Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Dini Sohbet

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Kardeşlik ile ilgili Benzer Konular
172 Kez Görüntülendi

Kardeşlik İbadeti Dini Makaleler
Kardeşlik ibadeti Dini Makaleler
Kardeşlik bu işte :) Garip ve Esrarengiz Olaylar
Kardeşlik dua'mız Dua
Kardeşlik Payı Dini Sohbet

Merhamet | Farzet ki Ömrün Bir Gün
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 05-03-2007   #1
Profil Bilgileri
Standart Kardeşlik



Kardeşlik başlıklı yazı Mumsema Kardeşlik Forum Alev


İnsanları dağınık ve birbirine karşı merhametsiz yaşamaya zorlayacak herhangi makul bir sebep yoktur Bilakis doğru mantık kaideleri ve sağlam bir duygu, insanları birbirine bağlamış, kenetlemiş, muhabbet içerisinde ve dünyaya sulhu yaymış bir vaziyette yaşamalarını gerekli kılar
Allah (cc) tüm insanlığın neseb ve cinslerini bir anne ve babaya bağlamış ki bu bağ sayesinde, biri diğeriyle perpinleşip sağlamlaşan rabıta halkaları meydana gelsin
"Ey insanlar! Sizi bir erkekle bir dişiden yarattık Hem de sizi soylara ve kabilelere ayırdık ki birbirinizi tanıyasınız Biliniz ki Allah katında en iyiniz takvası en ziyade olanınızdır Şüphesiz ki Allah herşeyi bilen ve herşeyden haberdardır"(431)
Nefret etme değil, tanışma insanlık arası bağların esasıdır Bazen de tanışmayı engelleyen sebepler meydana gelip hayatın normal akışını engeller İnsanların yaşama mücadelesinde çeşitli meslekleri ile hakk'ı anlayış, kabiliyet ve hayrın sınırlarını belirleme ihtilafları, insanlar arasındaki çekişmeyi doğurur Ancak bu kötü durumlar, insanlığın yaradılış gayesinde saklı bulunan hikmetlerin unutulmasına ve hayırsız çalışmalarla yeryüzünün tahribine sebebiyet vermemelidir
İnsanlığın tanışıp aralarındaki engelleri kaldırmaya yarayacak tüm bağlan pekiştirmek, yoldaki tüm fırsatlardan yararlanmak lazım İslam, sadece az veya çok olan bir toplumu birleştirmekten ibaret değildir O, insanların birbirleri ve Rableri arasındaki rabıtaları sağlayacak tüm bağlar demektir Bundan dolayıdır ki, müslümanlar ve İslam davetçileri, Allah'ın (cc) kalblerini kendisiyle nurlandırdığı, mes'elelerini topladığı akidenin azametini bilip kendilerine yakışır biçimde onun etrafında tanışıp toplanmalıdırlar Bu tanışma, insanlar arasında çözülen yakınlığı tekrar bağlayıp, Hz Adem'e (as) kadar varan aynı babadan gelme ruhunu ki islam'da toplanan tüm semavi dinlerin esaslarından meydana gelmiştir İşte böylelikle gerçek din, sağlam temelli kardeşliğin esası olacaktır
Bu kardeşlik, aynı dine mensub şarklı ve garplı insanları toplayacak, yer ve zaman ayrılığına rağmen sağlam temele dayalı ve hiçbir menfi te'sir görmeyecek bir birlik meydana getirecektir İşte bu kardeşlik, canlı bir imanın ruhumü'minin mü'min kardeşine beslediği ince duyguların özüdür Mü'min bu iman ile mü'minlerle birlikte ve onlar için yaşar Öyle ki onlar aynı ağacın dallan ve birçok gövdeye yayılan bir ruh timsali olacaklardır
Aşırı bir hodbinlik insan için bir âfet, faziletleri için bir musibettir Bu âfet, bir insana musallat olduğunda, hayırları azalır Kötülükleri de alabildiğine artar, kendi menfaatından başka bir şey düşünmeyecek kadar dar bir duruma düşer Sevinç ve üzülmede kendi menfaat veya zararı nisbetinde payı olur O dünya nimetleri ve yığınlarca insana kendi menfeatince arzularını gerçekleştirdiği ve zararlarını bertaraf ettiği müddetçe tanır
İslam, böyle gaddar bir hodbinlikle, kendi adilane kardeşliği vasıtasıyla savaşmış, hayatın sadece insanın kendisine ait olmadığı ve sadece kendisi ile düzelmeyeceğini de bildirmiştir O, kendisi gibi diğer insanların varlığını da kabul etmeli, onlar üzerinde kendi hakkının bulunduğunu iddia ettiği gibi onların da kendi üzerinde haklarının bulunduğunu kabul etmelidir İşte böyle bir şuur, insandan basit hodbinliği atar Kendini düşündüğü gibi başkalarını da düşünür O, ne fazlalık taleb eder, ne de sadece kendi görüşünü beğenme hastalığına düşer
Müslüman kardeşinin senin üzerindeki haklarından biri de karşılaştığı zararlara üzülüp gidermeye çalışmandır Ona bir eziyet dokunursa, şayet şefkat duyguların ölmemişse, nemelazım durumuna düşmediysen elem ve üzüntülerini paylaşırsın Şayet şefkatsiz biri durumunda ise bu durum seni ilgilendirmez Çünkü sana göre bu seninle alakası olmayan bir durumdur Aslında bu alçakça bir harekettir Böyle birinin üzüntüleriyle elemlendiren kardeşlik duygulan ölmüştür Böyle bir durumu Resulullah'ı (sav) şu hadisleri tasvir eder:
"Müslümanların, muhabbetteki durumları tek bir cesed gibidir Vücudda bir organ rahatsız olursa, vücudun diğer bütün organları da uykusuzluk ve kederle elemlenir"(432)
Gerçek bir elemlenme, seni kardeşlerinin sıkıntılarını gidermeye sevkettiren elemdir Bu sıkıntıları gidermeden, karanlığını bastırmadan sana rahat gelmez Sen bu durumda başarıya ulaşırsan vicdanın da, yüzün de parlar Resul-i Ekrem (sav) şöyle buyurur:
"Müslüman müslümanın kardeşidir Ona ne zulmeder ne de zulme teslim eder Kim müslüman kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah'da (cc) onun ihtiyaçlarını giderir Kim kardeşinin bir sıkıntısını giderirse Allah'da (cc) kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir Kim bir müslümanın kusurunu örterse, Allah'da (cc) kıyamet gününde onun kusurunu örter "(433)
Gerçek bir kardeşliğin belirtilerinden biri de sana gelen faydaya sevindiğin gibi, kardeşine de faydanın gitmesini arzulaman ve sevinmendir Bunu gerçekleştirmeye çalışırsan Allah'a (cc) en makul bir ibadet ve büyük sevabla yaklaşmış olursun
İbn Abbas'tan rivayet edildi ki: "Kendisi Mescid-i Nebi'de i'tikafta bulunuyorken ona bir adam gelip selam verdi ve oturdu İbn Abbas: "Ey falan! Seni üzüntülü olarak görüyorum, dedi Evet doğrudur Ey peygamberin amcası oğlu Falanın bende hakkı var, fakat bu kabir sahibinin hakkı için onu yerine getiremiyorum, dedi İbn Abbas: istediğin takdirde bu mes'elende konuşabilirim - Uygun bulduğun takdirde konuş Adam diyor ki :İbn Abbas ayakkabılarını giyip mescidden çıktı -Sen i'tikafta olduğunu unuttun mu? - Hayır (gözyaşları içinde) fakat durum şöyledir, kısa bir zamandır, aramızdan giden şu kabrin sahibinden şöyle duymuşumdur:
"Kim, bir kardeşinin ihtiyacını gidermeye çalışır onda muvaffak olursa onun için on yıllık itikaftan daha hayırlıdır Kim de Allah için bir gün itikafa girerse Allah onunla cehennem arasında her biri doğu ile batı arasındaki mesafeden daha geniş üç hendek kor"(434) Diğer bir rivayetde de "Her bir hendek doğu ile batı arasındaki mesafeden daha geniştir," denilmiştir
Bu hadis bize, İslam'ın kardeşliğin güzel bağlarını nasıl takviye ettiğini ve cemiyetin bünyesindeki temelleri sağlamlaştırmak için muhtaç olduğu hizmetler ne kadar takdir ettiğini gösterir
İbn Abbas, vakti; zikir, oruç ve namazla geçirmek sayılan ve Allah (cc) indinde yüce bir kıymeti olan i'tikaf ı bir rekatı diğer mescidlere göre bin rek'at sayılan bir mescitte, (bir müslümanın ihtiyacı için) terketmeyi tercih etmiştir
İşte İbn Abbas'ın fıkıh ilmi, yardım isteyen bir müslümanın yardımı için böyle bir ibadeti terketmesini gerekli kılmıştır İşte îbn Abbasın Reslullah'dan (sav) almış olduğu ilim budur
Dünya meşguliyetler; ve büyük yorgunlukları, yağmurun kurak ve nemli yere indiği gibi insanlara yağar İnsan böyle şiddetli durumlara karşı uzun zaman yalnız başına durmaktan acizdir O, ihvânlarıyla olduğu durumdan çok kısa bir zamanda yapacağı hususu, yalnız başına iken çok cehd sarfederek yapabilir Şöyle denilmiş: "Kişi yalnız başına az, ihvânlarıyla ise çok sayılır" Kardeşliğin bir hakkı da, müslümanın bolluk ve darlıktan ihvanlarını kendine dayanarak bilmesi ve gücünün tek başına bir işe yaramıyacağının şuuruna varmasıdır Onun kuvveti mü'minlerin kuvvetiyle destek bulup güçleşir Resulullah (sav) şöyle buyurur:
"Mümin, mümin için birbirini pekiştiren duvar gibidir" (435)
Onun içindir ki halisane bir kardeşlik büyük bir nimettir
Bu nimet sadece maddi bir tanışma olmayıp aynı zamanda maddi bir yardımlaşmadır da Allah (cc) bu nimeti aynı ayette iki defa zikretmiştir
"Hani siz (birbirinizin) düşmanları idiniz de O kalblerinizi ısındırıp birleştirmişti İşte O'nun bu nimeti sayesinde din kardeşleri olmuştunuz"(436)
İslâm kardeşliği, kör asabiyet yardımlaşmasını değil, hakiki yardımlaşmayı müslümanlar arasında farz kılmıştır Hakk'ı ikame ve batılı yok etme, mütecavizi azarlama ve mazlumun hakkını kurtarma kardeşliğidir Onun için cephede müslümanı tek başına bırakmak caiz olmaz, bilakis bilmediği zaman onu irşad etmek, tecavüze uğradığı zaman korumak, hücuma uğradığı an müdafaa etmek ve gerektiğinde onun için savaşmak Ve işte tüm bunlar islam'ın farz kıldığı yardımlaşmanın manasına dahildir Resulullah
(sav) şöyle buyurur:
"Zalim veya mazlum olsun müslüman kardeşine yardım et Birisi: Mazluma yardım ederim fakat zalime nasıl yardım edeyim? dedi: -Sen zalimi zulmünden men edersen böylece zalime yardım etmiş olursun"(437)
Bir müslümanın zelil düşmesi sözkonusuysa bütün müslümanlann zelil düşmesi demektir Çünkü bu zillet şeref ve dostluk bağlarını koparacak, zelil düşen de ister istemez gördüğü bu haksızlığa boyun eğecek, tek başına çekilip kendisine zulüm yapanlarla arasındaki kardeşlik bağları kopulacak ve müslümanlar fert ve cemiyet olarak fert fert kalacaklardır Kardeşlik bağları kopulur, biri diğerine yalancı ve nefret gözüyle bakar ve biri diğerinin yanında küçültülür, o da elini sallayarak görmemezlikten geldiği an zelil düşmüşlerdir
Bu düşüklük müslümanları zelil ve perişan etmiştir İslâm bu aşağılık ile en çetin şekilde savaşmış öyle karanlık ve zulüm gölgelerinde durmak isteyenleri de lanetlemiştir Resulullah (sav) şöyle buyurdu : "Haksız olarak birisinin dövüldüğü yerde durmayın Çünkü, böyle bir yerde durup da zulme uğrayana yardım etmeyenin üstüne lanet yağar" (438)
Müslüman kardeşine bir kötülük ve zarar geldiği zaman onun yardımına koşmaya ve yanında olmaya çalış ki senin sayende zulüm def edilip hak da yerini bulsun Resûlüllah'dan (sav) şu hadis rivayet edildi : "Kim bir mazlumun hakkını almak için onunla yürürse kıyamette ayakların kaydığı günde Allah onun ayaklarını sıratta sabit kılar" (439)
Bu görev, cemiyette bir makam veya insanların rağbet veya korku duydukları bir mevkide isen daha da çoğalır Malın zekâtı olduğu gibi makam ve mevkiin de verilmesi gereken zekâtı vardır Allah (cc) sana böyle bir makam nasîb ettiyse, bu sadece koltuklarını şişirmene veya, zelîl düştükten sonra kibir taslamana sebep olmasın Allah (cc) böyle bir imkanı seninle bazı ihtiyâçların görülmesi için nâsîb etmiştir Sen bunları ifâ ettiğin takdirde boynundaki farz görevi ve sevabı hak etmiş olursun aksi takdirde nîmete karşı olan nankörlük ve bu nimetin zevalna ortam hazırlamış olursun Resulullah (sav)'dan şu hadis rivayet edildi:
"Allah'ın (cc) bazı insanlar yanında, müslümanların ihtiyâçlarını görmeleri için emanet olarak vermiş olduğu bazı nîmetleri vardır Bunlar müslümanların ihtiyâçlarında kullandıkları müddetçe Allah (cc) onları devam ettirir Onları müslümanların ihtiyâcında kullanmadıkları an Allah (cc) onları başkalarına devreder" (440)
İnsan makamını, insanların faydasına veya onlardan zararı defetme yolunda kullandığı takdirde ihlâs ve samimiyet ölçülerine dikkat etsin Kim bunu bir menfaat karşılığı yaparsa Allah (cc) indindeki sevabı kaybolup, bu hareketiyle haram yemiş sayılır Resulullah (sav) şöyle buyurdu :
"Kime, birine yaptığı bir iş karşılığı bir hediye verilir, o da kabul ederse, büyük günâhlardan birinin kapısını çalmış demektir" (441)
Kardeşlik adabına ters düştüğü ve onun esaslarım zedelediği için, İslâm'ın harp ilân ettiği birçok kötülük vardır Safları pekiştirip, herkesi lâyık olduğu makama oturtan esas, kardeşlik esasıdır İhvan arasında niza veya çekişmeler baş gösterdi mi, kardeşlik esası tatbikattan kalkıp herkes de te'sirini gösterir
"Şüphesiz ki mü'minler kardeştirler O halde iki kardeşinizin arasını bulun Allah'dan korkun ki merhamet bulasınız" (442)
Allah'ın Resulü (sav) mübarek hadisleriyle bu kötülüklerden sakındırmıştır Basireti olmayana, ilk bakışta bunlar basit gözükebilir Fakat iyi tefekkür edilirse bu kötülüklerin neticeleri kalpleri ürpertir, şefkat duygularını kurutur O (sav), şöyle buyurdu :
"Zandan sakının; zan, konuşmanın en yalan olanıdır, kusurları araştırmayın bu hususta kulak hırsızlığı yapmayın kötülükte yarışmayın Birbirinize hased etmeyin, buğzetmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin Allah'ın sizlere emrettiği gibi birbirine kardeş olan Allah'ın (cc) kulları olun, Müslüman Müslüman'ın kardeşidir, ona zulmetmez, onu rencide etmez, onu hakir görmez, kötülük olarak, insana Müslüman kardeşini hakir görmesi yeter Müslüman'ın kanı ırzı ve her şeyi diğerine haramdır Allah, suret ve cisimlerinize bakmaz O kalp ve amellerinize bakar Takva kalptedir Takva işte buradadır (Resûlüllah (sav) bunu söylerken göğsüne işaret etti) Haberdar olunuz Birbirinizi alışverişini bozmayın Allah için kardeş kullar olun Müslümanlar için üç günden fazla Müslüman kardeşinden uzak durması (darılması) helâl olmaz" (443)
Allah (cc) için birbirini sevenlerden meydana gelen cemiyetlerde akide kardeşliği, kan kardeşliği yerine geçer Çoğu kez iman bağı kan bağını geçer Şu bir gerçektir ki Allah (cc) için olan kardeşliğin bağları ilk Müslümanları toplamış, İslâm devletini ikâme etmiş ve sancağını dalgalandırmıştır Resûlüllah (sav) bununla kinci ve putçu hücumlarla diğer düşmanlıklara karşı koyan bir ümmeti te'sis etmiştir Bu ümmet büyük bir mücâdeleden sonra sağlam temel ve yüce sütunlarla ortaya çıktı Onun düşmanları helak olup yok oldular Her şey zıddı ile bilinir Asrımızda yahudilerin batıl bir dava etrafında toplanmaları, kendileri için devlet kurma arzulan, tüm servet, şan ve ilk vatanlarını terkederek Doğu ve Batı'dan göçüp mukaddes topraklara yerleşmeleri Evet bütün bunlar yahudilerin 1400 yıllık batıl inançlarından kaynaklanan ideolojilerinin kalıntılarıdır Bu kin, müslümanlar'ın ilk İslâm devletlerini kurmak için seçtikleri ve her yerden akın ederek hicret ettikleri Medine kentine yerleştikleri zamandan beri devam etmektedir
İslâm'a kucak açan, dâvasını yücelten Medine şehri yerli ve yabancıların ilişkilerini, Allah'a (cc) iman, faziletli bir îsar, cins ve soylar arasında eşitlik, karşılıklı hürmet ve muhabbet, fazileti yayma, hakkın yüceltilmesi (sorumluluk ol'duğu için değil) sadece Allah (cc) rızası için iyiliği neşretme esasları üzerinde kuruyordu Allah (cc) şöyle buyurur :
"Onlardan evvel Medine'yi yurt ve iman (evi) edinmiş olan kimseler kendilerine hicret edenlere sevgi beslerler Onlara verilen şeylerden dolayı göğüslerinde bir ihtiyaç "meyli" bulmazlar Kendileri de farklı ihtiyaç içinde olsalar bile onları öz canlarından daha üstün tutarlar" (444)
İşte bunlar, geçici dünya menfaat ve gayeleri için olan kardeşlik değil gerçek kardeşliğin ye Allah (cc) rızası olan akide kardeşliğinin alametleridir İslâm'ın kardeşlik talimatı kimseyi rahatsız etmemeye riayet ediyordu Bir Müslüman'ın kardeşinin huzursuz olmasına sebebiyet vermesi veya onu korkutacak şekilde işarette bulunması caiz değildir Resûlüllah (sav) şöyle buyurur :
"Müslümanın Müslümanı korkutması helâl olmaz" (445) Şu hadis te Resûlüllüh'tan rivayet edilir
"Kim haksız olarak Müslüman kardeşine onu korkutacak Şekilde nizâ ederse Allah (cc) onu kıyamet gününde korkutur" (446)
Müslüman'ın eziyet ve zulüm görmesine sebebiyet veren Şeyler İslâm'da büyük cinayet sayılırken bizzat ona eziyet veya zulüm etmek nasıl olur? Resûlüllah (sav) buyurdu ki:
"Kim; ana, baba, kardeşi olsa bile, kardeşine demir ile işaret ederse vazgeçinceye kadar melekler ona lanet eder" (447) "İşte bu tavsiyelerle kardeşlik tam bir teminâttı öyle ki, cemiyete huzur ve sükûnu bu şekliyle yayabildi İşte bu kardeşliğin sağlam temelinden dolayıdır ki islâm sert bir şekilde kibir ve övünmeyi haram kılmıştır Aynı ana baba ve aynı dine bağlı olmanın şuuruna erenleri hiçbir dünya menfaati düşman kılamaz Üstünlüğün takvada takvanın da kalpte, kalplerinde sırrını Allah'tan başka kimsenin bilemeyeceğini anlayan bir toplumda batıl olan övünmenin yeri yoktur Resûlüllah (sav) şöyle buyurdu :
"Allah (cc) bana tevazuda bulunmanızı ve hiç kimsenin diğerine karşı kibirlik taslamamasını vahyetti" (448)
İslâm yeryüzünde yükselmek için şeytanın oyununa gelip kardeşlerine kibir taslamaktan insanları korkutmuştur Şöyle ki : O, yükselmek isteyenlerin kıyamet gününde koltuklarını şişirdikleri nisbette, küçük düşüp ayaklar altında ezilen zerreler olacaklarını beyân etmiştir Bu konudaki hadis şöyledir:
"Mütekebbirler kıyamet gününde adamlar şeklinde olan zerrecikler halinde haşrolacaklardır ki onları her taraftan horluk kaplayacakdır" (449)
Kardeşlik bağlarını kibir, insanları hakir görme ve onları küçük düşürme hasletleri yırtar Tüm bunlar çirkin gaflet ve koyu cehaletin semereleridir Zayıf kimseye sataşmak yerine yardım etmek, şaşkın kimseye de, gülmek yerine yardımcı olmak gerek Birine belâ isabet edip bir kötülük işittiğinde bir müslümandan beklenen en son durum, sadece bu kötü duruma veya belanın onun küçük görülmesine sebebiyet vereceğini ta'kib etmesidir "Ey iman edenler! Bir kavim diğer bir kavim ile alay etmesin olur ki (alay edilenler) Allah indinde kendilerinden daha hayırlıdır Kadınlar da kadınları (eğlenceye almasın) olur ki onlar kendilerinden daha hayırlıdır" (450) Hasan Basri'den rivayet edildi: "Muhakkak ki insanlarla alay edenlere cennette bir kapı açılacaktır Onlardan birine : "Haydi gir" denilecek O da zahmet ve sıkıntı içinde gelecektir Tam kapıya geldiğinde, kapı üstüne kapanır Sonra ona bir kapı daha açılır Ona : "Gir, gir" denilecek yine binbir türlü zahmet ve sıkıntı içinde geleceğinde kapı kapanır Bu durum onlardan birine cennet kapısı açılıp "gir" denildiğinde ümitsizlikten ona girmeyeceği bir ana kadar devam eder" (451)
İşte istihza edenlerin cezası budur Bu ceza, yaptıklarını onlara hatırlatmak ve onları azarlayıp yaptıkları amelin cinsinden bir cezadır
İslâm'ın umumî kardeşliği korumak ve yapmacık olan bölücülüğü yıkmak için başvurduğu yollardan biri de kan eşitliğini kuvvetlendirmek, tüm haklarda eşitliği sağlamak, ferdi ve umumî olarak soy sopla öğünmenin batıl olduğunu hatırlatmaktır Çünkü Hz Adem'in (as) atalığı tüm insanları bir esasta toplamıştır Bir şahsın ancak gayret ve çalışması ile kardeşi veya kendine denk olan insanlara üstünlük veya imtiyazı olabilir Bir insanın güzel bir amel ile bir imtiyazı yok ise, ataları ahiretin sultanları bile olsalar kendisine bir fayda veremeyecektir Ebu Hüreyre, (ra) Resûlüllah'ın şöyle dediğini rivayet eder:
"Kıyamet gününde Allah (cc) bir münâdiye şöyle çağırmasını emreder : "Dikkat edin Ben sizleri belli bir soyda yarattım Sizler de kendilerinize soylar edindiniz Ben sizin en değerlinizi, en muttaki olanınız kıldım Siz bundan yüz çevirip falan oğlu falanım dediniz Ben bugün sizin için esas olarak kabul ettiğim soy esasını kabul eder yüceltirim Sizin tesbit ettiğiniz soyları ise alçaltırım"(452) Bu Hadisi Şerif şu ayetin bir nevi tefsiri mahiyetindedir
"O vakit sûr üfrüldü mü, artık aralarında ne bir neseb yardımlaşması vardır ne de birbirinin halinden sorabilirler O zaman kimin hasanet tartılan ağır gelirse (işte) onlar zafere kavuşacaklardır Kimin de tartıları hafif gelirse işte kendilerini hüsrana düşürenler bunlardır Cehennemde ebedi olarak kalacaklardır"(453)
Ne gariptir ki Arablar'ın soyla övünüp ataları ile üstünlük taslamaları, İslami esasları cemiyetlerinde tatbik hususunda kendilerine galebe çalmıştı Bu mesele, geçmiş ve hazır olan durumumuz için tehlikli âfetlere sebep olmuştur
Müslümanlar arasında olan kardeşliğin muhafaza edilebilmesi için gerekli vasıtalardan biri de, onun ırk ve cins ile ilgili çekişmeleri yok etmesidir İnsanın kavim ve vatanını sevmesi normaldir Fakat bunun, Allah (cc) ile yaratıklarının unutulmasına sebebiyet vermesi asla caiz olmaz Resulullah (sav):
"En hayırlınız, bu yolda günah işlemediği müddetçe aşiretini müdafaa edeninizdir"(454) Resulullah'a (sav) ırkçılık nedir? diye sorulunca: "Haksız olarak kavmine yardım etmendir" buyurdu
İslam kardeşliği, istikâmet, ihlâs, İslâmî emirleri tatbik, bunları umumi, hususi tüm bağlara tercih etmeyi, karşılaştığı problemleri onunla çözmeyi ve İslâm'dan başka her türlü ideoloji ve davaları terketmeyi gerekli kılmaktadır

 

rojx62 is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 05-03-2007   #2
Profil Bilgileri
Standart --->: Kardeşlik



Allah razı olsunSaol

 

๒ü$ђяα is offline  
Cevapla
Tags: kardeslik


Kardeşlik ile ilgili Benzer Konular
172 Kez Görüntülendi

Kardeşlik İbadeti Dini Makaleler
Kardeşlik ibadeti Dini Makaleler
Kardeşlik bu işte :) Garip ve Esrarengiz Olaylar
Kardeşlik dua'mız Dua
Kardeşlik Payı Dini Sohbet


Saat 12:52.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553