Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Dini Sohbet

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Edeb Ya Hu !! .. ile ilgili Benzer Konular
101 Kez Görüntülendi

Şeyh edeb-Ali'nin 700 yıllık altın öğüdü Kıssalar & Hikayeler
msnden anlayan varsa yardım edebılırmı internet baglantım var amma msni acamıyorum MSN Diğer Paylaşımlar
Sınıfıma sıte yapmayı dusunuyorumda Uygun bı Template bulamadım bana yardım edebılırm Sorunlarınız ve İstekleriniz

Bilim Ve Bilimsel Düşünce Ve Allah'a İman | Dost Düşman Tavırlara Karşı Üslûbumuz
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 16-03-2008   #1
Profil Bilgileri
Arrow Edeb Ya Hu !! ..



Edeb Ya Hu !! .. başlıklı yazı Mumsema Edeb Ya Hu !! .. Forum Alev


EDEB YÂ HÛ

Ömer Abdulaziz

Edeb, Arapça bir kelime olup lisanımızda karşılığı saygıdır Ancak, o da terbiye ma'nâsıyla kullanılagelen Türkçe’ye mâlolmuş kelimelerden biridir
Edeb, dine ait prensibler sayesinde ruhta kazanılan ikinci bir fıtrat veya daha geniş ma'nâsıyla ruhun dinle bütünleşerek istikrar kazanmasıdır Ne var ki her din, insanı edebli kılmaz, İslâm dini kişiyi edebli kılar

Bu hususta; ilk olarak edebi en güzel bir elbise olarak üzerinde taşıyan Peygamberimiz (sav) aklımıza gelmektedir Hz Ebu Bekir (ra) Allah Rasu-lü'ne (sav) sorar: “Ey Allah'ın Rasûlü, sizi böyle kim edeblendirdi?” Cevab verir: “Beni Rabb'im edeb-lendirdi, ne güzel terbiye etti” Hz Ebu Bekir'in kızı ve Efendimiz'in zevcesi, Hz Aişe (ranha) validemize “Allah Rasûlü'nün ahlâkı nasıldı?” diye sorulur: Müminlerin annesi “Siz hiç Kur'ân okumadınız mı?” deyince “Okuduk” derler Cevap verir: “O'nun ahlâkı, Kur'ân ahlâkıydı
Bu keyfiyetle; Müeddibi Allah olan Efendimiz (sav), edebin zirve noktasındadır Demek ki edeb-i ekmeli öğrenmek isteyen O'na bakmalı ve O endam aynasında edebin ne olduğunu görerek, kendini bu edebe uygun hale getirmelidir

Habibullah'a nübüvvet verilmeden önce, Kâ'be tamir ediliyorken Allah Rasûlü (sav) de bu işte fiilen çalışıyordu Zaten O bütün ömrü boyunca hep hayrın ve hayırlı işlerin yanında olmuştu Amcası Hz Abbas (ra), eteğini omuzuna atmış ve taşın omuzunu zedelemesine mâni olmaya çalışmıştı Allah Rasulü'nün (sav) omuzu ise iyice zedelenmişti Hz Abbas (ra) kendi yaptığını Allah Rasulü'ne (sav) de tavsiye etti Hâlbuki mahrem yerlerinden bir kısmı böyle yapınca açılacaktı Bu tavsiyeye uyan Allah Rasulü (sav) eteğini kaldırır kaldırmaz, birden gözüne melek göründü Dehşetinden yere düştü Bir daha da görülmesi uygun olmayan yerlerini hayatı boyunca açmadı İşte edebin zirvesi, daha işin başında böyle bir teminat altındaydı
Cenab-ı Hakk O'na peygamberlik öncesi günah işletmediği gibi, daha sonra da günah işletmedi Ve O, doğduğu gün kadar temiz ve masum bir hayat yaşayıp öyle gitti O, edebin tecessüm etmiş en mükemmel şekliydi

Sahabelerde Edeb:

Hz Ömer(ra), hilâfeti zamanında sahâbeden seçkin bir toplulukla birlikte bir mecliste oturmuş sohbet ediyordu Cemaatin içinde Cerir bin Abdullah da vardı Birden bir yellenme kokusu duyuldu Toplulukta biri, herhalde irâdesine hâkim olamayarak yellenivermişti Kokuyu duyanların canları sıkılmış, "kim bu işi yapan münasebetsiz" dercesine yüzlerini buruşturmuşlardı Hz Ömer'in de canı sıkılmış ve kızgın bir sesle: “kimse o, kalksın abdestini yeniden alsın”demişti Fakat Hz Ömer'in bu dediğini yapmak çok zordu Yellenen kimsenin o kadar insan arasından kalkıp abdest almaya gitmesi, bütün şimşekli bakışları üzerine toplaması, itibarını zedelemesi ve insanlar önünde kendini mahcub düşürmesi demekti
Cerir bin Abdullah, bu hususları düşünerek derhal duruma müdahale etti ve Hz Ömer'e şu teklifi yaptı: Ey Mü'minlerin emîri! Acaba hep birden abdest alamaz mıyız?" Hz Ömer, Cerir'in bu ince düşünüşünü, hatâ sâhibini mahcub etmeden hatâyı tâmir edici fikrini çok beğendi Kendisine hitaben: “Çok yaşa Müslüman olmadan önce de ârif idin Şimdi de ârifsin" diye iltifatlarda bulundu Böylece toplum içinde ortaya çıkan bir hatâ, en güzel şekilde izâle edilmiş, hiç kimse mahcub olmadan iş tatlıya bağlanmış oldu

Tabîinde Edeb:

Abdurrahman bin Kasım anlatıyor “İmam Malik Hazretlerinin tam 20 sene hizmetinde bulundum Bu müddetin 18 senesini edeb, 2 senesini de ilim öğrenmekle geçirdim Keşke hepsini edeb öğrenmekle geçirseydim” demiştir

Osmanlıda Edep:

Osmanlı'da sadaka taşları varmış, ihtiyacı olan sadaka taşının üzerindeki keseden, (yabancı elçilerin de şehadetleriyle) sadece ihtiyacı kadarını alırlarmış Aynı şey, yolların üzerinde vakıflar tarafından kurulan konaklarda da uygulanır, yolcu eğer ihtiyacı varsa yatağının başucundaki keseden alabilirmiş Bineğine ücretsiz bakılır, ücretsiz üç gün yemek verilirmiş
Eskiden "Kapıyı kapat!" denilmezmiş Allah (cc) kimsenin kapısını kapatmasın diye düşünülürmüş "Kapıyı ört, ya da sırla" denilirmiş Kapının kapanmadan yavaşça örtülmesi edebdenmiş

“Lambayı söndür” demezlermiş Allah (cc) kimsenin ışığını söndürmesin "Lambayı dinlerdir" derlermiş Lamba yakılmaz, uyandırılırmış Uyuyan birisi uyandırılmak İçin sarsılmaz veya adı ile çağırılmazmış "Agâh ol eren­ler" derlermiş Nezaket, incelik, edeb her işin başı imiş de ondan Ona eren uyanık olurmuş İnsanların sözü kesilmez, işaret ve işmar edilmez, fısıltılar, gizli konuşmalar hoş karşılanmazmış

Hanımlar beylerine "Efendi" derlermiş, "siz" derlermiş Hanımefendiliklerini gösterirlermiş Gezerken yere yumuşak basılır, ses çıkarmamaya çalışılırmış Yerdeki haşerata basmamaya özen gösterdiği için adı "Karınca basmaz Efendi” ye çıkan insanlar varmış

Kapıdan çıkarken arkasını dönmemek, geri geri çıkmak edebdenmiş Kapı eşiğindeki misafirlere ait ayakkabılar, dışarıya doğru değil, içeriye doğru çevrilirmiş "Git bir daha gelme!" der gibi değil de "Gitsen de ayağının yönü buraya dönük olsa" dercesine dizilirmiş

Canlı cansız her şeyin bir hatırı varmış Bediüzzaman, kendisine arkadaşlık eden, vefa gösteren eski elbisesinden bir parçayı koparıp alırmış Yumurtayı ucundan, çok az kırar, fazla kırmayı tahrip olarak düşünür, tahribin hiçbir türünü sevmezmiş

Eskiler hayatı o kadar nurani, o kadar temiz, o kadar manâlı yaşarmış Üstad Necip Fazıl bu hali “Komşuya hatır soran sıra sıra terlikler,
Ölçülü uzaklıkta yakın beraberlikler" diye tarif eder

Eskiler "Edeb Ya Hu!" derler, O'nu görüyor gibi yaşamaya çalışırlarmış O (cc) varken başkasına bakmaz, Onu unut­muş gibi hallere girmezlermiş Ezel ve Ebed Sultanı'nın huzurunda nasıl hareket edilmesi gerekiyorsa öyle hareket et­mek isterlermiş "Bizi takip eden, her halimizi perdesiz, engelsiz gören, şu anda bizim durumumuza bakan Allah var!" der gibi, o mânâyı hatırlatmak için her yere "Edeb Ya Hu!" yazarlarmış "Allah'ın huzurunda edeb" demekmiş bu İnsan nerede olursa olsun Allah'ın huzurunda değil midir?

Osmanlı'daki edebe şahit olan Du Lair, kendi cemiyetiyle mukayese yaparak şöyle der; "Küfürbazlık, öfke ve intikam hissinin müşterek mahsulüdür Bu durum, Hıristiyan memleketlerinde pek yaygın bir şekilde tamamıyla mevcuttur Ancak Osmanlı’ların sokaklarında da evlerinde de hiç bir küfür sözü işitilmez Bunun yüzümüzü kızartacak ve bizi hayrete düşürecek tarafı da, Osmanlıların lisanlarında küfür kelimelerinin bulunmayışıdır Onlar yalnız "Vallahi" şeklinde Allah'a (cc) yemin ederler"

Nitekim o devre şahit olan insanlar naklederler ki, bir şahsın kendini kızdıran bir meselede muhatabı için kullandığı cümleler: "La havle vela kuvvete illa billah", "Hay Allah derdini alsın", "Fesubhanallah!", “Hasbunallahi ve ni'mel vekil!", "Ya Sabûr!" gibi güzel ve teskin edici ifadelerden ibarettir Tekke ve zaviyelerde de duvarlara asılı levhalarda teselli için; "Bu da geçer Ya Hu!", "Vazgeç", “Hoş gör ya Hu!" sözleri meşhurdur

Osmanlıların edep, nezaket ve terbiye hususunda kaydettikleri seviye, hiçbir milletle kabil-i kıyas değildir Onların muâşeret âdâbı, mükemmellik ve incelik arz eder Bunlar, millet ve mezhep ayrımı yapılmaksızın bütün insanlara karşı aynen riayet edilen ruhî ve vicdanî bir kânun mesâbesindedir Dolayısıyla Osmanlı demek, imrenilecek edep ve nezaket timsâli demektir

Edebiyatımızda Edeb:

Edebiyatın edebli dili Arapça ile sözlerimize devam edelim

Men lem yüeddibhü'l-ebevan,
Yüeddibhü'l-melevan”
Türkçe anlamı: "Ailesinde edeplenmeyenleri zaman ve koşullar edeplendirir"

 

YapRock is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 16-03-2008   #2
Profil Bilgileri
Standart --->: Edeb Ya Hu !! ..



Edeble Alâkalı Beyitler:
İlim meclislerinde aradım, kıldım talep
İlim geride kaldı ille edep ille edep (Y Emre)

Hadd-i zâtında kim olmazsa edib
Feleğin sillesi eyler te'dib (Nabi)

Setr eder ayıbın insanın hep
Ne güzel nâme imiş sevb-i edep (Sümbül-zâde Vehbi Efendi)

Edep bir tâc imiş nûr-î Hûda'dan
Giy ol tâcı emîn ol, her belâdan (La edrî)

Edep iledir âlem-i nizâm
Edep iledir kemâl-i âdem (La edrî)

Edebtir kişinin dâim libası
Edebsiz insan üryana benzer (La edrî)

Edeb; ehl-i ilimden hâli olmaz
Edebsiz ilim okuyan, âlim olmaz (La edrî)

 

YapRock is offline  
Saat 13:08.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553