FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Dini Sohbet
Zevk Nedir, Niçin Verilmiş?
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Zevk Nedir, Niçin Verilmiş? ile ilgili Benzer Konular
160 Kez Görüntülendi
Benlik duygusu nedir insana nicin verilmistir?
Dini Makaleler
TV Yarışmalarında Verilmiş İlginç Cevaplar
İlginç Resimler
namaz nedir ve niçin kılınır
Namaz
yazılı avatarlar(verilmiş olabilir)
Yazılı Avatarlar
Erime efekti verilmiş resimler
Wallpaper / Resim
Kalpleri Kabe Olarak Görmek..
|
Ben” den “O” na, “Ene” den “Hû” ya nasıl varılır?
Konu Araçları
10-04-2008
#
1
Profil Bilgileri
mum
Zevk Nedir, Niçin Verilmiş?
Zevk Nedir, Niçin Verilmiş? başlıklı yazı Mumsema Zevk Nedir, Niçin Verilmiş? Forum Alev
ZEVK NEDİR, NİÇİN VERİLMİŞ?
Diyorlar ki: Dünyaya bir kere gelinir
Sonun başlangıcı yok-tur
Gülün, eğlenin, bir yıldırım hızıyla geçen ömrünüzü zevk ve safa ile geçirin
îman, âhiret, ibâdet, helâl, haram, ölüm gibi size sorumluluğunuzu hatırlatacak ve zevklerinizi kısıtlayacak kavramları düşünmeyin
Siz bir kelebek kadar hür ve kayıtsız olmalısınız
"İç bade, güzel sev, var ise aklü şuurun Dünya var imiş, ya ki yok imiş ne umurun
"
Bu bir hayat felsefesidir ve adına Hedonizm denir
Dilimiz-de "Hazcılık" veya "Zevkçilik" diye ifade edilebilir
Kökleri Eski Yunan'a kadar gider
İlk filozofu Epikür'dür
Felsefe tarihleri, her ne kadar Epikür'e "İlk" diyorlarsa da, bu beni tat-min etmiyor
Kanaatime göre ilki şeytan, ikincisi nefistir; Epikür, ancak üçüncü olabilir! Daha sonra bu fikirlerin bir benzerini Ömer Hayyam'da görüyoruz
Felsefe, Nedim'in, "Gülelim, eğlenelim, kâm alalım dün-yadan," mısrasıyla sloganlaşır
Günümüzün maddeci toplumla-rı; zevk kıskacının kurbanı oldular
Bu salgın hastalık, bazı şer odaklarının marifetiyle, vatanımızı hedef almış durumda
Genç-lerimizin beyinleri, sözde sanatlarla yıkanıyor; şarkı sözleri-ne kulak verin, kâfi
Hedonizm, Bir Azınlık Felsefesidir
Evvelâ, Hedonizm'in içyüzü üstünde durmak istiyorum
Bir sistemin kabul görmesi için, toplumun tamamına, yahut ekseri-yetine hitap etmesi gerekir
Oysa Hazcılık, kısmî bir azınlığı içine alıp, çoğunluğu dışarıda bırakıyor
Çünki, cemiyetin ekse-riyetini çocuklar, hastalar, fakirler, ihtiyarlar ve musibete uğra-yanlar teşkil ederler
Dilediği gibi eğlenmek, her arzusunu tat-min etmek, her zevki tatmak, ancak belli bir gruba vergidir
Hem genç olacak, hem sağlıklı, hem zengin ki, keyif peşinde koşabilsin
Karnını doyuramayan fakire, ızdıraplar içinde inleyen hastaya, kabir kapısında ölümü bekleyen ihtiyara "Ye, iç, eğlen, keyfine bak," demek gülünç olmaz mı? Fakir, ancak bu dünyada tadamadığı lezzetlere, âhirette kavuşacağını düşünüp, ümit ederek teselli olabilir
Hastalar, aczini anlayıp, Yaradan'ına dua etmekle huzura kavuşur
Beli bükülmüş, fâni zevklerden elini çekmek zorunda kalmış ihtiyarlar ise, ölümün yokluk olmadığını, ebedi bir âleme git-mek için vasıta olduğunu düşünmekle tarifsiz kederlerden kur-tulabilir
Şark tefekkürünün âbidelerinden olan Sadi'nin de dediği gi-bi; "insanlar bir vücudun azalarıdırlar
" Organların karşılık-lı yardımlaşmalarıyla hayat devam eder
Toplum hayatı da, fert-lerin dayanışmasına ve birbirleriyle müsbet mânada ilgilenmesi-ne bağlıdır
Akıl, kalb ve vicdan sahibi her insan, şâir hemcinslerine merhamet eder, etmelidir
Çevresindeki kişilerin dertlerine, ke-derlerine, ızdıraplarına kayıtsız kalabilenler, insanî özelliklerini kaybedenlerdir
Ağlayan yetimlere, kıvranan açlara, inleyen hastalara ve titreyen ihtiyarlara rağmen zevkini düşünenlere, sadece ke-yif için yaşayanlara insan mı denir?
Zevkçi Anlayış, Çalışma Şevkini Öldürür, Aile Müessesesini Yıkar
Hazcılar, çalışmayı da sevmezler
Kazanmak için ter dök-mek istemezler
İş, zamandan ve keyiften fedakârlık etmeyi ge-rektirir
Şu halde zevk için harcanacak parayı nerden temin ede-cekler? Şüphesiz saf ve masum insanların sırtından
Bu sebeple, cemiyette zevkçilik arttıkça, vurgunculuk da çoğalıyor
Bir yanda gayrimeşru kazancı meslek haline getirenler, diğer yanda çalıştığı halde yeterince kazanamayanlar
Dünya, zâlim asalak-larla, mazlum vatandaşların dünyası
Zevk, gaye olalı, aile müessesesi zayıfladı
Çünki, cemiye-tin çekirdeği olan aile, ancak fedakârlıklarla ayakta durabi-lir
Kadını, "yasak zevklerin aracı" kabul eden zihniyet, "şefkat kahramanı anayı" tanımaz
Çocuk ise, keyif aracı olan parayı paylaşarak azaltan düşmandır; doğmadan öldürülmeli
Yaşasın nüfus plânlaması!
Aşiretleri devlet yapanlar, kahramanlardır
Esir milletleri, efendi haline getirenler, ideal adamlarıdır
Ölüm uykusuna yat-mış cemiyetleri ayaklandıran, coşturan ve yüce hedeflere koştu-ranlar, alperenlerdir
Şahsî arzuları peşinde sürüklenenler kahraman olamazlar
Sefahat döşeğine rahat için yatanlar, fedakârlık edemezler
Benciller, ölüme gülümseyen, mânâ için yaşayıp, dâva için ölenleri anlayamazlar
Bunlardan meydana gelen toplum, içinden çürümüştür
Hayatın gayesini zevk zannedenlerin beyinleri, mideleri-ne inmiştir
Maddî zevkten başka zevklerin de olabileceğine ihtimal vermezler
Açı doyurmanın, yetimi okşamanın, düşküne yardım etmenin hazzına yabancıdırlar
Gürültülü müzikten, ka-sıkları patlatan komediden, şehvet kokan edebiyattan hoşlanır-lar
Ömürleri, yeni zevkleri hayâl etmekle geçer
Zevkin sınırı yoktur
Tekrarlanan hazlar, tad vermez olur
O zaman yeni ve değişik zevklerin peşine düşerler
Bulamayınca, sıra aklı uyut-maya gelir
Yeni dostları afyon, eroin ve alkoldür artık
Uyuyan, uyuşan ve sızan bir cemiyet ortaya çıkar
Böyle bir toplum, dostu düşmandan ayırt edemez
Hürriyet kapısı kapanmaya, esaret kapısı açılmaya başlar
Ruhun cüzzamı olan bu korkunç hastalığa yakalananlar, manen ölüdürler
Ölülerse, mülklerini koruyamazlar
İşte bunun için materyalist dış odaklar ve onların içerdeki kuklaları, zevki ve hazzı gaye olarak gösteriyorlar!
Zevk, Niçin Verilmiş?
Zevk nedir? Zevk, vasıtadır
Ferdî hayatın ve neslin devamı için yaratılmıştır
Yiyeceklerde zevk olmasaydı, yemek yemek bir azap olurdu
Yiyemez, içemez ve zarurî ihtiyacımız olan gı-daları alamazdık
Hayat devam etmezdi
Keza, evlilikte lezzet olmasaydı, aileler kuramaz, çoğalamaz, yeryüzünü şenlendiremezdik
İnsan nesli kesilirdi
Halbuki biz, îman ve ibâdet için yaratıldık
Bu yüce vazifeleri yapmak için yaşamalı, neslimizi devam ettirmeliyiz
Yanlış olan, vâsıtayı gaye yerine koymaktır
Zevk için yaşayanlar, eşeğini doyurup, kendisi açlıktan ölenlere benzerler
Zevk ve lezzetin yaratılmasındaki bir hikmet de şudur: Biz bu dünyaya bir imtihan için gönderildik
Burası ücret ve mükâfat yeri değildir
Her pâdişâh gibi, şu dünya mülkünün mâliki olan Allah'ın da bazı emirleri ve yasakları var
Haram zevkler de bu imtihanın bir parçası
Bizden, meşru dairede kal-mamız isteniyor
Hür bir irâdeyle yaratılmışız
Helâl çizgisinde yaşayıp cenneti kazanmak da elimizde, haram zevklere kapılıp cehenneme gitmek de
Aslına bakarsanız, Allah'ı tanımayan, âhireti bilmeyen ve kulluk şuuruna ermeyen kişi, dünyada da mutlu olamaz
Çünkü dünyanın lezzetleri geçicidir
Zevkin bittiği yerde elem başlar
Ölüme kadar sürer gider bu nöbet
Hazların fâni olduğunu düşünmek bile, hayatı zindan etmeye yeter
Hayattan tam zevk alanlar, ancak inananlardır
Onlar bilirler ki, lezzetler geçici-dir, ama nimetleri veren Allah bakidir
Tükenen nimetlerin devamını da yaratmaya muktedirdir
Bu dünyada vermese bile, ebedî saadet yeri olan âhirette verebilir
Şu halde lezzetin sonu-nu düşünüp kederlenmek manasızdır
Evindeki bir sepet elma-nın biteceğini düşünerek üzülen fakir bir adam, öğrense ki, pa-dişah kendisini elmasız bırakmayacak, her ne zaman elması kal-masa o yine verecek, sevinir ve lezzetini tam alır
Akıl Yerinde Kullanılmazsa!
İnsanı hayvandan ayıran en mühim özellik, akıldır
Fakat bu müstesna kabiliyet, yerinde kullanılmazsa belâ olur
Çünkü, akıl sayesinde geçmişi ve geleceği düşünmek mümkündür
İnanma-yan adam, geçip giden güzel günlerini hatırlayarak hayıflanır
Gelecek zaman ise, meçhul tehlikelerle doludur
Ölümü herşeyin sonu sanan için, mazi, bir yoklar ülkesidir
İstikbâl ise, ken-disini yutacak bir ejderha ağzıdır
Allah'a teslimiyeti olmadığı için, her olay ruhunu titretir
Dış görünüşüne bakılırsa mutlu zannedilir, lâkin iç dünyası, acılarla cehenneme dönmüştür
Oy-sa inanan kişi için ölüm yokluk değil, bir başlangıçtır
Nuranî âhiret âlemine geçiş vasıtasıdır
Gelecek ise, sonsuz merhamet sahibi olan Allah'ın emrindedir
Dünya da, içindekiler de fani-dir, ama O daimîdir
Eğer insan bu dünyada ebediyyen kalacak olsaydı, belki zevkine gereğinden fazla önem verebilirdi
Fakat yeryüzünde her an ölüm rüzgârları esiyor
Çevremizde ölümlü hayatın kav-gasına şahit oluyoruz
Her yaratıkta ölümün yüzünü görüyoruz
Dün dalında gülümseyen çiçekler, bugün ayaklar altında
Bahar ve yazın yeşil gelinleri olan ağaçlar, kışın kefenler içinde
Mas-mavi göklerde serazat uçan kuşlardan artakalan, bir avuç tüy yumağı
Elif gibi dik duran gençler, bir de bakıyoruz ki, dal gibi eğilmişler
Zevk cilasıyla parlayan gözler toprakla doluyor
Sevdiklerimiz bizi birer birer terkediyorlar
Bütün yollar kabre çıkıyor
Şeksiz şüphesiz biliyoruz ki, bizim de sonumuz ihtiyar-lık ve ölümdür
Şu halde, hâkimiyet davasında hayattan hiç de geri kalmayan ölümün bizden bir isteği olmalı
İşte, insa-nın en önde gelen meselesi budur ve hiç kimse bu gerçeğe ka-yıtsız kalamayacaktır
Zevkperest, ölüm karşısında titrerken, müslüman rahattır
Çünkü ölüm, toprağa girip çürümek değil, sevgili Peygamberine ve sair sevdiklerine kavuşmak demektir
Başkalarını dehşete düşüren Azrail, güvenilir bir emanetçidir
Ve onlar için cenaze merasimiyle, düğün alayı, aynı şeydir
Gidiş Rahman ve Rahim'e olunca, kabir gülistana döner
Zevkçi Adamın Misali
Şu gelecek kıssa, zevk için yaşayanların hâlini ne güzel an-latıyor: Adamın biri seyahat ediyormuş
Karşısına bir şahıs çık-mış ve onu evine davet etmiş
Beraber gitmişler
Seyyah bakmış ki, karşısında bir saray
Şahane bağlar, bahçeler ve şadırvanlarla çevrili misafir odasına girmiş, orada geniş sofralarla karşılaş-mış
Bazı adamlar saz çalıyor, bazı kadınlar ise şarkı söyleyip dans ediyorlarmış
Oturmuş, güzel yemeklerden yemeye, şarap-lardan içmeye ve çevresindeki manzarayı seyretmeye başlamış
Fakat o sırada yanına bir adam gelmiş ve "Sen de, yanında otu-ran diğer misafirler de, biraz sonra îdam edileceksiniz," demiş
Adam araştırmış, bu sözün doğru olduğunu anlamış
Kat'i kana-ati gelmiş ki, yemekten sonra öldürülecek
Şimdi düşünelim: Acaba bu adam, hiçbir şey olmamış gibi, yeyip içmeye, gülüp eğlenmeye devam edebilir mi? Ölüm korkusu, lezzetleri acılaştırmaz mı? Bu şartlar altında hayattan zevk almaya imkân var mıdır? Asla! İşte dünya âşıklarının hâli budur
Hayatın gayesi zevk değildir, diyoruz
Öyleyse niçin ya-ratıldık? Şimdi de bu sorunun cevabını arayalım:
"Çoklukta birlik" diye tarif edilen ahengin en mükemmelini kainatta görmekteyiz
Her yaratık, kendisine düşen vazifeyi ek-siksiz olarak yerine getiriyor
Cansızlar, hayata hizmet ediyor
Hayatın en ulvîsi de insana verilmiş
Hiç tereddüt etmeden di-yebiliriz ki, kâinat insan için çalışıyor
Bitkiler hayvanların, hayvanlar ise insanların emrinde
Her mahlûkun bir gayesi ol-duğuna göre, insan da bir maksat için yaratılmıştır
Aksini dü-şünmek abes olur
Şu halde bu nasıl bir gaye olmalı? Bu soru-nun cevabı, Rabbimizin kelâmıdır
Bütün ilâhî kitaplar aynı noktaya parmak basarak diyorlar ki: Temel vazifeniz, sizi yok-tan var eden ve sayısız nimetlerle yaşatan Allah'ı tanıyıp, kulluk etmektir
Sonsuz bir gençlik, ebedî bir saadet ve tükenmez zevkler isterseniz, O'nun emirlerine itaat edip, yasaklarından sa-kınınız
Dünyanın zevkleri, aldatıcı seraba benzer
Fâni lezzet-lerin cazibesine kapılarak gerçek hedefinizi unutursanız, azaba uğrayanlardan olursunuz
İsyan ve küfür nankörlüktür
Misafir, ev sahibinin sözüne itaat etmelidir
Kendisini yedi-ren, içiren, istirahatını temin eden zatı dinlemeyerek, içinden geleni yapan adam nankördür
Vazifesi teşekkürken, misafirha-ne sahibini tanımak istemeyen misafir, kahra müstahaktır
İşte, dünya misafirhanesine gelip de nimetlere mazhar olan, fakat Allah'ı bilmeyen kulun hâli bu misale benzer
Seyrettiğim bir bilim kurgu filmi, bana "Allah'a kul olmak," gerçeğini çok iyi anlatmıştı
Nakletmek istiyorum: Zengin bir adam, robot üretmek için büyük bir fabrika kuruyor, milyarlarca lira para sarfediyor
Gaye, onları bazı mühim işlerde çalıştır-mak
Robotlar yapılıyor
Her nasılsa, bazılarının kumanda ci-hazları bozuluyor
Robotlar isyan ediyorlar
İş yapmadıkları gi-bi zarar da veriyorlar
Başıboş ve serserice yaşamak hevesine kapılıyorlar
O zat, önce îkaz ediyor
Durum düzelmeyince ro-botları feci şekilde tahrip ediyor
O gelişmiş cihazları, biz insanlara benzetiyorum
Kâinat fabrikası bizim için kuruldu
Can-sız olsun canlı olsun bütün makinalar bize hizmet ediyor
İbâdet gibi yüce bir gaye için yaratılmışız
Nimetler, lezzetler ve zevk-lerle de imtihan olunuyoruz
Bir hesap gününün bulunmadığını, ölümün yokluk olduğunu düşünmek abes olur
Çünkü nice hik-metlerle yaratılan şu kâinat, boş yere çalışmış olur ki, bu durum abeslerin en büyüğüdür
Şu halde, âhiret kurulacak, hesap günü gelecek
Asîler ceza, inananlar da mükâfat görecek
Kendi raha-tı için başkalarını vasıta yapanlar, er geç azaba duçar olacaklar
Nefsin İstekleri Ayrı, Ruhun İstekleri Ayrı
Yeri gelmişken bir konuya daha temas etmek istiyorum: Ba-tılı psikologlar, daima nefisle ruhu birbirine karıştırmak gi-bi affedilmez bir hataya düşüyorlar
Pek tabiî, bizdeki tak-litçiler de aynı hatayı tekrar ediyorlar
Sonuç, nefsin istekle-rini, sanki ruhun arzularıymiş gibi kabul etmek ve psikolo-jik sistemleri bu yanlış kabule dayandırmak oluyor
İşte tav-siyeleri: "Hiçbir arzunuzu bastırmayın, içinize atmayın, bir an önce tatmin edin
" Bu fikirler, kabul de görüyor
Günahlar, ilmî kisvelere bürünerek meşrulaşıyor
Böylece, azgın ihtiraslarına sınır koymayan "bilimsel sapıklar" ve "aydın zâlimler" ço-ğalıyor
Zayıflar eziliyor, masumlar lekeleniyor, kuzular kurtla-ra peşkeş çekiliyor
Halbuki, ruh ayrı, nefis ayrı varlıklardır
İkisi aynı kişide bu-lunmakla birlikte, mîzaçları taban tabana zıttır
Birinin zevk al-dığından, diğeri tiksinir
Nefis, kötülüklere meftundur
Lügatinde "doymak" kelimesine yer yoktur
Hep daha fazla-sını ister
Şımarıktır, isyankârdır, yüzsüzdür
Aldıkça daha çok kuvvetlenir
Nihayet öyle bir raddeye gelir ki, insana "Hayatın gayesi zevktir," hükmünü verdirir
Mesuliyetten kaçar
Kaide-ler, yasaklar ve kanunlar, onun en sevmediği kavramlardır
Dini ve ahlâkı da sırf bunun için sevmez
Çünkü bunlar in-sana, başıboş olmadığını, hayvan gibi istediği yerde otlayamayacağını, ibâdet için yaratıldığını hatırlatır
Ona, Allah'a isyanın nankörlük olduğunu söyler
Ruhun da kendine has gıdaları vardır
O, ilimle olgunlaşır, ibâdetle teneffüs eder ve tefekkürle yücelere erer
Yaratıklardaki harika sanatları görerek Rabbini düşünmek, muhatap olduğu nimetler için minnet duyarak şükretmek, en mühim gayesidir
Bu yolla, geçmişin elemlerinden ve geleceğin endişelerinden kurtulur
Teslimiyet ve tevekkülle huzura kavuşur
Organlar, yaptıkları işe göre kıymet alırlar
Sadece maddî zevkler için kullanılan kabiliyetler, değerlerini kaybederler
Ruh, bu gerçeğin farkındadır
Aklını ve diğer manevî cihazlarını midesine ve cinsî isteklerine hizmet ettirenlerin mutlu olmaları kabil mi-dir? Efendilerin uşaklara köle olduğu yerde, saadetten bah-sedilebilir mi?
Zevkçiliğin Sonu
Hazcılığın sonu Pesimizm, yâni karamsarlık felsefesidir
Çünkü, "Devam etmeyen şeyde lezzet yoktur
" Dünya ni-metlerinin ve kendisinin fâni olduğunu bilen insanın mesut ol-ması mümkün müdür? Aklı uyuşturan maddelerin sefahat top-lumlarında çoğalması da bu hakikati gösterir
Yine, maddî hazlara doymuş Batı cemiyetlerinde intihar olayları daha çok görü-lüyor ki, bu durum, mutlu olamadıklarının en açık delilidir
Me-sut bir insan niçin aklını uyutsun ve niye intihar etsin!
Şuna hep inanmışımdır; eğer zevkine düşkün olanlar, cen-netteki lezzetlere şüphesiz inansalar, herkesten ziyade ibâdetle meşgul olurlardı
Çünkü her hazzın aslı oradadır
Dünya zevkleri ise, bir gölgeden ibarettir
Hedonistlere şunu söylemek isterdim: Zevk ve safa içinde sonsuza kadar yaşa-mak mı istiyorsunuz, hiç durmayınız; îman ab-ı hayatından ve ibâdet şerbetinden içiniz
Yarın çok geç olabilir
Öbür güne ise hiç güvenmeyiniz
Sözün kısası, "Hakiki zevk ve elemsiz lezzet ve kedersiz sevinç ve hayattaki saadet, yalnız îmandadır ve îman hakikatları dairesinde bulunur
" Bundan dolayı zevk ve saadet is-teyenlere söylenecek söz şudur: "Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz, hayatınızı îman ile hayatlandırınız ve ferâizle zinetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz
"
Ömer Sevinçgül, Merak Ettiklerimiz, Cihan Yayınları, İstanbul 1998: 343
Dantel
Mumsema
Frmacil
Tags
:
nedir
,
nicin
,
verilmis
,
zevk
Zevk Nedir, Niçin Verilmiş? ile ilgili Benzer Konular
160 Kez Görüntülendi
Benlik duygusu nedir insana nicin verilmistir?
Dini Makaleler
TV Yarışmalarında Verilmiş İlginç Cevaplar
İlginç Resimler
namaz nedir ve niçin kılınır
Namaz
yazılı avatarlar(verilmiş olabilir)
Yazılı Avatarlar
Erime efekti verilmiş resimler
Wallpaper / Resim
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
21:03
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552