FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Dini Sohbet
Nikah
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Nikah ile ilgili Benzer Konular
315 Kez Görüntülendi
Nikah/Nikah Memuru Rüya Tabiri
Rüya Tabirleri
Nikah Şekerleri
Hobiler
Nikah Ve Düğünlerimiz
Dini Sohbet
Nikah Masası
Komik Videolar
Gusül Abdesti (BOY ABDESTİ Grekli Bilgiler)
|
Müslümanca Konuşmak
Konu Araçları
19-08-2006
#
1
Profil Bilgileri
sibel_cix
Nikah
Nikah başlıklı yazı Mumsema Nikah Forum Alev
İslam'da evlilik nasıl gerçekleşir?
NİKAH
İslam Dini, her sahada olduğu gibi evlilik konusunda da ince eleyip sık dokumaktadır
Çünkü aile, İslam toplumunun can damarı, sarsılmaz temeli ve köşe taşı konumundadır
Aile yapısı ne kadar sağlam olursa, toplum o denli sağlam ve sağlıklı olur
Ailenin temel taşları, dikili direkleri ise anne ve babadır
Sağlam ve sağlıklı, huzurlu ve mutlu, kalıcı ve sürekli, tutarlı ve dengeli bir toplum hedefleyen İslam, bu toplumu oluşturan ailelerin kuruluşunda izlenecek yolu, çok açık bir biçimde ortaya koymuştur
Ailenin oluşumunda en önemli öğe, eş seçimidir
Kadın olsun erkek olsun eş seçimi, mü'minlerin en çok dikkat etmeleri gereken hususların başında gelmektedir
Eş konusunun çok titiz bir şekilde çözümlenmesinden sonra Müslüman için hayat daha anlamlı, daha kolay ve daha rahat olacaktır
Herşeyden önce yüce Allah'ı razı etme konusunda, bu durum çok açık bir şekilde kendisini gösterecektir
Alemlerin Rabb'i olan yüce Allah'ı razı etme konusunda Müslüman eşler, birbirlerine yardımcı olacak, birbirlerinin eksikliklerini giderecek, birbirlerini teşvik edecek ve ideal Müslüman bir aile örneğini ortaya koyacaklardır
Böyle bir aile ortamında filizlenip yeşerecek çocuklar da toplumda örnek insanlar olacaklardır
Böyle insanlardan teşekkül edecek bir toplum ise, diğer toplumlar içinde örnek bir toplum olarak varlığını idame ettirecektir
Kur'an'ı Kerim, sağlam prensipler ve temeller üzerine bina edilecek bir evliliğin, hayırlara vesile olacağını bildirmiş, bunun için aynı davaya inanan insanların bir araya gelmelerini istemiştir
"Müşrik kadınlarla, onlara inanıncaya kadar, evlenmeyin
(Müşrik kadın) hoşunuza gitse dahi, mü'min bir câriye, müşrik (hür) bir kadından iyidir
Müşrik erkekler de inanıncaya kadar, onları(mü'min kadınlarla) evlendirmeyin
(Müşrik erkek) hoşunuıa gitse dahi, mü'min bir köle, müşrik bir adamdan iyidir
(Zira) onlar ateşe çağırıyorlar
Allah ise izniyle cennete ve mağfrete çağrıyor
İnsanlara ayetlerini (böyle) açıklıyor ki öğüt alsınlar" (2 BAKARA, 221)
İslam, evliliğin uzun ömürlü olması için iyi bir eş seçiminin yapılmasını esas alır
Yuvanın huzur, uyum, mutluluk ve karşılıklı güvene dayanan prensipler üzerine bina edilmesi için, bu yuvada din unsurunun ön planda olması gerekir
Çünkü din unsuru, insan yaşlandıkça artar, güzelleşir, gelişir ve bağları kuvvetlendirir
Oysa zenginlik, güzellik, soy-sop gibi unsurlar, hem geçici hem de insanın kibrini artırdığı için, huzursuzluğun temel nedeni sayılmaktadır
İşte bu nedenle; Hz
Peygamber(a
s): "Kadın, dört şeyi için nikah edilir; malı, soyu, güzelliği ve dini; sen dindar olanını seç ki, evin bereket bulsun" buyurmuştur
(Kütüb-i Sitte ve İmamı Ahmed'in Müsned'i ile İslam Fıkıh Ansiklopedisi)
Diğer bir hadisi şerifte de Rasulullah(a
s), malın ve güzelliğin getirdiği problemlere dikkat çekerek evlilikte dindarlık dışındaki bir tercihi açıkça yasaklamıştır
"Kadınları güzellikleri için nikahlamayınız, olur ki güzellikleri ahlakça düşmelerine sebep olur
Onları malları içinde nikahlamayın, zira malları azgınlıklarına yol açabilir
Kadınları dindarlıktan dolayı nikahlayın
Şüphesiz dindar olan yırtık elbiseli bir cariye (böyle olmayanlardan) daha üstündür
" (İslam Fıkıhı Ansiklopedisi 9
C SH
14)
Kur'an ve Sünnet'in ortaya koyduğu esaslardan anlaşılacağı gibi, sağlıklı bir İslam toplumurıun oluşabilmesi için, mü'min erkek ve kadınların birbiriyle evlenmeleri esastır
Ancak böyle bir evlilik sonunda, İslami esaslar insanlara daha iyi bir şekilde ulaştırılabilir
Erkek veya kadından birinin, mücadeleci ve davetçi bir Müslüman, diğerinin ise bunun zıddı olması, o mücadeleci Müslüman için en büyük zulüm, İslami esaslara vurulmuş çok büyük bir darbe ve İslami hareketi daha başında iken akamete uğratmaktır
Müslümanlar, evlilik konusunda çok hassas olmalıdırlar
Her ne olursa olsun, yeter ki evlilik olayı vukubulsun amacıyla evliliğin yapılmasını, İslam hoş görmemektedir
Her konuda olduğu gibi evlilik de, Müslümanların Allah'a yaklaşmasını temin eden bir vasıta olmalıdır
Aksi halde Müslüman, kendi tekerinin önüne kendisi taş koyacak ve kendi kendisini Allah yolundan alıkoyacaktır
Güzellik veya yakışıklılık, mal, servet için yapılan bir evlilik, İslami hareketin önüne konulmuş en büyük engeldir
Çünkü, evlilik olayı başka bir şeye benzemiyor ki, beğenmediğin zaman bozup yeniden iyisini yapasın
Mesela eş alımı, bir ayakkabı, bir elbise, bir araba alımı gibi değildir ki bozuk arızalı çıktı diye gidip yenisiyle değiştirilsin
Hiç kimse eşi geçimsiz, kendisini beğenmişin biridir diye, ailesine gidip 'kusura bakmayın bu iyi çıkmadı, bana varsa daha iyi birini verin diye talepte bulunamayacağı için, işi baştan sağlam tutmak en iyisidir
İşte bunun için İslam, işi baştan sağlam tutarak, mü'minlerin birbirleriyle evlenmeleri emretmiştir
Müminler, içinde yaşadıkları toplumun değer yargılarını değil, İslami değer yargılarını esas almalıdırlar
Allah ve Rasulü'nün ortaya koyduğu değer yargıları, toplumun değer yargılarındarı daha üstündür
Bir evlilik olayında, toplumun değer ölçülerine göre değil, Allah ve Rasulünün ortaya koyduğu değer ölçülerine göre hareket esas olmalıdır
Çünkü Allah ve Rasulû’nün ortaya koyduğu ölçüleri, nefsani istekler için terketmek, apaçık bir sapıklıktır
Sapıkların ise Müslüman olmaları şöyle dursun, Allah ve Râsulü'ne savaş açan kafirler olduğu gerçeğini, Kur'an bize bildirmektedir
"Allah ve Rasülü, bir işte hüküm verdiği zaman, artık mü'min bir erkek ve kadına, o işi -kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur
Kim Allah'a ve Rasulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur
" (33 AHZAB, 36)
Bu yüce uyarının nuzül sebebi, siyak ve sibakı incelendiği zaman, Allah ve Rasulü'ne iman edip teslim olan mü'minlerin, evlenme ve boşanma konusunda da Allah ve Rasulü'ne tabi olmaları gerektiği anlaşılmaktadır
Bu uyarıdan hemen sonra gelen ayette, Hz
Zeyd bin Harise ile Hz
Zeyneb binti Cahş'ın evliliğindeki olumsuz durumlar ortaya konulmakta, uymaları gereken kurallar bildirilmektedir
Allah ve Rasulü'nün hükümleri, her konuda olduğu gibi, evlilik konusunda da bugünkü Müslümanları bağlamaktadır
Heva ve heveslerine uymuyor diye, Allah ve Rasulû nün hükümlerini gözardı edenlerin, Müslüman olmaları mümkün değildir
Şimdi Kur'an ve Sünnet, evlenecek eşlerde dindarlık hususunu ararken, Müslüman olduklarını söyleyenler yakışıklılık, güzellik, zenginlik, soy-sop gibi özelliklere aldanarak eş seçmeye kalkışmaktadırlar
Hele bu özelliklere sahip olanların tevhidi görüşte olup olmadıklarını araştırmayanlar, kendi ateşlerini ellerine alarak cehennemin yolunu tutmuşlardır
İslam, bir yaşam biçimidir; evlenmekten boşanmaya, yemeden içmeye, yürümekten oturmaya, ibadetten çalışmaya, ticaretten siyasete, barıştan savaşa kadar tüm hareketlerini, İslami esaslar doğrultusunda düzenleyenler, gerçekten Müslüman olanlardır
İslami esasların bir bölümünü alıp bir bölümünü bırakanların ise, müşrik olduklarını Kuran'ı Kerim bildirmektedir
Nikahta Denklik
Düşünce ve pratikleri bir olmayan, İslami esasları, hevalarına uymuyor diye bırakan müşriklerle, Allah ve Rasulü'nün hükümlerini her şeyin önünde tutan mü'minlerin evlenmeleri kesinlikle haramdır
"Zina eden erkek, zina eden veya müşrik kadından başkasıyla evlenmez; zina eden kadın da zina eden veya müşrik bir erkekten başkasıyla evlenmez: Böyleleriyle evlenmek mü'minlere haram kılmıştır
" (24 Nur 3)
Bu ayetten de açıkça anlaşıldığı üzere mü'minler, müşrik ve zina edenlerle kesinlikle evlenmezler
Ancak müşrik bir kimse, müşrik ve zina eden biri ile evlenebilir
İlgili ayet, evlenmede denkliği ortaya koymaktadır
Aynı şekilde bu ayet, denkliğin hangi konuda olacağını da bildirmiştir
Buradaki denklik inanç ve ahlaki denkliktir
İman ettiğini söyleyen birinin bu uyarıya kulak vermesi gerekmektedir
Evlenmede denkliğin yaş, mal, servet, hürlük ve kölelik ile hiçbir ilgisi bulunmamaktadır
Her konuda mü'minler için en güzel örnek olan Rasulullah(as), evlilik ve eş seçimi konusunda da bu en güzel örnekliğini ortaya koyarak mü'minlere yol göstermiştir
Hz
Hatice, Rasulullah'tan onbeş yaş büyük iken, Hz
Aişe ondan kırk yaş daha küçüktür
Hz
Hafsa, Hz
Ömer'in kızı ve hür bir kişi iken, Hz
Safiye daha önce Yahudi olup, sonradan Müslüman olan Huyey in kızıdır
Hepsi de Rasulullah(a
s) ile evlenmişlerdir
Aynı şekilde Hz
Bilal bin Rebah, Hz: Abdurrahman bin Avf 'ın kız kardeşiyle evlenerek bu konuda mü'minlere örnek olmuşlardır
Demek ki İslamda denklik (kefaret) yaş, mal, hürlük, kölelik ve güzellik ile ilgili değil, inanç ve iman ile ilgilidir
Aynı İslami mesajı taşıyanların yaş, güzellik, yakışıklılık, zenginlik gibi unsurlara; bekar
evli, birkaç eşli gibi durumlarına bakmaksızın, yalnızca yüce Allah'ın dinini yaymak ve gerçekleri insanlara ulaştırmak için, müşrik toplumun değer yargılarına önem vermeden birbirleriyle evlenmeleri, bu kişilerin (kadın olsun, erkek olsun) dini samimiyetini gösterir
Bugün, İslami bazı kavramları ağızlarında eveleyip geveleyen ve kendilerini mücahid veya mücahide görerek, tevhidi düşünceden şeriatten, muvahhidlikten, şehidlikten ve şehadetten söz edenlerin evlilik konusunda, cahili ve müşrik değerler doğrultusunda hareket etmeleri, bu konudaki yaşantılarını ve düşüncelerini Kuran'ın öngördüğü yaşam biçimine göre değiştirmemeleri, bunların gerçekten Müslüman olup olmadıkları konusunda kuşkular uyandırmaktadır
İslam bir yaşam biçimi olduğuna göre, Müslüman olduğunu iddia eden bir kişi, tüm düşünce ve hareketlerini İslami değer ölçülerine göre düzenlemelidir
Çünkü Ahzab, 36
ayetinde geçtiği üzere
Allah ve Rasulü bir işte hüküm verdiği zaman, mü'min olduğunu söyleyen erkek ve kadına, o işi kendi isteklerine göre çözme ve seçme hakları bulunmadığını, isteklerine göre hareket edenlerin, Allah'a ve Rasülü'ne karşı geldiklerini ve bunların apaçık bir sapıklığa düştüklerini biliyoruz
Bu sapıklığın nedeni, kişinin işine gelen konuyu hevasına göre çözmek istemesidir ki, bunların durumu dünya hayatında rezil olmak, ahirette de en büyük azaba uğramaktır
Yoksa siz Kitab'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmaktan başka nedir? Kıyamet gününde (onlar) azabın en şiddetlisine itilirler
Allah yaptıklarını bilmez değildir
" (2 BAKARA, 85)
Azabın en şiddetlisine itiliş nedeni, hoşuna giden ayetlerin alınıp gitmeyenlerin bırakılmasıdır
Hoşlarına gitmiyor diye bir kısım ayetleri bırakanların yaptıkları iyi ameller de boşa gidecektir
Namazını kılan, orucunu tutan, Allah'a ve Rasulü'ne inandığını söyleyen; İslam dan, cihattan, İslami davetten söz eden bir kişinin, belli bir konuda, örneğin evlilik konusunda, Âllah ve Rasulü'nün emrine muhalefet ederek, hevasının istek ve arzuları doğrultusunda hareket etmesi onun diğer amellerini de boşa çıkarır
"Böyledir, çünkü onlar, Allah'ın indirdiğinden hoşlanmamışlar, Allah da onların amellerini heder etmiştir
"(47 MUHAMMED, 9)
Bunun nedeni, nefislerini tatmin etmek için dünyevi istek ve arzularını, Allah ve Rasulü'nün isteklerinin önüne alıp dünya hayatını ve süsünü tercih etmelerindendir
Bunlar, dünyevi isteklerine kavuşurlar, ancak ahirette onlar için ancak ateş vardır
"Kimler dünya, hayatını ve süsünü isterse onlara oradaki amellerin(in karşılığın)ı tam veririz ve onlar orada (dünyada) hiçbir eksikliğe uğratılmazlar
Ama onlar öyle kimselerdir ki ahirette onlar icin yalnız ateş vardır ve yaptıklarının hepsi orada boşa çıkmıştır
Amelleri hep batıl olmuştur!" (11 HUD, 15-16)
İslami Olmayan Evlilikler Hüsrandır
Dünyalık elde etmek düşüncesiyle evlenenler, isteklerini elde ediyorlar; ancak isteklerine kavuştuktan sonra, dünyevi ihtiras ve tatminleri bitmediği için, rezil olmaktan da kurtulamıyorlar
Bakara, 85
ayeti kerimesi Allah'ın ayetlerinin bir kısmını alıp bir kısmını bırakanların dünyada rezil olduklarını bildiriyordu
Bu ayeti celilenin açık delillerini günümüzde çokça görmekteyiz
tağuti mahkemelerine müracaat edip boşanmak isteyenler, aynı dine, aynı inanca sahip, tevhidi düşünen Müslümanlar değillerdir
Mahkeme salonlarında rezil olanlar; daha önce güzellik, yakışıklılık, zenginlik gibi unsurlar için, binbir umutla evlenenlerdir
Belli bir müddet birbirlerinden yararlandıktan sonra, bu unsurların verdiği kibir, gurur ve kendini beğenmişlik sonucunda istenmeyen durumlar ortaya çıkınca, mahkeme koridorlarında soluk almaktadırlar
Bunlardan kimileri güzelliğini ve yakışıklığını kullanarak zinaya, kimileri de mallarıyla kudurmaya başlayınca ya da malları tükenince mahkeme koridorlarını doldurmaya başlamışlardır
Evlilikten maksat nefisleri tatmin etmek olunca, sonuç işte böyle oluyor
Halbuki evlenmekten maksat, yüce Allah'ı razı etmek olmalıdır
Ancak bu tür evlilikler sürekli, kalıcı, mutlu ve huzurlu olur
Kadın ve erkek bir elmanın iki parçası gibidirier, birbirlerini bütünlerler
Birbirlerinin can yoldaşı, hayat arkadaşı, sırdaşı, evlerinin direği, çocuklarının velisi, koruyucusu ve terbiyecisi olan eşler, biribirlerine yardımcı oldukları sürece Rab`lerini razı edebilirler
Müslüman olduğunu iddia eden, Kur'an ve Sünnet'e teslim olan, tevhidi düşünen herkes, dindarlık unsurunu öne alarak evlilikler gerçekleştirmelidir
Böyle evlilikleri gerçekleştirenleri desteklemek, inandığını söyleyen kimseler üzerine bir borçtur
Çünkü bunlar, aslında bu evliliği değil, bu evlilik sayesinde oluşacak Müslüman bir aileyi, Müslüman bir toplumu ve Müslüman bir devleti , desteklemektedirler
Yüce Allah(cc) güzel bir işe destek olanlara, o işten kendilerine de bir pay olduğunu, Nisa, 85
ayetinde bildirmektedir
Bu desteklemeler şu şekilde olmaktadır
1-Tevhidi düşünen Müslümanları tesbit etmek
2- Bunların tanışmalarını sağlamak
3- Evlenmelerine yardımcı olmak
4- Nikahı kolaylaştırmak
(Özellikle eşya konusunda)
5- Gerekirse maddi yardımda bulunmak
6- İslami çalışmalarına destek olmak
7- Eşler arasında çıkabilecek anlaşmazlıklarda, Kur'an ve Sünnet'e müracaat etmelerini sağlamak
İslami evliliklerde, üzücü noktaların ortaya çıkmamasına dikkat etmek, her mû'minin en önemli görevleri arasındadır
Bu görev ihmal edilmemeli, savsaklanmamalıdır
Çeyiz konusunda Müslümanlar hesabını veremeyecekleri eşyaları almamalı, israf ve gösterişten kaçınmalıdırlar
Zütevazi olmak, her mü'minin-Kur'ani bir özelliğidir
Müminlerin üstünlüğünün eşyada değil, takvada olduğu çok iyi bilinmelidir
Eşyada (maddede) üstünlük aramak, kapitalistlerin, münafıkların, fasıkların, materyalist demokratların vasfıdır
Mü'minler böyle bir vasıftan beridirler
Kur'an doğrultusunda hareket etmek mü'minlerin şiarıdır
've kendilerine Rab'lerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman onlara karşı sağır ve kör davranmazlar
Ve 'Rabb'imiz, bize gözler sevinci eşler ve çocuklar lutfeyle ve bizi muttakilere önder yap' derler
" (25 FURKAN, 73-74)
İslami Bir Evlilikte Aranan Şartlar
a- Evlenilecek Kişinin Mü'min Olması
İslamda her şey belli kurallara bağlanmış, hiç bir şey kuralsız, başıboş bırakılmamıştır
Evlilik de, bu kurallı konulardan birisidir
Evlilikteki kuralları da, her şeyin ölçüsünü koyan yüce Allah belirlemiştir
Yüce Allah(cc), evliliğin nasıl, kimlerle, ne şekilde yapılacağı ile ilgili konuları çok açık bir şekilde ortaya koymuştur
Bu konudaki hükümler
diğer hükümler gibi iman edenleri kesinlikle bağlar
Mü'min kadın ve erkeklerin birbirleriyle evlenmeleri gerektiği konusundaki ayetlerden ikisini (2/221, 24/3) yukarıda vermiştik
Burada iman edenlerle evlenilmesi gerektiği ile ilgili bir kaç ayet daha vererek konuyu netleştirelim
"Ey iman edenler, mü'min kadınlâr göç ederek size geldiği zaman, onları imtihan edin
Allah onların imanlarını daha iyi bilir
Eğer onların inan etmiş olduklarını anlarsanız onları kafirlere geri döndürmeyin
Ne bu(kadı)nlar onlara helaldir; ne de onlar bunlara helal olurlar
"(60 MÜMTEHİNE, 10)
Gerek bu ayette, gerekse Bakara, 221
ve Nur, 3
ayetlerinde belirtildiği gibi, mü'minler ancak mü'minlerle evlenebilirler
Çünkü, "Allah'ın hükmü budur"(60/10)
Aksine hareket, yüce Allah'ın hükmüne karşı çıkmaktır ve kafirlerin ateşe davetlerine(2/221) icabet etmektedir ki bu, insan için ancak hüsrandır
Mü'min dul kadınlarla evlenme isteğinin olması halinde, onların, iddet müddetinin tamamlamalarını beklemek gerekir
"İçinizden ölenlerin, geriye bıraktıkları eşleri, dört ay on gün kendilerini gözetlerler
Süreleri bitince artık kendileri için uygun olanı yapmalarında size bir günah yoktur
Allah yaptıklarınızı haber alır
Böyle kadınlarla evlenme isteğinizi üstü kapalı bir biçimde bildirmeniz yahut içinizde tutmanızdan dolayı size bir günah yoktur
Allah sizin onları anacağınızı bilmektedir
Sakın, iyi söz dışında, onlarla bir gizli (buluşma)ya sözleşmeyin ve farz olan bekleme suresi dolmadan nikah bağını bağlamaya kalkmayın ve bilin ki; Allah içinizden geçeni bilir
O'ndan sakının ve bilin ki, Allah bağışlayandır, halimdir
" (2 BAKARA, 234-235)
Gerek bekar gerekse dul kadınlarla olsun evlenmede dikkat edilmesi gereken husus, bu kadınların mümin olmalarıdır
Ne kadar güzel ya da zengin olurlarsa olsunlar müşrik, münafık, fasık, kafir ve mürted hiç bir erkek ya da kadınla evlenilmez
b- Nikahı Haram Olan (Evlenilmeyecek) Kimseler
Bugün dış kıyafetleri ve şekilleri Müslümanlara benzeyen, ancak hareket ve düşünce planında müşrik, fasık, münafık, kafir ve mürted olan birçok kadın ve erkek vardır
Bunlarla konuşulduğunda sözleriyle Müslüman olduklarını, tağutu reddettiklerini, küfre karşı olduklarını, Kur'an ve Sünnet'e tabi olduklarını iddia ederler
Ancak bunların ya partici, ya vakıfçı, ya gelenekçi, ya da tarikatçı oldukları bilinmektedir
Bunlar, dinin bir bölümünü alıp bir bölümünü bıraktıkları, İslami davet metodunu çarpıttıkları, geleneksel kültürü İslami esaslara taşıdıkları için, düşünce ve hareketlerindeki derecelere göre müşrik, münafık, fasık, kafir ve mürteddirler
İşte vasıfları sayılan bu kimselerle, toplumsal misyonları ya da konumları ne olursa olsun hiç bir şekilde evlenilmez
Aynı şekilde zina edenlerle de nikah bâğı oluşturulmaz
"Zina eden erkek, zina eden veya müşrik kadından başkasıyla evlenemez; zina eden kadın da zina eden veya müşrik erkekten başkasıyla evlenemez
Böyleleriyle evlenmek mü'minlere haram kılınmıştır
" (24 NUR, 3)
"Pis kadınlar, pis erkeklere; pis erkekler, pis kadınlara; temiz kadınlar temiz erkeklere; temiz erkekler temiz kadınlara mahsustur:' (24 NUR, 26)
Ayetlerden anlaşıldığı üzere pis olanlar (zina eden ve şirk koşanlar) ancak birbirleriyle evlenebilecekler, bunlar temiz olan müminlerle evlenmeyeceklerdir
Athül Kadir, Fetevayı Hindiyye, İbn Abidin, Dürril Muhtar, Nehir Fetih gibi fıkıh kitaplarında, putperest (yeseni) olan müşriklerle mü'minlerin kesinlikle evlenemeyeceği yazılmaktadır
Bu kitaplara göre, sapık mezhep sahipleri, zındıklar, batıniler, ibahacılar, dürziler, nusayriler, teyamine vb
fırkaların mensuplarıyla hiç bir şekilde evlenilmeyecektir
Adı geçen kitaplar, şayet bugün yazılmış olsalardı, din adına ortaya çıkmış olan parti, dernek ve vakıf mensuplarını da, mü'minlerin evlenmeyecekleri kimseler grubuna dahil ederlerdi
Rasulullah(as)'ın Sünnet'inde ve Asr-ı Saadet'te birçok Müslüman, dini hassasiyetlerinden dolayı sevdikleri, ancak müşrik olan kimselerle evlenmemişler
evlenmekten vazgeçmişlerdir
Ancak bunların, tevbe edip Müslüman olanları, Kur'an ve Sünnet'e kesinlikle teslim olmaları halinde, mü'minlerin bunlarla evlenmeleri helal olur
Küfür, şirk, nifak, fısk ve irtidat sebebiyle, nikahı geçici olarak haram olanlar dışında, bir de nikahı ebediyyen haram olanlar vardır
Bunları Kur'an'ı Kerim şöyle sıralanıyor
"Geçmişte olanlar hariç, (bundan böyle) babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin: Muhakkak ki bu, ahlaksızlık, iğrenç bir yol ve (Allah'ın) hışmı(na uğrama)dır
Size (şunlarla evlenmeniz) haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren (süt) anneleriniz, süt bacılarınız, karılarınızın anaları, birleştiğiniz kadınlardan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız -eğer onlarla birleşmemişseniz (kızlarını alamaktan ötürü) üzerinize bir günah yoktur- kendi sülbünüzden gelen oğullarınızın karıları ve iki kız kardeşi bir arada almanız
Ancak geçmişte olanlar hariç
Şüphesiz Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir
Cariyeler hariç evli kadınlar(la evlenmeniz) de haramdır
(bunlar) Allah'ın üzerinize yazdığı (haramlar)dır
"(4 NİSA, 22-24)
Bu sayılanlar dışında nikahı haram olanlardan biri de, kişinin üç talakla boşamış olduğu karısıdır
Böyle kadınlar, başka biriyle evlenip ondan da meşru yollarla boşanmadıkları sürece ilk kocalarına helal olmazlar
"Boşanma iki defadır
(Bundan sonra kadını) ya iyilikle tutmak, ya da güzellikle bırakmaktır
" (2 BAKARA, 229) "Erkek yine boşarsa, artık bundan sonra kadın, başka bir kocaya varmadan kendisine (eski kocasına) helal olmaz
O (yeni kocası) da onu (kadını) boşarsa, Allah'ın sınırları içinde duracaklarına inandıkları takdirde (eski karı-kocanın) tekrar birbirlerine dönmelerinde bir günah yoktur
İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır
(Allah) bunları, bilen bir toplum için açıklıyor
"(2 BAKARA, 234)
Kur'an'da nikahı haram olan bu kimseler dışında kalanların nikahlanması ancak onların mü'min olmalarına bağlıdır
Bunlar da amca, dayı, teyze ve hala kızları ile harpte elde edilmiş olan cariyelerdir
c- Evlenmede Mehir
Evlenilecek her kadına mehir vermek esastır
Hiçbir kadın, mehirsiz olarak evlenemez
Bu, yüce Allah'tan kadına verilmiş olan bir haktır
Kadınlar, mehir isteme ve istedikleri kadar mehir alma hakkına sahiptirler
Evlenecek erkek, bunun bilincinde olarak kadınla evlenir
Mehir istediğinden dolayı hiçbir kadın kınanamaz
Mehir dolayısıyla kadını kınamak, yüce Allah'ın emrine ve hükmüne karşı tavır almak ve bu hükümden hoşlanmamaktır
Hiçbir kadın mehirsiz olarak kendisini erkeğe hibe edemez
Kur'an'da, bir kadının ancak peygambere kendisini hibe edebileceği; mü'minlere böyle bir hibe yapılamayacağı bildirilmektedir
"
Bir de kendisini (mehirsiz olarak) Peygambere hibe eden ve peygamberin de kendisini almak isediği mü'min kadını, diğer müminlere değil sırf sana mahsus olmak üzere (helal kıldık)
Biz, eşleri ve ellerinin altında bulunanlar hakkında, mü'minlere yapmalarını gerekli kıldığımız şeyi bil(dir)dik ki, sana bir zorluk olmasın
Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir
" (33 AHZAP, 50)
Mehir, kadına verilen sosyal bir güvencedir
Bu nedenle, bunun miktarının tesbiti, birinci derece kadına aittir
Kadın dilediği kadar mehir istemekte serbesttir
Mehrin, kadınlara verilen bir hak olduğunu şu ayetler ortaya koymaktadır
"Kadınlara mehirlerini hak olarak verin; eğer kendi istekleriyle o (mehrin) bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle yeyin
" (4 NİSA, 4)
"Bir mehir kestiğiniz takdirde, henüz dokunmadan onları boşarsanız, kestiğinizin yarısını (verin)
Ancak kadınlar vazgeçer yahut nikah bağı elinde bulunan erkek vazgeçerse başka
Sizin affetmeniz takvaya daha yakındır
Aranızda birbirinize iyilik etmeyi unutmayın
Şüphesiz Allah, yaptığınızı görür
" (2 BAKARA, 237)
"Bir eşin yerine başka bir eş almak istediğiniz takdirde, onlardan birine (evvelki eşinize) kantarlarca mal vermiş olsanız dahi verdiğinizden hiç bir şeyi geri almayın
İftira ederek ve açık günaha girerek verdiğinizi alacak mısınız? Nasıl alırsınız ki, birbirinize geçmiştiniz ve onlar, sizden sağlam teminat almışlardı
" (4 NİSA, 20-21)
Mehrin kısıtlanmasını istenmenin doğru olmadığını, şu örnek göstermektedir
Hz
Ömer(r
anh) bir gün kadınlara, fazla mehir talep etmemelerini öğütler
Kureyşli bir kadın Hz
Ömer’e hitaben: "Ya Emir-el mü'minin, Allah'u Teala'nın: 'Bir eşin yerine başka bir eş almak istediğiniz takdirde, onlardan birine kantarlarca mal vermiş olsanız dahi verdiğinizden hiçbir şeyi geri almayın
(4/20) ayetinde buyurduğunu işitmediniz mi?" diyerek Halife'ye itiraz eder
Bunun üzerine Hz
Ömer (r
anh) sözünü geri aldığını ifade ederek tevbe eder
Mehir konusunda bir sınırlama olmamasına rağmen, evliliğin kolaylaştırılması için Rasulullah(as)'ın bazı tavsiyeleri de olmuştur
Ancak bu tavsiyeler, hiç bir şekilde bir emir olarak değil, bir tavsiye olarak alınmıştır
Rasulullah(as): "Mehrin en hayırlısı ehven olanıdır
" buyurmuştur
Bu hadis, mehrin, evlenmeyi güzelleştirmesi ve zorlaştırmaması için ifade edilmiştir
Mehir, ziynet eşyalarından olabileceği gibi, hayvan cinsinden, menkul ve gayri menkul mallardan da olabilecektir
Mehir, genel olarak nikah akdi sırasında tesbit edilir
Buna Mehr-i Müsemma denir
Mehir nikah akdi sırasında ödenmesine Mehr-i Muaccel; nikah akdi sırasında ödenmeyip daha sonra belli vadelerde ödenen mehre ise, Mehri Mueccel adı verilir
Nikah akdi sırasında belirlenmeyen, ancak daha sonra kadının yakınları tarafından, kadının iyiliği için takdir edilen mehre de Mehr-i Misil adı verilmektedir
d- İcab- Kabul
Evlilikte karşılıklı rıza esastır; taraflardan birinin rızası olmadan bir evliliğin gerçekleştirilmesi mümkün değildir
Nikah akdi gerçekleşmeden önce taraflar, ne istediklerini, nasıl bir evlilik arzu ettiklerini açık bir şekilde ortaya koyarlar
Bu istek ve beklentiler, her iki taraf açısından kabule şayan ise nikah akdi gerçekleşir
'Nikah akdi, birinci derecede, evlenecek olanlar arasında gerçekleşeceği için rızanın da bunlar tarafından gösterilmesi gerekir
Anne-baba ve yakınların gerçekleştirilecek evlilikte ancak tavsiyeleri olabilir; bunun dışında nikah akdini etkileyici bir tutum sergileme hakkına sahip değildirler
Yakınların, evlenecek olanlar üzerinde etkileyici, daha doğrusu engelleyici bir durum takınmaları, Kur'an da yasaklanmıştır
"
Kendi aralarında güzelce anlaştıkları takdirde, kocalarıyla evlenmelerine engel olmayın
Bu, içinizden Allah'a ve ahiret gününe inanan kimseye verilen öğüttür
Bu, sizin için daha iyi ve dahâ temizdir, Allah bilir, siz bilmezsiniz?"(2 BAKARA, 232)
Bu uyarı, boşanmış kadınların, eski kocalarına dönmeleri hususunda olduğu gibi, yeni evlenecek olanlar için de geçerlidir
Evlilikte rıza, evliliğin başlangıcında olduğu gibi evliliğin sürdürülmesinde de geçerlidir
Kadın ve erkekten her biri evliliğin, çıkmaza girdiğini gördükleri ya da amacından saptığını anladıkları anda, kendi rızalarıyla nikah akdini feshedebilirler
"Ey peygamber, eşlerine söyle: 'Eğer siz, dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size mut'a (boşanma bedeli) vereyim ve sizi güzellikle salayım
Eğer siz, Allah'ı ve ahiret yurdunu istiyorsanız, (biliniz ki) Allah, sizden güzel hareket edenlere büyük bir mükafat hazırlamıştır
"(33 AHZAB, 28-29)
e-
Evlilikte Şahitlerin Bulunması
Kur’an’ı Kerim’de, insanlar arasında cereyan eden sosyal ilişkiler, antlaşmalar ve akitler tümüyle şahitlidir
Bu nedenle, evlilik akdinde de şahitlik esastır
Kur'an mantalitesini yeterince kavramayan ve her şeyin, moda mod yazılı olmasını uman kimseler, evlilikte şahidin olmadığını iddia ederler
Oysa, yapılan bir akitte, nelerin anlaşma konusu yapıldığı, aktin ne üzere bina edildiği bilinmeli ki, belli bir anlaşmazlık halinde, şahitler bu anlaşmazlığı giderebilsinler
Anlaşmazlık halinde taraflar, genellikle duygusal hareket ederler ve kendilerini haklı çıkarmaya çalışırlar
İşte bu durumda, adil şahitlere ihtiyaç hissedilir
Bu şahitlerin ise, şahitlik yapacakları konuyu iyi bilmeleri gerekir
Çünkü, aslı bilinmeyen bir konuda şahitlik yapmak mümkün değildir
Kur'an'ı Kerim, eşler arasında vuku bulacak bir anlaşmazlık ihtimalinin olması durumunda, bu anlaşmazlığı giderecek şahitlerin olmasını talep eder
"Şayet (eşlerin) aralarının açılmasından endişe duyarsanız, erkeğin ailesinden bir hakem ve kadının ailesinden bir hakem gönderin
Bunlar uzlaştırmak isterlerse, Allah onların arasını bulur
Çünkü Allah bilen, haber alandır
"(4 NİSA, 35)
Burada, her iki taraftan oluşturulan hakem heyeti, birinci derecede eşleri dinler, ancak yukarıda da ifade edildiği üzere, anlaşmazlık durumunda, eşler genellikle duygusaldırlar ve kendilerini haklı gösterme çabası içindedirler
İşte bu durumda hakem kurulu, sağlıklı bir sonuca ulaşmak için, şahitlerin ifadesine başvurur
Şahitlerin de mutlaka; evlenme aktinin yapıldığı şartları çok iyi bilmeleri gerekir ki, adil çözümler elde edilebilsin
Nikah sırasında şahidin var olduğunu gösteren başka bir delil de, boşanma sırasında şahidin gerekli olduğu hususudur
"Sürelerinin sonuna vardıklarında onları güzelce tutun,yahut güzellikle onlardan ayrılın
İçinizden adalet sahibi iki kişiyi şahit tutun
Şahitliği Allah için yapın
İşte Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimseye öğütlenen budur
Kim Allah'tan korkarsa (Allah) ona bir çıkış yaratır
" (65 TALAK, 2)
Ayette geçen "adalet sahibi iki kişi" ifadesi de göstermektedir ki, daha önce nikahın gerçekleştirilmesindeki şartlardan haberi olan iki kiţi, bildiklerini Allah'tan korkarak, adil bir ţekilde ortaya koyacaklardır
Eşler arasında baş gösteren anlaşmazlık durumunda olsun, boşanma sırasında olsun şahide ihtiyaç duyulması, nikahın akdedilmesi sırasında şahidin olduğunu göstermektedir
Çünkü, öncesinde olmayan bir şeyin sonradan istenmesi mümkün değildir
Evlilik akdinin oluşmasında anne-baba ve yakın kimselerin haberdar olması esastır
Bunlar, evlilik akdine ister rıza göstersinler, ister göstermesinler farketmez
Anne ve babanın, çocuklarının evliliklerinden haberdar olmasından sonra, en az iki kişinin daha, gerçekleştirilecek nikah akdine şahitlik yapmaları gerekir ki, nikah akdi yerine getirilmiş olsun
Anne ve babadan birinin ya da her ikisinin veyahut da ailede sözü geçen çocuklardan birisinin haberdar olmadığı bir evlilik akdi, sakat bir akittir
Ancak, evlenecek olanlar, kendileri irade sahibi iseler, kendileri karar verme ehliyetleri varsa ve ailelerinden uzun bir zaman ayrı yaşıyorlarsa bu durumda ailelerinin evliliklerinden haberdar olmasının fazla bir önemi yoktur
Çünkü, anne-babanın zaten çocuklarıyla bir ilgileri kalmamıştır
Dul kadınlar, kendi başlarına karar verme ehliyetine haiz olduklarından dolayı, evliliklerinde anne-baba iznine bağlı değillerdir
Bunun Asr-ı saadette bir çok örnekleri vardır
Ancak usul yönünden aileleri haberdar etmeleri, bir kırgınlığın olmaması açısından gereklidir
Ekonomik ve sosyal açıdan ailelerine bağlı olan dul kadınların, genç bir kız gibi, ailelerini haberdar etmeleri gereklidir
Ailelerinden uzak bir yerde eğitimlerini sürdüren gençler, ekonomik açıdan ailelerine bağlı olduklarından dolayı, evliliklerinden ailelerini haberdar etmeleri gerekir
Bunların, ailelerinin haberleri olmadan gerçekleştirecekleri nikah akdi batıldır
Evlilik akdinin (nikahın) gerçekleşmesinden sonra kadının, erkeğin evine gitmesiyle evlilik ilişkileri başlar, aile yuvası oluşur
Dantel
Mumsema
Frmacil
21-10-2008
#
2
Profil Bilgileri
munzir
--->: Nikah
Allah (c
c
) Razı Olsun
Tags
:
nikah
Nikah ile ilgili Benzer Konular
315 Kez Görüntülendi
Nikah/Nikah Memuru Rüya Tabiri
Rüya Tabirleri
Nikah Şekerleri
Hobiler
Nikah Ve Düğünlerimiz
Dini Sohbet
Nikah Masası
Komik Videolar
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
21:18
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552