FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Dini Sohbet
Gayb.Gayb Alemi..
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Gayb.Gayb Alemi.. ile ilgili Benzer Konular
124 Kez Görüntülendi
iman-ı bil gayb işarat-ül i'caz
Risale-i Nur
Gayb (gelecek) bilinebilir mi ?
İman
Peygamberimiz (sav)'e Verilen Gayb Bilgileri
Dini Sohbet
Gayb Aleminden Hediye
Kıssalar & Hikayeler
Kuran'da Gayb Kavrami
Kuran'ı Kerim
Gözüm Kayıyor,Eh birazda gönlüm meylediyor.Müstehcen Diyorlar Dinde Nedir Bu?
|
Olmemek Icin Oluyoruz !
Konu Araçları
08-01-2008
#
1
Profil Bilgileri
Börtecine
Gayb.Gayb Alemi..
Gayb.Gayb Alemi.. başlıklı yazı Mumsema Gayb.Gayb Alemi.. Forum Alev
GAYB, GAYB ÂLEMİ
Hazır bulunmayan, gizli olan
Duyu organlarıyla doğrudan ya da dolaylı olarak ulaşılamayan"bilgiyle kuşatılamayan, müşâhede alanının dışında kalan her şey
Taberî'ye göre bütün mümkünler gaybı oluşturur
Kur'an gayb kelimesini, insanların içlerinde taşıdıkları şeyleri, gelecekleriyle ve dönecekleri yerle ilgili hususları, geçmişte kalmış kişi ve olayların bilgisini, insan dışı varlılar dünyasını, ahiret hayatını ve gelecek olayları içine alacak biçimde hep hazır olanın zıddı anlamında kullanılır
Râğıb el-İsfâhânî şu tarifi verir:
"Gözle görülemeyen, duyularla idrak edilemeyen, insan bilgisinin dışında olan" (1)
Müşâhede alanının dışında olması, gaybın insanlarca bilinememesini ifade eder
Bu nedenle Kur'an sürekli gaybın yalnız Allah tarafından bilinebileceğini anlatır:
"Göklerde ve yerde Allah'tan başka kimse gaybı bilemez"
(en-Neml, 27/65)
"Gayb, Allah'ındır"
(Yunus,10/20)
"Gaybın anahtarları O'nun yanındadır, onları Allah'tan başkası bilmez"
(el-En'âm, 6/59)
Ayrıca Hz
Peygamber'e de,
"Ben size Allah'ın hazineleri yanımdadır demiyorum
Gaybı da bilmem"
(el-En'âm, 6/50)
Kur'an'da elliden fazla ayet gaybı yalnız Allah'ın bilebileceğiyle ilgilidir
demesi buyurulur
Kur'an, gaybın Allah'tan başka hiç kimse tarafından bilinemeyeceğini belirtmekle birlikte peygamberleri ayrı tutar:
"Allah sizi gaybe muttali kılacak değildir; ancak Allah rasûllerinden dilediğini seçer"
(Âl-i İmrân,3/179)
"Gaybı bilen O'dur
Gizli bilgisini kimseye göstermez; ancak razı olduğu
resule gösterir"
(el-Cin, 72/26-27)
Ne var ki, ayetlerden de anlaşılacağı gibi resullerin gaybe ilişkin bilgileri Allah'ın bilgilendirmesinden dolayıdır; yoksa onlar da gaybı kendi güçleri ile bilemezler
Allah, Kur'an'la Hz
Peygamber'e gayb bilgilerini bildirmiş, açıklamıştır
Nitekim Kur'an'da
"
bu, gaybhaberlerindendir, sana vahyediyoruz"
(Âl-i İmrân, 3/44, Nûh, 11/49)
buyurulmaktadır
Bu özelliği nedeniyle Kur'an, Allah tarafından "gayb" olarak adlandırılır:
"O, gaybdan (Kur'an'dan) dolayı itham altında tutulamaz"
(et-Tekvîr, 81/24)
Bu ayetlere dayanan bazı İslâm bilginleri Hz
Peygamber'e bildirilen gayb bilgilerinin Kur'an'la sınırlı olduğunu, Kur'an dışında herhangi bir gayb haberi bildirilmediğini savunurlar
Buna karşılık İslâm bilginlerinin büyük çoğunluğu Hz
Peygamber'e Kur'an dışında da vahiy geldiğini (vahy-i gayri metluv), dolayısıyla Kur'an dışında kalan bazı gayb bilgileri verildiğini kabul ederler
Bu gayb bilgileri de hadislerce aktarılır
Müfessirler gaybı ikiye ayırarak birincisine "
mutlak gayb
", ikincisine de "
izâfî gayb
" adını verirler
Mutlak gaybı Allah'ın zatı, meleklerin mâhiyeti, kıyamet, ahiret, cennet, cehennem gibi insanın kendi imkan ve yetenekleriyle hiçbir şekilde bilgisine ulaşamayacağı alan oluşturur
İzâfi gayb ise yer, zaman, imkân ve yetenek gibi nedenlerle bazı insanların bilgisine ulaşamadığı, buna karşılık bazı insanların bilgisi içinde olabilen olay ve olgulardır
Hakîkat, asıl âlem olan gayb âlemidir
Bu dünya onun bir tecellisidir
Hakîkat görülmez; görülen onun görüntüsüdür
Tıpkı ışık, ısı, ses, koku, tat gibi (2)
Allah ve Resulu dışında hiç kimsenin mutlak gayb olan âlemle ilgili şeyler bilmesi mümkün değildir: Sihirbazların ve onların yardımcıları olan şeytanların gaybı bilmesi mümkün değildir
Kur'an onlar için
"kulak hırsızları"
(el-Hicr, 15/18)
der
Ahmet ÖZALP
Şamil İslam Ansiklopedisi
1) El-Müfredât, III, 192
2) Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, I,172 vd
Gayb Bilgisi
Ebubekir Sifil
Milli Gazete,
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
Soru
“Allah, pisi temizden ayırıncaya kadar mü’minleri içinde bulunduğunuz durumda bırakacak değildir
Allah size gaybı bildirecek de değildir
Fakat Allah peygamberlerinden dilediğini seçer (gaybı O’na bildirir)
O halde Allah’a ve peygamberlerine iman edin
Eğer iman eder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız sizin için büyük bir mükafat vardır
” (Âl-i İmran suresi, 179)
“O gaybı bilendir
Hiç kimseye gaybını bildirmez
Ancak seçtiği resuller başka (Onlara bildirir
) Fakat O rasulün önünde ve arkasında gözetleyici (melek)ler yürütür ki resullerin, Rablerinin vahiylerini tebliğ ettiklerini bilsin
Allah onların her halini kuşatmış ve her şeyi inceden inceye sayıp dökmüştür
” (Cin suresi, 27, 27, 28)
Muhterem Hocam
Gaybın bir kısmını Allah’tan başka kimse bilemez
Yukarıdaki ayetlerde Allah resullerden dilediğini gaybı bildireceğini buyurmuş
Fakat başta İbn Arabî olmak üzere bir kısım ehli velayet gaybdan haber veriyor, keşfen gaybı bildiklerini söylüyorlar
Acaba bu gibi ayetler bu iddiaları boşa çıkarmaz mı? Ya da burada kastedilen gaybın ayrı bir özelliği mi vardır?
Cevap
Tartışma gündemimizden ne yazık ki düşmeyen konulardan birisi de gayb
İkisi soruda zikredilen gaybla ilgili ayetlerden hareketle bu meselenin çerçevesini nasıl çizmeli?
Evvela “gayb”ın, biri “mutlak”, diğeri “izafî” olmak üzere iki kısma ayrıldığını belirterek başlayalım
“
Mutlak gayb
”, hiçbir mahlukun bilemeyeceği gayb türüdür ki, Kur’an’da zikredilen “beş gayb” (mugayyebat-ı hams)
“
İzafî gayb
” ise mahlukattan bir kısmının, Allah Teala’nın bildirmesiyle bilebileceği gayb türüdür
Peygamberlerin muttali kılındıkları gaybî hadiseler böyledir
Esasen bir insan için gayb olduğu halde başka biri için gayb olmayan hususlar da bu kapsama girer
Kalbimizden geçen hususlar buna örnektir
Herken kendi kalbinden geçeni bilir; dolayısıyla bu onun için gayb değildir
Ama bunu bir başkası bilemeyeceği için onun açısından gaybdır
Gaybı, “meydana gelmiş” ve “henüz vuku bulmamış” gayb türleri şeklinde ayrı bir kategorilendirmeye tabi tutmak da mümkündür
Kıyamet birinciye örnektir
Evrenin herhangi bir yerinde meydana gelen kozmik olaylar ile dünyanın bilinmedik bir bölgesinde vuku bulan hadiseler, insanoğlunun bilgi sınırları dışında kaldığı sürece ikinci kategoriye örnek oluşturur
Soru sahibinin zikrettiği ayetlerde de geçtiği gibi Allah Teala, gaybın bir kısmını elçilerine bildireceğini beyan buyurmuştur
Kur’an’da da gerek Efendimiz (s
a
v)’in, gerekse diğer peygamberlerin Allah Teala’nın bildirmesiyle gaybdan haberler verdiklerini ortaya koyan ayetler mevcuttur
“
Gaybı Allah’tan başkası bilmez
” ifadesi, hangi anlamda kullanıldığına bağlı olarak hem doğrulanabilir, hem de yanlışlanabilir
Şöyle ki: Eğer bu ifade ile Allah Teala’nın bildirmesi olmaksızın gaybı hiç kimsenin bilemeyeceği kastediliyorsa; doğrudur
“Allah, gaybı hiç kimseye bildirmez, dolayısıyla hiç kimse gaybı bilemez” anlamında kullanılıyorsa yanlıştır
Zira bir önceki yazıda soru sahibinin zikrettiği iki ayet, konuyu, “Allah’ın seçtiği elçiler” istisnasıyla çerçevelemektedir
Keza yine bir önceki yazıda dipnotta gönderme yaptığım ayetler Hz
İbrahim, Hz
Yusuf ve Hz
İsa’nın (hepsine selam olsun) gayb alanına giren kimi hususlara muttali kılındığını açık bir şekilde bildirmektedir
Peki bir kısım gayba peygamberler dışında muttali kılınan başka insanlar da var mıdır?
18/el-Kehf, suresinde geçen Hz
Musa-Hz
Hızır kıssası (65-82), peygamberler dışında da bir kısım gaybî bilgilere muttali kılınan insanlar olduğunu kabul etmemizi gerektirmektedir
Bu istidlale, Hz
Hızır’ın peygamber olduğu söylenerek itiraz edilebilir
Ancak peygamberlerden bahseden ayetler üzerinde bir parça düşünürsek görürüz ki, Kur’an’da zikri geçen peygamberlerin tamamının ya peygamber olduğu tasrih edilmiş, tebliğinin serencamından kesitler sunulmuş yahut peygamberlerin isimlerinin peşpeşe zikredildiği dizgede adı geçmiştir
Buna bir de Hz
Peygamber (s
a
v)’in verdiği haberleri eklemek gerekir
Kur’an’da şu veya bu tarzda zikredilmiş peygamberlerin peygamberliği konusunda hadislerde daha fazla detay bulunduğu izahtan varestedir
Bunun tek istisnası Hz
Üzeyr (a
s)’dir
Kur’an’da bir tek yerde adı geçen ve Yahudiler tarafından –haşa– “Allah’ın oğlu” olarak nitelendirildiği haber verilen Hz
Üzeyr (a
s)’in de peygamber olduğu kesin değildir
Esasen onu zikreden ayetin ifadesi ve bağlamı da yukarıda verdiğim kriterlere uymamaktadır
Hz
Hızır hakkında ise Kur’an’da, “katımızdan rahmet verilmiş ve ilim öğretilmiş bir kul” ifadesi geçmekte ve Hz
Musa (a
s) ile olan ibretamiz yolculukları anlatılmaktadır
Bunun dışında onun peygamberliğine, tebliğine, gönderildiği kavme… vs
dair hiçbir ayrıntı yoktur
Efendimiz (s
a
v)’den de onun peygamber olduğunu ifade eden açık ve kesin bir ifade nakledilmemiştir
Dolayısıyla onun gayba dair bilgi sahibi olması, gayba muttali kılınma özelliğinin peygamberlere mahsus olmadığını açıkça göstermektedir
Yine Hz
Süleyman (a
s)’a, Belkıs’ın tahtını göz açıp kapayıncaya kadar getirebileceğini söyleyen ve dediğini yapan –”Kitap’tan bir ilim sahibi olan”– kimsenin de peygamber olmadığı açıktır
Meselenin Kur’an temelinde değerlendirilmesi sonucunda ortaya çıkan manzara kısaca budur
Bir de “rivayetler” vadisine baktığımızda, başta Sahabe tabakası olmak üzere gayba muttali kılınan salih ve veli kullardan nakledilenler hayli fazladır
bunlardandır
Allah Teala bunların bilgisini hiç kimseye vermemiştir
Peygamberler dışında da gayba muttali kılınan insanlar bulunduğuna delalet eden bazı ayetlerden bahsetmiştim
Bu noktayı biraz daha açmak istiyorum
ez-Zemahşerî, “O bütün gaybı bilir
Gaybına kimseyi muttali kılmaz
Ancak seçtiği bir elçi bunun dışındadır” (72/el-Cinn; 26-8) ayetlerini meşrebi doğrultusunda tefsir etmiş ve ayetlerin “evliyaya izafe edilen kerametleri iptal” ettiğini ileri sürmüştür
Fahruddîn er-Râzî onun bu istidlalini zikrettikten sonra, bu ayette geçen “gaybına” sözcüğünün “kıyametin kopuş vakti”ni anlattığını söyler
Yani ayet, kıyametin ne zaman kopacağının bilgisine – “razı olunmuş elçi” müstesna olmak üzere– kimsenin muttali kılınmadığını anlatmaktadır
Dolayısıyla bu ayetten hareketle gaybın sadece “razı olunmuş elçi”ye bildirileceğini, başka hiç kimsenin gayba muttali kılınmayacağını söylemek isabetli değildir
25
ayette kıyametten bahsediliyor oluşu da bu istidlali destekleyen önemli bir noktadır
Ancak burada bir problem bulunmaktadır: Eğer bu ayetler münhasıran kıyametin kopma zamanından bahsediyorsa, yine ayetlerin ifadesi bu hususun Hz
Peygamber (s
a
v)’e bildirildiğini ifade ediyor demektir
Oysa birçok hadiste Hz
Peygamber (s
a
v)’in kıyametin ne zaman kopacağını bilmediğini söylediği bilinmektedir
Bu probleme de er-Râzî, kıyamet yaklaştığında onun kopuş zamanının bazı varlıklara izhar edileceğini söyleyerek cevap verir ve buna da “O gün gökyüzü bulutlarla yarılacak ve melekler bölük bölük indirilecek” (25/el-Furkân, 25) ayetiyle istidlal eder
Zira ayette zikri geçen meleklerin, indirildikleri zaman kıyametin koptuğunu bileceklerinde şüphe yoktur
Görüldüğü gibi er-Râzî’nin bu probleme getirdiği cevap tatmin edici olmaktan uzaktır
Aynı şekilde er-Râzî’nin, gaybın velilere de bildirildiği konusundaki istidlal tarzı da (konunun kendisi değil, istidlal tarzı) Ebû Hayyân’ın haklı tenkitlerine maruz kalmıştır
Dileyen belirttiğim yere bakabilir…
Bu ayetin, bir kısım gaybî bilgilerin sadece Hz
Peygamber (s
a
v)’e bildirildiğini, O’nun dışındaki hiçbir varlığın hiçbir gaybî bilgiye muttali kılınmadığını gösterdiğini söylemek, ayete yüzeysel yaklaşmak demektir
Zira;
1
Bu ayette kastedilenin, “beşer elçi” yani “peygamber” olduğu açıktır
Eğer bunu Hz
Peygamber (s
a
v)’e tahsis edersek, bir önceki yazıda zikrettiğim peygamberlerin verdiği gaybî haberlerin bizzat Kur’an’da zikredildiği vakıasını açıklayamayız
2
Yine böyle bir tahsis, meleklerin de “gaybı bilmeyenler” kategorisinde bulunmasını gerektirir
Oysa insanlar için gayb olan pek çok hususun melekler için gayb olmadığı, ayrıca delillendirilmeye ihtiyaç duymayacak kadar bedihîdir
3
Yine burada “resul” kelimesi geçmektedir
Bu durumda ayetin “nebi”leri istisna harici tuttuğunu söylemek gerekir ki, vakıaya aykırı olur…
Yüce Allah’ın bir kısım gaybî bilgilere muttali kıldığı insanların sadece peygamberler olmadığı, evliyanın da –peygamberler kadar olmasa bile– bazı gaybiyyata muttali kılındığı konusundaki Ehl-i Sünnet inancı, kaynağını ağırlıklı olarak ilgili hadislerden almakla birlikte, konunun Kur’an ayetleriyle istidlal boyutu sadece zikrettiğim noktalardan ibaret değildir
Sadece itikadî bir husus olması dolayısıyla değil, aynı zamanda hem nazarî, hem de pratik olarak “bilgi kaynakları” (epistemoloji) meselesiyle yakından alakası dolayısıyla bu meseleyi önemsiyorum
Kur’an’da geçen “hikmet” kavramının “gayba ıttıla”ı da içerdiği, hatta “vahiy” kavramının yine Kur’an tarafından sadece peygamberlere mahsus olarak kullanılmadığı gibi argümanlar) konuyu sadece peygamberlerle sınırlandırmanın tartışmalı olduğunu göstermektedir
Hatta bir önceyi yazıda da ifade etmeye çalıştığım gibi 72/el-Cinn, 26-8 ayetlerinin, Allah Teala’nın gaybı sadece Hz
Peygamber (s
a
v)’e bildirdiği tarzında anlaşılmasının isabetli olmadığı ortadadır
Peygamberler dışındaki insanların gaybî haberlere muttali kılınma vasıtalarından biri “ilham” ise, diğeri de, bizzat Hz
Peygamber (s
a
v) tarafından “nübüvvetin kırk altıda bir cüzü” olarak ifade buyurulan rüya (sadık rüya/mübeşşirat)’dır
Allah Teala tarafından gerek rüya, gerekse ilham, hads vb
bir vasıtayla muttali kılınan gaybî bilginin Müslüman bilincindeki yeri ve etkisi konusunda pratik tecrübelerden hareketle çok şey söylenebilir
Bugün İstanbul’un sadece manevî atmosferinde değil, bulunduğu mahallin fizik görüntüsü üzerinde dahi silinmez bir etkisi bulunan Ebû Eyyûb el-Ensârî (r
a)’nin kabrinin yerinin Akşemseddin hazretlerinin keşfi ile tesbit edilmesi, üzerinde düşünülebilecek örneklerden sadece bir tanesidir
İbn Teymiyye konuyu işlediği bir yerde şöyle der: “Zevk, vecd, mükâşefe ve muhataba ehlinin hüccetine gelince, bunlardan ehl-i hak olanlar, vakıaya mutabık sahih ilhamlara mazhardır
Nitekim Sahîhân’da (el-Buhârî ve Müslim’’in Sahîh’leri) Hz
Peygamber (s
a
v)’in şöyle buyurduğu nakledilmiştir: “Sizden önceki ümmetlerde “muhaddes”ler (ilham sahipleri) vardı
Eğer ümmetimde de (muhaddes) biri varsa, Ömer’dir
” Hz
Ömer (r
a) de şöyle derdi:
“İtaatkâr insanların ağızlarına yakın durun ve onların söylediklerini işitip dinleyin
Zira onlar için sadık/doğru işler tecelli eder
”
İbn Teymiyye burada konumuzla ilgili başka birtakım rivayetler de zikrederek sözlerini sürdürür
Söylediklerini olduğu gibi buraya alarak yazıyı uzatmak istemiyorum
Salih kullardan gaybiyyatla ilgili mükâşefelerin suduru, Ebû Hayyân’ın söylediği gibi “nadirattan” mıdır, yoksa er-Râzî, İbn Hacer’in dediği gibi yaygın olarak görülen bir durum mudur? Sahabe tabakasından itibaren bu ümmetin salihlerinden aktarılan ve kuşaktan kuşağa intikal eden kerametler tevatür seviyesindedir
Gerektiğinde bu noktanın detaylarına girebileceğimizi belirterek konunun bir başka boyutuna temas etmek istiyorum
Günümüzde bu ve benzeri birçok konu tartışma gündemine sokulurken, “birtakım çevreler tarafından istismar edildiği” gerekçesinin sıklıkla kullanıldığı dikkat çekiyor
Doğru olsa bile bu noktanın meselenin özüne etkisi olmadığı açıktır
Diyelim ki günümüzde bazı sahtekârlar gaybı bildiklerini iddia ederek cahil halkı aldatıyor ve bu nokta üzerinden çıkar sağlıyor
Bu sakıncanın önüne geçmenin yolu, “mevcut” bir şeyin “namevcut (yok)” olduğunu söylemek midir?
Bunun doğru bir yöntem olmadığını ayrıca belirtmeye gerek yok
İnsanların şu veya bu şekildeki telakkisi ne Hakk’ı Hakk olmaktan, ne de batılı batıl olmaktan çıkarır
1) Kıyametin ne zaman kopacağı, yağmurun tam olarak nereye, ne zaman ve ne kadar yağacağı, rahimdeki ceninin cinsiyeti, şahsiyeti, şekli-şemali vs
, kişinin yarın ne kazanacağı ve nerede öleceği
(31/Lokmân, 34
) Bunlara “beş gayb” denir ve Allah Teala’dan başka hiç kimse tarafından tam anlamıyla bilinemez
Teknolojinin ilerlemesiyle bunlardan bir kısmının “bilinebilir” hale geldiğini söylemek ya demagoji veya cehalettir
Zira insanoğlunun yağmur veya rahimdeki ceninin durumu hakkında bildikleri, hiçbir zaman “bütün detaylarıyla kesinlik ifade eden” bilgi türü değildir
2) Elmalılı merhum, “mutlak gayb”a ilişkin olarak da rüya, ilham, keramet vb
sebeplerle bazı şeyler “sezilebilmesinin” mümkün olduğunu ancak bunların hiç birisinin zan ve vehimden uzak, yakinî ilim olamayacağının altını çizer
Bkz
Hak Dini Kur’an Dili, VIII, 5415
3) Mesela bkz
6/el-En’âm, 75; 12/Yûsuf, 21, 37; 3/Âl-/i İmrân, 49
4) 9/et-Tevbe, 30
5) İsmail Yiğit, Peygamberler Tarihi’nde (560) Hz
Üzeyr (a
s)’in peygamber olmadığı görüşünü, İbn Kesîr’in Kasasu’l-Enbiyâ’sını referans göstererek Abdullah b
Abbas (r
a), Atâ b
Ebî Rabâh ve el-Hasenu’l-Basrî’ye nisbet etmişse de, İbn Kesîr’in adı geçen eserinde Hz
Üzeyr (r
a) kıssasının anlatıldığı yerde (II, 324-30) bunu doğrulayacak herhangi bir ifadeye rastlayamadım
İbn Kesîr, Ebû Hureyre ve İbn Abbâs (r
anhuma) tarikiyle Hz
Peygamber (s
a
v)’in, Hz
Üzeyr (r
a)’in peygamber olup olmadığını bilmediğini söylediğini nakletmiş (II, 324), ilgili bölümün sonlarına doğru da (II, 328), “meşhur olan görüşe göre Hz
Üzeyr (r
a) İsrailoğulları peygamberlerinden bir peygamberdir” demiştir
6) İbn Kesîr, adı geçen eserinde (II, 200-24) onun peygamber olduğu görüşünü destekler ve günümüze (kendi dönemine) kadar yaşadığı kanaatini çürütmek için pek çok delil ileri sürer
7) Bkz
27/en-Neml, 40
k
8) ez-Zemahşerî, el-Keşşâf, IV, 619-20
9) Meşhur “Cibrîl hadisi” bunlardandır
10) Bkz
er-Râzî, et-Tefsîru’l-Kebîr, XXX, 168
11) Bkz
Ebû Hayyân, el-Bahru’l-Muhît, X, 305-7
12) Bkz
el-Âlûsî, Rûhu’l-Ma’ânî, XXX, 97
13) Tartışması için bkz
İlyas Çelebi, İslam İnancında Gayb Problemi, 149 vd
14) el-Buhârî, “Ta’bîr”, 5; et-Tirmizî, “Ru’yâ”, 2-3
15) Bkz
Mecmû’u’l-Fetâvâ, XIII, 68-9
16) Ebû Hayyân, el-Bahru’l-Muhît, X, 305-7
17) Bkz
Fethu’l-Bârî, VII, 383
Dantel
Mumsema
Frmacil
Tags
:
alemi
,
gaybgayb
Gayb.Gayb Alemi.. ile ilgili Benzer Konular
124 Kez Görüntülendi
iman-ı bil gayb işarat-ül i'caz
Risale-i Nur
Gayb (gelecek) bilinebilir mi ?
İman
Peygamberimiz (sav)'e Verilen Gayb Bilgileri
Dini Sohbet
Gayb Aleminden Hediye
Kıssalar & Hikayeler
Kuran'da Gayb Kavrami
Kuran'ı Kerim
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
09:01
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545