FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Dini Sohbet
İslam ve Ahlak
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
İslam ve Ahlak ile ilgili Benzer Konular
439 Kez Görüntülendi
İslam, toplumu önce insan, sonra İslam kardeşi yapıyor...
Dini Sohbet
Ahlak - Ahlak Felsefesi
Edebi Türler
İslam Çupi (İslam Çupi Kimdir? - İslam Çupi Hakkında)
Yazarlar ve Şairler
İslam ülkeleri İslam Ordusu’nu kurmalıdır
Yurt Dısı Haberler
İmanın şartlarıyla İslam’ın şartları farklı olduğuna göre, iman ile İslam farklı değil mi?
Sorular ve Cevaplar
Her insan bilinmezini taşır bünyesinde...
|
Gün Allah’ın adıyla başlar...
Konu Araçları
28-02-2006
#
1
Profil Bilgileri
keremy
İslam ve Ahlak
İslam ve Ahlak başlıklı yazı Mumsema İslam ve Ahlak Forum Alev
İlk Peygamberden Sonuncusuna, en doğrusu, İlkinden ilki ve Sonların Sonuna kadar, ahlâkı getiren, gösteren, vaz’eden, esaslandıran, yalnız İslâm
· İnsanın fikirle gördüğüne karşı hisle takındığı değerlendirme edâsı, ahlâktır
Fikir, “niçin?”i, ahlâk da “nasıl?”ı cevaplandırır
· Hakikatin “niçin?”leri önünde, ruhun tavır ve hareketleri bakımından “nasıl?”ları, ahlâktır
· Hakikat karşısında ruhun bürüneceği tavır ve eda melekesi olan ahlâk, ruhun başlıca sıfatı ve hâdiselerin ruhta kıymet hükmüdür
İçimizde ve dışımızda olan her şeyin ulvî ölçüsü ahlâktadır
· Ahlâka fikir öncülük ettiği kadar, fikre de ahlâk yol gösterir
Fikrin gösterdiği sebepten ahlâk doğduğu gibi, ahlâkın doğuşundan fikir sebep kazanır
Öyle ki, ikisini de, içiçe, birbirini muhit (kuşatıcı) ve birbiriyle muhat (kuşatılmış) sayabiliriz
Âdeta fikrin “niçin?”lerini, ahlâkın “nasıl?”ları içinde buluyoruz
Dâvanın en sağlam ifadesi şu ki, ruh, bütün melekeleriyle el ele, bir anda buluyor, ruh bulduktan sonra fikir öne geçiyor, peşinden ahlâk zuhura geliyor; hakikatteyse hangisinin ve neyin önde olduğu belirsiz kalıyor
· Amma ki, fikrin kuşattığı yerde bir ahlâk kümelenmesi, ahlâkın kuşattığı yerde de bir fikir bulunması zarurî
Hacimle renk gibi bir kaynaşma
· İnsanoğlunun, içine ve dışına doğru bütün münasebetlerinde birer fikrî “niçin?”e bağlı “nasıl?”lar halinde ahlâk dayanağını temel kabul etmek, mütearifedir
Beşeriyet bu mütearifeyi fikir hendesesinin ilk bedaheti sayar ve oradan yola çıkar
Onsuz ne ruh, ne insan vardır
Denilebilir ki ahlâk, fail olmak yerine münfail sıfatta, sadece tavır ve eda hüviyetiyle, içinde fikir, mâna, sır, hikmet, her şeyi istihlâk eden ve kendisinden zuhura geldiği ruhu zuhur ettiren üstün duyuş ve anlayıştır
Ahlâk, anlayıştan doğar ve anlayışı tamamlar
· “Ben ahlâkî yücelikleri tamamlamak için gönderildim!” ve “Müminlerin en faziletlisi, ahlâkı en güzel olandır!” buyuran Allah Resulünü işte bu incelikler içinde anlamaya çalışmak lâzım
· İslâm ahlâkının binbir sütun üzerinde duran ahlâk çatısında dört ana direği, ihlâs (samimîlik), aşk, fedakârlık ve merhamet diye göstermekte hata yoktur
Sade şunu bunu değil, ruhun ve hakikat merkezinin bütün topoğrafyasını getirmiş olan İslâm, iyi ahlâkı ruhta, kötü ahlâkı da nefste mihraklandırdığına göre, bu dört esas, ruhu pırıldatmak ve nefsi dizginlemekte en tesirlileri
· İhlâs, samimîlik, “olduğu gibi”lik; nefs hislerinin maskesini düşüren ve hakkı karşılamanın temel şartını veren hakikat ateşi
Onun bulunduğu yerde riya, yalan, dolan, sahtecilik yoktur; ve ihlâs, nefsin hapsettiği ruhu meydana çıkaran ve onun yerine nefsi hapseden biricik zabıtadır
Baştan başa hakikat, iman ve ahlâkın arsası, ihlâs
İhlâs, doğrunun, gerçeğin zarfı, kabuğu
· Aşk mı?
Canın ışığı, varlığın mayası, hayatın desteği tek hikmet
Aslî hedefi Allah
Aşk olmasaydı varlık olmazdı; ne kuşlar öter, ne de sular fısıldaşırdı
Allahın, en büyük Resulüne yakıştırdığı vasıf, Sevgilisi olmak
Nefs yalnız kendisini sevdiğine göre aşkı aslî hedefine ve onun rızası etrafında mahlûklarına yöneltmek, insanda insanı gerçekleştirir
Seven adamda kibir, benlik, âdilik, küçüklük, miskinlik, cansızlık barınamaz
· İhlâssız aşk olmayacağı gibi, aşksız da fedakârlık olamaz
Fedakârlığın olduğu yerde de bütün fert alâkalariyle cemiyet, hamle, atılganlık, yardım, en üstün tecellileriyle adalet hazır ve her türlü hasislik gaiptir
· Merhamet o kadar İslâmın şiarıdır ki, gerçek ve derin mü’minde onun özentisi, şamatası edebiyatı yok, yalnız hakikati vardır
Bir güvercin öksürürken merhametinden ağlayan mümin, kılıcını çekip Allaha hakkını vermeyenlerin üzerine yürüdüğü zaman, bunu kendi nefsinden değil, onlara merhametinden ve kılıcının ucunda kurtuluş ilâcını taşımak idealinden yapar
Kin ve nefretin tam zıddı olan merhamet, onların besleyicisi kıskançlık ve küçümsemenin, ihlâs, aşk ve fedakârlıkla beraber panzehiridir
Merhamette şefkat, rikkat, yumuşaklık, incelik tümen tümen; darlık, katılık, kabalık, vurdumduymazlık hiç yok
Daha nice ahlâkî yücelik, kendileriyle beraber bu dört temele bağlı
· Nihayet ahlâkın ezelî ve ebedî bir örneği mevcut
O, Allahın Sevgilisi
Ahlâk O’nun ahlâkı; en üstün mücerredi ve en parlak müşahhasiyle O’nun ahlâkı
Başka hiçbir vasıf O’na yetişemez
· Ve nihayet ahlâkın nihaî ideali bir din emriyle çerçeveli: “Allahın ahlâkıyle ahlâklanınız!” Mutlak hikmet sahibinin, o hikmete kıymet hükmü ve sıfat olarak ifadelendirdiği ahlâk ve ondaki sır
BD-külliyat
Dantel
Mumsema
Frmacil
14-03-2006
#
2
Profil Bilgileri
Dzc81
AHLÂK:
İnsanda yerleşmiş huylar
Hulkun çokluk şeklidir
(Bkz
Hulk)
İyi huyları tamamlamak, iyi ahlâkı dünyâya yaymak için gönderildim
(Hadîs-i
şerîf-Câmi'us-sagîr, Künûz-üd-dekâik)
İnsanları memnûn etmek için malınız yetmez
Ancak güleryüz ve güzel ahlâkla onları
memnun edebilirsiniz
(Hadîs-i şerîf-Sünen-i Ebû Dâvûd)
Allahü teâlânın en sevdiği şey, güzel ahlâktır
(Hadîs-i şerîf - Ahlâk-ı Celâlî)
İçinizde en sevdiğim kimse, ahlâkı en güzel olanınızdır
(Hadîs-i şerîf-Edeb-ül-müfred)
İslâm âlimlerinin çoğuna göre insanlar iyiliğe, yükselmeğe elverişli olarak doğar
Sonra
nefsin kötü arzûları ve güzel ahlâkı öğrenmemek ve kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak kötü
huyları meydana getirir
(Ali bin Emrullah)
Ahlâk İlmi:
Kötü huylardan uzaklaşıp, güzel huylar edinme yollarını öğreten ilim
Ahlâk ilmi, çok şerefli, pek kıymetli, en lüzumlu bir ilimdir
Çünkü rûhun kötülükleri bu
ilim ile temizlenebilir
Rûhun iyi huyları, sıhhati, kuvveti bununla kolayca elde edilir
Kuvvetli rûhlar ahlâk ilmi sâyesinde güzel ahlâk sâhibi olur
Kirlenmiş, hasta rûhlar da, bu
ilim yardımı ile temizlenir, iyi ahlâka kavuşur
(Ali bin Emrullah)
Ahlâk-ı Hasene:
Güzel huylar
Dînin ve aklın beğendiği huylar
Ahlâk-ı hasenenin alâmeti, insanlardan gelen sıkıntı ve eziyete katlanmaktır
(Abdülhakîm
Arvâsî)
Ahlâk-ı hasenenin on alâmeti vardır: Çok îtirâz etmemek
Adâlet sâhibi olmak
Kendini
beğenmemek
İnsanların ayıplarını örtmek
Müslüman kardeşinin kusurunu görünce hüsn-i
zân etmek (onu iyiye yorumlamak ve hakkında iyi düşünmek)
Başkasından gelen eziyet ve
sıkıntılara katlanmak
Nefsine (kendine) zulmetmemek
Kendi ayıplarına bakıp başkalarının
ayıplarını araştırmamak
Herkese karşı güler yüzlü, yumuşak ve tatlı sözlü olmak
(Yûsuf bin
Esbat)
Ahlâk-ı İlâhiyye:
Allahü teâlânın sıfatlarına ve isimlerine uygun sıfatlarla sıfatlanmak
Allahü teâlânın
ahlâkı ile ahlâklanmak
"Velî olmak için ahlâk-ı ilâhiyye ile ahlâklanmalıdır
" demişlerdir
Bu sıfatlar evliyâda
meydana gelir
Fakat bu benzerlik yalnız isimdedir ve uygunluk sıfatların topluluğundadır
Yoksa sıfatların husûsiyetlerinde berâber olunmaz
(İmâm-ı Rabbânî)
Allahü teâlânın bir ismi "Melik"tir
Bu, her şeye hâkim, gâlib demektir
Talebe tasavvuf
yolunda ilerlerken, kendi nefsine hâkim, gâlib olur ve başkalarının kalblerine tesir etmeğe
başlarsa ahlâk-ı ilâhiyye ile ahlâklanmış olur
Allahü teâlânın bir ismi de Semi'dir
Yâni
işiticidir
Talebe, doğru sözü herkesten kabul eder ve gizli hakikatleri, can kulağı ile duyarsa,
bu sıfatla huylanmış olur
Bir sıfatı da "Basîr"dir
Yâni Allahü teâlâ herşeyi görür
Talebenin
kalb gözü açılır ve firâset ışığı ile kendi ayıblarını ve başkalarının iyi huylarını görürse yâni
başkalarını kendisinden daha üstün görürse ve Allahü teâlânın her an gördüğünü göz önünde
bulundurarak, hep Allahü teâlânın beğendiği şeyleri yaparsa, bu sıfatla huylanmış olur
Bir
sıfatı da "Muhyî"dir
Yâni Allahü teâlâ dirilticidir
Talebe unutulmuş sünnetleri canlandırır,
meydana çıkarırsa, bu sıfatla sıfatlanmış olur
Bir sıfatı da "Mümit" öldürücü demektir
Talebe
sünnetlerin yerine yerleşmiş olan bid'atleri, dinde sonradan çıkarılıp din diye yapılan şeyleri
men eder yok ederse, bu sıfatla sıfatlanmış olur
Bütün sıfatlar bunlar gibidir
(Hâce
Muhammed Pârisâ)
Ahlâk-ı Zemîme:
Kötü ahlâk
Dînin ve aklın beğenmediği huylar
İnsana dünyâda ve âhirette zarar veren her şey, ahlâk-ı zemîmeden meydana gelmektedir
Zararların, kötülüklerin başı kötü huylu olmaktır
(Ali bin Emrullah)
Ahlâk-ı zemîme kalbi, rûhu hasta eder
Hastalığın artması, kalbin, rûhun ölümüne sebeb
olur
En kötü huy, küfür yâni îmânsızlıktır
(İmâm-ı Rabbânî)
Kendinde ahlâk-ı zemîme bulunan kimse, buna yakalanmasının sebebini araştırmalı, bu
sebebi yok etmeye, bunun zıddını yapmaya çalışmalıdır
Çünkü, insanın alıştığı şeyden
kurtulması zordur
Kötü şeyler nefse tatlı gelir
(Hâdimî)
14-03-2006
#
3
Profil Bilgileri
Dzc81
ve Birde Ahlâkçılık ;
Bir toplumda insanların birbirlerini incitmeden, birbirlerine zarar vermeden, sağlıklarını koruyarak, tabiat güçlerinin tesirlerinden en iyi yararlanacak şekilde hareketlerini tanzim etmelerini sağlamaya yarayan kurallarının toplamı ahlâkı meydana getirir
Ahlâk, kişinin davranışlarını ayarlayan, sınırlayan ve bu davranışların hem kendisi için yararlı olmasını, kendisine mutluluk sağlayacak şekilde düzenlenmesini hem de çevresini rahatsız etmeden, zarara sokmadan çevresiyle uyuşmasını sağlamak üzere konulmuş olan kaidelerdir; münasebet prensipleridir, yaşama prensipleridir
Ahlâk insanların inancından ve dünya görüşünden doğmakta, kaynağını almaktadır
Bunun için, gerek toplumun gerekse toplumu meydana getiren kişilerin ayrı ayrı inançları, yaşama görüşleri, yaşama felsefeleri ahlâkın kaynağını, temelini teşkil etmektedir
Bu bakımdan kişilerin ve toplumun dünya görüşü, yaşama felsefesi ve taşıdıkları inanç çok önemlidir
Biz, Türk toplumunun dünya görüşünün, yaşama felsefesinin kendi dinî inançlarından, İslâmiyet'ten ve millî tarihten kökünü aldığını görmekteyiz
Bunlara ilâve olarak, milletimizin geçirdiği tecrübeler ve yurdumuzun içinde bulunduğu şartlar da toplumumuzun düşünce ve inançlarında tesirli faktörlerdir
İşte bu kaynak ve faktörlerin tesiri altında, Türk milletinin mutluluğunu sağlayacak, Türk millî ahlâkına önem vermek zorunluluğuyla karşı karşıyayız
Ahlâksız kişi, ahlâksız toplum mutlu olamaz
Böyle bir toplum kalkınamaz, böyle bir toplum yüksek düşünceler, kutsal inançları uğruna fedakârlık ve feragat gösteremez, insanlık tarihine şeref veren büyük eserler, insanların uzun sabır yıllarıyla güçlüklere göğüs gererek, katlanarak, feragatle çalışmalarıyla meydana getirdikleri yüce hizmetler, inancın insanlığa kazandırdığı, , köklü imanın ve yüce bir ülküye, ideale bağlanmanın kazandırdığı varlıklar, olmuştur
Bunun için biz de Millî doktrin Dokuz Işık'ın önemli bir ilkesi olarak ahlâkçılığı almış bulunmaktayız
Ahlâkçılıkla kastettiğimiz şey, her şeyden önce kişilerin ve toplumun millî ahlâk kurallarına bağlı olarak yetiştirilmesi ve millî ahlâk kurallarına bağlı olarak yaşaması ilkesidir
Bu sağlanmadıkça toplumumuzun kalkınması ve toplum içinde haksızlıkların önlenmesi, ıstırapların önlenmesi, kişilerin ve toplumun mutluluğunun sağlanması mümkün olamaz
Ahlâkçılık derken her şeyden önce milletimizin dini olan islâmiyet esaslarını ve İslâm inançlarını bunun başlıca kaynağı olarak almaktayız Bunun yanı sıra kendi millî geleneklerimizi, millî tarihimizi ve milletimizin geçirmiş olduğu çeşitli tecrübelerin bize kazandırdığı kuralları göz önünde bulundurmaktayız
Ahlakçılığımızın içinde İslâmiyet esasları
İslâm inançları başlıca yer almakla beraber bununla yoğrulmuş olan ve tarihimizden gelen Türk töresi de yer almaktadır
Gerek dinimizin, bize emrettiği ahlâk gerek millî törelerimizin bize emrettiği ahlâk kurallarından başta geleni millet varlığının, kişi ve toplum kurallarından başta geleni, millet ve toplum varlığının üstünde yer aldığıdır
Toplumun milletin, vatanın, devletin menfaatleri daima kişilerin menfaatlerinden önde gelir ve önde tutulması gerekir
Bunun yanı sıra yine kaynaklarımızın bize göstermiş olduğu kuralların başlıcalarından birisi de her ne olursa olsun dürüst hareket etmek, sabırlı hareket etmek ve büyüklere karşı saygılı, itaatli olmak, küçüklere karşı şefkatli olmak ve sevgi göstermek ilkesidir
Bunun yanı sıra disiplinli yaşamak, disiplinli bir toplum olarak hareket etmek de töremizin dayandığı başlıca ilkelerdendir
Disiplin dediğimiz zaman neyi kastetmekteyiz? Disiplin dediğimiz zaman ahlâk kurallarına bağlı olmak, kanunla saygılı ve itaatli olmak, büyüklere saygılı olmak, küçüklere karşı daima adaletli, şefkatli olmak ve büyük küçük karşılıklı olarak herkesin birbirlerinin hakkına, hukukuna riayetkar olmasını kastetmekteyiz
Bunların yanı sıra yine törelerimizin bize tavsiye etmiş olduğu bir diğer ilke de yüksek vazife duygusuna sahip olmak, yüksek görev duygusu taşımak ve görevi namus saymaktır
Görev, kişinin kendisi için, yurdu için, milleti için yapmakla yükümlü olduğu iş demektir
Bunda ciddî olması ve görevini aksatmadan yapması törelerimizin gereğidir
Ahlâkçılığımız dinî, millî, manevî değerlerimize dayanmakla beraber tabiat kurallarına aykırı olmamak şartını da içinde bulundurmaktadır
Tabiat kurallarıyla bağdaşacak şekilde ahlâk kurallarının tanzimi ve yürütülmesi, onun işlerliği için gerekli bulunmaktadır
Ahlâk her şeyin esasıdır
Ahlâkı olmayan bir toplumun hiçbir işi başarılı olamaz ve o toplumda hiçbir şey iyi bir durumda bulunamaz
Fakat ahlâkçılığın dayandığı birtakım temeller vardır
Bizim ahlakçılığımızın dayanacağı temeller şunlardır : Türk ahlâkı, Türk geleneklerine, Türk ruhuna, Türk milletinin inançlarına uygun olacaktır
Türk ahlâkı, hiçbir zaman insan ruhuna aykırı olmayacak, inançlarımıza da bağdaşan bir takım temellere dayanmış bir ahlâk olacaktır
Ahlâkçılıkta gözeteceğimiz, araştıracağımız şeylerden biri de, Türk ahlâkının, Türk milletinin yükselmesi, yaşaması ve korunmasını sağlamaya yarayacak esasları içinde toplanması olacaktır
Yani Türk milletinin yaşamasına zararlı olacak kaideler, Türk ahlâkçılığının içinde yer alamaz
Demek ki, ahlâkçılık ilkesine esas olarak kabul ettiğimiz şeyler Türk milletinin ruhuna uygun olmak Türk milletinin geleneklerine âdetlerine ve inançlarına uygun olmak, tabiat kanunlarına uygun olmak ve Türk milletine yararlı olmak esaslarına dayanacaktır
10-10-2008
#
4
Profil Bilgileri
mum
--->: İslam ve Ahlak
Alıntı:
Ahlâk-ı hasenenin on alâmeti vardır: Çok îtirâz etmemek
Adâlet sâhibi olmak
Kendini
beğenmemek
İnsanların ayıplarını örtmek
Müslüman kardeşinin kusurunu görünce hüsn-i
zân etmek (onu iyiye yorumlamak ve hakkında iyi düşünmek)
Başkasından gelen eziyet ve
sıkıntılara katlanmak
Nefsine (kendine) zulmetmemek
Kendi ayıplarına bakıp başkalarının
ayıplarını araştırmamak
Herkese karşı güler yüzlü, yumuşak ve tatlı sözlü olmak
(Yûsuf bin
Esbat)
Allah razı olsun
Tags
:
ahlak
,
islam
İslam ve Ahlak ile ilgili Benzer Konular
439 Kez Görüntülendi
İslam, toplumu önce insan, sonra İslam kardeşi yapıyor...
Dini Sohbet
Ahlak - Ahlak Felsefesi
Edebi Türler
İslam Çupi (İslam Çupi Kimdir? - İslam Çupi Hakkında)
Yazarlar ve Şairler
İslam ülkeleri İslam Ordusu’nu kurmalıdır
Yurt Dısı Haberler
İmanın şartlarıyla İslam’ın şartları farklı olduğuna göre, iman ile İslam farklı değil mi?
Sorular ve Cevaplar
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
12:24
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553