FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Dini Sohbet
YÜzyilin Bela HastaliĞi Gaflet
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
YÜzyilin Bela HastaliĞi Gaflet ile ilgili Benzer Konular
149 Kez Görüntülendi
Sedef Hastaliği
Cilt Hastalıkları
Hab-ı gaflet - AnLamı
Tatlı Sözlük
Skolyoz HastaliĞi
Çocuk Sağlığı ve Bakımı
Ne çok şeysin sen ey GAFLET...
Güzel Yazılar / Makaleler
21 YÜzyilin Hİtlerİ Ve İnsan Kasabi Olmertİ Durdurun
Konu Dışı Başlıklar
Din dersine de Erdoğan karar verecek
|
Vesveseden Kurtulmanin Pratİk On Çarelerİ
Konu Araçları
10-09-2007
#
1
Profil Bilgileri
mumsema
YÜzyilin Bela HastaliĞi Gaflet
YÜzyilin Bela HastaliĞi Gaflet başlıklı yazı Mumsema YÜzyilin Bela HastaliĞi Gaflet Forum Alev
YÜZYILIN BELA HASTALIĞI GAFLET
"İnsanları sorgulama (zamanı) yaklaştı, kendileri ise gaflet içinde yüz çeviriyorlar
Rablerinden kendilerine yeni bir hatırlatma gelmeyiversin, bunu mutlaka oyun konusu yaparak dinliyorlar"1
İçinde yaşadığımız yüzyılda pek çok insan, yaratılış amacını düşünmeden, nefsinin arzularıyla oyalanıp boş ve yararsız işlerle uğraşarak, şuursuzca yaşamını sürdürmektedir
Gününü gün etme mantığıyla, sadece dünyadaki nimetlerin en iyisine ve en fazlasına sahip olmayı hedefler
Bu şekilde düşünen kimseler için önemli olan; "dünyaya bir daha mı geleceğiz?" düşüncesiyle kendine göre zamanını en iyi şekilde değerlendirmektir
Bu yüzden de yaşadığı zaman dilimine sadece, kendince en fazla zevki ve eğlenceyi sığdırmaya çalışır
-Aslında gaflet hali kişinin,
'ın ve ahiretin varlığından habersiz olması ya da haberi olduğu halde bu bilginin gerektirdiği bilinç ve sorumluluğu, davranış şeklini göstermeyerek, kayıtsız ve umursamaz bir tutum içinde bulunmasıdır
Gaflet hali, kimi zaman iman eden bir kimse için kısa süreli, geçici bir unutkanlık ya da dalgınlık şeklinde olabildiği gibi, kimi zaman da tüm yaşamının büyük çoğunluğunu kaplayacak derecede derin olabilir
Öncelikle kendi halimizi, sonrasında da çevremizdekilerin hayat anlayışlarını gözlemlediğimizde nasıl bir sonuca varacağımızı tek bir cümleyle ifade edecek olursak; oldukça boş ve yararsız, ahiret için hiç bir getirisi olmayan pek çok işle geçirdiğimiz uzun zamanları "yoğunluk ve meşguliyet" olarak nitelendiririz
Bu "boş yoğunluklarımız" nedeniyle de kendimizin her bakımdan yeterli olduğumuzu hissederiz
Oysa bu yoğunlukların pek çoğu, gaflet içindeki bir insanın şuursuzluğunu körükleyen boş bir oyalanmadan başka bir şey değildir
Unutmayalım ki insanoğlunun dünyaya gönderiliş amacı
'a kulluk etmek ve Rasûlullah Efendimiz'i tanıyıp, O'nun ahlak ve davranışlarını öğrenip hayatının her alanında bu güzel ahlakları gösterme gayreti içinde olmaktır
Ben, önce kendimden başlayarak benimle beraber aynı havayı teneffüs eden tüm kardeşlerimize sormak istiyorum:
- Zihinlerimiz ve gönüllerimiz ne ile meşgul!?
-
'a itaat ve Rasûlullah Efendimiz'in örnekliğinde bir hayat sürdürebilme kaygısı ile mi, yoksa
'ın ve ahiretin varlığını göz ardı eden, dünyada belli istek, beklenti ve tutkulara odaklanmış ve bunların peşinden adeta büyülenmişçesine koşan, kendince belirlediği makam, mevki, mal-mülk sahibi olmak gibi amaçlar doğrultusunda çaba sarf eden bir insan konumunda mıyız?
- Sürekli olarak, kazandığımız ya da kazanacağımız bu dünyalıklarla yapabileceğimiz şeyleri düşünerek, bunların hayallerini kurarak ve her fırsatta da bunlardan bahsederek mi geçiyor günlerimiz? Yoksa dünyalık ihtiraslarımız bizleri, müminin miracı, dinin direği diye hadislerle ifade olunan yani olmazsa olmaz diyebileceğimiz namazları kılmaktan veya onu vaktinde yerine getirmekten de alı koyacak hale mi getirdi?
-
'ın emir ve yasaklarını hayata geçirme ve Rasûlullah Efendimizin ahlaklarını yaşama konusunda ne durumdayız!
- Dünyanın pek çok yerinde yurtlarından haksızlıkla çıkarılan veya öldürülen insanları televizyondan hem de onlarca defa kuzu kuzu izleyip ve son haberlerde de yeni felaket haberlerini dinledikten sonra uykuya yatma alışkanlığı edinmiş kimseler gibi miyiz?
- Yeryüzünde milyarlarca insan
'a imandan yoksun O'nun Rasûlünden habersiz heva ve hevesini kendine bir nevi ilah edinmiş vaziyette her şeyi inkar ederken, bizler
'a ve Rasûlüne iman etmiş ve bunun neticesinde de
'ın rızasını ve ebedi alemde cenneti uman kimseler olarak imansızlık batağına saplanmış, şeytanın esiri haline gelmiş bu zavallı insanlar için neler yapabildik?
- Bırakın yeryüzündekileri etrafımızdaki hatta aile, akraba ve yakın çevredeki komşularımız Kur'an ve Sünnet ahlakından uzak bir yaşantı içerisindeyse yani onların hayatlarının bir çok alanını gaflet kaplamışsa onlara karşı nasıl bir tutum sergilemekteyiz?
Müminler olarak bizler şunu çok iyi bilmekteyiz ki; '
Rasûlü gece gündüz demeden
'tan aldığı vahyi insanlara tebliğ ederek insanları İslam'a yani hidayet yoluna davet etme uğruna tüm ömrünü tüketmiştir
' O'nun yolunu takip eden Sahabe Efendilerimiz ve
'ın sâlih kulları da aynı yolda taviz vermeksizin ilerlemiş ve
'ın hoşnutluğuna kavuşmuşlardır
Onlar, hem
'a kulluk etmede hem de O'nun Rasûl'ünü de takip etmede, yaşadıkları dönemin ilim ve teknolojisini de en iyi şekilde kullanmışlardır
Çünkü hayatın her alanında fetihleri ve keşifleri İslam dünyasının yetiştirdiği ilim adamları gerçekleştirmiştir
(Asr-ı Saadet, Dört Halife dönemi ve Devlet-i Âliye-i Osmâniye en güzel örnektir)
-Aslında gaflet,
'ı ve ahiret gününü unutmuş insanları çepeçevre sarmış sinsi bir hastalık gibidir
Bu, insanın zihnini uyuşturan, aklını örten bir hastalıktır
Bu uyuşukluk ve şuursuzluk içinde insan kendisini kuşatan ve bekleyen gerçeklerin farkına varamaz
Bu nedenle gaflet halindeki insanlar görebilme, duyabilme gibi duyulara sahip olmalarına rağmen, gördüklerini ve duyduklarını değerlendirme, muhakeme etme yeteneğini kaybetmişlerdir
Çünkü kendilerini saran gaflet akıllarını örtmüştür
Gaflet içindeki insanlar tüm zamanlarını nefislerinin sınırsız isteklerini tatmin etmek için sarf ederler, başka bir şey düşünmezler
İstek ve tutkularını, tüm benliklerini adadıkları birer ilah edinmişlerdir
Onların durumu Kur'an'da şöyle bildirilir: "Kendi istek ve hevâsını (tutkularını) ilah edineni gördün mü? Şimdi ona karşı sen mi vekil olacaksın? Yoksa sen, onların çoğunu (söz) işitir ya da aklını kullanır mı sayıyorsun? Onlar, ancak hayvanlar gibidirler; bilakis, onlar (yol bakımından daha şaşkın ve) hayvandan da daha aşağıdırlar
"2
-İnsanın içinde bulunduğu gaflet halinin en kötü noktalarından birisidir heva heveslerin ilah olmasıdır
Ancak bugün modern dünyada puta tapıcılık denince akla gelen düşünce eski putperestlerin yaptıkları gibi taştan veya herhangi bir maddeden yapılmış olan somut bir heykelin karşısına geçip tapınmak veya ondan medet ummak anlaşılmaktadır
Oysa değişen dünya şartlarıyla birlikte putperestlikte değişmiştir
Yani putperestlikte gitgide incelmiş ve zamanla bu anlamda somut olmaktan çıkıp daha karmaşık ve soyut biçimlere dönüşmüştür
Bunu şu şekilde bir misal vererek daha net bir şekilde ifade edebiliriz kanısındayım:
Yaşadığımız yüzyılda kendi aklından başka bir şeye itibar etmeyen, yalnız ondan medet uman, ona sığınan ve ondan yardım dileyen, vahiy tanımayan, peygamberin sünnetlerini kendince mantıksız bulan ve bu tarz bir düşünceyi de modernlik diye ifade eden bu adamların geçmiş dönemlerdeki putperestlerden farkı nedir hiç düşündünüz mü? Ama zihinlerde, puta tapıcılık denilince, sadece idol / put-figür-resim vs
karşısında tazim anlaşıldığından bu tarz bir fark gözden kaçabilmektedir
Asr-ı saadetteki puta tapıcıların başlıca kaygılarından biri de taptıkları putların, İslam dini tarafından rezil rüsva edilmesi noktasındaydı
Bir çok müşrikin Rasûlullah (s
a
v
)'den talebi şuydu: 'Bize karışma da ne yaparsan yap
' Günümüzde de sinsi bir hastalık olan gaflet ve bunun sonucunda doğan bir çok manevî hastalıkta da durum böyle değil midir? Kimsenin zevkine, heva ve hevesleri peşinde ömrünü tüketmesine karışmayıp tepki göstermedikten sonra, hiç bir kimse de senin dînî hayatında neler yaptığına karışmamakta; ama ne zaman ki gaflette uyuyan bu kimseleri uyarıp
'a kulluğa davet ettin, tepkilerde başlamaktadır
Çünkü her kim bilerek veya bilmeyerek hayatında nelere kutsiyet kazandırmışsa, dinin emirlerini dinlediği takdirde bunların elinden çıkıp gideceği kaygısını taşımaktadır
Müşriklerden biri putunu boynuna asarak Rasûlullah Efendimizin karşısına çıkar ve der ki: "Sen bize, "benim Rabbim bana şah damarımdan daha yakındır" diyorsun
İşte benim Rabbim
Onu herkes görebiliyor
Senin Rabbin hani? Onu da görelim?" Bu müşrikin mugalatası bugünkü modern putperestler diyebileceğimiz kimseler bakımından da geçerliliğini koruyor
İçinde bulunduğu gaflet halinin farkında olmadığı gibi üstelik, hayatında ma'bud haline dönüştürdüğü şeyler (ki bu gafil insanlar müteferrik anlamda ma'bud olarak; akl'ı, bilm'i, nefs-i emmâreyi, şehvet'i veya dünya hırsı'nı tercih etmişlerdir
) boynuna asılı olarak dinin emirlerine ve nehiylerine itiraz etmekte ve onlarla amel etmemek için çeşitli mazeretler altında kendilerini oyalamaktadırlar
İşin en tuhaf yanı ise hiç kimse kendi hayatında mabudu haline gelmiş olan şeylerin hesabını vermeye kalkışmıyor, herkes kendi putunu hesap sorulamaz olarak kabul ediyor ve üstelik kendisi de dinden hesap soruyor
Eski dönemlerde bir insanın taptığı bir tahta parçasının put olduğunu ona gösterebilmek daha kolaydı
Günümüzdeyse otomobil, mobilya, makine haline dönüşmüş olan bu tahta ve metal parçalarının bilim ve teknoloji adları altında
ve Râsûlullah sevgisine engel olup kalbin gizli putu haline geldiğini ve gizli şirkin gönlün içerisinde yuvalandığını fark etmek daha da zor haldedir
Tabi ki Müminlerin dünya hayatına bakışı böyle değildir, çünkü müminler; "Öyle kimselerdir ki, ne ticaret ne alışveriş, onları
'ı zikretmekten, dosdoğru namaz kılmaktan ve zekatı vermekten tutkuya kaptırıp alıkoymaz
Onlar, kalplerin ve gözlerin inkılaba uğrayacağı (dehşetten allak bullak olacağı) günden korkarlar
"3 Bu ayette bildirildiği gibi, müminler hiçbir zaman arzularını tutku haline getirip, hırsla onların peşinden koşmaz,
'ı anmaktan ve O'nun emirlerini yerine getirmekten yüz çevirmezler
Ne var ki, müminlerin aksine gaflet içindeki insanların kalpleri dünya malına sahip olma hırsıyla doludur
Bu hırsla, ne durumda olurlarsa olsunlar, hep daha fazlasını kazanmak ve daha iyi yaşamak için çalışırlar
Para ile güç ve kişilik kazanarak, mutlu olabileceklerini düşünürler
Önce kazanmaya çalışır, sonra da kazandıklarını yığıp-biriktirmeye başlarlar
Bu hırslarını meşru ve makul göstermek için de çeşitli bahaneler öne sürerler
Mal ve mülk hırsı nedeniyle, kendini bekleyen bu sondan gafil olan insanın zihnini, para kazanma ve harcama tutkusu sürekli meşgul eder
Para kazanıyorsa, parasıyla elde edebileceklerini düşünür, eğer kazanamıyorsa da gıpta edip imrendiği şeylere sahip olmanın yollarını arar
Bu düşüncelerinin sebep olduğu gaflet onu,
'ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekatı vermekten alı koyar
Oysa kalbi yalnızca
'ın rızasını kazanma arzusuyla dolu bir mümin kazandığı parayı, elde ettiği mal ve mülkü yalnızca
'ın verdiğini ve bütün bunları O'nun rızasını kazanmak için harcaması gerektiğini hiç unutmaz
Sadece
'ın rızasını ve rahmetini düşünerek, dine katkıda bulunmak amacıyla işine sarılır
Bu durumda müminin samimi bir çabanın dışında hırs ve tutkuya kapılması söz konusu değildir
Bu durumu ise, günün her saatinde
'ı anmasına, O'na yönelerek dua etmesine ve her şeyin Rabbimizden geldiğini bilerek, sahip olduklarının tümünü ancak bir şükür ve zikir vesilesi olarak görmesine sebep olur
-İnsanın kendi ölüm anını bilmemesi onu gaflet içinde yaşamaya götüren sebeplerden biridir
Çünkü, ahretteki azabı bilen ve düşünen bir insan, ne zaman öleceğini bilse
'ın emirlerine karşı kayıtsız kalmaz, dünya hayatına dalarak ahireti ve hesap vereceğini unutmaz
Ölüm vaktinin bilinmemesi insanın dünyadaki imtihanının bir sırrıdır
Bunun bilincinde olan mümin her an ölecekmiş gibi ahiret yurdu için hazırlık yapar
'ın tüm emir ve yasaklarını samimi bir şekilde hayatının her anında yerine getirir
İman etmeyen bir insan ise,
rızasının değil, nefsinin istekleri doğrultusunda yaşar
Öleceğini bilir ancak ölümün ahirette ya sonsuz cehennem ya da sonsuz cennet yurdunda bir uyanış olduğunu kavrayamaz
Ölüm gaflet içindeki insanın zihninde sadece her şeyinden ve tüm sevdiklerinden uzaklaşarak, ebediyen onlardan ayrılmak düşüncesinden ibarettir
Bu nedenle de sevdiklerine tutkuyla bağlanır
Ölümün konusunun geçmesinden bile rahatsız olur
Ölüm aklına geldiğinde ise başka şeyler düşünerek unutmaya çalışır
Ölümü biraz düşünse bunalıma gireceği ve hayatının değişeceği endişesine kapılır
Ancak, her an hayatının sona ereceğini düşünmediği, ölüm üstünde tefekkür etmediği için,
'ın emir ve yasaklarını göz ardı eder ya da erteler
İbadet etmek için daha vakti olduğunu, yaşı ilerleyince yapacağını düşünür
Oysa ne kadar ömrü kaldığı konusunda hiçbir fikri yoktur
Ölümün her an gelebileceğini düşünmeden sürdürdüğü bu gaflet hali içinde
'ın emir ve yasaklarını yerine getirmeye zaman bulamadan, ölüm ansızın gelip çatar
-İnsanın gaflete düştüğü konulardan bir diğeri de, ahirette
'ın huzurunda yalnız hesaba çekileceğini unutmasıdır
Bir insanın ölümü ne kadar kalabalık bir ortamda olursa olsun, ölüm meleği ruhunu alırken dünya ile ve o anda yanında olan diğer kişilerle ilişiği kesilir
Ahirette diriltilip hesap vermeye koşarken mahşer kalabalığı içinde de yalnızdır
Çünkü, orada kimse kimseyle ilgilenecek durumda değildir
Bu yalnızlık dünyadakine de benzemez
Hesaba çekilme anı, dünyada gafil yaşamış bir insan için yaratılışından itibaren o zamana kadar içine düştüğü en zor andır
O anda hissettiği yalnızlık, yaptığı her şeyin tek tek hesabını vereceği, bu anda hiç kimsenin olmadığını ve
'ın huzurunda son derece aciz olduğunu anlamanın verdiği bir yalnızlıktır
Bütün gücünden, malından, unvânından, mevkiinden, şöhretinden, değer verdiği, yakınlık duyduğu bütün insanlardan uzaklaşmış bir şekilde maddî ve manevî olarak yalın haldedir
İnsanlara
'ın huzurunda yalnız olacakları Kur'an'da şöyle haber verilmektedir:
"Ve onların hepsi, kıyamet günü O'na, 'yapayalnız, tek başlarına' geleceklerdir"4
Dünyada yaptıklarının karşılığını hemen görmeyen, kendisine süre verilen gaflet içindeki insanlar ahirette de böyle olacağını zannederler
Bu düşünceleri sebebiyle
'ın rızasına uygun olmayan bir davranışı yaparken de yanlarına yandaşlar ararlar
Hatta dostlarına "dünyaya bir kere gelinir", "boş ver", "günahın boynuma" gibi sözler söyleyerek, onları da
'ın emir ve yasaklarını göz ardı etmeye ya da ertelemeye teşvik ederler
Bu tür, şuursuzca söylenen sözlerin gaflet halinin bir sonucu olduğu açıktır
Çünkü bir insan dünyaya nasıl bir kez geliyorsa, cehenneme de bir kez gidecektir ve sonsuz bir azapla karşılaşacaktır
İşte bu insanlar
'ın Kur'an'da bildirdiği bu gerçekten gafildirler
Cehennemde sonsuza kadar kalma ihtimalini hiç düşünmemektedirler
Söz konusu insanların,
'ın azabını hafife alarak başkalarının günahını üstlenmeleri ise
'ın üstün ilim ve kudretini kavramaktan ne kadar uzak olduklarının bir göstergesidir
Rabbimiz bizleri böyle bir gaflet haline düşmekten muhafaza buyursun ve İslam'ın emir ve yasaklarını yaşama hususunda yardımını üzerimizden eksik etmesin
AMİN
Kaynakça:
1
Enbiyâ Sûresi, 21/1-2
2
Furkan Sûresi, 25/43-44
3
Nûr Sûresi, 24/37
4
Meryem Sûresi, 19/95
Dantel
Mumsema
Frmacil
03-10-2007
#
2
Profil Bilgileri
yağmur yürek
--->: YÜzyilin Bela HastaliĞi Gaflet
hocam güzel ve aydınlatıcı bilgiler için teşekkürler işallah bizde gafletten kurtulanlardan oluruz
Tags
:
bela
,
gaflet
,
hastaligi
,
yuzyilin
YÜzyilin Bela HastaliĞi Gaflet ile ilgili Benzer Konular
149 Kez Görüntülendi
Sedef Hastaliği
Cilt Hastalıkları
Hab-ı gaflet - AnLamı
Tatlı Sözlük
Skolyoz HastaliĞi
Çocuk Sağlığı ve Bakımı
Ne çok şeysin sen ey GAFLET...
Güzel Yazılar / Makaleler
21 YÜzyilin Hİtlerİ Ve İnsan Kasabi Olmertİ Durdurun
Konu Dışı Başlıklar
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
07:19
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553