Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Dini Sohbet

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
İslam ve Ahlak ile ilgili Benzer Konular
439 Kez Görüntülendi

İslam, toplumu önce insan, sonra İslam kardeşi yapıyor... Dini Sohbet
Ahlak - Ahlak Felsefesi Edebi Türler
İslam Çupi (İslam Çupi Kimdir? - İslam Çupi Hakkında) Yazarlar ve Şairler
İslam ülkeleri İslam Ordusu’nu kurmalıdır Yurt Dısı Haberler
İmanın şartlarıyla İslam’ın şartları farklı olduğuna göre, iman ile İslam farklı değil mi? Sorular ve Cevaplar

Her insan bilinmezini taşır bünyesinde... | Gün Allah’ın adıyla başlar...
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 28-02-2006   #1
Profil Bilgileri
Standart İslam ve Ahlak



İslam ve Ahlak başlıklı yazı Mumsema İslam ve Ahlak Forum Alev


İlk Peygamberden Sonuncusuna, en doğrusu, İlkinden ilki ve Sonların Sonuna kadar, ahlâkı getiren, gösteren, vaz’eden, esaslandıran, yalnız İslâm

· İnsanın fikirle gördüğüne karşı hisle takındığı değerlendirme edâsı, ahlâktır Fikir, “niçin?”i, ahlâk da “nasıl?”ı cevaplandırır

· Hakikatin “niçin?”leri önünde, ruhun tavır ve hareketleri bakımından “nasıl?”ları, ahlâktır

· Hakikat karşısında ruhun bürüneceği tavır ve eda melekesi olan ahlâk, ruhun başlıca sıfatı ve hâdiselerin ruhta kıymet hükmüdür İçimizde ve dışımızda olan her şeyin ulvî ölçüsü ahlâktadır

· Ahlâka fikir öncülük ettiği kadar, fikre de ahlâk yol gösterir Fikrin gösterdiği sebepten ahlâk doğduğu gibi, ahlâkın doğuşundan fikir sebep kazanır Öyle ki, ikisini de, içiçe, birbirini muhit (kuşatıcı) ve birbiriyle muhat (kuşatılmış) sayabiliriz Âdeta fikrin “niçin?”lerini, ahlâkın “nasıl?”ları içinde buluyoruz Dâvanın en sağlam ifadesi şu ki, ruh, bütün melekeleriyle el ele, bir anda buluyor, ruh bulduktan sonra fikir öne geçiyor, peşinden ahlâk zuhura geliyor; hakikatteyse hangisinin ve neyin önde olduğu belirsiz kalıyor

· Amma ki, fikrin kuşattığı yerde bir ahlâk kümelenmesi, ahlâkın kuşattığı yerde de bir fikir bulunması zarurî Hacimle renk gibi bir kaynaşma

· İnsanoğlunun, içine ve dışına doğru bütün münasebetlerinde birer fikrî “niçin?”e bağlı “nasıl?”lar halinde ahlâk dayanağını temel kabul etmek, mütearifedir Beşeriyet bu mütearifeyi fikir hendesesinin ilk bedaheti sayar ve oradan yola çıkar Onsuz ne ruh, ne insan vardır Denilebilir ki ahlâk, fail olmak yerine münfail sıfatta, sadece tavır ve eda hüviyetiyle, içinde fikir, mâna, sır, hikmet, her şeyi istihlâk eden ve kendisinden zuhura geldiği ruhu zuhur ettiren üstün duyuş ve anlayıştır Ahlâk, anlayıştan doğar ve anlayışı tamamlar

· “Ben ahlâkî yücelikleri tamamlamak için gönderildim!” ve “Müminlerin en faziletlisi, ahlâkı en güzel olandır!” buyuran Allah Resulünü işte bu incelikler içinde anlamaya çalışmak lâzım

· İslâm ahlâkının binbir sütun üzerinde duran ahlâk çatısında dört ana direği, ihlâs (samimîlik), aşk, fedakârlık ve merhamet diye göstermekte hata yoktur Sade şunu bunu değil, ruhun ve hakikat merkezinin bütün topoğrafyasını getirmiş olan İslâm, iyi ahlâkı ruhta, kötü ahlâkı da nefste mihraklandırdığına göre, bu dört esas, ruhu pırıldatmak ve nefsi dizginlemekte en tesirlileri

· İhlâs, samimîlik, “olduğu gibi”lik; nefs hislerinin maskesini düşüren ve hakkı karşılamanın temel şartını veren hakikat ateşi Onun bulunduğu yerde riya, yalan, dolan, sahtecilik yoktur; ve ihlâs, nefsin hapsettiği ruhu meydana çıkaran ve onun yerine nefsi hapseden biricik zabıtadır Baştan başa hakikat, iman ve ahlâkın arsası, ihlâs İhlâs, doğrunun, gerçeğin zarfı, kabuğu

· Aşk mı? Canın ışığı, varlığın mayası, hayatın desteği tek hikmet Aslî hedefi Allah Aşk olmasaydı varlık olmazdı; ne kuşlar öter, ne de sular fısıldaşırdı Allahın, en büyük Resulüne yakıştırdığı vasıf, Sevgilisi olmak Nefs yalnız kendisini sevdiğine göre aşkı aslî hedefine ve onun rızası etrafında mahlûklarına yöneltmek, insanda insanı gerçekleştirir Seven adamda kibir, benlik, âdilik, küçüklük, miskinlik, cansızlık barınamaz

· İhlâssız aşk olmayacağı gibi, aşksız da fedakârlık olamaz Fedakârlığın olduğu yerde de bütün fert alâkalariyle cemiyet, hamle, atılganlık, yardım, en üstün tecellileriyle adalet hazır ve her türlü hasislik gaiptir

· Merhamet o kadar İslâmın şiarıdır ki, gerçek ve derin mü’minde onun özentisi, şamatası edebiyatı yok, yalnız hakikati vardır Bir güvercin öksürürken merhametinden ağlayan mümin, kılıcını çekip Allaha hakkını vermeyenlerin üzerine yürüdüğü zaman, bunu kendi nefsinden değil, onlara merhametinden ve kılıcının ucunda kurtuluş ilâcını taşımak idealinden yapar Kin ve nefretin tam zıddı olan merhamet, onların besleyicisi kıskançlık ve küçümsemenin, ihlâs, aşk ve fedakârlıkla beraber panzehiridir Merhamette şefkat, rikkat, yumuşaklık, incelik tümen tümen; darlık, katılık, kabalık, vurdumduymazlık hiç yok Daha nice ahlâkî yücelik, kendileriyle beraber bu dört temele bağlı

· Nihayet ahlâkın ezelî ve ebedî bir örneği mevcut O, Allahın Sevgilisi Ahlâk O’nun ahlâkı; en üstün mücerredi ve en parlak müşahhasiyle O’nun ahlâkı Başka hiçbir vasıf O’na yetişemez

· Ve nihayet ahlâkın nihaî ideali bir din emriyle çerçeveli: “Allahın ahlâkıyle ahlâklanınız!” Mutlak hikmet sahibinin, o hikmete kıymet hükmü ve sıfat olarak ifadelendirdiği ahlâk ve ondaki sır

BD-külliyat

 

keremy is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 14-03-2006   #2
Profil Bilgileri
Standart



AHLÂK:

İnsanda yerleşmiş huylar Hulkun çokluk şeklidir (Bkz Hulk)

İyi huyları tamamlamak, iyi ahlâkı dünyâya yaymak için gönderildim (Hadîs-i

şerîf-Câmi'us-sagîr, Künûz-üd-dekâik)

İnsanları memnûn etmek için malınız yetmez Ancak güleryüz ve güzel ahlâkla onları

memnun edebilirsiniz (Hadîs-i şerîf-Sünen-i Ebû Dâvûd)

Allahü teâlânın en sevdiği şey, güzel ahlâktır (Hadîs-i şerîf - Ahlâk-ı Celâlî)

İçinizde en sevdiğim kimse, ahlâkı en güzel olanınızdır (Hadîs-i şerîf-Edeb-ül-müfred)

İslâm âlimlerinin çoğuna göre insanlar iyiliğe, yükselmeğe elverişli olarak doğar Sonra

nefsin kötü arzûları ve güzel ahlâkı öğrenmemek ve kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak kötü

huyları meydana getirir (Ali bin Emrullah)

Ahlâk İlmi:

Kötü huylardan uzaklaşıp, güzel huylar edinme yollarını öğreten ilim

Ahlâk ilmi, çok şerefli, pek kıymetli, en lüzumlu bir ilimdir Çünkü rûhun kötülükleri bu

ilim ile temizlenebilir Rûhun iyi huyları, sıhhati, kuvveti bununla kolayca elde edilir

Kuvvetli rûhlar ahlâk ilmi sâyesinde güzel ahlâk sâhibi olur Kirlenmiş, hasta rûhlar da, bu

ilim yardımı ile temizlenir, iyi ahlâka kavuşur (Ali bin Emrullah)

Ahlâk-ı Hasene:

Güzel huylar Dînin ve aklın beğendiği huylar

Ahlâk-ı hasenenin alâmeti, insanlardan gelen sıkıntı ve eziyete katlanmaktır (Abdülhakîm

Arvâsî)

Ahlâk-ı hasenenin on alâmeti vardır: Çok îtirâz etmemek Adâlet sâhibi olmak Kendini

beğenmemek İnsanların ayıplarını örtmek Müslüman kardeşinin kusurunu görünce hüsn-i

zân etmek (onu iyiye yorumlamak ve hakkında iyi düşünmek) Başkasından gelen eziyet ve

sıkıntılara katlanmak Nefsine (kendine) zulmetmemek Kendi ayıplarına bakıp başkalarının

ayıplarını araştırmamak Herkese karşı güler yüzlü, yumuşak ve tatlı sözlü olmak (Yûsuf bin

Esbat)

Ahlâk-ı İlâhiyye:

Allahü teâlânın sıfatlarına ve isimlerine uygun sıfatlarla sıfatlanmak Allahü teâlânın

ahlâkı ile ahlâklanmak

"Velî olmak için ahlâk-ı ilâhiyye ile ahlâklanmalıdır" demişlerdir Bu sıfatlar evliyâda

meydana gelir Fakat bu benzerlik yalnız isimdedir ve uygunluk sıfatların topluluğundadır

Yoksa sıfatların husûsiyetlerinde berâber olunmaz (İmâm-ı Rabbânî)

Allahü teâlânın bir ismi "Melik"tir Bu, her şeye hâkim, gâlib demektir Talebe tasavvuf

yolunda ilerlerken, kendi nefsine hâkim, gâlib olur ve başkalarının kalblerine tesir etmeğe

başlarsa ahlâk-ı ilâhiyye ile ahlâklanmış olur Allahü teâlânın bir ismi de Semi'dir Yâni

işiticidir Talebe, doğru sözü herkesten kabul eder ve gizli hakikatleri, can kulağı ile duyarsa,

bu sıfatla huylanmış olur Bir sıfatı da "Basîr"dir Yâni Allahü teâlâ herşeyi görür Talebenin

kalb gözü açılır ve firâset ışığı ile kendi ayıblarını ve başkalarının iyi huylarını görürse yâni

başkalarını kendisinden daha üstün görürse ve Allahü teâlânın her an gördüğünü göz önünde

bulundurarak, hep Allahü teâlânın beğendiği şeyleri yaparsa, bu sıfatla huylanmış olur Bir

sıfatı da "Muhyî"dir Yâni Allahü teâlâ dirilticidir Talebe unutulmuş sünnetleri canlandırır,

meydana çıkarırsa, bu sıfatla sıfatlanmış olur Bir sıfatı da "Mümit" öldürücü demektirTalebe

sünnetlerin yerine yerleşmiş olan bid'atleri, dinde sonradan çıkarılıp din diye yapılan şeyleri

men eder yok ederse, bu sıfatla sıfatlanmış olur Bütün sıfatlar bunlar gibidir (Hâce

Muhammed Pârisâ)

Ahlâk-ı Zemîme:

Kötü ahlâk Dînin ve aklın beğenmediği huylar

İnsana dünyâda ve âhirette zarar veren her şey, ahlâk-ı zemîmeden meydana gelmektedir

Zararların, kötülüklerin başı kötü huylu olmaktır (Ali bin Emrullah)

Ahlâk-ı zemîme kalbi, rûhu hasta eder Hastalığın artması, kalbin, rûhun ölümüne sebeb

olur En kötü huy, küfür yâni îmânsızlıktır (İmâm-ı Rabbânî)

Kendinde ahlâk-ı zemîme bulunan kimse, buna yakalanmasının sebebini araştırmalı, bu

sebebi yok etmeye, bunun zıddını yapmaya çalışmalıdır Çünkü, insanın alıştığı şeyden

kurtulması zordur Kötü şeyler nefse tatlı gelir (Hâdimî)

 

Dzc81 is offline  
Alt 14-03-2006   #3
Profil Bilgileri
Standart



ve Birde Ahlâkçılık ;
Bir toplumda insanların birbirlerini incitmeden, birbirlerine zarar vermeden, sağlıklarını koruyarak, tabiat güçlerinin tesirlerinden en iyi yararlanacak şekilde hareketlerini tanzim etmelerini sağlamaya yarayan kurallarının toplamı ahlâkı meydana getirir Ahlâk, kişinin davranışlarını ayarlayan, sınırlayan ve bu davranışların hem kendisi için yararlı olmasını, kendisine mutluluk sağlayacak şekilde düzenlenmesini hem de çevresini rahatsız etmeden, zarara sokmadan çevresiyle uyuşmasını sağlamak üzere konulmuş olan kaidelerdir; münasebet prensipleridir, yaşama prensipleridir Ahlâk insanların inancından ve dünya görüşünden doğmakta, kaynağını almaktadır Bunun için, gerek toplumun gerekse toplumu meydana getiren kişilerin ayrı ayrı inançları, yaşama görüşleri, yaşama felsefeleri ahlâkın kaynağını, temelini teşkil etmektedir Bu bakımdan kişilerin ve toplumun dünya görüşü, yaşama felsefesi ve taşıdıkları inanç çok önemlidir

Biz, Türk toplumunun dünya görüşünün, yaşama felsefesinin kendi dinî inançlarından, İslâmiyet'ten ve millî tarihten kökünü aldığını görmekteyiz Bunlara ilâve olarak, milletimizin geçirdiği tecrübeler ve yurdumuzun içinde bulunduğu şartlar da toplumumuzun düşünce ve inançlarında tesirli faktörlerdir İşte bu kaynak ve faktörlerin tesiri altında, Türk milletinin mutluluğunu sağlayacak, Türk millî ahlâkına önem vermek zorunluluğuyla karşı karşıyayız Ahlâksız kişi, ahlâksız toplum mutlu olamaz Böyle bir toplum kalkınamaz, böyle bir toplum yüksek düşünceler, kutsal inançları uğruna fedakârlık ve feragat gösteremez, insanlık tarihine şeref veren büyük eserler, insanların uzun sabır yıllarıyla güçlüklere göğüs gererek, katlanarak, feragatle çalışmalarıyla meydana getirdikleri yüce hizmetler, inancın insanlığa kazandırdığı, , köklü imanın ve yüce bir ülküye, ideale bağlanmanın kazandırdığı varlıklar, olmuştur Bunun için biz de Millî doktrin Dokuz Işık'ın önemli bir ilkesi olarak ahlâkçılığı almış bulunmaktayız Ahlâkçılıkla kastettiğimiz şey, her şeyden önce kişilerin ve toplumun millî ahlâk kurallarına bağlı olarak yetiştirilmesi ve millî ahlâk kurallarına bağlı olarak yaşaması ilkesidir Bu sağlanmadıkça toplumumuzun kalkınması ve toplum içinde haksızlıkların önlenmesi, ıstırapların önlenmesi, kişilerin ve toplumun mutluluğunun sağlanması mümkün olamaz Ahlâkçılık derken her şeyden önce milletimizin dini olan islâmiyet esaslarını ve İslâm inançlarını bunun başlıca kaynağı olarak almaktayız Bunun yanı sıra kendi millî geleneklerimizi, millî tarihimizi ve milletimizin geçirmiş olduğu çeşitli tecrübelerin bize kazandırdığı kuralları göz önünde bulundurmaktayız

Ahlakçılığımızın içinde İslâmiyet esasları İslâm inançları başlıca yer almakla beraber bununla yoğrulmuş olan ve tarihimizden gelen Türk töresi de yer almaktadır Gerek dinimizin, bize emrettiği ahlâk gerek millî törelerimizin bize emrettiği ahlâk kurallarından başta geleni millet varlığının, kişi ve toplum kurallarından başta geleni, millet ve toplum varlığının üstünde yer aldığıdır Toplumun milletin, vatanın, devletin menfaatleri daima kişilerin menfaatlerinden önde gelir ve önde tutulması gerekir Bunun yanı sıra yine kaynaklarımızın bize göstermiş olduğu kuralların başlıcalarından birisi de her ne olursa olsun dürüst hareket etmek, sabırlı hareket etmek ve büyüklere karşı saygılı, itaatli olmak, küçüklere karşı şefkatli olmak ve sevgi göstermek ilkesidir Bunun yanı sıra disiplinli yaşamak, disiplinli bir toplum olarak hareket etmek de töremizin dayandığı başlıca ilkelerdendir Disiplin dediğimiz zaman neyi kastetmekteyiz? Disiplin dediğimiz zaman ahlâk kurallarına bağlı olmak, kanunla saygılı ve itaatli olmak, büyüklere saygılı olmak, küçüklere karşı daima adaletli, şefkatli olmak ve büyük küçük karşılıklı olarak herkesin birbirlerinin hakkına, hukukuna riayetkar olmasını kastetmekteyiz Bunların yanı sıra yine törelerimizin bize tavsiye etmiş olduğu bir diğer ilke de yüksek vazife duygusuna sahip olmak, yüksek görev duygusu taşımak ve görevi namus saymaktır Görev, kişinin kendisi için, yurdu için, milleti için yapmakla yükümlü olduğu iş demektir Bunda ciddî olması ve görevini aksatmadan yapması törelerimizin gereğidir

Ahlâkçılığımız dinî, millî, manevî değerlerimize dayanmakla beraber tabiat kurallarına aykırı olmamak şartını da içinde bulundurmaktadır Tabiat kurallarıyla bağdaşacak şekilde ahlâk kurallarının tanzimi ve yürütülmesi, onun işlerliği için gerekli bulunmaktadır Ahlâk her şeyin esasıdır Ahlâkı olmayan bir toplumun hiçbir işi başarılı olamaz ve o toplumda hiçbir şey iyi bir durumda bulunamaz Fakat ahlâkçılığın dayandığı birtakım temeller vardır Bizim ahlakçılığımızın dayanacağı temeller şunlardır : Türk ahlâkı, Türk geleneklerine, Türk ruhuna, Türk milletinin inançlarına uygun olacaktır Türk ahlâkı, hiçbir zaman insan ruhuna aykırı olmayacak, inançlarımıza da bağdaşan bir takım temellere dayanmış bir ahlâk olacaktır Ahlâkçılıkta gözeteceğimiz, araştıracağımız şeylerden biri de, Türk ahlâkının, Türk milletinin yükselmesi, yaşaması ve korunmasını sağlamaya yarayacak esasları içinde toplanması olacaktır Yani Türk milletinin yaşamasına zararlı olacak kaideler, Türk ahlâkçılığının içinde yer alamaz Demek ki, ahlâkçılık ilkesine esas olarak kabul ettiğimiz şeyler Türk milletinin ruhuna uygun olmak Türk milletinin geleneklerine âdetlerine ve inançlarına uygun olmak, tabiat kanunlarına uygun olmak ve Türk milletine yararlı olmak esaslarına dayanacaktır

 

Dzc81 is offline  
Alt 10-10-2008   #4
Profil Bilgileri
mum
Standart --->: İslam ve Ahlak



Alıntı:
Ahlâk-ı hasenenin on alâmeti vardır: Çok îtirâz etmemek Adâlet sâhibi olmak Kendini

beğenmemek İnsanların ayıplarını örtmek Müslüman kardeşinin kusurunu görünce hüsn-i

zân etmek (onu iyiye yorumlamak ve hakkında iyi düşünmek) Başkasından gelen eziyet ve

sıkıntılara katlanmak Nefsine (kendine) zulmetmemek Kendi ayıplarına bakıp başkalarının

ayıplarını araştırmamak Herkese karşı güler yüzlü, yumuşak ve tatlı sözlü olmak (Yûsuf bin

Esbat)
Allah razı olsun

 

mum is online now  
Saat 12:24.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553