Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Dini Sohbet

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Mutlu Bİr Yuva ile ilgili Benzer Konular
323 Kez Görüntülendi

Yuva Rüya Tabiri Rüya Tabirleri
Gülmek mi mutlu eder? Mutlu olmak mı Güldürür..? Sohbet & Muhabbet
Arı nasıl yuva yapar:) Konu Dışı Başlıklar
Mutlu eden oyuncaklar'la çocuklarınızı mutlu edin Çocuk Sağlığı ve Bakımı
Yuva Yıkanlar-Aldatma Antolojisi Kitap & Dergi
Anketimiz: mutlu bir yuva için, eş seçiminde nelere dikkat edilmeli?
Güzel olmasına 6 30.00%
Soylu olmasına 2 10.00%
Dindar olmasına 10 50.00%
Zengin olmasına 1 5.00%
Diğerleri 8 40.00%
Birden fazla seçeneğe oy verilebilir. Katılımcı sayısı: 20. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor


cevaplarsanız memnun olurum | Delİk Portakal
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 29-01-2007   #1
Profil Bilgileri
Lightbulb Mutlu Bİr Yuva



Mutlu Bİr Yuva başlıklı yazı Mumsema Mutlu Bİr Yuva Forum Alev


MUTLU BİR YUVA

İnsanı, canlı ve cansız bütün mahlûkatı yaratan ve yaşatan, “Tekvîn” sıfatının ve “Hâlık” isminin sahibi Allah (cc)’dur O, insanı ahsen-i takvim üzere yaratmakla kalmamış, dünya ve âhiret saadetini temin için ilâhî kitaplar ve bu kitapları örnek yaşayışlarıyla birlikte insanlara tebliğ edecek peygamberler göndermiştir


Bizleri yaratan Rabbim, özelliklerimizi ve zaaflarımızı da en iyi bilendir O halde, insanlığın mutluluk kılavuzu olan Rabbimiz’in emir ve nehiylerine uygun hareket etmekle ve Rasûlü’nün sünnetlerine uygun yaşamakla kendi iç dünyamızda, ailemizde ve toplumumuzda huzuru ve saadeti bulabiliriz

Ömrümüzün önemli bir kısmını geçirdiğimiz, toplumun temeli sayılan aile müessesesinin huzurlu ve problemsiz olması çok önemlidir Öncelikle, aile birlikteliği kurulurken eş seçiminde kararı kararı belirleyen sebepler makul ve ahlâkî değilse ve eşler arasında bir denklik yoksa, evliliğin henüz ilk günlerinde problemler ardı ardına gelir Evliliğin gayesi ile doğrudan ilgili olmayan sebepler; evlilik yoluyla zengin olma, işe girme, yükselme, yeni statü kazanma gibi menfaatler ya da güzellik ve yakışıklılık gibi geçici özellikler evlilikte etkili olmuşsa problemlerin çıkması kaçınılmaz hale gelebilir Peygamber Efendimiz (sav) “Kadın dört hasleti için nikâhlanır: Malı için, hasep ve nesebi (soyu) için, güzelliği için, dini için Sen dindar olanını seç, huzur bul”(1) buyurmaktadır

Evliliğin kararı aşamasında görüşlerinin alınmaması, tarafları, kurulan yuvanın mutsuzluğunda mazur göstermez Ailede eşlerin birbiriyle ilişkileri sağlıklı ise toplumun diğer bireyleriyle de ilişkileri sağlıklıdır Zira aile toplumu oluşturan çekirdek yapıdır Orada meydana gelen problem ve huzursuzluklar ise bütün toplumu etkiler Bu sebeple aile içerisinde tüm ilişkiler sevgi ve saygı temeli üzerine kurulmalıdır Her birey kendi yetki ve sorumluluğunu bilmeli ve üzerine düşeni en iyi bir şekilde yapmaya çalışmalıdır Böyle olursa hayatın hiçbir alanında, üstesinden gelinemeyecek ciddi sorunlar ortaya çıkmaz

Aile bireyleri, eğitim ve ahlâk yönünden yetersizse, aklını ve otoritesini mutluluk için kullanamıyorsa ortaya çekilmez bir zorbalık çıkar Ortalık toz duman olur, kimin haklı kimin haksız olduğu belli olmaz Hak-hukuk da zaten böyle bir ortamda önemini yitirir

İyi bir aile reisi, aile bireylerinden her birini dinler, onları anlamaya, isteklerini imkânlar ölçüsünde karşılamaya çalışır Bir insan, verdiği kadar isteyebilir

İmkân verirseniz hizmet istemeye, sevgi verirseniz neşe ve mutluluk istemeye hakkınız olur Evli olduğunu, evlenirken bir takım sorumluluklar üstlendiğini ve hayatını eşiyle paylaşmaya söz verdiğini unutan erkekler, hayatının en önemli hatasını yaparlar, hayatı kendilerine ve aile bireylerine zehir ederler Gerçek ya da değil, negatif anlamda yapılan eleştiriler genellikle iticidir

Çünkü ‘Doğruları söylüyorum’ Dediğinizde bu doğrular sizin doğrularınızdır, yani siz, kendinizce haklı olabilirsiniz; ancak eşiniz de sizin gibi mi düşünüyor acaba? Erkeğin sahip olduğu maddesel güç ve aile içerisindeki otoritesi, onu haksızlığa ve zorbalığa sevk etmemelidir Parayı koca kazanır; ama sofraya para değil, mutfakta pişen yemekler konur Aile içerisinde problem bir defa baş gösterirse karşılıklı hamleler peş peşe gelir Böyle bir satranç oyununda galibiyet, mutluluk mümkün değildir

Kadınlar fizikî ve ruhî yönden beğenilen birisi olmayı isterler Giyim kuşama fazla ilgi göstermeleri de bundandır Kişiliklerine saygı gösterilmesi ve sözlerinin dikkate alınması da bir diğer istekleridir Beğenilmek iyi bir duygudur, ama bir kadını kimler beğenecektir? İffetli bir hanımefendi için kocası tarafından beğenilmesi ve kendisini tanıyanlar tarafından da saygı duyulması yeterli olmalıdır Olması gereken bu iken toplumuzda birçok kadının, kendisini gören herkesin dikkatini çekecek giyim ve kokularla ilgi odağı olma gayreti gibi tehlikeli bir tutum içine girdiği görülmektedir Kadın, eşinin karısı, çocuklarının da anası ve terbiyecisidir

Onlara canından can, kanından kan katmıştır Bu kıymetleri göz önüne alarak iffetini, edep ve hayâsını muhafaza etmelidir

Evlilikte yapılan en büyük hatalardan biri de, eşlerden birinin, diğerinin ailesini olumsuz şekilde eleştirmesidir Ailesi eleştirilen eş, bu durumda ya kendisi de eşinin ailesini eleştirmekte, ya da savunucu pozisyona geçmektedir Böylece ya tatsızlık büyümekte ya da kişi eşine hak verir gibi görünse de sorunu içine atmaktadır

Bu ise ilerde patlak vermesi muhtemel birikimlere dönüşmektedir Kişi her ne kadar kendi ailesinden birisinin hatalı olduğunu bilse de, bunun yüzüne vurulması üzücü ve kırıcı olmaktadır

Erkek ve kadının ana-babalarının hakları birdir Eşlerden her biri kayınvalide ve kayınpederine, kendi öz anne-babası derecesinde hürmet, muhabbet ve itaat göstermelidirler Din ve asalet bunu gerektirir Bu hal, "ana-babaya iyilik" olarak Allah'ın rızasını kazanmaya vesile olduğu gibi, aile içi saadetin de devamına vesile olur

Kayınvalidelerin toplumumuzda negatif bir imajı vardır Geliniyle uyum içinde geçinen kayınvalideler, özellikle alt kültür katmanlarında nerdeyse istisna gibidir Oysa kayınvalidelerin yapıcı bir tutum içerisinde bulunmaları pek âlâ mümkün iken, çoğu, kendi kaynanasının intikamını gelininden almak istercesine hareket etmektedir

Gelin-kaynana anlaşmazlığının birçok psiko-sosyal sebebi vardır Tecrübesiz bir gelini eğitmek, kaynananın görevidir Ancak bunu, ilim ve ahlâken yeterli seviyede olmayan kaynana, tecrübeli bir eğitimci gibi pedagojik yöntemlerle yapamaz Gelinini çoğu zaman azarlayarak, kızarak, hatta başkalarının yanında küçük düşürerek eğitmeye ve uyarmaya çalışır Bu tür tutumlar ise gelinde hoşnutsuzluğa sebep olur ve doğal olarak direnişe geçer

Bir diğer sebep; gelinin, beyine, yani kaynanasının sevgili oğluna sahip olması ve onu yönlendirmesi kaynananın kanına dokunur, geliniyle rekabet içerisine girmesine sebep olur Oğluna, kılıbık erkek olmamasını öğütleyerek, onu gelinine karşı tahrik eder Kaynanadan bunalan gelin de beyine sığınır Mantıklı düşünen damatlar bu gibi hallerde ortada kalır Bir tarafta sevgili annesi, bir tarafta sevgili eşi! Kayınpederler ise nedense bu gibi konulara çoğu zaman seyirci kalırlar Ağırlıklarını koymaları halinde kolaylıkla düzelebilecek bir durumun probleme dönüşmesini âdeta beklerler

Eve yeni gelen gelin, artık o evin bir bireyi ve kızı hükmündedir Kaynana, gelinini kızı gibi sevmeli, gelin de kaynanasını annesi gibi saymalıdır Hareketlerde ve hatalarda maksada bakılmalı, kötü bir niyet bulunmadığı sürece hiçbir kusur probleme dönüştürülmemelidir Problemin çıkmasına müteakip, kayınpeder ya da oğul probleme hakem rolünde yaklaşmalı, görüşerek, medenî ölçülerde tartışarak çözüm aranmalıdır O anda halledilmeyen bir problem, bazen önlenemeyen sonuçlar doğurabileceğinden üstü örtülmemeli ve hafife alınmamalıdır

Aile içerisinde gereksiz kuşkulardan, önyargılardan, su-i zandan (kötü düşünme) ve dozu kaçırılan kıskançlıktan sakınmak gerekmektedir Hz Ebû Hureyre (ra) anlatıyor: Peygamberimiz (sav); “Kıskançlığın bazısını Allah sever, bazısını da sevmez Allah’ın sevdiği kıskançlık, kötülük olduğunda kuvvetli zan beslendiği zaman duyulan kıskançlıktır Allah’ın hoşlanmadığı kıskançlık da zayıf bir ihtimal karşısında duyulan kıskançlıktır”(2) buyurmaktadır Dikkat edilirse, problemlerin önemli bir kısmı bu tür menfi yaklaşımların yol açtığı gerginliklerden kaynaklanmaktadır Başına buyruk olma, bencilce hareket ve isteklerde bulunma vb sebeplerle aile içerinde tartışmalar çıkmaktadır

Bazen eşler arasında eften püften meseleler yüzünden kendini ispat ve karşı tarafı pes ettirme yarışı başlar Bu ise aile içi ilişkilerde soğukluğa sebep olur Eğer bu durum, en kısa sürede olgunlukla ve nefsin oyunu olduğu sezilerek bastırılmazsa nefis ve şeytan daha da güç bularak soğukluğu artırır, bazen sırf haklı çıkma adına, doğru anladığı sözü dahi zoraki yanlış yorumlar Çoğu zaman bu tür olaylarla psikolojisi bozulan eşler yanlış hareketler yapar ve amacını aşan sözler, belki hakaretler, küfürler sarf ederler

Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de; “…Onlarla (kadınlarınızla) iyi geçinin Eğer kendilerinden hoşlanmadıysanız, olabilir ki bir şey sizin hoşunuza gitmez de Allah onda birçok hayır takdir etmiş bulunur”(3) buyurmaktadır Ailede herkes, “Bu işi kendi lehime nasıl çevirebilirim, kendi etkinliğimi nasıl artırabilirim?” diye düşünürse, ortada ciddi bir iyi niyet sorunu var demektir Bilâkis herkes, “Ailenin gelişimi ve mutluluğu için ben ne yapabilirim?” diye düşünmeli ve bu yolda çaba sarf etmelidir

Sağlıksız ilişkiler aile bireylerinin ruh sağlığını da bozar ve hatalar birbirini tetikler Ailenin huzuru bozulduktan, hatta yuva dağıldıktan sonra içlerinden birinin haklı, diğerinin haksız oluşu önemini yitirir Bu sebeple problemler zamana yayılmamalı, uygun olan en erken vakitte soğukkanlı bir yaklaşımla ele alınmalıdır İyi niyet varsa sorun çözülür, ancak içten, başka ince hesaplar yapılıyorsa, o işin halli zor, belki de imkânsızdır

Problem, karı-kocanın halledemeyeceği bir noktaya gelmişse aile büyükleri hakemliğe çağrılmalı, onlar da bu işi Allah için adaletle halletmeye çalışmalıdır Kur’ân-ı Kerîm’de; “Eğer karı-kocanın arasının açılmasından endişeye düşerseniz bir hakem erkeğin ailesinden ve bir hakem de kadının ailesinden gönderin İki taraf (arayı) düzeltmek isterlerse, Allah da onları uzlaştırır Şüphesiz, Allah hakkıyla bilendir, her şeyin aslından haberdardır”(4) buyurmaktadır

Hz Peygamber (sav), Hz Ali ve Hz Fâtımâ arasında sevgi ve saygı bağlarını kuvvetlendirmekle kalmaz, onların arasını düzelterek hakemlik yapardı Sehl bin Sa’d, Hz Ali Efendimiz ile eşi Fâtımâ Annemiz arasında geçen bir hadiseyi şöyle anlatır:

Rasûlullah (sav), kızı Fâtımâ’nın evine geldi Hz Ali’yi evde bulamadı Bunun üzerine Fâtımâ’ya, “Amcamın oğlu nerede?” diye sordu Hz Fâtımâ (ranhâ), “Aramızda bir şey oldu da darıldık Bundan dolayı dışarı çıktı ve gündüz uykusunu benim yanımda uyumadı” dedi Rasûlullah (sav), bir arkadaşından, Hz Ali’yi bulmasını istedi O adam gidip geldi ve “Yâ Rasûlallah! O mescitte uyuyor” dedi Rasûlullah gitti, baktı ki Ali yan tarafına yatmış, ridası bir yandan sıyrılmış, vücudu toprağa bulanmış haldeydi Rasûlullah (sav), “Ey Ebâ Turâb! Ey Ebâ Turâb, kalk!” diye toprağı Ali’nin bedeninden silmeye başladı Birlikte Hz Ali’nin evine gittiler Hz Peygamber’in birkaç saat sonra neşeli çıktığı görüldü Sahabeden birisi sebebini sorunca, “Nasıl sevinçli olmayayım, en yakınlarımı barıştırdım” diye buyurdu Bu olayda Hz Peygamber’in, Hz Ali ile Hz Fâtımâ’nın arasını düzelttikten sonra kendisine iki cihanın en güzel nimetleri verilircesine sevinmesi, evli çiftlerin arasını bulmanın hem manevî, hem de psikolojik faydasına işaret etmektedir

İyi niyetli hiçbir kimse evlenirken, bir süre sonra boşanma düşüncesini taşımaz Fakat evlilik sonrası birbirlerini yakından tanıdıktan sonra, gerçekten isabetsiz bir karar verdiklerini fark edip boşanmayı düşünebilirler Evliliğin ilk aylarında bir takım hayal kırıklıkları olabilir “Biz birbirimize uygun değilmişiz, yanlış karar vermişiz” düşüncesiyle hemen boşanma gündeme gelmemelidir Eşlerin birbirine alışmaları biraz zaman alabilir

Boşanma, üstesinden gelinemeyen büyük problemlerden sonra gündeme gelebilir Karı-kocanın evliliği yürütmeleri imkânsız hale gelmişse ve evliliğe devam etmeleri halinde daha büyük problemlerle karşılaşılacaklarsa boşanma son çare olarak düşünülebilir

Şunu belirtmek gerekir ki boşanmak, bir kıyamet değildir Sevgi ve saygının kalmadığı, bütün aile bireylerinin psikolojisini bozan bir yuvayı “Başkaları bize ne der?” düşüncesiyle zoraki devam ettirmenin bir gereği yoktur Problemlerin çözüm yolları kapanmış ve bütün çareler tükenmişse, boşanma bir çözüm olabilir Fakat boşanmanın haklı sebepleri olmalıdır

Peygamberimiz’in, “Allah’ın, helâl kıldıkları arasında en sevmediği şey, talâktır”(5) sözü unutulmamalıdır

Çocuk eğitiminin, eşlerin evliliğe karar verdiği andan itibaren başladığı bilinmelidir Zira sadece uyumlu eşler, ruh sağlığı yerinde nesiller yetiştirebilir Baba, daha çok çocuğun zekâ gelişimini, anne ise duygusal gelişimini temin eder Ebeveynler, en etkili eğitimin, kendi yaşamlarından güzel örneklerle verilebileceğini daima göz önünde bulundurmalıdırlar Çocukların sorduğu sorulara, yaşlarına göre, anlayabilecekleri cevaplar verilmelidir Çocuğun makul istekleri karşılanırken, yersiz istekleri de “Hayır, yok, şimdi olmaz” gibi sözlerle sınırlanmalıdır

Çocuklar, gördüğü her şeyi kamera gibi kaydeder Hatta hamile iken çokça Kur’ân dinleyen bir annenin çocuğunun hafızlığa daha yatkın olduğu görülmektedir Bu sebeple çocukların hafızasına girmesini istemediğimiz bir şeyi yapmamalıyız Çocuklar yalanı, kendilerine söz verildiği halde bu sözün yerine getirilmemesinden öğrenirler Tartışılacak bir konu varsa ayrı bir mekân ve daha sakin bir ortam tercih edilmelidir

Uyarılan veya cezaya çarptırılan bir çocuğa, eşlerden birinin arka çıkması halinde uyarı ve ceza anlamını yitirir ve çocuğun kurallara, hatta ebeveynin ciddiyetine güveni kalmaz Bu sebeple çocuklar hakkında, onların önünde ulu orta tartışmalar çok zararlı olmaktadır Çocuklar arasında ayırım, son derece tehlikelidir ve dinen de günahtır Zira Peygamberimiz (sav); “Çocuklarınızın arasını eşit tutun”(6) buyurmaktadır

Evliliği çökerten manevî hastalıklardan arınmalıyız Mutlu bir yuva, sevgi ve saygı temeli üzerine kurulur ve karşılıklı sorumlulukların yerine getirilmesiyle devam ettirilir İletişimsizlik, birbirlerinin ilgilerine duyarsızlık, içki, kumar, ahlâksızlık gibi manevî hastalıkların olduğu evlerde güzellikler yaşanmaz Evlilik ağacı ancak erdemle, fedakârlıkla ve paylaşmayla beslenebilir

Benimsediği dünya görüşünü yaşam biçimine dönüştürebilenler, mutlu bir yuvanın ne şekilde olacağı hakkında bilgi ve görgü sahibi olduktan sonra bunu da hayata geçirmeye gayret edeceklerdir

Peygamberimiz (sav), “Âdemoğlunun bahtiyarlığına medar olan şeyler üçtür Âdemoğlunun bahtsızlığına sebep olanlar da üçtür Bahtiyarlığına sebep olanlar: İyi, mü’mine ve iffetli (saliha) bir zevce; iyi, yumuşak ve süratli binek; geniş ve rahat evdir Bahtsızlığına sebep olanlar da: Kötü, dar ve sıkıntılı ev; fena kadın, kötü binektir”(7) buyuruyor

Mutluluk, olağan gibi görünen, fakat değeri bilindiğinde olağanüstü güzellikler yaşatan bu gibi ayrıntılarda saklıdır Daha fazlası da istenebilir, ama o an için eldeki ile mutlu olmasını da bilmek gerekir Şükretmesini bilenler mutlu olabilirler Bazıları, çoğu zaman tam mutlu olacağı bir anda, önemsiz kusurlara kafayı takarak mutluluğuna gölge düşürmektedir

Kur’ân-ı Kerîm’de, dünyanın aldatıcılığına ve fâniliğine dikkat çekilerek; “Dünya hayatı, bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir Elbette âhiret yurdu, takva sahipleri için daha hayırlıdır Hâlâ aklınız başınıza gelmeyecek mi?”(8) buyruluyor Buna göre evlilik hayatı da, hayatın kendisi kadar ciddi ve bir evcilik oyunu kadar içten ve telaşsız olabilir Allah’ın, mutluluğu bize lütfedeceğine olan inancımızı muhafaza ederek mutlu olmaya çalışırken; bahtiyarlık, bir şans değil, hak edilmiş bir kısmet olarak içimize yerleşecektir

Evlilikte karşılıklı sevgi ve câzibenin devamı için gereken şeyleri ihmal etmemelidir Aile yuvası, insanın rahatı, huzuru ve saadeti için kurulur Bunları bozacak hâllere, huzuru kaçıracak durumlara meydan vermemek lazımdır Eşler, birbirlerine uyum sağlamaya, birbirlerini tamamlamaya, Hakk'ın verdiğine razı olmaya azmetmelidirler

Sonuç olarak; dünya ve âhiret saadetinin anahtarı Allah’a ve Rasûlü’ne itaattir Bunu yapabildiğimiz ölçüde itaati hak eder ve mutluluğu yakalarız

Kaynaklar:

1 CANAN İbrahim, Kütüb-i Sitte Tercüme ve Şerhi, 15/515
2 Age, 17/219
3 en-Nisâ, 4/19
4 en-Nisâ, 4/35
5 CANAN İbrahim, age, 11/452
6 CANAN İbrahim, age, 2/497
7 RAMAZANOĞLU Mahmud Sami, Musahabe, 5/142
8 el-En’âm, 6/32

 

mumsema is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 30-01-2007   #2
Profil Bilgileri
Standart --->: Mutlu Bİr Yuva



bence hepsinin karışımı güzel olurdu emeğine sağlık

 

dicle is offline  
Alt 30-01-2007   #3
Profil Bilgileri
Standart --->: Mutlu Bİr Yuva



evet zaten hadislerde belirtilmis olan unsurlar var
es seciminde dikkat edilecek unsurlar
eminim Allah'ın Resulunde bizim icin ornek alınacak bircok konu var

 

ataman55 is offline  
Alt 30-01-2007   #4
Profil Bilgileri
Standart --->: Mutlu Bİr Yuva



ewt güzel kaynaklar ve güzel bir anket saolasın

 

alexdetumer2 is offline  
Alt 30-01-2007   #5
Profil Bilgileri
Standart --->: Mutlu Bİr Yuva



DüRüST oLMaSı HeRŞeYDiR ßenCe ßeN DüRüSTLüK oLDuKTaN SoNRa HeRŞeYe Oke DeRiM

 

SaFaK is offline  
Alt 30-01-2007   #6
Profil Bilgileri
Standart --->: Mutlu Bİr Yuva



Yalan yok,güzelliğine dikkat ederim büyük ihtimalleEğer bir de dindarsa dürüstlük,ağırbaşlılık vs diğer meziyetler de olacaktır diye düşünüyorum

 

mardini47 is offline  
Alt 30-01-2007   #7
Profil Bilgileri
Lightbulb --->: Mutlu Bİr Yuva



Alıntı:
dicle´isimli üyeden Alıntı
bence hepsinin karışımı güzel olurdu emeğine sağlık
1-Dindar olması (en önemlisi, Güzel ahlak dinde olduğu için yazmadım)
2-Soylu olması
3-Güzel olması
4-Zengin olması

ilk uc madde varsa cok güzel, zenginliği hariç


dicle, ataman55, safak, mardini47, alexdetumer2 ve tabiki mumsema'ya

Allah, cumlemize 3 maddenin kendinde topladığı bi eş nasip etsin

Paylaşım için sağolun

 

mumsema is offline  
Alt 30-01-2007   #8
Profil Bilgileri
Standart --->: Mutlu Bİr Yuva



güzel ahlaklası en ıyısı

 

sinay57 is offline  
Alt 30-01-2007   #9
Profil Bilgileri
Lightbulb --->: Mutlu Bİr Yuva



Alıntı:
sinay57´isimli üyeden Alıntı
güzel ahlaklası en ıyısı
Dindar olupta eğer ahlaksızsa

Dinini bir daha gozden geçirsin çünkü,

dininden hiçbir şey anlamamıştır

İslam, Güzel ahlaktır(Hasdis-i Şerif)

Gece ibadet eden, gndüz oruç tutan, fakat herkesin emin olmadığı sevmediği bir kişinin (kadın veya erkek farketmez) durumunu Peygamberimize sordular dediki:

"O Cehennemliktir"

 

mumsema is offline  
Alt 29-11-2008   #10
Profil Bilgileri
Standart --->: Mutlu Bİr Yuva



önce dini sonra soyluluğu sonra güzellik

 

munzir is offline  
Cevapla
Tags: bir, mutlu, yuva


Mutlu Bİr Yuva ile ilgili Benzer Konular
323 Kez Görüntülendi

Yuva Rüya Tabiri Rüya Tabirleri
Gülmek mi mutlu eder? Mutlu olmak mı Güldürür..? Sohbet & Muhabbet
Arı nasıl yuva yapar:) Konu Dışı Başlıklar
Mutlu eden oyuncaklar'la çocuklarınızı mutlu edin Çocuk Sağlığı ve Bakımı
Yuva Yıkanlar-Aldatma Antolojisi Kitap & Dergi


Saat 10:09.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553