Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Sonra onlarda (Yusuf'un iffetine ilişkin) delilleri görmelerinin ardından, mutlaka onu belli bir vakte kadar zindana atmak (görüşü) ağır bastı (Yusuf Suresi, 35)
(Yusuf) Dedi ki: "Rabbim, zindan, bunların beni kendisine çağırdıkları şeyden bana daha sevimlidir Kurdukları düzeni benden uzaklaştırmazsan, onlara (korkarım) eğilim gösterir, (böylece) cahillerden olurum" Böylece Rabbi, duasını kabul etti ve onların hileli düzenlerini kendisinden uzaklaştırdı Çünkü O, işitendir, bilendir (Yusuf Suresi, 33-34)
“Hükümdar dedi ki: "Onu bana getirin, onu kendime bağlı kılayım" Onunla konuştuğunda da (şöyle) dedi: "Sen bugün bizim yanımızda (artık) önemli bir yer sahibisin, güvenilir (bir danışman-yönetici)sin" (Yusuf) Dedi ki: "Beni (bu) yerin (ülkenin) hazineleri üzerinde (bir yönetici) kıl Çünkü ben, (bunları iyi) bir koruyucuyum, (yönetim işlerini de) bilenim" İşte böylece Biz yeryüzünde Yusuf'a güç ve imkan (iktidar) verdik Öyle ki, orada (Mısır'da) dilediği yerde konakladı Biz kime dilersek rahmetimizi nasip ederiz ve iyilik yapanların ecrini kayba uğratmayız Ahiretin karşılığı ise, iman edenler ve takvada bulunanlar için daha hayırlıdır” (Yusuf Suresi, 54-57)
“ Kendilerinde bir açıklık (ihtiyaç) olsa bile (kardeşlerini) öz nefislerine tercih ederler Kim nefsinin 'cimri ve bencil tutkularından' korunmuşsa, işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır” (Haşr Suresi, 9)
“Sonra bu sırada, bu soğukta, en ziyade istirahata ve üşümemeğe ve dünyayı düşünmemeğe muhtaç olduğum bir zamanda, garazı (kini) ve kasdı (niyeti) hisseder bir tarzda, beni tahammülün üzerinde bu sürgün ve tecrid ve tevkif (tutuklama) ve sıkıntıya sevkedenlere, fevkalade kızmak geldi Bir yardım imdada yetişti Manen kalbe ihtar edildi ki: İnsanların sana ettikleri ayn-ı zulümlerinde, ayn-ı adalet olan kader-i İlahinin büyük bir hissesi var ve bu hapiste yiyecek rızkın var O rızkın seni buraya çağırdı Ona karşı rıza ve teslim ile karşılık vermek lazım Hikmet ve Rabbin rahmetinin dahi büyük bir hissesi var ki, bu hapistekileri nurlandırmak ve teselli vermek ve size sevap kazandırmaktır Bu hisseye karşı, sabır içinde binler şükretmek lazımdır” (Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatı, Yirmialtıncı Lema, s260)
Andolsun, onların kıssalarında temiz akıl sahipleri için ibretler vardır (Bu Kur'an) düzüp uydurulacak bir söz değildir, ancak kendinden öncekilerin doğrulayıcısı, herşeyin 'çeşitli biçimlerde açıklaması' ve iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve rahmettir" (Yusuf Suresi, 111)
“Hani o inkar edenler, seni tutuklamak ya da öldürmek veya sürgün etmek amacıyla, tuzak kuruyorlardı Onlar bu tuzağı tasarlıyorlarken, Allah da bir düzen (bir karşılık) kuruyordu Allah, düzen kurucuların (tuzaklarına karşılık verenlerin) hayırlısıdır” (Enfal Suresi, 30)
Sonuç: “…Galip Gelecek Olanlar Allah'ın Taraftarlarıdır" (Maide Suresi, 56)
“Andolsun, mallarınızla ve canlarınızla imtihan edileceksiniz ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve şirk koşmakta olanlardan elbette çok eziyet verici (sözler) işiteceksiniz Eğer sabreder ve sakınırsanız bu emirlere olan azimdendir” (Al-i İmran Suresi, 186)
“Onlar, kendilerine insanlar: "Size karşı insanlar topla(n)dılar, artık onlardan korkun" dedikleri halde imanları artanlar ve: "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir" diyenlerdir Bundan dolayı, kendilerine hiçbir kötülük dokunmadan bir bolluk (fazl) ve Allah'tan bir nimetle geri döndüler Onlar, Allah'ın rızasına uydular Allah, büyük fazl (ve ihsan) sahibidir” (Al-i İmran Suresi, 173-174)