FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Dini Sohbet
İhlâs Ve Niyet (Gizli Ve Açık Bütün İşlerde, Sözlerde Ve Hallerde İyi Niyet Ve İhlâs)
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
İhlâs Ve Niyet (Gizli Ve Açık Bütün İşlerde, Sözlerde Ve Hallerde İyi Niyet Ve İhlâs) ile ilgili Benzer Konular
71 Kez Görüntülendi
İhlas - AnLamı
Tatlı Sözlük
Amellerin Özü İhlas
Dini Sohbet
Saf ve mükemmel kulluk: İHLAS...
Risale-i Nur
Cep - İhlas Risalesi
İslami Programlar
İhlas, Niyet, Riya, İhsan, Îtidâl
Sünnet & Hadis
Arıların Bir Bildiği Var ...
|
Sabır (Sabrın Fazileti)
Konu Araçları
10-06-2008
#
1
Profil Bilgileri
FataL
İhlâs Ve Niyet (Gizli Ve Açık Bütün İşlerde, Sözlerde Ve Hallerde İyi Niyet Ve İhlâs)
İhlâs Ve Niyet (Gizli Ve Açık Bütün İşlerde, Sözlerde Ve Hallerde İyi Niyet Ve İhlâs) başlıklı yazı Mumsema İhlâs Ve Niyet (Gizli Ve Açık Bütün İşlerde, Sözlerde Ve Hallerde İyi Niyet Ve İhlâs) Forum Alev
1) İhlâs Ve Niyet (Gizli Ve Açık Bütün İşlerde, Sözlerde Ve Hallerde İyi Niyet Ve İhlâs)
Bu bölümdeki üç ayet ve oniki hadîs-i şerîften; dinin sadece Allah’a has kılınması, boş ve anlamsız şeylerden Allah’a yönelinmesi, niyetin samimi olması, Allah’ın herkesin duygularını da bildiğini, amellerin niyetin samimi oluşuna göre değer bulacağını, İslâmı yaşayamayacağımız bölgelerden yaşayacağımız yerlere göç etmemiz gerektiğini veya daima bu niyette olmamız gerektiğini, cihad için çağrılınca hemen koşulması gerektiğini, mazeretleri sebebiyle cihada katılamayanların niyetlerinin samimiyetinden dolayı aynı sevaba ortak olduklarını, herkesin niyetine göre sevap kazanacağını, kişinin sağlığında malı hakkında tam yetkili ve tasarruf sahibi olduğunu, hastalık ve ölüm anında ise üçte birden fazlasına vasiyet etme vakfetme ve dağıtma yetkisine sahip olmadığını, Allah’ın sadece kalplerimize ve niyetlerimize baktığını, dış görüntülerimiz ve mal varlığımıza göre değerlendirme yapılmayacağını, sadece İslâmı yüceltmek maksadıyle savaşan kimsenin Allah yolunda olup ölürse şehit olacağını, bu maksat dışında savaşanların ve ölenlerin Allah yolunda olamayıp şehit de olamayacaklarını, birbirine silah çeken iki müslümanın ikisinin de cehennemlik olacağını, samimi niyetle ibadet için yapılacak her şeyde ibadet sevabı yazılacağını, iyilik için niyet edenin yapmasa bile sevap alacağı yaptığında ise en az on ve yediyüzden fazla sevaplar alacağını, kötülüğe niyet eden kimsenin o kötülüğü yapmadığı takdirde bir sevap yaptığında ise bir günah kazanacağını, yapılan iyi amelleri anlatarak Allah’a dua etmenin kişiyi belalardan kurtaracağını öğreneceğiz
[2]
“Oysa kendilerine yalnızca Allah’a ibadet etmeleri, bütün içtenlikleriyle yalnız O’na iman ederek batıl olan her şeyden uzak durmaları, namazlarında dikkatli ve devamlı olmaları ve mallarının bencillik kirinden arındırılması için karşılıksız harcamada bulunmaları emrolunmuştu
İşte dosdoğru din de budur
”
(Beyyine: 98/5)
“Fakat unutmayın ki, onların ne etleri Allah’a ulaşır, ne de kanları
Fakat O’na ulaşan, yalnızca sizin iyi niyet ve samimiyetinizdir
İşte bu amaçla onları sizin yararınıza sunuyoruz ki, O’nun sizi doğru yola iletmesine karşılık, O’nun şanını yüceltip tekbir getiresiniz için
Öyleyse güzel davrananları müjdele”
(Hacc: 22/37)
De ki: “Kalplerinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir
Zira O göklerde ve yerde olan her şeyi bilir
Allah’ın gücü her şeye yeter
”
(Âl i İmrân: 3/29)
1
Mü’minlerin emîri Ebû Hafs Ömer ibni Hattâb
radıyallahu anh
, Resûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem
’i şöyle buyururken dinledim, dedi:
“Yapılan işler niyetlere göre değerlenir
Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır
Kimin niyeti Allah’a ve Resûlü’ne varmak, onlara hicret etmekse, eline geçecek sevap da Allah’a ve Resûlü’ne hicret sevabıdır
Kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa, onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir
”
[3]
* Hicret: Kişinin müslümanlığı yaşayamadığı yerden yaşayabileceği yere göç etmesidir
Müslüman bir memlekette müslümanlığı gerektiği gibi yaşayamıyorsa yaşayabileceği yere göç etmelidir
Yapılan işlerden sevap beklenecekse önce iman sonra iyi niyet şarttır
İmansız sırf iyi niyetin bir faydası yoktur
Müslüman göründüğü gibi olmalı, olduğu gibi görünmelidir
Dünyalık bazı çıkarları için dini hiçbir zaman istismar etmemelidir
[4]
2
Mü’minlerin annesi Ümmü AbdullahÂişe
radıyallahu anhâ
’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem
şöyle buyurdu:
– “Bir ordu Kâbe’ye saldırmak üzere yola çıkacak; bir çöle geldiklerinde baştan sona bütün ordu yere batacaktır
”
Hz
Âişe der ki, bunun üzerine ben,
“Yâ Resûlallah, onların arasında ticaret için yola çıkanlar ve kötü niyetli olmayanlar varken niçin hepsi birden yere batacaktır?” diye sordum
Resûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem
:
– “Hepsi birden yere batacak, âhirette yeniden diriltilip niyetlerine göre hesaba çekileceklerdir”
buyurdu
[5]
* Künye: Hiç bir çocuğu olmayan Aişe anamız; peygamberimiz (s
a
v
)’e “Tüm kardeşlerimizin bir künyesi vardır, benim de olsa ya deyince,
“Sen de kız kardeşinin oğlu Abdullah ile künyelen”
buyurmaları üzerine Aişe anamız Ümmü Abdillah olarak künyelenmiştir
Bu hadiste de o künyesiyle anılmıştır
[6]
- Bir kötülüğü istemeyerek yapanlar öteki dünyada cezaya çarptırılmazlar
- Kötülük yapanlardan uzak olmayanlar bu dünyadaki cezaya ortak olurlar
- Kötü arkadaş ve kötü toplumdan uzak durmak gereklidir
[7]
3
Âişe
radıyallahu anhâ
’dan rivayet edildiğine göre Peygamber
sallallahu aleyhi ve sellem
şöyle buyurdu:
“Mekke fethinden sonra artık hicret yok; fakat cihad ve niyet vardır
Allah yolunda savaşa çağırıldığınız zaman hemen katılın
”
[8]
* Mekke müslümanlar tarafından fethedilince İslam diyarı olmuştur, artık oradan hicret edilmez hicrete gerek yoktur
Fakat İslâm’ı yaymak için cihad her an farzdır
İslâm’ı gereği şekilde yaşama imkanı kalmayınca yine yaşayabilecek yerleri tesbit edip oralara hicret etmek mümkündür
Hicret kıyamete kadar bâkidir
Bir gün Rasûlullah (s
a
v
)’in huzurunda hicret müzakere ediliyordu da Rasûlullah (s
a
v) şöyle buyurdular:
“Tevbe etme imkanı sona ermeden, hicret etme imkanı da sona ermez”
[9]
İslâm diyarı olan bir yeri terkedip başka yerlere gitmemeli, kendi bulunduğu memlekette kötülükleri yok etmek için çaba sarfetmelidir
Müslümanın kalbinden ve kafasından İslâm için savaş ve şehitlik niyeti ile, müslümanca yaşantı olmadığı takdirde hicret niyeti hiç çıkmamalıdır
İslâm uğruna savaş için çağrılınca da, hasta ve sakat olunmadığı sürece mutlaka katılmak farzdır
[10]
4
Ebû Abdullah Câbir İbni Abdullah el–Ensârî
radıyallahu anhümâ
şöyle dedi:
– Bir defasında Peygamber
sallallahu aleyhi ve sellem
ile birlikte bir gazvede bulunuyorduk
Buyurdu ki:
– “Hastalıkları yüzünden Medine’de kalan öyle kimseler var ki, siz bir yolda yürüdüğünüz veya bir vâdiyi geçtiğinizde, onlar da sizinle birlikte gibidir
”
v
Bir başka rivayete göre:
– “Sevap kazanmada size ortak olurlar”
buyurdu
[11]
5
Enes
radıyallahu anh
şöyle dedi:
– Peygamber
sallallahu aleyhi ve sellem
ile Tebük Gazvesi’nden döndüğümüz sırada şöyle buyurdu:
– “Medine’de bizden geride kalan öyle kimseler vardır ki, bir dağ yoluna, bir vâdiye girdiğimizde onlar da bizimle yürüyormuş gibi sevap kazanırlar
Çünkü onları birtakım mâzeretleri alıkoymuştur
”
[12]
Dantel
Mumsema
Frmacil
10-06-2008
#
2
Profil Bilgileri
FataL
--->: İhlâs Ve Niyet (Gizli Ve Açık Bütün İşlerde, Sözlerde Ve Hallerde İyi Niyet Ve İhlâs)
* Bir önceki hadiste de anlatıldığına göre cihad niyetiyle mazeretlerinden dolayı savaşa katılamayanlar aynı sevaba ortak olmuş oluyorlar
Bir numaralı hadis zaten bunu en güzel biçimde açıklamıştı
Niyeti savaşa katılmak olduğu halde özürlerinden dolayı katılamayanlar aynı sevabı kazanmış oluyorlar
Bu işte mazeret ve niyet esastır
Tembellik yüzünden savaşa katılmayanlar Nisâ 4/95 nci Ayetin hükmüne girerler
[13]
6
Ebû Yezîd Ma`n İbni Yezîd İbni Ahnes
radıyallahu anhüm
–Ma`n de, babası Yezîd de, dedesi Ahnes de sahâbîdir– şöyle dedi:
Babam Yezîd sadaka vermek üzere yanına birkaç dinar aldı ve onları Mescid–i Nebevî de oturan birinin yanına koydu
Ben Mescid’e uğrayarak paraları aldım ve babama götürdüm
Babam:
– Vallâhi ben onları sen alasın diye bırakmamıştım deyince, Resûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem
’in yanına giderek durumu arzettim
Bunun üzerine Hz
Peygamberimiz şöyle buyurdu:
– “Yezîd! Sen niyet ettiğin sadaka sevabını kazandın
Ma`n! Aldığın para da senindir
”
[14]
* Nafile sadaka sadece Allah rızası için verilmelidir
Bu tür sadakalar kişinin yakınlarına da verilebilir
Farz olan zekat ve nafile sadakalar bir vekil vasıtasıyla da verilebilir
Kişi niyetine göre sevabını mutlaka alacaktır
[15]
7
Cennetle müjdelenen on sahâbîden biri olan Ebû İshâk Sa`d İbni Ebû Vakkâs
radıyallahu anh
şöyle dedi:
Vedâ Haccı yılında (Mekke’de) yakalandığım şiddetli bir hastalık dolayısıyla Resûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem
ziyâretime geldi
Ona:
– Yâ Resûlallah! Gördüğün gibi çok rahatsızım
Ben zengin bir adamım
Bir kızımdan başka mirasçım da yok
Malımın üçte ikisini sadaka olarak dağıtayım mı? diye sordum
Hz
Peygamberimiz:
– “Hayır”,
dedi
– Yarısını dağıtayım mı? dedim
Yine:
– “Hayır”,
dedi
– Ya üçte birine ne buyurursun, yâ Resûlallah? diye sordum
– “Üçte birini dağıt! Hatta o bile çok
Mirasçılarını zengin bırakman, onları muhtaç bırakıp da halka avuç açtırmaktan hayırlıdır
Allah rızâsını düşünerek yaptığın harcamalara, hatta yemek yerken eşinin ağzına verdiğin lokmalara varıncaya kadar hepsinin mükâfatını alacaksın”
buyurdu
Sa`d İbni Ebû Vakkâs sözüne devamla dedi ki:
– Yâ Resûlallah! Arkadaşlarım gidipte ben kalacak mıyım? (burada ölecek miyim?) diye sordum
– “Hayır, sen burada kalmayacaksın
Allah rızâsı için güzel işler yaparak yükseleceksin
Allah’tan öyle umuyorum ki, daha nice yıllar yaşayarak kimi insanlar (mü’minler) senden fayda, kimileri de (kâfirler) zarar görecektir
Allahım! Ashâbımın (Mekke’den Medine’ye) hicretini tamamla! Onları geri döndürüp hicretlerini yarım bırakma! Acınacak durumda olan Sa`d İbni Havle’dir”
buyurdu
Bu sözleriyle Resûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem
, Sa`d İbni Havle’nin Mekke’de ölmesine üzüldüğünü ifade etti
[16]
* Kişi sağlığında malı hakkında istediği gibi tasarruf hakkına sahiptir
Hastalığı veya ölümü anında yapacağı vasiyyet üçte birini geçmeyecektir
Dolayısıyla müslüman hasta olmayı beklemeden veya ölüm hastalığına yakalanmadan önce malını cenneti kazanacak yolda harcamalıdır
* Gerideki mirascılar bir şeyler yapsınlar diye beklemektense, kişi sağlığında kendi hayır ve infakını kendi yapmalıdır
Bu da kişinin en yakını olan ailesinden başlamalıdır
Hanımı ve çocukları için yaptığı harcamayla kişi sevap kazanır
Aile reisi böylece hem vazifesini yapmış olur hem de Allah’ın rızasını kazanmış olur
Burada Sa’d’ın hicret ettiği Mekke’de hastalanıp öleceğini sorması üzerine peygamberimiz (s
a
v) Allah’ın bildirmesiyle Sa’d’ın ölmeyeceğini ve yaşayacağını İslâm’a ve müslümanlara faydası dokunacağını, kafirlere de zararı dokunacağını söylemesi Cin: 72/26
ve 27
Ayetlerinde belirtildiği üzere:
“Allah gayb bilgisinden dilediği kadarını peygamberlerine bildirebilir
”
hükmünce meydana gelmiştir
* İyi niyetle yapılan her işte kişinin hanımıyla şakalaşması dahi olsa sevap vardır, nafile ibadet türünden sayılır
* Hasta kimseleri ziyaret etmek te müslümanların yapması gereken işlerdendir
Bu hususta peygamber (s
a
v
)’in teşviki ve bu işi bizzat kendisinin de yaparak göstermesi de vardır
* Sahabîler Allah rızası için hicret ettikleri yere geri dönüp orada ölmeyi doğru bulmazlardı
Hicret ettikleri yerin dışında ölmeyi isterlerdi
Bu hadiste peygamber (s
a
v
)’in
“Acınacak durumda olan Sa’d ibnü Havle’dir”
dediği sahabî önce Habeşistan ve Medine’ye hicret etmiş, Bedir, Uhut, Hendek ve diğer pek çok savaşlarda bulunmuş ama veda haccı sırasında Mekke’de vefat etmiştir
Böylece Rasûlullah (s
a
v) erken vefat etmesi ve yapamadığı bazı sevaplardan mahrum kalması dolayısıyle “Acınacak olan” diyerek bu sahabiye olan üzüntüsünü dile getirmiştir
[17]
8
Ebû Hüreyre Abdurrahman İbni Sahr
radıyallahu anh’
den rivayet edildiğine göre Resûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem
şöyle buyurdu:
– “Allah Teâlâ sizin bedenlerinize ve yüzlerinize değil, kalblerinize bakar
”
[18]
* Vahiyden, Allah bilgisinden yoksun olan kimseler insanların dış görünüşlerine ve varlıklarına değer verirler
Cahilî sistemlerin ölçüsü budur
İslâm’ın ölçüsü ise bu hadîs i şerîfte verilmiştir
Bu ölçü İslâm’ın ve Allah’ın ölçüsüdür
Allah insanların yüz güzelliğine ve mal varlığına bakarak yaptıkları davranışları değerlendirmez, çünkü bunlar dünya hayatının gelip geçici değerleridir
Ama kalplerdeki iyi niyet ve güzel davranışlar Allah katında sevap kazanmaya ve dereceleri artırmaya yarar
Sebe’ 34/37 de Rabbimiz:
“Sizi bize yaklaştıracak olan ne ekonomik, ne de sayısal çoğunluğunuzdur
Yalnızca iman edip, doğru ve yararlı işler yapanlar, bize yakın olabilirler
Onlara yaptıklarının kat kat fazlası mükafat var ve onlar cennet köşklerinde huzur ve güven içinde kalacaklardır
”
Buyurmaktadır
İnsanın gerçek değeri tüm bedenini yönlendirecek olan kalbiyle ölçülür
O düzelirse tüm vücut düzgün olur, o bozuksa bütün beden bozulur
[19]
Yapılan iş ve ibadetleri değerli kılan kalpteki niyettir
Dolayısıyle kalbi kötü niyetlerden yani küfür, nifak, haset, kin gibi hastalıklardan koruyup düzgün ve samimi bir hale getirmeye çalışmalıdır ki, gerçek dünya ve ahiret saadetine erişilebilsin
[20]
10-06-2008
#
3
Profil Bilgileri
FataL
--->: İhlâs Ve Niyet (Gizli Ve Açık Bütün İşlerde, Sözlerde Ve Hallerde İyi Niyet Ve İhlâs)
9
Ebû Mûsâ Abdullah İbni Kays el–Eş`arî
radıyallahu
anh
şöyle dedi:
Resûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem
’e:
– Biri cesaretini göstermek, diğeri milletini korumak, öteki kendine yiğit adam dedirtmek için savaşan kimselerden hangisi Allah yolundadır? diye soruldu
Resûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem
şu cevabı verdi:
– “Kim, İslâmiyet daha yüce olsun diye savaşıyorsa, o Allah yolundadır
”
[21]
* Allah yolunda olmayan bir çarpışmanın neticesinde de sevap beklenmez
Allah yolunda ölen ise ancak şehid olabilir
Başka maksatlarla çarpışanlara ve çarpışıp ölenlere de İslâm dininde şehid denilmez
Her beşerî sistem ve hayat tarzının da kendine göre şehitleri vardır
(Basın şehidi, devrim şehidi gibi
)
[22]
10
Ebû Bekre Nüfey` İbni Hâris es–Sekafî
radıyallahu anh
’den rivayet edildiğine göre Peygamber
sallallahu aleyhi ve sellem
şöyle buyurdu:
“İki müslüman birbirine kılıç çektiği zaman, öldüren de, ölen de cehennemdedir”
Bunun üzerine ben:
– Yâ Resûlallah! Öldürenin durumu belli, ama ölen niçin cehennemdedir? diye sordum
Resûl–i Ekrem
sallallahu aleyhi ve sellem
:
– “Çünkü o, arkadaşını öldürmek istiyordu”
buyurdu
[23]
* Müslümanlar birbirleriyle silahlı çatışmaya girmezler
Hucûrat: 49/9’a göre çatışmaya giren olursa diğer müslümanlar onları barıştırmak mecburiyetindedirler
Nisâ: 4/92’ye göre bile bile bir mü’minin bir mü’mini öldürmesi yasaktır, öldürürse ebedî cehennemlik olur, dolayısıyla müslüman müslümana karşılıklı silah çekemez, silah işi tek taraflı olursa ölen şehid, öldüren de ebedî cehennemlik olur
[24]
11
Ebû Hüreyre
radıyallahu
anh
’den rivayet edildiğine göre Resûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem
şöyle buyurdu:
“Bir kimsenin câmide cemaatle kıldığı namaz, işyerinde ve evinde kıldığı namazdan yirmi küsur derece daha sevaptır
Şöyleki bir kişi güzelce abdest alır, sonra başka hiçbir maksatla değil, sadece namaz kılmak üzere câmiye gelirse, câmiye girinceye kadar attığı her adım sebebiyle bir derece yükseltilir ve bir günahı bağışlanır
Câmiye girince de, namaz kılmak için orada durduğu sürece, tıpkı namaz kılıyormuş gibi sevap kazanır
Biriniz namaz kıldığı yerden ayrılmadığı, kimseye eziyet etmediği ve abdestini bozmadığı müddetçe melekler:
Allahım! Ona merhamet et!
Allahım! Onu bağışla!
Allahım! Onun tövbesini kabul et! diye ona dua ederler
”
[25]
12
Ebü’l–Abbâs Abdullah İbni Abbâs İbni Abdülmuttalib
radıyal–lahu anhümâ
’dan nakledildiğine göre, Resûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem
Allah Teâlâ’dan rivayet ettiği bir hadiste şöyle buyurdu:
“Allah Teâlâ iyilik ve kötülükleri takdir edip yazdıktan sonra bunların iyi ve kötü oluşunu şöyle açıkladı:
Kim bir iyilik yapmak ister de yapamazsa, Cenâb–ı Hak bunu yapılmış mükemmel bir iyilik olarak kaydeder
Şayet bir kimse iyilik yapmak ister sonra da onu yaparsa, Cenâb–ı Hak o iyiliği on mislinden başlayıp yedi yüz misliyle, hatta kat kat fazlasıyla yazar
Kim bir kötülük yapmak ister de vazgeçerse, Cenâb–ı Hak bunu mükemmel bir iyilik olarak kaydeder
Şayet insan bir kötülük yapmak ister sonra da onu yaparsa, Cenâb–ı Hak o fenalığı sadece bir günah olarak yazar
”
[26]
* Bu konuyla ilgili Bakara: 2/261; Nisâ: 4/40, 124; En’âm: 6/160; Yûnus: 10/26; Şûrâ: 42/23; Kadr: 97/1-5 ve benzeri pek çok ayetler tetkik edilirse günahın bire bir, sevabın ise ondan otuzbine kadar çıktığı görülecektir
[27]
13
Ebû Abdurrahman Abdullah İbni Ömer İbni’l–Hattâb
radıyallahu anhümâ
’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem
’i şöyle buyururken dinlediğini söylemiştir:
“Sizden önce yaşayanlardan üç kişi bir yolculuğa çıktılar
Akşam olunca, yatıp uyumak üzere bir mağaraya girdiler
Fakat dağdan kopan bir kaya mağaranın ağzını kapattı
Bunun üzerine birbirlerine:
– Yaptığınız iyilikleri anlatarak Allah’a dua etmekten başka sizi bu kayadan hiçbir şey kurtaramaz, dediler
İçlerinden biri söze başlayarak:
– Allahım! Benim çok yaşlı bir annemle babam vardı
Onlar yemeklerini yemeden çoluk çocuğuma ve hizmetçilerime bir şey yedirip içirmezdim
Birgün hayvanlara yem bulmak üzere evden ayrıldım; onlar uyumadan önce de dönemedim
Eve gelir gelmez hayvanları sağıp sütlerini annemle babama götürdüğümde, baktım ki ikisi de uyumuş
Onları uyandırmak istemediğim gibi, onlardan önce ev halkının ve hizmetkârların bir şey yiyip içmesini de uygun görmedim
Süt kabı elimde şafak atana kadar uyanmalarını bekledim
Çocuklar etrafımda açlıktan sızlanıp duruyorlardı
Nihayet uyanıp sütlerini içtiler
Rabbim! Şayet ben bunu senin rızânı kazanmak için yapmışsam, şu kaya sıkıntısını başımızdan al! diye yalvardı
Kaya biraz aralandı; fakat çıkılacak gibi değildi
Bir diğeri söze başladı:
– Allahım! Amcamın bir kızı vardı
Onu herkesten çok seviyordum
(Bir başka rivayete göre: Bir erkek bir kadını ne kadar severse, ben de onu o kadar seviyordum)
Ona sahip olmak istedim
Fakat o arzu etmedi
Bir yıl kıtlık olmuştu
Amcamın kızı çıkıp geldi
Kendisini bana teslim etmek şartıyla ona 120 altın verdim
Kabul etti
Ona sahip olacağım zaman (bir başka rivâyete göre: Cinsî münasebete başlayacağım zaman) dedi ki: Allah’tan kork! Dinin uygun görmediği bir yolla beni elde etme! En çok sevip arzu ettiğim o olduğu halde kendisinden uzaklaştım, verdiğim altınları da geri almadım
Allahım! Eğer ben bu işi senin rızânı kazanmak için yapmışsam, başımızdaki sıkıntıyı uzaklaştır, diye yalvardı
Kaya biraz daha açıldı; fakat yine çıkılacak gibi değildi
Üçüncü adam da:
– Allahım! Vaktiyle ben birçok işçi tuttum
Parasını almadan giden biri dışında hepsinin ücretini verdim
Ücretini almadan giden adamın parasını çalıştırdım
Bu paradan büyük bir servet türedi
Birgün bu adam çıkageldi
Bana:
– Ey Allah kulu! Ücretimi ver, dedi
Ben de ona:
– Şu gördüğün develer, sığırlar, koyunlar ve köleler senin ücretinden türedi, dedim
Adamcağız:
– Ey Allah kulu! Benimle alay etme, deyince, seninle alay etmiyorum, diye cevap verdim
Bunun üzerine o, geride bir tek şey bırakmadan hepsini önüne katıp götürdü
Rabbim! Eğer bu işi sırf senin rızânı kazanmak için yapmışsam, içinde bulunduğumuz sıkıntıdan bizi kurtar, diye yalvardı
Mağaranın ağzını tıkayan kaya iyice açıldı; onlar da çıkıp gittiler
[28]
*
Anaya babaya saygı ve hürmet, nefsin bilhassa şehevî hislerine sadece Allah korkusundan dolayı hakim olabilmek ve kul hakkına hürmet etmenin değerli amellerden olduğunu öğrenmiş oluyoruz
Müslüman daraldığı zaman böyle samimi davranışlarını dua vesilesi yapabileceğini de bu hadis bize öğretmiş oluyor
Bu konuyu daha iyi anlamak için Bakara: 2/25, 82, 277; Âl i İmrân: 3/57; Nisâ: 4/57, 122; Mâide: 5/9; A’râf: 7/42; Yûnus: 10/9, 26; Hûd: 11/11, 23; Nâziât: 79/40, 41 ayetlerine bakılabilir
[29]
Tags
:
acik
,
butun
,
gizli
,
hallerde
,
ihls
,
islerde
,
iyi
,
niyet
,
sozlerde
İhlâs Ve Niyet (Gizli Ve Açık Bütün İşlerde, Sözlerde Ve Hallerde İyi Niyet Ve İhlâs) ile ilgili Benzer Konular
71 Kez Görüntülendi
İhlas - AnLamı
Tatlı Sözlük
Amellerin Özü İhlas
Dini Sohbet
Saf ve mükemmel kulluk: İHLAS...
Risale-i Nur
Cep - İhlas Risalesi
İslami Programlar
İhlas, Niyet, Riya, İhsan, Îtidâl
Sünnet & Hadis
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
07:05
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545