Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Dini Sohbet

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
''Nefsini bilen, Rabbını bilir'' (Muhiddini Arabinin dilinden) ile ilgili Benzer Konular
186 Kez Görüntülendi

Bilen bilir, bilmeyen aslı var sanır. [ Açıklaması ] Atasözleri
Hz. Peygamber'in Dilinden Dua Peygamber Efendimiz (S.A.V)
Zehra Bilir (Zehra Bilir Kimdir? Ünlü Bayan Sanatçı Biyografileri
Nefsini Terk Etmeden.. Dini Sohbet
Bilen Bilir Şiir-Şiirler

Kadindan Evlİya Olur Mu ? | Hiç Ömür Muhasebesi Yaptınız mı ?
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 02-12-2007   #1
Profil Bilgileri
Standart ''Nefsini bilen, Rabbını bilir'' (Muhiddini Arabinin dilinden)



''Nefsini bilen, Rabbını bilir'' (Muhiddini Arabinin dilinden) başlıklı yazı Mumsema ''Nefsini bilen, Rabbını bilir'' (Muhiddini Arabinin dilinden) Forum Alev


Kişiliğine görüşlerine değer verdiğim bir zat olan Muhiddini Arabinin ''Nefsini bilen, Rabbini bilir'' hakkındaki görüşlerini okumanızı tavsiye ederim


BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Suretler aleminde, bütün güzel İsimleri ve Sıfatlarıyla görünen
Rahman olan Allah’ın adıyla

‘’Kendini bilen Rabbini bilir’’

Hamd ve şükür, kendinden önce bir başkası olmaksızın Evvel olan Allah’a mahsustur Evvel olan yalnızca O’dur ve O’nun birliğinden (Vahidiyet) başka son yoktur Son ancak O’nunladır ve son O’dur O’nunla son yoktur, yakınlık uzaklık da yoktur: bir arzu veya bir istekte yoktur, zaman da yoktur, üst vaya alt da yoktur, mekan da yoktur, alem de (Alem, Kainat) de yoktur Allah önceden nasıl idiyse, şimdi de öyledir O’nun varlığı sonsuzdur O, birlik (vahidiyet) olmaksızın birdir ve teklik (Ahadiyet) olmaksızın Ahad’dır Herhangi bir isimle adlandırılmamıştır, çünkü O, İsmi ‘’Hu’’ olandır… Kendini böyle adlandırmıştır
‘’Hu’’dan başka İsim yoktur ve ‘’Hu’’nun adlandırdığından başkası yoktur
O, kendinden önce bir şey olmaksızın Evvel’dir O, kendisinden sonra bir şey olmaksızın Ahir’dir O, görünen her şey de görünür O, gizlenen her şey be apaçık olarak bilinir O her hangi bir belirişle (Zuhur) bir ilintisi olmaksızın bütün suretlerde ve şekillerdedir O, varlığın başlangıcını bildiren ilk harfin hem Batını hem de Zahiridir O, Evvel’e ait olan bütün harflerin ve Ahir’e ait olan bütün harflerin Hazretidir ve Zahir olan bütün harflerin ve Batın olan bütün harflerin Hazretidir Bundan dolayı, O: ‘’Evvel’’dir, ‘’Zahir’’dir ve ‘’Batın’’dır Görünen veya görünmeyen alemlerin evvelinden ahirine dek, kelimeleri oluşturan bütün harflerin O’nun varlığıyla bir ilintileri olmadığı gibi, O’nun varlığına bir etkileri de yoktur

‘’Hululliyye’’ olarak adlandırılan Mezhebin yanılgısına düşme, ki onlar bir diğer ruhun, hatta bir diğer varlığın kendilerine, dahul edebileceğine ve Allah’ın cismani olarak kendilerinde var olabileceğine inanırlar Bil ki, O, hiçbir zaman her hangi bir şeyin içerisinde olmadığı gibi, her hangi bir şey de O’nun içerisinde değildir O, her hangi bir şeyin ne içerisinde ne de dışarısındadır İster baş gözü ile olsun, ister kalp gözü ile olsun, hiç kimse O’nu göremez Ne de herhangi bir kimse O’nu duyumlar yoluyla, zihin yoluyla, akıl yoluyla, bilgi yoluyla veya vehim yoluyla, idrak edebilir O’nu yalnızca kendisi görebilir O’nu ancak kendisi idrak edebilir O’nu kimse bilemez… O’nu yalnızca kendisi bilebilir O, kendini kendisi yoluyla görür:, Kendini kendisi yoluyla idrak eder: Kendisi yoluyla kendini bilir O’ndan başkası O’nu göremez O’dan başkası O’nu bilemez O’nu gizleyen, birliğidir Kendisinden başkası, O’nu gizleyemez O’nu gizleyen perde, O’nun kendi varlığıdır O, kendi varlığını ancak kendi Vahdaniyetiyle gizler Bundan dolayı, O’ndan başkası O’nu göremez

Ne O’nun insanlara gönderdiği bir Resul, ne bir veli, ne de ona yakın olan bir melek O’nu göremez: Çünkü onlar O’ndan ayrı değildirler O’nun resulleri, nebileri, kamil insanları O’ndan başkası değildir O, kendinin yanısıra, herhangi bir sebep veya aracı olmaksızın, Kendini, kendisi için, kendisinden göndermiştir O Zatı’nı, Zatı’ndan, Zatı yoluyla, Zatı’na göndermiştir Gönderen ile, gönderilmiş olan Nebiler arasında bir fark yoktur O’nun varlığının harfleri, Nebilerin varlığıdır O’ndan başka varlık yoktur O ne bir başkası haline gelir, ne de O’nun isimleri bir başkasının isimleri haline gelir, ne de O’nun adıyla adlandırılan bir başkası vardır
Bundandır ki Alemlerin Nuru olan Resulallah efendimiz, Allah’ın salat ve selamı onun üzerine olsun, şöyle demiştir, ‘’Rabbimi, Rabbimle bildim’’
Ve yine şöyle demiştir, ‘’Kendini bilen, Rabbini bilir’’
Bununla denilmek istenen şudur: Sen, sen değilsin ve sen sen olmaksızın, O’sun Sen, O’nun içerisinde değilsin, ne de O senin içindedir O senin dışarında değildir, ne de sen onun dışarındasın Sana, sen olarak seslenildiğinde bir zat ve sıfatlar ile var olduğunu sanmayasın Çünkü sen hiçbir zaman var olmadın, var değilsin ve hiçbir zamanda var olacak değilsin O’nun içine girmedin, ne de O senin içine girdi Zatın var olmaksızın O’nunladır ve O’ndadır Yoktun ve fani değilsin Herhangi bir hüviyetin olmaksızın, sen O’sun ve O sensin Eğer kendini hiç olarak bilirsen, gerçekte Rabbini bilirsin Başka türlü O’nu bilemezsin

Kendini hiç kılarak Rabbini bilemezsin Bir çok arif kişi, bir kimsenin Rabbini bilmesi için kendini varlığının izlerinden soyması gerektiğini, kendi hüviyetini ortadan kaldırması gerektiğini, ve sonuçta kişinin kendisinden kurtulması gerektiğini iddia eder Bu bir yanılgıdır Var olmayan bir şey, şeyler, var değillerdir… Nasıl olur da kendi varlığından kurtulmaya çalışabilir? Olmayan bir şey nasıl yok olabilir? Bir şey ancak var olmaklığının ardından yok olabilir O halde, yok olmaya çalışmayıp, kendini varlığın olmaksızın bilirsen, Rabbini bilirsin Eğer Allah’ı bilmenin kendi varlığından kurtulmana bağlı olduğunu düşünecek olursan, O’nun yanı sıra bir diğer varlık olduğunu iddiasında bulunmakta olduğundan, tek bağışlanmayacak olan günahı işlemiş, yani O’na şirk koşmuş olursun
Resulallah efendimiz, Salat ve selam onun üzerine olsun, şöyle dedi: ‘’Kendini bilen, Rabbini bilir’’
Şöyle demedi, ‘’Kendini yok eden (ifna) Rabbini bilir’’
Bir şeyin varlığının isbatı şudur ki: bu şeye yokluk atfediğildiğinde, karşıtı(yani, varlık) ortaya çıkar Ve Allah’tan başkası var olmadığından, O’nun varlığını isbat etmek, O’ndan başka bir varlığın ortadan kalkmasına dayanmaz Ve sen var (mevcut) olmadığından, varlığını ortadan kaldıramaz veya başka bir şeye dönüşemezsin Varlığın ne geçici, ne de kalıcıdır Çünkü var değilsin
Resulallah efendimiz şöyle buyurdu: ‘’Sen şimdi yoksun, tıpkı yaratılmadan önce yok olduğun gibi’’
Allah’ın ortağı ve benzeri yoktur
Allahu teala, evvelin evvelinin ve ahirin ahirinin anlamıdır: O’suz, evvel ve ahirin hiçbir anlamı yoktur Eğer böyle olmasaydı, ‘’O bir’dir, O’nun ortağı yoktur’’ sözünün bir anlamı olmazdı O’nun bir olması ve ortağı olmaması zorunludur Öbür türlü, O’ndan başka olanın varlığının kendi zatından olması ve varolmaklığı için ona dayanmaması gerekirdi Böylesi bir ortak, varlığı için Allah’a muhtaç olmazdı ve böylelikle ikinci bir ilah olurdu, ve bu olması olanaksız bir şeydir Allahu teala’nın ortağı ve benzeri olamaz
Eğer bir kimse, şeylerin Allah’ta O’dan veya O’nunla var olduğuna ve bu şeylerin varlıkları için Allah’a muhtaç olduklarına inanacak olsa, bu durumda bile, bu şeyler rabler olarak zahir olurlar Rab olmaklıkları (rububiyet) Allah’a dayansa bile, onlara inanan kişi, yine, Rabbin ortağı olan başka rabler tanıma günahını işlemiş olur Varlığı kendinden olan (kayyum) olan Allah’ın yanı sıra varlığı için Allah’a dayanıyor olarak görülse bile, başka varlıklar olmasını caiz görmek büyük bir hata olacaktır Varlığını bırakmış ve varlığını bırakmasıyla yok olmuş bir varlık (olabileceği düşünmesi), bilginin soluğundan hala uzaktır
Eğer bir kimse, kendini böylesi bir varlık olarak düşünürse, kendini bilmekten uzaktır Eğer bir kimse kendisinin, kendisi gibi yok olacak olan, başka varlıklarla ve şeylerle birlikte var olduğunu düşünür ve dolayısıyle Allah’ın yanı sıra başkalarının da var olduğuna inanırsa, bu kimse hiçtir gerçekte, ve hiçliği varolduğunu düşündüğü müddetçe sürer Kendini bildiği için Rabbini bildiğini düşünüyor olsa bile, bu kimse bağışlanamaz olan, Allah’a şirk koşma günahını işlemektedir
Kendini ve Rabbini bilmenin yolu
O halde bir kimse, Rabbini bilmek için kendini nasıl bilecektir?
Bu sorunun cevabı şudur: Allahu Teala vardır ve O’nun yanı sıra hiçbir şey yoktur O, önceden nasıl idiyse şimdi de öyledir
Eğer bir kimse kendi nefsini tek var olandan, yani O’ndan başkası olarak görürse, veya eğer nefsini, O’nun bir parçası olarak görmezse: Bunun cevabı Resulallah efendimizden gelir, ki o şöyle demektedir ‘’Nefsini bilen Rabbini bilir’’ Burada, ‘’Nefs’’ derken, kasdettiği, bir kimsenin benliği değildir Yani, tenin hazlarına ve aşağılık arzularına eğilim duyan ve bunları emreden nefsi kastetmemiştir Kastettiği, önce, kişinin pislik ve çirkinliğin uygun olduğuna inanmasını sağlayarak kandıran, sonra, yaptığı kötülükler yüzünden kendini suçlayan ve sonra unutup bu kötü şeyleri yeniden yapan nefs değildir Ne de kendinden hoşnut olan nefstir kastettiği Bu sözüyle kastettiği, bir kimsenin hakikatidir
Resulallah, salat ve selam ona olsun, şöyle dua etti ‘’Rabbim, bana şeylerin hakikatini göster’’
Burada ‘’şeyler’’den kastettiği, Allah’tan başka (ma siva) olarak görünen şeylerdir Demek istediği şudur: ‘’Bana senden başka olan şeyleri öğret Etrafımdaki bütün bu şeyler nedir? Bunu bildir bana Bu şeyler Sen misin, yoksa Sen’den başka mı? Bunlar önceden varmıydılar, yoksa sonradan mı oldular? Bunlar sonsuza dek mi buradalar, yoksa gelip geçecekler mi?’’
Ve Allah ona ‘’şeyler’’in hiçbir varlıkları olmadığını ve ‘‘onlar’’ın Kensi olduklarını gösterdi, ve görüldü ki, Allah’tan başka olarak görünen ne varsa O’nun varlığıdır O’na şeyler (kendilerine ilişkin) isim, zaman, sıfat olmaksızın, Allah’ın zatı olarak gösterildi
Bir şeyin ismi, şey yoluyla onu adlandıranın aklına gelir ve onun (adlandırılan) yoluyla başkalarına verilir Böylelikle, bir şeyde, o şeyin varlığı ve o şeyin varlığı bir birine denktir Bundan dolayı, bir şey bilindiğinde, nefs bilinir, ve nefs bilindiğinde Rabb bilinir
Sen, başkalarının Allah’tan başka olduğunu sanırsın O’ndan başka bir şey yoktur, ama sen bunu bilmiyorsun O’na bakıyor olduğun halde, O’nu fark etmiyorsun Sır sana açıldığında, kendinin O’nun ta kendisi olduğunu bilirsin Yine bilirsin ki, sen O’nun dilediğisindir ve sen kalımlısındır ve zaman içerisinde yok olup gitmeyeceksindir Çünkü zamanın geçmesi (diye bir şey) yoktur Senin sıfatların O’nundur Hiç kuşkusuz, senin zahir olmaklığın, O’nun zahir olmaklığıdır Sende olan O’ndadır Senin evvel olmaklığın, O’nun evvel olmaklığıdır Senin ahir olmaklığın, O’nun ahir olmaklığıdır Senin zatın, O’nun zatıdır Ve O’nun sana duhul etmesi veya senin O’na duhul etmen söz konusu olmaksızın bu böyledir Çünkü, ‘’Allah’ın yüzü dışarıda her şey yok olucudur’’ (Kasas suresi,88)
Var olan ve görünen O’dur O’ndan başka yoktur Öyleyse olmayan (bir şey) nasıl ortadan kalkabilir? Ancak O vardır O’nun zatı vardır ve hep var olacaktır Bundan dolayı, eğer bir kimse yok olamayacak bir şeyin var olduğunu bilirse bu şey hakkındaki şüphe ve cehaleti ortadan kalkacaktır Bu varlık başka bir varlığa dönüşmeksizin kalıcıdır Bir varlıktan emin olanla, bu varlığı inkar eden bir araya geldiğinde, birlenmezler Olsa olsa bu varlık hakkındaki cehalet kalkar
O halde, artık yok olman gerektiğini, kendini O’nda hiçleştirmen gerektiğini düşünme Eğer böyle düşünecek olursan, sen O’nun örtüsü (hicap) olursun, ve örtü, (bu durumda) Allah’tan başka olandır Sen nasıl olurda O’nu gizleyen bir örtü olursun? O’nu gizleyen, O’nun Ahadiyeti’dir
Bundandır ki Hakk’la birlendikleri için Hallac-ı Mansur’un ‘’Ben, Hakk’ım!’’ (enel hak) demesi ve Ebu yezid Bestami’nin ‘’sübhani ma a’amü şani’’ demesi caiz olmuştur
Bunlar, kendilerini Allah’ta yok etmiş, yada Allah’ta kendilerini var kılmış değillerdir Önceden var olup sonradan hiç olmuş da değillerdir Bunlar, sıfatları ve zatları Allah’ın içerisinde veya Allah’ın dışarısında olmaksızın, kendi sıfatlarının Allah’ın sıfatları, kendi zatlarının Allah’ın zatı olduklarını görmüşlerdir Onların nefsleri ancak Allah’ın varlığıdır Bunlar Allah’a ulaşmış olanlardır (vasıl-i ilallah) Onlar bakidirler Hiçbir zaman yok olmazlar, çünkü hiçbir zaman var değillerdi, çünkü ancak Allah’ın nefsi, Allah’ın zatı vardır Ve hiç (bir şeyde) varlık yoktur Ancak Allah’ın varlığı vardır
Resulallah efendimiz şöyle dedi ‘’Dehr’e sövmeyin, çünkü dehr Allah’tır’’
Bu sözüyle Allah’ın varlığının benzerlikten veya eşlerden veya ortaklardan münezzeh olduğuna ama sonsuz zamanda zahir olduğuna işaret etti
Tek varlık Allah’ın varlığıdır Resulallah bir hadis-i kudside şöyle buyurdu ‘’Kıyamet günü Aziz ve Celil olan Allah şöyle buyurur ‘’Ey adem oğlu, Hastalandığım da, ne diye benim ziyaretime gelmedin, senden yiyecek istedim de ne diye beni doyurmadın?’’
Allahu Teala hasta olan kimsenin varlığını kendi varlığı olduğunu, ve aç ve muhtaç olan kimsenin yine kendisi olduğunu açıkça beyan etmektedir Eğer hasta ve muhtaç olan O ise, o halde senin varlığın da O’nun varlığıdır Aynı şekilde, unsurlardan ve hadiselerden yapımış olan her şey, yine O’dur Unsurları oluşturan zerrelerden tek bir zerrenin sırrı bilindiğinde, zahir ve batın bütün alemin sırları açımlanacaktır Bu durumda, hem bu dünyada hem de ahrette, Allah’tan başka bir şey görmeyeceksin Bu dünyadaki ve ahretteki bütün varlıkları, bütün isimleri ve bu isimlenenle adlandırılan şeyleri ve onların varlıklarını, ancak O’nun varlığı olarak görürsün Allah’ın sonsuza dek hiçbir şey yaratmıyor olduğunu görürsün

O’nun varlığının ve sırlarının, niteliklersiz ve referanslarsız olarak bir başka surette tecelli ettiğini görürsün Ve O kendi hakkında şöyle buyuruyor ‘’O her an bir iştedir’’ (Rahman suresi29)
O zaman, O’nun yaratmış olduğunu düşündüğün hiçbir şeyi yaratmamış olduğunu görürsün Bunların zuhuru Allah’ın Kendi Zatı’nı ve Kendi Sıfatlarını her an, farklı bir şekil ve surette açımlamasının bir yansımasıdır O, varlığı kendinden olmasıyla Evveldir Sonu olmamasıyle Ahirdir Vahid olduğu için zahirdir Ahad olduğu için batındır Var olan ancak kendisi olduğu için, Evveldir O’ndan sonra gelen bir son olmadığından, Ahirdir
O ilk harftir ve son harfe kadar bütün harflerdir O zahir harflerdir ve batın harflerdir O isimdir ve O müsemmadır, adlandırılandır O varlığı tek zorunlu olandır, dolayısıyla O’ndan başka bir varlık olmaması da bir zorunluluktur
Ölmeden önce Ölme üzerine:
Kendini Allah’tan başka olarak düşünen kişi, hiç kuşkusuz, O’ndan başka değildirÇünkü Allahu Teala, kendi Uluhiyetinden gayrı olan bütün varlıklardan münezzehtir İster zahir olsun ister batın olsun O’nda, O’nunla ve O’ndan ayrı olarak var olan her şey, O’ndan başka değildir Çünkü başka olanın da kendisi O dur O’nu bu şekilde gören ve bu niteliklerle nitelenmiş olanın ne sınırları, ne de sonu vardır
Bir kimse, zamanı gelip de Allah’ın dilemesiyle ölüp de hayat denilen maddi varlığı belirlenmiş bir zamanda sonra erdiğinde, hem iyi hem de kötü niteliklerini yitirir ve kendinden geriye bir şey kalmaz Bunların yerine Allah kaim olur Nefsi Allah’ın nefsi, sıfatları Allah’ın sıfatları haline gelir
İşte bu, Resulallah efendimizin ‘’Ölmeden önce ölün’’ demekle kastettiği şeydir Bu, ‘’Ölmeden önce kendinizi bilin’’ demektir
Yine Resulallah efendimiz bir kudsi hadis de şöyle buyurdu:
‘’Kul nafile ibadetlerle bana yaklaşır, Öyle bir hal alır ki ben onu severim, Onu sevdiğim zaman onun işitmesi, görmesi ve eli olurum’’
Bu ilahi sözlerle Allah’ın elçisi, Ölmeden önce ölen bir kimsenin, kendi bütün varlığının Allah’ın varlığı olduğunu ve kendisiyle Allah arasında, kendi sıfatlarıyle Allah’ın sıfatları arasında bir farklılık görmeyeceğine, nede kendi halinde bir değişiklik olması gerekmediğini ve böyle bir şeyin mümkün olmadığını göreceğine işaret eder Çünkü eğer kendi varlığı Allah olmasaydı, kendini bilmesi söz konusu olamazdı
Böylelikle kendini bildiğinde, nefsin ve enaniyetin seni terk eder ve varlıkta Allah’tan başkası olmadığını bilirsin Kendilik bilgisinin koşulu, eğer diğer varlıklardan bağımsız bir varlığın olsaydı ne kendini Allah’ta fani kılmaya, ne de kendini bilmeye ihtiyacın olmayacak olduğunu bilmektir Kendin, varlığı kendinden olan (kayyum) ve başka herhangi başka bir varlık olmaksızın, bizatihi bir tanrı (ilah) olurdun Ama ancak Allahu Teala’dır, kendinin yanı sıra başka bir ilahın varlığından münezzeh olan
Ve kendini bildiğinde, kendinin ister şimdi olsun, ister önce olsun, isterse gelecekte olsun, ne var ne de yok olduğunu tahkikan bilirsin Bu durumda, La ilahe illalah’ın, Allah’tan başka ilah yoktur’un anlamı açıklık kazanır Yani O’ndan başka varlık olmadığı, O’ndan başka (bir şey) olmadığı ve O’nun vahid olduğu senin için açık bir hale gelir…


Not: Yazının hepsini buraya taşıyamadım Eğer yazının devamını okumak isteyen arkadaşlarım için Link aşağıdadır

Cenabı Hakk, bizleri nefsini ve Rabbını bilenlerden eylesin…

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

 

Börtecine is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 02-12-2007   #2
Profil Bilgileri
Standart --->: ''Nefsini bilen, Rabbını bilir'' (Muhiddini Arabinin dilinden)



Cenabı Hakk, bizleri nefsini ve Rabbını bilenlerden eylesin…

amın kımseyı onun yolundan ayrmasın rabbım bızı tüm seytanı işlerden muhafazakar eylesın

 

FrEeDoM is offline  
Cevapla
Tags: arabinin, bilen, bilir, dilinden, muhiddini, nefsini, rabbini


''Nefsini bilen, Rabbını bilir'' (Muhiddini Arabinin dilinden) ile ilgili Benzer Konular
186 Kez Görüntülendi

Bilen bilir, bilmeyen aslı var sanır. [ Açıklaması ] Atasözleri
Hz. Peygamber'in Dilinden Dua Peygamber Efendimiz (S.A.V)
Zehra Bilir (Zehra Bilir Kimdir? Ünlü Bayan Sanatçı Biyografileri
Nefsini Terk Etmeden.. Dini Sohbet
Bilen Bilir Şiir-Şiirler


Saat 03:53.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545