Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Dini Sohbet

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Îmânın gİtmesİne sebeb olan şeyler ... ile ilgili Benzer Konular
187 Kez Görüntülendi

Kötü Bir Uykuya Sebep Olan Şeyler.. Kişisel Gelişim
Gusletmeleri Farz Olanlara Mekruh Olan Şeyler: Sorular ve Cevaplar
İhramlıya Yasak Olan Şeyler Hac
Âdet Sebebiyle Haram Olan Şeyler Dini Sohbet
küfre sebeb olan bazı söz ve işler İman

Bana arkadaşını söyle...!?! | Ibretlik-Allah diyen horoz
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 27-12-2006   #1
Profil Bilgileri
Îmânın gİtmesİne sebeb olan şeyler ...



Îmânın gİtmesİne sebeb olan şeyler ... başlıklı yazı Mumsema Îmânın gİtmesİne sebeb olan şeyler ... Forum Alev


Îmânın gİtmesİne sebeb olan şeyler

--------------------------------------------------------------------------------

Îmânın gİtmesİne sebeb olan şeyler

Ve dahî, îmanın, bizde bâkî kalıp çıkmamasının şartı ve sebebi altıdır:
1- Biz gâibe îman eyledik Bizim îmanımız gâibedir, zâhire değildir Zîrâ biz, Allahü azîm-üş-şânı, gözümüzle göremedik Lâkin görmüş gibi inandık, îman ettik Bundan aslâ şüphemiz yoktur
2- Yerde ve gökte, insanda ve cinde ve meleklerde ve Peygamberlerde, gâibi bilen yoktur Gâibi ancak Allahü azîm-üş-şân bilir ve dilediklerini dilediklerine bildirir [Gâib demek, duygu organları ile veya hesap, tecrübe ile anlaşılmıyan demektir Gâibi ancak Onun bildirdikleri bilir]
3- Haramı haram bilip, îtikat etmek
4- Helâlı helâl bilip, böyle îtikat etmek
5- Allahü azîm-üş-şânın azâbından emîn olmayıp, dâimâ korkmak
6- Her ne kadar günahkâr olsa da, Allahü azîm-üş-şânın rahmetinden Ümit kesmemek
Bu altı şeyden birisi, bir kimsede bulunmasa da, beşi bulunsa, yâhut birisi bulunsa da, beşi bulunmasa, o kimsenin îmanı ve islâmı sahih değildir
Şimdi îmanı olduğu hâlde, ileride îmanının gitmesine sebep olan şeyler kırk [40] kadardır:
1- Bid'at sahibi olmak Yâni îtikadı bozuk olmak [Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiği doğru îtikattan çok az da olsa ayrılan, sapık veya kâfir olur İnanması zarûrî olan şeye inanmazsa, hemen kâfir olur İnanması zarûrî olmayan şeyi inkâr etmek (Bid'at) veya (Dalâlet) olur Son nefeste îmansız gitmeye sebep olur]
2- Zayıf [şüpheli olan] îman
3- Dokuz azasını doğru yoldan çıkarmak
4- Büyük günah işlemeye devam etmek [Bunun için, içki içmemeli, müslüman hanımları ve kızları, baş, saç, baldır ve bileklerini yabancı erkeklere göstermemelidir]
5- Ni'met-i islâma şükrünü kesmek
6- Âhırete îmansız gitmekten korkmamak
7- Haksız yere zulmetmek
8- Sünnet üzere okunan ezan-ı Muhammedîyi dinlememek [Böyle okunan ezana kıymet vermezse hemen kâfir olur]
9- Anaya babaya âsî olmak Onların islâmiyete uygun olan, mubâh olan emirlerini sert sözle red etmek
10- Doğru olsa bile, çok yemin etmek
11- Namazda, rükû'da, kavmede, iki secdede ve celsede, tâdîl-i erkânı terk etmek Tâdîl-i erkân, tumânînet ile, yâni hiç hareket etmeden sübhânallah diyecek kadar durmaktır
12- Namazı önemsiz sanıp, öğrenmesine ve çoluk çocuğuna öğretmeye önem [önem] vermemek ve namaz kılanlara mani olmak
13- Hamr [şarap] ve fazlası sarhoş eden her içkiyi, az da olsa, içmek [Bira içmek de haramdır]
14- Müminlere eziyyet etmek
15- Yalan yere evliyâlık ve din bilgisi satmak [Böyle, uydurma din kitaplarını okumamalıdır]
16- Günahını unutmak, küçük görmek
17- Kibrli olmak, yâni kendisini beğenmek
18- Ucb, yâni ilim ve amelim çoktur demek
19- Münâfıklık, iki yüzlülük
20- Haset etmek, din kardeşini çekememek
21- Hükümetin ve üstâdının islâmiyete muhâlif olmayan sözünü yapmamak Muhâlif olan emirlerine karşı gelmek
22- Bir kimseyi tecrübe etmeden, iyi demek
23- Yalanda ısrâr etmek
24- Ulemâdan kaçmak [Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarını okumamak]
25- Bıyıklarını sünnet miktârından ziyâde fazla uzatmak
26- Erkekler ipek giymek Sun'î ipek ve atkısı ipek, çözgüsü pamuk olan câizdir
27- Gıybet etmekte ısrâr etmek
28- Kâfir de olsa, komşusuna eziyyet etmek
29- Dünya umûru için, çok gazaba gelmek, sinirlenmek
30- Ribâ, fâiz almak ve vermek
31- Öğünmek için elbisesinin kollarını ve eteklerini fazla uzatmak
32- Sihirbazlık, büyü yapmak
33- Müslüman ve sâlih olan mahrem akrabâyı ziyâreti terk etmek
34- Allahü teâlânın sevdiği kimseyi sevmemek ve islâmiyeti bozmak için uğraşanları sevmek
35- Mümin kardeşine üç günden fazla kin tutmak
36- Zinâya devam etmek
37- Livâtada bulunup, tevbe etmemek
38- Ezanı fıkh kitaplarının bildirdikleri vakitlerde ve sünnete uygun okumamak ve sünnete uygun okunan ezanı işitince saygı göstermemek
39- Münkeri (haram) işliyeni görüp de, gücü yettiği hâlde, tatlı dil ile nehy etmemek
40- Karısının, kızının ve nasihat vermek hakkına sahip olduğu kadınların başı, kolları, bacakları açık, süslü, kokulu sokağa çıkmasına ve kötülerle görüşmesine râzı olmak
Ve dahî, îman ve islâm, ikisi birdir Resûlullah efendimizin Allahü azîm-üş-şândan getirdiği şeyleri, dil ile ikrâr ve kalb ile tasdik etmeye îman denir
Ve dahî, Din ve Millet, ikisi birdir Resûlullahın Allahü azîm-üş-şândan îtikata, yâni inanmaya müteallik getirdiği şeylere din ve millet derler
Peygamberimizin Hak teâlâdan amele, işe müteallik getirdiği şeylere, (şeriat) veya (ahkâm-ı şer'ıyye) yâhut (ahkâm-ı islâmiyye) denir
Ve dahî, îman-ı icmâlî, yâni kısaca inanmak kâfîdir Tafsîl etmek, îmanı uzun bilmek lâzım değildir Mukallidin, anlamadan inananın îmanı sahihdir Ve bazı yerlerde, tafsîl dahî gereklidir
Îman üç kısmdır: Îman-ı taklîdi, îman-ı istidlâlî, îman-ı hakîkî
Îman-ı taklîdî, farzı, vâcibi, sünneti, müstehabı bilmez Anasından, babasından gördüğü gibi, inanır ve yatıp kalkar Bu gibilerin îmanından korkulur
Îman-ı istidlâlî, farzı, vâcibi, sünneti, müstehabı hem bilir ve hem amel eder İnanılacak şeyleri hem bilir, hem bildirir Üstaddan, ilmihâl kitabından öğrenmiş, bu gibilerin îmanı kuvvetlidir
Îman-ı hakîkî, cümle âlem bir yere gelse, hepsi Rabbi inkâr etseler, o etmez Ve kalbine aslâ şek ve şüphe gelmez Onun îmanı, enbiyâ îmanı gibidir Böyle îman, diğer iki îmandan âlâdır
Ve dahî, islâmiyet ahkâmı, amele mütealliktir Îmana müteallik değildir Yalnız îman ile Cennete girilir Fakat, yalnız amel ile, Cennete girilmez Amelsiz îman makbûldür Ammâ, îmansız amel makbûl değildir Îmanı olmıyanların yaptıkları ibâdetler, hayrlı işler, sadakalar, kıyâmette hiç bir işe yaramaz Îman başkasına hediye verilmez, ammâ amelin sevabı verilir Îman vasıyet edilmez Ammâ, kendi için amel yapılması, vasıyet edilir Ameli terk eden, kâfir olmaz, lâkin îmanı terk eden ve amele kıymet vermiyen kâfir olur Özrü olandan, âciz olandan amel affolunur Îman, kimseden affolunmaz
Cemî' Nebîlerin ümmetlerine bildirdikleri îman birdir Ancak, ahkâmlarında, dinlerinde ihtilâf, ayrılık vardır
Ve dahî, îman iki nev'dir Biri, îman-ı hılkî ve biri de, îman-ı kesbî
Îman-ı hılkî, ahd-i mîsâk vaktinde, kulların BELÂ (Evet) demeleridir
Îman-ı kesbî, bulûğdan sonra edilen îmandır Cemî' müminlerin îmanı birdir Amelleri bir değildir
Îman, farz-ı dâimdir Amel, vakti gelince farz olur
Îman, kâfire ve müslime farzdır Amel yalnız müslime farzdır
Ve dahî, îman sekiz nev'dir:
Îman-ı metbû, melekler îmanıdır
Îman-ı mâsum, Nebîler îmanıdır
Îman-ı makbûl, müminler îmanıdır
Îman-ı mevkûf, ehl-i bid'atin bozuk îmanıdır
Îman-ı merdûd, münâfıkların izhâr ettikleri yalan îmandır
Îman-ı taklîdî, anasından ve babasından görüp, üstâddan öğrenmemiş olan kimsenin îmanıdır Bu gibilerin îmanından korkulur
Îman-ı istidlâlî, Mevlâ-ı müteâliyi, delîl ile anlayarak bilendir Onun îmanı kuvvetlidir
Îman-ı hakîkî, cümle âlem bir yere gelse ve Rabbini inkâr etseler, o inkâr etmez ve kalbine aslâ şek ve şüphe gelmez İşte bunun, cümleden âlâ olduğunu yukarıda bildirmiştik
Îmanın hükmü üçtür:
Evvelkisi, boynu kılıncdan kurtulur
İkincisi, malı cizyeden ve haraçtan kurtulur
Üçüncüsü, cesedi Cehennemde -muhalled- (devamlı olarak) yanmaktan kurtulur
(Âmentü billâhi) buna, sıfât-ı îman ve mü'menün bih ve zat-i îman ve asl-ı îman da denilir Ululuğuna binâen ve şerefine binâen
Ve dahî, îmanın medârı, yâni îman etmenin lâzım olduğu zaman ikidir: Âkil olmak ve bâliğ olmak
Ve îmanın sebebi ikidir: Âlemin yaratılması ve Kur'an-ı azîm-üş-şânın inmesi
Ve dahî, delîl ikidir: Delîl-i aklî ve delîl-i naklî
Ve dahî, îmanın rüknü, aslı ikidir: İkrârün bil-lisan ve tastîkun bil-cenândır Bunların da şartı ikidir:
Kalbin şartı, şek olmamak, dilin şartı, ne söylediğini bilmektir
Ve dahî, îman mahlûk mudur? Allahü azîm-üş-şânın hidâyeti olması haysiyyetinden, gayrı mahlûktur Ammâ, kulun tasdik ve ikrâr etmesi ciheti ile mahlûktur
Îman; cemî' midir, bir bütün müdür, tefrîk, dağınık mıdır?
Kalb´de cemidir ve amel bir cüz degildir
Yakîn, Allahü azîm-üş-şânın zâtını, kemâliyle bilmektir
Havf, Allahü azîm-üş-şândan korkmaktır
Recâ, Allahü azîm-üş-şânın rahmetinden Ümidini kesmemektir
Muhabbetullah, Allaha ve Resûlüne ve dîn-i islâma ve müminlere muhabbet etmektir
Hayâ, Allahdan ve Resûlünden utanmaktır
Tevekkül, cemî' işlerini Allahü teâlâya ısmarlamaktır Bir işe başlarken Ona güvenmektir
Ve dahî, îman ve islâm ve ihsân neye derler?
Îman, Muhammed aleyhisselâmın bildirdiklerine inanmaya derler
İslâm, Allahü azîm-üş-şânın emirlerini tutmaya ve nehyinden ictinâb etmeye, sakınmaya derler
İhsân, Allahü azîm-üş-şânı görür gibi, ibâdet etmeye derler
Îman, lügatta mutlak tasdik etmeye derler İslâmiyette altı şeyi tasdik etmeye, inanmaya derler
Marifet, Allahü azîm-üş-şânı, kemâl sıfatlariyle muttasıf ve noksan sıfatlardan berî bilmektir
Tevhîd, Allahü azîm-üş-şânı birlemektir Ona kimseyi ortak etmemektir
İslâmiyet, (Ahkâm-ı islâmiyye), yâni Allahü azîm-üş-şânın emirleri ve nehyleri [yasakları] demektir
Din ve millet, inanılması lâzım olan şeylerde ölünceye kadar sebât etmektir
Ve dahî, îman beş kal'anın içinde hıfz olunur
1- Yakîn
2- İhlâs
3- Farzları edâ ve haramlardan ictinâb
4- Sünnete yapışmak
5- Edebi hıfz etmek, gözetmektir
Her kim, bu beş şeyi hıfz ederse, îmanını hıfz etmiş olur Bunlardan, velev birini terk ederse, düşman gâlib olur Îmanın düşmanı dörttür: Sağda kötü arkadaş, solda nefsin hevâsı [istekleri], önde dünyaya düşkün olmak ve arkada şeytan, îmanı almak dilerler Kötü arkadaş, yalnız insanın malını, parasını çalmak, dünyasını almak için aldatanlar değildir Arkadaşların en kötüsü, en zararlısı insanın dînini, îmanını, edebini, hayâsını, ahlâkını bozmaya uğraşanlar, böylece dünyasına ve âhıretine, ebedî saadetine saldıranlardır Îmanımızı, Allahü teâlâ bu düşmanların şerrinden ve islâm düşmanlarının aldatmalarından emîn eyleye
(Kelime-i Tevhîd)in, yâni Lâ ilâhe illallah demenin mânay-ı şerifi, ibâdete lâyık ve müstehak, Allahü azîm-üş-şândan gayri, bir zat yoktur Ancak, Allahü azîm-üş-şândır O, hep vardır ve birdir Şerîki [ortağı] ve nazîri [benzeri] yoktur Zamansız ve mekânsızdır
Muhammedün resûlullah, demenin mânası, Hz Muhammed Mustafâ Allahü azîm-üş-şânın kulu ve hak resûlüdür Biz dahî Onun ümmetiyiz, elhamdülillah
Ve dahî, kelime-i tevhîdin sekiz ismi vardır
1- Kelime-i şehâdettir
2- Kelime-i tevhîd
3- Kelime-i ihlâstır
4- Kelime-i takvâ
5- Kelime-i tayyibe
6- Davetül-hak
7- Urvetülvüskâ
8- Kelime-i semeret-ül-Cennettir
Ve dahî, ihlâsın şartı, niyet etmek ve mânasını bilmek ve tâzîm ile okumaktır
Ve zikreden kimsenin dört şeye ihtiyacı vardır: Tasdik, tâzîm, halâvet, hurmet
Tastîki terk eden, münâfıktır Tâzîmi terk eden, bid'at sahibidir Halâveti terk eden, mürâîdir, gösteriş yapar Hurmeti terk eden fâsıktır Eğer, inkâr ederse, kâfir olur
Ve dahî, zikir üç nev'dir:
1- Zikr-i avâm
2- Zikr-i havâs
3- Zikr-i ehastır
Zikr-i avâm, câhillerin zikri Zikr-i havâs âlimlerin zikri ve zikr-i ehas, enbiyâ zikridir
Ve dahî, zikredecek âza üçtür:
1- Lisan ile zikir ki, kelime-i şehâdet söylemektir
2- Tevhîd ve tesbîh ve Kur'an-ı kerim okumaktır
3- Kalb ile zikirdir
Kalbin zikri üç nev'dir:
1- Allahü azîm-üş-şânın sıfatlarına delâlet eden delîlleri, alâmetleri tefekkür etmek
2- Ahkâm-ı şer'ıyyenin delîllerini tefekkür etmek
3- Mahlûkların sırrını tefekkür etmek
Tefsîr âlimleri, Bekara sûresinin yüzelliikinci âyet-i kerimesini tefsîr ederek, Allahü azîm-üş-şân, (Kullarım! Siz beni tâat ile zikrederseniz, ben de sizi rahmet ile zikrederim Ve eğer siz beni duâ ile zikrederseniz, ben de sizi icâbet ile zikrederim Ve eğer siz beni tâat ile zikrederseniz, ben de sizi na'îmim [Cennetim] ile zikrederim Ve eğer siz beni, tenhâlarda zikrederseniz, ben de sizi Cemiyet-i kübrâda [mahşerde] zikrederim Ve eğer siz beni, yoklukta zikrederseniz, ben de sizi yardımım ile zikrederim Ve eğer siz beni icâbetle zikrederseniz, ben de sizi hidâyetle zikrederim Ve eğer siz beni, sıdk ve ihlâs ile zikrederseniz, ben de sizi halâs ve necât [kurtulmak] ile zikrederim Ve eğer siz beni, fâtiha-i şerife ile ve fâtiha-i şerifenin içindeki rübûbiyyet ile zikrederseniz, ben de sizi rahmetim ile zikrederim) buyurur dediler
Ve dahî, zikretmenin yüz kadar faydasını, ulemâ beyan etmiştir Biz bazısını bildirelim:
Zikredenden, Allahü azîm-üş-şân râzı olur Melekler râzı olur Şeytan, gamlanır Kalbi rakîk ve yumuşak olur İbâdete istekli ve gayretli olur Kalbinden gamı giderir Kalbini ferahlandırır Yüzünü nûrlandırır Şecâ'at sahibi olur Muhabbetullaha vâsıl olur Ona marifetullahdan bir kapı açılır Evliyâdan feyz alır Seksen kadar ahlâk-ı hamîdeyi cem' etmiş olur
(Eşhedü enne Muhammeden abdühü ve Resûlüh) demenin mânay-ı şerifi dahî budur ki, âhır zaman Peygamberi Muhammed Mustafâ hazretleri Allahü azîm-üş-şânın hem kulu, hem Resûlüdür
Yidi ve içti ve hâtunları nikâhladı Oğulları ve kızları oldu Cümlesi Hz Hadîceden olmuştur Yalnız İbrâhîm, Mâriye adlı câriyeden olmuştur Ve memeden kesilmeden vefât etmiştir Fâtımadan gayri cümle evlatları kendinden evvel vefât etmiştir Onu Hz Aliye tezvîc etmiştir Hz Hasen ve Hz Hüseyn, Hz Alînin ve Hz Fâtımanın çocuklarıdır Ve cümle kızlarının içinde, Hz Fâtıma eftaldir Ve Resûlullah hazretlerinin sevgilisidir
Resûl-i ekremin onbir hâtunu vardır: Hz Hadîce, Sevde, Âişe, Hafsa, Ümm-i Seleme, Ümm-ı Habîbe, Zeyneb bint-i Cahş, Zeyneb bint-i Huzeyme, Meymûne, Cüveyriyye, Safiyye
İnsanla cinne, hak ile bâtılı ve haram ile helâli, dünyanın fânî ve âhıretin bâkî olduğunu, dînin ilmihâlini talim için gelmiş, hak Peygamberdir
(Edille-i şer'ıyye) dörttür: Kitap, Sünnet, İcmâ-i ümmet, Kıyâs-ı müctehid Âlimler din bilgilerini bu dört kaynaktan almıştır Kitap, Allahü azîm-üş-şânın kelâmına denir Sünnet, kavl-i Resûl, fi'l-i Resûl, takrîr-i Resûldür İcmâ-i Ümmet, bir asırda bulunan müctehidlerin, meselâ Eshâb-ı kirâmın veya dört mezhebin bir konuda sözbirliği yapmasıdır Kıyâs, Müctehidlerin, bir şeyi, başka bir şeye benzetmesine denir
Ve dahî, mezhep, lügatta yola derler Bizim iki yolumuz vardır: Biri, îtikat yolu ve biri de, amel (iş) yolu
Îtikat yolunda imamımız, yâni kılavuzumuz, Ebû Mansûr Mâtürîdîdir Bunun yoluna (Ehl-i sünnet) denir Amel yolunda, kılavuzumuz, imam-ı a'zam Ebû Hanîfedir Bunun yoluna (Hanefî Mezhebi) denir
Ebû Mansûr-i Mâtürîdînin adı, Muhammed ve babasının adı, Muhammed ve dedesinin adı Muhammed ve hocasının adı, Ebû Nasr-ı İyâdîdir
Ebû Nasr-ı İyâdînin hocasının ismi, Ebû Bekr-i Cürcânî ve onun hocasının ismi, Ebû Süleymân Cürcânî ve Ebû Süleymân Cürcânînin hocasının ismi, Ebû Yûsüf ve imam-ı Muhammed Şeybânîdir Bu ikisinin hocası da imam-ı a'zam Ebû Hanîfedir Görülüyor ki, îtikatta mezhebimizin başı da, amelde mezhebimizin başı da, hep İmâm-ı a'zamdır
Cümle nâsın, üç imamı vardır ki, bunları bilmek farzdır Emirleri ve nehyleri veren imamımız, Kur'an-ı azîm-üş-şândır Bunları, yâni islâmiyeti bildiren imamımız, Resûlullah hazretleridir Bunları zor ile yaptıran imamımız, Resûlullahı temsil etmekte olan devlet reîsidir
İmâm-ı a'zamın hocasının ismi, Hammâd ve Hammâdın hocasının ismi, İbrâhîm-i Neha'î ve onun hocasının ismi Alkama bin Kaystir ve dayısıdır Onun hocasının ismi, Abdüllah ibni Mes'ûddur Bu dahî, Resûlullahdan ahz eylemiştir, almıştır
Resûlullah dahî, Cebrâîldan ahz etmiştir Ve Cebrâîla, Allahü sübhânehü ve teâlâ hazretleri emreylemiştir
Allahü azîm-üş-şân, Âdem oğluna dört cevher vermiştir: Akıl, Îman, Hayâ ve fiil, yâni amel-i sâlih
Ve dahî, duâların ve herhangi bir amelin kabûl olunmasının şartı ve sebebi beştir: Îman, İlm, Niyet, Hulûs, yâni ihlâs Kul hakkı Önce, Ehl-i sünnet îtikatında olmak, sonra yapılacak ibâdetin sıhhatinin şartlarını bilmek lâzımdır
[Bir amelin, ibâdetin sahih olması başkadır, kabûl olması başkadır İbâdetlerin sahih olmaları için, kendilerine mahsûs şartları, farzları vardır Bunlardan biri noksan olursa, o ibâdet sahih olmaz O ibâdet yapılmamış olur Cezâsından, azâbından kurtulamaz Sahih olup da, kabûl olmıyan ibâdet için azâb yapılmaz ise de, o ibâdetin sevabına kavuşamaz İbâdetin kabûl olması için, önce sahih olması, sonra yukarıda yazılı beş şartın bulunması da lâzımdır Kul hakkı da bu şartlara dahildir] İmâm-ı Rabbânî, ikinci cildin seksenyedinci mektûbunda diyor ki, (Bir kimse, Peygamberin ameli gibi amel yapsa, fakat üzerinde yarım dank [yâni çok az] kul borcu olsa, bunu ödemedikce Cennete giremez) [Duâları da kabûl olmaz]
İbni Hacer-i Mekkî, (Zevâcir) kitabında, yüzseksenyedinci günahı anlatırken diyor ki: Bekâra sûresi yüzseksensekizinci âyetinde meâlen, (Ey müminler! Birbirinizin mallarını bâtıl yoldan yimeyiniz!) buyuruldu Bâtıl yol, fâiz, kumar, gasb, sirkat, hîle, hiyânet, yalancı şâhitlik, yalan yemin ederek aldatmaktır Hadis-i şeriflerde, (Helâl yiyen, farzları yapıp, haramlardan sakınan ve insanlara zarar vermiyen bir müslüman Cennete gidecektir) ve (Haram ile beslenen beden, ateşte yanar) ve (Şerrinden, zararından emîn olunmayan kimsenin, dîni, namazları, zekâtları, kendisine fayda vermez) ve (Üzerindeki cilbâbı haramdan gelmiş olan adamın namazları kabûl olmaz) buyuruldu [Cilbâb, kadınların geniş baş örtüsü demektir Erkeklerin uzun gömleğine de denir Cilbâb, kadınların iki parçadan giydikleri çarşaf demektir diyenlere göre, hadis-i şerifte, erkeklerin de bu çarşafı giydikleri bildirilmiş oluyor Böyle söylemenin doğru olmadığı, câhilce ve gülünç bir inanış olduğu meydandadır] İkiyüzüncü günahı anlatırken bildirdiği hadis-i şerifte, (Hîleli mal satan, bizden değildir Gideceği yer Cehennemdir) buyuruldu İkiyüzonuncu günahtaki hadiste, (Çok namaz kılan, oruç tutan, sadaka veren, fakat dili ile komşularını incitenin gideceği yer Cehennemdir) buyuruldu Kâfir olan komşuyu da incitmemek, ona da iyilik yapmak, ihsân etmek lâzımdır Üçyüzonüçüncü günahtaki hadiste, (Sulh zamanında bir kâfiri haksız öldüren, Cennete girmiyecektir) ve (İki müslüman, dünya çıkarları için döğüşünce, ölen de öldüren de Cehenneme gidecektir) ve üçyüzonyedinci günahtaki hadiste, (İnsanlara zulmeden, Kıyâmette bunun azâbını çekecektir) buyuruldu Gayri müslimlere zulüm yapmak da böyledir Üçyüzellinci günahtaki hadiste, (Üç kimsenin duâsı muhakkak kabûl olur: Mazlumun, misafirin ve ana babanın) ve (Kâfir olsa da, mazlumun bed duâsı red edilmez) ve dörtyüzikinci günahtaki hadiste, (Kâfir olan arkadaşını öldüren de bizden değildir) ve dörtyüzdokuzuncu günahtaki hadiste, (Günahlar içinde, azâbı en çabuk verilecek olanı, hükümetine isyân etmektir) buyuruldu (Zevâcir)den tercüme tamam oldu Ey müslüman! Allahü teâlânın rızasına kavuşmağı ve amellerinin kabûl olmasını istiyorsan, yukarıda bildirilen hadis-i şerifleri kalbine yaz! Müslüman olsun, kâfir olsun, kimsenin malına, canına, ırzına saldırma! Kimseyi incitme! Herkesin hakkını öde! Boşadığı kadına mehr parasını ödemesi de kul hakkıdır Ödemezse, dünyada ve âhırette cezâsı çok şiddetlidir Kul hakkının en önemlisi ve azâbı en çok olanı akrabâsına ve emri altında olanlara din bilgisi öğretmeyi terk etmektir Onların ve bütün insanların din bilgisi öğrenmelerine ve ibâdetlerini yapmalarına, işkence ederek veya aldatarak mani olanın kâfir olduğu, islâm düşmanı olduğu anlaşılır Bid'at sahiplerinin, mezhepsizlerin, sözleri ile, yazıları ile Ehl-i sünnet bilgilerini değiştirmeleri, dîni, îmanı bozmaları da böyledir Hükümete, kanûnlara karşı gelme Vergilerini öde Hükümet zâlim, fâsık olsa bile, hükümete isyân etmenin günah olduğu, (Berîka)da yazılıdır Dâr-ül-harbde, yâni kâfir memleketlerinde de, kanûnlara, emirlere karşı gelme! Fitne çıkarma! İslâma saldıranlarla ve bid'at sahipleri ile ve mezhepsizlerle arkadaşlık etme! Onların kitaplarını, gazetelerini okuma! Radyolarını, televizyonlarını evine sokma! Sözünü dinleyenlere, (Emr-i mâruf) yap! Yâni, güler yüzle, tatlı dil ile nasihat eyle! Kimse ile münâkaşa etme! Güzel ahlâkın ile, islâm dîninin şânını, şerefini herkese göster! İbni Âbidîn, birinci ciltte diyor ki, (Sev'eteyn, yâni kubul ve dübür, dört mezhepte de galîz yâni kaba avrettir Bunları örtmek sözbirliği ile farzdır Örtmeye önem vermiyen kâfir olur Dizi açık olan erkeğe, bunu örtmesi için, Emr-i mâruf yapılır Yâni, tatlı sözle nasihat edilir İnâd ederse, susulur Uylukları açık olan inat ederse, sert söylenir Sev'eteyni açık olan, inat ederse, hâkime söyleyerek, zor ile [döğerek, habs ederek] örttürülür Başka erkeğin avret yerine bakmanın günahı da bu sıra ile artar) Kadınların, ellerinden ve yüzlerinden başka, bütün vücûdlarını, bacaklarını, kollarını, saçlarını yabancı erkeklere ve kâfir kadınlara göstermemeleri dört mezhepte de farzdır Şâfi'îde, yüzlerini de göstermemeleri farzdır Kendileri ve babaları veya kocaları buna önem vermezse, kâfir olurlar Oğlanların, baldırları, bacakları açık, kızların da, başları, kolları açık top oynamaları ve bunları seyr etmek, büyük günahtır Müslüman, serbest zamanlarını oyun ile, faydasız şeylerle ziyân etmemeli, ilim öğrenmekle, namaz kılmakla kıymetlendirmelidir (Kimyâ-i saadet)de diyor ki, (Kadınların, kızların, başı, saçı, kolları, bacakları açık sokağa çıkmaları haram olduğu gibi, ince, süslü, dar, hoş kokulu elbise ile örtülü çıkmaları da haramdır Böyle çıkmalarına izin veren, râzı olan, beğenen anası, babası, zevci ve kardeşi de, onun günahına ve azâbına ortak olurlar) Yâni, Cehennemde birlikte yanacaklardır Eğer tevbe ederlerse, affolunur, yakılmazlar Allahü teâlâ tevbe edenleri sever
_________________
MEZARDAKİ GECENİN GÜNDÜZE DÖNMESİ İSTİYORSAN GELİRKEN MUM GETİRMEYİ UNUTMA !!!

 

kinali kuzular is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 27-12-2006   #2
Profil Bilgileri
Standart



çok uzun ama müthiş bir konu çokkk saol!!!!!

 

undergrand is offline  
Saat 07:30.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553