FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Dini Sohbet
''Nefsini bilen, Rabbını bilir'' (Muhiddini Arabinin dilinden)
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
''Nefsini bilen, Rabbını bilir'' (Muhiddini Arabinin dilinden) ile ilgili Benzer Konular
186 Kez Görüntülendi
Bilen bilir, bilmeyen aslı var sanır. [ Açıklaması ]
Atasözleri
Hz. Peygamber'in Dilinden Dua
Peygamber Efendimiz (S.A.V)
Zehra Bilir (Zehra Bilir Kimdir?
Ünlü Bayan Sanatçı Biyografileri
Nefsini Terk Etmeden..
Dini Sohbet
Bilen Bilir
Şiir-Şiirler
Kadindan Evlİya Olur Mu ?
|
Hiç Ömür Muhasebesi Yaptınız mı ?
Konu Araçları
02-12-2007
#
1
Profil Bilgileri
Börtecine
''Nefsini bilen, Rabbını bilir'' (Muhiddini Arabinin dilinden)
''Nefsini bilen, Rabbını bilir'' (Muhiddini Arabinin dilinden) başlıklı yazı Mumsema ''Nefsini bilen, Rabbını bilir'' (Muhiddini Arabinin dilinden) Forum Alev
Kişiliğine görüşlerine değer verdiğim bir zat olan Muhiddini Arabinin ''Nefsini bilen, Rabbini bilir'' hakkındaki görüşlerini okumanızı tavsiye ederim
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Suretler aleminde, bütün güzel İsimleri ve Sıfatlarıyla görünen
Rahman olan Allah’ın adıyla
‘’Kendini bilen Rabbini bilir’’
Hamd ve şükür, kendinden önce bir başkası olmaksızın Evvel olan Allah’a mahsustur
Evvel olan yalnızca O’dur ve O’nun birliğinden (Vahidiyet) başka son yoktur
Son ancak O’nunladır ve son O’dur
O’nunla son yoktur, yakınlık uzaklık da yoktur: bir arzu veya bir istekte yoktur, zaman da yoktur, üst vaya alt da yoktur, mekan da yoktur, alem de (Alem, Kainat) de yoktur
Allah önceden nasıl idiyse, şimdi de öyledir
O’nun varlığı sonsuzdur
O, birlik (vahidiyet) olmaksızın birdir ve teklik (Ahadiyet) olmaksızın Ahad’dır
Herhangi bir isimle adlandırılmamıştır, çünkü O, İsmi ‘’Hu’’ olandır… Kendini böyle adlandırmıştır
‘’Hu’’dan başka İsim yoktur ve ‘’Hu’’nun adlandırdığından başkası yoktur
O, kendinden önce bir şey olmaksızın Evvel’dir
O, kendisinden sonra bir şey olmaksızın Ahir’dir
O, görünen her şey de görünür
O, gizlenen her şey be apaçık olarak bilinir
O her hangi bir belirişle (Zuhur) bir ilintisi olmaksızın bütün suretlerde ve şekillerdedir
O, varlığın başlangıcını bildiren ilk harfin hem Batını hem de Zahiridir
O, Evvel’e ait olan bütün harflerin ve Ahir’e ait olan bütün harflerin Hazretidir ve Zahir olan bütün harflerin ve Batın olan bütün harflerin Hazretidir
Bundan dolayı, O: ‘’Evvel’’dir, ‘’Zahir’’dir ve ‘’Batın’’dır
Görünen veya görünmeyen alemlerin evvelinden ahirine dek, kelimeleri oluşturan bütün harflerin O’nun varlığıyla bir ilintileri olmadığı gibi, O’nun varlığına bir etkileri de yoktur
‘’Hululliyye’’ olarak adlandırılan Mezhebin yanılgısına düşme, ki onlar bir diğer ruhun, hatta bir diğer varlığın kendilerine, dahul edebileceğine ve Allah’ın cismani olarak kendilerinde var olabileceğine inanırlar
Bil ki, O, hiçbir zaman her hangi bir şeyin içerisinde olmadığı gibi, her hangi bir şey de O’nun içerisinde değildir
O, her hangi bir şeyin ne içerisinde ne de dışarısındadır
İster baş gözü ile olsun, ister kalp gözü ile olsun, hiç kimse O’nu göremez
Ne de herhangi bir kimse O’nu duyumlar yoluyla, zihin yoluyla, akıl yoluyla, bilgi yoluyla veya vehim yoluyla, idrak edebilir
O’nu yalnızca kendisi görebilir
O’nu ancak kendisi idrak edebilir
O’nu kimse bilemez… O’nu yalnızca kendisi bilebilir
O, kendini kendisi yoluyla görür:, Kendini kendisi yoluyla idrak eder: Kendisi yoluyla kendini bilir
O’ndan başkası O’nu göremez
O’dan başkası O’nu bilemez
O’nu gizleyen, birliğidir
Kendisinden başkası, O’nu gizleyemez
O’nu gizleyen perde, O’nun kendi varlığıdır
O, kendi varlığını ancak kendi Vahdaniyetiyle gizler
Bundan dolayı, O’ndan başkası O’nu göremez
Ne O’nun insanlara gönderdiği bir Resul, ne bir veli, ne de ona yakın olan bir melek O’nu göremez: Çünkü onlar O’ndan ayrı değildirler
O’nun resulleri, nebileri, kamil insanları O’ndan başkası değildir
O, kendinin yanısıra, herhangi bir sebep veya aracı olmaksızın, Kendini, kendisi için, kendisinden göndermiştir
O Zatı’nı, Zatı’ndan, Zatı yoluyla, Zatı’na göndermiştir
Gönderen ile, gönderilmiş olan Nebiler arasında bir fark yoktur
O’nun varlığının harfleri, Nebilerin varlığıdır
O’ndan başka varlık yoktur
O ne bir başkası haline gelir, ne de O’nun isimleri bir başkasının isimleri haline gelir, ne de O’nun adıyla adlandırılan bir başkası vardır
Bundandır ki Alemlerin Nuru olan Resulallah efendimiz, Allah’ın salat ve selamı onun üzerine olsun, şöyle demiştir, ‘’Rabbimi, Rabbimle bildim’’
Ve yine şöyle demiştir, ‘’Kendini bilen, Rabbini bilir’’
Bununla denilmek istenen şudur: Sen, sen değilsin ve sen sen olmaksızın, O’sun
Sen, O’nun içerisinde değilsin, ne de O senin içindedir
O senin dışarında değildir, ne de sen onun dışarındasın
Sana, sen olarak seslenildiğinde bir zat ve sıfatlar ile var olduğunu sanmayasın
Çünkü sen hiçbir zaman var olmadın, var değilsin ve hiçbir zamanda var olacak değilsin
O’nun içine girmedin, ne de O senin içine girdi
Zatın var olmaksızın O’nunladır ve O’ndadır
Yoktun ve fani değilsin
Herhangi bir hüviyetin olmaksızın, sen O’sun ve O sensin
Eğer kendini hiç olarak bilirsen, gerçekte Rabbini bilirsin
Başka türlü O’nu bilemezsin
Kendini hiç kılarak Rabbini bilemezsin
Bir çok arif kişi, bir kimsenin Rabbini bilmesi için kendini varlığının izlerinden soyması gerektiğini, kendi hüviyetini ortadan kaldırması gerektiğini, ve sonuçta kişinin kendisinden kurtulması gerektiğini iddia eder
Bu bir yanılgıdır
Var olmayan bir şey, şeyler, var değillerdir… Nasıl olur da kendi varlığından kurtulmaya çalışabilir? Olmayan bir şey nasıl yok olabilir? Bir şey ancak var olmaklığının ardından yok olabilir
O halde, yok olmaya çalışmayıp, kendini varlığın olmaksızın bilirsen, Rabbini bilirsin
Eğer Allah’ı bilmenin kendi varlığından kurtulmana bağlı olduğunu düşünecek olursan, O’nun yanı sıra bir diğer varlık olduğunu iddiasında bulunmakta olduğundan, tek bağışlanmayacak olan günahı işlemiş, yani O’na şirk koşmuş olursun
Resulallah efendimiz, Salat ve selam onun üzerine olsun, şöyle dedi: ‘’Kendini bilen, Rabbini bilir’’
Şöyle demedi, ‘’Kendini yok eden (ifna) Rabbini bilir
’’
Bir şeyin varlığının isbatı şudur ki: bu şeye yokluk atfediğildiğinde, karşıtı(yani, varlık) ortaya çıkar
Ve Allah’tan başkası var olmadığından, O’nun varlığını isbat etmek, O’ndan başka bir varlığın ortadan kalkmasına dayanmaz
Ve sen var (mevcut) olmadığından, varlığını ortadan kaldıramaz veya başka bir şeye dönüşemezsin
Varlığın ne geçici, ne de kalıcıdır
Çünkü var değilsin
Resulallah efendimiz şöyle buyurdu: ‘’Sen şimdi yoksun, tıpkı yaratılmadan önce yok olduğun gibi’’
Allah’ın ortağı ve benzeri yoktur
Allahu teala, evvelin evvelinin ve ahirin ahirinin anlamıdır: O’suz, evvel ve ahirin hiçbir anlamı yoktur
Eğer böyle olmasaydı, ‘’O bir’dir, O’nun ortağı yoktur’’ sözünün bir anlamı olmazdı
O’nun bir olması ve ortağı olmaması zorunludur
Öbür türlü, O’ndan başka olanın varlığının kendi zatından olması ve varolmaklığı için ona dayanmaması gerekirdi
Böylesi bir ortak, varlığı için Allah’a muhtaç olmazdı ve böylelikle ikinci bir ilah olurdu, ve bu olması olanaksız bir şeydir
Allahu teala’nın ortağı ve benzeri olamaz
Eğer bir kimse, şeylerin Allah’ta O’dan veya O’nunla var olduğuna ve bu şeylerin varlıkları için Allah’a muhtaç olduklarına inanacak olsa, bu durumda bile, bu şeyler rabler olarak zahir olurlar
Rab olmaklıkları (rububiyet) Allah’a dayansa bile, onlara inanan kişi, yine, Rabbin ortağı olan başka rabler tanıma günahını işlemiş olur
Varlığı kendinden olan (kayyum) olan Allah’ın yanı sıra varlığı için Allah’a dayanıyor olarak görülse bile, başka varlıklar olmasını caiz görmek büyük bir hata olacaktır
Varlığını bırakmış ve varlığını bırakmasıyla yok olmuş bir varlık (olabileceği düşünmesi), bilginin soluğundan hala uzaktır
Eğer bir kimse, kendini böylesi bir varlık olarak düşünürse, kendini bilmekten uzaktır
Eğer bir kimse kendisinin, kendisi gibi yok olacak olan, başka varlıklarla ve şeylerle birlikte var olduğunu düşünür ve dolayısıyle Allah’ın yanı sıra başkalarının da var olduğuna inanırsa, bu kimse hiçtir gerçekte, ve hiçliği varolduğunu düşündüğü müddetçe sürer
Kendini bildiği için Rabbini bildiğini düşünüyor olsa bile, bu kimse bağışlanamaz olan, Allah’a şirk koşma günahını işlemektedir
Kendini ve Rabbini bilmenin yolu
O halde bir kimse, Rabbini bilmek için kendini nasıl bilecektir?
Bu sorunun cevabı şudur: Allahu Teala vardır ve O’nun yanı sıra hiçbir şey yoktur
O, önceden nasıl idiyse şimdi de öyledir
Eğer bir kimse kendi nefsini tek var olandan, yani O’ndan başkası olarak görürse, veya eğer nefsini, O’nun bir parçası olarak görmezse: Bunun cevabı Resulallah efendimizden gelir, ki o şöyle demektedir
‘’Nefsini bilen Rabbini bilir’’
Burada, ‘’Nefs’’ derken, kasdettiği, bir kimsenin benliği değildir
Yani, tenin hazlarına ve aşağılık arzularına eğilim duyan ve bunları emreden nefsi kastetmemiştir
Kastettiği, önce, kişinin pislik ve çirkinliğin uygun olduğuna inanmasını sağlayarak kandıran, sonra, yaptığı kötülükler yüzünden kendini suçlayan ve sonra unutup bu kötü şeyleri yeniden yapan nefs değildir
Ne de kendinden hoşnut olan nefstir kastettiği
Bu sözüyle kastettiği, bir kimsenin hakikatidir
Resulallah, salat ve selam ona olsun, şöyle dua etti
‘’Rabbim, bana şeylerin hakikatini göster
’’
Burada ‘’şeyler’’den kastettiği, Allah’tan başka (ma siva) olarak görünen şeylerdir
Demek istediği şudur: ‘’Bana senden başka olan şeyleri öğret
Etrafımdaki bütün bu şeyler nedir? Bunu bildir bana
Bu şeyler Sen misin, yoksa Sen’den başka mı? Bunlar önceden varmıydılar, yoksa sonradan mı oldular? Bunlar sonsuza dek mi buradalar, yoksa gelip geçecekler mi?’’
Ve Allah ona ‘’şeyler’’in hiçbir varlıkları olmadığını ve ‘‘onlar’’ın Kensi olduklarını gösterdi, ve görüldü ki, Allah’tan başka olarak görünen ne varsa O’nun varlığıdır
O’na şeyler (kendilerine ilişkin) isim, zaman, sıfat olmaksızın, Allah’ın zatı olarak gösterildi
Bir şeyin ismi, şey yoluyla onu adlandıranın aklına gelir ve onun (adlandırılan) yoluyla başkalarına verilir
Böylelikle, bir şeyde, o şeyin varlığı ve o şeyin varlığı bir birine denktir
Bundan dolayı, bir şey bilindiğinde, nefs bilinir, ve nefs bilindiğinde Rabb bilinir
Sen, başkalarının Allah’tan başka olduğunu sanırsın
O’ndan başka bir şey yoktur, ama sen bunu bilmiyorsun
O’na bakıyor olduğun halde, O’nu fark etmiyorsun
Sır sana açıldığında, kendinin O’nun ta kendisi olduğunu bilirsin
Yine bilirsin ki, sen O’nun dilediğisindir ve sen kalımlısındır ve zaman içerisinde yok olup gitmeyeceksindir
Çünkü zamanın geçmesi (diye bir şey) yoktur
Senin sıfatların O’nundur
Hiç kuşkusuz, senin zahir olmaklığın, O’nun zahir olmaklığıdır
Sende olan O’ndadır
Senin evvel olmaklığın, O’nun evvel olmaklığıdır
Senin ahir olmaklığın, O’nun ahir olmaklığıdır
Senin zatın, O’nun zatıdır
Ve O’nun sana duhul etmesi veya senin O’na duhul etmen söz konusu olmaksızın bu böyledir
Çünkü, ‘’Allah’ın yüzü dışarıda her şey yok olucudur
’’ (Kasas suresi,88)
Var olan ve görünen O’dur
O’ndan başka yoktur
Öyleyse olmayan (bir şey) nasıl ortadan kalkabilir? Ancak O vardır
O’nun zatı vardır ve hep var olacaktır
Bundan dolayı, eğer bir kimse yok olamayacak bir şeyin var olduğunu bilirse bu şey hakkındaki şüphe ve cehaleti ortadan kalkacaktır
Bu varlık başka bir varlığa dönüşmeksizin kalıcıdır
Bir varlıktan emin olanla, bu varlığı inkar eden bir araya geldiğinde, birlenmezler
Olsa olsa bu varlık hakkındaki cehalet kalkar
O halde, artık yok olman gerektiğini, kendini O’nda hiçleştirmen gerektiğini düşünme
Eğer böyle düşünecek olursan, sen O’nun örtüsü (hicap) olursun, ve örtü, (bu durumda) Allah’tan başka olandır
Sen nasıl olurda O’nu gizleyen bir örtü olursun? O’nu gizleyen, O’nun Ahadiyeti’dir
Bundandır ki Hakk’la birlendikleri için Hallac-ı Mansur’un ‘’Ben, Hakk’ım!’’ (enel hak) demesi ve Ebu yezid Bestami’nin ‘’sübhani ma a’amü şani’’ demesi caiz olmuştur
Bunlar, kendilerini Allah’ta yok etmiş, yada Allah’ta kendilerini var kılmış değillerdir
Önceden var olup sonradan hiç olmuş da değillerdir
Bunlar, sıfatları ve zatları Allah’ın içerisinde veya Allah’ın dışarısında olmaksızın, kendi sıfatlarının Allah’ın sıfatları, kendi zatlarının Allah’ın zatı olduklarını görmüşlerdir
Onların nefsleri ancak Allah’ın varlığıdır
Bunlar Allah’a ulaşmış olanlardır (vasıl-i ilallah)
Onlar bakidirler
Hiçbir zaman yok olmazlar, çünkü hiçbir zaman var değillerdi, çünkü ancak Allah’ın nefsi, Allah’ın zatı vardır
Ve hiç (bir şeyde) varlık yoktur
Ancak Allah’ın varlığı vardır
Resulallah efendimiz şöyle dedi ‘’Dehr’e sövmeyin, çünkü dehr Allah’tır
’’
Bu sözüyle Allah’ın varlığının benzerlikten veya eşlerden veya ortaklardan münezzeh olduğuna ama sonsuz zamanda zahir olduğuna işaret etti
Tek varlık Allah’ın varlığıdır
Resulallah bir hadis-i kudside şöyle buyurdu
‘’Kıyamet günü Aziz ve Celil olan Allah şöyle buyurur
‘’Ey adem oğlu, Hastalandığım da, ne diye benim ziyaretime gelmedin, senden yiyecek istedim de ne diye beni doyurmadın?’’
Allahu Teala hasta olan kimsenin varlığını kendi varlığı olduğunu, ve aç ve muhtaç olan kimsenin yine kendisi olduğunu açıkça beyan etmektedir
Eğer hasta ve muhtaç olan O ise, o halde senin varlığın da O’nun varlığıdır
Aynı şekilde, unsurlardan ve hadiselerden yapımış olan her şey, yine O’dur
Unsurları oluşturan zerrelerden tek bir zerrenin sırrı bilindiğinde, zahir ve batın bütün alemin sırları açımlanacaktır
Bu durumda, hem bu dünyada hem de ahrette, Allah’tan başka bir şey görmeyeceksin
Bu dünyadaki ve ahretteki bütün varlıkları, bütün isimleri ve bu isimlenenle adlandırılan şeyleri ve onların varlıklarını, ancak O’nun varlığı olarak görürsün
Allah’ın sonsuza dek hiçbir şey yaratmıyor olduğunu görürsün
O’nun varlığının ve sırlarının, niteliklersiz ve referanslarsız olarak bir başka surette tecelli ettiğini görürsün
Ve O kendi hakkında şöyle buyuruyor
‘’O her an bir iştedir’’ (Rahman suresi
29)
O zaman, O’nun yaratmış olduğunu düşündüğün hiçbir şeyi yaratmamış olduğunu görürsün
Bunların zuhuru Allah’ın Kendi Zatı’nı ve Kendi Sıfatlarını her an, farklı bir şekil ve surette açımlamasının bir yansımasıdır
O, varlığı kendinden olmasıyla Evveldir
Sonu olmamasıyle Ahirdir
Vahid olduğu için zahirdir
Ahad olduğu için batındır
Var olan ancak kendisi olduğu için, Evveldir
O’ndan sonra gelen bir son olmadığından, Ahirdir
O ilk harftir ve son harfe kadar bütün harflerdir
O zahir harflerdir ve batın harflerdir
O isimdir ve O müsemmadır, adlandırılandır
O varlığı tek zorunlu olandır, dolayısıyla O’ndan başka bir varlık olmaması da bir zorunluluktur
Ölmeden önce Ölme üzerine:
Kendini Allah’tan başka olarak düşünen kişi, hiç kuşkusuz, O’ndan başka değildir
Çünkü Allahu Teala, kendi Uluhiyetinden gayrı olan bütün varlıklardan münezzehtir
İster zahir olsun ister batın olsun O’nda, O’nunla ve O’ndan ayrı olarak var olan her şey, O’ndan başka değildir
Çünkü başka olanın da kendisi O dur
O’nu bu şekilde gören ve bu niteliklerle nitelenmiş olanın ne sınırları, ne de sonu vardır
Bir kimse, zamanı gelip de Allah’ın dilemesiyle ölüp de hayat denilen maddi varlığı belirlenmiş bir zamanda sonra erdiğinde, hem iyi hem de kötü niteliklerini yitirir ve kendinden geriye bir şey kalmaz
Bunların yerine Allah kaim olur
Nefsi Allah’ın nefsi, sıfatları Allah’ın sıfatları haline gelir
İşte bu, Resulallah efendimizin ‘’Ölmeden önce ölün’’ demekle kastettiği şeydir
Bu, ‘’Ölmeden önce kendinizi bilin’’ demektir
Yine Resulallah efendimiz bir kudsi hadis de şöyle buyurdu:
‘’Kul nafile ibadetlerle bana yaklaşır, Öyle bir hal alır ki ben onu severim, Onu sevdiğim zaman onun işitmesi, görmesi ve eli olurum
’’
Bu ilahi sözlerle Allah’ın elçisi, Ölmeden önce ölen bir kimsenin, kendi bütün varlığının Allah’ın varlığı olduğunu ve kendisiyle Allah arasında, kendi sıfatlarıyle Allah’ın sıfatları arasında bir farklılık görmeyeceğine, nede kendi halinde bir değişiklik olması gerekmediğini ve böyle bir şeyin mümkün olmadığını göreceğine işaret eder
Çünkü eğer kendi varlığı Allah olmasaydı, kendini bilmesi söz konusu olamazdı
Böylelikle kendini bildiğinde, nefsin ve enaniyetin seni terk eder ve varlıkta Allah’tan başkası olmadığını bilirsin
Kendilik bilgisinin koşulu, eğer diğer varlıklardan bağımsız bir varlığın olsaydı ne kendini Allah’ta fani kılmaya, ne de kendini bilmeye ihtiyacın olmayacak olduğunu bilmektir
Kendin, varlığı kendinden olan (kayyum) ve başka herhangi başka bir varlık olmaksızın, bizatihi bir tanrı (ilah) olurdun
Ama ancak Allahu Teala’dır, kendinin yanı sıra başka bir ilahın varlığından münezzeh olan
Ve kendini bildiğinde, kendinin ister şimdi olsun, ister önce olsun, isterse gelecekte olsun, ne var ne de yok olduğunu tahkikan bilirsin
Bu durumda, La ilahe illalah’ın, Allah’tan başka ilah yoktur’un anlamı açıklık kazanır
Yani O’ndan başka varlık olmadığı, O’ndan başka (bir şey) olmadığı ve O’nun vahid olduğu senin için açık bir hale gelir…
Not: Yazının hepsini buraya taşıyamadım
Eğer yazının devamını okumak isteyen arkadaşlarım için Link aşağıdadır
Cenabı Hakk, bizleri nefsini ve Rabbını bilenlerden eylesin…
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
Dantel
Mumsema
Frmacil
02-12-2007
#
2
Profil Bilgileri
FrEeDoM
--->: ''Nefsini bilen, Rabbını bilir'' (Muhiddini Arabinin dilinden)
Cenabı Hakk, bizleri nefsini ve Rabbını bilenlerden eylesin…
amın
kımseyı onun yolundan ayrmasın rabbım bızı tüm seytanı işlerden muhafazakar eylesın
Tags
:
arabinin
,
bilen
,
bilir
,
dilinden
,
muhiddini
,
nefsini
,
rabbini
''Nefsini bilen, Rabbını bilir'' (Muhiddini Arabinin dilinden) ile ilgili Benzer Konular
186 Kez Görüntülendi
Bilen bilir, bilmeyen aslı var sanır. [ Açıklaması ]
Atasözleri
Hz. Peygamber'in Dilinden Dua
Peygamber Efendimiz (S.A.V)
Zehra Bilir (Zehra Bilir Kimdir?
Ünlü Bayan Sanatçı Biyografileri
Nefsini Terk Etmeden..
Dini Sohbet
Bilen Bilir
Şiir-Şiirler
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
03:53
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545