Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Dini Sohbet

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Allah"ın koruduğu; Eshâb-ı Kehf ile ilgili Benzer Konular
50 Kez Görüntülendi

Eshab-ı Kehf Külliyesi Akdeniz Bölgesi
Allah için "Allah Baba" ifadesini kullanmak doğru mu ? Sorular ve Cevaplar
"Cuma günleri kim Kehf Sûresi'ni okursa'' Dua
"Allah beni unuttu", "Burası Allah’ın unuttuğu yer!" gibi ifadeleri kullanmak doğru mudur ? İman
Eshab-ı Kehf Dini Sohbet

Dünya ve Ahiret Saadeti | Şükürler olsun Rabbimize
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 01-10-2008   #1
Profil Bilgileri
Standart Allah"ın koruduğu; Eshâb-ı Kehf



Allah"ın koruduğu; Eshâb-ı Kehf başlıklı yazı Mumsema Allah"ın koruduğu; Eshâb-ı Kehf Forum Alev


Hazreti İsa"dan (as) sonra încil ehlinin işi karmakarışık, alt üst olmuş, aralarında günahkârlar bürümüş, hükümdarlar azgınlaşmış ve putlara tapar; putlar için kurbanlar keser hale gelmişlerdi Bu yolda en ileri gidenlerden birisi de Rum hükümdarlarından Dekyanus idi Bu hükümdar Rum diyarını dolaşıp putperestliği kabul etmeyen İsa ümmetini katlediyordu


Dekyanus bu gezisi sırasında nihayet EshâbKehf`in şehri olan Dekinos`a da indi İner inmez de îman ehlini takip ve toplanmasını emretti, iman ehli bunu duyduklarından dolayı şuraya buraya kaçıp gizlenmişlerdi Şehrin kâfirlerinden tâyin ettiği zabıtası, îman sahiplerini takip ediyor, gizlendikleri yerlerden çıkarıp Dekyanus`a getiriyorlardı O da putlara kurban kesilen mezbahalara sevk edip kendilerini putlara tapmak ile öldürülmek arasında muhayyer bırakıyordu Alçak dünya hayatına rağbet gösterip de bu katliâmdan korkanlar onun dediğini yapıyorlar, ebedî hayatı tercih edenleri ise öldürüp parçalayıp şehrin sûrlarına ve kapılarına asıyorlardı

Ya putlar, ya ölüm!

Bu durumu gören bir kaç genç ki, onlar Rum`un asilzadelerinden bir rivayete göre de hükümdarın yakınlarından idiler Kendileri hür kimselerdi Bunlar bu vaziyetten çok müteessir oldular, bu fitnenin defi için Allahü Teâlâ`ya göz yaşlarıyla yalvararak namaz kılıp dua ediyorlardı Zalim hükümdarın adamları bunları ihbar ettiler Bunun üzerine Dekyanus, onları bir sohbet halinde iken bastırıp huzuruna getirtti ve bir şeyler söyledikten sonra kendilerini Ya putlara tapmak veya ölüm»den birini seçmek üzere muhayyer bıraktı O vakit o yiğitler de Allahü Teâlâ`nın kendilerine verdiği rabıta ve metanetle kıyam edip dediler ki:

Ondan başkası yalandır!

Bizim bir ilâhımız vardır ki, O`nun azamet ve kudreti Gökleri ve Yeri kaplar O, Göklerin ve Yerin Rabbidir Biz O`ndan başka birine ilâh demeyiz, asla ibadet etmeyiz Senin davetine uyma ihtimalimiz ebediyyen yoktur Doğrusu biz öyle yaparsak o vakit akıldan uzak, haddini aşmış, yalan söylemiş oluruz Çünkü ondan başka ilâh muhaldir, yalandır Hükmün ne ise yap!

Düşünmek için mühlet verdi

Yiğitlerin böyle kıyam edip gereken cevabı vermeleri üzerine Dekyanus, onların üzerlerindeki asalet elbiselerinin soyulmasını emredip yanından çıkardı ve kendisi mühim bir iş için Ninova şehrine gitti ve geri dönünceye kadar onlara düşünmek için mühlet verdi; kendisinin dediğine uyarlarsa uyarlar, yoksa diğer Müslümanlara yaptığını yapacaktı

Nafakayla Yemliha ilgilendi
Bunun üzerine gençler kavimlerinden de böyle yüz çevirdikten sonra çekilip kendi kendilerine dinlerini muhafaza etmek için karar verip şehrin yakınındaki Benclüs dağında sarp bir mağaraya gizlenmeyi kararlaştırdılar Her biri babasının hanesinden bir şeyler aldı, bazısını sadaka olarak verdiler, kalanını da nafaka edinerek gidip o mağaraya sığındılar Burada gece ve gündüz namaz kılıyorlar, Allahü Teâlâ`ya inleyerek, yalvararak niyaz ediyorlardı Nafakalarına ait işleri Yemliha`ya vermişlerdi O, sabahleyin bir miskin kıyafetine girerek şehre giriyor, lâzım olanı alıyor, biraz da havadis öğrenerek arkadaşlarının yanına dönüyordu

 

FataL is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 01-10-2008   #2
Profil Bilgileri
Standart --->: Allah"ın koruduğu; Eshâb-ı Kehf



Hakiki mümin idiler

Böylece bu yiğitler müşriklere karşı baş kaldırıp Allah`ın birliğini, tevhidi ilân ettiler Hâsılı bu gençler, Allah`tan başka ilâh tanımayan hakikî mümin idiler, işleri de Allah-u Teâlâ`nın hidayetiyle dinlerini korumak için zalim müşriklerin zorlama ve şiddetlerine karşı baş kaldırmak olmuştu Şirke sapan ve dünya hayatına rağbet gösteren Hıristiyanlara benzemiyorlardı Hükümdarın ve müşriklerin huzurunda böyle kıyam edip olanca rabıta ve kalb metanetiyle söz birliği halinde tevhidi ilân ederek kendileriyle beraber hakkı söylemeyip şirke sapan kavimlerini tahkir ve takbih ederek şöyle söylediler:

Bak hele, şunlar, şu bizim kavim Allah-u Teâlâ`dan başka ilâh kabul ettiler Allah-u Teâlâ`nın ilâh olduğuna ve Rab olmasının büyüklüğüne Gökler ve Arz gibi açık deliller var Fakat O`ndan başkasının ilâh olduğuna dair açık bir delil getirseler ya bakalım? Ne mümkün? Delilsiz dâva kabul edilir mi? Veya şunun bunun keyfî tahakküm ve tasallutu delil tutulur mu?

Mağaranın yeri, kaç kişiydiler?

Eshâb-ı Kehf in uyudukları mağaranın mevkii ile alâkalı olarak muhtelif yerler rivayet edilegelmiştir Ancak bugün ziyaret edilmekte olan Tarsus yakınlarındaki mevkiin onlara ait yer olduğu büyük ihtimalle zannedilmektedir Bu kıssaya ait hususlardan biri de onların üç kişi olup kelbleriyle (köpekleriyle) birlikte dört, veya beş kişi olup kelbleriyle beraber altı, yahut da yedi kişi olup kelbleriyle beraber sekiz olduklarına dair rivayetlerdir ki, doğruya en yakın olanı sonuncusudur Doğrusunu Allah-u Teâlâ bilir -Eshâb-ı Kehf`in mağarada uyuma sürelerinin ise üç yüz dokuz sene olduğu yine Kur`an`ın beyanıdır (Kehf Sûresi)

Ve kapı kapandı&

Dekyanus şehre geri dönünceye kadar bu şekilde durdular Zalim gelir gelmez bunları isteyip babalarını getirtti Babaları onların kendilerine isyan ve mallarını da yağma ederek çarşılarda israf ile dağa kaçtıklarını söyleyip özür beyan ettiler Yemliha bu fena durumu görünce pek az azık alıp ağlayarak mağaraya vardı ve arkadaşlarına dehşeti haber verdi Hepsi ağlaşarak secdelere kapanıp Allahü Teâlâ`ya yalvardılar, sonra başlarını kaldırıp oturdular, yapacakları iş hakkında konuşmaya başladılar Derken Allahü Teâlâ bunlara bir uyku verdi, yattılar, nafakaları baş uçlarında olduğu halde uyuyup kaldılar Beri tarafta Dekyanus hiddetinden ne yapacağını düşünüyordu Onları uykuya daldıran Allah-u Teâlâ bunun kalbine de mağaranın kapısını kapatmayı getirdi Bunun üzerine Dekyanus mağaranın kapısının ördürülmesini emretti:

Açlıktan, susuzluktan ölsünler, mağaraları kabirleri olsun! dedi

İki kuru levha

Adamları da öyle yaptılar Ancak Dekyanus`un hanesinde îmanını gizleyen iki mü`min vardı Birinin adı Pendros, diğerininki ise Runas idi Bunlar Eshâbı Kehf`in isimlerini, neseblerini ve kıssalarını iki kuru levhaya yazıp bir bakır sandığa koyarak yapılan duvarın içine koymayı kararlaştırdılar ve bu şekilde yaptılar

Güneşe göre döndürülürlerdi

Bu yiğitler öyle bir vaziyette uykuya dalmışlardı ki, görülse uyanık zannedilir fakat hakikatte ise uykuda idiler Uykuda oldukları halde gözleri açık, sağa ve sola dönüyorlardı Köpekleri Kıtmîr ise mağaranın girişinde kollarını serîvermiş bir vaziyette uyuyordu Üzerlerine çıkıp varılsa mutlak dönülür kaçılır, korkudan donakalırlardı Zira vaziyetleri öyle heybetli, öyle korkunç idi Bu itibarla kendilerine kimsenin muttali olması mümkün değildi Öyle bir rahatlık içinde uyuyorlardı ki Güneş doğduğu zaman mağaralarından sağ tarafına, batarken de onları sol taraflarına döndürülüyorlardı Yani üzerlerine gün bile değmez, değse de nihayet batış sırasında soldan biraz kırkar geçerdi Çünkü mağaranın vaziyeti buydu Her tarafı gizli, ancak kapısı biraz batıya meyilli olarak kuzeye bakıyordu Onlar ise mağaranın bir geniş yerinde sıkıntısız bir şekilde yatıyorlardı

Ne kadar uyudular?

Eshâbı Kehf"in o suretle Allah için baş kaldırması ve kavimlerini terk edip mağarada böyle yatmaları, Allah-u Teâlâ`nın kudret ve rahmetinden bir delil, bir keramettir İşte böylece ilâhî bir rahmet olarak bu yiğitlerin o mağarada senelerce uyuyup muhafaza edilmesinden sonra Allah-u Teâlâ onları bir delil olarak ba`s de etti, ölü diriltir gibi uykudan uyandırdı Eshâbı Kehf uyandıkları vakit aralarında soruşturmaya başladılar ve içlerinden biri:

Ne kadar durduk, ne kadar uyuduk? diye sordu Kimisi:

Bir gün, diye cevap verdi Kimi de:

Bir günden âz, dediler Nitekim kıyamette diriltilecekler de böyle sanacaklardır Bu konuşma esnasında kimi de daha fazla durulduğunu sezerek aralarındaki ihtilâfı kesmek için dediler ki:

Allahuvalem&

Ne kadar durduğumuzu Rabbimiz en iyi bilir Binaenaleyh ihtilâfı bırakalım da, hemen birimizi şu gümüş paramızla şehre gönderelim, en temiz yiyecek hangisi baksın ve bize ondan bir rızk getirsin, çok dikkat ve nezaketle hareket etsin, sakın bizi kimseye sezdirmesin Zira başımıza binerlerse şüphe yok ki, ya bizi öldürecekler veya eziyet edip milletlerinin dinî putperestliğe döndürecekler O zaman da ebedî kurtuluş bulamayız&

Allah vaadini tutar!
Böyle konuştular ve bu sözü kabul ettiler de, içlerinden Yemliha`yı şehre gönderdiler Fakat Hüdânın takdirine bak ki, o derece sakınmalarına rağmen Allah-u Teâlâ, bu suretle kendilerini tanıttırdı Çünkü Yemliha`nın elindeki para, o zamanki insanlara göre hayli eski olduğundan dikkati çekmiş ve yakalanmasına sebep olmuştu Bu şekilde Allah-u Teâlâ va`dinin hak ve saatinin şüphesiz olduğunu insanlar muhakkak bilsinler diye, bu durumu yaratmıştı Zira mağarada ne kadar durduklarını bilemeyen Eshâb-ı Kehf senelerce yattıkları yerden kabirden kalkar gibi uyanıp kalktıklarını anlamış ve vaktiyle baş kaldırdıkları müşriklere karşı muvaffak olduklarını ve talep - ümit ettikleri ilâhî rahmetin bir tecellîsini görmek ve daha önce îman ettikleri şekilde Alah`ın va`dinin hak olduğunu müşahede ile bilmiş oluyorlardı Ve bu suretle gerek kendileri ve gerek diğerleri için Kıyametin şüphesiz olduğuna da bir delil ve misâl olmuş bulunuyorlardı

 

FataL is offline  
Saat 09:31.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545