Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Dini Sohbet

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Herşeyin Ölçüsü Şeriattir ! ile ilgili Benzer Konular
38 Kez Görüntülendi

Dünyevileşmenin ölçüsü nedir? Dini Makaleler
Yemin keffaretinin ölçüsü Sorular ve Cevaplar
gerçek sevginin ölçüsü..ölçüsüz sevmektir... Güzel Aşk Sözleri
Roberto Carlosun boyunun ölcüsü Spor Videoları
İslamda kız erkek Arkadaşlık ölçüsü İman

Mü'min ''Güvenilen'' İnsandır ! | Muska Nedir? İslam dininde Muska
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 24-10-2008   #1
Profil Bilgileri
Arrow Herşeyin Ölçüsü Şeriattir !



Herşeyin Ölçüsü Şeriattir ! başlıklı yazı Mumsema Herşeyin Ölçüsü Şeriattir ! Forum Alev






Müslüman olunca; nefsanî ve şeytanî işlere paydos denmesi gerekecek, fakat nefsimiz bu paydostan hoşlanmıyorsa ne olacak?
Elbette İslâm’a leke, pislik ve çamur atacak.

Ey insan bil ki; Allah’ın dinine, mukaddesatına attığın o pislik ve çamurlar, o lekeler hep sanadır.

Zina yapacaksın diye,
istediğinle flört edeceksin diye, nikâhsız gayr-i meşru hayat yaşayacaksın diye, çıplak, âşifte gezeceksin diye, şarap içecek, kumar oynayacaksın diye, hırsızlık edip rahat yaşayacaksın diye, haksız yere insan öldürüp zulmedeceksin diye, namaz kılmaktan, oruç tutmaktan, kadın isen kapanmaktan, haremlik-selamlıktan hoşlanmıyorsun diye, doğruluk ve hak gözüne batıyor demektir.

Eğrilik ve zulümden hoşlanıyorsun diye, üç-beş günlük dünyada şeytanlığı icra edeceğim diye
... Allah’ın dinine, Allah’ın kitabına, Allah’ın peygamberine iftira atma.

Zulmetme. Zalim olma...

Sabırlı olalım. ALLAH Celle Celaluhu herkese zevk hakkı vermiştir. Fakat haddi, hududu aşmayalım, dünya imtihan yeridir. Burada nefsanî oyalanmak bile imtihanı kaybettirir. Esas hayat, ebedi hayat önümüzdedir, ahirettedir. Esas her istenilen zevkler, hadsiz ve hudutsuz zevkler oradadır. Dünya zevklerinden bir şey çıkmaz. Dünya zevklerinin sonu; yorgunluktur, pişmanlıktır. Öbür dünyanın zevkleri, hep zevktir. Zevk üstüne zevktir. Hidâyet, yani ALLAH Celle Celaluhu’nun sevdiği yolu bulmak ve orada sebat etmek yine ALLAH-u Teâlâ’dan istenilmelidir.

Çünkü hidâyeti ancak O yaratır. Akıl, mantık, kültür, ilim ise hidâyet yaratamaz, ancak hidâyet yollarını bulmada katkıda bulunabilirler. Nice insanlar vardır ki, hidâyet yolunu bilirler, hidâyetin ne olduğunu öğrenmişlerdir, fakat kendileri hidâyette değillerdir. Hidâyet, henüz onlar için yaratılmamıştır. ALLAH-u Teâlâ onlara, henüz hidâyeti nasip etmemiştir.

Sebep; hidâyet olunmayı ALLAH-u Teâlâ’dan istememişler, biz, kendi işimizi kendimiz görürüz zannetmişlerdir. Allah’a tenezzülsüzlük yok. Muhtaç olduğumuzu ALLAH-u Teâlâ’ya ikrar var. Allah’a karşı büyüklenmek yok, Allah’tan dilenmek var.

“Eğer dileseydik, herkese hidâyetini verirdik...”

(Secde sûresi, 13. âyet-i kerîme.)


“Ey Resûlüm! Sen, o kâfirlerin hidâyet bulmalarına çok istekli isen (de çare yok), ALLAH, delalette bırakacağı kimselere hidâyet vermez...”

(Nahl sûresi, 37. âyet-i kerîme.)



Dikkat edilirse anlaşılır ki, peygamberler bile bir kimsenin hidâyetini arzu etse, o insan için hidâyet yaratamaz.

Hidâyet ancak Allah’tan istenilirse ve ALLAH da dilerse, o kimse için hidâyeti yaratır. Peygamberler ve sâir mürşidler ancak hidâyet yollarını gösterirler ve bununla memurdurlar. Kendisine hidâyet yolu gösterilen insanda, o gösterilen doğrultuda Allah’tan hidâyetini isteyecektir. Ehl-i Sünnet’in yolu budur.


“Allah kime hidâyet ederse, o doğru yoldadır...”

(İsrâ sûresi, 97. âyet-i kerîme.)



Dünyadaki birbirini sevmemeler, dinsizlikten doğuyor. Din ne kadar kuvvetli yaşanırsa, insanlar da o kadar çok birbirini sever ve erdemli olurlar. İnsanın şu dünyada mesut ve bahtiyar olması, sadece para ve makam sahibi olmasıyla gerçekleşmez. Bahtiyarlık kalp genişliğiyle olur. Nice dar gelirli ve mevkî sahibi olmayan insanlar vardır ki, mesut ve bahtiyarlardır. Ama yine nice insanlar vardır ki; zengin ve mevkî sahibi oldukları hâlde maalesef mesut ve bahtiyar olamamışlardır. Izdırap, sıkıntı ve stres içindedirler.

Her gün dünyalıkları arttığı halde sıkıntı ve ızdırapları eksilmemiştir.



“Ve (ALLAH) kalplerinin arasını sevgi ile birleştirdi. Sen yeryüzünde bulunan her şeyi verseydin, yine onların kalplerini birleştiremezdin, fakat ALLAH, onların aralarını bulup kaynaştırdı, çünkü O, mutlak galiptir, hikmet sahibidir.”

(Enfâl sûresi, 63. âyet-i kerîme.)



Sevmek ve sevişmek, madde karşılığı olursa geçici olur. Kısır olur. Her an yıkılmaya mahkûm olur. Bugün insanlar birbirlerine bu sevgi ile yanaşıyorlar. Dolaysıyla korkunç sorunlar zuhur ediyor. Maskeli sevgi, hiçbir zaman sevgi değildir. Sevgi istismarcılığıdır ve karşısındakini kandırmaktadır. Bu insanlık değildir.

ALLAH-u Teâlâ’nın önerdiği sevgi ile sevişebilirsek, o zaman bencillik, egoistlik, enaniyetçilik son bulur. Rüşvet kalkar. Yaşam, yaşam olur.

İslâm bütün teferruatıyla önümüze konulmuştur. Tenezzül edip sahip çıkmaz isek suç bize ait olur, İslâm’ın değil.

ALLAH-u Teâlâ, Tevrat ve İncil ehlini kendi kitaplarında indirilen ile amel etmeye davet ediyor.

Zira Tevrat ehli ile İncil ehli kendi kitapları ile amel etselerdi, kitaplarında “ahir zaman nebîsine tabî olun” emrini de görecekler ve dolayısıyla Kur’an’a tabî olacaklardı.

“Onlar ki, yanlarında bulunan Tevrat ve İncil’de ismini yazılı buldukları ümmî Peygambere, O Resûle tabî olurlar..., işte bunlar kurtulanlardır.”

(Araf sûresi, 157. âyet-i kerîme.)



“Bir vakit, Meryem’in oğlu İsa, şöyle demişti. Ey İsrailoğulları! Ben size gönderilen Allah’ın peygamberiyim. Önümde (benden evvelki) Tevrat’ın tasdikçisi ve benden sonra gelecek bir peygamberin müjdecisi olarak geldim ki, O peygamberin ismi Ahmed’dir. Fakat o, onlara açık deliller getirince (bu apaçık bir büyüdür) dediler.”

(Saf sûresi, 6. âyet-i kerîme.)




İşte ahir zaman nebîsi Muhammed Mustafa ve O’nun vasıfları hem Tevrat’ta ve hem de İncil’de haber verilmiş iken, zuhur ettiği zaman ona iman edilmesi ve tabî olunması emredilmiş olduğu hâlde ve bunu yapmak Tevrat ve İncil ile amel etmek olacağı vurgulandığı hâlde, bu emirler, Tevrat’ta ve İncil’de tahrif edildi, değiştirildi. Böylece Tevrat ehli ve İncil ehli kendi kitaplarından yüz çevirmiş oldular.

Kur’an-ı Kerîm hepsini haber veriyor. Kur’an okuyan ve anlayan, 104 kitabı okumuş ve anlamış olur.

“Ben mukaddes kitapla (Tevrat, İncil, Zebur) amel ediyorum” diyenler, hiçbir şeyle amel etmiş olmuyorlar, sadece kendi kendilerini aldatmış oluyorlar. Mademki Tevrat’la amel ediyorsun, İncil’le, Zebur’la amel ediyorsun, bu amel ettiğin mukaddes kitaplar seni Kur’ân’a, imana ve amele davet ediyorlar. Hani nerdesin? Demek ki hiç birinde, hiçbir yerde, hiçbir hakikat üzere değilsin.

Bazıları, “Biz Allah’a Ruhla tapıyoruz, hakikatle tapıyoruz” diyorlar. Aslını izah etmiyorlar, edemiyorlar. Şu bilinmelidir ki; peygamberlerden, öğrenilmemiş, okunmamış, kopya edilmemiş hiçbir ibadet şekli ALLAH-u Teâlâ‘yı memnun etmez. Bid’attir. Küfürdür. İbadet şekilleri bellidir. Meydandadır. Kendi nefsanî düşüncelerimizi ibadet zannederek putlaştırmayalım. Her şeyin ölçüsü; şeriattır, İslâm’dır.

Bunlardan alınmayan ölçülerle Allah’a gidilmez. Sapıklık olur, küfür olur.

Her hakikat güneşten daha da parlak iken onu görmemezlikten gelmek, Kur’an gibi bir mucizeyi hiçe saymak ve onu meselelerinde delil kabul etmeyip başka uydurma deliller aramak körlüğün ta kendisidir. ALLAH-u Teâlâ, hakikatleri görmeme körlüğünden bizleri muhafaza buyursun. Hidayetini bizlerden esirgemesin.
Amin!

Vema alerresuli illelbelağ.

Vesselam alâ menittebe al huda.

Furkan Dergisi, Aralık 2007

Şehid Hızır Ali Muradoğlu(r.a)

 

Sevinç is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Saat 14:14.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552