FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Dini Sohbet
Bedenin Ölümü
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Bedenin Ölümü ile ilgili Benzer Konular
64 Kez Görüntülendi
Oruç bedenin zekâtıdır
Oruç
Sen SUS Bedenin Konuşsun!
Kişisel Gelişim
erkekler 2008 bıyık modeli burdan beğenin
Komik Karikatürler
çocuk hastalıkları:ANİ BEBEK ÖLÜMÜ SENDROMU: BEŞİK ÖLÜMÜ SENDROMU
Çocuk Sağlığı ve Bakımı
GüzeLLerden GüzeL Beğenin...:)
Yabancı Ünlü Resimleri
Hz.Muaviye’nin (R.anh) oğlu Yezid hakkında nasıl düşünmeliyiz?
|
Gerçek Ölüm
Konu Araçları
13-06-2008
#
1
Profil Bilgileri
FataL
Bedenin Ölümü
Bedenin Ölümü başlıklı yazı Mumsema Bedenin Ölümü Forum Alev
BEDENİN ÖLÜMÜ
(Dışarıdan Görünen Ölüm)
Hayır; can, kö
pr
ücük kemiğine gelip dayandığı zaman, "Son müdahaleyi yapacak kim" denir
Artık gerçekten, kendisi de bir ayrılık olduğunu anlamıştır
(Ölüm korkusundan) Ayaklar birbirine dolaştığında; O gün sevk, yalnızca Rabbinedir
(Kıyamet Suresi, 26-30)
Ölüm anında ruh, bu dünyadaki insanların içinde yaşadıkları boyuttan ayrılırken, geride cansız bedenini bırakır
Deri değiştiren canlılar gibi, bu dünyadaki bedenini geride bırakır ve asıl hayatına doğru ilerler
Ancak geride kalan bedenin hikayesi de anlamlı ve önemlidir
Özellikle bu bedene hayattayken gereğinden fazla değer verenler için
Peki öldükten sonra bu bedenin başına neler geleceğini ayrıntılı olarak düşündünüz mü hiç?
Bir gün öleceksiniz
Belki hiç beklenmedik bir şekilde
Ekmek almak için bakkala giderken yolda biraraba tarafından çiğneneceksiniz
Ya da amansız bir hastalık hayatınıza son verecek
Veya bir anda kalbiniz atmaktan vazgeçecek
Böylece ölümü tatmaya başlayacaksınız
Bu andan itibaren de, bedeninizle hiçbir ilişkiniz kalmayacak
Hayat boyu "ben" dediğiniz ve sahiplendiğiniz o beden, sıradan bir et parçası haline gelecek
Ölümünüzle birlikte bedeninizi başka insanlar taşımaya başlayacaklar
Etrafta ağlayanlar, "daha dün buradaydı", "dağ gibi adamdı" diyenler olacak
Sonra o bedeni alıp evin bir odasına, belki de morga koyacaklar
Orada bir gece bekleyecek
Ertesi gün gömme işlemleri başlayacak
Cansız bedeni alıp gasilhaneye götürecekler
Görevli, kaskatı kesilmiş olan bedeninizi soğuk suyla yıkayacak
Ancak bu aşamada ölümün izleri de bedende aşikar hale gelecek
Morarmalar başlayacak
Daha sonra bedeni beyaz bir bezle, kefenle saracaklar
Sonra da tahta tabuta koyup üstüne yeşil bir örtü örtecekler
Cenaze arabası gelecek, tabutu devralacak
Araba mezarlığa doğru ilerlerken, yolda hayat devam edecek
Bazı insanlar cenaze geçiyor diye saygı gösterecek, çoğu kendi işine bakacak
Sonra mezarlığa gelinecek
Tabut, sizi sevenler ya da seviyor gibi görünenler tarafından ellerde taşınacak
Etrafta muhtemelen yine ağlayanlar, sızlananlar olacak
Sonra o kaçınılmaz yere, mezara gelinecek
Üstünde sizin isminiz yazılı
Bedeni tabuttan çıkarıp beyaz kefenle birlikte mezarın içine atacaklar
Dualar okunacak
Ve sonra son iş yapılacak
Ellerine kürek alanlar, beyaz kefenin içindeki bedenin üzerine toprak atmaya başlayacaklar
Kefenin ağzını açıp içine de toprak atacaklar
Ağzınıza, burnunuza, boğazınıza, gözlerinize topraklar dolacak
Topraklar yavaş yavaş kefeni örtecek
Biraz sonra işleri bitecek ve gidecekler
Mezarlık her zamanki derin sessizliğine bürünecek
Gidenler, kendi hayatlarına geri dönecekler, ama gömülen beden için artık hayatın hiçbir anlamı kalmamış olacak
Dünyadaki hiçbir güzellik, hiçbir güzel ev, güzel insan, güzel manzara artık o beden için bir şey ifade etmeyecek
Bedeniniz, hiçbir dostunuzla artık görüşemeyecek
Beden için var olan tek şey, artık yalnızca toprak ve onun içindeki bakteri ve kurtlar olacak
Öldükten Sonra Ne Hale Geleceğinizi Hiç Düşündünüz mü?
Zaten gömülmenizle birlikte bedeniniz hem içten hem de dıştan gelen etkilerle hızlı bir parçalanma sürecine girecek
Vücutta oksijen kalmayacağından, bir süre sonra mikroplar faaliyete geçerek bedene yayılacaklar
Karında toplanan gazlar cesedi şişirecek ve bu şişlik vücudun her tarafına yayılarak, bedeni tanınmaz hale getirecek
Bundan sonra gazın diyaframa yaptığı basınçtan dolayı ağızdan ve burundan kanlı köpükler gelmeye başlayacak
Çürüme ilerledikçe kıllar, tırnaklar, avuç içleri ve tabanlar yerlerinden ayrılacaklar
Bu dış değişmeyle beraber, iç organlarda da (akciğer, kalp ve karaciğerde) çürüme başlayacak
En korkunç olay ise bu noktada gerçekleşecek; karın bölgesinde toplanan gazlar deriyi zayıf noktasından patlatacaklar ve bedenden tahammül edilmez derecede pis kokular yayılacak
(Ölü insan kokusu, dünyanın en iğrenç kokusudur
)
Bu süre içinde kafadan başlamak üzere, adaleler de yerlerinden ayrılacak
Cilt ve yumuşak kısımlar tamamen dökülecek ve iskelet gözükmeye başlayacak
Beyin tamamen çürüyecek ve kil görünümünü alacak, kemikler bağlantılarından ayrılacak ve iskelet dağılmaya başlayacak
Bu olay, ceset bir toprak ve kemik yığını haline gelene kadar böylece devam edecek
"Ben" sandığınız bedeniniz böylelikle korkunç ve iğrenç bir şekilde yok olacak
Geride kalanlar sizin için "helva"lar yapıp yerken, topraktaki tüm kurtlar, böcekler ve bakteriler sizin etlerinizi kemirecekler
Eğer bir kaza sonucunda ölür de, gömülmezseniz, o zaman çok daha feci bir manzara ortaya çıkacak
Bedeniniz, sıcak havada açıkta kalmış bir et gibi, kurtlanacak, birkaç gün içinde bir kurt yumağı haline dönüşecek
Kurtlar, son et parçasını da yiyene kadar iskeletin kıvrımları arasında dolaşacaklar
Böylece "en güzel bir biçimde" yaratılmış olan insan hayatı, olabilecek en korkunç biçimde sona erecek
Peki neden?
İnsan vücudunun öldükten sonra bu hale getirilmesi Allah'ın dilemesiyledir
Ve bunun çok büyük bir anlamı vardır
İnsan, kendisinin aslında beden olmadığını, bedeninin yalnızca kendisine giydirilmiş geçici bir kılıf olduğunu, bu korkunç sonu görerek anlamalı, bedenin ötesinde bir varlığı olduğunu hissetmelidir
Kendini "et ve kemikten" ibaret sanan insana, bunun bir aldanış olduğunu kavratmak için böyle çarpıcı ve ibret verici bir son hazırlamıştır
İnsan, bedeninin ölümüne bakmalı, bu geçici dünyada adeta sonsuza kadar kalacakmış gibi sahiplendiği ve bütün arzularına boyun eğdiği bedeninin akıbeti hakkında düşünmelidir
O beden toprağın altında çürüyecek, kurtlanacak ve iskelete dönüşecektir
Dantel
Mumsema
Frmacil
13-06-2008
#
2
Profil Bilgileri
FataL
--->: Bedenin Ölümü
Dünya Hayatının Geçiciliği
Hiç düşündünüz mü?
Neden insan sık sık temizlenmek zorundadır? Neden temizliğine, bakımına dikkat etmezse, vücudu, ağzı kokar, cildi ve saçı yağlanır? Neden terler ve bu terin kokusu son derece kötüdür?
İnsanın aksine, çicekler son derece güzel kokulara sahiptirler
Gül ya da karanfil, pis çamurlu bir toprakta yetişmelerine rağmen binlerce yıldır son derece güzel kokarlar
Ama insan, kötü kokmaya mahkumdur ve bunu ancak iyi bir bakımla engelleyebilir
Neden böyle olduğunu, insanın neden bu şekilde bir eksiklikle yaratıldığını hiç düşündünüz mü? Allah'ın neden çiçekleri güzel kokulu yaparken, insan bedeninin bu şekilde acizliklerle dolu olduğunu hiç aklınıza getirdiniz mi?
İnsan yalnızca bu saydığımız özelliklerle kalmaz; yorulur, acıkır, susar, canı acır, midesi bulanır, hastalanır
İnsanlara bunlar doğal şeylermiş gibi gelir, ama bu bir aldanıştır
İnsan hiçbir zaman kötü kokmayabilir, hiçbir zaman baş ağrısı çekmeyebilir, hiçbir zaman hasta olmayabilirdi
Sahip olduğu tüm bu kusurlar, "tesadüfen" oluşmuş değil, özel olarak yaratılmışlardır
Allah, insanı belirli bir amaç, belirli bir hikmet doğrultusunda bu şekilde eksik yaratmıştır
Bunun iki amacı vardır: Birincisi, insanın aciz bir varlık, bir "kul" olduğunu anlamasıdır
Eksiksiz, mükemmel olmak Allah'ın vasfıdır, O'nun kulu olan insan ise sonsuz derecede ek------, zayıftır ve dolayısıyla O'na sonsuz derecede muhtaçtır
Bir ayet, konuyu çok hikmetli bir biçimde özetler:
Ey insanlar, siz Allah'a (karşı fakir olan) muhtaçlarsınız; Allah ise, Ganiy (hiçbir şeye ihtiyacı olmayan)dır, Hamid (övülmeye layık)tır
Dileyecek olsa, sizi giderir (yok eder) ve yepyeni bir halk getirir
Bu, Allah'a göre güç değildir
(Fatır Suresi, 15-17)
İnsanın bedenindeki eksiklikler, ona aczini ve zaafını sürekli olarak hatırlatır
İnsan, kendini üstün ve kusursuz bir varlık sanmaya başlayabilir, ama her gün tuvalete gitmek zorundadır ve orada içine düştüğü zavallılık, gerçek mahiyetini kendisine bildirir
İnsanın sahip olduğu kusur ve eksikliklerin ikinci amacı ise, bu yurdun geçiciliğini hatırlatmasıdır
Çünkü söz konusu kusur ve eksiklikler, bu dünyadaki bedene mahsusturlar
Ahirette, cennet ehli yeni bir bedenle, eksiksiz ve kusursuz bir şekilde yaratılacaktır
Bu dünyadaki zayıf, eksik, kusurlu beden, müminin gerçek bedeni değildir, geçici bir süre içinde kaldığı bir kalıptır
Bundan dolayıdır ki, dünyada kusursuz bir güzellik elde edilemez
Fiziksel yönden en güzel, en çekici, en kusursuz olduğunu sandığımız bir insan da, diğer tüm insanlar gibi tuvalete gitmekte, terlemekte, kimi zaman ağzı kokmakta, kimi zaman yüzünde sivilce çıkmaktadır
Temiz kalabilmek için sürekli yıkanmak ve bakım yapmak zorundadır
Kimi insanın yüzü güzeldir, ama fiziği o kadar düzgün değildir
Bunun tersi de mümkündür
Kimisinin gözü güzel, fakat burnu eğri olabilir
Bu özelliklerin sonsuz varyasyonlarını sayabiliriz
Dış görünüş olarak gerçekten kusursuz gibi görünen bir kimsede de hiç umulmadık bir hastalık, rahatsızlık ya da kusur bulunabilir
Herşeyden önemlisi, en mükemmel görünen insan bile mutlaka yaşlanır ve ölür
Beklenmedik bir anda bir kazayla paramparça olabilir
Dünyadaki beden gibi, dünyanın bizzat kendisi de eksik, kusurlu, yetersiz ve geçicidir
Bütün çiçekler mutlaka solar, en güzel yiyecekler çürür, bozulur, kokuşur
Tüm bunlar bu dünyaya mahsus eksik ve kusurlardır
Bizlere tanınan kısa dünya hayatı da, taşıdığımız beden de Allah'ın çok kısa bir süre için verdiği geçici emanetlerdir
Sonsuz bir yaşantı ve mükemmel bir yaratılış ise yalnızca ahirete mahsustur
Bir ayette şöyle denir:
Size verilen herhangi bir şey, dünya hayatının metaı (kısa süreli faydalanması)dır
Allah katında olan ise, daha hayırlı ve daha süreklidir
(Bu da) iman edip Rablerine tevekkül edenler içindir
(Şura Suresi, 36)
Bir başka ayette, dünyanın gerçek mahiyeti şöyle anlatılır:
Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, '(eğlence türünden) tutkulu bir oyalama', bir süs, kendi aranızda bir övünme (süresi ve konusu), mal ve çocuklarda bir 'çoğalma-tutkusu'dur
Bir yağmur örneği gibi; onun bitirdiği ekin ekicilerin (veya kafirlerin) hoşuna gitmiştir, sonra kuruyuverir, bir de bakarsın ki sapsarı kesilmiş, sonra o, bir çer-çöp oluvermiştir
Ahirette ise şiddetli bir azab; Allah'tan bir mağfiret ve bir hoşnutluk (rıza) vardır
Dünya hayatı, aldanış olan bir metadan başka bir şey değildir
(Hadid Suresi, 20)
Kısaca bu dünyada Allah sonsuz kudret ve bilgisinin bir göstergesi olarak birçok güzellik, sanat ve harikalık ile çok çeşitli kusur ve eksiklikleri de aynı anda yaratmaktadır
Mükemmellik ve kalıcılık bu dünyanın kanununa aykırıdır
Gelişen teknoloji de dahil olmak üzere, insan aklının düşünebileceği hiçbir şey Allah'ın bu kanununu değiştiremeyecektir
Böylece insanlar bir yandan ahireti özleyip ona kavuşmak için çabalasınlar ve Allah'a gereken şükür ve takdiri göstersinler
Bir yandan da bunların gerçek yerinin bu geçici dünya değil, eksik ve kusurlardan arındırılmış ve müminler için hazırlanmış ebedi cennet hayatı olduğunu anlayabilsinler
Kuran'da, bu gerçek çok açık bir biçimde özetlenir:
Hayır, siz dünya hayatını seçip üstün tutuyorsunuz
Ahiret ise daha hayırlı ve daha süreklidir
(A'la Suresi, 16-17)
Bir başka ayette ise, "gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur" (Ankebut Suresi, 64) denir
"Asıl hayat"ımız olan ahiret ile geçici bir yurt olan dünya arasında, perde kadar ince bir sınır vardır
Ölüm, işte bu perdeyi kaldıran araçtır
Ölümle birlikte bu dünya ve bedenle olan ilişki kesilecek, yepyeni bir yaratılışla sonsuz hayata başlangıç yapılacaktır
Ölümle birlikte başlayacak olan hayat gerçek hayattır
Eksiklik, kusur, geçicilik dünyaya ait kanunlardır
Gerçek kanunlar; kusursuzluk, ölümsüzlük, mükemmellik üzerine kuruludur
Bir başka deyişle, normal olan, bir çiçeğin hiç solmaması, bir insanın hiç kirlenmemesi, hiç yaşlanmaması, bir meyvenin hiç çürümemesidir
Asıl kanunlar, insanın her istediğinin anında gerçekleşmesini, insanın hiçbir acı ve hastalık yaşamamasını, hiçbir zaman üşümemesini, ya da terlememesini gerektirir
Ancak asıl kanunlar, asıl hayatta; geçici kanunlar da geçici olan bu dünya hayatındadır
Bu dünyada yaşanan tüm eksiklik ve kusurlar, asıl kanunların özel olarak bozulup, yerlerine geçici kanunların konmasıyla oluşmaktadır
Asıl kanunların yurdu, yani ahiret ise sanıldığının aksine uzakta değildir
Allah dilediği an insanın buradaki yaşamına son verip, onu ahirete geçirebilir
Bu geçiş, bir göz açıp-kapaması kadar çabuk gerçekleşecektir
Rüyadan uyanmak gibi
Ölümle birlikte sona erecek olan dünyanın, ahirete göre ne denli kısa olduğu Kuran'da şöyle anlatılır:
Dedi ki: "Yıl sayısı olarak yeryüzünde ne kadar kaldınız?" Dediler ki: "Bir gün ya da bir günün birazı kadar kaldık, sayanlara sor
" Dedi ki: "Yalnızca az (bir zaman) kaldınız, gerçekten bir bilseydiniz," "Bizim, sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve gerçekten bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız?" (Müminun Suresi, 112-115)
Ölümle birlikte rüya sona ermiş ve gerçek yaşam başlamıştır
Yeryüzünde "bir gün ya da bir günün birazı kadar", hatta "bir göz çarpması" kadar kalmış olan insan, yaptıklarının hesabını vermek üzere Allah'ın huzuruna çıkar
Eğer dünyada iken ölümü aklında tutmuş, Allah'a kavuşacağının bilincinde olmuş ise, kurtulacaktır
Kuran'da "kitabı sağ eline verilen" bu kurtulmuşların şöyle diyeceği haber verilir:
"
Alın kitabımı okuyun
Çünkü ben, gerçekten hesabıma kavuşacağımı sanmış (anlamış)tım
" (Hakka Suresi, 19-20)
13-06-2008
#
3
Profil Bilgileri
FataL
--->: Bedenin Ölümü
Ölümden İbret Almayanların
Dünya ve Ahiretteki Durumları
İnsanların çoğunda "ölüm yaşamın bittiği andır" şeklinde eksik ve yetersiz bir inanış vardır
Oysa biraz daha derin düşünülse ölümün diğer bir hayatın da başladığı an olduğu anlaşılacaktır
Bu eksik bakış açısı yüzünden, inkar edenler hedefledikleri herşeyi dünyadaki kısa sürenin içine sığdırmaya çalışırlar
Ahireti tanımayanların, bu dünyadan gözü kapalı bir şekilde sınır tanımadan yararlanmak istemelerinin sebebi de budur
Bunlar ölümle birlikte, herşeyden mahrum kalacakları endişesiyle, doğru-yanlış ayrımı yapmadan yaşamaya, bu dünyadan maksimum derecede faydalanmaya, nefislerini tatmin etmeye çalışırlar
Önlerinde çok uzun yılların var olduğuna kendilerini inandırıp, uzun vadeli planlar peşinde koşarlar
Böylelikle kendilerini çok akıllı, Allah'a ve ahiret gününe inancı tam olan ve ölümden sonrası için hazırlık yapan müminleri de akılsız olarak görürler
Bu, şeytanın insanı aldatmak için kullandığı en klasik yöntemdir
Şeytanın inkarcılar üzerinde uygulamak istediği oyununu Allah Kuran'da şu ayetlerle haber verir:
Şüphesiz, kendilerine hidayet açıkça belli olduktan sonra, gerisin geri (küfre) dönenleri, şeytan kışkırtmış ve uzun emellere kaptırmıştır
(Muhammed Suresi, 25)
(Şeytan) Onlara vaadler ediyor, onları en olmadık kuruntulara düşürüyor
Oysa şeytan onlara bir aldanıştan başka bir şey vaat etmez
(Nisa Suresi, 120)
Bu dünyada sonsuza dek yaşayacakmış gibi mal ve servet biriktiren inkarcılar, hayatlarını mal ve evlat çokluğu ile övünecekleri bir yarış haline getirirler
Bu sahte üstünlüğün verdiği gurura kapılarak ahiretten tamamen uzaklaşırlar
Ancak içinde bulundukları büyük yanılgının kendilerini nereye doğru yönlendirdiği, ayetlerle açıkça bildirilmiştir:
Onlar sanıyorlar mı ki, kendilerine vermekte olduğumuz mal ve çocuklarla, biz onların hayırlarına koşuyoruz (veya yardım ediyoruz)? Hayır, onlar şuurunda değiller
(Müminun Suresi, 55-56)
Şu halde onların malları ve çocukları seni imrendirmesin; Allah bunlarla ancak onları dünya hayatında azaplandırmak ve canlarının onlar küfür içindeyken zorlukla çıkmasını ister
(Tevbe Suresi, 55)
Allah insana, imtihan için gönderildiği bu dünyada ölümü ve ahireti düşündürecek pek çok mesaj gönderir
Bir ayette, insana uyarı olsun diye verilen belalara dikkat çekilir:
Görmüyorlar mı ki, gerçekten onlar her yıl, bir veya iki defa belaya çarptırılıyorlar da sonra tevbe etmiyorlar ve öğüt alıp (ders çıkarıp) düşünmüyorlar
(Tevbe Suresi, 126)
Gerçekten çoğu insan, sık sık tevbe etmesine, öğüt alıp düşünmesine vesile olacak belalarla karşılaşırlar
Bunlar, ayette denildiği gibi yılda bir kaç kez karşılaşılabilen büyük belalar ya da günlük küçük sıkıntılar olabilir
İnsan kaza, sakatlanma ve ölümle sonuçlanan birçok olaya tanık olur
Gazeteler ölüm haberleriyle, ilanlarıyla doludur
İnsana düşen, bu tip olayların kendi başına da gelebileceğini, her an kendi imtihanının da sona erebileceğini hatırlamak, hemen Allah'a sığınıp bütün samimiyeti ile bağışlanma dilemektir
Müminlerin gördükleri olaylardan aldıkları ders ve ibret kalıcı olur
Fakat, aynı olayların iman etmeyenler üzerindeki etkisi ve bunlara verdikleri tepki çok daha farklıdır
İnkarcılar kendilerinde uyandırdığı dehşet hissinin bir sonucu olarak ölümün gerçekliğini kabullenmeyerek ya da unutmaya çalışarak kendilerini rahatlatmak için uğraşıp-dururlar
Ancak bu yanıltıcı metodla kendilerine zarar vermekten öteye gidemezler
Çünkü Allah, "Onları adı konulmuş bir süreye kadar ertelemektedir" (Nahl Suresi, 61) ve bu süre sandıklarının aksine aleyhlerine işlemektedir
Kuran'da şöyle buyrulur:
O küfre sapanlar, kendilerine tanıdığımız süreyi sakın kendileri için hayırlı sanmasınlar, biz onlara, ancak günahları daha da artsın diye süre vermekteyiz
Onlar için aşağılatıcı bir azap vardır
(Al-i İmran Suresi, 178)
Ölüm en yakınındaki kimseye isabet ettiğinde bile bu uyarıyı hiç üzerine alınmayan, bundan bir öğüt ve ders çıkaramayan gaflet içindeki insan, günün birinde kendisi ölümle karşı karşıya kalsa, içinde bulunduğu durumdan kurtulmak için bir anda dünyanın en ihlaslı insanı haline geliverir
Kuran'da bu psikoloji bir örnekle şöyle tasvir edilir:
Karada ve denizde sizi gezdiren O'dur
Öyle ki siz gemide bulunduğunuz zaman, onlar da güzel bir rüzgarla onu yüzdürürlerken ve (tam) bununla sevinmektelerken, ona çılgınca bir rüzgar gelip çatar ve her yandan dalgalar onları kuşatıverir; onlar artık bu (dalgalarla) gerçekten kuşatıldıklarını sanmışlarken, dinde O'na 'gönülden katıksız bağlılar (muhlisler)' olarak Allah'a dua etmeye başlarlar: "Andolsun eğer bundan bizi kurtaracak olursan, muhakkak sana şükredenlerden olacağız
" (Yunus Suresi, 22)
Ancak bu insanlar, Allah, kendilerini kurtardığında tekrar eski gafletlerine geri döner ve Allah'a verdikleri sözü unutarak, en ufak bir vicdani rahatsızlık duymadan sahtekarlık ve nankörlüklerini ortaya koyarlar
Oysa bu sahtekarlıkları, kıyamet günü kendi aleyhlerine bir delil olacaktır
Ayetin devamında şöyle denir:
Ama (Allah) onları kurtarınca, hemen haksız yere, yeryüzünde taşkınlığa koyulurlar
Ey insanlar, sizin taşkınlığınız, ancak kendi aleyhinizedir; (bu) dünya hayatının geçici metaıdır
Sonra dönüşünüz bizedir, biz de yaptıklarınızı size haber vereceğiz
(Yunus Suresi, 23)
Bu psikolojideki insan, ümitsiz bir çabayla aynı sahtekarlığı ölüm esnasında da dener
Fakat kendisine tanınan süre artık sona ermiştir:
Sonunda, onlardan birine ölüm geldiği zaman, der ki: "Rabbim, beni geri çevirin
Ki, geride bıraktığım (dünya)da salih amellerde bulunayım
" Asla, gerçekten bu, yalnızca bir sözdür, bunu da kendisi söylemektedir
Onların önlerinde, diriltilip kaldırılacakları güne kadar bir engel (berzah) vardır
(Müminun Suresi, 99-100)
İnkarcıların bu tutumunun Allah'ın huzurunda bile devam ettiğini görürüz
Bu durum ayatlerde şöyle haber verilir:
Suçlu-günahkarları, Rableri huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Rabbimiz, gördük ve işittik; şimdi bizi (bir kere daha dünyaya) geri çevir, salih bir amelde bulunalım, artık biz gerçekten kesin bilgiyle inananlarız" (diye yalvaracakları zamanı) bir görsen
Öyleyse bu (azab) gününüzle karşılaşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın
Biz de sizi gerçekten unuttuk; yaptıklarınıza karşılık ebedi azabı tadın
(Secde Suresi, 12-14)
Aynı sonuçsuz çırpınışların cehennemde de devam ettiğini haber veren ayetler şöyledir:
İçinde onlar (şöyle) çığlık atarlar: "Rabbimiz, bizi çıkar, yaptığımızdan başka salih bir amelde bulunalım
" Size orda (dünyada), öğüt alabilecek olanın öğüt alabileceği kadar ömür vermedik mi? Size uyaran da gelmişti
Öyleyse (azabı) tadın; artık zalimler için bir yardımcı yoktur
(Fatır Suresi, 37)
Ahiretteki bu ümitsiz çırpınışlar ve acı sonuç, hep insanın dünyanın gerçek amacını ve değerini takdir edemeyişinden kaynaklanır
İman etmemiş insan; dünyadayken Allah'ın etrafında yarattığı hikmetli olaylardan ibret almaz, Allah'ın gönderdiği uyarıları dinlemez, vicdanını bastırarak anlamazlıktan, görmezlikten gelir, ölümü kendinden çok uzakta görür, Allah'ın rızası değil, nefsinin istekleri doğrultusunda hareket eder
Tüm bunlar, sonunda geri dönüşü olmayan ölüme hazırlıksız yakalanmaya ve yukarıdaki ayetlerde geçen umutsuz duruma düşmeye sebep olur
Bu nedenle ölüm gelip uyandırmadan gafletin derin uykusundan uyanmak gerekir
Çünkü ölüm anında uyanmak insana hiçbir fayda sağlamayacaktır
Allah bu durumdan insanları şöyle sakındırır:
Sizden birinize ölüm gelip de: "Rabbim, beni yakın bir süreye (ecele) kadar geciktirsen ben de böylece sadaka versem ve salihlerden olsam" demezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden infak edin
Oysa Allah, kendi eceli gelmiş bulunan hiçbir kimseyi kesinlikle ertelemez
Allah, yaptıklarınızdan haberdardır
(Münafıkun Suresi, 10-11)
Biraz aklı olan insanın yapması gereken, ölümden sürekli kaçmak değil onu her an hatırda tutmaktır
Ancak bu şekilde gerçek hedefinin bilincinde olarak hareket edebilir, nefsinin ve şeytanın kendisini bu geçici dünya hayatı ile aldatıp oyalamasına izin vermez
13-06-2008
#
4
Profil Bilgileri
FataL
--->: Bedenin Ölümü
ÖLÜME HAZIRLIK YAPMAK
Bu dünya insanların eğitim yeridir
Allah insanlara dünyada çeşitli sorumluluklar yüklemiş ve onlara gözetmeleri gereken sınırları bildirmiştir
İnsan, bu sınırları gözettiği, emredilenleri yerine getirip, yasaklanan şeylerden sakındığı ölçüde ruhen olgunlaşır, aklı ve şuuru gelişir
Başına gelen olaylara sabretmesini, hiçbir durumda Allah'ın dininden taviz vermemeyi, her durum karşısında Allah'a yönelip dönmeyi, yalnız O'ndan yardım istemeyi öğrenir
Allah'ı gereği gibi takdir etmeyi, O'na karşı içli bir sevgi ve saygı dolu bir korku duymayı öğrenir, Allah'a karşı katıksız bir iman ve tam bir teslimiyet kazanır
Allah'ın yarattığı nimetlerin değerini gerçek manada anlar ve bu sayede Allah'a karşı olan şükrü, sevgisi, yakınlığı ve hayranlığı artar
Sonuçta, Allah'ın beğendiği üstün akla ve ahlak özelliklerine sahip ideal bir mümin haline gelir
Bu şekilde her yönüyle mükemmel yaratılmış olan cennete girmeye layık, aynı mükemmellikte bir insan haline gelir
Aksi takdirde dünya ortamında hiçbir eğitim almadan cennete girmiş olsaydı pek çok yönden eksik, olumsuz ve yetersiz bir konumda kalacak ve o mükemmel ortamda her türlü hatayı yapmaya açık bir kişiliği olacaktı
Nitekim Hz
Adem de, cennetteki sonsuz yaşamı için gereken eğitimi almak üzere yeryüzüne gönderilmiş ve birçok imtihanlara tabi olmuştur
Sonuçta Allah'ın Kuran'da övdüğü üstün ahlak ve kişiliğe sahip seçkin bir insan haline gelmiştir
Kısaca, Allah'ın özel olarak yarattığı bu hikmetli olay dünyadaki eğitimin bir parçası olan imtihan ortamının sırrını içerir
İnsan bu dünyada başına gelen sayısız olaylarla sınanır ve bu imtihandaki başarısı oranında ebedi hayatında ceza veya mükafata kavuşur
Hiç kimse kendi imtihanının ne zaman son bulacağını bilemez
Ölüm, Kuran'da bizlere bildirildiği gibi "süresi belirtilmiş bir yazıdır"
(Al-i İmran Suresi, 145) Bu süre bazen uzun, bazen de kısadır
Aslında en uzun olarak tanımladığımız süre bile nadiren 70 ya da 80 senenin üzerine çıkabilir
Bu nedenle, uzun yaşama hesapları yapmak yerine insan, Allah'a karşı sorumlu olduğunu ve hesap gününde bütün yaptıklarının hesabını vereceğini bilerek, Kuran'ın rehberliğinde ve onun gösterdiği yola uygun olarak yaşamalıdır
Aksi halde, sonsuz hayatı için bir hazırlık yapmaması, bunun için kendisine tanınan bu tek ve son fırsatı kaçırması ve ebediyen cennetten mahrum kalması kendisi için gerçekten de çok acı bir durum olur
Ebediyen cennetten mahrum olan biri sonsuz azap mekanı olan cehenneme gidecek bir ahlak gösteriyor demektir
Bu nedenle dünyada boşa geçen her saniye hem çok büyük bir kayıp hem de çok acı bir sonuca doğru atılan yeni bir adımdır
Madem gerçek budur, öyleyse bu gerçeğin dünyadaki herşeyden daha önemli olması gerekir
Hayatımızda karşımıza çıkacak muhtemel olaylar için önceden hazırlık yaptığımız gibi, hatta daha da fazla, ölüm ve sonrası için benzeri bir hazırlık yapmamız en mantıklı hareket olacaktır
Zira ölecek olan biziz
Ölümden sonra karşımıza gelecek olaylarla da tek başımıza muhatap olacağız
Bu konu doğrudan doğruya "bizi", yani "kendimiz"i ilgilendirmektedir
Ebedi kurtuluşu isteyen insanlara, Allah Kuran'da şöyle emreder:
Ey iman edenler, Allah'tan korkun
Herkes yarın için neyi takdim ettiğine baksın
Allah'tan korkun
Hiç şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır
Kendileri Allah'ı unutmuş, böylece O da onlara kendi nefislerini unutturmuş olanlar gibi olmayın
İşte onlar, fasık olanların ta kendileridir
(Haşr Suresi, 18-19
Tags
:
bedenin
,
olumu
Bedenin Ölümü ile ilgili Benzer Konular
64 Kez Görüntülendi
Oruç bedenin zekâtıdır
Oruç
Sen SUS Bedenin Konuşsun!
Kişisel Gelişim
erkekler 2008 bıyık modeli burdan beğenin
Komik Karikatürler
çocuk hastalıkları:ANİ BEBEK ÖLÜMÜ SENDROMU: BEŞİK ÖLÜMÜ SENDROMU
Çocuk Sağlığı ve Bakımı
GüzeLLerden GüzeL Beğenin...:)
Yabancı Ünlü Resimleri
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
19:52
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552