FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Dini Sohbet
Ahir Zaman Şahısları Neden Tanınmıyor?
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Ahir Zaman Şahısları Neden Tanınmıyor? ile ilgili Benzer Konular
80 Kez Görüntülendi
Ahir Zaman -İlahi-
İlahi - Ezgi Sözleri
Ahir Zaman Fitnesi
Dini Sohbet
5 Dakikada Ahir Zaman
Dini Videolar
5 dakikada Ahir Zaman
Dini Videolar
Ahir Zaman Alametleri
Dini Sohbet
Hz.İsa Ölmedi...
|
Hamile iken, doğururken veya lohusa iken ölen Müslüman kadın şehiddir.
Konu Araçları
07-06-2008
#
1
Profil Bilgileri
Gölge AdaM
Ahir Zaman Şahısları Neden Tanınmıyor?
Ahir Zaman Şahısları Neden Tanınmıyor? başlıklı yazı Mumsema Ahir Zaman Şahısları Neden Tanınmıyor? Forum Alev
(Hz
İsa, Hz
Mehdi ve Deccal)
AHİR ZAMAN ŞAHISLARI NEDEN TANINMIYOR?
Ahir zamanda gerçekleşeceği bildirilen, tüm inananların büyük bir şevk ve heyacanla bekledikleri iki büyük ve önemli olay vardır
Bunlardan biri Hz
İsa’nın yeryüzüne tekrar gelişi, ikincisi ise tüm Müslümanlara rahmet ve bir hidayet önderi olarak geleceği bildirilen Hz
Mehdi’nin ortaya çıkışıdır
Hz
İsa ve Hz
Mehdi, Allah’ın izniyle Kuran ahlakını yeryüzüne yerleşik kılacaklardır
Peygamberimiz (sav)'in sözlerinde bu iki kutlu şahsın gelişi hakkında fiziksel özellikleri, nerede ve hangi tarihlerde ortaya çıkacakları, ne gibi faaliyetlerde bulunacakları ve onları diğer insanlardan ayırt eden ve tanınmalarını sağlayacak özellikleri gibi konularda çok detaylı bilgiler verilmiştir
Hadislerde bu kadar detaylı bilgi ve işaretler verilmesinin bir hikmeti de, ortaya çıktıkları zaman bu kişilerin kolaylıkla tanınabilmelerine yöneliktir
Ancak on dört asırdır heyecanla beklenmelerine ve haklarında bu kadar çok tanıtıcı bilgi olmasına rağmen, hadislerin işaretlerine göre, bu mübarek şahıslar ortaya çıkışlarının ilk dönemlerinde insanların büyük bir kısmı tarafından fark edilemeyeceklerdir
Kuran ayetlerinde ve Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde bu önemli şahısların neden tanınamayacaklarını da açıklayan bazı bilgiler ve işaretler yer almaktadır:
Deccal ikna ve telkin gücünü kullanarak
Hz
İsa ve Hz
Mehdi’nin tanınmalarını engellemeye çalışacaktır
Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde, ahir zamanda ortaya çıkacak olan Deccal’in, çeşitli batıl yöntemler kullanarak insanların Hz
İsa ve Hz
Mehdi'yi tanımalarına ve onlara uymalarına engel olmaya çalışacağı bildirilmektedir
Hadislerdeki işaretlere göre, Deccal’in bu amaçla kullanacağı yöntemlerden biri insanların nefislerine ve hevalarına hitap ederek onları etkisi altına alması ve böylece dilediği gibi yönlendirmesi olacaktır
Bunun için insanların nefislerine hoş gelebilecek her türlü araç ve yöntemi kullanarak kendisini sevdirmeye ve sempatik göstermeye çalışacaktır
Bu çabaları sonucunda, insanlar onu nefsen sevecekleri için, ahlaken sevmeye gerek duymayacaklardır
Deccal insanları etkisi altına alabilmek için çeşitli ikna ve telkin metodları kullanacaktır
Bediüzzaman bir sözünde Deccal’in birtakım hipnoz yöntemleri kullanarak çevresindeki insanları etkisi altına alacağını belirtmiştir:
Onların başına geçen en büyükleri, ispritizma ve manyetizmanın hadisatı nev'inden
(hipnoz ve ruhlarla bağlantı tarzındaki olaylarla)
müthiş harikalara mazhar olan
(sahip olan)
Deccal
ise, daha ileri gidip, cebbarane suri hükumetini (zor ve baskıya dayalı, aslı olmayan hakimiyetini) bir nevi rububiyet tasavvur edip (Rab gibi düşünüp) uluhiyetini (ilahlığını) ilan eder
(Mektubat, sf
55)
Deccal çeşitli ikna metodlarıyla ve sürekli tekrarlayacağı telkinlerle insanlar üzerinde adeta bir hipnoz etkisi oluşturacaktır
Bu hipnoz etkisini elde edebilmek için ise çok çeşitli yöntemlere başvuracak; farklı hipnoz türlerini kullanacaktır
İnsanların nefislerine hoş gelen ortamlardan yararlanacak ve bu telkinleri insanlara kolaylıkla kabul ettirebilmek için her türlü aracı kullanacaktır
Televizyon, film, resim, sanat, estetik ya da büyük konserlerdeki müzik ve ritm gücü gibi araçları kullanarak insanlar üzerinde bu hipnoz etkisini oluşturmaya çalışacaktır
Bu gibi ortamların nefislerine hoş gelmesi, insanların Deccal’in fitnesini görmelerini engelleyecek ve onun telkinlerini kolaylıkla kabullenmelerini sağlayacaktır
Üzerlerinde oluşan hipnoz etkisi nedeniyle, nefislerini memnun eden bu ortamlarda din aleyhinde yapılan konuşmaları son derece makul karşılayacak, Deccal'in sürekli tekrarlama yoluyla verdiği teklinleri sorgusuzca kabulleneceklerdir
Deccal ayrıca insanları içki, fuhuş, cinsi sapkınlık gibi her türlü dejenerasyonu yaşamaya özendirecek ve çağırdığı bu sapkınlıklara eğilimli insanları birarada toplayarak çevresinde adeta geniş bir kitle klübü oluşturacaktır
Deccal’in çağırdığı sapkınlıklara müptela olan insanların biraraya gelmesi sonucunda ise mecburi bir ittifak oluşacak ve bu geniş ittifakı oluşturan kişiler birbirlerini koruyup kollayan ve kendilerinden olmayana karşı bir güç birliği ile karşı koyan nefsani bir yapıya dönüşecektir
Deccal de nefsani çıkarlar üzerine kurulan bu kitleyi kendi kötü amaçları doğrultusunda istediği gibi kullanıp yönlendirebilecektir
Hz
İsa ve Hz
Mehdi'nin tanınmamalarında ve geniş kitlelerin onların karşısında olmasında Deccal’in bu yöntemlerinin büyük etkisi olacaktır
Deccal’in etkisi altına giren bu insanlar, Hz
İsa ve Hz
Mehdi'nin üstün özelliklerini açıkça görecekleri halde onları fark edemeyecek ya da Deccal’in kendilerine sunduğu çıkar ortamına zarar gelmesinden korkarak, bilerek onlardan uzak duracaklardır
Hz
İsa ilk geldiği zamanlarda çok az sayıda kişi tarafından tanınabilecektir
Deccal'in bu olumsuz faaliyetleri ve propaganda taktikleri sonucunda, yeryüzüne döndüğü ilk yıllarda Hz
İsa'yı tanıyabilecek insanların sayısının çok az olacağını Bediüzzaman da sözlerinde haber vermiştir:
Hazret-i Îsâ Aleyhisselâm geldiği vakit, herkes onun hakikî Îsâ olduğunu bilmek lâzım değildir
Onun mukarreb ve havassı
( derin imanlı yakın talebeleri),
nur-u iman
(imanın ışığı)
ile onu tanır
Yoksa bedahet derecesinde (birdenbire ve açıkça) herkes onu tanımayacaktır
(Mektubat, sf
60)
Said Nursi bir başka sözünde ise Hz
İsa'nın toplumun büyük kesimi tarafından tanınamayacağını şöyle açıklamıştır:
"Hatta Hazret-i İsa Aleyhisselam'ın nuzulü (inişi) dahi ve kendisi İsa Aleyhisselam olduğu, nur-u imanın (iman ışığının) dikkatiyle bilinir; herkes bilemez
" (Şualar, s
487)
Bediüzzaman’ın bu sözüne göre, Hz
Isa yeryüzüne ilk geldiği zaman, kendisi de Hz
İsa olduğunu bilmeyecek, ancak daha sonra farkına varacaktır
Talebeleri de onu ancak imanın nuru ile tanıyabileceklerdir
Ancak toplumun geneli açıkça O'nun Hz
İsa (a
s
) olduğunu bilmeyecektir
Hz
İsa’nın cemaatinin sayısı çok az olacaktır
İlk zamanlarda Hz
İsa'ya inanıp destekleyenlerin sayısı da çok az olacaktır
Bediüzzaman, Hz
İsa'nın ahir zamanda yeryüzüne ikinci kez gelişinde yaşanacak bu durumu şöyle haber vermiştir:
"Deccal'ın fevkalâde büyük ve minareden daha yüksek bir azamet-i heykelde ve Hazret-i İsa Aleyhisselâm ona nisbeten
çok küçük
bulunduğunu" gösterir
Bunun bir tevili şu olmak gerektir ki: İsa Aleyhisselâm'ı nur-u îman (imanın ışığı) ile tanıyan ve tâbi' olan cemaat-ı ruhaniye-i mücahidînin (ruhani mücahidler cemaatinin) kemmiyeti (sayısı), Deccal'ın mektebce ve askerce ilmî ve maddî ordularına nisbeten
çok az ve küçük
olmasına işaret ve kinayedir (maksadındadır)
(5
Şua, sf
464) (Şualar, sf
495)
Bir başka sözünde ise Bediüzzaman Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde işaret edilen bu durumu şöyle açıklamıştır:
Hazret-i İsa (A
S
) Deccal ile mücadelesi zaman?nda, on arş?n yukar?ya atlay?p sonra k?l?nc? onun dizine yetiştirebilir derecesinde, vücudca o derece Deccal'?n heykeli Hazret-i İsa'dan büyüktür, diye meâlinde rivayet var
Demek Deccal, Hazret-i İsa Aleyhisselâm'dan on, belki yirmi misli yüksek kametli (boylu) olmak lâz?m gelir
Birinci Cihet: Din-i İsevî'nin hakikîsini (Hıristiyanlığın gerçeğini) esas tutan İsevî ruhanîlerin cemaati ve onlara karş? dinsizliği tervice (kabul ettirip geçerli kılmaya) başlayan cemaat tecessüm etseler (maddeleşip cisim haline gelseler), bir minare yüksekliğinde bir insan?n yan?nda bir çocuk kadar da olamaz
(Kastomonu Lahikası, sf
75)
Bediüzzaman, bu sözlerinde Deccal'in elinde bulunduracağı maddi ve manevi güç gibi, çevresindeki insanların sayısının da çok fazla olacağını, Hz
İsa'nın cemaatinin ise Deccal'inkine kıyasla çok az sayıda kişiden oluşacağını belirtmiştir
Hz
İsa'nın toplumun büyük bir kesimi tarafından tanınamamasında, Deccal'in elinde bulundurduğu bu geniş kitle ve imkanlarla yürüteceği olumsuz propagandanın büyük etkisi olacaktır (en doğrusunu Allah bilir)
Hz
Mehdi'nin üstün ahlakı ve faaliyetlerinin benzersizliği çok açık olacağı halde
onu destekleyen çok az kişi olacaktır
Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde Hz
Mehdi'nin, Allah korkusu çok güçlü olan, çok üstün ahlaklı bir kimse olacağı bildirilmektedir:
Ahlakı benim ahlakım olan bir evladım çıkacak
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf
21)
Mehdi Allah'a karşı son derece boyun eğicidir
Ahlak bakımından Peygambere benzer
(Kıyamet Alametleri, sf
163)
Ben Mehdi'yi Peygamberlerin suhufunda (sahifelerinde) şöyle bulurum: "Mehdi'nin amelinde ne zulüm ne de ayıp yoktur
" (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf
21)
Dantel
Mumsema
Frmacil
07-06-2008
#
2
Profil Bilgileri
Gölge AdaM
--->: Ahir Zaman Şahısları Neden Tanınmıyor?
Hadislerde verilen bu bilgilerden Hz
Mehdi'nin, çevresinde Allah’a olan bağlılığı, ihlası ve üstün ahlakıyla dikkat çeken bir kimse olacağı anlaşılmaktadır
Peygamberimiz (sav) Hz
Mehdi’nin, dinin ve Müslümanların hayrına yönelik olarak çok fazla hizmet eden, çok önemli faaliyetler yürüten bir kimse olacağını bildirmiştir
Normal şartlarda ahlakı Peygamberimiz (sav)'e benzetilen, yalnızca Allah’ın rızasına uyan, tüm insanların dünyada ve ahiretteki kurtuluşu için samimi çaba harcayan, dünyaya huzur, barış, bolluk, bereket getirecek böyle hayırlı ve kıymetli bir insanın etrafında çok sayıda insan toplanmış olması gerekir
Onun bu ahlakını ve yaptığı hayırlı faaliyetleri açıkça gören her Müslümanın bu kimsenin yanında olmayı ve Hz
Mehdi ile birlikte davranan hak topluluğa destek vermeyi istemesi; ve onlara yardımcı olabilmek için büyük bir şevk ve heyecan içinde birbirleriyle yarışmaları gerekir
Ancak buna rağmen hadislerde, Müslümanlar arasında da Hz
Mehdi'yi destekleyen insanların sayılarının son derece az olacağına işaret edilmiştir
Bu durum son derece şaşırtıcı ve düşündürücüdür
Demek ki Hz
Mehdi’nin yaşadığı toplumdaki insanlar onun sahip olduğu üstün özellikleri, yürüttüğü hayırlı faaliyetleri açıkça gördükleri halde, yine de Hz
Mehdi ve cemaatini tam olarak fark edemeyeceklerdir
Hz
Mehdi'nin bu durumu Hz
Yusuf’un hayatıyla büyük benzerlik göstermektedir
Kuran’ın “(Kuraklık başlayınca) Yusuf'un kardeşleri gelip yanına girdiler, onu tanımadıkları halde kendisi onları hemen tanıdı
” (Yusuf Suresi, 58) ayetiyle, Hz
Yusuf’un kardeşlerinin onu tanıyamadığı, ancak onun kardeşlerini tanıdığı haber verilmiştir
İşte hadislerin işaretine göre, Hz
Mehdi de, aynı Hz
Yusuf gibi olacak; o insanları görecek ama insanlar onu fark edemeyeceklerdir
Hatta kimileri de tam tersi bir düşünceye kapılacak, ona destek olmaktan kaçınacak, hatta garip görüp uzak duracak ve ona karşı olumsuz bir faaliyet içerisine gireceklerdir
Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde “halkın büyük kısmının Hz
Mehdi'ye yardımcı olmaktan kaçınacağı” şöyle haber verilmiştir:
Benim ümmetimden, daima Allah tarafından desteklenen ve onlara yardımcı olmayan halkın zarar veremeyeceği bir cemaat kıyamet kopuncaya kadar hiç eksik olmayacak
Ümmetim içinde daima böyle bir taife (topluluk) bulunacaktır
(Sünen-i İbni Mace, cilt 1, sf
16)
Kıyamet ancak, ümmetimden bir taife, insanlara galip olduğu halde kopacaktır
Bu taife ne kendilerine yardımcı olmayanlara ne de yardımcı olanlara bakmayacaklar
(onların davranışlarına, ehemmiyet vermeyeceklerdir
) (Sünen-i İbni Mace, cilt 1, sf
19)
Kuşkusuz bu Allah’ın bir mucizesidir
Peygamberimiz (sav)'in bundan on dört asır önce söylemiş olduğu sözlerinin tam olarak gerçekleşmesi oldukça önemlidir
Hz
Mehdi ve cemaati, tüm dünya insanlarının geleceği için çok önemli ve çok faydalı oldukları halde ilk dönemlerde Müslümanlar arasında bilinmeyecekler ve halktan onlara yardımcı olan olmayacaktır
Ancak elbetteki bu insanların bir kısmı vicdanlarıyla bu mübarek şahısların üstünlüklerini kavrayacaklardır
Fakat haklarındaki tüm delilleri görmelerine rağmen, kişisel çıkar kaygılarıyla onları tanımazlıktan gelecek, destek olmayacak, uzak durmaya çalışacak ve diğer insanlardan da bu gerçekleri saklayacaklardır
Toplumun genelinin yardımcı olmaması, onların da Hz
İsa ve Hz
Mehdi'yi desteklemekten kaçınmalarına neden olacak, aksinde maddi manevi kayba uğramaktan korkacaklardır
Hz
Mehdi'nin yardımcılarının sayısı 300 civarında olacaktır
Hz
Mehdi cemaatinin sayılarının 300 kişi civarında olması da yine toplumun büyük bir bölümü tarafından tanınamadıklarını göstermektedir
İnsanları Allah'a iman etmeye davet eden, dine çok büyük hizmetler veren bu kadar değerli bir insana inananların sayısının bu kadar az olması çok şaşırtıcıdır
Hadislerde Hz
Mehdi'ye çok az kişinin tabi olacağı şöyle bildirilmektedir:
Muhammed b
Hanefi (r
a)'dan rivayet edildi ki:
Sayıları Bedir Ashabı (313) kadardır
Evvelkiler onları geçmediği gibi, sonrakiler de onlara yetişemezler
Onların sayıları TALUD ile nehri geçenler kadardır
(Kitab-ul Burhan Fi Alamet-i Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf
57)
Bedir savaşındaki askerler gibi 313 kişinin kumandasını elinde tutarak etrafa meydan okuyacak
Çünkü bu 313 kişi gece abid (çok ibadet eden kimse) gündüz kahraman niteliğini taşımaktadırlar
(Kıyamet Alametleri, sf
169)
Aralarında kadınların da bulunduğu 314 kişilik bir grup oluştururlar
Onlar her zalime galip gelirler
Onların kalpleri demir gibidir ve onlar gündüz arslan, gece de abiddirler
Ne evvelkiler, ne de sonrakiler fedakarlıkta onlara yetişemez
(Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf
57-68)
Hz
Mehdi'ye aralarında kadınların da bulunduğu 314 kişi biat edecektir
(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf
25)
Bediüzzaman Said Nursi de sözlerinde bu gerçeği hatırlatmış; ancak sayıları ne kadar az olsa da, Hz
Mehdi cemaatindeki kimselerin her birinin manen çok güçlü olacaklarını belirtmiştir:
Bu vazifenin istinad ettiği (dayandığı) kuvvet ve manevi ordusu yalnız ihlas, sadakat ve tesanüd (dayanışma) sıfatlarına tam sahip olan bir kısım şakirdlerdir (talebelerdir)
Ne kadar az olsalar, manen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar
(Emirdağ Lahikası, sf
259)
Tarih boyunca peygamberlere iman edenlerin sayısı hep çok az olmuştur
Bu durum, tarih boyunca yaşamış olan tüm mümin topluluklarında da hep aynı olmuştur
Kuran’da peygamberlerin de çevrelerinde samimi olarak iman eden kişilerin hep çok az olduğuna dair bilgiler verilmiştir
Örneğin Hz
Musa’ya yalnızca yaşadığı toplumun gençlerinden oluşan çok az sayıda kimse iman etmiştir:
Sonunda Musa'ya kendi kavminin bir zürriyetinden (gençlerinden) başka -Firavun ve önde gelen çevresinin kendilerini belalara çarptırmaları korkusuyla- iman eden olmadı
(Yunus Suresi, 83)
Bir ayette Hz
Musa’ya inananların çok az sayıda olduklarını, dönemin Firavun’unun şöyle dile getirdiği haber verilmiştir:
"Gerçek şu ki bunlar azınlık olan bir topluluktur" (Şuara Suresi, 54)
Aynı durum Hz
İsa’nın ilk geldiği dönemdeki yardımcıları için de geçerlidir
Rivayetlerden Hz
İsa’ya da az sayıdaki havarilerin iman ettikleri ve bunun dışında halktan ona inanan kimsenin olmadığı haber verilmiştir
Kuran’da Hz
İsa'ya inananların durumu şöyle bildirilmektedir:
Ey iman edenler, Allah'ın yardımcıları olun: Meryem oğlu İsa'nın havarilere: "Allah'a (yönelirken) benim yardımcılarım kimlerdir?" demesi gibi
Havariler de demişlerdi ki: "Allah'ın yardımcıları bizleriz
" Böylece İsrailoğulları'ndan bir topluluk iman etmiş, bir topluluk da inkar etmişti
(Saff Suresi, 14)
Kuran’da, Ashab-ı Kehf adlı topluluğun da sayılarının çok az olduğu bildirilmiştir:
(Sonra gelen kuşaklar) Diyecekler ki: "Üç'tüler, onların dördüncüsü köpekleridir
" Ve: "Beştiler, onların altıncısı köpekleridir" diyecekler
(Bu,) Bilinmeyene (gayba) taş atmaktır
"Yedidirler, onların sekizincisi köpekleridir" diyecekler
De ki: "Rabbim, onların sayısını daha iyi bilir, onları pek az (insan) dışında kimse bilemez
"
(Kehf Suresi, 22)
Bir başka ayette ise Hz
Nuh’a uyan kimselerin sayısının da çok az olduğu şöyle haber verilmiştir:
Zaten onunla birlikte çok azından başkası iman etmemişti
(Hud Suresi, 40)
Hz
Mehdi'nin cemaatinden ayrılanlar da olacaktır
Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde, sayıca çok az olacak olan Hz
Mehdi cemaatinden ayrılanlar olacağı da bildirilmiştir
Bu da yine Allah’ın büyük bir mucizesidir
Bu kimseler Hz
Mehdi'yi çok yakından tanıdıkları, onun hadislerde bildirilen özelliklere sahip olduğuna ve yalnızca Hz
Mehdi'nin yapabileceği bildirilen faaliyetleri gerçekleştirdiğine yakından şahit oldukları halde onun yanından ayrılacaklardır
Demek ki halkın büyük çoğunluğu gibi, bu kadar yakından tanıma fırsatı elde eden bazı insanlar da Hz
Mehdi'yi fark edemeyeceklerdir
Hadislerde Hz
Mehdi’nin cemaatinden ayrılanlar olacağı şöyle bildirilmektedir:
Mehdi'nin ordusu zaman zaman darbeler yiyecek, zaman zaman o çetin görevi üstlenememek rahatlık meyli; can, mal, mevki korkusu gibi çeşitli sebeplerle kendisinden ayrılanlar olacaktır
(Ramuzü'l Ehadis, sf
476) (İbni Mace'den)
"Ayrılanlar da, muhalifler de ona zarar veremeyecek
O kendisinden ayrılanlara rağmen muzaffer olarak yoluna devam edecektir
" (Ramazü'l-Ehadis, sf
487) (Taberani'nin Kebir'inden)
07-06-2008
#
3
Profil Bilgileri
Gölge AdaM
--->: Ahir Zaman Şahısları Neden Tanınmıyor?
Hz
Muaviye b
Kirra (r
a)'dan rivayet edilmistir:
Ümmetimden bir taife (topluluk) kıyamet kopuncaya kadar yardım görmekte devam eder
Kendilerini terk edenlerin ayrılmaları da onlara bir zarar vermez
(Ramuz El-Ehadis, sf
472) (Hz
Muaviye İbni Kırra r
a)
Ümmetimden bir taife, Allah'ın emri ile hareket etmekte devam eder
Onlar hak üzerinde oldukları halde, kıyamet kopana kadar kendilerini terk eden ve muhalefet eden kimsenin onlara bir zararı dokunmaz
(Hz
Muaviye, Ramuz-el Ehadis, sf
472)
Ancak Peygamber Efendimiz (sav)'in hadislerinde, bu ayrılan kişilerin Hz
Mehdi cemaati için çok büyük bir hayır ve güzellik olduğu da bildirilmektedir
Bu hak topluluk arasında gizlenen samimiyetsiz kişilerin ortaya çıkmasıyla, Allah’ın izniyle Hz
Mehdi cemaatinin birbirlerine bağlılığı daha da artacak, kötülerin ayrılması onları daha da kuvvetlendirecektir
Ahir zaman ortamının zorluğu, Hz
İsa ve Hz
Mehdi'nin tanınmalarını engelleyecektir
Hz
İsa ve Hz
Mehdi'nin tanınmalarına engel olan bir diğer konu da, ahir zamanda güvenilmez bir ortam oluşması ve toplumun bozulmasıdır
Böyle bir ortam içerisinde yaşıyor olmaları, insanların bu mübarek şahısları ve cemaatlerini tanımada güçlük çekmelerine neden olacaktır
Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde, Hz
Mehdi ve cemaatinin yoğun bir karalama ve iftira kampanyası ile mücadele etmek zorunda kalacaklarına işaret edilmektedir
Ve dönem ahir zaman olduğu için, insanların büyük kısmında hakim olan derin şüphecilik, güvensizlik, sabırsızlık ve sadakatsizlik, çoğu kimsenin bu iftiralara kulak vermelerine, samimi Müslümanlara ise itimat etmemelerine neden olacaktır
Bediüzzaman Said Nursi, bu dönemi bir sözünde şöyle tarif etmektedir:
Hem yirmi seneden beri tahribkarane (yıkıcı şekilde) çok dehşetli zulüm altında o derece ahlak bozulmuş ve sabır ve sadakat kaybolmuş ki, ondan belki de yirmiden birisine itimad edilmez (güvenilmez)… (Kastamonu Lahikası, sf
86)
Said Nursi’nin de belirttiği gibi, ahir zamandaki ahlaki bozulma nedeniyle insanlar Hz
İsa ve Hz
Mehdi’ye şüpheyle yaklaşacaklar, onların din ahlakını yaymak amacıyla yaptıkları faaliyetlerin değerini anlamayacak, hatta bu kıymetli insanların hizmetlerini engellemeye çalışacaklardır
Bediüzzaman'a göre, bu nedenle tüm İslam dünyasının heyecanla beklediği Büyük Müceddid (her yüzyıl başında gönderilen büyük İslam alimi) uzun yıllar boyunca insanlar arasında Hz
Mehdi sıfatıyla tanınmayacaktır
Tam aksine toplumun önemli bir kesimi onu –tarihteki tüm Müslümanlara karşı olduğu gibi- dinlerini dejenere etmekle, sapkınlıkla, yalancılıkla ve daha birçok asılsız iftiralarla suçlayacaklardır
Ancak, hadislerde işaret edildiği üzere, Hz
Mehdi ve cemaati tüm bu karalama ve iftiralara çok üstün bir sabır ve tevekkülle karşılık verecek, Allah'ın dinini yaşamadaki kararlılıklarından taviz vermeyeceklerdir
Hz
İsa ve Hz
Mehdi, gelişlerinden ümidin kesildiği bir dönemde ortaya çıkacaklardır
Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde ahir zaman alametlerinden birinin de, insanların "Mehdi'nin gelmeyeceği yönünde bir ümitsizliğe kapılmaları” olduğu bildirilmiştir
Hadislerdeki işaretlere göre, ahir zamanda savaşlarla, yoklukla, açlıkla, adaletsizliklerle, ahlaki çöküşle ve çeşitli salgın hastalıklarla iç içe yaşayan kimi insanlar, tüm bu olumsuzlukların ortadan kalkabileceğine dair inançlarını yitireceklerdir
Müslümanlar arasında da pek çok kişi, Altınçağ'ın başlayıp, Kuran ahlakının dünya üzerinde hakim olacağı yönündeki beklentilerini kaybedecek ve fitnelerin artarak devam edeceğine inanacaktır
Hadislerde, insanların bu bakış açısıyla Hz
Mehdi'nin gelmeyeceğini öne sürecekleri şöyle haber verilmiştir:
İnsanların ümitsiz olduğu ve "Hiç Mehdi falan yokmuş" dediği bir sırada Allah Mehdi'yi gönderir
(Kitab-ul Burhan fi-Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf
55)
Mehdi, Resulullah'ın bayrağı ile, insanların başlarına bela üzerine bela yağdığı ve çıkışından ümit kesildiği bir sırada çıkar
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf
55)
Masum insanlar katloluncaya kadar Mehdi çıkmayacak ve katliamlara yerde ve göktekiler, artık tahammül edemez bir hale geldiğinde zuhur edecektir
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, sf
37)
Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde işaret edildiği gibi, günümüzde de birçok kişi Hz
İsa ve Hz
Mehdi'nin gelmeyeceğini düşünmektedirler
Oysa bu düşünce de ahir zaman alametlerinden biridir
Nitekim bunun tam tersine, her iki kutlu şahıs da Allah’ın izniyle bu olumsuz ruh halinin insanlar arasında yaygınlaştığı ve gelişlerinden ümitlerin kesildiği bir zamanda ortaya çıkacaklardır
Ancak tüm bunların yanında şunu da belirtmek gerekir ki, bu hayırlı insanların ortaya çıkışlarının ilk dönemlerinde tanınmamalarında elbetteki pek çok hayır ve hikmet vardır
Bu gizlilik, Allah’ın izniyle, Hz
İsa ve Hz
Mehdi’ye pek çok konuda kolaylık sağlayacak ve aynı şekilde onların pek çok kötülükten korunmalarına da vesile olacak olabilir (en doğrusunu Allah bilir)
Fakat şu unutulmamalıdır ki yaşadıkları tüm zorluklara; sayılarının çok az olmasına, kendilerine yardımcı olunmamasına ve hatta onlara karşı olumsuz faaliyetler yürütülmesine rağmen, Allah’ın izniyle Hz
İsa ve Hz
Mehdi Kuran ahlakını dünyaya hakim kılacaklardır
07-06-2008
#
4
Profil Bilgileri
herbstregen87
--->: Ahir Zaman Şahısları Neden Tanınmıyor?
Allah bizi Deccal den korusun çok etkileniyorum ya adını duyunca Allah hepimizi korusun emeğine sağlık
Tags
:
ahir
,
neden
,
sahislari
,
taninmiyor
,
zaman
Ahir Zaman Şahısları Neden Tanınmıyor? ile ilgili Benzer Konular
80 Kez Görüntülendi
Ahir Zaman -İlahi-
İlahi - Ezgi Sözleri
Ahir Zaman Fitnesi
Dini Sohbet
5 Dakikada Ahir Zaman
Dini Videolar
5 dakikada Ahir Zaman
Dini Videolar
Ahir Zaman Alametleri
Dini Sohbet
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
21:44
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552