tutunuz ki, sıhhat bulunuz!” (Taberânî)
“İftarı acele ediniz; sahûru geciktiriniz!
”
Oruçlarımızı sakatlayacak ihmâllerden kaçınmak îcâb eder
Öfkeden şiddetle uzaklaşmalıdır
Hadîs-i şerîfde buyurulur:
“Oruç, sadece yemek, içmek vesaireden kesilmek değildir
Kâmil ve sevablı oruç, ancak faydasız laftan, boş vakit geçirmekten, kötü söylemekten (dedikodudan) ve nefs-i emmârenin bütün temâyüllerinden vazgeçmektir
Şâyet biri sana söver, yahut sana karşı câhilce herhangi bir harekette bulunursa, kendi kendine: {_F deüphesiz ki ben oruçluyum!} de; sabret!” (Hakim , Beyhakî)
Zîrâ Ramazan-ı Şerîf’in bir adı da feehru’s-sabırdır
Sabır, güzel ahlâkın ağırlık merkezidir
Îmânın yarısı, ferah ve seâdetin anahtarıdır
Cennet nîmetlerine kavuşturan büyük bir nîmettir
Dîn ve ahlâkda sabır, hoşa gitmeyen ve ızdırap veren hâdiseler karşısında muvâzeneyi bozmadan sükûnete bürünmek, Hakk’a teslîm olmakdır
Enbiyâ ve evliyâ, sabırla Allâh’ın yardımına nâil oldular
Onlar bizim yüksek örneklerimiz olmalıdır
Sabrın dünyevî tarafı acı, âhıret tarafı çok parlaktır
Sabrın acılarını sîneye çekenler, ebediyyet devleti olan cennete ve Allâh’ın rızâsına kavuşurlar
Her hâlukârda Allâh’ın emir ve yasaklarındaki nîmet, hikmet ve ilâhî mükâfâtları düşünmek, sabrı kolaylaştırır
Sabrın ilk şartı da, hâdise ile ilk karşılaşma zamanında olmasıdır
Tavı geçmiş bir sabrın, fazla bir mükâfâtı yoktur
“Sabûr” ism-i şerîfinin en güzel tecellî merkezi peygamberler ve evliyâullâhdır
Nitekim onlardan bizlere intikâl eden en güzel ahlâk-ı seniyyeden biri olarak varlık ve darlık zamanlarında sabır, çok mühimdir
***
Oruçlarımızı Allâh -celle celâlühû- beraberliğinde tutmamız için “sahur, terâvih, zikir, Kur’ân ve duâ” gibi mânevî istinadlardan lezzet almak îcâb eder
İftar zamanı da, duâların kabûl olduğu ince bir vuslat demidir
Bunun içindir ki, bu heyecanlı anların birlikte yaşanması da ayrıca bir rahmet ve huzûr kaynağıdır
Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem- buyururlar:
“Kim bir oruçluya iftar verirse, oruçlunun ecri gibi -oruçlunun sevabından hiçbir şey eksilmeden- ecir alır
” (Tirmizî)
Bu müjdeyi duyan ashâb-ı kirâmın fakîrleri, Rasûlullâh -sallâllâhü aleyhi ve sellem-’e gelerek kendilerinin zenginler gibi oruçluyu doyuracak derecede iftâr yemeği vermeye güçlerinin yetmediğini hüzünle arzettiklerinde de Allâh Rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem-, şöyle buyurdular:
“Kim bir oruçluyu bir hurma ile iftâr ettirirse veya bir içecek su ile veya tadımlık bir süt ile iftâr ettirirse, Allâh Teâlâ, ona aynı sevabı verir
”
***
Nâfile oruçlarda ayrı bir hassasiyet vardır
Zîrâ has kulların amelinin esası sıdktır
Bu da, niyyetin hâlisiyyeti ve nefsin tezkiyesi nisbetindedir
Bu husûsda gerek nâfile oruç tutmak, gerek oruçsuzluk, gerek oruç tutmayanların ısrarı ile nâfile orucu bozmak, gerekse bozmamak şeklinde sağlam bir niyete bağlı olan her amel efdaldir
Ebû Saîd -radıyallâhü anh- anlatır:
“Ben Rasûlullâh -sallâllâhü aleyhi ve sellem- ve ashâbı için bir yemek hazırlamıştım
Yemeği kendilerine takdîm edince, aralarından bir kimse çıkıp Ben oruçluyum! dedi
Bunun üzerine Allâh Rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem-:
“–Kardeşiniz sizi çağırdı ve sizin için hazırlık yaptı
Şimdi sen oruçluyum diyorsun
Orucunu boz ve onu bir başka gün kazâ et!» buyurdu
” (Tirmizî, Ebû Dâvûd)
Orucu bozmamakla alâkalı rivâyet ise şöyledir:
“Rasûlullâh -sallâllâhü aleyhi ve sellem- ve ashâbı, Bilâl -radıyallâhü anh-’ın oruçlu olduğu bir mecliste yediler ve içtiler
Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-:
{ Biz rızkımızı yiyoruz
Bilâl’in rızkı ise cennettedir
} buyurdular
” (İbn-i Mâce)
Bu hadîs-i şerîfler gösteriyor ki, niyet ve kalbin durumuna göre nâfile orucu îcâb ettiğinde bozup bozmamak husûsunda her iki davranış da câizdir
Amellerin değerlendirilmesi Allâh’a âiddir
Ömrün hayırlısı, O’nun yanında geçen ve O’nun uğrunda harcanandır
İnsan, mezara indirilirken fânî hayatın ancak hâtıraları ile gömülecektir
Mezarlar, amel-i sâlihden başka hiçbir şeyin giremediği mekânlardır
Allâh rızâsına uygun düşmeyen bir hayat, çöllerdeki seraplara benzer
Hakîkatten nasîbsiz hayâlden ibârettir
Hadîs-i şerîfde:
“Mü’min öldüğü zaman, namazı baş ucunda, sadakası sağında, oruç göğsünde bulunur
” buyurulması, bunun en güzel bir delîlidir
Allâh’ın sonsuz kereminden umulur ki, Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-’in buyrukları sebebiyle bizlerin mübârek Ramazan ayının biraz daha fazla kıymetini bilmemize, ona daha fazla değer verip daha fazla sevap işlememize ve daha az günâha girmemize sebep olur
Hadîs-i şerîfde buyurulur:
“Eğer insanlar, Ramazan-ı Şerîf’in ne olduğunu lâyıkıyla bilselerdi, senenin tamamının Ramazan olmasını arzu ederlerdi
”
Günlerimiz mübârek, Ramazan-ı Şerîf’imiz makbûl olsun!
İstikbâl mü’minlerindir
saygılarımla
%_-_-___Yorumlarınızı___Eksik____Etmeyin___-_-_%
>>>ALINTIDIR<<<
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
11-09-2007
#
4
Profil Bilgileri
metallica_irm
--->: Merhaba Ya Şehri RAMAZAN...
saol perşembe gnü gelsede oruç tutsak oruç tutumayı özledimm
12-09-2007
#
5
Profil Bilgileri
RAAJAA
--->: Merhaba Ya Şehri RAMAZAN...
Alıntı:
metallica_irm
´isimli üyeden Alıntı
saol perşembe gnü gelsede oruç tutsak oruç tutumayı özledimm
çok sagol arkadaşım
bende forumda kendimi yanlız hissetmiştim
teşekkürler
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
13-09-2007
#
6
Profil Bilgileri
RAAJAA
--->: Merhaba Ya Şehri RAMAZAN...
evet arkadaşlar bir yorum daha buyrun
Ramazan I Şerİf
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم / Bismillahirrahmanirrahim
Ramazan Ayı Girdiğinde Okudukları Dua İmam Zeynel Abidin(k
s
)
Hamd Allah'a ki, kendisine hamd etmenin yolunu bize gösterdi ve bizi hamd ehlinden kıldı ki, ihsanına şükredenlerden olup iyilik yapanların mükâfatını alalım
Hamd Allah'a ki, bize dinini armağan etti, şeriatiyle bize minnet koydu ve ihsan yollarını bize tanıttı ki, nimetiyle o yolları katederek rıdvanına ulaşalım
Öyle bir hamd ki, bizden kabul buyursun ve onunla bizden hoşnut olsun
Ve hamd Allah'a ki, oruç ayı, İslam ayı, temizlenme ayı, arınma ayı ve kıyam ayı olan Ramazan ayını bu yollardan biri kıldı
İnsanlar için hidayet kaynağı olan, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delillerini içeren Kur'an'ı bu ayda indirdi
(Bakara/185)
Ona tanıdığı ayrıcalıklar ve faziletlerle diğer aylara olan üstünlüğünü ortaya çıkardı
Büyüklüğünü bildirmek için diğer aylarda helal ettiğini bu ayda yasakladı; ona belli bir vakit belirleyerek ondan öne geçirilmesine veya sonraya bırakılmasına müsaade etmedi
Sonra da, gecelerinden belli bir geceyi bin aydan üstün kıldı ve onu Kadir Gecesi olarak adlandırdı
O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh her iş için inerler
(Kadir/4) Esenliktir o gece; fecr doğuncaya kadar, sağlam kazası gereği kullarından dilediği için bereketi devam eder
Allah'ım, Muhammed ve âline salat eyle ve bu ayın değerini bilip saygısını gözetmeyi, bu ayda yasakladığın şeylerden kaçınmayı bize ilham et
Uzuvlarımızı günahlardan koruyup seni hoşnut eden şeylerde işleterek bizi bu ayda oruç tutmaya muvaffak et
Öyle olsun ki, kulaklarımızla boş şeyler dinlemeyelim; gözlerimizi eğlenceye dikmeyelim, ellerimizi sakıncalı bir şeye uzatmayalım; ayaklarımızı harama açtırmayalım; karnımıza helal ettiğinden başkası girmesin; dilimiz senin açıkladığından başkasını konuşmasın; bizi sevabına yaklaştıracak amelden başkası için zahmete düşmeyelim; azabından koruyacak amelden başkasını yerine getirmeyelim
Sonra da bütün bunları, riyakârların gösterişinden ve ün tutkunlarının ün hevesinden arındır ki, işlerimizi yalnızca senin için yapalım; senden başka bir amacımız olmasın
Allah'ım, Muhammed ve âline salat eyle ve bizi bu ayda, çizdiğin sınırlarıyla, koyduğun farzlarıyla, koştuğun şartlarıyla ve belirlediğin vakitleriyle (günlük) beş namazın vakitlerine vâkıf et
Bizi namazın yüce mertebelerine ulaşan, erkânını koruyan, onu vaktinde kılan, rükuunu, secdesini ve tüm üstün amellerini kulun ve Resulünün -salavatın ona ve âline olsun- getirdiği gibi en kâmil ve kapsamlı taharetle, en açık ve belirgin huşuyla yerine getiren kimselerden kıl
Bu ayda bizi, akrabalarımızla iyilik ve ihsan üzere ilişki kurmaya; komşularımıza ikram ve bağışta bulunmaya; mallarımızı vebal olmaktan kurtarmaya; zekâtını ayırarak temizlemeye; bize dargın-küskün olanların gönlünü almaya; haksızlık yapanlara karşı insaflı olmaya; asla dost edinemeyeceğimiz, barış içinde yaşayamayacağımız senin düşmanlarının dışında, bize düşmanlık edenlerle barışmaya; bizleri günahlardan temizleyecek, kötülüklerden koruyacak, meleklerin bile yapamayacağı temiz amellerle sana yaklaşmaya muvaffak et
Allah'ım, bu ayın hürmetine ve bu ayın evvelinden sonuna kadar sana ibadet eden mukarreb melekler, mürsel peygamberler ve salih kulların hürmetine senden istiyorum ki, Muhammed ve âline salat edesin
(Allah'ım,) Bu ayda bizi, kullarına vaad ettiğin saygınlığa ehil kıl; sana itaat etmekte âdeta yarışan kullarına vereceğin şeyleri bize de ver ve rahmetinle, bizi en yüksek makamı hakkedenlerin arasına kat
Allah'ım, Muhammed ve âline salat eyle ve bizi tevhidinde şirke düşmekten, övgünde kusur etmekten, dininde kuşkulanmaktan, yolunda körlüğe duçar olmaktan, senin için gerekenden gaflet etmekten ve düşmanın olan kovulmuş şeytana aldanmaktan koru
Allah'ım, Muhammed ve âline salat eyle ve içinde bulunduğumuz bu ayın her gecesinde affınla (cehennemden) salıvereceğin, rahmetinle bağışlayacağın kulların varsa, bizi onlardan eyle ve bizi bu ayın en iyi ehli ve ashabından kıl
Allah'ım, Muhammed ve âline salat eyle ve Ramazan hilalinin gözlerden kaybolup gökyüzünden silinmesiyle günahlarımızı da sil; günlerinin sıyrılmasıyla veballerimizi bizden sıyır
Ramazan bitince hatalardan arınmış, kötülüklerden temizlenmiş olalım
Allah'ım, Muhammed ve âline salat eyle ve bizi bu ayda, eğrilirsek düzelt; kayarsak doğrult; şeytan bize musallat olursa bizi ondan kurtar
Allah'ım, bu ayı sana ibadet etmemizle doldur; vakitlerini sana itaat etmemizle süsle; gündüzlerinde oruç tutmaya, gecelerinde namaz kılıp dua etmeye, bağışlanmak için ağlayıp sızlamaya muvaffak et bizi; gündüzleri gafletimize, geceleri kusur ettiğimize tanık olmasın
Allah'ım, hayatta olduğumuz sürece diğer aylar ve günlerde de bizi böyle olmaya muvaffak et
Bizi, Firdevs'e varis olup orada sürekli kalacak olan (Mü'minun/11), Rablerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri çarparak veren ve iyiliklere koşuşup iyilik için yarışan (Mü'minun/60-61) salih kullarından kıl
Allah'ım, her zaman, her an ve her halükârda, salat ettiğin kimselere ettiğin tüm salatların sayısıca, tüm o salatların, senden başka kimsenin sayamayacağı kadar kat kat fazlasıyla Muhammed ve âline salat eyle
Hiç kuşkusuz, sen, dilediğini yaparsın
>>>ALINTIDIR<<<
%%%____-----____YorumLarıNıZı___EksiK___EtmeyiN_____-----___%%%
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
Tags
:
merhaba
,
ramazan
,
sehri
Merhaba Ya Şehri RAMAZAN... ile ilgili Benzer Konular
208 Kez Görüntülendi
Yer altı şehri
Dini Makaleler
Bir Aşk'ın İki Şehri
Aşk-Sevgi-Evlilik
Dünyanın En Dar Şehri
Ülke Resimleri
Ramazan Resimleri,Ramazan Resimi
Dini Resimler
Arap Şehri
Zeka Soruları ve Bilmeceler
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
12:30
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553