FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Dini Sohbet
Bedİr Gazvesİ
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Medİne DÖnemİ
|
KaynukaoĞullari Ve Medİneden SÜrÜlmelerİ
Konu Araçları
22-04-2007
#
1
Profil Bilgileri
Kobe23
Bedİr Gazvesİ
Bedİr Gazvesİ başlıklı yazı Mumsema Bedİr Gazvesİ Forum Alev
İslâm devletinin Medine'de kurulmasından sonra müslümanlarla müşrikler arasında meydana gelen ilk savaş
Bu savaşa, yapıldığı kasabanın adıyla anılarak, Bedir Gazvesi denilmiştir
Bedir kasabası Medine'nin 120 km
kadar güneybatısında ve Kızıl Deniz sahiline 20 km
uzaklıktadır
Bedir, Mekke'den gelip Medine'den geçerek Suriye'ye kadar uzanan yol üzerinde olup, Mekke-Medine arasındaki konak yerlerinden biri idi
Bedir halkı kasabalarına uğrayan ticaret kervanlarına verdikleri hizmetler karşılığında elde ettikleri kazançlarla geçinirlerdi
Ayrıca her yıl Zilkade ayında burada kurulan bir panayır kasaba halkı
n
a önemli gelir sağlardı
Bedir kasabasının İslâm savaş tarihinde önemli bir mevkii vardır
Hz
Peygamber (s
a
s
) müşriklerle çarpışmak üzere buraya üç defa gelmişti
Birincisine ilk Bedir Gazvesi adı verilir
Savaşa henüz izin verilmediği dönemlerde Mekk
e
li müşrikler müslümanlara saldırılarına devam ediyorlardı
Fakat hicretin altıncı ayından sonra cihat izni verilince artık müslümanlar kendilerini ve İslâm devletini koruma imkânı bulmuşlardı
Bir ara müşrikler o sırada henüz müslüman olmamış olan Kürz b
Câbir'in kumandası altında bir askerî birlik gönderip Medine'nin çevresine saldırtmışlardı
Kürz ve yanındaki müşrikler Medine'nin güneyinde Cemmâ denilen yere gelip müslümanların sürülerine saldırmış ve yağmalamışlardı
Bunun üzerine Resulullah (s
a
s
)
M
edine'de Zeyd b
Hârise'yi devlet başkanlığına vekil tayin edip bir grup müslümanla Sefevan vadisine kadar ilerledi
Kürz ve adamlarını takip eden Hz
Peygamber, müşriklerin izlerine rastlamayıp Medine'ye geri döndü
Bu gazveye ilk Bedir Gazvesi adı veril
i
r
Peygamber, hicretin ikinci yılında Rabîü'l-evvel (623 Eylül) ay'ı başlarında bu sefere çıkmıştı
Müslümanların her şeylerini Mekke'de bırakıp Medine'ye hicret etmeleri müşriklerin İslâm'a ve müslümanlara olan kinlerini dindirmemişti
Hatta müslümanların Medine'de devletlerini kurup yerleşmeleri Mekkeliler'e çok ağır gelmişti
Müşrikler İslâm'ın bu başarısını hazmedemeyip mutlaka durdurmak için yollar aramağa başladılar
Hicretten önce Abdullah b
Übey b
Selül adındaki kabîle reisi Medine'de taç giyip k
r
al olmak üzere idi
Fakat akrabalarının ve destekçilerinin büyük bir kısmı müslüman olup Hz
Peygamber (s
a
s
)'i şehirlerine davet edince, artık burada bir Arap devleti değil İslâm devleti kurulmuştu
Bunu bir türlü içine sindiremeyen Abdullah b
Übey, e
t
rafındaki bazı adamlarıyla birlikte İslâm'a girdiklerini söylemişlerse de asla içten iman etmemiş, münafıklıklarını sürdürmüşlerdi
Bunu fırsat bilen Mekkeli müşrikler eski dostları olan İbn Übey'e bir mektup yazarak şöyle demişlerdi: "Siz bizimkileri barındırdınız
Ya siz Muhammed'i öldürür veya yurdunuzdan çıkarırsınız; yahut biz hepimiz toptan gelip üzerinize saldırır erkeklerinizi öldürür kadınlarınızı esir alırız
"
Hz
Peygamber ve arkadaşlarının Medine'ye gelmeleriyle krallığı engellenen Abdullah b
Übey, etrafındaki münafıklarla İslâm'ı içten yıkmağa çalışıyordu
Onun gayesi gayet açık idi
Krallık isteyen bir adam İslâm devletinde ve Peygamber'in başkanlığında barınamazdı
Münafıklar, dünya ve dünya çıkarlarının peşine takılmış müşriklerle işbirliği
yaparak, İslâm'ın Medine'deki hâkimiyet ve devletini yıkmağa çalışıyordu
Müslümanlar, müşriklerle münafıkların kurdukları bu işbirliğini haber aldılar
Mekkelilerin gönderdiği bu mektup onların ve Medine'deki münafıkların gayelerini gayet açık bir şekilde
ortaya koyuyordu
O bakımdan, müslümanlar çok dikkatli idiler
Bu düşmanlardan gelebilecek saldırıya hazırdılar
Resulullah ilk tedbir olarak, Medine-i Münevvere çevresine küçük müfrezeler gönderdi
Bu müfrezeler, Kureyş'in ticaret kervanına engel oluyor ve Medine çevresindeki kabîlelerle barış anlaşmaları yapıp, Medine-i Münevvere'nin güvenliğini sağlıyordu
Hamza b
Abdülmuttalib, Ubeyde b
Hâris ve Sa'ad İbn Ebi Vakkas (r
an
) gibi ileri gelen sahabiler, bu müfrezelerin başında görev yapmışlardı
Bunlar kan dökmemeğe dikkat ediyorlardı
Yalnız Abdullah b
Cahş (r
a
) müfrezesi Bedir'den önce düşmanla çarpışan ilk İslâm seriyyesidir
Bu hadisenin savaşılması haram aylardan Recep ayının son gecesinde olması, müşriklerin dedikodusuna sebep oldu
Bu olay ü
z
erine, haram aylarda savaşmak hakkında aâyetler nazil oldu
Bu ayetlerde, müslümanlara, cihat izninin verileceğine dair müjdeler vardı
Ve hemen ardından da savaşa izin veren ayetler geldi
"Kendileriyle savaşılan (mü'min)lere izin verildi
Çünkü onlara zulmedilmiştir
Ve Şüphesiz Allah, onlara yardım etmeğe kadirdir
" (el-Hacc, 22/39)
"Ey inananlar, korunma tedbirleri alın; bölük bölük veya hep birlikte savaşa gidin
" (en-Nisâ, 4/71)
"(Yeryüzünde) hiçbir kötülük kalmayıncaya ve din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın
Eğer vazgeçerlerse muhakkak Allah, ne yaptıklarını görmektedir
" (el-Enfâl, 8/39)
Bu ayetler, müslümanları, müşriklerden yıllarca gördükleri işkencelere karşı intikam almaya teşvik ediyor; zalimlerden, Allah'ın hâkimiyetini gasba yeltenmiş müstekbirlerden bu hâkimiyetin alınarak Allah'a iade edilmesini ve hükmün Allah'a ait olduğunun onlara gösterilmesini istiyordu
Bunun için de müslümanların gerekli tedbirler alarak ve korunarak savaşmalarını istiyordu
Bu ayetlerdeki istek e
l
bette Cenâb-ı Hakk'a aitti
Eğer insanlara ve Resule ait olsaydı zaten onlar yıllarca önce savaşmak ve zulme isyan etmek istemişlerdi
Ancak, zulme isyan Allah'ın ölçülerine ve rızasına uygun yapılmalı ve bir zulüm kaldırılırken yerine başka bir zulüm ika
m
e edilmemeliydi
İşte Medine'deki İslâm toplumu bunu anlıyordu
Müslümanlar işte bunun için müşriklerle savaşmayı göze almışlardı
Mekkeli müşrikler defalarca müslümanları tehdit edip, onlara Medine-i Münevvere yakınlarına kadar gönderdikleri çapulcu birlikleri eliyle zararlar veriyorlardı
Son zamanlarda Ebû Süfyân'ın da ortaklığıyla oluşturulan bir kervan Suriye'den mallar getirecek ve bununla müslümanlara son ve kesin darbe indirilecekti
Bunu haber alan Resulullah (s
a
s
), durumu ashabıyla istişare et
t
i
Bu kervanın Mekke'ye ulaşmasına engel olunması kararı alındı
Bu kararın uygulanması aşamasına gelindiğinde Ebu Süfyan durumdan haberdar oldu ve Damdam b
Amr el-Gifârî'yi Mekke'ye göndererek Kureyş'ten yardım istedi
Ebu Cehil bu fırsatı kaçırmak istemediğinden Kâbe'ye koştu
Müşrikleri müslümanlara karşı savaşa teşvik etti
Tellâllar çıkararak Mekke sokaklarında bağırttı
Eli silâh tutan herkes bu müşrik ve putperest orduya katıldı
Hatta Resulullah'ın müşrik olan amcası Ebu Leheb, kendisi gidemeyecek
kadar hasta olduğu için yerine ücretle bir kiralık asker gönderdi
Resulullah hicretin ikinci yılı Ramazan ayının sekizinci günü Abdullah İbn Ümmü Mektum'u Medine'de kalan yaşlı ve hastalara namaz kıldırmak üzere görevlendirdi
Yahudilerin karışıklık çıkarmasından şüphelendikleri için Ebu Lübabe'yi de Medine'de yönetimin başında vekil bıraktı
Müslüman ordusunun sayısı üçyüzbeş kişi idi
Bunların seksenüçü Muhacirlerden, altmışbiri Evs'den, geri kalanları da Hazrec kabilesinden idiler
Muhacirlerden yalnızca Osman b
Affân (r
a
), hanımı Resulullah'ın kızı Rukiye ağır hasta olduğu için Medine'de kalmıştı
Kendisi de ayrıca rahatsızdı
Müslümanların yalnız üç atları ve yetmiş develeri vardı
Bineklerine sırayla binmek zorundaydılar
Zefiran denilen yere geldiklerinde, Mekkeli müşriklerin büyük bir ordu ile üzerlerine gelmekte olduklarını öğrendiler
Biraz duraklayıp tereddüt ettiler
Çünkü onların büyük hazırlıklarla gelen Mekke ordusuna karşı koyacak kadar askerleri yoktu
Buna hazırlıklı da değillerdi
Resu
l
ullah ashabıyla yeniden istişare etti
Kervanın peşine mi düşülmeliydi; yoksa müşrik ordusuna karşı mı durulmalıydı
Allah Resulu ve Muhâcirler ordunun karşısına çıkılması taraftarıydılar
Ensâr ise, Akabe beyatında verdikleri sözle Medine' de Rasûlullah'ı koruyacaklardı
Şimdi ise Medine dışında idiler
Rasûlullah (s
a
s
) onlara reylerini sordu
Ensardan Sa'd b
Muaz şöyle dedi:
"Ya Resulullah, biz sana inandık
Allah tarafından getirdiklerinin hak olduğunu tasdik ettik
Artık siz ne dilerseniz emrediniz
Seni gönderen Allah hakkı için artık denize girersen, seninle beraber biz de gireriz
Hiç birimiz geri kalmayız
Biz düşmana karşı durmaktan çekinmeyiz
Muharebeden geri dönmeyiz
Sabrederiz ve sadakatten ayrılmayız
Bizden memnun kalacağın işler nasip etmesini Allah' tan dilerim
Hemen Allah'ın bereketini dileyerek istediğiniz tarafa yürüyünüz
"
Resulullah (s
a
s
), ashabının bu birlik ve beraberliğine çok sevindi
Allah'a hamd ile, müşriklerle karşılaşmak üzere Bedir kuyuları mevkiine doğru yola koyuldu
Ebu Süfyan, müslümanların Bedir'e gelmekte olduğunu öğrenince kervanın yönünü değiştirdi
Deniz tarafından Mekke'ye yollandı
Müslümanlar Bedir'e gelince, kervan çoktan uzaklaşmıştı
İslâm ordusu, kumluk bir araziye konakladı
Müşrikler ise Bedir kuyularını tutmuşlardı
Gece yağan yağmur, hem araziyi pekiştirdi, hem de müslümanların su ihtiyacını giderdi
Bu Allah Teâlâ'nın onlara bir yardımıydı
Daha sonra, buraları çok iyi tanıyan Habbâb b
Munzir'in teklifiyle ordunun karargâhı değiştirilip Bedir köyünün en sonundaki kuyunun yararına geçildi
Resulullah (s
a
s
) elini kana bulamak istemediğinden kendisine ordunun gerisinde bir çadır kuruldu
Çadırının kapısında Sad b
Muaz nöbet tutuyordu
Mekkeli müşrikler zırhlar içinde idi
Sayıları bin kişiye yakındı
Bunun yüz kadarı süvari yedi yüzü develi ve geri kalanı piyade idi
Bu sayı İslâm ordusunun üç katı idi
Ordular ibret alınacak bir dağılım sergiliyordu
Tarih hiç bir zaman bu derece anlamlı bir savaşa tanık olmamıştı
Bir tarafta Müminlerin dostu Ebu Bekr (r
a
), diğer tarafta müşrik saflarında yer alan oğlu Abdurrahman; bir tarafta müşrik ordusu komutanı, Utbe b
Rabia, karşısında oğlu Huzeyfe bulunuyordu
Resulullah'ın amcası Abbas ile Hazreti Zeyneb'in eşi ve Resulullah'ın damadı Ebu'l As, müşrikler
i
n arasındaydı
Akîl ise kardeşi Hz
Ali'ye karşı müşrik ordusunda yer almaktaydı
Bu sırada Ebû Süfyan'ın kervanının Mekke'ye ulaştığı haberi geldi
Ebu Süfyan müşriklere bir haber göndererek, "Siz kervanınızı korumak için harekete geçtiniz
Artık savaşmadan geri dönünüz" dedi
Ancak geri dönmek için arzulu olanlar olduysa da savaşma kararı alanlar çoğunluktaydı
Ebû Cehil, "Müslümanları öldürmeye bile lüzum yoktur
Ellerini bağlayıp onları tekrar Mekke'ye götüreceğiz ve böylece İslâm da bitecek" diyordu
B
u ordu, İslâm'ın tek ordusuydu
Eğer bu ordu ezilecek ve silinecek olursa Allah'ın hükmünü hâkim kılacak bir başka topluluk kalmayacaktı
Hz
Peygamber (s
a
s
): "Allah'ın, vadettiğin yardımını bugün lutfet
Ya Rab, bu bir avuç mücahid yok olursa, bir muv
a
hhidler bu gün telef olursa, yeryüzünde sana ibadet eden kalmayacak!" diye dua ve niyazlarına devam etti
Bu sırada da şu mealdeki vahiy gelmişti:
"Bütün bu toplananlar (müşrikler) hezimete uğrayacak ve arkalarına dönüp kaçacaklardır
" (el-Kalem, 68/45)
Resulullah (s
a
s
) kan dökülmesini istemediğinden Ömer b
el-Hattab'ı elçi olarak müşriklere gönderdi
Onlar savaş konusunda kararlı olduklarından Resulullah'ın bu şerefli elçisinin tekliflerini dinlemediler
Kur'an bir başka ayetiyle müminleri desteklem
e
kte ve Mekkeli müşriklerin cezalandırılmasını talep etmektedir:
"Onlar, (insanları, Rasülü ve mü'minleri) Mescid-i Haram'dan geri çevirdikleri ve onun velisi, bakıcısı ve koruyucusu olmadıkları halde Allah onlara neden azap etmesin? Onun velileri sadece muttakîlerdir
Fakat çokları bunu bilmez
" (el-Enfal, 8/34)
Bu harpten itibaren, Kur'an-ı Kerîm'de, girişilen bütün savaşlarda müslümanların yanıbaşında çok sayıda meleğin savaşa katıldığından bahsedilir
Ancak Bedir savaşı ötekilerden bir farklılık gö
sterir
"O zaman sen müminlere
' Rabbinizin size indirilmiş üç bin meleği ile yardım etmesi, size yetmez mi?' diyordun , "Evet, sabreder, (Allah' dan) korkarsanız, onlar hemen şu dakikada üzerinize gelseler, Rabbiniz, size nişanlı beş bin melek ile yardım eder", Allah, bunu size sırf müjde olsun ve kalpleriniz yatışsın diye yaptı
Yardım, daima galip ve hikmet sahibi Allah katındadır
" (Âli İmrân, 3/124-126)
17 Ramazan (13 Mart 624) Cuma günü sabahleyin her iki ordu Bedir kuyularına doğru ilerledi
Müslümanlar bu kuyuların başına kâfirlerden önce ulaşmışlardı
Müşriklerin tarafındaki kuyular tamamen kapatılıp tutulduysa da Hz
Peygamber (s
a
s
) düşmanın kendi tarafındaki bir kuyudan su almalarına müsaade etmiştir
Cahiliye adetlerine göre savaşı iyice kı
z
ıştırıp heyecan doğurmak için gruplar öne adam çıkararak birbirlerine meydan okurlardı
Müşrikler tarafından Esved adındaki şahıs ortaya çıkıp er istemiş, buna karşı Hz
Hamza çıkarak onu derhal öldürüvermişti
Bunun üzerine Kureyş'in ileri gelenlerinden
U
tbe b
Rabîa, kardeşi Şeybe ve oğlu Velid ortaya atıldılar
Bunların karşısına Medineli gençlerden üç kişi çıkınca, kim olduklarını sormuş ve onlara: "Siz bizim dengimiz ve muhatabımız değilsiniz, bizim kavmimiz ve kabilemizden adamlar çıksın" demişlerdi
Kureyş kâfirlerinin bu istekleri üzerine Hz
Hamza, Hz
Ali ve Ubeyde b
Hâris çıktılar
Hz
Hamza ile Hz
Ali hasımlarını derhal öldürdüler
Ubeyde ise hasmını yaralamış kendisi de yaralanmıştı
Onun yardımına koşan Hz
Hamza ve Hz
Ali (r
a
) derhal Utb
e
'yi öldürüp yaralı arkadaşlarını müslümanların karargâhına taşımışlardı
Bu mubarezelerin sonunda taraflar birbirlerine saldırıya geçtiler
İkindiye doğru müslümanlar tarihin kaydettiği büyük zaferlerden birini gerçekleştirmişlerdi
Savaş sona ermişti
Mü
s
lümanların, İslâm'ın ve özellikle Hz
Peygamber'in en büyük düşmanı Ebu Cehil başta olmak üzere müşriklerin ileri gelenlerinden çok kimse hayatını kaybetmişti
Müşriklerden tam yetmiş kişi öldürülmüştü
Müslümanlar ise on dört şehid vermişlerdi
Hz
Peyga
m
ber (s
a
s
) namazlarını kıldırdıktan sonra Allah yolunda canlarını veren bu ilk şehitleri toprağa verdi
Müslümanlar Kureyş'in ölülerini de yerde bırakmayıp açtıkları bir çukura gömdüler
Mekkeli müşriklerden bir miktar esir alındı
Ama henüz Cenâb-ı Allah esirler hakkında hükmünü bildirmemişti
Peygamberimiz bu esirlerle ilgili olarak ashabıyla istişarede bulundu
Ashabtan bazıları bunların derhal öldürülmesini teklif ederken, en yakın müslüman akrabalarının bunu infaz etmelerini tavsiye etmişlerdi
Buna
karşılık başta Hz
Ebu Bekir olmak üzere bazı sahabeler de bu esirlerin fidye karşılığında serbest bırakılmalarını teklif ettiler
Rasûlullah bu ikinci teklifi uygun buldu
Fidye ödeyemeyenlerden okuma yazma bilenlerin müslümanların çocuklarından onar kiş
i
ye okuma-yazma öğretmeleri istendi
Esirler müslümanlar arasında dağıtıldı
Hz
Peygamber onlara iyi muamele edilmesini istedi
Esirlerden elbisesiz kalmış olanlara giyecekler verildi
Bu esirler müslümanlarla birlikte ve onlarla eşit şartlar altında yemeğe oturuyorlardı
Esir alınanlardan sadece ikisi idama mahkûm edilmiştir
Çünkü bunlar Mekke'de inananlara yapmış oldukları zulümden dolayı idamı haketmişlerdi
Rasûlullah'ın, bu ilk askerî karşılaşmada gösterdiği bu insânî tutum ve davranış daha sonraki o
l
aylarda da değişmemiştir
Mekke müşriklerinin ileri gelenleri ve başkanları, Bedir'de öldürülmüştü
Ebû Süfyan ise büyük ticaret kervanının başında olduğu halde kaçıp kurtulmuş ve bundan böyle Mekke' nin başkanı olmuştu
Oğlu, kayınpederi ve kayınbiraderi Bedir savaşında öldürülen Ebu Süfyan, bunların intikamını alıncaya kadar hanımına yaklaşmayacağına, saç ve sakalını kestirmeyeceğine yemin etti
Bunun yanında karısı Hind de kendi akrabalarını öldürenleri bulup onların ciğerlerini yiyeceğine and içmişti
B
edir zaferi, siyasi-dini yapıdaki İslâm devlet ve camiasının daha da sağlam temeller üzerine oturmasını sağladı
Hz
Muhammed (s
a
s
) Bedir' de savaş başlayacağı sırada, secdeye kapanıp Allah'a yönelerek O'na, yardımını esirgememesi için dua ettiğinde o
g
ünkü durumu en güzel bir şekilde dile getiriyordu:
"Ey Allah'ım! Şayet şu küçücük ordu eriyip giderse sana (yeryüzünde) artık ibadet edecek kimse kalmayacaktır
"
Dantel
Mumsema
Frmacil
Tags
:
bedir
,
gazvesi
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
05:30
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553