FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Dini Sohbet
günümüzde hala bulunamayanlar
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
günümüzde hala bulunamayanlar ile ilgili Benzer Konular
176 Kez Görüntülendi
367.Günümüzde..:)
Sanal Günlük
Hala Yüreğim Sana Aç, Hala Buralar Sessiz .. !
Resimli Şiirler
Günümüzde Kaybolan Meslekler
Meslekler G-H-I
Medine'de Günümüzde Ramazan
Oruç
günümüzde kullandığımız yalanlar
Komik Şeyler (Yazı Eklenebilir)
hz mehdi as kuracağı hükümdarlığın simgesi ahit sandığı
|
Kaderde Cennet Yada Cehenneme GİdeceĞİmİz Bellİ İken Neden DÜnyaya Gelİrİz
Konu Araçları
18-04-2007
#
1
Profil Bilgileri
birol_zorlu
günümüzde hala bulunamayanlar
günümüzde hala bulunamayanlar başlıklı yazı Mumsema günümüzde hala bulunamayanlar Forum Alev
İnsanoğlunun en fazla merak ettiği kayıplar arasında ‘’Nuh’un Gemisi'’, ‘’Atlantis uygarlığı'’ ve varlığı tartışılan ‘’Kutsal Kase'’ geliyor
İşte asırlardır aranın en meşhur 5 yitik
Yeryüzünde birçok kayıp medeniyet ve kültür hazinesinin bulunması için her yıl onlarca araştırma yapılıyor
Kayıplar arasında en fazla merak uyandıranların başında Nuh’un Gemisi geliyor
Nuh’un Gemisi’ni bulmak için çeşitli tarihlerde yapılan birçok arama çalışması sonuçsuz kalmasına rağmen halen araştırmacıların en fazla ilgilendikleri kayıplar arasında ilk sırada yer alıyor
-AĞRI DAĞI’NDA MI?-
Nuh’un Gemisi’nin Ağrı Dağı’nda olduğa inananların sayısı hayli fazla
Resmi kayıtlara göre, Nuh’un Gemisi’ni aramak üzere 20 Ağustos 1829'da Ağrı Dağı’nın zirvesine ulaşan ilk araştırmacı Alman bilim adamı Frederic Parrot oldu
Parrot, Nuh’un Gemisi’nin Ağrı Dağı’nda bulunduğunu öne sürerek biri Rus, 6’sı Alman 7 arkadaşı ile zirveye ulaştıktan sonra dönüşte, gemiyi bulamadığını ama izlerine rastladığını iddia etmişti
Ağrı Dağı’na daha sonra da arama tırmanışları gerçekleştirildi
1916 yılında Vladimir Roskovski adlı bir Rus pilot, Ağrı üzerinden uçarken bir gemi kalıntısı gördüğünü iddia etmiş ve konuyu tekrar gündeme taşımıştı
11 Eylül 1959'da Milli Müdafaa Vekaletine bağlı Harita Müdürlüğünde görevli binbaşı İlhami Durupınar da Ağrı Dağı’nın 4000-4500 metre yükseklikten çekilmiş fotoğraflarını incelerken Nuh’un Gemisi’ne çok benzeyen bir oluşum var olduğunu ileri sürmüştü
Nuh’un Gemisi’ni bulmak amacıyla dağa çıkanlardan birisi de aya ilk ayak basan astronotlardan James Irwin oldu
Irwin ve arkadaşları da Nuh’un Gemisi’nin Ağrı Dağı’nda olduğunu ileri sürerek araştırma yapmış ama gemiyle ilgili somut bir bulgu elde edememişlerdi
-KAYIP MEDENİYET ATLANTİS-
Sular altında kaldığı söylenen efsanevi ada Atlantis de insanoğlunun en fazla merak ettiği ve bulunması için araştırmacıların çalışma yaptığı en önemli kayıplardan biri olarak dikkat çekiyor
İspanya’nın güney sahilleri, Girit Adası yakınları, Konya, Kıbrıs ile Suriye arasında Akdeniz’in derinleri gibi birçok değişik bölgede olduğu ileri sürülen medeniyetin izlerini bulmak için yapılan çalışmalar bıkmadan sürdürülüyor
Bugün birçok insanın varlığına inandığı Atlantis’ten ilk bahseden ise ünlü düşünür Eflatun…
Kaynak olarak Atinalı Solon’u gösteren Eflatun’a göre Atlantis, Cebelitarık Boğazı’nın batısında, Libya’dan daha büyük bir ülke
Eflatun’dan günümüze kadar gelen bilgilere göre, Batı Avrupa ile Libya’yı ezip geçen Atlantis orduları, Atinalıların gösterdiği direnç karşısında gerilemek zorunda kalır ve şiddetli bir deprem sonunda da MÖ 9600'de, bir gece içinde sular altında kalır
-KUTSAL KASE-
Dan Brown’ın ‘’Da Vinci Şifresi'’ kitabıyla gündeme gelen ve efsaneye göre, Hz
İsa’nın Yahudi ve Romalıların oluşturduğu askeri bir güç tarafından yakalanıp çarmıha gerilerek idam edilmesinden önce havarileri ile yediği son akşam yemeğinde kullandığı veya çarmıha geriliş esnasında Arimatealı Yusuf’un İsa’dan akan kanı doldurduğu bir kasenin varlığına inanlar da çoğunlukta
Vatikan’ın varlığına inanmadığı Kutsal Kase özellikle Hristiyan araştırmacıların ve hazine avcılarının geçmişte olduğu gibi günümüzde de büyük ilgisini çekiyor
Antakya’da olduğu yönünde iddiaların ortaya atıldığı Kutsal Kase’nin İstanbul’daki Çemberlitaş’ın altında bile olabileceği ileri sürülmüştü
-
KAYIP KITA MU-
İzlerine tarih içinde pek çok uygarlıkta rastlandığı ifade edilen batık Mu kıtası, insanoğlunun en büyük kayıp meraklarından birisini oluşturuyor
19
Yüzyılda İngiliz araştırmacı James Churchward kayıp kıta için Orta Amerika’da çeşitli araştırmalar yaparak, konuyla ilgili eserler kaleme aldı
Bilim dünyası Mu uygarlığının varlığına kuşkuyla yaklaşmasına rağmen, kıtanın battığı öne sürülen tarihte dünyada büyük bir jeolojik olayın yaşanması araştırmacılar için her zaman dikkat çekici bulundu
Atatürk’ün, Churchward’ın Mu kıtasıyla ilgili eserlerini Türkçe’ye çevirtmesi ve Tahsin Bey’i araştırma yapmak üzere Meksika’ya büyükelçi ataması, kayıp kıta Mu’nun Türklerin kökeni açısından da önemli olabileceği düşüncesinden kaynaklanmıştı
-HAZRETİ MUSA’NIN SANDIĞI-
Ahit Sandığı veya Tabut-u Sakine olarak adlandırılan Hazreti Musa’nın sandığı da en önemli kayıplar arasında
Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölüm Başkanı Prof
Dr
Ali Rafet Özkan, Hazreti Musa’nın kutsal kitap Tevrat’ı çoğaltarak 12 kabilesine dağıttığının, aslını ise yaptırdığı bir sandıkta korumaya aldığının bilindiğini anlatarak, şunları söyledi: ‘’Hazreti Musa’nın çeşitli eşyalarının da bulunduğu söylenen sandık, Kudüs’teki mabette koruma altına alınır
MÖ 586 Babil orduları tarafından istila edilen Kudüs’teki mabet yağmalanır ve Hazreti Musa’nın sandığı kaybolur
'’
Hazreti Musa’nın sandığının yeraltı mağaralarında saklandığı yönünde bazı görüşlerin bulunduğunu anlatan Özkan, sandığın nerede olduğu ya da akıbeti konusunda somut bir bilgi olmadığını ifade ederek, ‘’Bu sandığın Antakya’da bir mağarada saklandığı da ileri sürülüyor'’ diye konuşmus
--------------------------------------------------------------------------------
vBulletin v3
6
4, Copyright ©2000-2007, Jelsoft Enterprises Ltd
"Sana (Ey Muhammed,) Zu'l-Karneyn hakkında sorarlar
De ki: "Size, ondan 'öğüt ve hatırlatma olarak' (bazı bilgiler) vereceğim
" (Kehf Suresi, 83)
Kehf Suresi'ndeki bu ayette geçen "öğüt ve hatırlatma" ifadesi son derece önemlidir
Çünkü tarih boyunca Hz
Zülkarneyn kıssası çeşitli yorumcularca çok farklı şekillerde yorumlanmıştır
Ancak Allah, Hz
Zülkarneyn kıssasının ilk ayetinde bu kıssanın aktarılmasının hikmetlerinden bazılarını bizlere açıkça bildirmektedir: "Müminlere bir hatırlatma, öğüt verme ve hikmet bildirme
"
Hz
Zülkarneyn kıssası hakkında akla gelen bir yorum ise, bu kıssanın gelecekte gerçekleşecek o-layları anlatıyor olmasıdır
Allah katında zaman
Allah katında zaman tektir; gelecek, geçmiş ve şu an tek bir anda yaşanmaktadır
Kuran'ın bazı ayetlerinde, kıyamet gününde, cennette ve cehennemde vuku bulacak her bir detay gerçekleşmiş ve sonuçlanmış olaylar olarak bizlere anlatılmaktadır
Bu ayetlerden biri şöyledir:
"Sur'a üfürüldü; böylece Allah'ın diledikleri dışında, göklerde ve yerde olanlar çarpılıp-yıkılıverdi
Sonra bir daha ona üfürüldü, artık onlar ayağa kalkmış durumda gözetliyorlar
" (Zümer Suresi, 6)
Görüldüğü gibi ayette bildirilen olaylar geçmişte olmuş bitmiş olaylar gibi anlatılmaktadır
Oysa bunların tümü; bizim için gelecektir, henüz gerçekleşmemiştir
Dolayısıyla Hz
Zülkarneyn kıssası da geleceğe dair bir olay olup, bize geçmiş zaman olarak anlatılıyor olabilir
Allah, Kehf Suresi'nin 84
ayetinde Hz
Zülkarneyn için "
ona her şeyden bir yol (sebep) verdik" şeklinde buyurmaktadır
Burada Hz
Zülkarneyn'in gelecekte dünyanın her yerine hakim, büyük bir güce sahip olacağına işaret ediliyor olabilir
İletişim teknolojisinin rolü
Günümüzde bir ülkenin -ya da bir liderin- dünya hakimiyetinden söz edebilmek için, bu ülkenin maddi gücünün yanısıra, iletişim teknolojisine de sahip olması gerekmektedir
Bir liderin bölge bölge dolaşıp ülkeleri denetlemesi mümkün değildir
Bu nedenle liderin, merkezi bir başkentte olup, diğer bölgeleri uydu ve çeşitli iletişim araçlarıyla kontrol altında tutması çok daha akılcıdır
Nitekim Kehf Suresi'nin 95
ayetinde geçen "Rabbimin beni kendisinde sağlam bir iktidarla yerleşik kıldığı (güç, nimet ve imkan), daha hayırlıdır" ifadesiyle, Hz
Zülkarneyn'in yerleşik bir düzene sahip olduğuna işaret edilmektedir
Kıssayı bu yönde incelediğimizde her ayetin farklı bir işareti olabileceğini görürüz
Ayetlerden işaretler
- Hz
Zülkarneyn'in önce batıya, sonra doğuya gittiği, daha sonra da geriye döndüğü bildirilmektedir
Bu ayetlerde, uydu yayınında kanalların değiştirilmesine, yayında kanal değiştirdikçe Hz
Zülkarneyn'in farklı bir bölge ile iletişim kurduğuna işaret ediliyor olabilir
Ayetlerde sürekli bir "bulma"ya dikkat çekilmektedir
Hz
Zülkarneyn'in "göze"nin yanında bir kavim "bulduğundan", Doğu tarafında sözden anlamayan bir topluluk "bulduğundan" bahsedilmektedir
Bu "bulmalar" bir "arama" sonucunda oluşmaktadır ve uydu kanallarında yapılan bir "aramaya" bakıyor olabilir
- Ayetlerde Doğu tarafındaki halk için "güneşi kendilerine siper edinmemiş" denmektedir
Eğer bu bilgileri iletişim teknolojisini göz önünde bulundurarak yorumlarsak, iki farklı işaret olduğunu düşünebiliriz
Hz
Zülkarneyn uydu aracılığıyla bu bölgeleri izliyor ve onlar hakkında istihbarat elde ediyor olabilir
(En doğrusunu Allah bilir) Ayrıca bu ifade ile ahir zamanda pek çok alanda kullanılacak olan enfraruj teknolojisine de işaret ediliyor olabilir
Günümüzde enfraruj kameralar tıp, adli tıp, meteoroloji, kriminoloji, istihbarat, endüstri gibi pek çok alanda kullanılmaktadır
İnsan vücudu da bu kameralar aracılığıyla tüm detaylarıyla incelenebilmektedir
Ayetlerde Hz
Zülkarneyn'in hitap ettiği bildirilen topluluk ise, onlara uydu aracılığı ile ve televizyon yayını sayesinde hitapta bulunuyor olabilir
Bu şekilde dünyanın her yerindeki insanların şikayetlerini ve ihtiyaçlarını öğrenip, daha sonra hakim olduğu bu bölgeleri talimatla yönetmesi mümkündür
- Ayetlerde geçen Yecüc ve Mecüc'ün bozgunculuğu klasik anlamda bir terör ya da anarşi olayı olabileceği gibi, yayın aracılığıyla yapılan bir bozgunculuk da olabilir
Diğer yayınları engelleyip, sadece kendileri bozgunculuk amaçlı bir yayın yapıyor olabilirler
Hz
Zülkarneyn de bu yayını farklı yöntemlerle engellemiş, böylece bozgunculuğun önüne geçmiş olabilir
Örneğin ayette söz edilen demir ve bakırı kullanarak, bir elektromanyetik alan oluşturmuş, bu şekilde radyo ve televizyon yayınlarını bozmuş olabilir
Nitekim elektromanyetik kaynaklardan biri olan trafo, demir çekirdek etrafına bakır iletken sarılarak elde edilmektedir
Bu elektromanyetik alan çok güçlü olduğu takdirde radyo ve televizyon yayınlarını bozabilir
Bir diğer ihtimal ise çok büyük, kitlevi bir uydu anteni yapımına işaret edilmiş olmasıdır
Antenin büyük olmasının sebebi ise Yecüc ve Mecüc'ün yeryüzündeki tüm yayınları çalışmaz hale getiren bozucu etkisini aşabilmek için olabilir
Antenlerin yüzeyleri, genel olarak daha ucuz ve hafif olan alüminyumdan yapılır
Ancak antenin iletkenliğini artıracak en ideal malzeme aslında alüminyum değildir
Bakır, çok daha ideal bir iletkendir
Bu bakımdan bakır tercih edilmiş olabilir
Ancak bu kadar büyük bir antenin bakır plakalarla kaplanması da akılcı değildir
Bunun yerine antenin yüzeyi eritilmiş bakırla kaplanırsa, hem kalıcı bir çözüm olur, hem de tek parça pürüzsüz bir yüzey elde edilerek antenin olabilecek en yüksek performansta çalışması gerçekleştirilir
Karşıt yayın yoluyla ya da elektromanyetik alan oluşturarak yapılan bu seti, görünmez bir engel olarak ifade etmek mümkündür
Nitekim bazı İslam alimleri Kehf Suresi'nin 93
ayetinde geçen ifadeyi "seddeyn" değil "süddeyn", Kehf Suresi'nin 94
ayetinde geçen ifadeyi ise "sedd" değil, "südd" şeklinde okurlar
Eğer "sedd" şeklinde okunursa bu "gözle görünen engel" manasına gelirken, "südd" şeklinde okunursa "gözle görülmeyen engel" anl----- gelmektedir
(En doğrusunu Allah bilir)
n Ayette geçen "Böylelikle, ne onu aşabildiler, ne onu delmeye güç yetirebildiler" (Kehf Suresi, 97) şeklindeki ifade de buna işaret ediyor olabilir
Çünkü bu büyük antenin yayınını engellemek isteyen Yecüc ve Mecüc'ün ya bu yayının üzerine çıkabilmeleri ya da bu yayını delmeleri gerekmektedir
Uluslararası literatürde korsan yayınların herhangi bir yayının arasına girerek, illegal yayın yapmasına da "yayın delme" adının verilmesi manidardır
Bu yorumla değerlendirildiğinde "hemen hiçbir söz anlamayan" tabirinin de yapılan uydu yayınını, bazı zamanlar kavrayamayan bir kavme işaret ettiği düşünülebilir
Bu kavim yayının bozulduğu anlarda sözü anlayamıyor, sonra yayın düzeldiğinde de makul olarak hemen kavramaya başlıyor olabilir
(En doğrusunu Allah bilir
)
Müslümana düşen sorumluluk öğüt alıp düşünmektir
Buraya kadar verdiğimiz birkaç örnekle Kehf Suresi'nde Müslümanlara bildirilen çeşitli hikmetler, hatırlatma ve öğütler üzerinde durduk
Rabbimizin, "
Allah'ın size verdiği nimeti ve size öğüt olarak indirdiği Kitab'ı ve hikmeti anın
" (Bakara Suresi, 231) ayetiyle bildirdiği hükmü gereği Kehf Suresi'ndeki ayetlerin bazı hikmetlerini açıklamaya çalıştık
Ayetlerde bildirilen bu hikmetleri anlamaya ve her an yaşamaya çalışmak, aynı zamanda insanlara da anlatmak, tüm Müslümanlar için bir sorumluluktur
Allah Kuran'da şu şekilde buyurmaktadır:
"Andolsun, onların kıssalarında temiz akıl sahipleri için ibretler vardır
(Bu Kur'an) düzüp uydurulacak bir söz değildir, ancak kendinden öncekilerin doğrulayıcısı, her şeyin 'çeşitli biçimlerde açıklaması' ve iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve rahmettir
" (Yusuf Suresi, 111)
Kehf kıssasında, bir öğüt ve hikmet gözüyle okuyan her insan için, ihlas, itaat, kadere teslimiyet, dünya hayatının geçiciliği, Allah'ın zamandan ve mekandan münezzeh olması, özel ilimle desteklediği kulları, Allah'ın ayetlerine karşı büyüklenenlerin uğrayacağı son ve iman edenleri bekleyen müjdeli gelecek gibi pek çok konuyla ilgili çok önemli tefekkürler bulunmaktadır
Kehf Suresi aynı zamanda iman edenler için bir müjde de içermektedir
Bu müjde, Peygamberimizin de hadislerinde bildirdiği, kutlu bir dönem olan ahir zamanın yaklaşmasıdır
Kehf Suresi bu açıdan bakıldığında, İslam'ın ahir zamanda geçireceği başlangıç, gelişme ve Hz
İsa'nın gelişi ile birlikte sonuçlanacak olan hakimiyet dönemlerine işaret etmektedir
(Harun Yahya, Kehf Suresi'nden Ahir Zamana İşaretler)
Dantel
Mumsema
Frmacil
Tags
:
bulunamayanlar
,
gunumuzde
,
hala
günümüzde hala bulunamayanlar ile ilgili Benzer Konular
176 Kez Görüntülendi
367.Günümüzde..:)
Sanal Günlük
Hala Yüreğim Sana Aç, Hala Buralar Sessiz .. !
Resimli Şiirler
Günümüzde Kaybolan Meslekler
Meslekler G-H-I
Medine'de Günümüzde Ramazan
Oruç
günümüzde kullandığımız yalanlar
Komik Şeyler (Yazı Eklenebilir)
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
04:55
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553