Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Dini Sohbet

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             

Medİne DÖnemİ | KaynukaoĞullari Ve Medİneden SÜrÜlmelerİ
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 22-04-2007   #1
Profil Bilgileri
Standart Bedİr Gazvesİ



Bedİr Gazvesİ başlıklı yazı Mumsema Bedİr Gazvesİ Forum Alev


İslâm devletinin Medine'de kurulmasından sonra müslümanlarla müşrikler arasında meydana gelen ilk savaş Bu savaşa, yapıldığı kasabanın adıyla anılarak, Bedir Gazvesi denilmiştir
Bedir kasabası Medine'nin 120 km kadar güneybatısında ve Kızıl Deniz sahiline 20 km uzaklıktadır Bedir, Mekke'den gelip Medine'den geçerek Suriye'ye kadar uzanan yol üzerinde olup, Mekke-Medine arasındaki konak yerlerinden biri idi Bedir halkı kasabalarına uğrayan ticaret kervanlarına verdikleri hizmetler karşılığında elde ettikleri kazançlarla geçinirlerdi Ayrıca her yıl Zilkade ayında burada kurulan bir panayır kasaba halkına önemli gelir sağlardı Bedir kasabasının İslâm savaş tarihinde önemli bir mevkii vardır Hz Peygamber (sas) müşriklerle çarpışmak üzere buraya üç defa gelmişti Birincisine ilk Bedir Gazvesi adı verilir Savaşa henüz izin verilmediği dönemlerde Mekkeli müşrikler müslümanlara saldırılarına devam ediyorlardı Fakat hicretin altıncı ayından sonra cihat izni verilince artık müslümanlar kendilerini ve İslâm devletini koruma imkânı bulmuşlardı Bir ara müşrikler o sırada henüz müslüman olmamış olan Kürz bCâbir'in kumandası altında bir askerî birlik gönderip Medine'nin çevresine saldırtmışlardı Kürz ve yanındaki müşrikler Medine'nin güneyinde Cemmâ denilen yere gelip müslümanların sürülerine saldırmış ve yağmalamışlardı Bunun üzerine Resulullah (sas) Medine'de Zeyd b Hârise'yi devlet başkanlığına vekil tayin edip bir grup müslümanla Sefevan vadisine kadar ilerledi Kürz ve adamlarını takip eden Hz Peygamber, müşriklerin izlerine rastlamayıp Medine'ye geri döndü Bu gazveye ilk Bedir Gazvesi adı verilir Peygamber, hicretin ikinci yılında Rabîü'l-evvel (623 Eylül) ay'ı başlarında bu sefere çıkmıştı
Müslümanların her şeylerini Mekke'de bırakıp Medine'ye hicret etmeleri müşriklerin İslâm'a ve müslümanlara olan kinlerini dindirmemişti Hatta müslümanların Medine'de devletlerini kurup yerleşmeleri Mekkeliler'e çok ağır gelmişti Müşrikler İslâm'ın bu başarısını hazmedemeyip mutlaka durdurmak için yollar aramağa başladılar Hicretten önce Abdullah b Übey b Selül adındaki kabîle reisi Medine'de taç giyip k
ral olmak üzere idi Fakat akrabalarının ve destekçilerinin büyük bir kısmı müslüman olup Hz Peygamber (sas)'i şehirlerine davet edince, artık burada bir Arap devleti değil İslâm devleti kurulmuştu Bunu bir türlü içine sindiremeyen Abdullah b Übey, etrafındaki bazı adamlarıyla birlikte İslâm'a girdiklerini söylemişlerse de asla içten iman etmemiş, münafıklıklarını sürdürmüşlerdi Bunu fırsat bilen Mekkeli müşrikler eski dostları olan İbn Übey'e bir mektup yazarak şöyle demişlerdi: "Siz bizimkileri barındırdınız Ya siz Muhammed'i öldürür veya yurdunuzdan çıkarırsınız; yahut biz hepimiz toptan gelip üzerinize saldırır erkeklerinizi öldürür kadınlarınızı esir alırız"
Hz Peygamber ve arkadaşlarının Medine'ye gelmeleriyle krallığı engellenen Abdullah b Übey, etrafındaki münafıklarla İslâm'ı içten yıkmağa çalışıyordu Onun gayesi gayet açık idi Krallık isteyen bir adam İslâm devletinde ve Peygamber'in başkanlığında barınamazdı Münafıklar, dünya ve dünya çıkarlarının peşine takılmış müşriklerle işbirliği
yaparak, İslâm'ın Medine'deki hâkimiyet ve devletini yıkmağa çalışıyordu
Müslümanlar, müşriklerle münafıkların kurdukları bu işbirliğini haber aldılar Mekkelilerin gönderdiği bu mektup onların ve Medine'deki münafıkların gayelerini gayet açık bir şekilde
ortaya koyuyordu
O bakımdan, müslümanlar çok dikkatli idiler Bu düşmanlardan gelebilecek saldırıya hazırdılar Resulullah ilk tedbir olarak, Medine-i Münevvere çevresine küçük müfrezeler gönderdi Bu müfrezeler, Kureyş'in ticaret kervanına engel oluyor ve Medine çevresindeki kabîlelerle barış anlaşmaları yapıp, Medine-i Münevvere'nin güvenliğini sağlıyordu
Hamza b Abdülmuttalib, Ubeyde b Hâris ve Sa'ad İbn Ebi Vakkas (r an) gibi ileri gelen sahabiler, bu müfrezelerin başında görev yapmışlardı Bunlar kan dökmemeğe dikkat ediyorlardı Yalnız Abdullah b Cahş (ra) müfrezesi Bedir'den önce düşmanla çarpışan ilk İslâm seriyyesidir Bu hadisenin savaşılması haram aylardan Recep ayının son gecesinde olması, müşriklerin dedikodusuna sebep oldu Bu olay ü
zerine, haram aylarda savaşmak hakkında aâyetler nazil oldu Bu ayetlerde, müslümanlara, cihat izninin verileceğine dair müjdeler vardı Ve hemen ardından da savaşa izin veren ayetler geldi
"Kendileriyle savaşılan (mü'min)lere izin verildi Çünkü onlara zulmedilmiştir Ve Şüphesiz Allah, onlara yardım etmeğe kadirdir " (el-Hacc, 22/39)
"Ey inananlar, korunma tedbirleri alın; bölük bölük veya hep birlikte savaşa gidin" (en-Nisâ, 4/71)
"(Yeryüzünde) hiçbir kötülük kalmayıncaya ve din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın Eğer vazgeçerlerse muhakkak Allah, ne yaptıklarını görmektedir " (el-Enfâl, 8/39)
Bu ayetler, müslümanları, müşriklerden yıllarca gördükleri işkencelere karşı intikam almaya teşvik ediyor; zalimlerden, Allah'ın hâkimiyetini gasba yeltenmiş müstekbirlerden bu hâkimiyetin alınarak Allah'a iade edilmesini ve hükmün Allah'a ait olduğunun onlara gösterilmesini istiyordu Bunun için de müslümanların gerekli tedbirler alarak ve korunarak savaşmalarını istiyordu Bu ayetlerdeki istek e
lbette Cenâb-ı Hakk'a aitti Eğer insanlara ve Resule ait olsaydı zaten onlar yıllarca önce savaşmak ve zulme isyan etmek istemişlerdi Ancak, zulme isyan Allah'ın ölçülerine ve rızasına uygun yapılmalı ve bir zulüm kaldırılırken yerine başka bir zulüm ikame edilmemeliydi İşte Medine'deki İslâm toplumu bunu anlıyordu Müslümanlar işte bunun için müşriklerle savaşmayı göze almışlardı
Mekkeli müşrikler defalarca müslümanları tehdit edip, onlara Medine-i Münevvere yakınlarına kadar gönderdikleri çapulcu birlikleri eliyle zararlar veriyorlardı Son zamanlarda Ebû Süfyân'ın da ortaklığıyla oluşturulan bir kervan Suriye'den mallar getirecek ve bununla müslümanlara son ve kesin darbe indirilecekti Bunu haber alan Resulullah (sas), durumu ashabıyla istişare et
ti Bu kervanın Mekke'ye ulaşmasına engel olunması kararı alındı Bu kararın uygulanması aşamasına gelindiğinde Ebu Süfyan durumdan haberdar oldu ve Damdam b Amr el-Gifârî'yi Mekke'ye göndererek Kureyş'ten yardım istedi
Ebu Cehil bu fırsatı kaçırmak istemediğinden Kâbe'ye koştu Müşrikleri müslümanlara karşı savaşa teşvik etti Tellâllar çıkararak Mekke sokaklarında bağırttı Eli silâh tutan herkes bu müşrik ve putperest orduya katıldı Hatta Resulullah'ın müşrik olan amcası Ebu Leheb, kendisi gidemeyecek
kadar hasta olduğu için yerine ücretle bir kiralık asker gönderdi
Resulullah hicretin ikinci yılı Ramazan ayının sekizinci günü Abdullah İbn Ümmü Mektum'u Medine'de kalan yaşlı ve hastalara namaz kıldırmak üzere görevlendirdi Yahudilerin karışıklık çıkarmasından şüphelendikleri için Ebu Lübabe'yi de Medine'de yönetimin başında vekil bıraktı
Müslüman ordusunun sayısı üçyüzbeş kişi idi Bunların seksenüçü Muhacirlerden, altmışbiri Evs'den, geri kalanları da Hazrec kabilesinden idiler Muhacirlerden yalnızca Osman b Affân (ra), hanımı Resulullah'ın kızı Rukiye ağır hasta olduğu için Medine'de kalmıştı Kendisi de ayrıca rahatsızdı
Müslümanların yalnız üç atları ve yetmiş develeri vardı Bineklerine sırayla binmek zorundaydılar Zefiran denilen yere geldiklerinde, Mekkeli müşriklerin büyük bir ordu ile üzerlerine gelmekte olduklarını öğrendiler Biraz duraklayıp tereddüt ettiler Çünkü onların büyük hazırlıklarla gelen Mekke ordusuna karşı koyacak kadar askerleri yoktu Buna hazırlıklı da değillerdi Resu
lullah ashabıyla yeniden istişare etti Kervanın peşine mi düşülmeliydi; yoksa müşrik ordusuna karşı mı durulmalıydı Allah Resulu ve Muhâcirler ordunun karşısına çıkılması taraftarıydılar Ensâr ise, Akabe beyatında verdikleri sözle Medine' de Rasûlullah'ı koruyacaklardı Şimdi ise Medine dışında idiler Rasûlullah (sas) onlara reylerini sordu Ensardan Sa'd b Muaz şöyle dedi:
"Ya Resulullah, biz sana inandık Allah tarafından getirdiklerinin hak olduğunu tasdik ettik Artık siz ne dilerseniz emrediniz Seni gönderen Allah hakkı için artık denize girersen, seninle beraber biz de gireriz Hiç birimiz geri kalmayız Biz düşmana karşı durmaktan çekinmeyiz Muharebeden geri dönmeyiz Sabrederiz ve sadakatten ayrılmayız Bizden memnun kalacağın işler nasip etmesini Allah' tan dilerim Hemen Allah'ın bereketini dileyerek istediğiniz tarafa yürüyünüz"
Resulullah (sas), ashabının bu birlik ve beraberliğine çok sevindi Allah'a hamd ile, müşriklerle karşılaşmak üzere Bedir kuyuları mevkiine doğru yola koyuldu
Ebu Süfyan, müslümanların Bedir'e gelmekte olduğunu öğrenince kervanın yönünü değiştirdi Deniz tarafından Mekke'ye yollandı Müslümanlar Bedir'e gelince, kervan çoktan uzaklaşmıştı
İslâm ordusu, kumluk bir araziye konakladı Müşrikler ise Bedir kuyularını tutmuşlardı Gece yağan yağmur, hem araziyi pekiştirdi, hem de müslümanların su ihtiyacını giderdi Bu Allah Teâlâ'nın onlara bir yardımıydı
Daha sonra, buraları çok iyi tanıyan Habbâb b Munzir'in teklifiyle ordunun karargâhı değiştirilip Bedir köyünün en sonundaki kuyunun yararına geçildi Resulullah (sas) elini kana bulamak istemediğinden kendisine ordunun gerisinde bir çadır kuruldu Çadırının kapısında Sad b Muaz nöbet tutuyordu
Mekkeli müşrikler zırhlar içinde idi Sayıları bin kişiye yakındı Bunun yüz kadarı süvari yedi yüzü develi ve geri kalanı piyade idi Bu sayı İslâm ordusunun üç katı idi
Ordular ibret alınacak bir dağılım sergiliyordu Tarih hiç bir zaman bu derece anlamlı bir savaşa tanık olmamıştı Bir tarafta Müminlerin dostu Ebu Bekr (ra), diğer tarafta müşrik saflarında yer alan oğlu Abdurrahman; bir tarafta müşrik ordusu komutanı, Utbe b Rabia, karşısında oğlu Huzeyfe bulunuyordu Resulullah'ın amcası Abbas ile Hazreti Zeyneb'in eşi ve Resulullah'ın damadı Ebu'l As, müşrikler
in arasındaydı Akîl ise kardeşi Hz Ali'ye karşı müşrik ordusunda yer almaktaydı
Bu sırada Ebû Süfyan'ın kervanının Mekke'ye ulaştığı haberi geldi Ebu Süfyan müşriklere bir haber göndererek, "Siz kervanınızı korumak için harekete geçtiniz Artık savaşmadan geri dönünüz" dedi Ancak geri dönmek için arzulu olanlar olduysa da savaşma kararı alanlar çoğunluktaydı Ebû Cehil, "Müslümanları öldürmeye bile lüzum yoktur Ellerini bağlayıp onları tekrar Mekke'ye götüreceğiz ve böylece İslâm da bitecek" diyordu
Bu ordu, İslâm'ın tek ordusuydu Eğer bu ordu ezilecek ve silinecek olursa Allah'ın hükmünü hâkim kılacak bir başka topluluk kalmayacaktı Hz Peygamber (sas): "Allah'ın, vadettiğin yardımını bugün lutfet Ya Rab, bu bir avuç mücahid yok olursa, bir muvahhidler bu gün telef olursa, yeryüzünde sana ibadet eden kalmayacak!" diye dua ve niyazlarına devam etti Bu sırada da şu mealdeki vahiy gelmişti:
"Bütün bu toplananlar (müşrikler) hezimete uğrayacak ve arkalarına dönüp kaçacaklardır " (el-Kalem, 68/45)
Resulullah (sas) kan dökülmesini istemediğinden Ömer b el-Hattab'ı elçi olarak müşriklere gönderdi Onlar savaş konusunda kararlı olduklarından Resulullah'ın bu şerefli elçisinin tekliflerini dinlemediler Kur'an bir başka ayetiyle müminleri desteklem
ekte ve Mekkeli müşriklerin cezalandırılmasını talep etmektedir:
"Onlar, (insanları, Rasülü ve mü'minleri) Mescid-i Haram'dan geri çevirdikleri ve onun velisi, bakıcısı ve koruyucusu olmadıkları halde Allah onlara neden azap etmesin? Onun velileri sadece muttakîlerdir Fakat çokları bunu bilmez " (el-Enfal, 8/34)
Bu harpten itibaren, Kur'an-ı Kerîm'de, girişilen bütün savaşlarda müslümanların yanıbaşında çok sayıda meleğin savaşa katıldığından bahsedilir Ancak Bedir savaşı ötekilerden bir farklılık gö
sterir
"O zaman sen müminlere' Rabbinizin size indirilmiş üç bin meleği ile yardım etmesi, size yetmez mi?' diyordun , "Evet, sabreder, (Allah' dan) korkarsanız, onlar hemen şu dakikada üzerinize gelseler, Rabbiniz, size nişanlı beş bin melek ile yardım eder", Allah, bunu size sırf müjde olsun ve kalpleriniz yatışsın diye yaptı
Yardım, daima galip ve hikmet sahibi Allah katındadır " (Âli İmrân, 3/124-126)
17 Ramazan (13 Mart 624) Cuma günü sabahleyin her iki ordu Bedir kuyularına doğru ilerledi Müslümanlar bu kuyuların başına kâfirlerden önce ulaşmışlardı Müşriklerin tarafındaki kuyular tamamen kapatılıp tutulduysa da Hz Peygamber (sas) düşmanın kendi tarafındaki bir kuyudan su almalarına müsaade etmiştir Cahiliye adetlerine göre savaşı iyice kı
zıştırıp heyecan doğurmak için gruplar öne adam çıkararak birbirlerine meydan okurlardı Müşrikler tarafından Esved adındaki şahıs ortaya çıkıp er istemiş, buna karşı Hz Hamza çıkarak onu derhal öldürüvermişti Bunun üzerine Kureyş'in ileri gelenlerinden Utbe b Rabîa, kardeşi Şeybe ve oğlu Velid ortaya atıldılar Bunların karşısına Medineli gençlerden üç kişi çıkınca, kim olduklarını sormuş ve onlara: "Siz bizim dengimiz ve muhatabımız değilsiniz, bizim kavmimiz ve kabilemizden adamlar çıksın" demişlerdi
Kureyş kâfirlerinin bu istekleri üzerine Hz Hamza, Hz Ali ve Ubeyde b Hâris çıktılar Hz Hamza ile Hz Ali hasımlarını derhal öldürdüler Ubeyde ise hasmını yaralamış kendisi de yaralanmıştı Onun yardımına koşan Hz Hamza ve Hz Ali (ra) derhal Utb
e'yi öldürüp yaralı arkadaşlarını müslümanların karargâhına taşımışlardı Bu mubarezelerin sonunda taraflar birbirlerine saldırıya geçtiler İkindiye doğru müslümanlar tarihin kaydettiği büyük zaferlerden birini gerçekleştirmişlerdi Savaş sona ermiştislümanların, İslâm'ın ve özellikle Hz Peygamber'in en büyük düşmanı Ebu Cehil başta olmak üzere müşriklerin ileri gelenlerinden çok kimse hayatını kaybetmişti Müşriklerden tam yetmiş kişi öldürülmüştü Müslümanlar ise on dört şehid vermişlerdi Hz Peygamber (sas) namazlarını kıldırdıktan sonra Allah yolunda canlarını veren bu ilk şehitleri toprağa verdi Müslümanlar Kureyş'in ölülerini de yerde bırakmayıp açtıkları bir çukura gömdüler
Mekkeli müşriklerden bir miktar esir alındı Ama henüz Cenâb-ı Allah esirler hakkında hükmünü bildirmemişti Peygamberimiz bu esirlerle ilgili olarak ashabıyla istişarede bulundu Ashabtan bazıları bunların derhal öldürülmesini teklif ederken, en yakın müslüman akrabalarının bunu infaz etmelerini tavsiye etmişlerdi Buna
karşılık başta Hz Ebu Bekir olmak üzere bazı sahabeler de bu esirlerin fidye karşılığında serbest bırakılmalarını teklif ettiler Rasûlullah bu ikinci teklifi uygun buldu Fidye ödeyemeyenlerden okuma yazma bilenlerin müslümanların çocuklarından onar kişiye okuma-yazma öğretmeleri istendi Esirler müslümanlar arasında dağıtıldı
Hz Peygamber onlara iyi muamele edilmesini istedi Esirlerden elbisesiz kalmış olanlara giyecekler verildi Bu esirler müslümanlarla birlikte ve onlarla eşit şartlar altında yemeğe oturuyorlardı Esir alınanlardan sadece ikisi idama mahkûm edilmiştir Çünkü bunlar Mekke'de inananlara yapmış oldukları zulümden dolayı idamı haketmişlerdi Rasûlullah'ın, bu ilk askerî karşılaşmada gösterdiği bu insânî tutum ve davranış daha sonraki o
laylarda da değişmemiştir
Mekke müşriklerinin ileri gelenleri ve başkanları, Bedir'de öldürülmüştü Ebû Süfyan ise büyük ticaret kervanının başında olduğu halde kaçıp kurtulmuş ve bundan böyle Mekke' nin başkanı olmuştu Oğlu, kayınpederi ve kayınbiraderi Bedir savaşında öldürülen Ebu Süfyan, bunların intikamını alıncaya kadar hanımına yaklaşmayacağına, saç ve sakalını kestirmeyeceğine yemin etti Bunun yanında karısı Hind de kendi akrabalarını öldürenleri bulup onların ciğerlerini yiyeceğine and içmişti
Bedir zaferi, siyasi-dini yapıdaki İslâm devlet ve camiasının daha da sağlam temeller üzerine oturmasını sağladı Hz Muhammed (sas) Bedir' de savaş başlayacağı sırada, secdeye kapanıp Allah'a yönelerek O'na, yardımını esirgememesi için dua ettiğinde o günkü durumu en güzel bir şekilde dile getiriyordu:
"Ey Allah'ım! Şayet şu küçücük ordu eriyip giderse sana (yeryüzünde) artık ibadet edecek kimse kalmayacaktır "

 

Kobe23 is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Saat 05:30.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553