FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Dini Sohbet
Islami Haraket sürecinde Kadin
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Islami Haraket sürecinde Kadin ile ilgili Benzer Konular
88 Kez Görüntülendi
islami avatar islami avatarlar
(İslami) Dini Avatarlar
Islâmî Yilbaşi
Dini Sohbet
islami walpaper
Dini Resimler
Avrupa Birliği Uyum Sürecinde Türkiye'de Enerji ve Çevre Politikaları (e-kitap)
E-Kitap
Islami Wallpaper
Wallpaper / Resim
Gören Göze Göre
|
Bir Sehidin Ardindan
Konu Araçları
27-05-2008
#
1
Profil Bilgileri
FataL
Islami Haraket sürecinde Kadin
Islami Haraket sürecinde Kadin başlıklı yazı Mumsema Islami Haraket sürecinde Kadin Forum Alev
Nida dergisinin Mustafa Islamoglu ile reportaji
71
Mümin erkeklerle mümin kadinlar da birbirlerinin velileridir
Onlar iyiligi emreder, kötülükten alikorlar, namazi dosdogru kilarlar, zekâti verirler, Allah ve Resûlüne itaat ederler
Iste onlara Allah rahmet edecektir
Süphesiz Allah azîzdir, hikmet sahibidir
NIDA:
Kur-an’i Kerim ontolojik olarak kadini nasil tanimlar ve kadina nasil bir toplumsal rol biçer? Peygamber efendimiz (s) bunu nasil anladi ve yorumladi
Bu anlayis asri saadette nasil temayüz etti?
M
ISLAMOGLU:
Bu güzel soru için öncelikle tesekkür ederim
Kur’an-i Kerim’in kadini nasil tanimladiginin anlamini bulmak için önce filolojiden yola çikmak gerekir
Nihayetinde Kur’an düsüncesinin temellerini bize dil aktarmaktadir
Dil vasitasiyla biz Kur’an’in varlik hakkindaki görüsünü ögreniyoruz
Ontolojiden önce filolojiye yönelirsek Kur’an’da kadin için kullanilan sözcüklerden basinda ‘nisa’ sözcügünün geldigini görürüz
Genelde çogul için kullanilir ve mücerret/yalin halde her hangi bir yas kategorisine dikkat çekmeksizin ‘nisa’ kelimesi sadece cins olarak kadini isaret eder
Nisa kelimesinin kök harfleri ‘n-s-e’ üç harftir
Arap dilinde bir sözcügün anlam alanini, etimolojik anlamini, kök anlamini, dahasi o sözcügün Arap dilinde ya da Kur’an düsüncesinde hangi merkezi kavramlarla birlikte anildigini bulmak için o sözcügü olusturan harflerin kombinasyonlarinin anlamlarina bakilir
Mesela, üç harfin kombinasyonu alti kelime eder
Dolayisiyla insan kelimesinin kökü olan ‘ins’ ile ‘nisa’ kelimesinin kökü olan “ n-s-e’ ayni anlam alanina ve kategorisine girer
Öncelikle biz Kur’an’in varlik tasavvuru hakkinda su kanaate varabiliriz; Kur’an, insana verdigi ismi kadina da verir
Yani, kadini dogrudan insan olarak isimlendirir
Öncelikle bunu tespit etmem lazim ki, filolojik olan bu kaideden yola çikarak Kur’an’in ontolojik okuyusunu verebileyim
Ontolojik olarak, yani varolussal açidan kadina erkekten ayri bir anlam yüklememektedir
Daha dogrusu Kur’an düsüncesinde cinsiyetin çok özel bir vurgusu yoktur
Onun içindir ki Kur’an’da bir çok emir cinsiyet ayirimi yapilmaksizin ‘taglip’ yani ‘galibiyet’ kuralinca gelir
Zaten cemi müzekker sayilan, yani eril-çogul sayilan tüm kelimeler ayni zamanda dil itibari ile disil çogulu da içerdigi için galibiyet kurali geregince kelime her ne kadar eril gelse de, o kelimenin emri veya nehyi, muhataplari kadin olsun erkek olsun tüm inananlardir: “Ya eyyuhellezine amenu“da oldugu gibi
Hiçbir dilci, hiçbir müfessir çikip da ‘ellezine amenu’daki ‘ellezine’ ilgi zamiri erildir, disil degildir
‘Amenu’ fiili disil degildir erildir gerekçesiyle “Bu cümleyle baslayan ayetler kadinlari ilgilendirmez!” dememistir, diyemez
Böyle bir anlayis da gülünç olur gerçekten
O nedenle anliyoruz ki Kur’an’in düsüncesinde insana bakis cinsiyet merkezli degil, insana bakis insaniyet merkezlidir
Hatta Kur’an düsüncesinin temelinde yatan Arap düsüncesinin en merkezi kavrami ‘muruettir’
Türkçe’ye ‘mürüvvet” diye geçmis bu merkezi kavram
Kur’an’a yataklik eden Arap dilinin tasidigi felsefenin, Arap düsünce dünyasinin ve hayat tasavvurunun da merkezi bir kavramidir
Muruet, ayni zamanda hem “kisi, fert, insan” manasina hem de -buraya dikkat- “kadin” manasina gelen ‘’mer’e’’ kelimesiyle de ayni köke aittir ve ‘’mer’e’’ kelimesi disildir
Isin ilginç olani da budur
Hatta Kur’an’da geçen nefis kelimesi de manevi müennes olarak kabul edilir
Kur’an’da insanin yaratilisina deginen ayetlere baktigimizda, nefse, ilk yaratilisa atif yapan zamirler eril degil disil zamir olarak gelir
“Inna halaknakum min nefsin vahidetin ve ceala minha zevceha” ordaki “ha” zamiri nefse gider
Yani ilk yaratilan sey özü itibariyle eger zamirlerden, kelimelerden yola çikacak olursak eril degil disil oldugunu çikarmamiz lazimdir
Iste Kur’an’in da yapmak istedigi budur
Yani “Geçin bu erkeklik disiligi, aslolan bu degil demektedir
Bizi bu eril, disil zamirler ve kelimeler arasinda dolastirip durmasinin sebebi budur
“Bunlara çok fazla önem atfetmeyin
Insani insan yapan degerler erkeklik ya da disiligi degildir” dercesine Kur’an bir onu bir onu alir ve kafamizi döndürür
O sebeple Kur’an’in ontolojik olarak cinsiyete bakisi diye bir bakisi yoktur
Kur’an’in insiyete/insaniyete bakisi vardir, cinsiyete degil
Özet olarak böyle söyleyebiliriz, Kur’an’in bakisi insidir, cinsi degil
Iste bu çerçeveden yola çikarsak, Peygamberimiz de Kur’an’in bakis açisi gibi bakti olaya, ki onun ahlaki da zaten Kur’an’di
Onun disinda bir sey de düsünülemezdi
Öyle bakildigi içindir ki Rasulullah (s) gerçekten de cinsiyet açisindan o çagda devrim denilebilecek müthis bir anlayis getirdi
Bu noktada çaginin öyle ilerisinde bir cinsiyet bakisi vardir ki, bir çok örnek aklima geliyor da, bir tek örnek vereyim: Rasulullah’a Fatma Binti Kays isminde bir kadin geldi
Tokat yedigi kocasini sikayet etti
Rasulullah, ona aynen söyle dedi: ‘’Git ayni siddette bir tokat da sen ona vur
” Böyle bir seyi bu gün dahi hiçbir yerde kabul ettirmeniz mümkün degildir
Tabi “Ne oldu sonuçta?” diyecek olursaniz ayet indi ve Rasulullah’in bu hükmünü geçersiz kildi
Rasulullah da, ki gerçekten geçersiz kilinan hükmü ile bize aslinda olaya nasil baktigini göstermis oluyordu
Yani ben bununla Rasulullah’in bu konuda verdigi hükmü iletmek istemiyorum
Zaten onu ayet geçersiz kilmisti
Ama asil bu konuda Rasulullah’in içinde olusmus bakis açisini göstermek istiyorum
Rasulullah da olaya böyle bakti
Sorunuzun son kismina gelince, Asr-i Saadette Rasulullah’in bakisi hakim oldu
Rasulullah vefat edinceye kadar en azindan Rasulullah’in bu bakisi devam etti
Sahabeye de bu bakisi asilamaya çalisti; kolay degildi, kadinin insan bile sayilmadigi bir arka plandan, bir kültürden kadini alip insan sinifinin içinde erkek ile yan yana koymak, öyle kolay bir sey degildi
Rasulullah bunun için çok mücadele verdi, vermesi gerekiyordu
Gerek davranisiyla gerek söz ve tavri ile bu konuda örneklik teskil etti ve Asr-i Saadette de önceleri hep ezilen kadini korudu, kolladi
Ama ondan sonrasi için ayni seyi söylemek hayli güç
“Ondan sonrasi ile ondan öncesi arasinda köklü bir fark var miydi?” denilecek olursa buna cevabi ben degil Abdullah b
Ömer versin: “Rasulullah vefat edinceye kadar kadinlara dokunmazdik
” diyor
“Çünkü ne zaman onlarin aleyhine bir sey yapmissak aleyhimize ayet geldi
Ama ne zaman Rasulullah vefat etti, ondan sonra istedigimizi yaptik
” Iste gelenek ile Saadet Asr-i arasindaki kadina bakis açisi arasindaki o korkunç fark buradan kaynaklandi
NIDA:
Ahzap suresinin elli dokuzuncu ayetinin devaminda, ‘’
onlarin taninmalari için en uygun olan budur
’’ ibaresi ile alti çizilen kadin kimliginin hicab yönü hem paganist-müsrik toplumlarda ve hem de modern toplumlarda ilkin tacize ugrayan olmaktadir
Buna açiklik getirebilir misiniz?
M
ISLAMOGLU:
Aslinda “hicab” sorunun anahtar kavrami
Hicabi “bas örtüsüne” indirgemek yanlis bir kere
Bizde böyle bir sey var
Hatta hicabi bas degil beden örtüsüne indirgemek Kur-an’in yaklasimina kiyasla yanlis bir yaklasimdir
Çünkü Kur’an takva örtüsünü ön plana çikariyor
‘Takva örtüsü’ Kur’an’a aittir, bana degil
Yani, bedenin tesettürü takva örtüsünden, yüregin ve zihnin tesettüründen ayri degerlendirmemelidir
Kur’an’in öncelikle böyle bir bütüncül bakis açisi oldugunu görmekteyiz
Bedenin tesettürünü, zihnin ve kalbin tesettüründen ayri düsündügümüz zaman Kur’an’in bütüncül bakis açisini parçalamis oluruz
Bu ayette geçen ‘li yu’rafne’ ‘taninmalari için’, bu tek kelime, Arap dilinde, kendi içinde tamamlanmis bir cümledir
Bu taninmalari için bir gerekçedir
Yani niçin örtünsünler? ‘Bu emri niçin verdin Ya Rabbi?’ diyene bir cevaptir
Sadece bu cevap degil tabii, iki cevap var; iffetli olarak kalmalari ve taninmalari için
Ama asil vurgu yapilmasi gereken kavram, bu ‘taninmak’ kavramidir, “li yu’rafne”
Bu kavramin kök kelimesi ‘arafe’dir
‘Arafe’ anlam alani ile düsündügümüzde “maruf, arif, tarif, marifet” kavramlari karsimiza çikar
Bu hem bir bilince tekabül eder, hem de bir kimlige tekabül eder
Dolayisiyla buradaki taninmak siradan bir “görünce ayrimsamak, fark etmek” degildir
Burada ‘alime’ de kullanilabilirdi
Buradaki taninmak, çok daha derin ve kendi baglami içerisinde siradan basit bir ayrimsama, ayirdetmeden öte bir kimlik, bir kisilik, bir bilinç bir sahsiyet vurgusudur
Dolayisiyla bu ayet ve tesettürle ilgili diger ayetlerdeki örtünme emrinin temelini kadinin kisiligini seffaflastirmak için bedenini örtmek teskil eder
Kadinin kisiligini seffaflastirmak için taninmak anlami sikistirilmis (zipli) bir ifadedir ki zaten Kur’an’in dili sikistirilmis bir dildir
Icaz buna denir
Kur’an’in icazini çözdügümüzde dogal ve zorunlu biçimde o sikistirilmis ifadenin bize daha farkli bir kelime grubu ile yansimasi sarttir
Yani aradaki bosluklari doldurmamiz gerekir
Onun için “li yu’rafne” ibaresini açarak anlamaya çalisirsak, bu tamamen kisiligini seffaflastirmak için bedenini örtmek anlamina gelir
Kisiligini öne çikarmak kisiligini bedeninden öne çikarmaktir
Bu, tarihte kadina yapilmis en büyük ikramdir
Insanlarin önüne çikaracak bir kisiligi olmayanlar insanlarin önlerine et ve cinsellikleriyle çikarlar
Insanlarin önüne çikaracak bir erdemi, bir kimligi, bir kisiligi bulunmayan bir kadin ille de farkedilmek istiyorsa, insanlara “disiligini” gösterecektir: kisiligi yerine disiligini
Yani tesettürü emreden Kur’an’in kadina verdigi açik mesaj sudur: disiliginizle kendinizi görünür kilmak yerine kisiliginizle / sahsiyetinizle erkek egemen dünyada hak ettiginiz saygin yeri alin
Onun için tesettür, kadinin insan kimligini teninin önüne koymak demektir
Tesettür emri, ancak bu yaklasimla dogru anlasilabilir
Tesettüre karsi çikanlar bilerek veya bilmeyerek kadini kimliksiz ve kisiliksiz yapmak isteyenler, onun teninden haksiz kazanç saglamak isteyen, onu metalastiran, onu hep edilgen ve zevkine hitap eden bir nesne olarak görmek isteyenlerdir
Neden böyle isterler? Dikkat ederseniz kadini kimliksiz ve kisiliksiz görmek isteyenlerin hemen hemen tamamina yakini nefsine kul olmus erkeklerdir
Neden? Çünkü kimliksiz bir kadinin bedenini, estetigini daha çabuk istismar edebilirler, örseleyebilirler, ondan yararlanabilirler de onun için
O sebeple kadinin örtüsüne yönelik her düsmanlik bilinsin ya da bilinmesin farkinda olunsun ya da olunmasin aslinda kadinin bedenini istismara açmak isteginden baska bir sey degildir
Dantel
Mumsema
Frmacil
27-05-2008
#
2
Profil Bilgileri
FataL
--->: Islami Haraket sürecinde Kadin
NIDA:
Gelenegin tesekkül sürecinde vahiy ve sünnetin kadina tanidigi özgürlük alani daraltilmis ve kadin toplumsal dönüsüm sorumlulugundan soyutlanmis
Böyle bir zihniyet nasil-neden tevarüs etti?
M
ISLAMOGLU:
Biraz önce kirilma noktasini söyledim
Yani o kirilma noktasi kesin ve keskin bir kirilmadir
O öylesi yavas yavas olusan bir kirilma degildir
Aslinda kirilma Rasulullah’in baslattigi inkilab sürecine yöneliktir
Bence Rasulullah’in tutumu, cahiliyyenin kadini kölelestiren tavrina karsi bir mücadeleydi
O gün bir çok gelenek kadini insan saymiyor, hor görmekle kalmayip, kadinin ruhu olup olmadigi tartisiyordu
Yunan geleneginde, Roma geleneginde kadin attan daha asagi degerde görülmüs
Bakin Aristo’nun Poetika adli eserine; orada kadinin kategorik olarak ‘insanligi’ tartisilir
Yani kadinin kölelerle bir tutulup tutulamayacagi tartisilir
Aristo gibi “insan-tabiat” iliskisini “mantik” adiyla bir düsünce sistemine dönüstürmüs bir düsünür dahi, daha kadinin insaniyeti konusunda oturmus bir fikre sahip degil
Dolayisiyla Peygamberimizin yaptigi aslinda bir kirilma idi
Insana insanligini bahsetmek, insani özgürlügüne döndürmek için tüm peygamberler de bunu yapmistir
Araf Suresi’nde de ifade edildigi gibi tüm Peygamberler, insanin zincirlerini kirmak, tasmalarini kirmak için, ondan alinan özgürlügünü ona geri vermek için gönderilir
O sebeple Peygamberimiz’le baslayan bu olumlu kirilma, gelenekle yeniden olumsuz anlamda kirilarak Nebi öncesine eklemlenmistir
Peygamberimizin vefatindan sonra, kadina geleneksel bakis açisi yine geriye dönmüstür
Bu noktada gelenek kadina ikincil bir rol biçmistir
Tabi cahiliyedeki gibi degil
Çünkü Islam’da kadina artik geri dönülmesi mümkün olmayan bir takim haklar verilmistir
Bu haklar Kur’an’la verilmis, sünnetle verilmis, onlardan geri dönülmesi mümkün degil
Ama gelenek bu haklari kadüklestirmis, yani ‘islevsizlestirmis’tir
Yani Kur’an’la ve sünnetle verilen tüm haklar, bir yerde uygulamalarla geri alinmistir
Rasulullah’in baslattigi devrim tamamlanacagi yerde, sekteye ugratilmistir
Kadinin toplumsal konumu gibi çok temel bir konuda bir iki kusagin ömrü içerisinde kalici zihinsel dönüsümleri gerçeklestirmek mümkün degildir
Bu kusaklar boyunca ayni yol izlenerek, ayni bakis açisi takip edilerek, ayni formatlar korunarak, ayni istikamet açisi takip edilerek gerçeklestirilecek hedeflerdir
Onun için Kur-an’in sosyal hedefleri Kur’an’in inis süreci ile sinirli degildir
Kur’an’in gerçeklestirmek istedigi sosyal hedefler parantezi açilmis fakat kapatilmamis bir cümle gibi önü açik birakilmis ve ümmete, o çizgide yürüyerek istikbalde gerçeklestirmeleri için bir istikamet açisi verilen uzun erimli hedeflerdir
Kadin konusunda 23 yillik nübüvvet döneminde ortaya konulan uygulamalar zaman içerisinde olgunlastirilsin, tekamül ettirilsin diye konulan bir istikamet açisidir
Yani ham meyveyi koparmislar dalindan
Rasulullah’in vefatiyla birlikte daha ham halinde bu istikamet açisi orda kesilmistir
Yani sünnetin kadin konusunda önü kesilmistir
Rasulullah, kadini mescide davet ederken, israrla mescide sokmaya çalisirken israrla toplumsal konumunu üstlenmeye davet ederken, cehaletin giderilmesi için israrla bilgilenmeye davet ederken, vefatindan sonra kadin mescidden, bilgiden, hikmetten, kitaptan, kalemden koparilmistir
Mescidden kopmak kentin kalbinden kopmaktir
Yani bu bir yerde hayattan kopmaktir
O nedenle Rasulullah’tan sonra kadin, Kur’an’in dokudugu degil gelenegin dokudugu bir varliktir
Bu baglamda kadinin rolü daima ikincil bir rol olmustur
Yani hayat sahnesinde basrol oynamasi gerekirken figüran rolü oynamistir
Oysa ki Kur’an’a baktigimizda esler için ‘zevc’ (çogulu “ezvac”) kelimesini kullanir
‘Zevc’ kelimesi hem erkek hem kadin es için kullanilir
Zaten es demektir
Çok ilginç zevc kelimesinin etimolojik manasina baktigimizda Kur’an düsüncesinde kadina verilen yeri de anlariz
Zevc kelimesinin lügattaki karsiligi, Arap dilindeki karsiligi ‘zevcu’n-na’leyn’ örnek cümlesi ile gösterilir: “bir çift ayakkabinin esi” demektir
Bir çift ayakkabi düsünün; hangisi hangisinin yerini tutar? Hangisi öbürüne diyebilir ki “Ben sandan üstünüm” ya da “Sen benden degersizsin!” Veya siz, bunlarin ikisi de ayni gerekçesiyle sag esi sola, sol esi saga giyerseniz olur mu? Hem ayakkabiya em ayaga zulmetmis olursunuz: açik ve anlasilir bir sey: birbirinin yerini tutmayan ve doldurmayan, kisi birbirini tamamlayan esler
Sirf Kur’an’da esler için kullanilan “ezvac” sözcügü dahi tek basina çok sey söylemektedir
Buna göre kadinin erkege, erkegin kadina karsi konumunu birincil ve ikincil biçimde degil, sorumluluk ve hak paylasimi anlaminda esitlik yan yana bir çift biçimde konmustur
Yani bu oran esitligi degildir
Bu sorumluluk ve hak paylasimi esitligidir
Ne kadar hak o kadar sorumluluk, ne kadar sorumluluk o kadar hak
Onun için “velehunne mislullezi aleyhinne bi’l-ma’ruf: erkeklerin kadinlar üzerinde ne kadar hakki varsa kadinlarin da erkekler üzerinde o kadar hakki var
” Ayetin hemen arkasindan gelen “erkeklerin kadinlar üzerinde bir derece daha fazla hakki vardir” ibaresi ise ayetin konusu olan bosanma ile ilgilidir
Bosanan erkek tekrar evlenecekse bu bosanmada geri dönüsü mümkün bir talaksa öncelik hakkinin (rüçhan hakki) eski esine ait olmasiyla bir alakasi oldugundandir
Ona bir atiftir
Yoksa mücerret erkekligin bir derece üstünlügü falan degildir
NIDA:
Son yüzyilda meydana gelen Islami hareket ve olusumlarda kadinin konumu-rolü ne idi? Bu hareket ve olusumlarin kadina bakis açisi gelenege ve modernizme nazaran nasil bir degisiklik-farklilik arz etti? Bu baglamda Türkiye, Pakistan, Iran, Sudan ve diger ulus- devletlerdeki degisim ve gelisimin seyri nasil oldu, kadinlar kendilerini ne kadar gerçeklestirebildi
Bir ‘resmi kadin modeli’ söz konusu oldu mu?
M
ISLAMOGLU:
Kadinin konumu toplumdan topluma degisti
Islami hareket ve olusum derken her ülkenin, her bölgenin Islami çikislari, o ülkenin geleneginden besleniyordu
Çünkü o ülkenin insanlari o hareketi besleyen insan malzemesi idi
Insan malzemesi ayni zamanda o hareketi belirleyen ögedir
Dolayisiyla o ülkenin gelenegi, birikimi, aliskanliklari ve kadina bakis açisi hareketin bakis açisi haline dönüstü
Yani bu noktada Türkiye ve Pakistan ayni olmadi, Türkiye’de kadin bir parça öne çikti
Pakistan’da kadin hiç ortaya çikmadi
Iran’da kadin hep öne çikti
Bu da bu ülkelerin içinden geçtikleri özel tarihlerinden, tercihlerinden ve geçmiste yasadiklari bir takim tarihsel süreçlerden kaynaklandi
Mesela Iran, güçlü Pers kürtürünün mirasi ve Sii gelenegine bagli olmasinin yaninda bir de Sah’in “kültür devrimi” adi altindaki despotizmine muhatap oldu
Hind Altkitasi’nin dominant ögeleri ise daha farkli
Onun için Iranli müslüman kadinla Pakistanli müslüman kadini ayni kefede degerlendiremeyiz
Mesela Türkiye ile Iran arasinda benzerlikler görüyoruz: Özellikle Basbakan Musaddik’in ‘millici’ çikisindan sonra iplerin tümünü Sah’in eline verip Iran’daki imtiyazinin devamini diktatörlükte gören Bati, Sah’i ‘reformlara’ yönlendirdi
Sah, Iranli kadini modernlestirmek için tüm gücünü seferber etti
Türkiye’de 1923 devriminin ardindan dikkat ederseniz modernlesmeyi omuzlayacak kesimlerin birincisi gençler olarak, ikincisi de kadinlar olarak belirlendi
Ama Pakistan’in böyle bir arkapilani olmadigi için kadinlar öne çikmadi
Dahasi var: Pakistan’da hareketin lokomotifi Sünni ulemanin kadina bakis açisi, kadinin Pakistan hareketindeki asil yerini belirledi
Ayni zamanda Iran’daki ulemanin kadina bakis açisi da Iran’daki kadinin konumunu belirledi
Türkiye’de ise böyle bir bakis açisi yoktu
Çünkü böyle bir gelenek yoktu, gelenek devrimlerle beraber koparildi ve yok edildi
Gelenegi kalmayan Türkiye’deki Islami çevreler, aslinda gelenekten kopusun bir saskinligini yasadilar
Onun için Türkiye’de müslüman kadin hiçbir yerde olmadigi kadar savruldu
Bu savrulma yani gelenek ile gelecek, dogu ile bati, Müslüman Dogu ile Modern Bati arasinda adeta sikisti kaldi
Bu noktada Türkiye’deki kadinin drami diger Islam topraklarindaki kadinlardan çok daha farkli oldu
Sudan bunlardan ayri bir örneklik teskil etmez
Bu söylediklerime Sudan da girer
Yani kadin kendini gerçeklestiremedi
Bir kere olay cinsiyet baglaminda ortaya konuldugunda kadinin kendisini gerçeklestirmesi mümkün olamaz
Böylesi kategorik bir yaklasim temelinde sakat bir yaklasimdir
Aslinda bütün bu ülkelerde müslüman kadinin yönelisini Islami endiselerden daha çok Batinin ilkeleri belirledi
Bunun nedeni, etki ya da tepki, tez ya da antitez olsun, fark etmez
Özellikle Türkiye’deki müslüman kadinin durumu Islami ilkelerden çok Batidan etkiledigini gösteriyor
Bu, karsiymis gibi durusuna ragmen bir paradokstu
Yani hem ona karsi hem de ondan etkileniyor
27-05-2008
#
3
Profil Bilgileri
FataL
--->: Islami Haraket sürecinde Kadin
NIDA:
Bu nasil oluyor?
M
ISLAMOGLU:
Bu Bati Modernizmi’nin getirdigi bir paradokstur
Sadece kadin için degil erkek için de geçerlidir
Ama kadin daha çok etkilendi
Neden böyle oldu? Bir kere çikis noktasi karsi oldugunu söyledigi uygarliga ait bir çikis noktasi
Cinsiyetten yola çikarak varacagimiz hiçbir Islami menzil olamaz
Çünkü böyle bir kategori yoktur
Kur’an düsüncesine yabancidir
Kadin veya erkegi merkeze alan kategorik ayrimlar, indirgemeci bir mantigin ürünüdür
Indirgemecilik Kur’an’a degil batiya aittir
Kartezyen felsefe ayni zamanda indirgemecidir
Kategorilerine ayirir, sonra elementlerine indirger
Onun için bakiniz sadece kadin ve erkegi ayirmakla kalmaz, en küçük parçasini buluncaya kadar indirgemeye devam eder ve parçalar arasindaki iliskiyi sürekli koparir
Zaman içinde bir insanin bütün bir ömrü bir irmaga benzer
Çocukluk, gençlik, olgunluk ihtiyarlik dönemlerinin tümüyle, hayat akan bir irmaga benzer
Akan bir irmagi hiçbir tarafindan kesemezsiniz
Keserseniz irmak olmaktan çikar
Indirgemeci bati sadece erkek ve kadini ayirmadi
Bir takim cinsiyet merkezli ideolojiler ortaya koydu
Iste size feminizm
Menizm çikmadi
Ama feminizm çikti
Feminizmin patroniçesi, kraliçesi olan Simone de Beauvoir Sartre’in metresiydi
O da çok garip bir paradoks, yani feminizmin prematüre dogumuna dikkat çekmek istiyorum
Indirgemeci bir mantikla önce kadin erkek, sonra dikeyine indirgedi
Insanin hayatini böldü
Gençlik dedi kesti, olgunluk dedi kesti, yaslilik dedi kesti
Zihinde baslayan bu kesilme hayata bulasti ve devam etti
Gençlere ayri mekanlar, olgunlara ayri mekanlar, yaslilara ayri mekanlar
Oysaki bir ailede büyük baba, baba, erkek çocuk, büyük anne, anne, kiz çocuk bu bir irmakti
Anne ve baba merkezi teskil ederler
Maziyi büyük anne ve büyük baba, istikbali ise torun/çocuk teskil ederdi
Onun için anne ve baba bir ailede istikbali maziye, maziyi istikbale baglayan bir kö
pr
ü islevi görürler, bu yikildi
Yikilinca aslinda insan yikildi
Bu ise dikeyine indirgemeydi
Neden 1923 devriminden sonra hep gençlere vurgu yapildi
Hep gençlere hitap edildi
Hep gençlere emanet edildi bazi seyler
Olgunlara emanet edilseydi daha iyi olmaz miydi
Niye gençler? Bunun üzerinde bence çok durmak lazim
Türkiye’de olsun, kadinin özgür kimlik sergilemek görüntüsü verdigi baska islam topraklarinda olsun, bir paradoksla karsilastik
‘Heyelanlar’ isimli siirlerimin birine ait bir dize var: “Onlara karsi onlarin yollarinda yürüdük
” Iste tam da bu onlara karsi onlarin yolunda yürümektir
O sebeple müslüman kadinin su andaki çikisi biraz da modern bir çikistir, yani islami bir çikis degildir
Müslüman kadin sorunu kadin ya da erkek sorunu olarak ortaya koyup, öyle algiladigi anda sirazeyi elden kaçirmis olur
Sorununu insani sorun olarak koydugu anda dogru yerde tutmus olur
Aslinda bu günün sorunu sadece kadin sorunu degil, erkek sorunu da var
Kadin sorununu gündeme getirenler aslinda kadina ‘Kandirali’ muamelesi yapmiyorlar mi? Bu kadina yapilmis pesin bir hakaret degil mi? ‘Kadin sorunu’ bu sözün kendisi bile kadina bir hakaret degil midir? Kadin, bir sorun haline geliyor
Siz bir seyin ontolojik olarak varligini sorun gibi algiliyorsunuz
O zaman “erkek sorunu” da var
Erkek sorunundan niye kimse söz etmiyor
Bunu ilk kez fark edenin kadinlarin olmasi gerekirken, özellikle kadin sorunu diye tutturan kadinlarin olmasi bana çok acayip geliyor
Ben bunu biraz mazosizmle açikliyorum
Kendisine iskence edilmesinden zevk almak gibi bir sey
Bu kendi kendisine hakarettir
O sebeple kadin sorunu ya da erkek sorunu degildir
Sorun insan sorunudur
Kur’an böyle ortaya koyuyor
Insan sorunu olarak ortaya koydugunuzda ondan sonra söyleyeceklerimiz Islami çerçevede dinlenebilir
Yoksa kadin sorunu diye baslarsa, meseleyi Kur’an’in koydugu fitri koordinatlardan çikarmis, suni koordinatlara kaydirmissinizdir
Ondan sonra söyleyeceginiz seylerin çok fazla tutarli olmasi da bir anlam ifade etmiyor
NIDA:
1980 sonrasi liberal kültür rüzgari ile örtüye indirgenen bir bilinç kaymasi yasandi
Müslüman kadinin bu döngüdeki “ kimligin görünüsü” nasil bir tutum aldi, “ uyum, çatisma veya asma” baglaminda nasil degerlendirirsiniz?
M
ISLAMOGLU:
Ben yazdigim makalelerde “asmayi” teklif etmistim
Tesettürün örtüye indirgenmesi sorunu, kadina indirgemesinin bir devami olan bir yanlis
Yani, yanlistan yanlis çikiyor
Sorun kadin sorunu diye algilanirsa kadin “tesettüre”, tesettür/hicab “basörtüsüne” indirgenmis olur
Oysa Kur’an böyle bir indirgemeyi engelliyor
Bir takva örtüsü vardir, daha hayirli bir örtü vardir
Takva örtüsünün daha hayirli oldugunu söyleyen Kur’an’dir
Dolayisiyla hem daha hayirli olan örtüyü verip beden örtüsü alan bir kadinin Kur’an’in istedigi insan tipini olusturacagini sanmiyorum
Bu çerçevede öncelikle kadin, sadece batidan ödünç aldigi bir tasavvurla kimlik olusturmaya kalkmak gibi bir yanlisi yapti
Bunun yanindan islami tasavvurun ne oldugunu da bilemedi
Temel sorun buydu
Müslüman tasavvurunda insan nedir? Islamin hayat tasavvurunda varlik nedir? Islamin hayat tasavvurunda kadin-erkegin yeri ve konumu dikkate alinmadi
Bunu bilemeyince haliyle indirgemeler geldi arkadan
Bu mantikla Islam’in siyasallastirilmasi neyse müslüman kadin kimliginin esarplastirilmasi da odur
Müslüman kadinin kimligi bu kadar basit bir kimlik degildir
Basörtüsü Müslüman kadinin kimligini olusturan en dis çerçevedir
Bunun içinin doldurulmasi gerekir
Bunun için de öncelikle islamdan kaynaklanan fitri bir hayat tasavvurunu içsellestirmek gerekiyor
Müslüman kadinin böyle bir hayat tasavvuru yoksa bunu nasil farketsin? Allah’in gör dedigi yerden bakmayan ise böyle bir hayat tasavvuruna nasil kavussun? Problem de buradan kaynaklaniyor
Ve bu sadece kadinin degil müslüman ve müslüman olmayan herkesin sorunudur
Kimin gör dedigi yerden bakiyorsunuz? Hayat tasavvurunuz nedir? Ben asmayi önermistim
Yani ne teslim olarak, ne de terkederek; ne açarak ne de kaçarak, ama asarak demistim
Bu teslim olmaktir
Zaten ondan sonra vereceginiz bir mücadele var mi bilemiyorum
Fakat bu noktada teslim olmamak, mümkünse teslim olmadan mücadele, mümkünse o mücadeleyi o yerde yapmak lazim
Bu noktada ben herhangi bir fetva verecek degilim
Ben ise sirf o noktadan bakiyor da degilim
Hatta isin sirf basörtüsüne indirgenip açmak mi açmamak mi noktasinda ele alinmasini da dogru bulmuyorum
Is çok basitlestirilmis oluyor
NIDA:
Yeni bir toplum insasi, yeni bir bilinç insasi, müslüman aile, mü’mine kadin argümanlari yeniden nasil bir okumaya tabi tutulmalidir?
M
ISLAMOGLU:
Yeni bir toplum insasi sart
Yeni bir toplumun insa edilmesi için yeni bir bilincin insa edilmesi sart
Yeni bir toplumun insasi için öncelikle yeni bir insan insasi sarttir
Insan insasi deyince gözümüz korkmasin
Insan fabrikasi mi kuracagiz? Evet, bu o kadar da imkansiz bir sey degil
Yeni bir insan insasi hiç kuskunuz olmasin ki yeni bir bilinç insasi demektir
Çünkü insan bilinci ile insa edilir
Dolayisiyla yeni bir bilinç insasi sarttir
Yeni bir bilinç insasinin muhatabi sadece yatayina cinse indirgenmis kadin ya da erkek, ya da dikeyine kategorilere ayrilmis çocuk, genç, olgun ya da ihtiyar degil, eti ve kani, yüregi ve zihni, maddesi ve manasi ile insandir
Onun için de yeni bir bilinç insasina girismek lazim
Yeni bir bilinç insasi kesinlikle bu bilincin insa edildigi bir mektep, bir okul ister
Bu okulun adi ailedir
Bu okulun adi cennetin dünyadaki subesi olmus evlerdir
Bu evlerin hurileri kadinlar, gilmanlari çocuklar, melekleri içindeki insanlar olacaktir ve bu evler eger cennetin dünyadaki subesi olmazsa, “yakiti insanlar ve taslar olan cehennemin” dünyadaki subeleri olacak
Bu Kur’an’in ifadesidir
Cennetin dünyadaki subesi olan aileyi olusturdugumuz anda, yeni bir kimlik, yeni bir bilinç, yeni bir insan insasi kendiliginden gerçeklesir
Iste kadin ailenin temel diregidir
Nasil namaz dinin diregi ise aile denince kadin akla gelir
Kadinin olmadigi bir yerde insan yoktur
Insan nesli de kadindan devam eder
Peygamberimizin vurgulamasiyla, üç defa kadin, bir defa erkektir
Yeni bir insan insasinda nasil ki merkezi rolü “aile” oynuyorsa, ailenin insasinda da merkezi rolü “kadin” oynar
O halde artik müslüman kadin umarim kendisine is aramayacaktir
Çünkü onun isi basindan askin
Bence müslüman kadin öncelikle kimligi ile barissin, kendisi ile barissin, disiligi ile barissin, kendisinden memnun hale gelsin
Kadin olarak dünyaya gelmis olmaktan dolayi kapris, kompleks ve asagilik duygularina girmesin
Her sey bununla baslar
Eger kadin yaratilmis olmaktan dolayi komplekse kapilmayacak kadar kendisiyle barisiksa, o zaman görecektir ki kendi varligi aslinda yeni bir dünyanin varliginin garantisi olacaktir
Yeni bir dünyayi insa etmenin garantisi olacaktir
Onun için, ‘Kadina ne rol düsüyor, kadina rol düsüyor mu?’ sorularini abes olarak görürüm
“Kadina rol düsmeyecekse kime düsecek?” derim
Anne ise, baba ise, çocuk krese: simdi ortada aile kaldi mi? Sefkate ve sevgiye en çok muhtaç oldugu yillarini annesiz babasiz geçiren bir çocukla siz hangi gelecegi insa edeceksiniz? Onun için müslüman kadinin çalisip çalisamayacagini kendilerine dert edinenler, kendilerine is arasinlar
Müslüman kadin sorumluluk bilinciyle hareket ederse, insanligin en soylu isi onun uhdesindedir
Kaynak:
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
Tags
:
haraket
,
islami
,
kadin
,
surecinde
Islami Haraket sürecinde Kadin ile ilgili Benzer Konular
88 Kez Görüntülendi
islami avatar islami avatarlar
(İslami) Dini Avatarlar
Islâmî Yilbaşi
Dini Sohbet
islami walpaper
Dini Resimler
Avrupa Birliği Uyum Sürecinde Türkiye'de Enerji ve Çevre Politikaları (e-kitap)
E-Kitap
Islami Wallpaper
Wallpaper / Resim
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
01:17
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553