Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Dini Sohbet

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Sekerat (Ölüm Anı) ile ilgili Benzer Konular
370 Kez Görüntülendi

Yahudilik'te Ölüm ve Ölüm Gelenekleri Dini Sohbet
Animizm'de Ölüm ve Ölüm Gelenekleri Dini Sohbet
eski Mezopotamya'da Ölüm ve Ölüm Gelenekleri Dini Sohbet
Totemizm'de Ölüm ve Ölüm Gelenekleri Dini Sohbet
Ölüm Ölüm Öldüm Burda Slayt Gösteriler

Ateş lazım olduda (dini) | İnkarcıya Mektup!
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 24-09-2007   #1
Profil Bilgileri
mum
Standart Sekerat (Ölüm Anı)



Sekerat (Ölüm Anı) başlıklı yazı Mumsema Sekerat (Ölüm Anı) Forum Alev


Sekerat (Ölüm Anı)

Sekerat ( Ölüm Anı) Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:

"Kim cihad ederse ancak kendi menfaatine cihad eder Allah, alemlerden zengindir" (Ankebut; 6)

Bu ayet-i kerimeden anlaşıldığına göre, Allah-u Zülcelal bize karşı şefkat ve merhamet sahibidir O bizim iyiliğimize, hizmetimize muhtaç değildir, o zengindir Bir işveren, işçilerinin ücretini fazlasıyla verdiği zaman, onlar muhtaç ve perişan olmayacağız diye memnun olurlar Bir memlekette de işsizlik olduğu zaman, o memleketin halkı perişan olmamak, bir işe girmek için bütün çabalarını gösterirler Allah-u Zülcelal de işverendir Bize vermiş olduğu iş karşılığında, kıyamet gününde ne mükafatlar vereceğini, ancak O bilir

Eğer omuzumuzda olan melekler, günah işlediğimiz zaman bize bir tokat vursaydı, ne yapıyorsun deseydi, hiç günah işlemezdik Ama imtihanda olduğumuz için Allah-u Zülcelal zahiri olarak böyle bir şey göstermiyor

Evliyalardan bir zat şöyle anlatmıştır:

"Bir adam devamlı olarak yanımıza geliyordu Yüzünün bir tarafı kapalıydı, açmıyordu Bu dikkatimi çekti, merak ettim ona: 'Sen bizim yanımıza çok geliyorsun, yüzünün bir tarafını niye açmıyorsun?' diye sordum Adam: 'Eğer bu söylediğimi kimseye söylemezsen sana söylerim' dedi ve anlatmaya başladı: 'Ben eskiden kabirleri açıyor, kabirde ölünün yanında ne varsa çalıyordum Bir gün bir kadının kabrini açtım Onun kefenini almak için elimi uzattım, o da kefenini benden almak için kefeni geriye çekti Ben de kefeni kendime çektim Kadın böyle keramet gösterdiği halde, yine de kefeni bırakmadım, çok akılsızmışım Kadın kefeni bırakmadığımı görünce, bir elini kaldırdı, yüzüme vurdu'

Böyle dedikten sonra, yüzündeki peçeyi indirdi Baktım ki yüzünde kadının vurduğu tokattan dolayı, beş parmağın izi vardır Adam daha sonra şöyle dedi: 'O işte o gün, bir daha böyle bir iş yapmamaya tevbe ettim Allah'a söz verdim'

İşte eğer Allah, hatalarımız karşısında bizi de böyle zahiren uyarsaydı, nasıl olacaktık? Allah bir saniye bile bizden ayrılmayıp, bizi görüyor Bilindiği gibi insana şah damarından daha yakın bir şey yoktur O bize şah damarımızdan daha yakınken ve öyle sınırsız kudret ve azamet sahibiyken, O'na karşı hata yapan kişi, demek ki kendisini dağlardan daha kuvvetli görmektedir de onun için öyle davranmaktadır

Söylenen olayı anlatan evliya şöyle demiştir:

"Ben olayı, Evzai'ye mektupta anlattım, o da bana cevaben: 'O adam tevbe etti Pişman oldu, peki o kadar kabir açmış, sen ona o kabirdekilerin yüzü kıbleye doğru muydu, değil miydi diye niye sormadın?' dedi Hemen o adamı buldum ve ona: 'Sen o kadar kabir açtın, kabirde yatanlar yeryüzünde müslüman olarak görünüyorlardı, onların yüzü hangi tarafaydı' diye sordum Adam bana: 'Çokları kıbleye doğru değildi' dedi Hemen Evzai'ye bir mektup göndererek, bu durumun niçin böyle olduğunu sordum Bana mektubunda şöyle cevap verdi: 'İnnalillahi, dini üzere olmadılar onun için'

Çünkü kıble ehli, dünyadan imanla ayrılırsa, onun yüzü mezarda mutlaka kıbleye doğru olacaktır Eğer imanını kurtaramazsa, melekler kabirde onun yüzünü kıblenin aksi istikametine çevirirler Yeryüzünde şimdi müslüman olarak yaşıyoruz ama sekarat zamanı, ölüm anı, çok büyük bir olaydır İmam-ı Gazali şöyle anlatmıştır:

"İman, insanın ruhu gibidir İnsanda ruh olmadığı zaman, nasıl yaşayamıyorsa, imanı olmayan kelime-i şehadet veya kelime-i tevhid getirmeyen kişiler de ölü gibidir İbadet de insanın âzâları gibidir Fakat onun ibadeti yoksa, elleri, ayakları, başı, kalbi olmayan bir insan gibi olur Öyle bir insan da hayatını devam ettirebilir mi?"

Demek ki ibadetsiz olan kimse de sekarat esnasında âzâları olmayan o kimsenin öldüğü, ruhun ondan ayrıldığı gibi imansız olarak dünyadan ayrılabilir Onun için elimizden geldiği kadar, Allah-u Zülcelal'in bize emrettiği şeyleri yerine getirip, nehyettiği şeylerden de kendimizi muhafaza edelim Ashab-ı kiramdan Huzeyfe el-Adevi şöyle anlatmıştır:

"Yermük harbinde amcamın oğlunu arıyordum Yanımda biraz su vardı Kendi kendime: "Eğer yaşıyorsa ona biraz su vereyim" diyordum Bir süre sonra onu buldum Yaralı olarak yaşıyordu "Sana biraz su vereyim mi?" diye sordum Başıyla: "Evet!" diye işaret yaptı O sırada bir adamın inlediğini duydu Yine başıyla: "Suyu ona ver!" diye işaret etti O adamın yanına gidince: "Sana su vereyim mi?" diye sordum O da: "Evet!" dedi Tam o esnada başka birinin inlediğini duyunca, bana: "O adamın yanına git" dedi Bende o adamın yanına gittim Yanına vardığımda son nefesini vermişti Derhal diğer adamın yanına döndüm Baktım o da ölmüş Amcamın oğlunun yanına koştum Ama o da ölmüştü

Bakınız, onlar sekarat esnasındaydılar Bir iki dakika sonra can vereceklerdi, öyle hararetli oldukları halde, arkadaşlarını kendilerine tercih ettiler İşte biz böyle olmadığımız zaman kendimize: "Bak onlar nasıldı, ben nasılım?" dememiz ve onlar gibi olmaya biraz çaba göstermemiz lazımdır Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:

"Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?" (Fussilet; 53)

Burada insanlar için çok büyük bir işaret vardır ki ne yer, ne melekler, hiç bir şey, bizim yaptıklarımıza şahit olmasa da Allah-u Zülcelal, bize şahit olarak kafidir

Allah-u Zülcelal başka bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:

"Görmedin mi? Allah nasıl bir misal verdi Güzel bir söz, kökü (yerde) sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaç gibidir" (İbrahim; 24)

Hz Aişe (RAnha) şöyle anlatmıştır: "Bir gece rüyamda kıyametin koptuğunu ve mizanın kurulduğunu gördüm Bir kadının ameli tartıldı Baktı ki kadının dünyada ameli fazla olmamasına rağmen, amelleri orada Uhud Dağı gibi büyük oldu Bu duruma hayretler içerisinde kaldım Sabahleyin o kadını çağırıp ona: "Sen ne amel yapıyorsun?" diye sordum Kadın ilk önce söylemek istemedi, fakat çok ısrar edince, anlatmaya başladı

Dedi ki:

"Birincisi, ben vücudumu namahrem olan kişilerden muhafaza ediyorum Benim ehlimden başka, hiç kimse benim vücudumu görmemiştir

İkincisi, yalnız yemek yemedim Eğer çevremde bir insan varsa, muhakkak onunla beraber yemek yerim

Üçüncüsü, her hangi bir kimse benden bir şey istediğinde, eğer benim yanımda varsa, onu geri çevirmedim"

Bu davranış, o kadının mert olduğuna işaret etmektedir Cömertlik kökü cennette olan, dalları dünyaya sarkmış bir ağaçtır Bir kişi o dalları tutarsa, o dallar onu cennete çekecektir İşte bu kadının, kimseyi reddetmemesi ve yalnız yemek yememesi, onun cömertliğine işarettir Cimrilik de kökü cehennemde olan, dalları dünyaya sarkmış bir ağaçtır Kim o dalları tutarsa, o dallar onu cehenneme çekecektir

Kadın: "Dördüncüsü, ezandan önce mutlaka abdest aldım" dedi Namaz Allah-u Zülcelal'in bir sofrasıdır O sofraya bizi çağırmakta, davet etmektedir Allah-u Zülcelal bize namazı emretmiş, üzerimize farz kılmıştır Kadın: "Ezandan önce mutlaka abdest alıyorum" dedi Niçin? Çünkü insanın bir düşmanı olursa ve silahsız olarak onunla karşı gelirse, düşmanı, silahıyla hemen onu perişan ve helak eder Mü'minin silahı da abdesttir Mü'min daima abdestli olmalıdır

Kişi abdestli olmadığı zaman, ezan okunduğunda şeytan ona: "İşte ezan okundu, senin abdestin yok, sen abdest alıncaya kadar, namaz biter, cemaate yetişemezsin" diye onu kandırabilir Daha sonra şeytan: "Şu işi de yap, sonra abdest alıp namaz kılarsın Şu işi de yap, daha sonra kılarsın" diye öğle namazını, ta ikindiye kadar geciktirerek onu meşgul edebilir

Abdesti olmayan bu kişi böylece hem cemaati kaçırmış hem de namazını geçirmiş olur Onun için ezandan önce elinde silahı olursa yani abdesti olursa, ezan okunduğu zaman, şeytan ona yaklaşamaz Çünkü o kişinin silahı elindedir Ben abdestliyim hemen namazımı kılayım diyecektir Hz Peygamber (SAV) bir gün, Bilal-i Habeşi (RA)'ye:

"Ya Bilal! Ben cennette, arkamda senin ayak sesini duydum Diğer arkadaşlarına nazaran çok ilerde idin, ne amel yapıyorsun?" dedi O: "Ya Resulallah! Benim güvendiğim amel şudur; yeryüzünde ne zaman abdestimi bozmuşsam, hemen abdest alıyorum ve abdest aldığım zaman da onunla mutlaka Allah'ın bana nasip ettiği bir namaz kılıyorum" dedi (Buhari, Müslim)

Demek ki Bilal-i Habeşi (RA) yeryüzünde abdestsiz dolaşmıyordu ve abdest ile sünnet namazı kılıyordu

O kadın: "Beşincisi, ben daima ezana cevap verdim" dedi Ezana cevap vermek, Allah-u Zülcelal'in namaz emrine, üzerimize farz kıldığı o misafirliğe, bizi davet ettiği o sofraya, icabet etmek demektir Müezzin ezan okuduğunda, onun sözlerini tekrar etmeli, işimizi, konuşmamızı bırakarak ezanı dinlemeli, ona cevap vermeliyiz İnsanın ezana cevap vermemesi, kendi işiyle meşgul olması, sanki hiç ezan okunmuyor gibi ezanı dinlememesi, ahireti için çok zararlıdır Bazı ulema, ezanı dinlememek, sekerat esnasında -Neuzubillah- imansız olarak gitmeye de sebep olabilir, demişlerdir

O kadın şöyle devam etti: "Benim akrabalarım, dost-ahbaplarım, mü'min kardeşlerim, bana eziyet etse de yine de ben onlara iyilik yapıp onlarla ilişkimi kesmedim Son olarak, hangi işe teşebbüs ettiysem, kendi başıma karar vermedim, mutlaka istişare yaptım"

Hakikaten, o kadının yaptığı şeyler, İslam dininin çok güzel ahlaklarındandır Bizim de bundan ibret alarak, elimizden geldiği kadar İslam dininin emir ve nehiylerini yerine getirmemiz lazımdır Böyle yaparsak, bizim mizanımız, tartımız da kıyamet gününde o kadının ki gibi ağır gelecektir, inşaallah

Ama bu dünyadayken, Allah'ın yanındaki ecir ve sevaplara meraklı olmazsak, bu ömür geçip bitince, elimiz boş kalacak, terazimiz de hafif olacaktır O zaman pişman olacağız O gün gelmeden evvel seferber olmak suretiyle kıyamet gününe hazırlanalım

Allah-u Zülcelal kendi fazlı ve keremi ile bizlere muamele etsin ve hepimize razı olacağı şekilde salih amel nasip etsin

Kaynak: Gülistan dergisi

 

mum is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Saat 03:54.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553