Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Dini Sohbet

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Helaller ve Haramlar _ Sorulu - cevabli ile ilgili Benzer Konular
318 Kez Görüntülendi

Haramlar Neden Var...? Dini Sohbet

"Tesadüf" ve kelebek | Abdülkadir Geylani' (k.s.) den Öğütler!..
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 27-12-2006   #1
Profil Bilgileri
Helaller ve Haramlar _ Sorulu - cevabli



Helaller ve Haramlar _ Sorulu - cevabli başlıklı yazı Mumsema Helaller ve Haramlar _ Sorulu - cevabli Forum Alev


HELALLER VE HARAMLAR


Soru-1: Eşyada aslolan ibaha (helal ve caiz olması) mıdır?


Cevap: Şâri’den, haram olduğuna dair açık ve sahih bir nas gelmediği müddetçe eşyada aslolan şey, ibahadır (helal ve caiz olmasıdır) Eğer gelen nas, sahih değilse veya haramlığa delalet konusunda açık/kesin değilse, mesele, mubah olduğu esas üzere kabul edilir Bu noktada şu altın prensip kesinleştirilmiş olmaktadır: “Bir ibadet ancak Allah’ın hükmü/şeriatıyla meşrulaştırılabilir Bir âdet (gelenek, örf) de sadece Allah’ın haram kılmasıyla haram olarak kabul edilebilir[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

Soru-2: Helal ve haram kılma yetkisi sadece Allah'ın hakkı mıdır?


Cevap: Evet, helal ve haram kılma yetkisi sadece Allah'ın hakkıdır İmam Şafiî, el-Ümm adlı eserinde, İmam Ebu Yusuf’un şöyle dediğini nakleder: “İlim ehli hocalarımızın ‘şu helaldir, şu haramdır’ şeklinde fetvalar vermekten hoşlanmadıklarına şahit olduk Onlar sadece Cenab-ı Hakk’ın Kitabında, tefsire ihtiyaç duymayan, açık beyanlarla ilgili meselelerde fetva vermeyi tercih ediyorlardı” Bu, İmam Şafii’nin, Ebu Yusuf’tan rivayet edip onayladığı bir gerçektir İbn Müflih de İbn Teymiyye’den şunu nakleder: “Selef, ancak kesin olarak haram sayılan şeylere ‘haram’ diyorlardı” Aynı tutumu Ahmed b Hanbel’de de görüyoruz Kendisine bir mesele hakkında sorulduğunda, ‘bunu hoş karşılamıyorum (mekruh sayarım)’ veya ‘hoşuma gitmiyor, beğenmiyorum’ yahut ‘bunu sevmiyorum’ ya da ‘bana güzel gelmiyor’ şeklinde cevaplar vermektedir Benzer şeyler, İmam Malik, İmam Ebu Hanife ve diğer imamlardan da nakledilmektedir[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
Helali haram, haramı da helal saymak şirkin bir benzeridir
Peygamber Efendimiz (sav) Hak Teala’nın bir kutsi hadiste şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir: “ Ben kullarımı, hanif (saf, tertemiz) olarak yarattım Şeytanlar gelip onları dinlerinden ettiler; kendilerine helal kıldıklarımı haram saydılar ve benim, hakkında delil indirmediğim hususlarda bana şirk koşmalarını onlara emrettiler” (Müslim) Medine’de de müslümanlar arasında, aşırılığa yönelerek, helal olan şeyleri kendine haram etme arzusunda olan bir takım fertler türemiştir Bunu üzerine Cenab-ı Allah, onları kendisinin belirlediği sınırlar içinde tutan ve İslam’ın dosdoğru yoluna ileten muhkem ayetlerini indirmiştir: “Ey iman edenler! Allah’ın sizin için helal kıldığı temiz şeyleri kendinize haram etmeyin ve haddi aşmayın Zira Allah, haddi aşanları sevmez Allah’ın size verdiği temiz-helal rızıktan yiyin ve kendisine iman etmekte olduğunuz Allah’tan korkup sakının[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

Soru-3: Haram kılınan şeylerin temel vasfı pis ve zararlı olması mıdır? Bir şeyin helal veya haram olduğunu nasıl bilebiliriz?


Cevap: Bütünüyle zararlı olan şeyler haram, bütünüyle faydalı olanlar ise helaldir Ayrıca zararı faydasından fazla olan da haram, faydası daha çok olan ise helal kılınmıştır Müslümanın, Allah’ın haram kıldığı herhangi bir şeyin pisliğini yahut zararını ayrıntılı bir şekilde bilmesi zorunlu değildir Zira başkasının malumu olan bir şey ona gizli kalabilir Üstelik, haramın pisliği bir dönemde gizliyken daha ilerleyen zamanlarda gün yüzüne çıkabilir Bu itibarla mümine daima: “İşittik ve itaat ettik” demek düşer Mesela Allah Teala, domuz etini haram ettiğinde, müslüman, etinin pis oluşundan başka bu haramın illetine dair bir şey bilmemekteydi Zaman ilerleyip ilmi gelişmeler oldukça, hayvandaki öldürücü mikrop ve kurtçukların varlığı keşfedilmiştir Aynı şey Peygamber Efendimizin (sav) şu hadisinde de vardır: “ Laneti gerektiren üç şeyden kaçının: Su kaynaklarında, yolun ortasında ve gölgede tuvalet ihtiyacını gidermek” Bu işin, müslümanın haysiyetine ve genel ahlaka aykırı çirkin şeyler olmasının haricinde ilk dönemlerde bunun tehlikesine dair hiç kimsenin bir bilgisi yoktu Fakat ilmi gelişmeler bize, bu laneti gerektiren üç yerin, sağlık açısından son derece önemli olduğunu göstermiştir Zira parazitler yoluyla bulaşan tehlikeli salgın hastalıkların asıl kaynağı bu bölgelerdir[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

Soru-4: Harama yönelmeyi gerektirmeyecek kadar helal var mıdır?


Cevap: Evet vardır İslam’ın güzelliklerinden ve insanlar için getirdiği kolaylıklardan birisi de, bir şeyi haram kılarken, onun yerini tutacak daha hayırlı bir şeyi helal kılmasıdır Mesela İslam, fal oklarını haram kılmış bunların yerine de istihare duasını bahşetmiştir Faizi haram, bunun yerine de kazançlı ticareti helal kılmıştır Kumarı haram, yerine at, deve ve ok yarışı gibi dini açıdan faydalı olan şeylerle mal kazanmayı helal saymıştır İpekli giysi giyinmeyi haram kılarken, bunun yerine yün, keten ve pamuktan yapılan her türlü değerli elbiseleri helal kılmıştır
Yiyeceklerin pis olanlarını haram kılarken bunun yerine güzel ve iyi bütün yiyecekleri helal kılmıştır
Böylece İslam’ın bütün hükümlerini incelediğimiz zaman görürüz ki Allah (cc), bir yönü kullarına daraltırken, aynı cinsten olan diğer bir tarafı mutlaka genişletmiştir Çünkü O, kulları için hiçbir zaman zorluk istemez Nitekim bir ayette şöyle buyurmaktadır: “Allah sizin tevbenizi kabul etmek ister, şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa girmenizi isterler İnsan zayıf yaratıldığından ötürü Allah, sizin yükünüzü hafifletmek ister”[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

Soru-5: Harama götüren şey de haram mıdır?


Cevap: İslam’ın koyduğu prensiplerden biri de, bir şeyi haram kılarken o haram yol açabilecek her aracı da haram kılmasıdır Mesela, zinayı haram kılarken, cahiliye ahlaksızlığı, günaha davetiye çıkaran halvet hali, her iki cinsin senli-benli çirkin manzaraları, çıplak resimler, hayasızlık ve müstehcen müzik İşte bundan dolayı, şu fikhi kaideyi koymuşlardır: Haram ileten her şey haramdır Tıpkı bunun gibi haramı işleme konusunda kazanılan günah, İslam’a göre yalnızca o günahı işleyene ait değildir Herhangi bir haram işlenirken, o haramı işleyen yardım eden kimse de, harama katılımı oranında günaha ortak sayılır Mesela, Hz Peygamber içki içeni, imal edeni, taşıyanı, kendisi için taşınanı, parasını yiyeni lanetlemiştir Faizde de hüküm aynıdır Faizi alan, veren, yazan ve bu işleme şahitlik yapanlar lanetlenmişlerdir Böylece anlaşılmıştır ki harama yol açan her şey haramdır Harama yardım eden herkes de günaha ortaktır[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

Soru-6: Haramı helalleştirmek için hile yapmak da haram mıdır?


Cevap: Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmaktadır: “Yahudilerin, Allah’ın haram kıldığı şeyleri en çirkin hilelerle helal sayarak işledikleri günahları sakın siz de işlemeyin” Günah sayılan hilelerden biri de haram olan bir şeye asıl isminden başka bir isim takmak ve hakiki özelliği sabit kaldığı halde suretini değiştirmektir Çağımızın en garip hallerinden biri de dansa ‘san’at’, içkiye ‘ruhun gıdası’, faize de ‘fayda’ denilmesidir[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

Soru-7: İyi niyet, haramı meşrulaştırır mı? Şüphelerden kaçınmak verâ' mıdır?


Cevap:
A İyi niyet, mübah olan ve âdet haline gelen şeyleri, Allah’a itaat ve O’na yakınlık/ibadete dönüştürebilir Mesela, kendi nefsini ve ailesini haramdan sakındırmak yahut çocuk sahibi olmak maksadıyla eşi ile şehvetini tatmin eden kimse, mükafatı hakeden bir ibadet yapmış olur Nitekim bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmaktadır: “ Dilencilikten kurtulmak, aile efradına infak etmek ve komşusuna yardım etmek için dünya malını helal yoldan isteyen insan, yüzü ay kadar parlak bir şekilde Rabbine kavuşur” İşte müminin her ameli böyledir; iyi niyet herhangi bir mübah amelini ibadet derecesine yükseltir Ancak haram, böyle değildir O haramı işleyenin niyeti ne kadar iyi, gayesi ne kadar ulvî olursa olsun, haram yine haramdır Zira İslam herhangi yüce bir gayeye varmak için haramı vesile olarak kullanmayı hiçbir surette kabul etmez Mesela bir cami veya herhangi bir hayır müessesesi yaptırmak için faziden, hırsızlıktan, haram eğlencelerden, kumar veya mahzurlu herhangi bir işten mal toplayanın bu iyi niyeti ve ulvî gayesi hiçbir zaman kendisinden bu haramların günahını kaldırmaz Çünkü İslam’da haramlar, niyet ve gayelere tesir edemez Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmaktadır: “Haramdan kazanılan malı tasadduk eden kulun, bu sadakası kabul edilmez Ondan bir kısmını infak edip diğerini bıraksa, kalan kısmında da kendisi için bir hayır yoktur Hepsini (miras) olarak arkasındakilere bıraksa, kendini biraz daha ateşe yaklaştırmaktan başka bir işe yaramaz Allah kötüyü kötüyle değil, iyi ile siler Zira pis olan bir şey, başka bir pislikle silinemez[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

B İslam, müslümanın, helal veya haram olduğu bazı insanlar tarafından anlaşılamayan veya karıştırılan şüpheli şeylerden kaçınmayı bir takva olarak kabul etmiştir Bu karıştırma veya anlamamanın sebebi ise, ya bu konudaki delillerin kapalılığı veya bizzat nassın bu olaya tatbik edilmesinin şüpheli oluşudur İşte müslüman, böyle bir şüpheden kaçınmakla, apaçık bir harama sürüklenmekten de kendini korumuş olmaktadır Bu durum, daha önce sözünü ettiğimiz ‘sedd-i zerâî’ (harama götürecek muhtemel yolların, en baştan kapatılması) türünden bir meseledir Buna göre, helal olduğu apaçık olan şeyi yapmakta mahzur yoktur Ama, haram olduğu apaçık olan bir şeyi, -zaruret olmadıkça- normal zamanlarda işlemek için de hiçbir ruhsat yoktur Bu hükmün temeli, Hz Peygamber’in şu hadisidir: “Helal belli, haram da bellidir Bunların arasında insanların bir çoğunun bilemediği şüpheli şeyler vardır Dinini ve ırzını korumak niyetiyle bunları kim terkederse, selamete ermiş olur Herhangi bir kısmını yapan da, haram girme tehlikesiyle karşı karşıya kalır Bu, tıpkı bir koruluk (yasak bölge) etrafında sürüsünü otlatan çobanın, her an koruluğa dalma tehlikesiyle karşı karşıya olmasına benzer Her hükümdarın bir koruluğu vardır Allah’ın koruluğu da haramlarıdır[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

Soru-8: Haram, herkes için geçerli midir?


Cevap: İslam şeriatında haram, herkesi kapsar Arap olmayan haram olup da Arab’a helal olan hiçbir şey yoktur Zenciye mahzurlu olup da beyaza mübah olan bir şey de yokturSadece bir grup veya sınıf insana bahşedilmiş bir ruhsat da söz konusu değildir Çünkü Allah, herkesin Rabbıdır O’nun hükümleri herşeyin üstünde ve herkesi bağlayıcıdır Dolayısıyla Allah’ın helal kıldığı bir şey, bütün insanlara helal, haram kıldığı bir şey de kıyamete kadar herkese haramdır İşte Rasulullah’ın (sav) icra ve ilan ettiği gerçek budur: “Allah’a yemin olsun ki eğer Muhammed’in kızı Fatıma bile hırsızlık yapmış olsaydı, yine de elini keserdim”[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

Soru-9: Zaruretler, mahzurları mubah kılar mı?


Cevap: İslam, hayatın zorunluluklarını ve insanın bu zorunluluklara karşı zaafını göz ardı etmemiş; insanı çok zor durumda bırakan zaruretleri ve beşerî zaafları itibara almıştır Bu sebeple, bu gibi zaruretler karşısında müslümana, kendi kendini ölümden kurtarması için bazı haramları yapabilme izni vermiştir Nitekim Allah Teala şöyle buyurur: “Darda kalana, bâğî ve âdî olmamak kaydıyla (haram şeylerden yemek) günah sayılmaz Çünkü Allah bağışlayandır, merhamet edendir[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Ayetteki bâğî olmama, ‘zevk ve keyfini çıkarma gayretine girmemek’; âdî olmama ise, ‘zaruret miktarını aşmamak’ olarak tefsir edilmiştir İslam fakihleri buradaki kayıtlardan yola çıkarak: “Zaruretler, kendi miktarınca takdir olunurlar” hükmünü prensip haline getirmişlerdir İnsan bu zaruretlerin gereğine uysa bile, onlara tamamen teslim olmamalı ve kendini kaptırmamalıdır Aksine helalin izini sürmesi ve onu aramaya çalışması icap eder Böyle yaptığı takdirde zaruret bahanesiyle haramı kolaylaştırmaktan da kurtulmuş olur Zaruret hallerinde mahzurların mübah oluşu, hiçbir zorluğun bulandıramadığı kolaylık ruhunun ta kendisidir Zira Cenab-ı Hak şöyle buyurmaktadır: “ Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

Soru-10: Leş, kan, domuz etinin ve Allah'tan başkası adına kesilenler ve boğularak ölen vb hayvanların haram oluşunun hikmeti nedir?


Cevap:
1 Leşin haram kılınmasındaki hikmetler:
aSağlam yaratılışlı varlık, leşten nefret eder ve tiksinir
bMüslümanın, her işini niyet ve irade ile yapmaya alışması
cKendi kendine ölen canlının, müzmin, bulaşıcı bir hastalıktan veya zehirli bir ottan yahut buna benzer bir sebepten dolayı ölmesi ihtimali yüksektir Bu sebepler zararından emin olunamaz
dAllah Teala, insan oğullarına leşi haram kılmakla diğer hayvan ve kuşlara rahmet olarak onlara, kendisinden gıdalanma fırsatını vermiştir
eİnsanın sahip olduğu hayvanları, telef olmalarına sebep olacak surette başıboş bırakmamasıdır
2 Kanın haram oluşunun hikmeti ise; pis oluşu ve temiz yaratılışlı insanın ondan tiksinmesidir Aynı zamanda leş gibi zararlı olması ihtimali de yüksektir
3 Domuz etinin haram kılınmasındaki hikmetler:
Sağlam yaratılışlı varlıklar, domuzu pis sayar ve ondan nefret eder, uzaklaşır Çünkü onun en çok sevdiği gıda, necaset ve pisliklerdir Günümüz modern tıbbı da domuz etinin bütün iklimlerde, özellikle de sıcak iklimlerde zararlı olduğunu ispat etmiştir Ayrıca domuz etinde öldürücü trişin mikroplar ve benzeri bir çok kurtçuk olduğu bilimsel deneylerle kanıtlanmıştır Bazı araştırmacılar: Devamlı domuz eti yemenin, (eşleri başkalarından) kıskanma duygusunu zayıflattığını da söylerler[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
4 Allah’tan başkası adına kesilenlerin haram kılınmasının illeti:
Allah’tan başkası adına boğazlanan, yani kesilirken put ve benzeri şeylerin ismi zikredilen hayvanlardır Haram kılınmasının illeti, tevhid akidesinin korunması, imanın (her türlü şaibeden) arındırılması ve şirke karşı mücadelenin temini gibi sadece dini bir gayeye dayanır İnsanı yaratan, yeryüzünün bütün varlıklarını kendisine amade kılan ve hayvanı onun hizmetine tahsis eden Allah, kendi ismini anmak şartıyla insanın hayvanı kesip ondan faydalanmasına müsaade etmiştir Allah’ı ismini o esnada zikretmenin manası, bu canlı varlıkta bu işlemin ancak Allah’ın izni ve rızası ile yapıldığını ifade etmektir Hayvan kesimi sırasında Allah’tan başkasının ismi zikredilmesi, Allah’ın bu izni ve rızası iptal edilmesi ve böylece kesilen bu hayvandan mahrum kalmaya müstehak olunması demektir[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
5 Boğulmuş, vurularak, yüksek yerden düşerek, başka bir havyan tarafından süsülerek ve yırtıcı bir hayvan tarafından parçalanarak öldürülmüş hayvanın hayvanların haram kılınmasındaki hikmet
Bu tür leşlerin haram kılınmasındaki hikmet; zararlı olmasından başka daha önce zikrettiğimiz hususlardır Burada diğer bir hikmet de göze çarpmaktadır: Hikmet sahibi Allah, hayvana dikkat etmeyi, ona acımayı ve onu korumayı insanlara öğretmektedir İhmal edilip boğulmasına, yüksek bir yerden düşmesine sebep olmak ve onların birbirlerini öldürünceye dek dövüşmelerine fırsat vermek doğru değildir Yine bazı katı kalpli çobanların yaptığı gibi hayvanları iki öküzü veya koçu birbirine karşı kışkırtarak, öldüresiye çarpıştırmak yanlıştır Hayvanların ölmesi halinde, ceza olarak etleri bu nedenle haram kılınmıştır Yırtıcı hayvanın parçalayıp yediği hayvanın haram oluşunun hikmetlerinden biri ve belki de birincisi; insana değer vermek ve onu hayvanların artıklarını yemekten tenzih etmektir[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

Soru-11: Haramla tedavi olmak zaruret sayılır mı? Haramla tedavinin şartları var mıdır, varsa nelerdir?


Cevap: Fakihler, tedavi olma zarureti konusunda ihtilaf etmişlerdir Kimi alimler, tedaviyi gıda gibi olmazsa olmaz ve kaçınılması imkansız bir zaruret olarak kabul etmezler Bu görüşlerini de şu hadise dayandırırlar: “Allah, şifanızı size haram kıldığı şeylerde kılmamıştır”(Buhari, İbn Mesud’dan rivayet etmiştir) Kimileri de tedaviyi gıda gibi zaruri görürler Bunlar da haram olan şeylerin tedavi için kullanılabileceği hususunda Hz Peygamber’in (sav) umumiyetle ipek giymenin haram olduğunu kesin olarak bildirdiği halde, bir tür kaşıntı (uyuz) hastalığına müptela olan Abdurrahman bir Avf ve Zübeyr b Avvam (ra) ipek giyme müsaadesini delil gösterirler Belki bu görüş, tüm yasalarında ve öğütlerinde insan hayatının korunmasını amaçlayan İslam’ın ruhuna daha yakındır Fakat haram olan bir şeyi ilaç olarak kullanmanın bir takım şartları vardır:
1Bu ilaç kullanılmadığı takdirde insan hayatının ve sağlığının gerçek bir tehlikede bulunması,
2Onun yerini tutacak helal bir ilacın bulunmaması,
3Bu ilacı, dinine ve ilmine sadık, güvenilir müslüman bir doktorun tavsiye etmesi gerekir
Ama biz, hayatın pratik tecrübelerinden ve güvenilir doktorların açıklamalarından öğrendiğimize göre diyoruz ki: Bu haramlardan birisini ilaç olarak kullanmayı gerektirecek tıbbî hiçbir zaruret yoktur Fakat her hal ü karda biz, bu haramlardan başka bir ilacın bulunmadığı bir yerde yaşayan müslümanı da ihtiyaten düşünür ve ilke olarak bunların kullanılabileceğini kabul ederiz[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

Soru-12: Şer’î boğazlamanın sırrı nedir?


Cevap: Bu boğazlama türünün sırrı, eziyet etmeden ve en kısa yoldan hayvanın ruhunu çıkarmaya sebep olmaktır Bunun için keskin bir aletle boğaz kısmından kesme şartı koşulmuştur Çünkü ölümü en çabuk şekilde sağlayan şey keskin alet, ruhun kolaylıkla ayrılacağı en uygun yer de boğazdır Diş ve tırnakla boğazlamak, yasaklanmıştır Zira bunlara boğazlama, hayvana işkence etmek demektir Ayrıca Peygamber Efendimiz (sav) kurbanın rahatlatılması için bıçağı bilemeyi emretmiştir Müslim’in Şeddad b Evs’ten rivayet ettiği bir hadiste Hz Peygamber (sav) şöyle buyurur: “Allah, her hususta ihsanı (güzel ve eziyet vermeden yapmayı) emretmiştir Öldürdüğünüz zaman güzel öldürün, boğazladığınız zaman da güzel boğazlayın Bıçağınızı bileyerek kurbanınızı rahatlatın” İbn Ömer’den naklen İbn Mace’nin rivayet ettiği başka bir hadiste de Peygamber Efendimiz (sav) bıçakların bilenip hayvanlardan gizlenmesini emretmiştir İbn Abbas’tan rivayet edilen bir hadise göre bir adam davarını yatırmış bıçağını biliyordu Bunu gören Hz Peygamber ona hitaben: “Onu iki kere mi öldürmek istiyorsun? Hayvanı yatırmadan önce bıçağını bilesene?” diyerek çıkışmıştır Böylece İslam’ın bu konudaki temel prensibinin, insanın gücü yettiği oranda dilsiz/zavallı hayvana iyi muamele etmesi ve onu işkenceden kurtarması olduğunu görmekteyiz

Soru-13: Ehl-i kitab’ın kilise ve bayramlar için boğazladıkları hayvanların hükmü nedir?


Cevap: Hayvanı boğazlarken kitâbînin, Mesih, Aziz gibi Allah’tan başka bir ismi söylediği duyulmazsa, onun kestiği helaldir Fakat Allah’tan başkasını andığı işitilirse, bazı fıkıh alimlerine göre kestiği hayvanı yemek haramdır Çünkü o, Allah’tan başkası adına kesilenlerden sayılır Bir kısım alimler de: “Allah bizlere onların yiyeceklerini, -ne dediklerini çok iyi bilmesine rağmen- helal kılmıştır” demişlerdir İmam Malik, ehl-i kitabın, kiliseleri ve havraları için kestikleri hayvanlar hakkındaki bir soruya şu cevabı vermiştir: “Sadece hoş görmem, ama haramdır diyemem” İmam Malik’in hoş karşılamaması, Allah’tan başkasının adına kesilenlerden olması endişesiyledir ve takvadandır Ona göre, ehl-i kitaba nisbetle Allah’tan başkası adına kesilenler, onların kendi ilahlarına yakınlık niyetiyle kestikleri ve etinden yemedikleri hayvanlardır Fakat kesip yedikleri ise, onların yiyeceklerinden sayılır Yüce Allah da şöyle buyurmaktadır: “Ehl-i kitabın yiyecekleri size helaldir[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...][Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
Soru-14: Ehl-i kitab’ın boğazlama şeklinin bizimki gibi olması, yani boğazdan kesilmesi şartı var mıdır? Elektrik şokuyla bayıltma gibi yöntemlerle boğazladıkları hayvanların hükmü nedir?


Cevap: Alimlerin çoğunluğu bunu şart koşmaktadır Ancak Maliki alimlerinin bir kısmının fetvasına göre ise bu şart değildir Kadı İbn el-Arabî, Maide Suresindeki ayetin tefsirinde şunları söylemektedir: “Bu ayet, ehl-i kitabın av ve yiyeceklerini Allah’ın temiz diye vasıflandırdığının kesin bir delildir Bu, mutlak helaldir Tavuğun boynunu kırıp pişiren bir Hristiyanın bu tavuğunun yenip yenemeyeceği konusunda bana sorulan bir soruya: Yenebilir, cevabını verdim Çünkü o, kendisinin yiyeceği olduğu gibi papazlarının ve rahiplerinin de yemeğidir Her ne kadar o tavuk, bizce şer’î boğazlama sayılmıyor ise de Allah, onların yiyeceklerini mutlak surette bizlere helal kılmıştır Dolayısıyla, onların kendi dinlerinde helal gördükleri her şey –Allah’ın onları yalanladığı şeyler müstesna olmak üzere- bizim için de helaldir” İbn el-Arabî’nin açıklaması böyle Netice itibariyle boğazlamanın müşterek manası: “Yenilmesini helalleştirmek niyetiyle hayvanın canını gidermeyi kasdetmektir” İşte Malikilerden bir grubun görüşü budur Bu bilgilerin ışığında, elektrik şokuyla bayıltma gibi yöntemlerle boğazlanmış bile olsa, ehl-i kitaptan ithal edilen tavuk ve sığır eti konservelerinin hükmünü çıkarmak mümkündür: Onlar bunu boğazlanmış ve helal olarak kabul ettikleri müddetçe, biz de konuyla ilgili ayetin umumi anlamına uygun olarak helal sayarız[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

Soru-15: Kesici/ delici aletle avlanmanın herhangi bir şartı var mıdır?


Cevap: Bu tür bir aletle avlanabilmenin iki şartı vardır:
Birincisi: Aletin ağırlığından dolayı değil, kesmesi ve yarması sebebiyle öldürüp vücuda nüfûz edebilmesi
Adiy b Hatim, Hz Peygamber’e: “Ben avı mi’râd’la[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] vuruyor ve düşürüyorum (Caiz mi?)” diye sordu Peygamber Efendimiz de (sav): “Mi’radı attığın zaman eğer vücûda giriyorsa ye, aksi halde eğer enine isabet ediyor ve bedene nüfûz etmiyorsa yeme!” cevabını verdi[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Bu hadis-i şerif’in beyanına göre alet, ağır bile olsa, muteber olan şey aletin, vücûdu yarması ve içine girmesidir Şu halde tabanca ve tüfek gibi ateşli silahların kurşun ve saçmalarıyla vurulan avlar helaldir Zira kurşun veya saçma, ok, mızrak ve kılıçtan daha kuvvetli bir şekilde vücûda nüfûz etmektedir Fakat İmam Ahmed’in rivayet ettiği: “Kemankere taşı (yayla atılan gülle) ile vurulanlardan ancak boğazlayabildiğini ye” hadisi ile Buhari’nin rivayetindeki İbn Ömer’in : “Kemankere taşı ile öldürülen, bir yerine vurularak öldürülen gibidir” sözü farklı bir hükme işaret eder Bu hadislerde geçen kemankere taşı (bunduka: yayla atılan gülleden) maksat, o devirde çamurdan yapılarak kurutulan ve yaylı bir aletle kullanılan bir gülledir ki bugün bildiğimiz güllelerden tamamen farklıdır
Taşla avlamak da tıpkı hadisteki gülle ile avlama hükmündedir Zira Peygamber Efendimiz (sav) çakıl ve benzeri taşlarla avlanmayı yasaklamıştır Buhari ve Müslim’in rivayet ettiğe bir hadiste şöyle buyurmaktadır: “Taş, ne av avlar ne de düşman yaralar O sadece diş kırar, göz çıkarır”
İkincisi: Hz Peygamber’in (sav) Adiy b Hatim’e öğrettiği gibi aleti atış ve vuruş esnasında Allah’ın adının zikredilmesiHz Peygamber’in hadisleri bu mevzuun temelini teşkil eder

Soru-16: Köpek ve benzeri hayvanlarla yapılan avın şartları nelerdir?


Cevap:Bu tür hayvanlarla yapılan avın üç şartı vardır:
Birincisi: Hayvanın eğitilmiş olması
İkincisi: Avı kendisi için değil, sahibi için yakalaması
Üçüncüsü: Allah’ın adı anılarak avın üzerine salıverilmiş olması
Avcı hayvanın eğitilmiş olması ve sahibi için avı yakalaması şartlarının hikmeti; yırtıcı hayvanların ve köpeklerin artığını yemekten insanı tenzih edip, değerini yüceltmek içindir
Eğitilmiş ve yalnızca sahibi için avı yakalayan köpeğin durumu, avcının kullandığı mızrak ve oklardan farksızdır
Ayrıca, köpeğin avın üzerine salıverilmesi anında Allah’ın adının anılması ise, tıpkı okun atılması, mızrağın saplanması ve kılıcın vurulması esnasında Allah’ın isminin zikredilmesi hükmündedir Ayrıca Allah’ın bu işe izin verdiğini ilan etme durumu da söz konusudur Sanki avcı böyle yapmakla şöyle demiş olmaktadır: “Ben bu işi, canlı varlıklara düşmanlığımdan veya onları zavallı ve zayıf gördüğüm için yapmıyorum Ben sadece Allah’ın adıyla boğazlıyor, O’nun adıyla avlanıyor ve O’nun adıyla yiyorum”[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

Soru-17: Sarhoşluk veren her şey haram mıdır?


Cevap: Sarhoşluk veren herşey hamr (içkidir), bütün içkiler haramdır, çoğu sarhoş eden şeyin azı da haramdır Peygamber Efendimiz (sav) bu hükmü ilan ederken, içkinin hangi maddeden yapıldığına bakmamış, ancak neticedeki tesirine yani sarhoş edişine dikkati çekmiştir İnsanlar arasındaki ismi ne olursa olsun ve hangi maddeden yapılırsa yapılsın, sarhoş eden her şey içkidir Buna göre bira ve benzeri içecekler haramdır Bal, darı, arpa ve benzeri maddelerin mayanlanmasından elde edilen içki hakkında Hz Peygamber’e soru sorulmuş, O da özlü ve kapsamlı bir ifadeyle: “Sarhoş eden her şey içkidir Her içki de haramdır” buyurmuştur Başka bir hadiste de: “Çoğu şarhoş eden şeyin, azı da haramdır” buyurmaktadır Bir başka hadisinde ise: “Bir kazanı sarhoş eden şeyin, bir avuc dolusu da haramdır” buyurduğunu görmekteyiz Peygamber Efendimiz (sav) içkiyi haram kılmakla yetinmemiş, aynı zamanda gayr-ı müslimlerle bile olsa ticaretini de haram saymıştır Bu sebeple “içki konusunda on kişi lanetlemiştir: Sıkan, kendisi için sıkılan, içen, taşıyan, kendisi için taşınan, satan, parasını yiyen, satın alan ve kendisi için satın alınan”[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
Ömer b Abdülaziz, içki içen ve içmese bile içki alemlerinde bulunanları sopa ile dövdürdüğü rivayet edilir[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]


İçki, İlaç Değil Hastalıktır



Soru-18: İçkinin veya içki karışımı olan bir maddenin bir hastalığa iyi geldiği farzedilse bile kullanılması yasaklanabilir mi?


Cevap: Bazı şartlar haricinda kullanımı yasaklanabilir Bir adam Peygamber Efendimize (sav) içki hakkında soru sormuş, Efendimiz de yasaklamıştı Adam bunun üzerine: “Ben onu ilaç kullanıyorum” deyince, Peygamberimiz (sav): “O, ilaç değil hastalıktır” buyurmuştur [Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Başka bir hadiste: “Allah, hastalık ve ilacı indirmiş ve sizin her hastalığınıza bir ilaç var etmiştir Tedavi olanuz, fakat haramla tedavi olmayınız” buyurmaktadır[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Buhari’nin muallak olarak naklettiği bir rivayetine göre İbn Mesud, sarhoş edici şeyler hakkında şöyle demiştir: “Allah şifanızı, size haram kıldığı şeylere koymamıştır”İslam’ın içki ve benzeri haramlarla tedaviyi haram kılmasında şaşılacak bir durum yoktur Zira bir şeyin haram kılınması, ondan kaçınmayı gerektirir Oysa onun ilaç olarak kullanılması, kullanımına bir teşvik sayılır Bu itibarla, o haramla tedavinin mübah olduğunu söylemek, zevk ve lezzet için kullanılmasına yol açabilir Çünkü ilacın faydalı olabilmesinin şartlarından biri, kullananın o ilacın faydalı olduğuna inanmasıdır Halbuki, ilacın haramlığı böyle bir inanışa engeldir Her şeye rağmen, mesleğinde uzman ve dinine bağlı müslüman bir doktor tarafından, insan hayatını tehlikeye sokan bir hastalık için içki veya içki karışımı bir ilaç tavsiye edilse ve bunun yerini tutacak başka bir ilaç da bulunmasa –ki bunun olacağını zannetmiyorum- bu takdirde ‘kolaylığı temin etme ve zorluğu giderme’ ilkesine dayanan İslam şeriatı, böyle bir şeye engel olmaz, imkan verir Nitekim Allah Teala şöyle buyurmaktadır: ‘Darda kalan, başkasının payına el uzatmamak ve zaruret miktarını aşmamak kaydıyla haram olan şeyi kullanabilir (yiyebilir) Doğrusu Rabbin bağılar ve merhamet eder’([Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...])” [Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
Uyuşturucu Maddeler İçki Hükmündedir


Soru-19: Hamr (içki) ne demektir? Uyuşturucu maddeler ve zararları nelerdir?


Cevap: “Aklı perdeleyen her şey, hamr (içkidir)” Bu, Hz Ömer’in içki kavramı tanımlamak ve bu husustaki soruları ve şüpheleri izale etmek için Peygamber (sav) minberinden söylediği bir sözüdür Şu halde insanını aklını bürüyüp örten ve onu asli suretinden çıkaran her şey içki hükmünde olup Allah ve Rasûlünün kıyamete dek haram kıldığı şeylerden biri sayılır Afyon, Eroin, Kokain ve benzeri maddelerin hepsi bu hükme tabidir Sıhhî, ruhî, ahlakî, ictimaî ve iktisadi yönlerden kesinlikle zararlı olan bu pis şeylerin haram oluşu, şüphe götürmez bir hakikattir Bu pis maddelerin ortaya çıktığı dönemlerdeki İslam alimleri, bunların haramlığına dair icma etmişlerdir Mesela İbn Teymiyye şöyle demektedir: “Bu keskin haşhaş otu, sarhoş etse de etmese de haramdır Zira facirler, neşe ve zevk verme özelliğinden dolayı onu kullanıyorlar Bu aynı zamanda, sarhoş edici içki ile aynı konumdadır; içki, düşmanlığa sebep olurken, haşhaş otu, durgunluğa, atalete (bohem ve lümpenliğe), mizaç ve akıl bozukluğuna, şehvet kapısının açılmasına ve içkiden daha kötü olarak deyyusluğa sebep olur Bu özellikler, Tatarların İslam beldelerini işgalinden sonra ortaya çıkmıştır Az ya da çok uyuşturucu kullananın cezası, içki içmenin cezası gibidir (kırk veya seksen kırbaç) İslam şeriatının bu konulardaki prensibi, nefsin arzuladığı zina ve benzeri haramların cezası had, leş gibi nefsin arzulamadığı şeylerin cezası ise tazir olmasıdır[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]




Zararlı Olan Her Şeyi Yemek veya İçmek Haramdır


Soru-20: Bir şeyin yenilmesi yahut içilmesinin haramlığının temel prensibi nedir? Sigara içmek haram mıdır?


Cevap: İslam şeriatında prensip haline getirilen umumi kaidelerden birisi de, müslümanın, yiyecek ve içeceklerde zehir gibi kendisini acele veya yavaş öldürecek, zarar verecek şeyleri veya fazla aldığı takdirde hasta edecek yiyecek-içeceklerikullanmasının helal olmayışıdır Zira müslüman, kendi kendinin mülkü değildir
Onun hayatı, sağlığı, malı ve Allah’ın ona bahşetmiş olduğu nimetlerin tümü, bir emanettir; bunlarda kusur göstermesi doğru değildir Cenab-ı Hak şöyle buyurmaktadır: “Nefislerinizi öldürmeyin Allah şüphesiz ki size rahmet eder”[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]Kendinizi, kendi elinizle tehlikeye atmayın[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Peygamber Efendimiz de (sav): “ İslam’da zarar vermek ve zararı başka bir zararla karşılamak yoktur”[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Bu kurala dayanarak deriz ki: Kullananları için zararlı olduğu sürece sigara içmek de haram olur! Özellikle de uzman bir doktor tarafından belirli bir şahıs için zararlı olduğu söylendiği takdirde; o şahsın kullanması kesin olarak haramdır Sağlık açısından zararlı olduğu tespit edilmemiş olsa bile, en azından din ve dünyaya faydalı olmayan bir şeyle malı heder etmektir Buhari’nin rivayet ettiği bir hadise göre Peygamber Efendimiz (sav) malı boş yere harcamayı yasaklamıştır Hele kendisinin veya aile efradının sigara için sarfedilen mala ihtiyaçları varsa, yasak hükmü tamamen kesinleşir[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

İslam, Müslümanların Güzel Giyinmelerini ve İyi Görünmelerini İster


Soru-21: Giyim-kuşamın gayesi nedir?


Cevap: İslam’ın bakışaçısına göre giyim-kuşamın iki gayesi vardır: Biri avret mahallini örtmek, diğeri de ziynettir (süs) Bunun için Yüce Allah şöyle buyurur: “Ey Âdemoğulları! Avret yerlerinizi örtecek elbiselerle sizi süsleyecek giysiler gönderdik (yarattık)”[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Örtünme ve ziynette aşırılığa kaçanlar, İslam’ın yolundan şeytanın yoluna sapmış olurlar Allah Teala, yukarıdaki hitaptan sonra ziyneti terk ederek çıplaklığa yönelmeyi sakındıran peşpeşe iki ihtarda bulunmaktadır: “Ey Âdemoğulları! Şeytan babanızla ananızı –çirkin yerlerini kendilerine göstermek için-cennetten çıkardığı gibi, sakın sizi de belaya uğratmasın[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]Ey Âdemoğulları! Her mescid huzurunda, güzel elbiselerinizi giyerek girin tutun ve yeyin-için de israf etmeyin”[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
İslam, müslümanı, yalnız başına kalsa bile, bu tesettüre riayet etmeye çağırmaktadır Behz b Hakîm’in, babasından naklen dedesinin: “Ey Allah’ın Resûlü! Avretimizi kime açıp kime kapatmalıyız? sorusuna Peygamber Efendimiz (sav) şöyle cevap vermiştir: “Hanımından ve cariyenden başka herkesten avretini koru” Bunun üzerine Behz’in dedesi:
-“Ey Allah’ın Resûlü! Ya kalabalık bir ortamda isek ne olacak?” dedim
-“Eğer hiç kimseye göstermemeye gücün yetiyorsa görmesinler” buyurdu
-“ Ya herhangi birimiz bir yerde yalnız başına bulunursa?” dedim
-Yüce Allah, kendisinden haya edilmeye daha layıktır” buyurdular[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

Soru-22: İslam temizliğe nasıl bir önem vermiştir?


Cevap: İslam ziynet ve güzel görünüşten daha çok temizliğe önem vermiştir Zira temizlik, her türlü ziynet ve güzel görünüşün esasıdır İbn Hibban’ın rivayet ettiği bir hadise göre Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurur: “Temizleniniz Çünkü İslam temizdir
Aynı zamanda Peygamberimiz (sav) elbise, vücûd, ev ve mesken ve yol temizliğine teşvik etmiş, bilhassa diş, el ve baş temizliğine özel önem vermiştir Bu, temizliği, en önemli ibadetlerinden birisi olan namazın anahtarı ve başlangıcı yapan bir din için hiç de şaşılacak bir durum değildir Vücûdu, elbisesi, üzerinde namaz kıldığı yeri temiz olmadan hiçbir müslümanın namazı caiz değildir Efendimiz (sav) süslenmeyi ve güzel giyinmeyi bilhassa Cuma ve Bayram gibi toplu bulunulan yerler için teşvik etmiş ve şöyle buyurmuştur: “Durumu iyi olanlar, iş elbiselerinden başka, Cuma günü için yedek elbise bulundursalar ne olur?”[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

Soru-1: Altın ve saf ipek sadece erkeklere mi haramdır? Bunun hikmeti nedir?


Cevap:
A İslam’ın kadınlara helal ama erkeklere haram kıldığı iki tür ziynet vardır: Birincisi: Altınla süslenmek
İkincisi: Saf ipek giymek
Hz Ali’nin (ra) şöyle dediği nakledilir: “Peygamber (sav) ipeği sağ eline, altını da sol eline alarak şöyle buyurmuştur: ‘Bu ikisi, ümmetimin erkeklerine haramdır”[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Yine bir gün bir adamın elinde altın yüzük görünce çıkarıp atmış ve: “Herhangi biriniz, tutuşmuş bir ateş parçasını eline almaya (mı) yelteniyor (?)” buyurmuştur Peygamber Efendimiz (sav) oradan ayrıldıktan sonra adama, yüzüğünü alıp ondan faydalanmasını söylediler Adam ise: “Rasullah (sav) onu alıp attıktan sonra vallahi almam” cevabını vermiştir
Efendimiz (sav) gümüş yüzük kullanmayı helal kılmıştır Buhari’nin İbn Ömer’den naklettiği bir rivayette şöyle denmektedir: “Rasulullah(sav) gümüşten bir yüzük edinmiş ve eline takmıştı Sonra Hz Ebu Bekir ve Hz Ömer o yüzüğü takmışlardır Daha sonra da Eris kuyusuna düşünceye kadar Hz Osman’ın elinde bulunuyordu
Demir ve benzeri madenlerin kullanılmasının haram oluşuyla hakkında ise sağlam hiçbir nass varid olmamıştır Aksine Sahih-i Buhari’de Peygamberimizin (sav) bir kadınla evlenmek isteyen bir adama hitaben: ‘Demirden bir yüzük bile olsa bir şeyler edin’ buyurduğu rivayet edilmektedir Buharî, demir yüzüğün helal olduğuna delil olarak bu hadisi göstermiştir

B İslam’ın bu iki süs maddesini erkeklere haram kılmasının hikmeti, kadının, fıtratı icabı süs ve ziynet eşyasına karşı zaafını ve düşkünlüğünü dikkate almasıdır Ancak bu ziyneti, erkekleri baştan çıkarma ve şehveti kamçılama maksadıyla kullanmamasını da şart koşmuştur Nitekim bir hadiste: “Kokusu hissedilsin diye koku sürünerek bir grup (erkeğin) yanından geçen kadın, zina etmiş sayılır Ona bakan her göz de zina etmiştir” buyurulmaktadır Ayrıca Cenab-ı Hak kadınlara hitaben şöyle buyurur: “ Gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Bu itibarla, güç ve fizyolojik yapısı itibariyle kadından farklı olan erkeğin, süs ve ziynet eşyası konusunda kadınla yarışmaya kalkışması yakışık almaz[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Bu hadisi, Ahmed b Hanbel, Ebu Davud, Nesai ve İbn Mace rivayet etmişlerdir İbn Mace: “Kadınlara helaldir” ek ibaresiyle hadisi nakleder

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Nur 24/ 31

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Kardâvî, age, s 80-83



[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Kardâvî, el-Halal ve’l-haram fi’l-İslam, s 11-13

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Kardâvî, age, s 24

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Maide 5/ 87-88

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Kardâvî, age, s 28-30

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Nisa 4/ 26-28

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Kardâvî, age, s 31-32

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Kardâvî, age, s37

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Kardâvî, age, s 33-34 (Hadisi, Ahmed b Hanbel İbn Mesu’d’dan rivayet etmiştir)

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Kardâvî, age, s 34-35

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Kardâvî, age, s 35-36

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Bakara 2/ 173

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Bakara 2/ 185

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Kardavî, age, s 45-46

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Kardâvî, age, s 46

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Kardâvî, age, s 47-48

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Kardâvî, age, s 52

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Maide 5/ 5

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Kardâvî, age, s60 (Bu fetva, İmam Malik’in fıkhı, dini hassasiyeti ve takvası ile ilgili en bariz delillerden biri sayılır Zira bazılarının bugün yaptığı gibi haram damgasını hemen vurmamış, onu hoş görmemekle yetinmiştir Birbirlerine zıt iki umumi ifadeyi, yani Allah’tan başkasının adının anılarak kesilmesi ve ehl-i kitab’ın yiyeceklerinin helal oluşu hükümlerini bu şekilde birleştirmiş, orta bir yol bulmuştur)

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Kardâvî, age, s61

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Ortası kalın, tüysüz bir ok çeşidi

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Buhari ve Müslim’in ortaklaşa rivayet ettikleri bir hadistir

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Kardâvî, age, s66

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Tirmizi ve İbn Mace’nin rivayet ettiği bu hadisin ravileri güvenilirdir

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Kardâvî, age, s70-73

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Müslim rivayet etmiştir

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Ebu Davud rivayet etmiştir

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Bakara 2/ 173

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Kardâvî, age, s 73-75

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Kardâvî, age, s 75-76

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Nisa 4/ 29

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Bakara 2/ 195

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Ahmed b Hanbel ve İbn Mace’nin rivayetidir

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Kardâvî, age, s 76-77

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] A’raf 7/ 26

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] A’raf 7/ 27

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] A’raf 7/ 31

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Kardâvî, age, s 78-79 (Bu hadisi, İmam Ahmed , Ebu Davud, Tirmizi, İbn Mace, Hakim ve Beyhaki rivayet etmişlerdir)

[Hoşgeldiniz.. Yudumla Ailesine Üye Olmadan Forumdaki Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Kardâvî, age, s 79 (Hadisi, Ebu Davud rivayet etmiştir)

 

allahin_askeri is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Cevapla
Tags: cevabli, haramlar, helaller, sorulu


Helaller ve Haramlar _ Sorulu - cevabli ile ilgili Benzer Konular
318 Kez Görüntülendi

Haramlar Neden Var...? Dini Sohbet


Saat 10:48.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553