FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Dini Sohbet
Diriliş Ve Hesap Verme
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Diriliş Ve Hesap Verme ile ilgili Benzer Konular
48 Kez Görüntülendi
Ogame E26'da ilk 60 hesap satılıktır - Ayrıca online menajerlik oyunları hesap satışı
Alıyorum - Satıyorum
Kıyamet, Diriliş, Hesap, Ebed
Sünnet & Hadis
Diriliş Ve Hesap Verme
Dini Sohbet
pc de bir tane hesap var ama girdiğimde o hesap gözükmüyor
Network ve İnternet
Diriliş
Şiir-Şiirler
Evrenin Ölümü Ve Kıyamet
|
Nefsin Mâhiyeti
Konu Araçları
13-06-2008
#
1
Profil Bilgileri
FataL
Diriliş Ve Hesap Verme
Diriliş Ve Hesap Verme başlıklı yazı Mumsema Diriliş Ve Hesap Verme Forum Alev
DİRİLİŞ VE HESAP VERME
Sur'a üfürüldü; böylece Allah'ın diledikleri dışında, göklerde ve yerde olanlar çarpılıp-yıkılıverdi
Sonra bir daha ona üfürüldü, artık onlar ayağa kalkmış durumda gözetliyorlar
Yer, Rabbi'nin nuruyla parıldadı; (orta yere) kitap kondu; peygamberler ve şahidler getirildi ve aralarında hak ile hüküm verildi, onlar haksızlığa uğratılmazlar
(Zümer Suresi, 68-69)
Sur'a İkinci Kez Üfleniş ve Ölülerin Diriltilmesi
Sur'a ilk olarak üflenmesiyle birlikte yer ve gök paramparça edilmiş ve maddesel evren ölmüştür
Canlı hiçbir varlık kalmamıştır
Ayetin ifadesiyle, "yer başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülmüştür"
(İbrahim Suresi, 48) Bu dönüşümden sonra mahşer günü için hazırlanan ortam şöyledir:
Sana dağlar hakkında soruyorlar
De ki: "Benim Rabbim, onları darmadağın edip savuracak"
"Yerlerini bomboş, çırçıplak bırakacaktır
"
"Orada ne bir eğrilik göreceksin, ne de bir tümsek
" (Taha Suresi, 105-107)
İşte hesap günü insanların üzerinde dirilip, biraraya gelip, hesaplarını ve akıbetlerini bekleyecekleri yer budur
Artık sıra insanların diriltilip tek olan, kahhar olan Allah'ın huzuruna çıkarılmalarına gelmiştir
Ve Sur'a ikinci kez üfürülür
Dünya hayatında ahireti ve yeniden dirilişi inkar eden insan bir daha uyanmayı hiç beklemediği kabrinin içinden dışarı atılır
Sur'a bu ikinci üfürülüş ve insanların dirilmesi Kuran'da şöyle geçer:
Sur'a üfürüldü; böylece Allah'ın diledikleri dışında, göklerde ve yerde olanlar çarpılıp-yıkılıverdi
Sonra bir daha ona üfürüldü, artık onlar ayağa kalkmış durumda gözetliyorlar
Yer, Rabbinin nuruyla parıldadı
(Zümer Suresi, 68-69)
ÖLÜLERİN MEZARLARINDAN ÇIKMASI
İnsanların dirilişleri esnasında ve dirildikten sonraki durumları ayetlerde ayrıntılı olarak tarif edilmiştir
Kuran'da haber verildiğine göre o büyük diriliş şöyle gerçekleşir:
- Sur'a ikinci kez üfürülmesiyle birlikte toprağın altından dışarı çağrılan insanlar, yayılan çekirgeler gibi ve hızla koşarak kabirlerinden dışarı çıkarlar
Gözleri 'zillet ve dehşetten düşmüş olarak', sanki 'yayılan' çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar
(Kamer Suresi, 7)
Sonra sizi yerden (toprağın altından) bir (kere) çağırma ile çağırdığı zaman, hemencecik siz (bir de bakarsınız ki) çıkarılmışsınız
(Rum Suresi, 25)
O gün yer, onlardan çatlayıp-ayrılır da (onlar,) hızla koşarlar
İşte bu, Bize göre oldukça-kolay olan bir haşir (sizi birarada toplama)dır
(Kaf Suresi, 44)
- Kendilerini çağıran çağırıcıya doğru yönelirler ve dikili bir şeye doğru yönelmiş gibi boyunlarını çağırıcıya uzatmış olarak koşmaya başlarlar
Ve bu çağrı daha önce benzerine rastlanmış bir çağrı da değildir:
O çağırıcının 'ne tanınmış, ne görülmüş' bir şeye çağıracağı gün
(Kamer Suresi, 6)
O gün, kendisinden sapma imkanı olamayan çağırıcıya uyacaklar
(Taha Suresi, 108)
sanki onlar dikili bir şeye yönelmiş gibidirler
(Mearic Suresi, 43)
Dünyada Allah'ın sınırlarını tanımayan, Allah'a itaat etmeyen, kendi başının dikine giden, büyüklenen inkarcı, dirilir dirilmez birden boyun eğici, bir hale gelmiştir
Ne olup bittiğini sorgulamadan, kayıtsız şartsız bu çağrıya icabet eder
Dünyadaki imtihan sona erdiği için başka seçim şansı da yoktur zaten
Aksini yapmayı istese de yapamaz
Hatta isteyemez bile
Bu çağrıya karşı koymaya hiçbir gücü yoktur
O nedenle bu günün "zorlu bir gün" olduğunu gerçekten hissetmiştir:
Boyunlarını çağırana doğru uzatmış olarak koşarlarken, kafirler derler ki: "Bu, zorlu bir gün
" (Kamer Suresi, 8)
- Kafirler başlarını dikerek koşarlar, gözler dönmez, hareket edemez
Herkes kayıtsız şartsız bir itaat içindedir
O gün insanların sahip olabileceği tek geçerli ve değerli şey imandır
O da kafirlerde yoktur
Bu yüzden kalpleri bomboştur:
Başlarını dikerek koşarlar, gözleri kendilerine dönüp-çevrilmez
Kalbleri (sanki) bomboştur
(İbrahim Suresi, 43)
- Tek bir merkeze doğru dalga dalga süzülürler
Sur'a üfürüleceği gün, artık siz dalga dalga geleceksiniz
(Nebe Suresi, 18)
Sur'a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler
Demişlerdir ki: "Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va'dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş"
(Yasin Suresi, 51-52)
Bu "eyvah" çok büyük bir panik ve hayal kırıklığının ifadesidir
Çünkü kendi dirilişine bizzat şahit olan kafir, hayatı boyunca kendisine bunu haber veren elçilerin gerçekten doğru söylediklerini anlamıştır
Dolayısıyla bunu inkar edenlere müjdelenen, "dönüşü olmayan ebedi azab"ı da bizzat yaşayacağını idrak etmiştir
Artık bundan hiçbir şüphesi yoktur
"Ebedi uyku" diye bir şey olmadığını anlamıştır
Kendisine vaat edilenlerin birer birer başına geleceğinden, hiçbir kurtuluş ümidi olmadığından emindir
- Kafirlerin genel ruh halleri korku, dehşet, yılgınlık, şaşkınlık ve çaresizlik, genel görünümleri ise daha da dehşet vericidir
Yüzleri kapkaradır; toz, karartı ve zillet (aşağılanma) kaplamıştır:
O gün, öyle yüzler vardır ki, 'zillet içinde aşağılanmıştır
' (Gaşiye Suresi, 2)
Ve o gün öyle yüzler vardır ki üzerini toz bürümüştür
Bir karartı sarıp kaplamıştır
İşte onlar da, kafir facir olanlardır
(Abese Suresi, 40-42)
Kıyamet günü, Allah'a karşı yalan söyleyenlerin yüzlerinin kapkara olduğunu görürsün
Büyüklenenler için cehennemde bir konaklama yeri mi yok? (Zümer Suresi, 60)
- Kafirler kıyamet günü kör olarak haşredilirler
Kim de benim zikrimden yüz çevirirse, artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır ve biz onu kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz
O da (şöyle) demiş olur: "Ben görmekte olan biriyken, beni niye kör olarak haşrettin Rabbim?"
(Allah da) Der ki: "İşte böyle, sana ayetlerimiz gelmişti, fakat sen onları unuttun, bugün de sen işte böyle unutulmaktasın
" (Taha Suresi, 124-126)
Allah, kimi hidayete erdirirse, işte o, hidayet bulmuştur, kimi saptırırsa onlar için O'nun dışında asla veliler bulamazsın
Kıyamet günü, biz onları yüzükoyun körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşrederiz
Onların barınma yerleri cehennemdir; ateşi sükun buldukça, çılgın alevini onlara arttırırız
(İsra Suresi, 97)
- Kafirlerin bu kör gözleri de korkunçluk ve iğrençliklerini artırır bir şekildedir
Allah kafirlerin gözlerinin alacağı şekli şöyle ifade etmektedir:
Sur'a üfürüleceği gün, biz suçlu-günahkarları o gün, (yüzleri kara, gözleri) gömgök (kaskatı ve kör) olarak' toplayacağız
(Taha Suresi, 102)
Bu korkunç, aynı zamanda da aşağılık görünümleriyle kafirler ilk bakışta, müminlerden ayrılırlar
Dünyadayken kibir ve gösteriş içinde, Allah'ın ayetlerine karşı savaş açan, büyüklenen bu güruhun sonlarının başlangıcı işte böyle olur
Dantel
Mumsema
Frmacil
13-06-2008
#
2
Profil Bilgileri
FataL
--->: Diriliş Ve Hesap Verme
O GÜN DOSTLUK, AKRABALIK, YAKINLIK VE YARDIMLAŞMA YOKTUR
O gün insanın başkalarıyla, hatta kendi annesi, babası, eşi ve çocuklarıyla bile ilgilenmeye ne hali ne fırsatı vardır
Mahşer gününün şiddeti ve olağanüstü korkusu herkesi kendi derdine düşürür
Allah, o diriliş gününü, öteki adıyla din gününü şöyle tarif etmektedir:
Din gününü sana bildiren şey nedir? Ve yine din gününü sana bildiren şey nedir? Hiçbir nefsin bir başka nefse herhangi bir şeye güç yetiremeyeceği gündür; o gün emir yalnızca Allah'ındır
(İnfitar Suresi, 17-19)
Fakat 'kulakları patlatırcasına olan o gürleme' geldiği zaman, kişi o gün, kendi kardeşinden kaçar,
Annesinden ve babasından,
Eşinden ve çocuklarından,
O gün, onlardan her birisinin kendine yetecek bir işi vardır
(Abese Suresi, 33-37)
Dünya hayatında kişinin en çok değer verdiği put edindiği bağlar, böylece Allah'ın azabı karşısında paramparça olur
Artık insanlar arasındaki dünyevi yakınlıkların, soy bağlarının hiçbir anlamı kalmamıştır
Değeri olan tek şey, imandır:
Böylece Sur'a üfürüldüğü zaman artık o gün aralarında soylar (veya soybağları) yoktur ve (üstünlük unsuru olarak soyluluğu veya birbirlerine durumlarını) soruşturmazlar da
Artık kimin tartısı ağır basarsa, işte onlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir
Kimin tartısı hafif gelirse, işte onlar da kendi nefislerini hüsrana uğratanlar, cehennemde de ebedi olarak kalacak olanlardır
" (Müminun Suresi, 101-103)
Dünyadaki bağlar ve ilişkiler öyle bir parçalanır ki, sözde en çok sevilen oğullar, eşler, kardeşler, hatta bütün soy, inkarcılar tarafından azaba karşılık fidye olarak teklif edilir:
(Böyle bir günde) Hiçbir yakın dost bir yakın dostu sormaz
Onlar birbirlerine gösterilirler
Bir suçlu-günahkar, o günün azabına karşılık olmak üzere, oğullarını fidye olarak vermek ister
Kendi eşini ve kardeşini
Ve onu barındıran aşiretini de
Yeryüzünde bulunanların tümünü (verse de); sonra bir kurtulsa
Hayır; (hiçbiri kabul edilmez)
Doğrusu o (cehennem), cayır cayır yanmakta olan ateştir
(Mearic Suresi, 10-15)
Mahşer günü yaşanacak olan bu "fidye teklifi", inkarcıların gerçekte ne kadar nankör olduklarının ve menfaatleri doğrultusunda nasıl acımasızca hareket ettiklerinin bir göstergesidir
Bu teklif, dünya hayatının ne denli boş olduğunu da gösterir
Dünya hayatında çoğu insan küçük çıkarlar peşinde koşar
İyi bir iş, güzel bir ev, para, makam mevki sahibi olmak uğruna bütün bir ömür çalışılır
Buna karşın, Kuran'da haber verildiği üzere tek bir kadın değil dünyadaki kadınların tümü, tek bir ev değil dünyadaki bütün mülkler, yeryüzünün altın ve gümüş bütün hazineleri, hatta bütün dünya, mahşer gününün azabından kurtulmak için fidye olarak verilmek istenecektir
Ama elbette bu umutsuz bir çabadır ve insanı hiçbir şekilde kurtaramaz
O mülklerin sahibi zaten Allah'tır
İnsanın kurtuluşu ise, bir daha geri dönemeyeceği dünya hayatında kalmıştır
Vakit çok geçtir ve cehennemin ateşi ona vaat olunduğu gibi yanmaya başlamıştır
İNSANLARIN HESAP İÇİN TOPLANMALARI
Kuran'da, insanın yaşamının gerçek anlamı şöyle açıklanır:
Ey insan, gerçekten sen, hiç durmaksızın Rabbine doğru bir çaba harcayıp durmaktasın; sonunda O'na varacaksın
(İnşikak Suresi, 6)
Hayatımız boyunca ne yaparsak yapalım, harcadığımız bütün çabaların sonucunda ulaşacağımız son nokta, Allah'ın huzuruna çıkacağımız andır
Tüm bu hayatın amacı, O'na kulluk etmektir
Hayatın en önemli anı ise, Allah'a hesap vereceğimiz mahşer günüdür
Dünyadaki yaşamımız boyunca geçen her gün, bizi o mahşer gününe biraz daha yakınlaştırır
Geçen her saat, her dakika, hatta her saniye, ölüme, yeniden dirilişe ve hesaba doğru atılmış bir adımdır
Hayat, bir kum saati gibi sürekli olarak bu yöne doğru akar
Saati durdurmanın ya da geri çevirmenin yolu yoktur
Tüm insanlar, bu yolu izleyeceklerdir
Allah, Kuran'da şöyle hükmetmektedir:
Şüphesiz onların dönüşleri Bize'dir
Sonra onları hesaba çekmek de elbette Bize aittir
(Gaşiye Suresi, 25-26)
Şu an dünyada yaklaşık 6 milyar insan yaşamakta
Bu sayıya şimdiye dek yaşamış ve bundan sonra da yaşayacak insanların sayısını eklersek, mahşer (diriliş) günü mezarlarından çıkıp toplanacak insan kalabalığı ve bunun oluşturacağı olağanüstü tablo hakkında bir fikir edinebiliriz
İlk insan Hz
Adem'den, kıyamet günü canı alınacak son inkarcıya kadar yeryüzünde yaşamış insanların tümü bu mahşer meydanında biraraya gelecektir
Sayısı milyarlarla ifade edilebilecek bu insan topluluğunun oluşturacağı manzara son derece görkemli olacaktır
Fakat aynı zamanda bir o kadar da ürküntücü ve dehşet verici olacağı kesindir
Allah'ın huzurunda toplanma anı ve insanların durumu Kuran'da şöyle anlatılır:
O gün, kendisinden sapma imkanı olamayan çağırıcıya uyacaklar
Rahman (olan Allah)a karşı sesler kısılmıştır; artık bir hırıltıdan başka bir şey işitemezsin
O gün, Rahman (olan Allah)'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasının şefaati bir yarar sağlamaz
O, önlerindekini de, arkalarındakini de bilir
Onlar ise, bilgi bakımından O'nu kavrayıp kuşatamazlar
(Artık bütün) Yüzler, diri, kaim olanın önünde eğik durmuştur ve zulüm yüklenen ise yok olup gitmiştir
(Taha Suresi, 108-111)
Kafirlerin bütün bir ömür boyu göz ardı ettiği, müminlerin ise şevkle hazırlanıp beklediği hesap anı gelmiştir
Bu büyük mahkeme için görkemli bir mekan yaratılır
O gün, ayette bahsedildiğine göre, "Gök yarılıp-çatlamıştır; artık o gün, 'sarkmış-za'fa uğramıştır
' Melek(ler) ise, onun çevresi üzerindedir
O gün, Rabbinin arşını onların da üstünde sekiz (melek) taşır
" (Hakka Suresi, 16-17) Bir başka ayette ise, o gün, "
Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün
" (Nebe Suresi, 38) olarak tarif edilir
Alemlerin Rabbi olan Allah o gün yarattığı kullarından hesap soracaktır
Beraberinde inkar edenler için Allah'ın azamet ve şanına yakışır bir azap kaynağı da yaratılmıştır
Cehennem, cayır cayır yanmaktadır
Herşeyin benzersiz ve mükemmel şekilde yaratıcısı olan Allah, kafirler için aynı mükemmellikte bir azap hazırlamıştır
Kimse o gün O'nun vereceği acının bir benzerini veremez
Bir ayette şöyle denir:
Hayır; yer, parça parça yıkılıp darmadağın olduğu, Rabbin (in buyruğu) geldiği ve melekler dizi dizi durduğu zaman; O gün, cehennem de getirilmiştir
İnsan o gün düşünüp-hatırlar, ancak (bu) hatırlamadan ona ne fayda? Der ki: "Keşke hayatım için, (önceden bir şeyler) takdim edebilseydim
" Artık o gün hiç kimse (Allah'ın) vereceği azab gibi azablandıramaz
O'nun vuracağı bağı hiç kimse vuramaz
(Fecr Suresi, 21-26)
İnsan, eğer dünyadaki yaşamında Allah'a kul olmamışsa ve bu büyük güne iman edip ona hazırlık yapmamışsa, pişmanlığın en büyüğünü yaşayacaktır
Toprak olmayı, dirilmeye bin kere tercih edecektir
Ancak bu pişmanlığın faydası yoktur; onu azaptan kurtaramayacaktır
Aksine, bu pişmanlık onun için yeni bir azap kaynağı olacak, cehennemde çekeceği fiziksel acıların üzerine bir de manevi işkence olarak eklenecektir
13-06-2008
#
3
Profil Bilgileri
FataL
--->: Diriliş Ve Hesap Verme
KİTAPLARIN VERİLİŞİ, TERAZİLER VE HESABA ÇEKİLME
Dirilmenin şaşkınlığı henüz atlatılmadan, hesaba çekilecek olmanın verdiği korku ve sıkıntı başlar
İnsanın dünyadaki yaşamı sırasında her yaptığı, her düşündüğü gözler önüne serilir
En ufak bir ayrıntı bile unutulmaz
Bir ayete göre, yapılan iş, "Gerçekten bir hardal tanesi ağırlığında olsa da, (bu,) ister bir kaya parçasından ya da göklerde veya yer(in derinliklerinde) de bulunsa bile, Allah onu getirir
Şüphesiz Allah, latif olandır, (herşeyden) haberdardır
" (Lokman Suresi, 16)
Cehennemin ve cennetin en yakın olduğu bu anda herkes kendi amel defterinden dünyada ahiret için neyi hazırladığını öğrenir
Kuran'da, o an şöyle anlatılır:
O gün insanlar, amelleri kendilerine gösterilsin diye, bölük bölük fırlayıp-çıkarlar
Artık kim zerre ağırlığınca hayır işlerse, onu görür
Artık kim zerre ağırlığınca bir şer (kötülük) işlerse, onu görür
(Zelzele Suresi, 6-8)
Kuran'da bildirildiğine göre, hesap defterleri inkarcılara sol ellerinden, müminlere ise sağ ellerinden verilecektir
"Sağın adamları", bir ayette şöyle anlatılır:
Siz o gün arzolunursunuz; sizden yana hiçbir gizli (şey), gizli kalmaz
Artık kitabı sağ-eline verilen kişi, der ki: "Alın, kitabımı okuyun
" "Çünkü ben, gerçekten hesabıma kavuşacağımı sanmış (anlamış)tım
" Artık o, hoşnut bir yaşama içindedir
Yüksek bir cennette
Devşirilecek (meyve ve eşsiz ürün) leri pek yakındır
"Geride kalan günlerde, 'peşin olarak sunduklarınıza karşılık olmak üzere,' afiyetle yiyin ve için
" (Hakka Suresi, 18-24)
Müminlerin bu sevinç ve coşkusuna karşın kafirler öldürücü bir utanç içindedirler
Ölmeyi hatta yok olmayı isterler
Üstteki ayetin devamında kafirlerin çaresizlikleri şöyle anlatılır:
Kitabı sol eline verilen ise; o da, der ki: "Bana keşke kitabım verilmeseydi
Hesabımı hiç bilmeseydim
Keşke o (ölüm herşeyi) kesip bitirseydi
Malım bana hiçbir yarar sağlayamadı
Güç ve kudretim yok olup gitti
" (Hakka Suresi, 25-29)
Başka ayetlerde, sağın ve solun adamları arasındaki fark yine çarpıcı bir üslupla anlatılır:
Artık kimin kitabı sağ yanından verilirse
O, kolay bir hesap (sorgu) ile sorguya çekilecek
Ve kendi yakınlarına sevinç içinde dönmüş olacaktır
Kimin de kitabı ardından verilirse
O da, helak (yok olmay)ı çağıracak
Çılgın alevli ateşe girecek
Çünkü o, (dünyada) kendi yakınları arasında sevinçliydi
Doğrusu o, (Rabbine) bir daha dönmeyeceğini sanmıştı
Hayır; gerçekten Rabbi, kendisini çok iyi görendi
(İnşikak Suresi, 7-15)
Kitaplardaki ameller, hesap günü için özel hazırlanmış duyarlı terazilerde tartılır
Bu gün, Allah'ın adaleti karşısında kimse zerre kadar haksızlığa uğratılmaz:
Biz ise, Kıyamet gününe ait duyarlı teraziler koyarız da artık, hiçbir nefis hiçbir şeyle haksızlığa uğramaz
Bir hardal tanesi bile olsa ona (teraziye) getiririz
Hesap görücüler olarak Biz yeteriz
(Enbiya Suresi, 47)
Dünya hayatında yapılan her amel, en küçük ayrıntılar bile eksik kalmaksızın bu tartıya konulmuştur
Bu tartının ibresi sonsuz azaba veya sonsuz kurtuluş ve mutluluğa götürecek kararı belirler
Eğer tartı ağır basarsa cennete, hafif kalırsa ateş çukuruna girilecektir
Hiçbir güç veya yardımcı o anda insana yardım edemez:
İşte, kimin tartıları ağır basarsa, artık o, hoşnut olunan bir hayat içindedir
Kimin tartıları hafif kalırsa, artık onun da anası (son durağı) "haviye"dir (uçurum)
Onun ne olduğunu (mahiyetini) sana bildiren nedir? O, kızgın bir ateştir
(Kaaria Suresi, 6-11)
Ardından tüm insanlar tek tek hesaba çekilirler
Artık dünyadaki makamların, mevkilerin hiçbir anlamı kalmamıştır
Bir devlet başkanı da sıradan bir insan da, Allah katında aynı hesapla karşı karşıya kalır
Herkese, kendisini yaratmış olan Allah'a kulluk edip etmediği, O'nun emirlerine uyup uymadığı sorulur
Kafirin tüm günahları, tüm pislikleri, tüm kötülükleri, aklından, kalbinden bütün geçirdikleri tek tek ortaya dökülür:
Sırların orta yere çıkarılacağı gün
Artık onun ne gücü vardır, ne yardımcısı
(Tarık Suresi, 9-10)
Dünyadaki yaşamlarını Allah'ın gösterdiği şekilde değil de, kendi istek ve tutkularına ya da içinde bulundukları toplumun çarpık değer ve inançlarına göre yönlendirmiş olanların hesabı zorludur
Bir ayette, o büyük hesap şöyle anlatılır:
Ve 'diri diri toprağa gömülen kızcağıza' sorulduğu zaman:
"Hangi suçtan dolayı öldürüldü?"
Sahifeler (amel defterleri) açıldığı zaman,
Gök, sıyrılıp-yüzüldüğü zaman,
Cehennem ateşi çılgınca kızıştırıldığı zaman,
Cennet de yakınlaştırıldığı zaman,
(Artık her) Nefis, neyi hazırladığını bilip-öğrenmiştir
(Tekvir Suresi, 8-14)
Bir kulun, Rabbimizin huzurunda yaptıklarını inkar etmeye fırsatı yoktur
İşlediği bütün hayır ve şer ortaya çıkarılmıştır
İnkar etse bile şahitler onu yalanlar
Dünya hayatında kendisine şahit olan insanlar da hesap sırasında şahitlik yapmak için ortaya getirilir
Bir ayette şöyle denir:
Yer, Rabbinin nuruyla parıldadı; (orta yere) kitap kondu; Peygamberler ve şahidler getirildi ve aralarında hak ile hüküm verildi, onlar haksızlığa uğratılmazlar
(Zümer Suresi, 69)
Hesap sırasında inkarcıları bekleyen başka şahitler de vardır
İşitme, görme duyuları ve derileri Allah'ın izniyle dile gelip konuşur, kendi aleyhlerinde şahitlik ederler
Bütün bir ömür boyunca kullandıkları, kendilerine ait sandıkları uzuvlarının bile insana ihanet etmesi, o gün yaşanacak olan psikolojik yıkımı daha da artırır
Bir ayette, yaşanacak olan bu gerçek şöyle açıklanır:
Allah'ın düşmanlarının biraraya getirilip-toplanacakları gün işte onlar, ateşe bölükler halinde dağıtılırlar
Sonunda oraya geldikleri zaman, işitme, görme (duyuları) ve derileri kendi aleyhlerine şahitlik edecektir
Kendi derilerine dediler ki: "Niye aleyhimizde şahitlik ettiniz?" Dediler ki: "Herşeye nutku verip-konuşturan Allah, bizi konuşturdu
Sizi ilk defa O yarattı ve O'na döndürülüyorsunuz
Siz, işitme, görme (duyularınız) ve derileriniz aleyhinize şahitlik eder diye sakınmıyordunuz
Aksine, yaptıklarınızın birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz
İşte bu sizin zannınız; Rabbiniz hakkında beslediğiniz-zannınız, sizi bir yıkıma uğrattı, böylelikle hüsrana uğrayan kimseler olarak sabahladınız
" Şimdi eğer sabredebilirlerse, artık onlar için konaklama yeri ateştir
Ve eğer onlar hoşnut olma (dünya)ya dönmek isterlerse, artık hoşnut olacaklardan değildirler
(Fussilet Suresi, 19-24)
Kafirler, kendilerini yaratan ve yaşatan Allah'a isyan etmekle, olabilecek en büyük suçu işlemişlerdir
Bu yüzden hesap günü kendilerini savunmalarına dahi izin verilmez
Hatta seslerini çıkarmalarına dahi fırsat tanınmaz
Aşağılanmış ve zavallı bir şekilde haklarındaki hükmün verilmesini beklerler:
O gün, yalanlayanların vay haline
Bu, onların konuşamayacakları bir gündür
Ve onlara özür beyan etmeleri için izin verilmez
O gün, yalanlayanların vay haline
Bu, hüküm günüdür; sizi ve öncekileri 'birarada topladık
' Şayet kurabileceğiniz hileli bir düzeniniz varsa, durmaksızın bana karşı kurun
O gün, yalanlayanların vay haline
(Mürselat Suresi, 34-40)
Kafir o gün kendi yaptıklarından şiddetle nefret eder ve kendi nefsine karşı da büyük bir öfke duyar
Fakat Allah'ın onlara karşı duyduğu öfke çok daha büyüktür
Küfredenlere şöyle seslenilir:
Allah'ın gazablanması, elbette sizin kendi nefislerinize gazablanmanızdan daha büyüktür
Çünkü siz, imana çağrıldığınız zaman inkar ediyordunuz
(Mümin Suresi, 10)
Allah'ın gazabıyla karşı karşıya kalan inkarcıyı büyük bir umutsuzluk ve üzüntü kaplamış durumdadır
Öldürücü bir utanç içindedir ve hiç dirilmemiş olmayı ister
Ölümün kendisini ebediyen yok etmiş olmasını diler
Oysa artık anlamaktadır ki, ölüm bir son değil, yalnızca bir başlangıçtır
Bundan sonra başka bir ölüm de yoktur
Allah'ın, "O inkar edenler Müslüman olmayı nice kereler dileyecekler
" (Hicr Suresi, 2) ayeti de inkarcılar üzerinde tecelli etmeye başlar
Buna karşın, müminler için de kolay bir hesap olacaktır
Mümin hesaptan sonra, büyük kurtuluş ve mutluluğun coşkusuyla sevinç içindedir
Dünyadaki yaşamını, kendisini yaratan ve doğruya yönelten Allah'ın istediği şekilde sürdürmüştür
Günahlarını ise, sonsuz rahmet sahibi Allah affeder
Böylece Allah'ın sınırsız nimetleriyle dolu cennete kavuşur, sonsuz ateş azabından da uzak tutulur:
Ey insan, gerçekten sen, hiç durmaksızın Rabbine doğru bir çaba harcayıp durmaktasın; sonunda O'na varacaksın
Artık kimin kitabı sağ yanından verilirse,
O, kolay bir hesap (sorgu) ile sorguya çekilecek,
Ve kendi yakınlarına sevinç içinde dönmüş olacaktır
(İnşikak Suresi, 6-9)
13-06-2008
#
4
Profil Bilgileri
FataL
--->: Diriliş Ve Hesap Verme
İNKARCILARIN ÇARESİZLİĞİ
İnkarcı o gün kendisinden her isteneni yapmak ister, ama başaramaz; gücü, kuvveti alınmıştır
Secdeye davet edildiğinde secde etmek ister, ancak bunu bile başaramaz
Tıpkı insanın kabus görürken bir şeyi yapmak isteyip de yapamaması, bağırmak isteyip de sesinin çıkmaması gibi
Eli ayağı tutmaz hale gelir
Korku, dehşet ve çaresizlikten adeta felç olmuştur:
Ayağın üstünden (örtünün) açılacağı ve onların secdeye çağrılacakları gün, artık güç yetiremezler
Gözleri 'korkudan ve dehşetten düşük', kendilerini de zillet sarıp-kuşatmış
Oysa onlar, (daha önce) sapasağlam iken secdeye davet edilirlerdi
(Kalem Suresi, 42-43)
Kafirin secdeye davet edilmesinin amacı onun, bunu dünyadayken yapmamasından dolayı üzüntü ve pişmanlığının artması, bir daha da sonsuza kadar, ne kadar çok istese de bunu yapıp telafi etmesinin imkansız olduğunu görmesi, bunun keder ve ümitsizliğini ebediyen içinde taşıması içindir
Kuran'da mahşer günü müminlerin ve kafirlerin nasıl bir çehreye sahip olduklarından da haber verilir
Müminlerin içlerindeki coşku yüzlerine yansımış, ışıl ışıl bakmaktadırlar
İnkarcılar ise yaptıkları nankörlüğün ve akılsızlığın farkına varır ve kendilerine isabet edecek azabı beklerler
Müminlerin coşkulu, ışıltılı ifadelerine karşılık onların yüzlerine karartı ve pislik çökmüştür:
Hayır; siz çarçabuk geçmekte olanı (dünyayı) seviyorsunuz
Ve ahireti terkedip-bırakıyorsunuz
O gün yüzler ışıl ışıl parlar
Rablerine bakıp-durur
O gün, öyle yüzler vardır ki kararmış-ekşimiştir
Kendisine, beli büken işlerin yapılacağını anlamaktadır
(Kıyamet Suresi, 20-25)
CEHENNEMİN GÖSTERİLİŞİ
Genellikle, ahirette cehennemle yalnızca inkarcıların muhatap olacağı sanılır
Oysa bu ancak kısmen doğrudur
Meryem Suresi'ndeki ayetler, mümin ya da kafir, tüm insanların cehennemin çevresinde diz çökeceğini haber vermektedir:
İnsan demektedir ki: "Ben öldükten sonra mı, gerçekten diri olarak çıkarılacağım?" İnsan önceden, hiçbir şey değilken, gerçekten bizim onu yaratmış bulunduğumuzu (hiç) düşünmüyor mu? Andolsun Rabbine, biz onları da, şeytanları da mutlaka haşredeceğiz, sonra onları cehennemin çevresinde diz üstü çökmüş olarak hazır bulunduracağız
Sonra, her bir gruptan Rahman'a karşı azgınlık göstermek bakımından en şiddetli olanını ayıracağız
Sonra biz ona girmeye kimlerin en çok uygun olduğunu daha iyi biliriz
Sizden ona girmeyecek hiç kimse yoktur
Bu, Rabbinin kesin olarak üzerine aldığı bir karardır
Sonra, takva sahiplerini kurtarırız ve zulmedenleri diz üstü çökmüş olarak bırakıveririz
(Meryem Suresi, 66-72)
Ayetlerden anlaşıldığı gibi, mahşer günü tüm insanlar "cehennemin çevresinde diz üstü çökmüş olarak" hazır bulundurulacaklardır
Tüm insanlar, mümin ya da kafir, cehennemin korkunç uğultusuna ve içindeki akıl durdurucu görüntülere şahit olacaklardır
Ancak sonra müminler kurtarılır ve kafirler diz üstü çökmüş olarak bırakılır
Daha sonra da cehennemin içine atılırlar
Müminlerin de o topluluk içinde olmalarının hikmetlerinden birinin, Allah'ın azametini daha iyi kavramaları ve O'na şükretmeleri olduğu düşünülebilir
Cehennem ortamını yakından gören mümin, Allah'ın kendisine verdiği imanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu iyice kavrar
Çünkü şahit olduğu cehennem o kadar korkunçtur ki, yalnızca o azaptan kurtulmuş olmak bile, insan için büyük bir mutluluktur
Mümin, cehenneme şahit olmakla, kıyas yapma imkanına sahip olur
Böylece insana verilecek en güzel nimetleri barındıran, içinde ebedi kalacağı cennetin değerini daha iyi anlar
Dünyada da acıdan kurtulmak büyük bir nimettir
Örneğin dağ başında soğuktan donma tehlikesi geçiren biri için, içinde ateş yanan köhne bir baraka, o an için en lüks otel odasından daha güzeldir
Günlerce yemek yememiş birisi için kuru bir ekmek, normal zamanda yiyeceği en mükellef ziyafetten daha lezzetli gelir
Acının sona ermesi, başlı başına büyük bir sevinç, neşe, huzur ve dolayısıyla şükür kaynağıdır
Cehennemi yakından görüp ondan kurtulan mümin, işte bu sevince ulaşır
Bir de bunun üzerine cennet ile ödüllendirilmesi, Kuran'da sözü edilen "felah"ı (büyük kurtuluş ve mutluluk) eksiksiz bir biçimde tadmasını sağlar
Var olan en büyük azabı gördükten sonra, cennete girip hayal gücünün alamayacağı nimetlere kavuşan mümin cennetin değerini çok iyi bilir
Geri kalan sonsuz hayatı boyunca da cehennem ortamını hiç unutmaz, bu sayede cennetten aldığı zevk aynı oranda fazlalaşır
Mahşer gününde insanlar, Araf (burçlar) üzerinde bulunan, mümin ve kafirleri yüzlerinden tanıyan kimselerin şu sözleriyle karşılaşırlar:
İki taraf arasında bir engel ve burçlar (A'raf) üstünde hepsini yüzlerinden tanıyan adamlar vardır
Cennete gireceklere: "Selam size" derler, ki bunlar henüz girmeyen fakat (girmeyi) 'şiddetle arzu edip umanlardır
' Gözleri cehennem halkından yana çevrilince: "Rabbimiz, bizi zalimler topluluğuyla birlikte kılma" derler
Burcun üstündeki adamlar, kendilerini yüzlerinden tanıdıkları (ileri gelen birtakım) adamlara seslenerek derler ki: "Ne (güç ve servet) toplamış olmanız, ne büyüklük taslamanız (istikbarınız) size bir yarar sağlamadı
Kendilerine Allah'ın bir rahmet eriştirmeyeceğine yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı? (Cennettekilere de) Girin cennete
Sizin için korku yoktur ve mahzun olmayacaksınız
" (A'raf Suresi, 46-49)
Artık yaratılmışların en hayırlıları olan müminler (Beyyine Suresi, 7) ile yaratılmışların en aşağılığı (Beyyine Suresi, 6) olan inkarcıların birbirlerinden sonsuza kadar ayrılmaları vaktidir
Ayırma günü Kur'an'da şöyle belirtilmiştir
Ve resuller de (şahitlik için) belli bir vakitte getirildiği zaman
(Bu,) Hangi gün için ertelenmişti? Ayırma günü için
Bu ayırma gününü sana ne bildirdi? O gün, yalanlayanların vay haline
Biz, öncekileri helak etmedik mi? Sonra arkadan gelenleri onların izinde yürüteceğiz
İşte Biz, suçlu-günahkarlara böyle yapıyoruz
O gün, yalanlayanların vay haline
(Mürselat Suresi, 11-19)
Bu ayırma günü, ölümle başlar, dirilişle ve hesapla devam eder ve insanların ebedi yurtlarına yollanmasıyla son bulur
Kaf Suresi'nde kafirlerin ve müminlerin ebedi yurtlarına yaptıkları yolculuk, şöyle anlatılır:
O, ölüm sarhoşluğu, bir gerçek olarak gelip de, (insana) "İşte bu, senin yan çizip-kaçmakta olduğun şeydir" (denildiği zaman da)
Sur'a da üfürülmüştür
İşte bu, tehdidin (gerçekleştiği) gündür
(Artık) Her bir nefis, yanında bir sürücü ve bir şahid ile gelmiştir
"Andolsun, sen bundan gaflet içindeydin; işte Biz de senin üzerindeki örtüyü açıp-kaldırdık
Artık bugün görüş-gücün keskindir
"
Onun yakını olan (ve yanından ayrılmayan melek) dedi ki: "İşte bu, yanımda hazır durumda olan şey
"
Siz ikiniz (ey melekler), her inatçı nankörü atın cehennemin içine,
Hayra engel olan, saldırgan şüpheciyi,
Ki o, Allah'la beraber başka bir ilah edinmişti
Artık ikiniz, onu en şiddetli olan azabın içine atın
Onun yakın-dostu (saptırıcı) dedi ki: "Rabbimiz, ben onu kışkırtıp-azdırdım
Ancak kendisi (haktan) uzak bir sapıklık içindeydi
"
(Allah buyurur
"Benim huzurumda çekişip-durmayın
Ben size daha önce 'kesin bir uyarı' göndermiştim
Huzurumda söz değişikliğe uğratılmaz ve Ben kullara zulmedici değilim
"
O gün cehenneme diyeceğiz: "Doldun mu?" O da: "Daha fazlası var mı?" diyecek
Cennet de, muttakiler için, uzakta değildir, (o gün) yakınlaştırılmıştır
Bu, size vaat olunandır; (gönülden Allah'a) yönelip-dönen (İslam'ın hükümlerini) koruyan,
Görmediği halde Rahman'a karşı 'içi titreyerek korku duyan' ve 'içten Allah'a yönelmiş' bir kalb ile gelen içindir
Ona 'esenlik ve barış (selam)la' girin
Bu, ebedilik günüdür
(Kaf Suresi, 19-34)
Ölüm ile Başlayan Asıl Hayat
Ortalama 60-70 sene kadar kısa bir ömrü İslam'ın hükümlerini koruyarak geçiren müminler ile tutkularının peşi sıra koşarak, Allah'ı ve din gününü unutan kafirlerin alacağı karşılık çok farklıdır
Bu farklılık ilk olarak ölüm anında ortaya çıkar
Melekler müminlerin canlarını güzellikle alırken, kafirlerin canını zorluk içinde çıkarırlar
Melekler müminlere selam verip, onları cennetle müjdelerler
Ayetlerde bildirildiğine göre, ruhları bedenlerinden yumuşakça
Tags
:
dirilis
,
hesap
,
verme
Diriliş Ve Hesap Verme ile ilgili Benzer Konular
48 Kez Görüntülendi
Ogame E26'da ilk 60 hesap satılıktır - Ayrıca online menajerlik oyunları hesap satışı
Alıyorum - Satıyorum
Kıyamet, Diriliş, Hesap, Ebed
Sünnet & Hadis
Diriliş Ve Hesap Verme
Dini Sohbet
pc de bir tane hesap var ama girdiğimde o hesap gözükmüyor
Network ve İnternet
Diriliş
Şiir-Şiirler
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
16:26
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552