Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Dini Sohbet

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Mü'min ''Güvenilen'' İnsandır ! ile ilgili Benzer Konular
51 Kez Görüntülendi

Ey karanlık geceyi uykuda geçiren mü'min... Dini Sohbet
Seytani imtihana ceken mü'min .. Namaz
Mü'min Sabreden ve Şükredendir Kuran'ı Kerim
İnsan Kaybettikleriyle İnsandır.. Aşk-Sevgi-Evlilik
İnsan ; Sevildiği Kadar İnsandır .. Aşk Resimleri

Haya'dan Hayat'a Yayılan Güzellik.. | Herşeyin Ölçüsü Şeriattir !
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 24-10-2008   #1
Profil Bilgileri
Arrow Mü'min ''Güvenilen'' İnsandır !



Mü'min ''Güvenilen'' İnsandır ! başlıklı yazı Mumsema Mü'min ''Güvenilen'' İnsandır ! Forum Alev






Toplum olarak büyük ölçüde kaybettiğimiz değerlerden biri de "güvenilir olma" vasfıdır. Bugün, toplumumuzda var olan birçok sıkıntının temelinde, fertlerin birbirlerine güvenlerinin yok denecek kadar azalması bulunmaktadır. Hâlbuki yüce dinimizin bizden istediği vasıfların en başında "güvenilir insan olma" vasfı gelmektedir.

Her şeyden önce mü’min ismi, bu vasfı öne çıkarmaktadır. Bilindiği gibi mü’min, güvenen, güven veren insan demektir. Yani, Allah’a güvenen, diğer insanlara güven veren anlamına gelmektedir. Bir hadislerinde Allah Resûlü (s.a.s.), mü’mini tarif ederken "Mü’min, insanların malları ve canları konusunda kendisine güvendiği kişidir." (Tirmizi, İman 13; Nesai, İman 8) buyurarak mü’min olan bir kişinin, başkalarının mallarına, canlarına namuslarına zarar veremeyeceğini belirtmiştir. Başka bir hadislerinde de güvenilirlik vasfını, imanın gereği olarak bildirmiş ve "güvenilirlik" vasfı olmayanın imanının da olamayacağına dikkat çekmiştir. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 3/154)

Kur’ân-ı Kerim’de Rabbimiz tarafından bildirilen, kendisinin yüce isimlerinden/sıfatlarından biri de "el-Mü’min"dir. Genellikle sabah ve akşam namazlarından sonra okunan ve birçoğumuz tarafından bilinen Haşr sûresinin son ayetlerinde geçen "el-Mü’min" ismi/sıfatı, emniyet sağlayan, güven veren anlamındadır.

Diğer taraftan, bilindiği gibi, peygamberlerin sıfatlarından biri de "Emanet"tir. Allah’tan aldıkları vahyi, insanlara olduğu gibi aktarma görevi olan peygamberlerin bu vasfı, yani "güvenilirlik" vasfını taşımaları oldukça önem arz etmektedir. Hz. Peygambere "el-Emin: Kendisine güvenilen" sıfatı, peygamberliğinden önce verilmiş bir vasıftı. Toplumda herkes, O’nun doğru sözlü, kendisine güvenilen bir kişi olduğunda birleşmekteydi. O akrabalarını İslâm’a davet ederken, önce kendisine güvenip inandıklarını tespit etmek için "Size şu dağın arkasında bir düşman var, sizi yağmalamaya gelmiş desem, inanır mısınız?" diye sorar. Toplantıya katılan herkes, tereddütsüz "Evet inanırız." derler. Bu güveni sağladıktan sonra "Öyleyse sizi, önünüzdeki kıyamet günü azabıyla korkutmakla memurum. Bana iman ediniz." diyerek davetini açıklar.

Hz. Peygamber’e tam olarak güvenen ve inanan Hz. Ebu Bekir, miraç olayını duyan müşriklerin, onun bu güvenini sarsmak için "Senin peygamber olarak inanıp güvendiğin kişi, bu gece Mescid-i Aksa’ya gittiğini; oradan da miraca çıktığını söylüyor. Sen hâlâ ona inanacak mısın?" diye sorduklarında, "Bunları O dediyse mutlaka doğrudur." diyerek "Sıddîk: "Tereddütsüz tasdik eden" unvanını hak eder. O’nu örnek alan bizler de karşımızdakine "O dediyse doğrudur." sözünü söyletebilirsek o zaman "güvenilir kişi" sıfatını kazanmış oluruz.

Yüce dinimizin ismi olan "İslâm" kelimesi de kök olarak barış, esenlik, güven anlamlarını taşımaktadır. Bir hadislerinde Peygamber Efendimiz, bu mânâyı vurgulamak üzere "Müslüman, diğer insanların elinden ve dilinden emin olduğu kişidir." (Buhari, İman 4, 5; Müslim, İman 64, 65) diye buyurmaktadır. Aynı kökten gelen "es-Selâm": "huzur sağlayan, güven veren" ismi de yine Yüce Rabbimizin sıfatlarından biridir. Birbirimizle karşılaştığımızda alıp verdiğimiz selamda da karşılıklı olarak güven duygusu vurgulanmaktadır. Selamlaşan iki kişi birbirine adeta "Bana güvenebilirsin, benden sana herhangi bir zarar gelmez." demektedir.

Kur’ân-ı Kerim'de pek çok ayet-i kerimede özellikle peygamberlerin bu "Emîn: güvenilir kişi" vasıflarından bahsedilmekte, Allah’tan aldığı vahyi peygamberlerine getiren Cebrail’in (a.s) de bu vasıfta olduğu bildirilmekte, insanlar arasında güvenilirlik vasfının önemi vurgulanmakta, kendilerine güvenilen kişilerin, bu güveni sarsmamaları istenmektedir. Allah Resulü, güveni sarsan vasıfları münafıklık alameti olarak şöylece sıralar: "Münafığın alameti üçtür: Konuşunca yalan söyler, söz verince sözünden cayar, kendisine bir şey emanet edildiğinde hıyanet eder." (Buhari, İman 24; Müslim, İman 107, 108). Gerçekten, kişiye karşı güveni sarsacak vasıflardan biri yalan söylemesi, diğeri sözünde durmaması, bir başkası da emanete riayet etmemesidir. Bunların zıddı olan vasıflar da insana güveni sağlayan, doğru sözlü olmak, sözünde durmak ve kendisine güvenilerek yanına bırakılan eşya, mal hususunda ve söylenen sözlerde güveni sarsmamak, emanete riayet etmektir.

Toplumsal hayatımızda işlerin düzgün gitmesi, birbirimize olan güven duygumuzla doğru orantılıdır. Bir toplumda fertleri birbirine güvenen kişiler çoğaldıkça o toplum, hem maddeten hem de manen ilerler. Tam aksine, fertleri birbirine güvenmeyen insanlar çoğaldıkça da toplumda huzur, mutluluk ve kalkınma sağlanamaz. Bugün maalesef toplumumuzda karşılaştığımız birçok olay, güven duygularımızı zedelemekte, hatta güven duygusunun tamamen ortadan kalkmasına sebep olmaktadır. Nerdeyse her şeyin "sahte" olabileceği kanaati topluma yerleşmektedir. Bu durum öyle bir hal almakta ki, inanmadıkları halde birtakım çıkarlar için dilleriyle inandıklarını söyleyen yalancılar, inançta sahtecilik yapanlar; verilen sözü tutmamak, yapılan sözleşmeye uymamak, yalan söylemek, gerçek dışı beyanda bulunmak, yalan haber yazmak, yalancı şahitlik yapmak gibi söz ve beyanlarında sahtecilik yapanlar; resmi evrak ve belgelerde sahtecilik yapanlar; evlilikte sahtecilik yapanlar; üretimde, meslekte, davranışlarında sahtecilik yapanlar, toplumda yaygın hale gelmektedir. Hâlbuki yüce dinimiz, bizim çeşitli görevlere getireceğimiz, kendileriyle iş birliği yapacağımız, birlikte iş yapacağımız kişilerde hep adaletli, güvenilir olma vasfını öne çıkarmamızı istemektedir. Bu vasıflara sahip olmanın gereği milletimize o kadar yerleşmiş ki, bir beldenin yönetimi kendisine emanet edilen kişiye "Şehremini: Şehrin Güvendiği Kişi" vasfı verilmiştir. Aynı şekilde kendisine bir malı, bir işi, bir insanı teslim edeceğimiz makama, kişiye "Yed-i Emin: Güvenilen El" denilmektedir. Aynı kökten türetilen "Müste'men" kelimesi de, İslâm devletler hukukunda "Kendisine Eman Verilen" kişiyi ifade etmektedir. Bu da eman verilen kişinin can ve mal güvenliğinin sağlanacağı anlamını taşımaktadır.

Diğer taraftan, insanlar arasında meydana gelen olayların, yapılan işlemlerin tespiti için çoğu kere tanıklıklara başvurulmaktadır. Şahidin sözünün doğruluğu, tamamen o kişinin güvenilir olmasına bağlıdır. Onun için, bu görevi yerine getireceklerde Kur'ân’ın öngördüğü "Adalet" vasfı yani güvenilir olmak önemlidir. Kişilerin sözlerine dayalı bir işlem yapabilmek için önce onların "güvenilir" olduğunun tespiti gereklidir. Klasik kaynaklarımızda bugünkü noterlik işlemlerini yapanlara "Kâtib-i Adl: Güvenilen Kâtip" ismi verilmekteydi. Bu da onların yaptıkları işlemlerde güvenin çok önemli bir yerinin olduğunu ifade etmektedir.

Şu halde, dininin adı İslâm, kendisi mü’min, yaratıcısı el-Mü’min ve es-Selam sıfatlarını taşıyan, Peygamberi el-Emin lakabıyla tanınan bizler, sözümüzde, işlerimizde, davranışlarımızda hep dürüst olma mecburiyetindeyiz. Kısaca, toplumsal hayatımızın her alanında, aile hayatında, iş hayatında, tahsil hayatında kişilerin "güvenilir olma" vasfı önem taşımaktadır. Sağlam toplum oluşabilmesi için babanın çocuğuna, çocuğun babasına, karının kocasına, kocanın karısına, amirin memuruna, memurun amirine, işverenin işçisine, işçinin işverenine, hocanın talebesine, öğrencinin öğretmenine güvenmesi lazımdır. Fertleri birbirine güvenen, sağlam, güçlü toplum oluşturabilmek için her birimizin kendi çapında gayret göstermesi gerekmektedir.





Prof. Dr. Davut Yaylalı

 

Sevinç is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Saat 04:04.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545