FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Dini Sohbet
Mekke DÖnemi
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Mekke DÖnemi ile ilgili Benzer Konular
153 Kez Görüntülendi
Peygamberligi Ve Mekke DÖnemi
İslam Tarihi
Mekke Resimleri
Wallpaper / Resim
MekKe ResimLeri
Mekke Medine Resimleri
Mekke Resimleri
Hac
Mekke S40 Teması
Nokia Series 40 Temaları
Hazret-i Ömerin MÜslÜman Olusu
|
HabeŞİstan Hİcretİ
Konu Araçları
22-04-2007
#
1
Profil Bilgileri
Kobe23
Mekke DÖnemi
Mekke DÖnemi başlıklı yazı Mumsema Mekke DÖnemi Forum Alev
Mekke Cahiliye ortamında Hz
İbrahim'in soyundan gelen ve onun Hanif dinini takip eden bir aileden doğan Hz
Muhammed'in, kırk yaşında putperest toplumu gerçek dine davet etmesi için peygamberlikle görevlendirilmesiyle birlikte ona inanan ve inanmayan insanların 13 yıl boyunca kendi dinlerinin savaşımını verdikleri ve nihayet azınlık-güçsüz müslümanların
k
endi yurtları olan Mekke'den Medine'ye hicret etmeleriyle kapanan bir dönemin adı; Miladî 610-623 yılları arasında geçen İslâmî tebliğin ilk dönemi
Mekke döneminin sonu, aynı zamanda Hicrî yılın başlangıcıdır
Hz
Muhammed'in peygamberlikten önceki hayatı Mekke Dönemi içerisinde değerlendirilmez; Mekke Dönemi Hz
Peygamber'in peygamberliğiyle başlar
Toplumunun cahilî yaşantısından uzak kalmak ve gerçeği düşünmek için yılın belli dönemlerinde şehirden uzaklaşan peygamberimiz yine böyle bir durumda Hıra Mağarasında iken Cebrail (a
s
)'ın okuduğu,
"Oku, Rabbinin adıyla oku
O, insanı bir kan pıhtısından yarattı
" diye başlayan Alâk suresinin ilk ayetlerini dinledi ve peygamberlikle görevlendirildi
Daha önce bir kitap verilmemiş putperest bir topluma kendisine gelen bu gerçeği anlatma görevi ile görevlendirildi
Kendisi o toplumda sevilen, güvenilen, asil ve emin biriydi
Ona, "güvenilen Muhammed" anl----- gelen "Muhammedül Emin" deniyordu
En değerli emanetler başkasına değil ona bırakılıyordu
Eşi Hz
Ha
t
ice Hz
Peygamber'in karşılaştığı bu durumu amcası Varaka b
Nevfel'e anlattı
İlâhî kitaplardan haberdar olan Varaka; "Ona gelen, daha önceki peygamberlere gelen Cibril-i Emindir, O peygamberdir
Keşke kavmi onu bu şehirden çıkardığı zaman hayatta olsam
d
a ona yardım etsem" dedi
Varaka'nın söylediği aynen gerçekleşti
Daha sonra peygamberimiz (s
a
s), Mekke'den çıkarıldı
"Ey örtüsüne bürünen! Kalk (toplumunu) korkut; Rabbini büyük bil, elbiseni de temiz tut" (el-Müddessir, 74/14) ayetleriyle birlikte Hz
Muhammed'in zorlu "Mekke Dönemi" başladı
Hz
Peygamber önce en yakın çevresini uyardı
Kendisine ilk inananlar; hanımı Hatice, kendi evinde kalan yeğeni Ali, azadlısı Zeyd, yakın arkadaşları Ebû Bekir, Osman, Talha
oldu
Çevresinde toplanan bu müslü
m
anlar da ona yardımcı olarak, herkes kendi güvendiği yakın çevresini yeni dinle tanıştırdı
Kendisine dinin ulaştırıldığı insanlardan temiz yaratılışlılar, zulme, haksızlığa, ahlâksızlığa karşı olanlar bu dine inanıyor; yerleşik düzenin nimetlerinden aşırı yararlanan hırslı, zalim, merhametsiz, ahlâken zayıf Mekke ileri gelenleri bu dine düşman oluyorlardı
Çünkü bu yeni din onların düzenini temelden değiştirmek için gelmişti
Onlar, dua etmek istedikleri zaman hiçbir şey duymayan, görmeyen, kendisine bile
yararı dokunmayan, elleriyle yonttukları putlara, heykellere el açarken; yeni gelen din şunu söylüyordu: "Her şeyi yaratan, işiten, gören, dua ettiğiniz zaman size yardım edecek olan tek Allah'a yönelin; o putları terkedin
" Onlar insanları efendi-köle,
z
engin-fakir, yöneten-yönetilen, soylu-soysuz, sosyete-normal vatandaş, siyah-beyaz kadın-erkek şeklinde gruplara bölüp bir kısmım diğerlerine üstün tutarken; yeni din, bütün insanların tek bir candan yaratıldığını, üstünlüğün ancak kalplerdeki iyilik duyg
u
su ve Allah korkusuyla elde edilebileceğini ilân ediyordu
Onlar, kız çocuklarını utanç verici bir leke olarak görürken, yeni din; kadınlara iyi davranılmasını emrediyordu
Onlar zayıf insanları köleleştirip pazarlarda satarken, kölesini bir hayvan gibi g
ö
rür zevki için ona işkence yaparken, yeni din; "köleleriniz kardeşlerinizdir, kendi yediğinizden onlara da yedirin, giydiğinizden onlara da giydirin; başınıza bir siyah köle bile emir seçilirse ona itaat edin" diyordu
Kısaca yeni din toplumu her türlü bağdan kurtarıp, inananlara Allah'ın önünde kardeş olarak secde etmelerini emrediyordu
GİZLİ TEBLİĞ DÖNEMİ
İslâm Mekke'de önceleri gizlice yayıldı
Güvenilir dostlar arasında konuşuldu ve kendisine bir taban oluşturdu
Bu dönem üç yıl sürdü
Davet gizli olmasına rağmen bu yeni dinin haberi kulaktan kulağa öyle yayıldı ki Mekke'de İslâm'ın konuşulmadığı tek ev kalmadı
Hatta Mekke dışına da taştı ve civar köylerden birinde oturan Ebû Zer el Gıfarî de bu yeni dini duydu ve hemen Mekke'ye gelerek Hz
Peygamber'
i bulup müslüman oldu
TEBLİĞİN AÇIKTAN YAPILMASI
"Yakın akrabanı uyar, müminlerin sana tâbi olanlarına himaye kanatlarını indir
Şayet sana karşı çıkarlarsa onlara şöyle de: Ben sizin yaptıklarınızdan tamamen uzağım
" (eş-Şuarâ, 26/214-216) ayetleriyle birlikte açık davet dönemi başladı
Hz
Peygamber ailesi olan Haşimoğullarını bir yemeye davet etti ve kendisine gelen gerçeği onlara açıkladı
Ancak müşrikler alay ederek dağılıp gittiler
Hz
Peygamber, başka bir gün Safâ tepesine çıkarak bütün Mekkelilere
toplanmaları için çağrı yaptı
Toplandıklarında onlara şöyle sordu: "Ey Kureyş! Size; Şu tepenin arkasında bir düşman ordusu var ve hemen üzerinize saldıracak' desem inanır mısınız?" Verdikleri cevap: "Evet inanırız, çünkü senin yalanını duymadık" oldu "O
halde haberiniz olsun ki, ileride büyük bir azap günü var
" Topluluktan bir ses yükseldi: "Günümüzü zehir ettin! Bizi bunun için mi çağırdın?
" Ve toplantı yine dağıldı
Yeni dinle eski din arasında şiddetli bir mücadele başladı
Artık Mekke'de Lâ ilâhe illallah demek büyük bir suçtu
Aileler parçalandı
Bu mücadele sadece şehirde değil evlerde de vardı
Baba müşrik, çocuk müslüman; koca müslüman, eş müşrik
Ardından, evden kovulmalar, boşanmalar, evlâtlıktan reddedilmeler, hapsetmeler, baskılar, dayak
,
işkenceler başladı
Bu ortamda Peygamber'in önderliğindeki müslümanlar, Erkam b
Ebil-Erkam'ın evini kendilerine merkez yaptılar ve geceleri orada buluşmaya başladılar
Orada yeni din öğreniliyor; yeni gelen ayetler ezberleniyor; namaz kılınıyor; evinden
kovulan, aç kalan, işkenceye uğrayan müslümanlara kanat geriliyordu
Ama en çok da sabır öğretiliyordu
Çünkü bir günlük değildi işkence
Yeni dinin egemen olması halinde eski konumlarını yitireceklerini iyi bilen Mekke eşrafı bu gidişe dur demek için yeni taktikler geliştiriyordu
Önce alay ettiler; "Bizim gibi soylu, zengin kişiler varken Allan buna mı vahiy verdi" dediler
Ardından, alay ve eğlenceye rağmen müslümanların sayısında artış olduğunu görünce iftiraya başladılar: "Bunun söylediği şiirdir, bu
a
dam şâirdir, kâhinlik yapıyor
Buna bir şeyler öğreten vardır; ondan aldığı bilgileri bize aktarıyor; Aslında bunun söyledikleri Yahudi ve Hristiyan din adamlarından öğrenilmiş bilgilerdir
" İftiralarına aslında kendileri de inanmıyorlardı
Çünkü onlar, M
u
hammed'i çok iyi tanıyor ve onun şâir, kâhin, nakilci olmadığını biliyorlardı
Bunu herkes bildiği için de İslâm'ın yayılışı devam etti ve kendi adamlarından bir kısmı daha müslümanların safına katıldı
Mekke'nin parlamento binası durumundaki Darün Nedve'
d
e toplanan Mekke büyükleri yeni politikalar ürettiler ve Hz
Peygamber'e geldiler
Barış görüşmeleri yapmak için teklifleri kendilerince cazipti: "Ya Muhammed, senin derdin ne? Toplumumuzu darmadağın ettin
Eğer zenginlik istiyorsan, sana istediğin kadar
m
al toplayalım
Amacın yönetici olmaksa, seni kendimize önder yapalım, kral seçelim
Kadın istersen Mekke'nin en güzel kızlarını sana verelim
Bu işten vazgeç, istediğini verelim
Ama Hz
Peygamber onlara karşı net bir tavırla şöyle buyurdu: Değil onları,
b
ir elime ay'ı diğer elime güneşi verseniz ben bu davadan asla vazgeçmem
Çünkü ben bunu kendi isteğimle, arzuma göre yapmıyorum
Bunu Allah isliyor" Müşrikler yeğenini ikna etsin diye araya amcası Ebû Tâlib'i koydular
O da aynı teklifle geldi; ama karar
k
esindi
Mekke yöneticileri Ebû Tâlib'e bir uyarı yaptılar: "Bundan sonra Muhammed'i himaye etmekten vazgeç, onunla aramızdan çekil
" Ama Ebû Tâlib akrabalık bağlarını korumakta kararlı idi: "Sen işine bak oğlum
Ben hayatta olduğum sürece sana kimse hiç b
i
r zarar veremez
" Ebû Tâlib iyi niyetli idi, ama müslümanların tamamını korumaya onun gücü yetmiyordu
Üstelik müslüman da olmamıştı
Müslümanlar, Peygamberimizin amcası Hz
Hamza ve bir müddet sonra da Hz
Ömer'in müslüman olmasıyla biraz daha güçlendile
r
Ancak işkence sürüyordu
Kabilesi veya kendisi güçlü olan müslümanların dışında herkes eziliyordu
Özellikle : köleler; bunlardan bir aile, Yâsir ailesi İslâm'ın ilk şehitleri oluyordu
Hz
Peygamber müslümanların bu işkencelerden kurtulabilmesi için Mekke'yi terketmelerine izin verdi ve onları "Orada bir hükümdar var, kimseye haksızlık ettirmez; orası emin bir yerdir
Allah başka bir kapı açıncaya kadar oraya gidin" diyerek Habeşistan'a gönderdi
Ve, 11 erkek dört kadın Habeşistan'a göç ettiler
Ancak g
ö
çe katılanlar daha ziyade güçlü müslümanlardı
Amaç, müslümanlara iyi bir üs hazırlamak ve İslâm'ı yaymaktı
Habeşistan'a hicret edenlerin orada iyi karşılandıkları haberi Mekke'ye ulaştığında Mekkeliler telâşlandılar
Bu arada bir söylenti çıkarıldı: "Bü
t
ün Mekke müslüman oldu
" Bu haber Habeşistan'a ulaşınca muhacir müslümanlar geri döndü; ancak Mekke yakınında gerçeği öğrendiklerinde bir kısmı tekrar Habeşistan'a dönerken bir kısmı da gizlice Mekke'ye girdi
Bir süre sonra Mekke'den daha büyük bir kafile
İkinci Habeşistan hicretine katıldı
Bunlar yetmiş üç kişi idiler
Mekke müşrikleri İslâm'ın orada güçlenmesinden endişelenerek gidenleri geri getirmek için hazırladıkları değerli hediyelerle birlikte iki elçilerini Habeşistan Necaşisine gönderdiler
Elç
i
ler Necaşinin huzuruna çıktıklarında önce hediyeleri verdiler
Sonra da isteklerini açıkladılar: "Şehrimizden ülkene kaçan bir grup insan var; onları bize geri vermeni istiyoruz
" Necaşi kendisine sığınan insanların görüşünü almadan evet diyemeyeceğini sö
y
ledi ve müslüman muhacirler saraya çağrıldı
' Orada bir konuşma yapan Hz
Peygamber'in amcasının oğlu Cafer; kendilerinin köle olmadıklarını, suçlu olmadıklarını, özgür birer insan olarak buraya geldiklerini söyledi ve bu elçilerin hangi hakla kendilerini
geri götürmek istediğini sordu
Cafer şöyle konuştu: "Biz, cehalet içinde yüzen, putlara tapan, güçlünün zayıfı ezdiği bir topluluktuk
Cenab-ı Allah aramızda kendisine güvendiğimiz bir peygamber gönderdi
O bizi tek Allah'a ibadet etmeye çağırdı
Doğru s
ö
ylemeyi, verdiğimiz sözü tutmayı, akrabalık bağlarına ve komşuluk haklarına saygı göstermeyi, kötülükten ve kan dökmekten sakınmayı emretti
Biz de ona ve getirdiklerine inandık
Bu yüzden halkımız bize düşman oldu; dinimizden döndürmek için işkence yaptı
Biz de senin ülkene sığındık
" Necâşi'nin, Hz
İsa hakkında ne düşündüklerini sorması üzerine Meryem Suresinden bir bölüm okudu
Necâşi okunan ayetlerin ilâhî bir kaynaktan geldiğini anladı ve şöyle dedi: "Bu, İsa'nın getirdiği ile aynı kaynaktan geliyor
" Kureyşli elçilere de; "Gidebilirsiniz
Çünkü, Allah'a yemin ederim ki onları size teslim etmeyeceğim" dedi
Mekkeli elçiler hediyeleri de kabul edilmeyerek gerisin geriye gönderildi
Habeşistan'a hicret eden bu müslümanların bir kısmı Medine'ye hicret'e
kadar orada kaldı ve daha sonra Medine'de kurulan İslâm devletine hicret ederek Medine'ye geldiler
Mekke yöneticileri uyguladıkları yaptırımlardan sonuç alamadılar
Üstelik Hz
Hamza, Hz
Ömer gibi güçlü müslümanlar putları hiçe sayarak açıktan açığa Kâbe'de namaz kılmaya da başlamışlardı
Nihayet en önemli kararı aldılar: "Bundan sonra Muhammed'in kabilesi Haşimoğulları ile tüm ilişkiler kesilecek, onlarla alışveriş yapılmayacak, kız alınıp verilmeyecekti
Bu uygulama Haşimoğulları Muhammed'i reddetsin v
e
ya Muhammed bu peygamberlik iddiasından vazgeçsin diye başlatılmıştı
" Bu sözleşmeyi her kabîlenin reisi imzaladı ve Kâbe'nin duvarına astılar
Ancak ayrı gibi görünen kabîleler arasında kız alıp vermelerle yeni akrabalıklar oluştuğu için Haşimoğulları ka
b
îlesi yalnız kalmadı ve boykotçu kabîlelerin bazı üyeleri gizliden gizliye yardımlarını sürdürdüler
Boykot tam olarak uygulanamadı ama müslümanlar çok zor anlar da yaşadılar
Öyle ki kurumuş deri parçalarını, ot ve ağaç kabuklarını yemek zorunda kaldılar
Akrabalık bağlarına çok önem veren Mekkeliler için bu boykot kararı yüz kızartıcıydı; ama bu bir din savaşıydı ve üst düzey yetkililere göre yapılmalıydı
Ancak, üç yıl süren bu boykotun müslümanlarda bir gevşeme meydana getiremediğini gören müşriklerin
b
ir kısmı zaten istemeyerek katıldıkları bu boykotun kaldırılmasını istediler ve Kâbe'ye astıkları anlaşma metnini oradan kaldırttılar
Müşrikler aynı zamanda bir mucizeye de tanık oldular: "Allahım senin adınla" yazısı dışında bütün kâğıt, kurtlar güveler
tarafından yenmişti
Bu mucize üzerinde olumlu bir etki yapmadı
Boykotun kaldırılmasıyla birlikte müslümanlar biraz rahatladılar
Ancak Peygamberimizin hanımı Hz
Hatice ve amcası Ebû Tâlib'in ardarda gelen vefâtları, müslümanları hüzne boğdu
Bu yıla da
h
a sonra "Hüzün Yılı" adı verildi
Peygamber de artık müşriklerin fiili saldırılarına uğruyordu: Başına toz toprak attılar, Mescitte namaz kılarken üzerine işkembe koydular, dövdüler
Dantel
Mumsema
Frmacil
22-04-2007
#
2
Profil Bilgileri
Kobe23
--->: Mekke DÖnemi
HZ PEYGAMBER YANINA EVLÂTLIĞI ZEYD'I ALARAK KOMŞU ŞEHIR TAIF'E GITMESI
Hz
Peygamber yanına evlâtlığı Zeyd'i alarak komşu şehir Taif'e gitti
İslâm'ı onlara da duyurmak istedi
Çünkü o sadece Mekkelilere değil âlemlere rahmet olarak gönderilmişti
Ama orada da aynı karakterde insanları buldu
Kendilerine gelen bu misafiri alaya
aldılar; ayak takımını kışkırtarak onu şehirden çıkana kadar taşlattılar
Kan içinde geri döndü
Ancak, kendi şehrini bir defa terkeden kişi bir başkasının himayesinde olmaksızın geri dönemezdi
Bu yüzden Hz
Peygamber de Mekke'ye müşrik Mut'im'in himâyes
inde girdi
Mekke'de zulüm dinmemişti, Resulullah, İslâm'ı civar kabîlelere de anlatıyor ve her geçen gün müslümanların sayısı artıyordu
Hıra'da Cebrail'in "Oku
" emrinden bu güne on yıl geçti
Ve bir gece Hz
Peygamber Allah tarafından Mekke'den alınıp Kudüs'e, oradan da göklere çıkarıldı
"Kulu Muhammed'i geceleyin Mescidi Haram'dan alarak, ayetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götüren Allah'ın şanı yücedir
Allah işitendir, görendir" (el-İsrâ, 17/1)
Mirac, denilen b
u
olayda, Hz
Peygamber, anlamakta zorluk çekeceğimiz ama Allah'ın bildirmesiyle iman ettiğimiz bir çok mucizelerle karşılaştı
Sidretül Münteha (göklerin en uç noktasına)'ya kadar yükseldi
Kendisine Cennet ve Cehennem gösterildi ve bazı emirler ve İslâm'ın bir kısım kuralları verildi
Beş vakit namaz da bu gece farz kılındı
Peygamberimiz sabahleyin bu olayı anlattığında Mekkeliler, onun delirdiğine hükmederek sevinç haberini birbirlerine yaydılar
Bazıları da müslümanlara koştu bu müjdeyle; "Sizinki göğe çıkmış" demek için
Hz
Ebû Bekir'e de geldiler, ama o beklemedikleri bir cevapla karşılaştılar: "Bunu o söylediyse doğrudur"
BİRİNCİ VE İKİNCİ AKABE BİATI
Cahiliye Arapları her yıl hac mevsiminde Kâbe'de toplanır haccederlerdi
Bu mevsimde Mekke'de ticaret için panayır da kurulurdu
Yine böyle bir hac mevsiminde Hz
Peygamber Mekke dışından gelen insanları tek tek dolaşarak İslâm'ı anlatıyordu
Medine'den gelen bir grup insana da anlattı ve onlar müslüman oldular
Bunlar Medine'ye altı müslüman kardeş ol
arak döndüler
Kısa sürede Medine'de İslâm duyuldu ve her evde konuşulmaya başlandı
Medine'de iki büyük kabile yaşıyordu; Evs ve Hazrec Medine'de ayrıca Yahudiler de vardı
Medineliler Yahudilerle temasta olduklarından, yakında bir peygamberin çıkacağını biliyorlardı
Bu yüzden İslâm'ın yayılması Medine'de daha hızlı oldu ve Medine'li müslümanlar bir yıl sonra Mekke'ye on iki kişi olarak tekrar geldiler
Bu defa aralarında Evs ve Hazreç'in her ikisinden de müslüman vardı
İki düşman kabîle İslâm sayesinde
k
ardeş olabilecek, düşmanlıklar ortadan kalkacaktı
Bu on iki müslüman Mekke dışında Akabe denilen yerde geceleyin Hz
Peygamber'le bir görüşme yaptılar ve Peygamber'e söz verdiler: "Allah'a hiç bir şeyi ortak koşmayacaklar; hırsızlık yapmayacaklar, zina e
t
meyecekler, ırza geçmeyecekler, çocukları öldürmeyecekler, iftira etmeyecekler, haktan ayrılmadığı sürece Peygamber'e itaat edeceklerdi
Bunların karşılığında onlara Cennet vardı
Bu Birinci Akabe Bey'atına katılanlar Medine'ye dönerken Hz
Peygamber Habeşistan'dan yeni dönen Mus'ab b
Umeyr'i de onlarla birlikte gönderdi
Mus'ab'ın görevi, Medineli müslümanlara dinlerini öğretmek ve İslâm'ı diğer Medinelilere ulaştırmaktı
Mus'ab, Medine'de 11 ay kaldı ve hac mevsimi öncesinde Mekke'ye döndü
Resulullah'a
bir yıllık raporu şu cümleyle özetledi: "Medine'de İslâm'ın konuşulmadığı tek ev kalmadı ya Resulullah" Bir ay sonra da Medine'den yetmiş üç erkek sekiz kadından oluşan bir heyet hac münasebetiyle Mekke'ye geldi ve İkinci Akabe bey'atı gerçekleştirildi
Medine'ye döndüklerinde müslüman bir topluluk olarak sorumlulukları büyük olacağından Hz
Peygamber onları grup grup örgütledi
On iki lider seçildi; dokuzu Hazreç'li üçü Evs'li
Bu bey'atın ne anlama geldiğini içlerinden biri diğerlerine şöyle izah etti: "
S
iz, siyah, kırmızı tüm insanlara savaş açmayı göze alıyorsunuz
Bu yüzden eğer mallarınız eksildiğinde ve bazılarınız öldürüldüğünde onu terkedeceğinizi düşünüyorsanız onu şimdi bırakın
Çünkü onu o zaman terkederseniz; bu, dünyada da ahirette de utanç du
y
manıza sebep olur
Fakat eğer sözünüzden dönmeyeceğinizi düşünüyorsanız onu alın; çünkü Allah'a andolsun bu, hem dünya hem de âhiret için kurtuluştur
" Onların bu derece tehlikeli sonuçlar doğuracak biatı ise şuydu: Peygamber ve müminler Medine'ye hicret
e
decekler, onlar da kendilerine gelen bu kardeşlerini sonuna kadar savunacaklardı
Hz
Peygamber'in isteği netti: "Beni, eşlerinizi ve çocuklarınızı koruduğunuz gibi koruyacaksınız
Ben sizdenim siz de bendensiniz
Sizin savaştığınızla savaşır, barıştığını
z
la barışırım
" Bütün bunların karşılığında Medineli müslümanların mükâfatı Cennet olacaktı
Bu görüşme ve biattan sonra Mekkeli müslümanlar birer-ikişer, gizli-açık Medine'ye göçmeye başladılar
İslâm'ın Medine'de güçlenip kendi kontrolleri dışında daha da gelişeceğinden korkan Mekkeli müşrikler bu göçü durdurmaya karar verdiler
Ancak bunu başaramadılar
Artık Mekke'de Hz
Peygamber (s
a
s), Ebû Bekir ve Ali dışında pek müslüman kalmamıştı
Müşrikler son kozlarını oynamaya karar verdiler
"Muhammed de Med
i
ne'ye gidip adamlarının başına geçerse vay başımıza geleceklere! Ona bu fırsatı vermeden yok etmeliyiz" deyip Hz
Peygamber'i öldürmeye karar verdiler
Ancak Cebrail (a
s)'ın bu komployu haber vermesiyle Resulullah önlemini aldı ve evini kuşatmış olan sal
d
ırganların arasından Yâsin suresini okuyarak çıktı
Allah'ın bir mucizesi olarak aralarından geçen Peygamber'i göremediler
Hz
Peygamber Mekke'deki son işleri tamamlamak üzere Hz
Ali'yi geride bırakarak yakın arkadaşı Ebû Bekir'le birlikte Mekke'yi terk
e
tti
Ancak Mekkeliler, kaçırdıkları bu adamı öldürene ya da getirene ödüller koyarak etrafa haber saldılar
Peygamberimiz ve arkadaşı Ebû Bekir üç gün Mekke yakınındaki bir mağarada gizlendi ve müşriklerin bulmaktan ümit kestikleri bir anda mağaradan çıka
r
ak Medine'ye yöneldi
Kendisini Medine'de bekleyen müslümanlara bir takım zorluklara rağmen ulaştı ve İslâm'ın "Mekke Dönemi" kapandı
"Medine Dönemi" başladı
MEKKE DÖNEMI İSLÂMI TEBLIĞIN ILK VE ZORLU DÖNEMIYDI
Bu tebliğin yöntemini bizzat Allah Teâlâ koyuyor, Hz
Peygamber de Allah'ın gözetimi ile aşama aşama bu görevi yürütüyordu
Dolayısıyla Allah Resulunun bu yönteminden alınacak önemli dersler vardır:
1) Hz
Peygamber müşrikleri öncelikle tek Allah'a kulluğa çağırıyor
Hz
Peygamber müşrikleri öncelikle tek Allah'a kulluğa çağırıyor; onun dışındaki bütün bağlardan kurtulmalarını söylüyordu
Allah'a tam bir teslimiyet olduktan sonra Allah'tan gelecek olan emirleri kabul etmek zor olmazdı
Bu yüzden Hz
Peygamber "Lâ ilâhe illallah" mesajını öne çıkardı
Çünkü toplumun en büyük sapkınlığı birden fazla ilâha tapma idi
Birçok ilâha ibadet eden topluma İslâm'ın getirdiği mesaj şuydu: "Sizin dediğiniz gibi birden çok ilâh yoktur; tek bir ilâh vardır, o da Allah Teâlâ'dır
" Buradan hareketle diyebiliriz ki,
b
ir davetçi davet edeceği toplumun en önemli hastalığını tespit edip yoğunluğu/önceliği o hastalığa vermelidir
2) Resulullah'a indirilen ayetler kâfirlerin en zayıf noktalarını yakalıyor
Resulullah'a indirilen ayetler kâfirlerin en zayıf noktalarını yakalıyor, ellerini kollarını bağlıyor, inatçı olmayanların inanmaları için ona da hiç bir neden bırakmıyordu
Meselâ, kâinat olaylarını örnek veriyor ve yontulmuş taşlara ibadet edenlere; "Her gün görüp durduğunuz bu kadar olağanüstü olayları yaratan Allah'a b
o
yun eğin" diyordu
Bu, müslümanların her dönemde kullanmaları gereken bir usuldür
3) Hz
Peygamberin getirdiği mesaj toplumda kabul edilen en güzel, en çekici bir mesajdı
Hz
Peygamberin getirdiği mesaj toplumda kabul edilen en güzel, en çekici bir şekilde sunuluyordu
Kur'an-ı Kerim şiirin revaçta olduğu bu topluma insan yeteneğini geride bırakan bir şiir üslûbuyla indirildi
4) Davet, öncelikle yakınlardan, güvenilir ,insanlardan başlanarak açıklandı
Davet, öncelikle yakınlardan, güvenilir temiz insanlardan başlanarak açıklandı
İlk anda bütün bir topluma sunulmadı
Bu da bir davanın yayılabilmesi için öncelikle kendisine sağlam bir zemin hazırlaması, öncü elemanlarını hazırlaması gerektiğini öğretiyor
Hz
Peygamber, Mekke'de fıtratı bozulmamış in
s
anları diğerlerinden ayrı tutarak davette önceliği onlara verdi
Davetçi, tanıdığı ve güvendiği insanlara gitmeli, uzun vadeli yola güvenilir olamayan tanımadığı insanlarla çıkmamalı
5) Müslümanlar zayıf oldukları dönemlerde kâfirlerin tüm baskılarına sab
rettiler
Müslümanlar zayıf oldukları dönemlerde kâfirlerin tüm baskılarına sabrettiler
Allah onlara bir müddet savaşma izni vermedi
Medine'de sağlam bir zemin hazırlandıktan sonra onlara savaş izni verildi
Gerçi müslümanlar Medine'de azınlıktılar ama artık bir cephede toplanabilmişlerdi
Mekke'de ise darmadağın ve güçsüzdüler
Savaş imkânları yoktu
Bir davanın hazırlık ve örgütlenme safhasında düşmanla fiilî çatışmaya girmeyip her türlü hazırlığını tamamlamak gerektiği sonucunu Resulullahın bu uygulam
a
sından çıkarabiliriz
6) Resulullah gizli davet döneminde dirençli elemanları çevresinde topladıktan sonra açık davet dönemini başlattı
Resulullah gizli davet döneminde dirençli elemanları çevresinde topladıktan sonra açık davet dönemini başlattı
Bu dönemde karşı tarafın bütün baskı ve işkencelerine rağmen inancından taviz vermedi
Zira bu dönem açık davet, gizli örgütlenme dönemiydi
Gündüz kâfirlerin karşısına çıkıp; "Sizin taptıklarınız kendilerine bile fayda veremez
Gelin bu yanlış yoldan vazgeçin"
d
iye onların yanlışlığını yüzlerine vuruyor; geceleyin Erkam'ın evinde gizlice toplanıp çalışma programı hazırlıyor, davetin elemanlarına taktikler veriyordu
Bu uygulama bize, İslâm dâvetinin temel özelliklerinden birini öğretiyor: Davet açık, örgütlenme
g
izli yapılır
Davet için de örgütlenme için de kâfirlerden izin alınmaz
7) Müşrikler parlemantoları durumunda olan Darün-Nedve'de toplanırlar karar alırlardı
Müşrikler parlemantoları durumunda olan Darün-Nedve'de toplanırlar karar alırlardı
Peygamberimize yaptıkları tekliflerin biri şuydu: "Bu davadan vazgeç, seni "Reis yapalım
" Resulullah taktik gereği bunu yapabilir, gücü elinde topladıktan sonra da getirdiği dini benimsetebilirdi
Ama İslâm açık bir din olduğu için Resulullah bu yola başvurmadı; işke
n
celere rağmen hakkı söyledi
Daru'n Nedve'de bir yer kapma yerine Darul-Erkam'da kendi meclisini oluşturdu
O halde İslâm davetçileri kâfirlerin kontrolündeki bir harekete katılmamalı, kendi hareketlerinin programını kendileri oluşturmalıdırlar
8) Müslüma
nların güçlü olanları Mekke'de güçsüzlerle tam bir dayanışma ortaya koymuş malını-mülkünü ortaya dökmüştü
Müslümanların güçlü olanları Mekke'de güçsüzlerle tam bir dayanışma ortaya koymuş malını-mülkünü ortaya dökmüştü
İslâm'a inananlar kardeş oldular; dünya nimetleri, zenginlikler belli ellerde, kasalarda toplanmadı
Tek gaye vardı; Allah'ın dini egemen olsun
O halde her dönemde bir davaya iman edenler kardeş olduklarının bilincinde olmalı, varlıkta ve yoklukta eşit olabilmeliler
Hedefe ulaşılana kadar
dünyalıklardan vazgeçilebilmelidir
9) Hz
Peygamber, Mekke'de hiç bir insana konumundan dolayı öncelik vermedi
Hz
Peygamber, Mekke'de hiç bir insana konumundan dolayı öncelik vermedi
Köleleri de zengin efendileri de yanına aldı; çocukları da kadınları da
Ancak İslâm'ın güçlenmesi için ileri gelen eşrafın müslüman olması için de uğraştı, hatta dua etti
Peygamberimizin bu davranışından yola çıkarak şu hükme varılabilir: Davetçi toplumunun yetenekli, üst düzey insanlarını kendi davasına kazandırmak için
ö
ncelikler verebilir
Bu da onun müstekbirlere meylettiği anlamına gelmez
10) Hz
Peygamber'e inanan müslümanlarla aileleri arasında büyük çatışmalar meydana geldi
Hz
Peygamber'e inanan müslümanlarla aileleri arasında büyük çatışmalar meydana geldi
Aile bağları yerine inanç bağı gözönünde bulunduruldu
Bu örneği benimseyen müslümanlar her zaman ve her yerde, inanç bağıyla asabiyet karşı karşıya kaldığı zaman tercihini inançtan yana koymalı varlıklı ailenin çocuğu olan Mus'ab b
Umeyr gibi gerektiğinde ai
lesini terkedebilmelidir
Müslümanların bir kısmının işkence ortamından kurtulup daha iyi bir ortamda bulunmak için Habeşistan'a hicret etmesinden şu sonuç çıkarılabilir: Müslümanlar, gerektiğinde müslüman olmasa dahi adâletli, haksızlık yapmayan insan haklarına saygı duyan bir ülkeye iltica edebilirler
Bunu yapmaları o ülkeyi dost edindikleri anlamına gelmez
11) Hz
Peygamber, Taif seferi dönüşünde Mekke'ye müşrik olan Mut'im'in himayesinde girdi
Hz
Peygamber, Taif seferi dönüşünde Mekke'ye müşrik olan Mut'im'in himayesinde girdi
Bu da Hz
Peygamber'in müşriklerin emrine girdiğini göstermez
Hz
Peygamber, dininden hiç bir taviz vermediği halde Mut'im ona bir insan olarak sahip çıkmış, Peygamber'den dini ile ilgili bedel istememiştir
Bu sadece karşılı
k
sız yapılan bir yardımdır
Bunun yanında Hz
Ebû Bekir'in benzer bir olayı vardır
İbn Daine Hz
Ebû Bekir'i himayesine alır
Ancak gizliden gizliye ibadetinde serbest olduğunu, ama açıktan açığa Kur'an okuyamayacağını söyler
O zaman Hz
Ebû Bekir onun h
i
mayesine ihtiyacı olmadığını, kendisine Allah'ın yeteceğini bildirir
Eğer Hz
Ebû Bekir olayında olduğu gibi müşrikler himaye karşılığında müslümanın inancından, ibadetlerinden vazgeçmesini isterlerse o zaman onların himayesi reddedilir
Günümüzde de kap
a
lı yerlerde (mescitlerde, evlerde) Allah'a ibadeti serbest bırakan kâfirler İslâm'ın toplum hayatına girmesini engelliyorlar
Bunu yaptıklarından dolayı müslümanlarla onların arasında bir düşmanlığın olması gerekir
MEKKE DÖNEMI, GÜNÜMÜZ MÜSLÜMANLARININ DERS ALACAKLARI BIRÇOK ÖRNEKLE DOLUDUR
Mekke döneminde inen Kur'an ayetleri daha ziyade inanç temellerini konu edinir
Mekke döneminde kâfirlerin baskısı altında ezilen, hiç bir güvencesi olmayan insanlara hukukî emirler verilmedi
Meselâ bir tesettür ayeti yoktu o dönemde
Çünkü müşriklerin insafına kalan zayıf müslüman hanımların tesettürleri çekip çıkarılabilir ve müslümanlar buna karşı birşey yapamazlardı
Allah müslümanlara uygulanma imkânı olan emirleri veriyordu
Namazı bile gizlice kılan müslümanlar
a
Allah ezan okumalarını emretmedi
Mekke, imanın olgunlaşması, gerçekten inanan insanların ortaya çıkması için bir imtihan dönemiydi
Ama artık İslâm tamamlandı
Günümüzde de müslümanların baskı altında olduğu yerleri Mekke Dönemi ile kıyaslayarak İslâm'ı
n
hukuki emirlerini yok saymak mümkün değildir
İslâm'ın ilk geliş dönemiyle bu dönem bir tutulmaz
Kur'an tamamlanmıştır; müslümanlara farz kılınan yükümlülükler kıyamete kadar geçerliliğini sürdürecektir
Müslümanlara düşen, baskı altında ezildikleri Mek
k
e Dönemini andıran zemin ve zamanlarda bütün güçleriyle İslâmı yaşamaya çalışmak ve bir an önce Medine Dönemini hazırlamaya çalışmaktır
Nefsine uyup, "Mekke döneminde yaşıyoruz" diyerek İslâmî yükümlülüklerden kaçmak çözüm değildir
Tags
:
donemi
,
mekke
Mekke DÖnemi ile ilgili Benzer Konular
153 Kez Görüntülendi
Peygamberligi Ve Mekke DÖnemi
İslam Tarihi
Mekke Resimleri
Wallpaper / Resim
MekKe ResimLeri
Mekke Medine Resimleri
Mekke Resimleri
Hac
Mekke S40 Teması
Nokia Series 40 Temaları
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
01:01
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553