FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Dini Sohbet
Peygamberimiz (sav)'e Verilen Gayb Bilgileri
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Peygamberimiz (sav)'e Verilen Gayb Bilgileri ile ilgili Benzer Konular
53 Kez Görüntülendi
iman-ı bil gayb işarat-ül i'caz
Risale-i Nur
Gayb (gelecek) bilinebilir mi ?
İman
Gayb.Gayb Alemi..
Dini Sohbet
Gayb Aleminden Hediye
Kıssalar & Hikayeler
Kuran'da Gayb Kavrami
Kuran'ı Kerim
Peygamberimiz (sav)'in şemail-i şerifi
|
Lut Kavmi Ve Helak Olan şehir
Konu Araçları
02-09-2008
#
1
Profil Bilgileri
Rebiulevvel
Peygamberimiz (sav)'e Verilen Gayb Bilgileri
Peygamberimiz (sav)'e Verilen Gayb Bilgileri başlıklı yazı Mumsema Peygamberimiz (sav)'e Verilen Gayb Bilgileri Forum Alev
PEYGAMBERİMİZ (SAV)'E VERİLEN GAYB BİLGİLERİ
İnsanın duyuları aracılığı ile algılayamadığı, geleceğe ve geçmişe dair olaylar anlamına gelen ‘gayb’ı, yalnızca üstün güç sahibi olan Allah bilir
Evrende ve diğer tüm alemlerde meydana gelen her olay, Allah’ın bilgisi dahilinde ve kontrolü altındadır
Peygamberimiz (sav) de mucizelerinden biri olan gayb bilgilerine, Rabbimiz’in dilediği kadarıyla vakıf olmuştur
Peygamber Efendimiz (sav) hem geçmişte meydana gelen ve kimsenin bilmediği olayları, hem de gelecekte gerçekleşecek olan birçok olayı Allah’ın bildirmesiyle öğrenmiş ve kavmine ve sahabelerine tebliğ etmiştir
Zamanı yaratan ve insanlara bu kavramı öğreten Allah’tır
Allah’ın Yüce Zatı zamandan münezzehtir
O gizlinin gizlisini bilir ve Kendi Katında saklı tuttuğu bilgi ve gayb haberlerinden dilediği kadarını elçilerinden bazılarına açar
Allah’ın kendilerine özel ilim verdiği kişiler, bu ilim sayesinde Allah’ın izniyle geçmişten ve gelecekten haber verebilmekte, yaşanan olayların iç yüzünü görmekte, bunlardan farklı sonuçlar çıkarabilmektedirler
Allah Kuran’da, elçilerinden seçtiklerine Kendi Katında saklı olan gayb bilgisinden verdiğini şöyle bildirmektedir:
“O, gaybı bilendir
Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz
) Ancak elçileri (peygamberleri) içinde razı olduğu (seçtikleri kimseler) başka
Çünkü O, bunun önüne ve arkasına izleyici (gözetleyici)ler dizer
” (Cin Suresi, 26-27)
Peygamberimiz Hz
Muhammed (sav) de Allah’ın kendisine gaybe dair pek çok haber verdiği, Rabbimiz Katında çok seçkin bir elçidir
Peygamberimiz (sav) hem geçmişte meydana gelen ve kimsenin bilmediği olayları, hem de gelecekte gerçekleşecek olan birçok olayı Allah’ın bildirmesiyle öğrenmiştir
Bir ayette Allah bu gerçeği şöyle haber verir:
“Bu, sana (ey Muhammed) vahyettiğimiz gayb haberlerindendir
Yoksa onlar, (Yusuf’un kardeşleri) o hileli-düzeni kurarlarken, yapacakları işe topluca karar verdikleri zaman sen yanlarında değildin
” (Yusuf Suresi, 102)
Peygamberimiz (sav)’in Mucizesi: Gayb Bilgisi
Peygamberimiz (sav), gaybi bilgiye kendisinden kaynaklanan bir özellik olarak sahip olmamıştır
Ancak Allah’ın dilediği kadarıyla gaybdan kendisine verdiği haberleri çevresindekilere tebliğ etmiştir
Herşeyi bilen Allah’ın elçisine verdiği bu bilgilerse, geçmişte gerçekleşmiş ya da ileride kesin olarak gerçekleşecek olaylara işaret etmektedir
Bu da Peygamberimiz (sav)’in bildirdiği bu bilgilerin her birinin mucize niteliğinde olduğunu göstermektedir
Ancak Allah’ın bildirmesiyle bilinebilecek haberleri Peygamberimiz (sav) hayatı boyunca birçok defa insanlara haber vermiştir
Hem geçmişle, hem içinde bulunduğu zamanla, hem de gelecekle ilgili bilgilere vakıf olması, Rabbimiz’den gayba dair bilgiler alması da peygamberliğinin delillerindendir
Allah’ın kendisine verdiği pek çok ilimle birlikte Peygamberimiz (sav)’in gösterdiği tevazu ve teslimiyet ise Kuran’da şöyle bildirilmiştir:
"De ki: “Allah’ın dilemesi dışında kendim için yarardan ve zarardan (hiç bir şeye) malik değilim
Eğer gaybı bilebilseydim muhakkak hayırdan yaptıklarımı arttırırdım ve bana bir kötülük dokunmazdı
Ben, iman eden bir topluluk için, bir uyarıcı ve bir müjde vericiden başkası değilim
” (Araf Suresi, 188)
Allah’ın kutlu peygamberi Hz
Muhammed (sav), hem Kuran ayetleriyle hem de özel olarak kendisine gelen vahiy sonucu, geçmişle, yaşadığı zamanla ve gelecekle ilgili bilgiler almıştır
Allah’ın dilemesiyle, birçok konuda kimsenin bilemeyeceği gayb bilgisine sahip olmuştur
Bu ilim vesilesiyle zorluk zamanlarında Müslümanları fetihle müjdelemiş, daha pek çok müjde vererek onların şevklerini artırmıştır
Peygamberimiz (sav)’in Müslümanlara önceden müjdesini verdiği bu olaylar birer mucize olarak ardı ardına gerçekleşmiştir
Peygamberimiz (sav)’in 1400 yıl önce haber verdiği ve içinde bulunduğumuz dönem içinde gerçekleşmiş bulunan pek çok olay da vardır
Kütüb-i Sitte muhaddisleri Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei, İbn-i Mace ve daha pek çok muhaddis (hadis alimi), Peygamberimiz (sav)’den rivayet edilen hadislerdeki gayb haberlerinin doğruluğu hakkında ittifak halindedirler
Nitekim Peygamber Efendimiz (sav)’in haber verdiği gaybi bilgilerin tümü gerçekleşmiş ve gerçekleşmeye de devam etmekte, insanlar bu mucizelere şahit olmaktadırlar
Gayb Mucizesine Rağmen Peygamberimiz (sav)’e Atılan İftiralar
İman etmeyenler, Peygamberimiz (sav)’in kendisine vahyedilen Kuran’ı insanlara tebliğ etmeye başlamasından itibaren bu mübarek insanı doğru söylememekle itham etmişlerdir
Kendilerine getirdiği her bilgiye kuşkuyla yaklaşmış, ona inanmak istememişlerdir
Oysa Peygamberimiz (sav), dürüstlüğü ve güvenilirliği sadece yüzüne ve hayat şekline bakıldığında bile kolayca anlaşılan bir insandır
Hayatı boyunca herkesin ittifakla “El-emin” (güvenilir) diye nitelendirdiği ve bu hitapla çağırdığı bir insan olmasına rağmen, bazı kişiler onun çağırdığı hak yola uymamak için yalanlarına devam etmişlerdir
Peygamberimiz (sav)’e birbirinden zalimce pek çok iftira atan inkarcılar, bir insanın hayatı boyunca her an doğru söylememesinin imkansız olduğunu gözardı etmişlerdir
Bir insanın ömrünün sonuna kadar kesintisiz olarak doğru söylememesi ve buna uygun yaşaması imkansızdır
Ayrıca Peygamber Efendimiz (sav) gece gündüz ibadet halinde olan, çok büyük fedakarlıklar yapmış, çok sabırlı, üstün ahlaklı, alemlere örnek olan bir insandır
Büyük bir cesaretle her savaşa çıkan, en ön saflarda çarpışan Peygamberimiz (sav), ölüm tehdidi altındayken de insanlara hak olan gerçekleri anlatmaya devam etmiştir
Kuran ahlakını en güzel şekilde yaşayan ve müminlere örnek olan, her zaman Peygamberimiz (sav) olmuştur
Mübarek Peygamberimiz (sav) insanlara infakı (sadaka) anlatmış, kendisi herşeyini infak etmiştir; canını ve malını, Allah rızasını kazanmak için ortaya koymuştur
Sabrı, fedakarlığı, gerçek sevgi ve dostluğu anlatmış, bu güzel ahlak özelliklerini olabilecek en ideal şekliyle yaşamıştır
Yine insanlara merhametli olmayı, affediciliği tavsiye etmiş, hayatı boyunca bunların da en kararlı uygulayıcısı ve savunucusu olmuştur
İman etmeyenlerin böyle kutlu bir peygambere iftira ederken şunları düşünmeleri gerekirdi:
Bir yalanı ömür boyu hiç açık vermeden devam ettirmek, insan fıtratının (doğasının) gücünün yeteceği birşey değildir
Birbiriyle uyum içinde olan binlerce ayetle çelişmeyecek şekilde yaşamak ve bütün ömrü boyunca bu ayetlere bağlı olarak yalan söylemek de bir insan için asla mümkün değildir
Ayrıca yalan söyleyen bir insan niçin bunları istikrarla hayatının sonuna kadar yapsın? İnsanların ahiretlerine, hidayetlerine vesile olabilmek için kendi hayatını niçin tehlikeye atsın? Ayrıca yalan söyleyen bir kişinin, söylediği herşeyin böylesine büyük bir hikmet taşıması mümkün müdür? Yine her söylediğinin edebi yönden de mükemmel olup, sayısal bazı şifreler taşıması ve 23 yıl boyunca söylediklerinin tamamının birbiri ile edebi, matematiksel, bilimsel uyum içinde olması, her birinin hikmetli olup, insanın vicdanen cevabını aradığı her soruya cevap vermesi, sosyal hayata dair tüm hükümleri içermesi ve eksiksiz olması mümkün müdür? Nitekim sözünde doğru olmayan birinin bir gün mutlaka birbirini tutmayan çelişkili ifadeler vermesi kaçınılmazdır
Oysa Peygamberimiz (sav)’in her söylediği doğru çıkmış, bunlara Müslümanlardan ve inkarcılardan pek çok insan şahit olmuştur
Kuşkusuz tüm peygamberlere verilen mucizelerin her biri çok önemlidir
Fakat Peygamberimiz (sav)’in bazı mucizelerine büyük kitlelerin şahit olması, bu yönüyle onu diğer peygamberlerden farklı kılmaktadır
Örneğin Hz
İsa ölen bir insanı dirilttiğinde veya bir hastayı iyileştirdiğinde sadece orada bulunanlar bu mucizelere şahit olmuş olabilirler
Veya Hz
Musa’nın mucizelerine de sadece Firavun, kavmi ve İsrailoğulları şahit olmuş olabilir
(En doğrusunu Allah bilir) Peygamberimiz (sav), bir savaş olacağını, ardından fetih gerçekleşeceğini söylediğinde ise, buna ve sonrasında söz konusu savaşa şahit olan kimselerin sayısı ise çok daha fazladır
Bu mucizelere on binlerce, hatta yüz binlerce insan şahit olmaktadır
Peygamberimiz (sav)’in hepsi birer mucize niteliği taşıyan gayb haberleri şu şekildedir:
Dantel
Mumsema
Frmacil
02-09-2008
#
2
Profil Bilgileri
Rebiulevvel
--->: Peygamberimiz (sav)'e Verilen Gayb Bilgileri
BİZANS’IN GALİBİYETİ
Kuran’da gelecek hakkında verilen haberlerden biri, Rum Suresi’nin hemen başındaki ayetlerde yer alır
Bu ayetlerde Bizans
İmparatorluğu’nun bir yenilgiye uğradığı, ama çok kısa bir zaman sonra tekrar galip geleceği şöyle bildirilmiştir:
“Elif, Lam, Mim
Rum (orduları) yenilgiye uğradı
“Dünyanın en alçak yerinde”
Ama onlar, yenilgilerinden sonra yeneceklerdir
Üç ile dokuz yıl içinde
Bundan önce de, sonra da emir Allah’ındır
Ve o gün müminler sevineceklerdir
” (Rum Suresi, 1-4)
Bu ayetler, Hıristiyan olan Bizanslıların, 613-614 yıllarında putperest bir toplum olan Persler karşısında çok ağır bir yenilgiye uğramasından yaklaşık 7 sene sonra, MS 620 civarında indirilmişti
Ayetlerde Bizans’ın çok yakında galip geleceği haber veriliyordu
Oysa o sırada Bizans o kadar büyük kayıplara uğramıştı ki, değil tekrar galip gelmesi, ayakta kalması bile imkansız görülüyordu
Persler Bizanslıları 613 yılında Antakya’da yenilgiye uğratarak; galibiyetlerini Şam, Kilikya, Tarsus, Ermenistan ve Kudüs’ü ele geçirmeleriyle sürdürmüşlerdi
Özellikle 614 yılında Kudüs’ün kaybedilmesi, Kutsal Mezar Kilisesi’nin tahrip edilmesi Bizanslılar için ağır bir darbe olmuştu
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
O dönemde yalnız Persler değil, Avarlar, Slavlar ve Lombardlar da Bizans Devleti’ne karşı büyük tehdit oluşturmaktaydı
Avarlar İstanbul önlerine kadar gelmişlerdi
Bizans Kralı Heraklius, ordunun masraflarını karşılayabilmek için kiliselerdeki altın ve gümüş süs eşyalarının eritilip paraya çevrilmesini emretmişti
Hatta bunlar da yetmeyince bronzdan heykeller bile para yapımı için eritilmeye başlanmıştı
Pek çok vali, Kral Heraklius’a isyan etmiş, İmparatorluk parçalanma noktasına gelmişti
Önceden Bizans toprağı olan Mezopotamya, Kilikya, Suriye, Filistin, Mısır ve Ermenistan, putperest Perslerin işgali altına girmişti
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
Kısacası, herkes Bizans’ın yok olmasını bekliyordu
Ama tam bu dönemde, Rum Suresi’nin ilk ayetleri vahyedildi ve Bizans’ın dokuz yıl geçmeden yeniden galip geleceği haber verildi
Arap müşrikleri, Kuran’da haber verilen bu zaferin asla gerçekleşmeyeceğini düşünüyorlardı
Fakat Kuran’da bildirilen tüm haberler gibi bu da hiç kuşkusuz gerçekti
622 yılında Heraklius Ermenistan’ı işgal edip Persleri yenerek çeşitli zaferler kazandı
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
627 yılının Aralık ayında, Bizans ve Pers İmparatorlukları arasında, Bağdat yakınında Dicle Nehri’nin 50 km doğusunda bulunan Ninova harabeleri yakınında büyük bir savaş daha oldu
Bizans ordusu, Persleri burada da yenilgiye uğrattı
Birkaç ay sonra da Persler işgal ettikleri yerleri Bizans’a geri veren bir anlaşma imzalamak zorunda kaldılar
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
Rumların galibiyeti 630 yılında İmparator Heraklius’un Pers hükümdarı II
Khosrow’u yenilgiye uğratarak, Kudüs’ü geri alması ve Mezar Kilisesi’nin yeniden Hıristiyanların kontrolüne girmesiyle tamamlanmış oldu
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
Böylece Allah’ın Kuran’da bildirdiği ve Peygamberimiz (sav)’in insanlara tebliğ ettiği, “Rum’un zaferi”, ayetteki “üç ile dokuz yıl içinde” ifadesiyle dikkat çekilen zaman aralığında, mucizevi bir şekilde gerçekleşmiş oldu
Bu ayetlerde yer alan bir başka mucize de, o dönemde kimsenin tespit etmesinin mümkün olmadığı coğrafi bir gerçeğin haber verilmesidir
Rum Suresi’nin 3
ayetinde, Rumlar’ın “Dünyanın en alçak yerinde” yenildikleri belirtilir
Arapçası “edna el-ard” olan bu ifade, bazı meallerde “yakın bir yer” olarak da tercüme edilir
Ancak bu tercüme, orijinal ifadenin tam karşılığı değil, mecazi bir yorumudur
“Edna” kelimesi Arapçada “alçak” demek olan “deni” kelimesinden türemiştir ve “en alçak” anlamına gelir
“Ard” ise yeryüzü demektir
Dolayısıyla “edna el-ard” ifadesi de “yeryüzünün en alçak yeri” manasına gelmektedir
Bazı tefsirciler söz konusu bölgenin Araplara yakınlığını göz önünde bulundurarak kelimenin “en yakın” anlamını kullanmaktadırlar
Ancak kelimenin asıl anlamı, Kuran’ın indirildiği dönemde bilinmesi mümkün olmayan çok önemli bir jeolojik gerçeğe işaret etmektedir
Çünkü dünyanın en alçak yeri araştırıldığında, bu noktanın Bizanslıların 613-614 yıllarında yenilgiye uğradığı yerlerden biri olan Lut Gölü (Dead Sea) havzası olduğu görülür
Bu yenilginin en ağır darbesi, daha evvel de belirttiğimiz gibi, Hıristiyanlığın sembolü olan Lut Gölü yakınlarındaki Kudüs’ün kaybıdır
Lut çevresi ise deniz seviyesinden 399 metre aşağıdaki, yeryüzünün “en alçak” bölgesidir
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, Lut Gölü’nün rakımının, yalnızca modern çağdaki ölçümlerle tespit edilmiş olmasıdır
Daha önce hiç kimsenin Lut Gölü’nün dünyanın en alçak bölgesi olduğunu bilmesi mümkün değildir
Fakat bu bölge Kuran’da “yeryüzünün en alçak yeri” olarak tanımlanmıştır
Bu bilgi, Kuran’ın Allah’ın sözü olduğunun bir başka delilini oluşturmaktadır ve Allah’ın Peygamberimiz Hz
Muhammed (sav)’e nasip ettiği çok büyük bir mucizedir
02-09-2008
#
3
Profil Bilgileri
Rebiulevvel
--->: Peygamberimiz (sav)'e Verilen Gayb Bilgileri
MEKKE’NİN FETHİ
Andolsun Allah, elçisinin gördüğü rüyanın hak olduğunu doğruladı
Eğer Allah dilerse, mutlaka siz Mescid-i Haram’a güven içinde, saçlarınızı tıraş etmiş, (kiminiz de) kısaltmış olarak (ve) korkusuzca gireceksiniz
Fakat Allah, sizin bilmediğinizi bildi, böylece bundan önce size yakın bir fetih (nasib) kıldı
(Fetih Suresi, 27)
Peygamber Efendimiz (sav), Medine’de iken gördüğü bir rüyasında, müminlerin güven içinde Mescid-i Haram’a girdiklerini ve Kabe’yi tavaf ettiklerini görmüş ve müminleri bu haberle müjdelemişti
Çünkü, Mekke’den Medine’ye hicret eden müminler, o zamandan beri Mekke’ye gidemiyorlardı
Allah, Peygamberimiz (sav)’e Katından bir yardım ve destek olarak Fetih Suresi’nin 27
ayetini vahyetmiş ve rüyasının doğru olduğunu, eğer Allah dilerse müminlerin Mekke’ye girebileceklerini bildirmiştir
Gerçekten de, bir süre sonra, önce Hudeybiye Barışı ve ardından gelen Mekke’nin fethiyle, Müslümanlar aynı ayette bildirildiği gibi güven içinde Mescid-i Haram’a girmişlerdir
Böylece Allah, Peygamber Efendimiz (sav)’e ilham ettiği müjdenin gerçek olduğunu göstermiştir
Buhari, Mekke’nin fethi ile ilgili olarak İbn-i Abbas’tan şöyle rivayet etmektedir:
İbnu Abbas: “Herhalde o Kuran’ı (tilavetini -okumasını, tebliğini ve mucibince –gerektiği gibi- amel etmeni) senin üzerine farz kılan (Allah), seni (yine) dönülecek yere döndürecektir
” (Kasas Suresi, 85) mealindeki ayette ifade edilen döndürülecek yerden maksadın Mekke olduğunu söylerdi
”
7
Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus vardır
Fetih Suresi’nin 27
ayetine dikkat edilirse, Mekke’nin fethinden önce gerçekleşecek bir başka fetihten daha söz edildiği görülecektir
Nitekim ayette haber verildiği gibi Müslümanlar, önce Yahudilerin elinde bulunan Hayber Kalesi’ni fethetmişler, daha sonra da Mekke’yi fethetmişlerdir
8
Ünlü Celaleyn tefsirinde, Fetih Suresi’nin 27
ayeti şöyle açıklanmaktadır:
Yemin olsun ki Allah, Peygamberine o rüyayı doğru gösterdi
Rasulullah (sav) Hudeybiye senesinde sefere çıkmazdan evvel rüyasında kendisini de, ashabını da emniyet içinde, başlarını traş ederek Mekke’ye girer görmüş, bunu ashabına haber vermişti
Onlar da sevinmişlerdi
Vakta ki maiyyetindekilerle (beraberindekilerle) birlikte çıktılar
Kafirler, kendilerini “Hudeybiye”de menedip döndüklerinde bu onlara çok ağır geldi
Bazı münafıklar ise şüpheye düştüler
Bu ayet o zaman inmiştir
“Yemin olsun ki inşaAllah Mescid-i Haram’a emniyet içinde başlarınızın saçlarının tümünü kazıtarak, (kiminiz) bir kısmını kısaltarak, asla korkusuzca gireceksiniz
Fakat Allah sulh konusunda fayda yönünden sizin bilmediğiniz şeyleri bildi de ondan önce yani Mekke’ye girmeden önce yakın bir fetih yaptı
” Bu da Hayber’in fethi idi
Ve rüya ertesi sene tahakkuk etti (gerçekleşti)
9
Peygamberimiz (sav) Hicret’in 8
yılında Mekke’ye girerek bu şehri fethetmiştir
Peygamber Efendimiz (sav) müminlere bu müjdeleri verdiğinde, mevcut durum bu yönde değildir
Hatta, koşullar tam aksini göstermekte, müşrikler müminleri kesinlikle Mekke’ye sokmamakta kararlı görünmektedirler
Bu ise, kalbinde hastalık olanların, Peygamber Efendimiz (sav)’in söylediklerine şüphe ile bakmalarına neden olmuştur
Ancak Peygamberimiz (sav) Allah’a güvenerek, insanların ne diyeceklerini hiç önemsemeden, Allah’ın kendisine bildirdiğine iman etmiş ve bunu insanlara açıklamıştır
Rabbimiz’in Peygamberimiz (sav)’e haber verdiği bu gayb haberinin gerçekleşmiş olması, milyonlarca insanın şahit olduğu çok büyük bir mucizedir
02-09-2008
#
4
Profil Bilgileri
Rebiulevvel
--->: Peygamberimiz (sav)'e Verilen Gayb Bilgileri
MISIR’IN FETHİ
Sizler Mısır’ı fethedeceksiniz
Orası (paraya) “kirat” denilen yerdir
Oranın halkına hayır tavsiye edin
Onların bir zimmet, bir de rahim (hakkı) vardır
10
Peygamber Efendimiz (sav) bu hadis-i şeriflerinde Mısır’ın fethedileceğini müjdelemektedir
Peygamberimiz (sav) bu müjdeyi verdiği sırada Mısır, Romalıların hakimiyeti altındaydı
Ayrıca, Müslümanların henüz çok büyük bir gücü bulunmamaktaydı
Ancak, Peygamber Efendimiz (sav)’in bu sözleri gerçek olmuş, kendisinin vefatından çok zaman geçmeden, Hz
Ömer (ra)’in halifeliği sırasında, M
S
641 yılında, Amr bin As komutasındaki Müslümanlar tarafından Mısır fethedilmiştir
11
Bu olay, Peygamber Efendimiz (sav)’in gerçekleşen gayb haberlerinden biridir
ROMA VE İRAN TOPRAKLARININ FETHİ
Kisra ölünce, ondan başka Kisra yoktur
Kayser de öldü mü ondan sonra bir Kayser yoktur
Nefsimi kudret altında tutan Zat-ı Zülcelal’e yemin olsun, siz her ikisinin de hazinelerini Allah yolunda harcayacaksınız
12
Bu hadis-i şerifte geçen “Kisra” kelimesi, geçmişte İran kralları için kullanılan bir isimdir
Kayser sıfatı ise, Roma İmparatoru için kullanılmaktaydı
Peygamber Efendimiz (sav) hadis-i şerifinde, bu her iki kralın sahip olduğu hazinenin Müslümanlara kalacağını müjdelemiştir
Burada dikkat edilmesi gereken husus, Peygamberimiz (sav)’in bu haberi müjdelediği dönemde Müslümanların askeri, ekonomik ve siyasi açıdan, henüz böyle büyük bir fetih yapmaya güçlerinin bulunmamasıdır
Ayrıca bu dönemde, İran ve Bizans İmparatorlukları da, en güçlü devletlerdi
Dolayısıyla, Peygamber Efendimiz (sav), bu iki fethi haber verdiğinde, siyasi ve askeri koşullar görünürde buna uygun değildi
Ancak, Peygamber Efendimiz (sav)’in haber verdiği bu olaylar aynen gerçekleşmiştir
Hz
Ömer zamanında İran fethedilmiş ve bu fetihle birlikte
Kisraların saltanatı son bulmuştur
13
Kayser’in ölümü ve hazinelerinin Müslümanlara kalması ise Müslümanların, Raşid Halifeler döneminde Roma İmparatorluğu’na ait çok önemli merkezleri fethetmeleri ile başlamıştır
Hz
Ebu Bekir döneminden başlayarak, Kayser’in yönetimi altındaki Ürdün, Filistin, Şam, Kudüs, Suriye, Mısır gibi önemli merkezlerin tamamı fethedilmiştir
İstanbul’un, 1453 yılında Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedilmesi ve Roma İmparatorluğunun yıkılmasını takiben Kayser ünvanı da tarihe gömülmüştür
14
Böylece, Peygamberimiz (sav)’in döneminde siyasi ve ekonomik açıdan imkansız gibi görünen bu önemli fetihler, Allah’ın Hz
Muhammed (sav)’e verdiği birer mucize olarak gerçekleşmiştir
PEYGAMBERİMİZ (SAV)’İN SORU SORULMADAN ÖNCE CEVAP VERMESİ
Kuran’da Hz
İsa’nın Allah’ın izniyle insanların “yediklerini ve biriktirdiklerini” haber verdiği (Al-i İmran Suresi, 49), Hz
Yusuf’un ise “bir yemek gelmeden onu haber vereceği” (Yusuf Suresi, 37) bildirilmiştir
Bu mucizeler Allah’ın peygamberlerine olan bir lütfudur
Peygamberimiz (sav) de hadislerde haber verildiğine göre, Allah’tan bir mucize olarak kendisine daha soru sorulmadan ilgili kişiye cevap vermiş, insanların içlerinden geçirdiklerini bilmiştir
Örneğin hadislerde bildirildiğine göre Peygamberimiz (sav) ne zaman, nerelerin fethedileceğini sahabelere haber veriyordu
15
Yine hadislerde bildirildiğine göre Peygamber Efendimiz (sav), eve gelecek kişileri daha gelmeden evvel, odaya girecek olan kişileri daha odaya girmeden evvel bilirdi
Bir kişi bir yerden geç geldiğinde, geç kalma sebeplerini hemen o kişiye haber verirdi
16
Peygamberimiz (sav) ayrıca münafık zihniyetteki kişileri, Müslümanlara kötülük düşünen kişileri, içinden kötü fikirler geçirenleri hemen tanıyordu
17
(Muhammed Suresi, 30)
Hadislerde bu mucizelerle ilgili yüzlerce örnek verilmektedir
Bir hadiste Peygamberimiz (sav) Ebu Süfyan’ın içinden geçirdiklerine bir cevap vermiş ve Ebu Süfyan bu durum karşısında bu mübarek insanın peygamberliğine şahitlik ettiğini söylemiştir:
Ebu Süfyan mescidin bir kenarında oturuyordu
Birgün Rasulullah (sav) elbisesine bürünerek evinden çıktı
Ebu Süfyan oturduğu yerden: “Acaba bu ne ile mağlub etti” dedi
Rasulullah (sav) Ebu Süfyan’ın yanına gelip eliyle onun sırtına vurdu ve: “Seni Allah ile mağlup ettim” dedi
Ebu Süfyan: “Senin Allah Rasulu olduğuna şahitlik ederim” dedi
18
02-09-2008
#
5
Profil Bilgileri
Rebiulevvel
--->: Peygamberimiz (sav)'e Verilen Gayb Bilgileri
Peygamber Efendimiz (sav)’in insanların içinden geçirdiklerini anlayıp, buna göre cevap vermesine bir örnek ise Vabısa ile ilgili olan hadistir:
Resulullah (sav)’a geldim
Niyetim iyilik ve günahtan ona sormadık bir şeyi bırakmamaktı
Etrafını Müslümanlardan bir cemaat çevirmişti, durmadan ona sorup fetva istiyorlardı
Onları yara yara ilerlemek istedim
- Allah Resulünden uzak dur, ey Vabısa! dediler
Şöyle cevap verdim:
- Bırakın beni de ona iyice yaklaşayım! Kendine yakın olmak istediğim insanların en sevimlisidir o!
- “Bırakın Vabısa’yı!” buyurdu
İki veya üç kere de bana hitaben:
- “Ey Vabısa yaklaş!” dedi
Nihayet O’na yaklaşıp önünde oturdum
Bana şöyle buyurdu:
- “Ey Vabısa” sana ben mi haber vereyim, yoksa sen mi bana sorarsın!”
- Bilakis sen bana haber ver! dedim
Şöyle buyurdu:
- İyilik ve günah hakkında sormak için geldin değil mi?
- Evet! dedim
Bunun üzerine parmaklarının uçlarını bir araya getirip onlarla göğsüme vurarak şöyle buyurdu:
“Ey Vabısa, kalbine danış, kendine danış! –iyilik, insanlar sana fetva verseler, fetva vermeseler de, kendi kalbinin yatıştığı şeydir; günah da, kalbi kazıyan (rahatsız eden) göğüste dolaşıp duran şeydir!”
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
Hadiste de bildirildiği gibi, Rabbimiz’in bir lütfu olarak Peygamberimiz (sav) çoğu zaman daha soru sorulmadan önce kendisine sorulacak soruları bilir ve onlara göre cevaplar verirdi
Peygamberimiz (sav)’in karşısındaki kişinin niyetini, düşüncesini anlamasına bir diğer örnek ise Ebu’d Derda’nın Müslüman olmasıyla ilgili olan hadistir:
Ebu’d Derda bir puta tapıyordu
Abdullah b
Revaha ile Ebu Selem'e gidip o putu kırdılar
Ebu’d Derda gelip de putu o halde görünce şöyle demekten kendini alamadı: “Yazık sana, kendini savunamadın mı?”
Sonra Peygamber (sav)’e geldi
İbn-i Revaha yolda kendisini gördü ve şöyle dedi: “İşte Ebu’d Derda! Mutlaka bizi aramak için gelmiştir!” Allah Resulü (sav) de şöyle buyurdu: “Hayır! Müslüman olmak için geliyor
Rabbim Ebu’d Derda’nın Müslüman olacağını vaat etti
”
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
Yukarıda verdiğimiz tüm örnekler Peygamberimiz Hz
Muhammed (sav)’in Allah’ın dilemesiyle pek çok mucize gerçekleştirdiğini göstermektedir
Peygamberimiz (sav) üstün ahlakı, Allah korkusu, derin imanı, tevekkülü ve samimiyeti ile Müslümanlara çok güzel bir örnek olmuş, mucizeleriyle de iman edenlerin şevk ve heyecanlarının daha da güçlenmelerine vesile olmuştur
02-09-2008
#
6
Profil Bilgileri
Rebiulevvel
--->: Peygamberimiz (sav)'e Verilen Gayb Bilgileri
PEYGAMBERİMİZ (SAV)’İN GAYB BİLGİLERİ DOĞRULTUSUNDA YAŞANAN AHİR ZAMAN
Ahir zaman, kıyamet öncesinde dünya üzerinde yaşanacak olan bir dönemdir
Peygamberimiz (sav)’in, ahir zamanda gerçekleşecek olan olaylarla ilgili pek çok haberi bize ulaşmıştır
Bu olayların, içinde bulunduğumuz dönemde birer birer gerçekleşiyor olması da Peygamberimiz (sav)’in mucizelerinden biridir
Hz
Muhammed (sav) kendi yaşadığı dönemden 1400 yıl sonrasında meydana gelecek olayları, sanki o dönemi izlemiş gibi detaylı olarak anlatmıştır
Kuyruklu yıldızın doğması, İran-Irak Savaşı, Kabe baskını, Güneş’ten bir alametin belirmesi, sahte mesihlerin ortaya çıkması, fitnelerin çoğalması ve ahlaki çöküş gibi alametler ahir zamanda yaşanacak olan alametlerin yalnızca birkaçıdır
Bu noktada belirtilmelidir ki; Peygamberimiz (sav)’in ahir zaman hakkındaki hadislerindeki işaretler, 1400 yıl içinde değişik zamanlarda ve dünyanın farklı farklı bölgelerinde tek tek de görünmüş olabilir, ancak Hicri 1400 yılından itibaren hepsi aynı dönem içinde, birbiri ardına gerçekleşmektedir
Bu da Peygamberimiz (sav)’in başka bir hadisindeki haberin gerçekleşmesi demektir:
“Kıyamet alametleri birbirini takiben meydana gelir
Bir dizideki boncukların art arda kopması gibi
”
21
Peygamberimiz (sav)’in hadislerindeki, ahir zaman alametleri olarak bildirilen bu gelişmelerin pek çoğu, günümüzde birebir haber verildiği şekilde gerçekleşmektedir
Son zamanlarda yeryüzünde savaş ve çatışmaların, terör, şiddet, anarşi ve kargaşanın, katliamların, işkencelerin giderek artmış olması ise, yine ahir zamanın ilk döneminin yaşanmakta olduğunun bir göstergesidir
Peygamberimiz (sav)’in hadislerindeki bilgilere göre Allah, bu karanlık dönemin ardından insanları ahir zamanın karmaşasından kurtaracak ve büyük bir kurtuluşa ulaştıracaktır
Allah, güzel ahlaktan uzaklaşan insanları, dejenerasyona uğrayan toplumları doğru yola iletmek için ’Mehdi (doğruya götüren)’ sıfatını taşıyan üstün ahlaklı bir kulunu vesile kılacaktır
Hz
Mehdi, İslam dünyasını bir çatı altında toplayacak, Kuran ahlakının dünyaya hakim olmasına vesile olacak ve ikinci kez dünyaya gelecek olan kutlu şahıs Hz
İsa ile birlikte ahir zaman fitnelerine karşı fikri bir mücadele yürütecektir
Peygamberimiz (sav) hadislerinde, insanların dünyada ve ahiretteki kurtuluşlarına vesile olacak çok kıymetli bir insan olan Hz
Mehdi’ye tabi olunmasını bildirmiş ve onun döneminde yaşanacak tüm bu hayırlara işaret etmiştir:
İbni Ebi Şeybe ve Naim b
Hammad Fiten isimli eserde, İbni Mace ve Ebu Naim ise İbni Mes’ud’dan tahric ettiler
O dedi ki:
O (Mehdi) arza sahip olur ve kendisinden önce baskı ve zulümle dolu olan arzı adaletle doldurur
Sizden O’na kim yetişirse, kar üzerinde sürünerek dahi olsa gelsin, O’na katılsın
Zira O Mehdi’dir
22
Sevgili Peygamberimiz Hz
Muhammed (sav)’in gerek Hz
İsa, Hz
Mehdi ve ahir zaman alametleri, gerekse geçmişte yaşanmış olaylar hakkında bildirdiği mucizeler tüm Müslümanlar için büyük bir müjde, Allah’tan bir yardım ve lütuftur
Bu mucizeler Allah’ın izniyle iman edenlerin imanlarını daha da güçlendirecek ve Allah’ın Peygamberimiz (sav)’e indirdiği Yüce kitabı Kuran-ı Kerim’e daha büyük bir şevkle bağlanmalarına vesile olacak birer delildir
KAYNAKLAR:
1
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
2 Warren Treadgold, A History of the Byzantine State and Society, Stanford University Press, 1997, ss
287-299
3
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
4 Warren Treadgold, A History of the Byzantine State and Society, Stanford University Press, 1997, ss
287-299
5http://web
genie
it/utenti/i/inanna/livello2-i/mediterraneo-1-i
htm;
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
6 World Book Encyclopedia, 2003, Contributor: Bernard Reich, Ph
D
, Professor of Political Science and International Affairs, George Washington University
7 Buhâri, Tefsir, Kasas Suresi 2, Kütüb-i Sitte- 729
8 Imam Taberi, Taberi Tefsiri, Cilt 5, Ümit Yayıncılık, İstanbul, s
2276
9 Celâleyn Tefsiri Tercümesi, Tercüme: İbrahim Serdar, Yusuf Şensoy, Faith Enes Yayınevi, İstanbul, 1997, 3
Cilt, s
1843
10 Prof
Dr
İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, 15
cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s
420
11 H
U
Rahman, İslam Tarihi Kronolojisi, Birleşik Yayıncılık, İstanbul 1995, s
70-71
12 Prof
Dr
İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, 15
cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s
416
13
[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz.
Üye Olmak İçin Tıklayın...
]
14 a
g
e
15 İmam Suyuti, Olağanüstü Yönleriyle Peygamberimiz (sav) el-Hasaisü’l-Kübra, Çeviri: Naim Erdoğan İz Yayıncılık, İstanbul, 2003, s
696-700)
16 İmam Suyuti, Olağanüstü Yönleriyle Peygamberimiz (sav) el-Hasaisü’l-Kübra, Çeviri: Naim Erdoğan İz Yayıncılık, İstanbul, 2003, s
688-689
17 İmam Suyuti, Olağanüstü Yönleriyle Peygamberimiz (sav) el-Hasaisü’l-Kübra, Çeviri: Naim Erdoğan İz Yayıncılık, İstanbul, 2003, s
689-691
18 Haris; İbn Hacer Askalani, Metalib-u Aliye 4, Tevhid Yayınları, 1996, 3839, s
17)
19 İbn-i Kesir, Peygamberimiz (sav)’in Şemaili, Mucizeleri, Çelik Yayınevi, s
361
20 İmam Suyuti, Olağanüstü Yönleriyle Peygamberimiz (sav) el-Hasaisü’l-Kübra, Çeviri: Naim Erdoğan İz Yayıncılık, İstanbul, 2003, s
680
21 G
Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1
cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 277/6
22 Ahir zaman Mehdisinin alametleri, Celalettin Suyuti, s
14
Tags
:
bilgileri
,
gayb
,
peygamberimiz
,
save
,
verilen
Peygamberimiz (sav)'e Verilen Gayb Bilgileri ile ilgili Benzer Konular
53 Kez Görüntülendi
iman-ı bil gayb işarat-ül i'caz
Risale-i Nur
Gayb (gelecek) bilinebilir mi ?
İman
Gayb.Gayb Alemi..
Dini Sohbet
Gayb Aleminden Hediye
Kıssalar & Hikayeler
Kuran'da Gayb Kavrami
Kuran'ı Kerim
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
03:47
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545