Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Dini Sohbet

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
İslâm'ı Aşkla Yaşamak ile ilgili Benzer Konular
90 Kez Görüntülendi

Dön Gel.. Yalnız Aşkla Dön Gel... Aşk-Sevgi-Evlilik
Tuğçe Kazaz yeniden İslam'ı seçti Magazin Haberleri
İslam'ı Nereden Öğreniyoruz? Yudumla Anket Bölümü
Hristiyanlar İslam'ı anlatacak Haber Arşivi
İslam'ı Yaşama.. Dini Sohbet

Bügün ALLAH (C.C) için ne yaptın? | yasakçı rektörler neden çekiniyor
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 05-02-2008   #1
Profil Bilgileri
Standart İslâm'ı Aşkla Yaşamak



İslâm'ı Aşkla Yaşamak başlıklı yazı Mumsema İslâm'ı Aşkla Yaşamak Forum Alev


İslâm'ı Aşkla Yaşamak

Buyurun aşk ile şevk ile:

-Eşhedü en lâilâhe illallah ve eşhedü enne muhammeden abdühû ve rasûlüh
-Aşk ile bir dahî:
-Eşhedü
-Şevk ile bir dahî:
-Tanıklık ederim ki Allah(cc)’tan başka ilâh yoktur ve yine tanıklık ederim ki Muhammed O’nun kulu ve rasülüdür

Aşkla - şevkle girilir İslam’a Aşkla - şevkle tazelenir İslam'la bağlar Müslümanlık bu aşkın sürekli yaşanma halidir

“Allah(cc)'ım beni sana ulaştırmayan bu dini, bu inancı ben ateşe atar da yakarım

Bu çetin söz Hazreti Mevlânâ'ya aittir

İnsanı “Allah(cc)'a ulaştırmayan din” nasıl bir dindir acaba?
Acaba içinde aşk coşkusu bulunmayan bir şey mi?

Ya şu insan profiline ne dersiniz?

“Bazan melekler bizim temizliğimizi kıskanır, bazan da şeytanlar kötülüğümüzden kaçarlar

“İnsan vücudu, içinde yırtıcı hayvanların dolaştığı bir ormana benzer, parçalanmamak, yok olmamak için çok uyanık bulunmamız lazım Bizim vücudumuzda binlerce kurt, binlerce domuz, temiz, pis, güzel, çirkin binlerce sıfatlar vardır

Nasıl bir insandır içinde şeytanı barındıran insan? Acaba aşktan yoksun olan mı? Acaba bizim içimiz nasıl? Kimler kaynaşıp vuruşuyor içimizde?

Mevlânâ Hazretleri aşka çağırıyor insanı:

“Aşıkların coşkun akan bir sel gibi, yüzlerini, başlarını yerlere sürerek, taşlara vurarak, dostun deresine varıncaya kadar koşması gerekir

“Aşk göklere uçmaktır”, diyor “Aşksız geçen ömrü, hiç hesaba katma, yaşadım sanma Aşk âb-ı hayattır, onu canla, gönülle kabul et” diyor “Aşk ölü ekmeği can yapar, fani olan canı ebedileştirir” diyor Ve “Göklerin dönüşünü, aşkın dalgasından bil Eğer aşk olmasaydı, dünya donar kalırdı” diyor

“Aşk” deyince Muhammed İkbal, Mevlânâ'dan alıyor sözü ve o da aşkı çağırıyor:

“Gel ey aşk, ey gönlümün remzi, mânâsı, gel ey bizim tarlamız, mahsulümüz gel bu balçıktan yaratılan insanlar artık eskidiler, köhneleştiler Gel çamurumuzdan yeni bir insan yap

Çamurdan insan inşa etmek için aşkın iksiri lâzım büyük gönül ad----- göre

Sonra yeniden alıyor sözü Hazreti Mevlânâ Aşkın terennümleri içinde bir mü'mini işaretliyor insana:

“İnle inle ki, bu iniltiyi işiten bir komşun vardır Bu komşu, sana, şah damarından daha yakındır İnle inle ki çocuğun inlemesi, ağlaması, süt annesinin sevgisini uyandırır

“Gerçek bir mü'min, gerçek bir insan, Allah(cc)'ı canla, başla anar, O'nu daima zikr ederse, o mü'mine dikkatle bak da gör, onda Hakk'ın nurundan gelen güzellik ne parlak olur! Bu ilâhi erlerin içleri, gönülleri ne acaib, ne şaşılacak bir denizdir

Sonra aşkın yolunu Rasûlü Ekrem'le buluşturuyor ve kendi dünyasını ona bağlıyor

“Bizim Peygamberimizin yolu aşk yoludur Biz, aşk oğullarıyız, bizim anamız da aşktır

“Cenâb-ı Mustafa'nın nurlu eli, o inleyen hurma ağacı direğini okşadı Sen bir odundan da aşağı değilsin ya, inle, inle!”

Aşk!
“Hurma kütüğü kadar olsun aşk taşı, canlan!” demek bu

Hayattan Birkaç Enstantene
-Kazakistan’dan İslam’ı öğrenmek üzere Türkiye’ye gelmişti Hocaları ona önce inanç esaslarını anlattı Allah(cc)’a imanı, ahirete imanı Dünya hayatı ile ahiret arasındaki ilişkiyi öğrendi Hesabı, kitabı öğrendi Sevabı, günahı öğrendi İnançla inançsızlık arasındaki farkı öğrendi Bir gün hocasının yanına çıktı ve;
-Ben memleketime gitmek istiyorum hocam, dedi
Hocası şaşırdı Daha yeni gelmişlerdi ve öğrenecekleri çok şey vardı
-Neden, dedi, neden gitmek istiyorsun Çocuk ağlamaklı, kesik kesik konuştu:

-Hocam, dedi, ben burada cennetin yolunu öğrendim Bunun Müslümanlıkla ilgisini öğrendim Oysa babam - annem bunu bilmiyorlar Onlara bildiklerimi anlatmam lâzım, cennete birlikte gitmeliyiz Ben onlar olmadan ne yaparım cennette?
İnanç, aşk halinde yüreğinde tomurcuklanmıştı

Kırgızistan’da yaşandı bu olay Çocuk, Sovyet kanunlarına göre çalışacak yaşa gelmişti ve kolhoz yönetimi ondan gösterilen işe gitmesini istiyordu Baba, kömür ocağında işçi olarak çalışıyordu ve zor şartlarda Kur’an’ı hıfzetmişti Oğluna da Kur’an’ı öğretmek için yanıp tutuşuyordu; ama nasıl olacaktı bu?

Kolhoz yönetimine gitti ve;
-Oğlumun benim yanımda çalışması için izin verin, dedi İkimiz birden daha çok üretim yaparız

Dini imanı üretimdi Sovyet yönetiminin İzin verdiler

Ondan sonra olanlar oldu ve baba, oğluna kömür ocağında Kur’an’ı hıfzettirdi 1990’lı yıllarda Türkiye’den Kırgızistan’ı ziyarete giden bir grup İlahiyat hocası, kömür ocağında Kur’an’ı hıfzeden bu gençle, bir caminin imamı olarak tanıştılar ve bu Kur’an aşkına parmak ısırdılar

Sabri Koçi adı Arnavutluk’un anıt isimlerindendir 20 yıl hapis yattı Enver Hoca’nın zindan günlerinde O günleri acı ile yâdederken şunu söylerdi:
-Ben hıfzımı, zindan duvarlarına karşı hatim indirerek muhafaza ettim
Aşk bu olmalıydı

Bir aşk hadisesi de Türkiye’den

36 yaşında kocası ölmüş, dul kalmıştı Evli oğlu askere gitmiş, evde gelinle yapayalnız kalmışlar, Karadeniz’in zor şartlarında evi ayakta tutmak için canlarını dişlerine takmışlardı

3 yıl sonra oğul askerden geldi Askere gitmeden önce hafızlıkta 7 sayfaya kadar çıkmıştı İçinde sevda yarım kalmıştı, bir gün;

-Anne, dedi, ben İstanbul’a gidip hıfzımı tamamlamak istiyorum

Üç yıl evlat yolu gözleyen, geliniyle birlikte her türlü cefaya katlanan ve oğulun o zor şartlarda Müslüman kalması için bütün anneliğini devreye sokan anne ne yapsındı? Yürek nasıl dayansın, ne desindi?

4 inekleri vardı ve evin her şeyi onlardı Birini o günün parasıyla 80 liraya sattılar, 40 lirasını oğula verdiler ve hasretlerini bir kere daha yüreklerine gömerek;

-Git, dediler, Kuran’ı hıfzet, gel
Ana yüreğinde evlat hasretiyle yarışan bir Kur’an aşkı olmalıydı bu

Müslümanlıkla Amerika’da tanışmıştı Çocukları dünyaya geldiğinde onları Müslüman yetiştirme derdine düşmüştü Acaba İslam ülkelerinde daha islâmî bir iklim bulamaz mıydı? Hamile eşiyle yollara düştü, bir ezan sesi, bir cami kubbesi, bir zikir iklimi için nelere katlanılmazdı? İslam, kişiliğin baştan ayağa teslim edilmesi ve yeniden dokunması gereken bir ebediyyet disiplini değil miydi? Olacaksan tam olmalı değil miydin? Paramparça kişiliklerle “Müslüman oldum” demenin anlamı olur muydu? Müslüman olmak, serapa bir hesaplaşma değil miydi varlıktan varlık ötesine kadar uzanan? Bir ba’sü ba’de’l mevt gibi ölüp - dirilme hadisesi yaşanmalı değil miydi?

Hepsi aşktan!

Acaba Ebu Eyyub’el Ensari İstanbul’a bu aşkla mı gelmişti? Habbab bin Ered, “bana dilediğinizi yapabilirsiniz, ama O (sa)’nun ayağına bir diken batmasını istemem” derken, hangi aşka tutulmuş, tutunmuştu? Selman-ı Farisî, yıllar içinde, “arayu arayu bulduğu iz”e nasıl bir tutku ile sarılmıştı Hazreti Ali’ye namazda bacağındaki okun acısını duyurmayan hangi iklimlere uçuştu? Bilal’e, Yasir’e, Sümeyye’ye, vahşi işkenceler karşısında bile “Allah(cc) ehad” diyebilme direncini veren “Kul oldum, kul oldum, kul oldum” diye sevinç çığlıkları atan Mevlânâ’yı, pervane gibi döndüren Yunus’u dönme dolaba çeviren, Fuzuli’ye “Dest - busı arzusiyle ölürsem dostlar - Kûze eylen toprağum verin anınla yare su - Hak-i payine yetem der ömrlerdir muttasıl - Başını taştan taşa vurup gezer avare su” dedirten

Aşk!
Aşk hali
Müslümanlığın bu hali

"Habibim” hitabına mazhar olan Allah(cc) Rasulü (sa) huzur-u ilahiye durduğunda bitmeyen ufuklara doğru sonsuz bir sevda koşusuna mı çıkmıştı, şu namaz anında? Kur’an sureleri arasında, rükularda, secdelerde, kıyamlarda, tekbirler, tehliller, tesbihler ummanında bir aşk çağlayanında mı yıkanmaktaydı? Ve ümmetine “Böyle olmazsa namaz olmaz” diye işaretlediği “Ya Rabbi, Ya Rabbi! Ya Rabbi!” çağırışlarıyla dualanan namaz, o aşk koşusundan bir iz mi taşımaktaydı?

“Bir gece Allah(cc) Rasulü ile beraber namaza durdum Bakara Sûresini okumaya başladı Ben içimden, 'yüzüncü ayete gelince rükuya varır' dedim Yüzüncü ayete geldikten sonra da okumasını sürdürdü 'Herhalde bu sûre ile iki rekat kılacak' diye zihnimden geçirdim Okumasına devam etti 'Sûreyi bitirince rükûya varır' diye düşündüm Ancak yine bitirmedi Nisa Suresini okumaya başladı Bitirince de Ali-i İmran sûresi’ne başladı Ağır ağır okuyor; tesbih ayetleri geldiğinde 'sübhanallah' diyor, dua ayeti geldiğinde dua ediyor, istiaze ayeti geldiğinde de Allah(cc)'a sığınıyordu Sonra rükûya vardı 'Sübhâne rabbiye'l azim' demeye başladı Rukuu da kıyamı kadar sürdü Sonra 'semiallahü limen hamideh' Rabbena leke'l hamd' diyerek (doğruldu) Rükûda durduğuna yakın bir müddet kıyamda durdu Sonra secdeye vardı Secdede 'sübhâne Rabbiye'l a'la' diyordu Secdesi de kıy----- yakın uzunlukta sürdü “ (Müslim, Müsafirin, 203)

“Namaz ikişer ikişer kılınır Her iki rekatta bir teşehhüd vardır Namaz, huşû duymak, tevazu ve tezellül ızhar etmektir (Bitirince de) ellerini, içleri yüzüne dönük olarak Yüce Rabbine kaldırırsın ve 'Ya Rabbi! Ya Rabbi! Ya Rabbi! diye yalvarırsın Kim bunu yapmazsa namazı ek------” (Tirmizi, Salat, 166)

Osman Şems Efendi ibadeti aşkla buluşturmanın mâhiyetini iki mısraya şöyle dercetmişti:

Aşk olmaz ise zikr ü ibâdette muhakkak
Vasıl-şüde-i rütbe-i ihsan olamazsın

Aşk onsuz kalınca onu özlemek demek Onsuz kalınca yanıp kavrulmak demek Yüreği yakmak demek
Aşk, bütün hücrelerde onunla olmak, onunla dolmak demek
İslamsızlık yanıp kavrulmaktır
İslam aşksız olmaz İman aşksız olmaz Namaz aşksız olmaz Dua aşksız olmaz

Dava İslam'ı aşkla yaşamak Yani yürekten, gönülden, kalbin en duyarlı dokularıyla!

“Vay kalpleri Allah(cc) zikrinden boş kalıp kaskatı kesilenlere!” (Zümer, 22)
Vay ki vay!

Kur'an, takvayı gerçek bir takva haline getirmeyi (Al- İmran, 102), cihadı gerçek, büyük bir cihad kılmayı (Al-i İmran, 103, el Hac 78 – Furkan, 52), Allah(cc)'ı O'nun kudretine lâyık bir şekilde takdir etmeyi (En'am, 91), Kur'an'ı gerçek anlamda okumayı (Bakara, 121), sabrı, Allah(cc)'ın vadinin hak olduğunu bilmenin coşkusu içinde göstermeyi (Gafir, 77), Allah(cc)'ın ipine sımsıkı - toptan sarılmayı, Allah(cc)'ı en güçlü sevgiyle sevmeyi (Bakara, 165), mü'min olunca gerçek mü'min olmayı (Enfal, 4), namazı korumayı, ikame etmeyi, devamlı kılmayı (Bakara, 138, En'am 92), namaza tembel tembel kalkmamayı (Nisa 142), gece gündüz, açık gizli, darlıkta ve bollukta, eza etmeksizin, sevdiklerinden ve Allah(cc) yolunda infakta bulunmayı (Bakara, 262, 273), tevbenin “nasuh” olanını- insanı günaha yeniden döndürmeyenini yapmayı (Tahrim, 8) öğütlüyor Müslümana Neredeyse her çağrının altı çizilmiş, her çağrıya özel vurgu yüklenmiş

Kendi kendime dedim ki:
Arkadaş! Müzebzebine beyne zâlik olmayacaksın Kafan karışık olmayacak Yüreğin pek olacak din konusunda Dini oyun ve eğlence edinmeyeceksin İslam'ın dışında olmak, bir ateş çukurunun kenarında bulunmak demek, bunu unutmayacaksın (Al-i İmran, 103), İslam'ın senin için Allah(cc) tarafından seçilen, razı olunan bir din olduğunu bileceksin (Bakara, 132), Müslüman olarak can vermek, senin için hayatının en temel gayesi olacak, İslamsız can vermenin bir ebediyyet hüsranı olduğunu akıldan çıkarmayacaksın (Bakara, 132) Göğsü İslam'a açılan bir insanın, Rabbinden bir nur üzere bulunduğunu bilecek, İslam'la içinin nurlandığını hissedeceksin (Zümer, 22) Müslüman oluşunu Allah(cc)'a bir minnet gibi yüklemeyeceksin, aksine Allah(cc)'ın seni İslam'la buluşturmasının sana verilen en büyük minnet vesilesi olduğuna inanacaksın (Hucurat, 17)

Arkadaş! Kalbinin tozlarını sil Bir namaz götür öteki dünyaya, şöyle mirac renkleri taşısın Bir secde götür, Allah(cc)'a yakınlık hissini yudumladığın, bir rükû götür, bir kıyam götür, bir kulluk götür sadece Allah(cc)'a hasredilmiş, bir ümit götür sadece O'na bağlanmış, bir oruç götür ateşe kalkan olacak

İnsanın İslam'la ve Rabbiyle ilişkisine ölçüler getiren şu ayeti birlikte okuyalım:
“Ey iman edenler, içinizden kim dininden dönerse, bilsin ki, Allah(cc), onların yerine, kendisinin sevdiği ve onların da O'nu seveceği, mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı güçlü ve onurlu, Allah(cc) yolunda savaşan, hiçbir kimsenin kınamasından korkmayan bir topluluk getirirBu Allah(cc)'ın bir lütfudur ki onu dilediğine verir Allah(cc) ihsanı bol olan ve her şeyi bilendir” (Maide, 54)
Arkadaş İslâm'ına bak!
Aşk demiştik Allah(cc) Teala, zatıyla bir muhabbet ilişkisinden bahis buyurduğu bir toplum profili çiziyor: Sevecek ve sevilecek Onun içi ayette belirtilen kişilik özellikleriyle dolacak Bu, İslâm'la sınavını sağlıklı veremeyen insanların yerine getirilecek bir toplumun özelliği Aşkı yüklenecek bir müslüman toplum o

Buyurun aşk ile şevk ile
Her an yeniden şehadet kelimesi getirirmişçesine bir taze ilişki İslam'la
İrtibatı eskitmemek, pörsütmemek
İslâmımızı bir yerlerde unutup kalmamak

“Nerede unuttum dinimi bilmem Ah nerede vah nerede” diye dövünmemek

İslâmımızı küstürmemek, onunla hep sıcak dost kalmak, onu ebedi dünyada hayatımıza tanık kılmak Konuş dendiğinde Müslümanlığımıza, bizim için hüsnü şehâdette bulunmasını sağlamak Dünyada iken de onun “silm iklimi”ni bulmak yüreğimizde Bu dünyadan öteki dünyaya İslâm'ın silmini, selamını taşımak

İmtihan dünyası
İslâm'ı aşkla yaşama imtihanı bu

AHMET TAŞGETİREN

 

mumsema is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Cevapla
Tags: askla, islmi, yasamak


İslâm'ı Aşkla Yaşamak ile ilgili Benzer Konular
90 Kez Görüntülendi

Dön Gel.. Yalnız Aşkla Dön Gel... Aşk-Sevgi-Evlilik
Tuğçe Kazaz yeniden İslam'ı seçti Magazin Haberleri
İslam'ı Nereden Öğreniyoruz? Yudumla Anket Bölümü
Hristiyanlar İslam'ı anlatacak Haber Arşivi
İslam'ı Yaşama.. Dini Sohbet


Saat 10:06.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553