Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Dini Sohbet

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Elimden Tutar mısın? ile ilgili Benzer Konular
81 Kez Görüntülendi

Tutar Mısın Ellerimden Sana Dogru Düsersem ? Aşk-Sevgi-Evlilik
Küs olacak mısın yine sessiz sedasız olacak mısın? Güzel Yazılar / Makaleler
Tut elimden ayrıllık Şiir-Şiirler
gel tut elimden.. Şiir-Şiirler

Bir Kac Simit Parasina CENNET | şeytaın kalbe giriş yolları
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 10-08-2008   #1
Profil Bilgileri
Standart Elimden Tutar mısın?



Elimden Tutar mısın? başlıklı yazı Mumsema Elimden Tutar mısın? Forum Alev


Tarihî şehrin erkekleri, ellerine aldıkları gazete, karton ve seccadelerle aynı yöne akıyordu Ezan okunmuş ve herkes camideki yerini almıştı Erken gelenler şanslıydı Geç kalanlara ise, hafiften çiseleyen yağmur, sanki sitem ediyordu

Caminin kalabalık olması ve dışarıya taşan cemaatin çokluğu cami idaresini de harekete geçirmişti Emir Dede kendini çoktan fahrî görevli ilân etmişti Gelenleri bir trafik polisi gibi yönlendiriyor ve boş yerlerin doldurulmasını sağlıyordu: “Saflar düz olsun beyler!”, “Şurasını düzelt birader”, “Evlât bir adım ileri gitsen…”

Önden başlayarak arkaya doğru safları düzelttirerek geliyordu Emir Dede Kapının yanına yaklaştığında safların uyumsuzluğu hemen dikkatini çekmişti Bir genç, iri vücuduyla iki safı birden işgal etmişti Emir Dede uzaktan tok, fakat bir o kadar da yumuşak seslendi:
- Delikanlı, biraz geri gelsen, düzeltsen şu safı!
Delikanlı, yağmurdan korunmak için, başını kısa aralıklarla caminin gölgeliğine doğru uzatmakla meşguldü Bu sebeple Emir Dede’yi duymamıştı
“Ben bu yağmurda insanlara yardımcı olayım… Bu da beni takmasın!” diye geçirdi içinden Emir Dede Canı sıkıldı Bu sefer sesini biraz yükselterek:
- Delikanlı! Duymadın herhalde beni Şu safı düzeltsen, diyorum Bozulmasa saf!
Delikanlı aynı yöne bakmaya devam ediyordu, sanki Emir Dede’yi duymamakta ısrar ediyordu Emir Dede şaşırmıştı Bir müddet ne yapacağını kestiremedi Sonra gencin yanına iyice yaklaştı Yüzüne doğru eğildi Hissettiklerini haykırmak istiyordu
Ama konuşamadı Cümleler düğüm olup boğazına dizildi sanki Kolları yoktu gencin Başı mahcubiyetten eğildiğinde ise, daha da şaşırdı Delikanlının ayakları da yoktu

 

centilmen1 is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 10-08-2008   #2
Profil Bilgileri
Standart --->: Elimden Tutar mısın?



Annenin yokluğu
Hayallerinin farkına bile varamayacak yaştaydı Ali Bir yolculuğun son durağında, şoförün uyumasıyla gerçeğin soğuk yüzüyle karşı karşıya gelmişti
Artık Ali’nin elleri ve ayakları olmayacaktı Elleriyle çiçeklere dokunamayacak, çayırların o tatlı yeşilliğinde doyasıya koşamayacaktı Bütün bunlara dayanabilirdi Evet, dayanabilirdi; ama ya annesi?

O da elinden uçmuştu Nazını çekecekti belki Onun yanında teselli öpücükleri konduracaktı yaşaran gözlerine Ama onu da kazadan kalan demir yığınları arasında bırakmıştı Yıllar geçse de içinde duyduğu sevgi açlığı bir türlü bitmeyecek ve yalnızlığın o çıldırtıcı gecelerinde annesi hayallerini asla terk etmeyecekti


Ortada kalmanın dayanılmaz acısıyla ikinci yüzleşme
Dört yıl sonra hayatın mânâsına dair bazı gerçekleri yeni yeni anlamaya başlamıştı Ali Babasının ekonomik sıkıntısına, kendinin bakımı da eklenince hayat iyice çekilmez olmuştu Duygusallığı bütün kırılganlığıyla yaşıyordu
O gün babası eve, bir kadınla gelmişti “Cici annen” deyip, oldukça şaşırtmıştı onu Sadece onu mu? “Cici anne”ye de Ali ile alâkalı hiçbir bilgi verilmemişti
Günler geçtikçe cici anneden sık duymaya başladığı “Allah belânızı versin!” sözü ve yediği dayaklar Ali’nin yüreğine dokunacaktı
Olmuyordu işte Olmuyordu

Balkonda kendine hazırlanan yeni yer de onu iyice bunaltmış ve incitmişti Sessizliğini Bütün Sesleri İşiten’e anlatmaktan başka da bir çaresi yoktu
Zaman geçmek bilmiyordu sanki Her gün tartışma, kavga…
Sebebi belliydi: Ali

Ne yapacak bir şeyi, ne de gidecek bir yeri vardı Babasıyla ara sıra göz göze gelse de, bunlar kelimelere hiç dökülmüyordu
Yıllar yıllara eklendi böylece Ali’nin yaşı on dört olmuştu
“Evlât, seninle biraz konuşmak istiyorum!” dedi bir gün babası Onu ilk defa muhatap almıştı; ilk defa dinleyecekti Belki de ilk defa yüreğinin acısını gözyaşlarıyla karıştırıp anlatacaktı

“Oğlum, artık sana bakamıyorum Bunu biliyorsun Ve bu beni kahrediyor Devletimiz senin gibi çocuklara bakımda bizi yalnız bırakmıyor Bunun senin ve benim için daha hayırlı olacağını düşünüyorum Sana arzu ettiğim gibi bakamamanın ızdırabını artık taşıyamıyorum İmkânsızlığımızı görüyorsun Seni bakımevine göndereceğim Ne olur beni anla oğlum!”

Hiçbir şey söylemedi Ali Daha doğrusu söyleyemedi Sadece yaralanmış yüreğiyle, “Tamam” diyebildi

İlk yolculuk
Babasını çok severdi Ali Hayattaki tek dayanağı oydu Cici annesi geldikten sonra babasına hiç yakın olamamıştı “Baba” deyip kucaklaşamamıştı onunla Birlikte zaman geçirememişlerdi Bu ayrılık onu bir daha görememek mânâsına geliyordu
Ve ayrılık vakti…

Karadeniz’in o en uzak ilçesinde kendine yer bulunmuştu Babası onu bu uzun yolculukta bir muavinin huysuzluğuna emanet edecekti
“Ben elsiz ayaksız bu çocuğu yolda nasıl idare edeceğim?” diye itiraz etse de, aldığı paranın cazibesiyle sesini birden kesmişti muavin
Ve yola koyuldular…

İhtiyacın ve acizliğin en uç tarafından yol alıyorlardı Mesafeleri aştıkça sanki yola yol ekleniyordu

Yüreği de içi de yanıyordu susuzluktan İçse ihtiyaç hâsıl olacak ve muavinin gözlerine bakacaktı Bu da çok zoruna gidiyordu Yemeden, içmeden yaptığı yolculuğu bittiğinde takati de kalmamıştı artık Şoförün muavinle göz göze gelip “İndir şunu!” demesi ise, onu iyice bitirmişti

Şu koca gök kubbe altında yaşayacak bir yer bulabilecek miydi acaba? Sığınacak ve nazlanacak bir yer

“Arkadaşım seni kim alacak?” dedi muavin hiddetlenerek
Cebindeki telefonu almasını ve son aranan yeri aramasını söyledi ona
Muavin: “Tamam… Biraz sonra alacaklar seni!” dedi ve yanından uzaklaştı
Tekerlekli sandalyenin kolunu bile çevirmekten aciz bir yalnızlıkla beklemeye başladı Ali Aklından o kadar çok şey geçiyordu ki! O kadar çok şeye isyan etmek geliyordu ki içinden! Ama anne karnındaki bir bebeği, toprağın altındaki canlıları unutmayan Allah, hiç kendisini unutur muydu? Yine O’na sığınıyor ve ömrünün geri kalan kısmını iradesiyle karşılamak istiyordu

Hayata tutunmaya dair bir ümit
Bu ilçeye geldiğinde içinde bir coşku olmuştu sanki Bir ümit ve bir kıpırdanış Mânâ veremediği bir yürek hoplaması belki de
O genç…

Kendine ‘el’ ve ‘ayak’ olacak o genç Bakımını üstlenecek o genç Fikret
Yüzünde bir nur vardı Yüreği yansımıştı o temiz yüzüne

Gönlünü gönlüne katarak “Hoş geldin!” dedi Öyle içten öyle samimi söyledi ki!
Günün büyük bölümünü Fikret’le birlikte geçirecekti Ali Dert ortağı, can yoldaşı olacaktı kendisine Daha da önemlisi, unuttuğu Bir’ini hatırlatacaktı ona

Hastalığını anlamışçasına o güne kadar çok az bildiği Bir’inden bahsetti Ali’ye O’nun varlığından sahneler sundu Kapattığı kapılar bir bir açılıyordu sanki Sorular sordukça cevaplar alıyor ve kalbi yerinden çıkacak gibi oluyordu

Yaşadıklarını, hâlini bir bohçaya sarmış ve haykırmıştı:
“Yalnız olmadığımı anladım” O’nun gücünü hissetmişti güçsüz bedeninde
Kendini O’na teslim etti Gerçek hürriyetin O’na teslimiyette olduğunu anladı
Anladı ve bırakmadı

“Ben ne yapabilirim?” ve “Ben de yapabilirim!” diye düşünmeye başladı Başladı ve alnını ilk defa O’nun huzurunda secdeye koydu Paylaşacak mutlaka bir şeyleri olmalıydı Mutluluğun ve huzurun kaynağının burada olduğunu anladı Geç kalmamalıydı

Yüreği uzun zamandan beri ilk defa hopluyordu İlk defa heyecanlanıyordu İlk defa “Biraz sonra ne olacak acaba?” diye meraklanıyordu Bu müthiş bir duyguydu Hiç yaşamadığı bir şeydi bu

 

centilmen1 is offline  
Alt 10-08-2008   #3
Profil Bilgileri
Standart --->: Elimden Tutar mısın?



Ümitle sarıldı buraya Sonra kendi gibi arkadaşlarla tanıştı Dertlerini ve hikâyelerini dinledi Kendinden zor durumda olanları gördü Sadece gözleriyle yaşayanı, konuşamayanları ve düşünemeyenleri gördü Hâline şükretti
O günden sonra, geceleri ümitle uzanıyordu yatağına Yarından sürprizler bekleyerek dünyanın en tatlı uykusuna daldı

İçinde mânâ veremediği heyecan öylesine ilerliyordu ki, engel olamıyordu ona
Geçen günler öyle kapılar açıyordu ki, Ali sanki hayata yeniden başlamıştı Yeniden karar vermişti Ve ulaşmak istediği yerlere oradan başlayarak gidecekti
Arkadaşlarının yanına gidiyor ve onlarla sürekli dertleşiyordu Hattâ yemeklerini yapan Seher Teyze bir ara yanına gelip, “Ali evlâdım, bu enerjiyi nereden buluyorsun?” diye merakını izhar etmişti

“Seher Teyze, ben gözlerimin görmesine, rahatlıkla yiyebilmeme şükrediyorum Şükredecek bir şey bulmak tutunacak bir şey bulmaktır, hayattan kopmamaktır Sığınacak bir yeri olmaktır” demiş ve şaşırtmıştı onu

Günlerini arkadaşlarını hayata bağlamaya çalışmakla geçiriyordu Tükenmişliği önlerinden çekip onlara heyecan dolu bir dünyanın varlığını göstermeye çalışıyordu Hele bir keresinde yemekhanede konuşması yok muydu? Ne kadar da tesir etmişti dinleyenlere:

“Arkadaşlar, buraya gelmeden önce hayatın benim için artık bir mânâsı yoktu Bir gâye olmayınca, bir mânâ da olmuyor zâten Gerçek sakatlık ne gözün kör olması, ne elin tutmaması, ne de ayakların olmamasıdır Gerçek sakatlık insanın hayallerinin ve vereceklerinin bitmesidir Size bir sır daha vereyim mi? Dünyanın en mutlu insanı, evet en mutlu insanı kimdir biliyor musunuz? Başkasını mutlu edendir Başkası için yaşayandır Başkasını kendine tercih edendir Elindekini paylaşandır Elmanın iyisini arkadaşına verendir Paylaşandır

Bu konuşmadan sonra yemekhanede coşkulu bir alkış koptu Bakımevinin müdüründen öğretmenlerine kadar herkesin gözleri ışıl ışıldı

Günler artık mânâ dolu geçiyordu
Resim ve el işi öğretmenleri uzun süredir iş yapamamaktan şikâyetçiydi Ümitleri tükenmiş; düşkünlere teselli verecek cümleleri de bitmişti sanki Onlar da bir çıkış yolu arıyor, bir şeyler yapmak istiyorlardı

Ali ilâç gibi gelmişti onlara Kendi aralarından birinin bu heyecanı, onlara da ümit vermişti

‘Engelliler Haftası’na denk gelen resim, elişi ve ahşap sergilerinden sonra, ilçe halkına bir sürprizleri vardı İlçenin protokolünden halkına kadar salonu dolduran insanlara bir konuşma yapacaktı Ali Günlerdir hazırlandığı konuşma için çok heyecanlanıyordu Sunucu kendisini anons ettiğinde heyecandan kalbi duracak gibiydi Aynı ilçede yaşadığı insanlara duygularını ifade edebilecekti Bu onun için müthiş bir şeydi Büyük bir nezaketle mikrofona yaklaştı Dinleyicilere engellilerin problemleriyle ilgili bilgiler verdi Arkadaşlarının hayat hikâyelerinden kısa kesitler sundu Duygulu anlar yaşandı konuşma boyunca Ama Ali henüz son cümlelerini söylememişti “Son olarak” diye başladıktan sonra katılanlara şu cümlelerle veda etti:“Efendim, biz yaşamak istiyoruz Bizlere acıyarak bakmanızı istemiyoruz Yardım istediğimizde para vermeyin ne olur! Elimizden tutun, karşıdan karşıya geçirin! Bizler bir işe yaramak istiyoruz Bir şey kaldırılırken, onu tutanlardan biri olmak istiyoruz Ne olur bunu bize çok görmeyin Engelimiz bedenimizdedir; zihnimiz ve kalbimiz o kadar açık ki

Bir adım atmanın ötesinde, bir adım attırmanın mânevî zevkini duymak
Ali artık birlikte kaldığı arkadaşlarının can yoldaşı, dert ortağı olmuştu Hayata tutunmanın adı olmuştu onlar için Kısa filmlerden, gazetelere yazı yazmaya, oradan dergi çıkarmaya ve hayat hikâyelerini kitaplaştırmaya kadar birçok projeye birlikte imza atmışlardı

Ve “Zaman geçmesin!” dedikleri bir yola girmişlerdi



Ne kadar da çabuk geçmişti zaman Hayallere ulaşmak hayal iken, ne kadar da çok şey yaşamış ve yaşatmıştı Rabbi’ne gözleri yaşlı, başı önünde şükrediyordu
Kendine son uyarıyı yapan Emir Dede’ye edeple dönüp; “Ayaklarım da yok ellerim de; ama üzülmüyorum amca İnanın o kadar çok ümidim var ki!” dedi ve oturduğu yerden Cuma namazının ilk sünneti için tekbir aldı

* Gerçek bir hayat hikâyesinden alınmıştır

 

centilmen1 is offline  
Alt 10-08-2008   #4
Profil Bilgileri
Standart --->: Elimden Tutar mısın?



gercekten cok guzel bir hikayeydi

 

P.Alemdar is offline  
Alt 11-08-2008   #5
Profil Bilgileri
Standart --->: Elimden Tutar mısın?



hıhııııııııı cok begendim

 

insan is offline  
Cevapla
Tags: elimden, misin, tutar


Elimden Tutar mısın? ile ilgili Benzer Konular
81 Kez Görüntülendi

Tutar Mısın Ellerimden Sana Dogru Düsersem ? Aşk-Sevgi-Evlilik
Küs olacak mısın yine sessiz sedasız olacak mısın? Güzel Yazılar / Makaleler
Tut elimden ayrıllık Şiir-Şiirler
gel tut elimden.. Şiir-Şiirler


Saat 23:48.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552