Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Dini Sohbet

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Kıyamet olayını tam anlata bilirmisiniz ile ilgili Benzer Konular
169 Kez Görüntülendi

Kıyamet ne zaman kopacak? Kıyâmet alâmetleri nelerdir? Sorular ve Cevaplar
Kıyamet Alametlerinden Günümüze Tam Uyanlar kıyamet alametleri Dini Sohbet
Evrenin ölümü ve kıyamet ( Kıyamet Günü Gerçekleşecek Olaylar) Dini Sohbet
Beni yıka olayını abartanlar Komik Resimler
Beni yıka Olayını Abartanlar :)) Komik Resimler

buna tepkısız kalmayın | atheislere ve ahiret gününe inanmayanlar lütfen okuyun
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 16-09-2006   #1
Profil Bilgileri
Kıyamet olayını tam anlata bilirmisiniz



Kıyamet olayını tam anlata bilirmisiniz başlıklı yazı Mumsema Kıyamet olayını tam anlata bilirmisiniz Forum Alev


Kıyamet Nedir?:

“Kıyamet” kelimesi “Kıyam”dan türemiş olup; dikilmek, ayağa kalkmak, ayaklanmak mânâlarına gelir ve Kur’an-ı kerim’de yetmiş yerde geçmektedir Kıyam’dan türemiş diğer kelimelerin sayısı iki yüz civarındadır Kıyameti tasvir eden, gözle görülür bir şekilde anlatan Âyet-i kerime’lerin sayısı ise dört yüze yakındır

Dini bir tabir olarak kıyamet ise; içinde yaşadığımız dünyanın ve onun bünyesinde yer aldığı kâinatın parçalanıp dağılması, daha sonra insanların hesap vermek üzere Allah-u Teâlâ’nın huzur-u izzetinde, mahiyetini bilemediğimiz bir biçimde kıyam etmesidir

Allah-u Teâlâ üzerinde yaşadığımız bu dünyayı ve bütün mahlukatı geçici bir zaman için yaratmıştır Her canlının bir eceli olduğu gibi, dünyanın da bir ömrü vardır Yarattıklarını dilediği kadar yaşattıktan sonra öldürecek, var olan her şey kıyametin kopmasıyla bir gün yok olacak ve sonsuza kadar devam edecek olan ahiret hayatı başlayacaktır

Kıyamet inancı, imanın altı esasından birisi olan “Ahiret inancı”nın bir bölümüdür Ahiret hayatı kıyametle başlar Bunu mahşer, mizan, sırat, cennetliklerin cennete, cehennemliklerin cehenneme girmeleri ve ebedi bir hayatın başlaması safhaları takip eder

İnsan başıboş olarak gâye ve maksatsız yaratılmamıştır Öyle olsaydı mükellef olmaz, yaptığı şeylerden mesul tutulmaz, ceza veya mükâfat görmezdi

Nitekim Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’lerinde şöyle buyurmaktadır:

“İnsan başıboş olarak bırakılacağını mı sanıyor?” (Kıyamet: 36)

İnsanların çoğunun anlayışı böyledir İlâhî emir ve yasakların yükümlülüğü altına girmek, ilâhî bir terbiye görmek istememektedirler Halbuki kâinatta hiçbir şey mânâsız, hikmetsiz ve gayesiz yaratılmamıştır İnsan nasıl başıboş bırakılabilir?

“Bizim sizi boş yere yarattığımızı ve bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sandınız?” (Müminûn: 115)

Kullarını mükellef tutmak, ibadet etmek, sonra da huzur-u izzetine döndürmek için yaratmıştır



Kıyamet Saati:

Kıyametin kopmasının yakın olduğunu gösteren birçok Âyet-i kerime ve Hadis-i şerif’ler vardır

Nitekim bir Âyet-i kerime’de mühim bir ihtar mahiyetinde:

“Kıyamet yaklaştıkça yaklaşmıştır” buyuruluyor (Necm: 57)

Kâinatın ömrüne nispetle kıyametin kopması çok yakın sayılır Bu sebeple bu hadiseye “Âzife” denilmiştir

Kıyamet, olanca şiddet ve sıkıntıları ile insanları kuşattığında onu Allah-u Teâlâ’dan başka kimse açamaz ve geri çeviremez

“Onu Allah’tan başka açığa çıkaracak yoktur” (Necm: 58)

Kıyametin kopması Kur’an-ı kerim’de “Saat” kelimesiyle ifade edilmiştir Beklenmedik bir zamanda ve çok süratli olarak gerçekleşecektir

“Kıyamet saati mutlaka gelecektir, bunda aslâ şüphe yoktur” (Mümin: 59)

İnanmak imanın gereğidir

“Fakat insanların çoğu inanmıyor” (Mümin: 59)

Kıt akıllı, kısır düşünceli olan bu gibi kimseler; kıyameti tasdik etmezler, öldükten sonra dirilmeyi ve mahkeme-i kübrâ’yı inkar ederler, inanmadıkları için de mücadeleye girişirler, yalan yanlış fikirlerinde ısrar edip dururlar

Kıyametin kopacağı kesindir Bütün Enbiyâ-i izam, bütün semâvî kitaplar onu haber vermişlerdir

Sehl bin Sa’d -radiyallahu anh-den rivayet edildiğine göre Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şehadet parmağı ile orta parmağını yanyana göstererek:

“Ben, kıyamet şöyle yakın olduğu halde gönderildim” buyurmuşlardır (Buhârî, Rikak 39 - Müslim: 2950)



Kıyametin Zamanı (1):

Mekkeli müşrikler her ne zaman kıyametin korkunçluğunu, onda olan-biten şeyleri, neticesinde olacak hesap ve cezayı duyarlarsa, Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e gelerek tekrar tekrar kıyametin ne zaman kopacağını sorarlar: “Eğer sen Peygamber isen bize zamanını haber ver!” derlerdi

“Sana kıyamet saatinin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar” (A’râf: 187 - Nâziat: 42)

Kıyamet saati Allah-u Teâlâ’nın kendi ilminde kalmasını istediği, bunun için de yarattıklarından hiç kimseyi ona muttali kılmadığı bir gaybtır

Âyet-i kerime’de şöyle buyuruluyor:

“Resul’üm! De ki: Onu ancak Rabb’im bilir Onun vaktini O’ndan başka bilecek yoktur

Ağırlığını göklerin ve yerin kaldıramayacağı o saat, sizlere ansızın gelecektir” (A’râf: 187)

İnsanlar dünyaya ve dünyanın imarına kendilerini kaptırmış oldukları bir halde, hiç umulmadık bir anda geliverecektir

Ebu Hüreyre -radiyallahu anh-den rivayet edildiğine göre Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif’lerinde buyururlar ki:

“Andolsun ki kıyamet kopacaktır O kadar ki, alıcı ile satıcı aralarındaki elbiseyi açacaklar, amma alım-satım henüz tamamlanmadan ansızın kıyamet kopacak, açık kalan elbiseyi katlayıp dürmek mümkün olmayacaktır

Yemin ederim ki elbette kıyamet kopacaktır Öyle ki, sağmal devesinin sütünü sağıp gelen kişiye ondan içmek nasip olmadan ansızın kopacaktır

Hiç şüphe yok ki, kıyamet mutlaka kopacaktır Öyle ki, kişi havuzunu sıvayıp onaracak, amma kıyamet ansızın kopacak da havuzun suyunu kullanmak mümkün olmayacaktır

Kıyamet elbette kopacaktır O kadar ki yemek yemeğe başlayan kişi lokmasını ağzına götürecek, derken ansızın kıyamet kopacak, o lokmayı yemek nasip olmayacaktır” (Buhârî-Müslim: 2954)

Kıyamet Allâmül-ğuyûb olan Allah-u Teâlâ’nın kendi Zât-ı akdes’ine tahsis ettiği gayb işlerindendir

Âyet-i kerime’de şöyle buyuruluyor:

“Sanki sen onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar Resul’üm! De ki: Onun bilgisi ancak Allah’ın katındadır Fakat insanların çoğu bilmezler” (A’râf: 187)

İnsanların çoğu bunun bilgisinin Allah katında olduğunu bilmedikleri gibi, kıyametin kopma zamanının gizli tutulmasındaki sırrı da bilmemektedirler

Diğer Âyet-i kerime’lerde ise şöyle buyuruluyor:

“Sende ona âit bilgi yoktur ki anlatasın Onun bilgisi Rabb’ine âittir Sen ancak ondan korkacak olan kimselere o tehlikeyi haber verensin

Onlar o kıyameti gördükleri gün, sanki dünyada bir akşamdan veya kuşluk vaktinden fazla kalmamış gibi olurlar” (Nâziat: 43-46)

Kıyamet gününde dirilip kıyam edenler, o günün şiddet ve dehşeti, sonsuzluk ve sınırsızlığı karşısında ömürlerinin bir akşam veya bir kuşluk vakti gibi çabuk geçtiğini anlayacaklar ve kaçırdıkları fırsatlar için derin bir pişmanlık duyacaklardır



Kıyametin Zamanı (2):

Kur’an-ı kerim’in kıyamet ve mahşerin korkunç manzaralarına geniş yer ayırması, canlı bir şekilde vasıflandırması karşısında Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e devamlı surette kıyametle ilgili sorular soruluyordu Yahudiler ise bir imtihan maksadıyla böyle bir suale cüret etmişlerdi Çünkü gerek Tevrat’ta gerekse diğer semâvî kitaplarda kıyametin zamanı bildirilmemişti Bu soruyu soranlar, Resulullah Aleyhisselâm’ın bunun aksine bir şey söyleyip söyleyemeyeceğini anlamak istiyorlardı Yoksa bilgi edinmek niyetinde değillerdi

Âyet-i kerime’lerde şöyle buyurulmaktadır:

“Resul’üm! İnsanlar sana kıyametin zamanını soruyorlar

De ki: Onun bilgisi Allah’ın katındadır

Ne bilirsin, belki de zamanı yakındır” (Ahzâb: 63)

Allah-u Teâlâ ancak kendisinin bildiği bir hikmet gereğince, bunun bir sır olarak kalmasını takdir buyurmuştur

“Kıyametin vaktine dair bilgi O’nun katındadır” (Zuhruf: 85)

O’nun ezelî ilmi her şeyi kuşatmıştır O’nun ilminden hiçbir şey gizli kalmaz, O’nun takdir buyurmadığı hiçbir şey meydana gelmez

İnsanın vazifesi, geleceği muhakkak olan o günü düşünerek, elde fırsat dilde ruhsat varken hayatını düzene sokmak, hâlini ıslah etmekten ibarettir Çünkü ahirette iyiler iyiliklerinin, kötüler de kötülüklerinin karşılıklarını daha çok göreceklerdir

“Kıyamet ne zaman kopacak?” diye soran bir zâta Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz:

“O gün için ne hazırladın?” buyurmuşlardır (Tirmizî)



Kıyametin Zamanı (3):

Allah-u Teâlâ müşriklerin yalanlama, inat ve inkârlarından dolayı, azabın kendilerine gelmesini uzak görerek, alay ve eğlence yollu, başlarına azabın hemen gelmesini istediklerini haber vererek Âyet-i kerime’sinde şöyle buyuruyor:

“Diyorlar ki:

Eğer doğru söylüyorsanız, vâdettiğiniz kıyamet günü ne zaman?” (Enbiyâ: 38 - Sebe: 29 - Yâsin: 48 - Mülk: 25)

Gerçekte onlar kıyametin gelişini imkânsız sanıyorlardı Halbuki onun geleceği muhakkaktır ve herhangi bir kimse istemediği için geri kalmaz, herhangi bir kimsenin istemesiyle de vaktinden önce gelmez

“De ki:

Size vâdolunan bir gün vardır ki, siz ondan ne bir saat geri kalırsınız, ne de ileri geçebilirsiniz” (Sebe: 30)

Kıyamet, insanların ecelleri gibidir İnsanın eceli geldiğinde, bir göz açıp kapatıncaya kadar ileri veya geri alınmadığı gibi, kıyamet zamanı geldiğinde de bir saniye olsun ileri veya geri alınmaz

İnanmayanlar, azap her taraftan kendilerini kuşattığı zamanki durumlarının korkunçluğunu eğer bilselerdi, elbette onu acele istemezlerdi Fakat kalplerinin körlüğü bu tehdidi onlara basit gösterdi, uyanıp da Hakk’a yönelmediler

Âyet-i kerime’lerde şöyle buyurulmaktadır:

“Kâfirler ne yüzlerinden ne de sırtlarından ateşi savamayacakları, kendilerine yardım da edilmeyeceği zamanı bir bilselerdi!” (Enbiyâ: 39)

Fakat uyarılar onlara hiç fayda vermiyor, etraflarını saran küfür karanlığı gerçeği göstermiyor

“Doğrusu o, onlara ansızın gelecek ve onları şaşkına çevirecek

Artık onu ne geri çevirmeye güçleri yeter, ne de kendilerine mühlet verilir” (Enbiyâ: 40)

Ki tevbe edebilsinler, mazeret beyan etsinler!

“Size vâdedilen mutlaka gelecektir Siz onun önüne geçemezsiniz” (En’âm: 134)

İşte iman etmeyenlerin ebedî cezaları! Kıyametin gelmesini kendilerinden çeviremedikleri gibi, tevbe edip özür beyan etmeleri için kendilerine mühlet de verilmez

Allah-u Teâlâ Muhammed Aleyhisselâm’a bu toplanmanın muhakkak olacağını ve kaçınılmasının imkânsız olduğunu bildirmesini emretmiş, görevinin sadece tebliğ olduğunu beyan buyurmuştur:

“Resul’üm! De ki: O bilgi ancak Allah katındadır Ben ise apaçık bir uyarıcıyım” (Mülk: 26)

Cebrâil Aleyhisselâm’ın genç bir insan şeklinde Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e gelmesi, İslâm ve ihsan’dan sorup cevap aldıktan sonra kıyametin ne zaman kopacağını sorması, Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in de:

“Bu hususta kendisine sorulan kimse, sorandan daha bilgili değildir” diye cevap vermesi meşhurdur (Buhârî - Müslim)

Âyet-i kerime’lerde şöyle buyurulmaktadır:

“Kıyamet saatini bilmek Allah’a havale edilir” (Fussilet: 47)

Bir kimseye: “Kıyamet ne zaman kopacak?” diye sorulursa: “Onu Allah-u Teâlâ bilir!” denilmelidir

“Kıyamet saatini bilmek ancak Allah’a mahsustur” (Lokman: 34)

İnsana düşen, geleceği muhakkak olan o günü düşünerek daha dünyada iken hayatını düzene sokmaktan ibarettir

Allah-u Teâlâ o günü daha önce hükmettiği belirli bir zaman için ertelemektedir Bu süre ne artar ne de eksilir

Âyet-i kerime’de:

“Biz onu ancak sayılı bir müddetin sona ermesi için erteledik” buyuruluyor (Hûd: 104)

Dünyanın sayılı müddeti son bulup ömrü tamam oluncaya kadar ahiret tehir olunacak ve o sayılı hesabın bittiği dakikada kıyamet kopacaktır Her gelecek yakındır



Gizliliğin Hikmeti:

Allah-u Teâlâ kıyamet vaktini gizledi ki, insanlar kıyametin kendilerine ansızın gelmesine karşılık devamlı bir hazırlık içinde olsunlar, kötülüklerden sakınsınlar

Âyet-i kerime’lerde şöyle buyurulmaktadır:

“Herkes işlediğinin karşılığını görsün diye, zamanını gizli tuttuğum kıyamet mutlaka gelecektir Buna inanmayan ve nefsinin arzusuna uyan kimse seni ondan alıkoymasın Yoksa helâk olursun!” (Tâhâ: 15-16)

İnsanları ahiret fikrinden uzaklaştırmak isteyen şeytan tabiatlı kimseler her zaman için mevcutur Fakat akıllı bir mümin, o gibi kimselerin akıntısına kapılmaz, onlara aslâ uymaz, kulluk görevlerini yerine getirerek ahiretini kazanmaya muvaffak olur



İnanan-İnanmayan:

İlâhî mahkemenin kurulup amellerin ölçüleceği, hesabın görüleceği o kıyamet günü gelmek üzeredir Çok yakınlarında olmasına rağmen insanlar ondan gafil bulunuyorlar O korkunç gün, mukadder vakti gelince ansızın gelecektir

Âyet-i kerime’lerde şöyle buyurulmaktadır:

“Onlar kıyamet zamanının ansızın başlarına gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?” (Muhammed: 18)

Kıyametin kopacağına dâir bunca Âyet ve alâmetler varken, inkârcılar yine de küfürlerinde devam edip dururlar

“Ne bilirsin, belki de kıyamet saati yakındır Ona inanmayanlar, onun çabuk gelmesini istiyorlar” (Şûrâ: 17-18)

Alaylı bir şekilde onun takdir edilen zamanından önce gelmesini ister dururlar

“İnananlar ise ondan korkarlar ve onun gerçek olduğunu bilirler” (Şûrâ: 18)

Gönüllerindeki gerçek iman açığa çıkar

“İyi bilin ki kıyamet saati hakkında tartışanlar apaçık bir sapıklık içindedirler” (Şûrâ: 18)

Allah-u Teâlâ kıyamet karşısında müminlerin tutumlarıyla münkirlerin tutumlarını tasvir buyurmaktadır

Müminler aynel-yakin bildikleri için kıyametten korkarlar ve titrerler O günde bütün insanların bir muhasebeye ve muhakemeye çekileceklerine inandıkları için hallerini düzeltmeyi lüzumlu görürler

Münkirler ise kıyametin asılsız bir vehimden ibaret olduğunu sanırlar Kalplerini hiçbir şey titretmez Olacağına inanmadıkları içindir ki kendilerini bekleyen âkıbeti tahmin edemezler

Âyet-i kerime’de şöyle buyurulmaktadır:

“İnkâr edenler, kendilerine o saat ansızın gelinceye, yahut da o kısır günün azabı kendilerine gelinceye kadar onun hakkında hep şüphe içindedirler” (Hacc: 55)

Göz önünde bunca deliller varken, Âyet-i kerime’ler yüzlerine karşı okunurken; bunlar Hakk’ı hatırlamazlar, Hakk’tan yana olmazlar, imansızlık ve müşriklik ederler, Allah’tan korkmazlar, ahiret için hazırlanmazlar, ömür sermayelerini boşa harcayıp dururlar Emniyet içinde olduklarından değil, ilerisini düşünemediklerinden, basiretsiz olduklarından dolayı öyle yaparlar

Allah-u Teâlâ bu gibi kimseleri uyarmak üzere Âyet-i kerime’lerinde şöyle buyurur:

“Allah tarafından kuşatıcı bir felâket gelmesi veya farkında olmadan kıyametin ansızın kopması karşısında kendilerini emin mi gördüler?” (Yusuf: 107)

Ki hiçbir şeyden habersiz bir şekilde gaflet içinde yaşayıp duruyorlar

“Onlar hiç ummadıkları bir sırada kıyamet zamanının ansızın başlarına gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?” (Zuhruf: 66)

Böyle bir hâlde yaşayıp dururlarken, büyük felâket başlarına geliverecektir



Küfürde İnat, Kötülükte Israr:

Kıyamet, dünyayı ve geçici dünya hayatını arzu edenlerin isteklerine muhaliftir Bunun içindir ki çekinmeden onu inkâra cüret ederler Şehvetlerinden, lezzetlerden ayrılmamayı, ileride onlara devam etmeyi, ahlâki ve dini herhangi bir engel olmadan kötülükleri ve günahkârlığı sürdürmeyi isterler Bu hallerinden dolayı hiçbir üzüntü duymazlar Tevbekâr olmak istemezler, hallerini ıslaha çalışmazlar

Âyet-i kerime’lerde şöyle buyurulmaktadır:

“Fakat insan, ileriye doğru devamlı suç işlemek (ömrünü günahla geçirmek) ister: ‘Kıyamet günü ne zamanmış?’ diye sorar

Göz kamaştığı,

Ay tutulduğu,

Güneşle ay bir araya getirildiği zaman!” (Kıyâmet: 5-9)

Gözler o günde görecekleri şiddet ve dehşetten dolayı şimşeğe tutulmuş gibi bir hâle gelir Kâinat alt-üst olur, ay ve güneş birbirine katılır, ışıkları söner simsiyah kesilir

“İşte o gün insanlar: ‘Kaçacak yer neresi?’ der” (Kıyâmet: 10)

Bu sorusu ile sanki kurtuluş ümidi aramaktadır

“Kıyamet kendilerine gelip çatınca ibret almaları neye yarar?” (Muhammed: 18)

Çünkü o gün sorgulama ve yargılama, cezâ ve mükâfat günüdür O gün herkes kendi derdi ile meşgul olmaya mecbur olur, herkes kendisini azaptan kurtarmak için çırpınır



Merhametlilerin en merhametlisi olan Rabb’imiz Tebâreke ve Teâlâ Hazretleri Kur’an-ı kerim’in bir çok Âyet-i kerime’lerinde ahiret gününün çetin azabından kullarını korumak ve sakındırmak için öğütlerde ve uyarılarda bulunmaktadır:

“İnsanların hesap görme zamanı yaklaştı, fakat onlar hâlâ gaflet içindedirler” (Enbiyâ: 1)

Gaflet; hatırlanması gereken şeyin insanın aklından çıkması, onu hatırlamaması demektir Yapması gereken şeyi ihmal ederek yapmayan kimseye gafil denir

Nefsin arzularına, şeytanın adımlarına uymuş, zevk ve safaya, oyun ve eğlenceye dalmış, gerçek hayatın bu dünya hayatı olduğunu zannetmiş, böylece ömrünü tüketiyor, gerçek hayatın ölümden sonra başlayacağını bilmiyor, ahiret tedarikinin çaresine bakmıyor

Allah-u Teâlâ o gün için hazırlık yapılmasını emreder ve şöyle buyurur:

“Allah katından geri çevrilmesi mümkün olmayan bir gün gelmezden önce, Rabb’inizin davetine icabet edin O gün hiçbiriniz sığınacak yer bulamaz, inkâr da edemezsiniz” (Şûrâ: 47)

O günde Allah-u Teâlâ’nın himayesinden başka sığınacak bir yer yoktur Müstehak olanlardan hiç kimsenin azabı kaldırmaya gücü yetmeyecektir

“Öyle bir günden korkun ki, o günde hepiniz Allah’a döndürülürsünüz Sonra herkese kazandıkları noksansız verilir ve hiç kimse haksızlığa uğratılmaz” (Bakara: 281)



Bu mevzu Muhterem müellif Ömer Öngüt Efendi’nin “Kalplerin Anahtarı” Külliyatı’nın “Kıyamet ve Alâmetleri” isimli eserinden derlenmiştir

 

Kobe23 is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Saat 04:21.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553