Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Dini Sohbet

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Yalandan Yere Yemİn Ve SÖZ Vermek ile ilgili Benzer Konular
182 Kez Görüntülendi

Çağırılan yere erinme, çağırılmadığın yere görünme.[Açıklaması] Atasözleri
Çağrılan yere erinme,çağrılmayan yere görünme - Sözlük... Tatlı Sözlük
Yüreğinin götürdüğü yere mi, yoksa aklının götürdüğü yere mi gitmeli insan? Seçkin Forum
YEMİN Güzel Aşk Sözleri
Sene dolmadan zekat vermek, zekatı hesaplanılandan fazla vermek Zekat

Sevgi Üzerine Masum Düşünceler | KİM Böyle bir dosta komşu olmak ister???
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 01-02-2008   #1
Profil Bilgileri
Smile Yalandan Yere Yemİn Ve SÖZ Vermek



Yalandan Yere Yemİn Ve SÖZ Vermek başlıklı yazı Mumsema Yalandan Yere Yemİn Ve SÖZ Vermek Forum Alev


(Men serrahû en yühibballàhe ve rasûlehû) "Kendisinde aşkullah, muhabbetullah ve muhabbet-i Rasûlüllah olması kimi sevindirecekse, memnun edecekse" Kimisi o sevgiye ulaşamıyor, içinde o doğmuyor; çünkü nasibsizliği var, kusuru var "İçinde Allah sevgisi, Rasûlüllah sevgisi uyanmasından memnun olacak olan ve bir de; (ve yuhibbuhullàhu ve rasûlühû) Allah'ın ve Rasûlünün de kendisini sevmesinden memnun olacak olan"

Sevmez miyiz? Yâni Allah bizi sevecek, Rasûlüllah bizi sevecek, canını verir bütün mü'minler Allah'ın ve Rasûlünün kendisini sevmesinden ve kendisinin içinde de Allah ve Rasûlüllah sevgisi hasıl olmasından sevinç duyacak olan, mutlu olacak olan, memnun olacak kimseler varsa ne yapsın?

1 (Felyasduk fî hadîsihî izâ haddes) "Konuştuğu zaman sözünü dosdoğru, dürüst konuşsun! Yâni yalan söylemesin, hilâf-ı hakîkat beyanda bulunmasın, karşı tarafı kandırmasın, sözünde dürüst olsun!"

Bunu çok seviyor Allah-u Teàlâ Hazretleri ve çok büyük mükâfâtlarla mükâfâtlandırıyor Rasûlüllah Efendimiz de çok seviyor Onun için sözümüze çok dikkat edeceğiz, ölçerek konuşacağız, düşüne taşına konuşacağız Ağzımızdan şaka bile olsa, şaka yollu bile olsa, yalan söz çıkartmamağa dikkat edeceğiz Her sözümüz doğru olacak

Söylemek istemediğimiz bir şey varsa, susabiliriz Peygamber Efendimiz bazan susardı, cevap vermezdi Susabiliriz ama, konuştuğumuz zaman, mutlaka doğruyu söylememiz lâzım! Aslâ yalan söz ağzımızdan çıkmamalı!

Hele hele bir de yalan sözün adaleti saptıran, yalancı şahitlik tarafı var, yalan yere yemin etmek var; onlar daha korkunç Yalan yere yemin, yalanına Allah'ı şahit göstermek oluyor ki, o daha çok büyük bir küstahlık

Kesinlikle bir kere yemin etmekten vazgeçmeye çalışmalı! O alışkanlığı maalesef edinmiş kimseler varsa, kurtulmağa çalışmalı! Kötü bir alışkanlık Yemin etmemeğe çalışmalı! Hele yalanı yalan yeminle desteklemek çok büyük bir vebal; bunu bilmeli, bundan titremeli, korkmalı! Konuştuğu zaman doğru konuşmalı!

Neyi isteyen? Allah ve Rasûlüllah sevgisi kalbinde hasıl olsun, Allah-u Teàlâ Hazretleri ve Rasûlüllah Efendimiz de onu sevsin Yâni iki taraflı; Allah ve Rasûlünden kendisine sevgi, kendisinin içerisinden Allah ve Rasûlüne karşı aşkullah, muhabbetullah, muhabbet-i Rasûlüllah hàsıl olsun diye isteyen ne yapacak? Konuştuğu zaman doğruyu söyleyecek, yalan söylemeyecek Hilâf-ı hakîkat konuşmayacak, gerçek dışı söz söylemeyecek, gerçekleri konuşacak

Bakın hadis-i şeriflerde yalan olmasın, katışıklık olmasın diye, alimlerimiz nice nice, binlerce, yüzbinlerce sayfa eserler yazmışlardır Sözün doğrusunu söylemek, ordan bizim prensibimiz olmalı!

Rasûlüllah Efendimiz'den hadis rivayet eden ravîler, "Acaba sözü biraz eksik, biraz fazla söyler miyim?" diye korkusundan bildiği hadisi rivayet etmekten bile çekinmişler Neden? Yalan olmasın diye, Rasûlüllah'a yalan bir söz isnad etmiş olmayayım diye

Doğru sözlü olacağız, dosdoğru konuşacağız; bir

2 (Velyüeddi emànetehû ize'tümine) "Kendisine bir şey emanet edildiği zaman, emanete riayet edecek

Olur ya bazen birisi, "Al, şu senin yanında emanet kalsın, ben falanca yere gideceğim; gelince alırım!" diyebilir Veyahut, "Al şu parayı, sende dursun Emanet olarak veriyorum, zamanı gelince alacağım Falanca yerde atıl duracak yerde, bankada duracak yerde senin işini görsün diye veriyorum" dedi, emanet olarak verdi Para olur, mal olur, mülk olur, söz olur "Bak bu sözü sana emanet olarak söylüyorum, kimseye ifşa etme, açıklama!" diye bir hakîkatı söylemek olabilir

Her ne ise, güvenildiği ve kendisine bir şey emanet edildiği zaman, o emaneti sahibi geri isteyince, onu verecek

--Ne olabilir, bazısı ne yapabilir? Ne yapmışlar tarih boyunca?

Adam savaşa gitmiş Savaştan dönmüş bakmış ki, mallarını, mülklerini başkaları almış Veyahut ticarete gitmiş, seyahate gitmiş, dönmüş;

"--Hadi ver bakalım sana emanet bıraktığım paraları, keseleri, malları!" demiş

"--Sen bana bir emanet vermedin, bunlar benim" demiş meselâ

Böyle şeyler oluyor Ortaklık yapıyorlar, ortaklıkta sözlü anlaşma yapıyorlar Yazıya geçirmemek doğru değil, yazılı anlaşma olması lâzım ortaklıkların Sonra da ortak inkâr ediyor:

"--Hayır, ben öyle bir şey demedim!" diyor

"--Demiştin, Allah şahit"

"--E başka?"

"--Başka şahit yok"

"--Yazılı belge?"

"--Maalesef yapmadık"

"--Hatâ etmişsin, bak işte adam şimdi inkâr ediyor, vermiyor hakkını"

Böyle şeyler olabiliyor Bunlar tabii çok büyük günahlar, çok büyük veballer

Onun için, Allah ve Rasûlü kendisini sevsin, kendisinin içinde de Allah ve Rasûlüllah'a karşı aşkullah, muhabbet-i Rasûlüllah hàsıl olsun diye isteyen insan, emanete hiyanet etmeyecek; kendisine verilen emaneti, istendiği zaman geriye verecek Bu da çok önemli bir husus

Tabii emanet kelimesi çok yaygın anlamlara kadar genişleyebilir Bu din ve şeriat da bize bir emanettir, onu da korumamız lâzım! Bu vatan, bu millet, bu topraklar bize emanettir, onu korumamız lâzım! Ecdadımızın vakıfları emanettir, onları korumamız lâzım! O vakıflara çok büyük haksızlıklar yapılmıştır, onların giderilmesi lâzım! Devlet tarafından giderilmesi lâzım! Vakıflar idaresinin arkasına düşüp bunları toparlaması lâzım!

Emanete riayetin zıddı, emanete hıyânettir Emaneti güzel korumuyor, çarçur ediyor, yok ediyor Vakıf mallarına el koyuyor, delilsiz olduğu zaman, kendisinin olmayan malı, mülkü, parayı, hakkı kendisi üstleniyor, yutuyor Ama ahirette tabii, büyük cezaya çarpılacak, onu düşünmüyor Demek ki imanı zayıf, ondan korkmuyor Maalesef pekçok insan, dünyanın pekçok yerinde bu gibi haksızlıkları yapıyorlar

Emanet olunduğu zaman, emaneti sahibi isteyince geri verecek

3 (Velyuhsin civâra men câverahû) "Kendisinin çevresinde bulunan insanlarla, komşuluğunu güzel yapacak"

Yanına birisi gelmiş, ev yapmış; ev komşuluğu Yanına birisi gelmiş, beraber seyahat ediyorlar; seyahat komşuluğu İşte dükkân var, dükkânın yanında dükkân komşuluğu

Hayatın akışı içinde insanlar bazı insanlarla bir arada olurlar Bir arada olmak icab ediyor, mecburiyetten oluyor İster istemez çevresi boş olmuyor Çevresinde kendisine yakın insanlar komşuları oluyor İşte o komşuların haklarına riayet edip, onlara iyi muamele etmesi lâzım! Komşuluğu güzel yapması lâzım! Komşuluk hukukunu kollaması lâzım! Komşuyu üzmemesi, ezâ cefâ etmemesi lâzım! Komşuyu üzecek işleri yapmaması lâzım!

Adam meselâ, çıkartıyor pis suları şarr diye döküyor, ordan komşusunun arazisine gidiyor Veyahut çöpleri rastgele atıyor; rüzgâr savuruyor, bütün torbaları, kâğıtları komşusunun bahçesine götürüyor Bahçesine bakmıyor, pislik birikiyor; komşusu rahatsız oluyor Bunların hepsi, komşuluğu iyi yapmamak misalleri oluyor

Komşuluğu güzel yapacak, komşusunu üzmeyecek, komşusuna ezâ cefâ vermeyecek, komşusunun hukukunu çiğnemeyecek, komşusuna haksızlık yapmayacak Komşusunun ırzını, namusunu koruyacak Bu da en önemli şeylerden birisi Pencereler pencerelere bakar, komşu komşusunun evini, arazisini görür Bunu kötüye kullanmayacak

Kendisi çok yüksek ev yapıp, komşusunun havasını kesmeyecek Peygamber Efendimiz'in bir tavsiyesi de bu İşte evler böyle yüksek yapılınca, felâketler de büyük oluyor

Bu zelzeleden iki gün önce, ihvânımızdan birisi rüyasında Hocamız Mehmed Zâhid-i Bursevî Hazretleri'ni görmüş Hocamız ona, "Ben size evi yüksek yapmayın demedim mi? Niye böyle yüksek yapıyorsunuz?" demiş Daha ortada zelzele filân yokken

Peygamber Efendimiz'in hadis-i şeriflerinde, evin pek yüksek yapılması tavsiye edilmez; şan şöhret olacak diye Yedi zirâdan daha yukarıya doğru çıktığı zaman, "Nereye doğru gidiyorsun ey zalim?" diye kendisine seslenilir diye rivayetler var Onun için mütevazi olması lâzım!

Ben Avustralya'da bakıyorum, evlerin çoğu tek katlı ve toprağa yayılmış durumda, geniş Tabii sıkışık olan yerlerde, mecburiyetten yukarı doğru katlar yapılabiliyor, şehirler büyüdüğü için Ama mecburiyet olmayan yerde, mümkün olduğu kadar böyle tek katlı yapmalı! Kendisi de tercih edeceği zaman, apartman dairesi yerine bence, kırsal kesime doğru bahçeli yerlerde oturmalı!

Yıllar yılı yaptığımız bütün çalışmalarda arkadaşlara bunu söyledim ben, "Aman, bahçeli evler olsun!" dedim Ama nerede toplu konut çalışması yaptıysak, maalesef orda gene arkadaşlar şöyle dediler, böyle dediler; olayların sürüklemesiyle, kimi yerde onbir katlı evler oldu, meselâ Özelif Sitesi'nde Kimi yerde, işte bu havaalanına giderkenki Gümüşköy'de olduğu gibi, "Yollar kazılacak, kotlar değişti, bilmem ne" derken, iki katlı evler üç kata dört kata çıktı, istenmeyen şeyler oldu

Komşusunun havasını, ışığını kesmemek de bir komşuluk âdâbı oluyor Kendisi burda bir şeyler pişirip, kokusunu, dumanını komşuya göndermek; o da komşuyu dumanla rahatsız etmek oluyor

Buna benzer şeylerin hepsine dikkat ederek komşusuyla komşuluğunu güzel yapsın diyor Peygamber Efendimiz

Demek ki zor şeyler değil: Doğru konuşacak, emanete riayet edecek, istendiği zaman verecek, komşusuyla komşuluğunu iyi yapacak Böyle olursa ne olurmuş? Allah ve Rasûlü kendisini severmiş Kendisinin içinde de bir nûrâniyet, bir temizlik hàsıl olup, kendisinde Allah sevgisi, Rasûlüllah sevgisi hàsıl oluyormuş O halde bu doğru sözlülüğe, emânete riâyete ve komşuluğu güzel yapmağa çok dikkat edelim!

 

NesriN is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Saat 08:20.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545