Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Dini Sohbet

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Dini İletişim Nedir?Nasıl Olmalıdır?... ile ilgili Benzer Konular
199 Kez Görüntülendi

Bebeğin Odası NasıL OLmaLıdır ? Gebelik ve Annelik
Kadının dış örtüsü nasıl olmalıdır? Eller ayaklar nereye kadar açık olabilir? Baş nasıl kapatılmalı Sorular ve Cevaplar
Bahçe Aydınlatması Nasıl Olmalıdır ? Dekorasyon
Çocukların Diş Bakımı Nasıl Olmalıdır Çocuk Sağlığı ve Bakımı
yalanla mücadele nasıl olmalıdır Çocuk Sağlığı ve Bakımı

Tarihe kaydolan kaybolmaz... | Kültürümüzde çift isim ve lakap geleneği...
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 20-05-2008   #1
Profil Bilgileri
Standart Dini İletişim Nedir?Nasıl Olmalıdır?...



Dini İletişim Nedir?Nasıl Olmalıdır?... başlıklı yazı Mumsema Dini İletişim Nedir?Nasıl Olmalıdır?... Forum Alev


Dinî iletişim nedir, nasıl olmalı?(*)


DİNî İLETİŞİMİN KAYNAĞI VE UNSURLARI

Her şeyi olduğu gibi ilk "iletişim"i de kuran; kuşkusuz, kâinatı yoktan var eden, tek ve bir olan, eşi ve benzeri, öncesi ve sonrası olmayan Allah Teâlâ'dır O her şeyi bilir, görür, olan biten bütün olaylardan haberdârdır Onun bilgisi dışında bir yaprak bile kıpırdamaz

İşte, her şeyin olduğu gibi "dinî iletişim"in kaynağı da Hz Allah'tır O bize, iletişimin ikinci unsuru/öğesi olan mesajı (vahyi), peygamberleri (aleyhimüsselâm) aracılığıyla kodlamıştır

Kodlanan bu mesaj, Nebî'nin/Peygamber'in (sav) Allah'tan (cc) getirdiği Kitap Bütün mesaj bunun içinde

Onu insanlığa aktaracak bir kanal gerekli Bu da konuşma ve yazı dili Yani hitâbet ve kitâbet

Görüldüğü ve anlaşılacağı üzere mesajın kodlanma süreci devam ediyor

Hedef yani alıcı kim?

Topyekün insanlar ve cinler Yani akıl sahibi olan varlıklar Bu varlıkları, Hâlık Teâlâ'nın (Yüce Yaratıcı'nın) mesajına muhatap kılan pek çok dış ve iç unsurlar var En başta da akıl ve bu akılla gerek kendi bünyelerindeki, gerekse dış dünyadaki hârikulâdelikleri görüp, bunların mutlaka bir mûcidinin-yaratıcısının olduğuna hükmetmeleri Sonra da Peygambere kulak ve gönül verip onun Allah'tan getirmiş olduğu mesajın kodlarını çözmeleri Yani bizim gibi yeyip içen, yatıp kalkan, kısaca her şeyiyle biz olan bu varlık ne anlatmak istiyor? Onu anlamaya çalışıyor insanlar

Peki, anladıklarını veya anlamadıklarını ya da varsa kuşkularını-tereddütlerini mesajı kodlayan Peygambere bildirmeyecekler mi bu insanlar? Çünkü iletişimin geri bildirim (feed back) safhası olmadan iletişim sağlıklı olarak gerçekleşmiş olmaz O halde elbette geri bildirim de olacak Olacak ki Peygamber kodladığı mesajın ne kadar anlaşılabildiğini görmüş-öğrenmiş olsun

Her iletişim sürecinde olduğu gibi, dinî iletişim sürecinde de iletişimi erozyona uğratan, mesajın idrâkini/algılanmasını zayıflatan dış unsurlar vardır Biz bu dış unsurları gürültü diye adlandırıyoruz
***

GÜRÜLTÜ ÜÇ KISIMDIR

Birincisi fiziksel gürültü ki, inanmayanların, inanmak istemeyenlerin Peygamberin (sav) mesajını dinlememek için açıktan gürültü-patırtı, kavga-şamata çıkartmaları gibi Nitekim Mekke müşrikleri, 'Onun bulunduğu, konuştuğu yerlerde patırtı-şamata çıkartın; belki galip gelirsiniz Yani mesajını doğru ve sağlıklı kodlanmasını önlemiş olursunuz' diyorlardı biribirlerine

İkincisi psikolojik gürültü: Peygambere (sav) karşı olanların; sürekli olarak onu rahatsız edecek, canını sıkacak tavır ve davranışlarda bulunması Onun Zihnini lüzumsuz ve bayağı şeylerle meşgul etmeye çalışmaları İşte bu gibi hâller de psikolojik gürültüdür (Mesela: Peygamber Efendimizin maruz kaldığı "işkembe işkencesi" vb davranışlar)

Üçüncüsü de nöro-fizyolojik gürültü: Mesajı kodlayacak olan kişinin (Peygamberin veya vekilinin-vârisinin) sağlık durumunun elverişli olmaması Dolayısıyla duyu organlarında problem yaşaması Mesela Hz Musa'nın (as), dilindeki kekemelikten dolayı Allâh Teâlâ'ya, "Rabbim! Göğsüme genişlik ver, işimi kolaylaştır, dilimden bağı çöz ki sözümü anlasınlar" (Kur'an, Tâhâ, 25-28) diye dua edip yalvarması Peygamber Efendimizin (sav), vefatıyla neticelenen hastalığındaki son anları gibi

Mesajı kodlayanın kendi durumundan kaynaklanan bir başka şey de iletişime engel teşkil edebilir Mesela, Kureyş'in Peygamber Efendimizin (sav) "yetim" oluşuna kafayı takmaları gibi

Bu durumda da hedef kitle iletişimcinin söylediklerine kafa ve gönül veremez, onun vermek istediği mesajı doğru ve sağlıklı biçimde kavrayamaz/algılayamaz

Veya mesaja muhatap olanların kendi açılarından başka takıntıları olabilir Sevgili Peygamberimizin (sav) amcası Ebû Tâlib'in, kendi yetiştirmesi bir "yetim"e tâbi oldu, diye kınanmayı göze alamadığı için inanmaması gibi
***

MESAJIN KODLANMASI

Dinî iletişimde de mesajın kodlanması esastır ve çok önemlidir

Allah Teâlâ Peygamberine (sav), hedef kitleye mesajı nasıl vermesi (kodlaması) gerektiğini kısa ve öz olarak şöyle bildiriyor:

"Sen, Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır Onlarla en güzel şekilde mücâdele et!" (Kur'an, Nahl, 16/125)

Hikmet, sağduyu ve dinin esaslarına uygun konuşma demektir Konuşulan sözlerin yerli yerinde olmasıdır

Bildiğiniz gibi yaratılış itibariyle insanlar, toprağın durumu gibi çeşit çeşittir O bakımdan eğitimde de Hakk'a davette de farklılıklar olacaktır Muhataplara, değişik kültür ve anlayış seviyesindeki topluluklara, değişik keyfiyet/nitelik ve üslupta mesajınızı iletmek gerekecektir Her yerde ve herkese karşı aynı üslup kullanılamaz Bu âyetten hareketle biz de, mesajı alacak (davete muhatap olacak) insanların kabaca üç sınıfa ayrıldıklarını söyleyebiliriz:

1 Sağduyu sahibi ve eşyanın hakikatini öğrenen araştırıcı bilim adamları Davette hikmetle davranma bunlar içindir Zira hikmet kesin olan delillerdir

2 Halkın çoğunluğunu teşkil eden ve henüz dejenere olmamış, sağlam ve sağlıklı fıtratını koruyan orta sınıf Kendilerine mesajın, güzel ve tatlı öğütle kodlanması istenenler bunlardır

3 Mücadeleci, inatçı ve düşman kesimler Mücadele yolunun en güzeliyle kendilerine mesajın kodlanması (davet edilmesi) istenenler de bunlardır Zira unutmamak gerekir ki, Hz Allah Musa peygambere, Firavun'a bile tatlı ve yumuşak sözle davette bulunmasını emretmiştir
***

DİNÎ İLETİŞİMDE DEVAMLILIK

Dinî iletişim son Peygamberle (sav) birlikte nihayete ermeyeceğine-ermediğine göre, kıyamat sabahına kadar onu devam ettirmekle yükümlü alim-bilge kişiler, bu noktada nelere dikkat etmelidirler?

İki başlık altında kısaca bu noktaya da dikkat çekmeye çalışalım isterseniz

A Müessir/etkili bir dinî iletişim ne gibi özelliklere sahip olmalıdır?

1 Mevzu/konu seçimi: İnanç, ibâdet mevzuları, İslâm âdab ve ahlâkı, Hz Peygamberin hayatı (siyer), İslâm ve dünya tarihinden örnekler ve alınacak dersler Bunlar öncelikli konular olmalıdır

2 Zaman: Şartlara, zamana-zemine, ihtiyaç ve günün gelişmelerine göre konu seçmek, verilmesi gereken mesajları ihmâl etmemek iletişimde başarılı olmada esastır

3 Seçilen konunun, verilecek mesajın planı: En küçük, en kısa bir konuşmanın bile bir planı olması gerekir Dinî iletişim (tebliğ) ise sürekli bir dinî-dünyevî eğitim-öğretim, aşılama ve aydınlatma görevi olmanın yanında asgarî 30-45 dakika süren bir konuşma demektir Konu seçimi kadar süre ve plan da önemlidir

4 Mesajda üslup: "Güzel sözde bir büyüleme ve çekicilik vardır", "Tatlı dil, yılanı kovuğundan çıkarır" sözleri meşhurdur Üslubun tatlılığı-güzelliği konuşmayı da etkili kılacaktır Tersinin, aksi yönde sonuçlanacağında ise kuşku yoktur

5 Mesajın monoton olmaması: Konuşma monoton olmamalı, dinleyenlerden herbirinin ruhunu okşayacak, faydalanmasını sağlayacak bir şekilde sunulmalıdır Toplumu uyanık tutabilmek, ilgilerini çekebilmek için, mesajın konusunu imkan nisbetinde zenginleştirmek gerekir

6 Verilen mesajlarda süreklilik: İslâm âleminde asırlardan beri bu usûle uyulmuş; Ramazan ayında, Bayram ve Cuma hutbelerinde, hatta Cuma namazından önce camilerde sürekli olarak dinî-dünyevî sohbet ve öğütlere yer verilmiştir Böylece dinî iletişimin sürekliliği sağlanmaya çalışılmıştır

B Başarılı bir iletişimcinin özellikleri neler olmalıdır?

1 Bilgili olmak: Kur'anda ilimle ilgili 750'den fazla âyetin geçmesi ve yüzlerce hadisin olması, dinî iletişimde bulunacak kimselerin ilim sahibi olmaları gerçeğini çok açık bir şekilde ortaya koyar

2 Anlattığı iyilikleri kendi hayatında yaşıyor olmak: İletişimci, topluma vermek istediği mesajı öncelikle kendisi hazmetmeli, yaşamalıdır Kendisinin yapmadığı şeyleri başkalarına söylemesi etkili olmaz (İmâm-ı A'zam'ın, zayıflığından şikâyetle getirilen bir çocuğa, 40 gün sonraya gün verip, o gün geldiğinde ise karşısına alarak, "Evladım, bal ye!" demesi)

3 Liyakat: Dinî iletişim zor ve yüce bir görevdir Bu görevi hakkıyla-lâyıkıyla yerine getirebilmek için üstün bir yetenek ve mesleğin gerektirdiği şartlara vâkıf ve sahip olmak lâzım

4 Samimiyet: İçi-dışı bir, olduğu gibi görünen, göründüğü olan bir kişi olmalı dinî mesajlar verecek kişi Bu işi, kimsenin görmesi duyması için değil, sadece Allah rızâsı için yapmalı

5 Jest ve mimikler: Konuya ve duruma uygun yüz ifadeleri, el-kol hareketleri, vücut tavırları konuşmaya renk ve kuvvet katar Peygamber Efendimiz, ikaz edip korkuturken mübarek yüzü kızarır, müjdelerken gülümserdi Gerektiğinde ellerini-kollarını, hatta vücudunun tamamını kullanırdı Birisi seslendiğinde, ona boynunu döndürerek sadece yüzüyle değil, bütün vücuduyla yönelirdi

6 Sâkin bir eda ile konuşma: Bağırıp haykırmak konuşmanın etkisini azaltır Herkesin duyup anlayabileceği bir orta yol seçip tabiî ses tonuyla konuşmaya gayret etmelidir Konuya ilişkin bir âyet şöyledir: "O vakit Allah'tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın Şayet sen kaba ve katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz etrafından dağılıp giderlerdi" (Kur'an, Âl-i İmrân, 3/159)

7 Beşerî ilişkilere önem vermek: Dinî iletişimin konusu insandır, öğüt insana verilir Bu faaliyet sosyal çevrede başlar ve devam eder Bu itibarla dinî iletişimcilerin, sosyal çevreyi tanıması, insan ilişkilerini ve bu ilişkilerin esaslarını çok iyi bilmesi gerekir Bunun için de iletişimci;

- Güler yüzlü olmalı,

- Karşılaştığı kimselere selâm vermeli,

- Seviyeli yaklaşmalı,

- Onlara değer vermeli, hâl-hatır sormalı,

- Kılık-kıyafeti düzgün olmalı,

- Ziyaretlerde bulunmalı,

- Hediyeler vermeli,

- Sosyal faaliyetlere katılmalı,

- Yerinde ve zamanında konuşmalıdır


8 Muhatap olduğu insanı ve toplumu tanımak: İlmî ve manevi durumlarına-derecelerine göre her bireri Peygamber vârisi olan dinî iletişimciler, insanı tanımayı amaçlayan psikolojiyi, toplumu tanımayı amaçlayan sosyolojiyi ve eğitim bilimlerini iyi bilmelidir Peygamberimizin, "İnsanlara akıllarının kavrayacağı tarzda konuşunuz" sözünü kendisine ilke edinmelidir Ve yine bilmelidir ki, "Sözün en güzeli, açmaya ve açıklamaya ihtiyacı olmayandır" Onun için az ve öz konuşmalı, fakat kolay anlaşılır olmalıdır

9 Bir konuyu anlatırken anlaşılmadığını gördüğünde, muhataplarını değil, kendisini suçlu buluyormuş gibi bir ifade ve üslup kullanmak: Mesela, "Anladınız mı?" yerine, "Anlatabildim mi?" demeyi tercih etmeli Kibre kaçmadan vakarını korumasını, zillete düşmeden de alçakgönüllü davranmasını bilmelidir

(*) Bu çalışma, Sakarya Üniversitesi öğretim görevlilerinden Dr Şaban Kızıldağ'ın denetiminde hazırlanmıştır Kızıldağ, aynı üniversitede Sosyoloji Anabilim dalında yüksek lisans yapmış, doktora alanı ise Kamu Yönetimi'dir 20 yıldır da profesyonel eğitimci olarak; Etkili İletişim ve Beden Dili, İnsanı Anlama, Siyasal İletişim, Diksiyon-Fonotik ve Hayat Koçluğu eğitimleri vermektedir

 

mynq is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Saat 06:51.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545