FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Dini Sohbet
Hendek SavaŞi
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Hendek SavaŞi ile ilgili Benzer Konular
153 Kez Görüntülendi
I.Dünya Masaüstü Savaşi
Oyun-0-9
Hendek Savasi
İslam Tarihi
Hendek Savaşı..
Siyer
Uhud SavaŞi
Dini Sohbet
NadİroĞullari İle Yapilan SavaŞlar
|
KurayzaoĞullari Ve Onlarla SavaŞ
Konu Araçları
22-04-2007
#
1
Profil Bilgileri
Kobe23
Hendek SavaŞi
Hendek SavaŞi başlıklı yazı Mumsema Hendek SavaŞi Forum Alev
Hz
Peygamber (s
a
s)'in müşriklerle yaptığı büyük ve en önemli savaşlarından birisi
Uhud savaşından iki yıl sonra, Hicret'in beşinci yılının şevval ayında (23 şubat 627) Medine'nin kuzeyinde cereyan etmiştir
Kureyş müşrikleri Uhud savaşında başarılı olmuşlardı ama müslümanların gücünü kıramamışlardı
Tam tersine müslümanlar Medine'deki birlik ve beraberliklerini sağlamlaştırmış, askeri bakımdan daha güçlü bir duruma gelmişlerdi
Medine'de sürekli problem çıkaran Yahudi Benu Nadir kabilesi sürülmüş; doğuda Zatu'r-Rika, kuzeyde Dumetü'l-Cendele yapılan seferler kesin zaferle sonuçlanmış, müslümanların gücü ve e
t
kinliği gün geçtikçe daha da büyümüştü
Bunun sonucu olarak Mekke müşriklerinin Mısır, Suriye ve Irak yönündeki kervan yolları tamamen kapatılmıştı
Müslümanların bölgeye hakim bir güç olmaya başlaması İslâma katılanların sayısını hızla artırmış, geçen zaman, müslümanların sosyal hayatlarını düzenleme ve yerleştirme yolunda önemli adımlar atmasına fırsat tanımıştı
İslâm'ın bu gözle görülür güçlenişi karşısında müslümanların başlıca düşmanlarından olan yahudiler, düşmanca faaliyetlerine hız verdiler
Özell
i
kle Medine'den sürülen Benu Nadir kabilesi bütün çevrede İslâm aleyhinde sürekli propaganda yapıyor, İslâm'ın güçlenmesini önlemek için müslümanlara kesin bir darbe vurmanın yollarını arıyordu
Bu çalışmaları sonuçsuz kalmamış, yahudiler aralarında görüş
b
irliği sağlanarak Kureyş ve diğer müşrik kabilelerle birleşmenin yolları aranmaya başlamıştı
Yahudilerden oluşan bir heyet Mekke'ye gelerek kışkırtıcı çalışmalardan sonra Kureyş'e ortak düşmanları olan müslümanlara birlikte saldırmayı Rasûl Aleyhisselâm'ı ve İslâm'ı ortadan kaldırmayı teklif ettiler
Ticaret yollarının kesilmesiyle ekonomik bir çıkmaza düşen ve içlerinde hala Bedir'in acısını taşıyan müşrikler bu teklifi olumlu karşıladı (Taberî, Tarihu't-Taberi, Mısır,1961, II, 564-5)
Yahudi heyeti ve K
u
reyş'ten seçilen elli adam Kâbe örtüsünün altına girip göğüslerini kâbe duvarına dayayarak tek başlarına kalıncaya kadar müslümanlarla savaşmaya yemin ettiler
Artık tek düşünceleri vardı
Bu savaşı mutlaka başarmak ve İslam'ı ebediyyen yok etmek (İbnü'l-
H
işâm, es-Siretü'n-Nebeviyye, Beyrut, 1407/1987, II, 254, 255)
Yahudiler Kureyş'le anlaştıktan sonra Necid'e giderek Benu Süleym ve Gatafan kabilelerini de bu ittifaka dahil etmeye çalıştılar
Gatafan kabilesini Hayber'in bir yıllık hurmasının yarısı karşılığında müslümanlara karşı savaşmaya razı ettiler
Arkasından diğer Arap kabilelerini dolaşarak putperestliğin İslam'dan üstün olduğunu, fakat müslümanlarla savaşılmadığı takdirde putperestliğin sonunun yaklaştığı propagandasıyla savaşa kışkırttılar
Bu ç
a
lışmaları sonunda Fezare, Süleym, Sa'd ve Esedoğulları kabileleri de ittifaka dahil oldu (Taberî, a
g
e
, II, 566)
Savaş hazırlıklarına başlayan Kureyş, üçyüz at, bin beşyüz devenin bulunduğu dörtbin kişilik bir ordu donattı
Buna Yahudi ve diğer Arap kabilelerinin kuvvetleri de eklenince yaklaşık onbin kişilik bir ordu meydana geldi
Bu büyük ordu İslâm'a son ve öldürücü darbeyi vurmâk, Allah'ın nurunu boğmak niyet ve umuduyla Medine'ye yöneldi
Arap yarımadası belki de o güne kadar böyle büyük bir orduy
a
şahit olmamıştı (İbn Hişam, es-Siretit'n-Nebeviyye, Mısır, 1375/1955, II, 214, 216, 220):
Râsulullah (s
a
s) müttefiklerin girişimini haber alır almaz derhal bir savaş meclisi topladı
Mecliste düşmana karşı ne gibi tedbirler alınması, nasıl bir savaş taktiği izlenmesi gerektiği konusunda istişare edildi
Ashâbın çoğunluğu Medine'yi içerden savunmanın uygun olacağı görüşünde idi
Bu görüş benimsendikten sonra Selman-ı Farisî hazretleri, "bizde bir şehir üstün kuwetlerle kuşatıldığı zâman daima çevresine b
i
r hendek kazılır ve şehir bu şekilde savunulur" şeklinde görüş bildirince Rasûl aleyhisselam bunu uygun görerek savunma planının bu doğrultuda hazırlanmasını emretti
Vakidî'nin Hendek Savaşı sırasında Rasûlullah'ın Kureyş lideri Ebû Süfyan'a yazdığım söy
l
ediği bir mektuba göre ise, şehrin çevresine hendek kazılmasını doğrudan doğruya şanı yüce Allah, Rasûlüne ilham etmiştir
Düşmanın geleceği yöne kazılacak hendekle şehrin koruması esas olmakla birlikte Selmân-ı Farisî'nin teklifi içinde Medine'yi çevrele
y
en binalar arasına kapatmak da vardı, zaten şehrin diğer tarafı dağ ve hurmalıklarla çevrili idi (İbn Hişam, a
g
e
, II, 255)
Rasûlullah, vakit kaybetmeden, ileri gelen sahabîlerle birlikte keşfe çıkarak hendek kazılması gereken yerleri tesbit etti
Düşmanın saldırısına açık bulunan yerlerin tesbitinden sonra bütün müslümanlar toplanarak hendek kazma çalışmalarına başladılar
Medine'deki bütün araçlar toplandığı halde yine de birçok müslüman araçsız kalmıştı
Bunun üzerine Rasûlullah, müslümanlarla anlaşm
a
lı bulunan Benu Kurayza kabilesinden ödünç aletler aldırdı
Başta Rasûl aleyhisselam olmak üzere bütün müslümanlar canla başla çalışıyorlardı
Mevsim kış olduğu için çalışmak oldukça güç ve yorucuydu
Buna rağmen müslümanlar büyük bir coşkuyla çalışıyor, hep bir ağızdan "bizler ömrümüz oldukça Muhammed'le birlikte savaşa devam etmek üzere bey'ât etmişizdir" anlamında mısralar okuyorlardı
Hendek kazarken Hz
Peygamberin birçok mucizesinin geldiğini yine İslâm tarihçileri nakletmektedirler (İbn Hişam, a
g
e
, II, 217, 219)
Rasûlullah da coşkuyla çalışan arkadaşları ile birlikte toprak kazıyor, taşıyor, onlarla bir ağızdan şu anlamdaki beyitleri okuyordu: "Allah'ın lütfu ve hidayeti olmasaydı biz ne hidayete erer, ne sadakalar verir, ne de ibadet ederdik
Ya Rab! Bizi huzur ve sükuna erdir
Düşmanla karşılaşırsak bize sebat ve metanet ver
Bize saldıranlar fitne çıkararak fesat peşinde koşuyorlar
Biz ise onlara karşı koyuyoruz
" Münafıklar ise bu işi ağırdan alıyor ve çeşitli bahanelerle çalışmamak istiyor
l
ardı (İbn Hişam a
g
e
, II, 216; Taberî, a
g
e
, II, 566, 567)
Bu şekilde iki hafta boyunca süren gayret sonunda Medine çevresinin gerekli yerleri hendeklerle kuşatılmış, hendeklerden çıkan topraklar iç tarafa yığılarak siperler oluşturulmuştu
Hendek kaz
ma çalışmaları biter bitmez Rasûl aleyhisselam savaşabilecek durumdaki bütün müslümanları topladı
Müslüman mücahitlerin sayısı üçbindi ve otuz altı da at vardı
Müslüman savaşçılar gruplar halinde siperler gerisine yerleştirildi
Bu sırada Ebû Süfyan kom
u
tasındaki ordu Medine'nin Batısından, Necid kabileleri de Doğudan Medine önlerine geldiler
Kureyş ordusu Medine'nin kuzeyinden dolaşarak Uhud dağı civarına geldi
Ortalığı boş görünce evvelce Uhud savaşında aldıkları mevkiye doğru yaklaştılar
Burada diğer kuvvetlerle birleşerek Uhud-Medine yolu üzerinde ilerlemeye başladılar
Bir müddet sonra Rasûlullah'ın hendekler gerisinde görülen çadırları karşısına geldiler ve onun karşısında yer aldılar (Taberî, a
g
e
, II, 570)
Müşrikler çevrede müslümanları görmeyince hızla Medine üzerine atıldılar
Fakat müslümanlar tarafından kazılan hendeklere gelir gelmez ne yapacaklarını şaşırdılar
O zamanlar böylesi istihkamlar inşa etmek Araplar tarafından bilinmiyordu
Rasûlullah'ın bu değişik savunma yöntemi müşrikleri
h
ayret ve şaşkınlık içinde bıraktı
İçerlerinde bazıları atlarını hendekler boyu sürerek bir geçit aradılar
Fakat hendek gayet derin kazılmış olduğu için geçmeyi başaramadılar
Bu arada hendek gerisinde siperlenen müslümanlar düşmanı ok ve taş yağmuruna t
u
ttular
Düşman süvarileri de bu şekilde karşılık vermek zorunda kaldılar
Müşrikler bir aya yakın bir süre hendek gerisinde kaldılar
İki taraf arasında herhangi bir savaş olmadı
Bir kaçı mübareze ve karşılıklı ok atmaktan başka ciddi bir hareket olmadı
(Taberî, a
g
e
, II, 572)
Müslümanlar arada sırada taarruz eden düşmanı bu şekilde karşılayarak savunma süresini uzatıyorlardı
Fakat bu sırada müslümanlarla anlaşma içindeki Benu Kurayza kabilesinin anlaşmayı bozarak geceleyin Medine üzerinde baskın yapmak için hazırlandıkları söylentisi yayıldı
Bu haber müttelik ordulara göre oldukça zayıf olan müslümanlar arasında büyük bir endişeye neden oldu
Rasûl aleyhisselam durumun açıklığa kavuşturulması için Kurayza kabilesine birisini gönderdi
Benu Kurayza ka
b
ilesinin reisi Kaab b
Esed'in Benu Nâdir kabilesi reisi Nayy b
Ahtab tarafından kandırılmış olduğu ve Kurayzalıların gerçekten anlaşmayı bozmuş oldukları anlaşıldı
Kurayza kabilesi ile Evs kabilesi arasında dostluk bulunduğu için Evs'in lideri Sa'd b
Muaz ve bazı Evs ileri gelenleri özel olarak Benu Kurayza kabilesine gönderildi ise de olumlu bir sonuç alınamadı
Kur'ân düşmanın gelişini ve durumun vehametini şöyle dile getirir:
"Onlar size yukarınızdan ve aşağınızdan gelmişlerdi
Gözler dönmüş, yürekler ağızlara gelmişti
Allah için çeşitli tahminlerde bulunuyordunuz" (el-Ahzab, 33/10)
Rasûlullah zaman geçirmeden ortaya çıkan yeni duruma uygun tertibatı aldı
Müslümanlara hitaben, "emin olunki bunun sonu hayırlıdır
Müslümanların yegane koruyucusu All
a
h'tır" buyurarak müslümanlara güven verdi
Şehir içinde ve savunma hattı çerçevesinde güvenlik önlemleri bir kat daha artırıldı
Geceleri düşmanın ani bir baskın yapmasını önlemek amacıyla devriye kolları çıkarılmaya başlandı
Gece basar basmaz bütün devri
ye görevlileri görev yerlerine dağılıyor, Rasûlullah ise savunma hattının en zayıf noktasında bekliyordu
Geceleri çok soğuk olduğu için savaşın zorlukları kendisini daha ağır biçimde hissettiriyordu
Bununla birlikte Müslümanlar inançla ve sabırla görevl
e
rini yerine getiriyorlardı
Bu arada münafıklar da boş durmuyor bir takım teşvikler ve aldatıcı sözlerle imanı zayıf kimseleri kandırmaya çalışıyorlardı
Nitekim Kur'ân bu duruma "İki yüzlüler ve kalplerinde hastalık olanlar" Allah ve Rasûlü size sadece kuru vaadlerde bulundu" diyorlardı (el-Ahzab, 33/12)
Ayetiyle işaret etmektedir
Kuşatma onbeş günden fazla sürdüğü halde müşrikler hiçbir sonuç alma başarısını gösteremediler
Muhasaranın devamı sabahlara kadar siperlerde bekleyen müslümanları oldukça kötü etkiliyordu
Şehrin dışarıyla bütün bağlarının kestirilmiş olması yiyecek sıkıntısının başlanmasına neden oldu
Münafıklar bundan da güç alarak yersiz konuşmalarını çoğalttılar
Eskiden beri meydan savaşlarına alışmış olan müslümanlar düşman karşısındâ h
i
çbir şey yapmadan beklemekten sıkılmaya başlamışlardı
Mevsimin şiddeti bu durumu daha da etkiliyordu
Özellikle geceleri çıkan soğukta devriye görevini yapanlar fazlasıyla muzdarip olmaya başladılar
Hatta hayvanlarına yedirecek birşey bulamaz hale geldi
l
er
Müslümanların direnci yavaş yavaş kırılmaya yüz tutmuştu
Kur'ânın deyimiyle "İşte orada mü'minler denenmiş ve çok şiddetli sarsıntıya uğramışlardı" (el-Ahzab, 33/11)
Durumun vehameti karşısında Hz
Peygamber, Müşriklerin birliğini bozabilmek için bir ara Gatafanlıların reisleri Uyeyne b
Hısn b
Huzeyfe ve el-Haris b
Avf b
Ebi harise el-Murriye haber göndererek dönüp gitmeleri karşılığında Medine hurmalarının üçte birini onlara vermek üzere anlaşmak istediyse de (hatta anlaşma metni bile hazırlanır
k
en) Sa'd b
Mu'az ve Sa'd b
Ubâde ile istişaresi sonucu bu fikirden vazgeçti (İbn Hişam, a
g
e
, II, 223; Taberî, a
g
e
, II, 572-3)
Diğer yandan düşman ordusu baskısını giderek arttırıyordu
Değişik yönlerden peşpeşe saldırılarda bulunuluyor, hendeği aşamayarak çaresiz geri dönüyordu
Muhasaranın olağanüstü şiddet kazandığı bir sırada müşrikler ne pahasına olursa olsun hendeği aşmaya karar verdiler
Savaşçılıktaki büyük ustalığı ve Kahramanlığıyla şöhret kazanmış olan Amr b
Abdived ile İkrime b
Ebû Ce
h
l, Nevfel b
Abdullah, Dırar b
Hattab, Hübeyre b
Ebî Vehb hendeği geçmek üzere ileriye gönderildi
Ebû Süfyan ve Halid b
Velid de onun arkasından genel bir saldırı için kuvvetlerini ileriye doğru hareket ettirdiler
Amr ve yanındakiler binbir güçlükle
d
e olsa hendeği aşmayı başardılar
Amr b
Abdived atını ileriye sürerek müslümanları kendisiyle savaşacak bir savaşçı taleb etti
Amr birçok savaşlarda bulunmuş, yiğitlik ve gözüpekliği sayesinde birçok birlikleri dağıtmış gayet usta bir silahşor, çevik bir süvari olduğundan, onunla dövüşmeye kimse cesaret edemezdi
Nitekim müslümanlardan da kimse onun isteğine cevap veremedi
Bu durumu gören Hz
Ali, Amr'a karşı çıkmak için izin istedi
Fakat Rasûlullah izin vermedi
Amr tekrar ileriye atılarak müslümanlara hitaben; "İçinizden kahramanlık meydanına çıkacak kimse yok mu? Hani ölenlerinizin gideceğini söylediğiniz Cennet?" diye bağırdı
Müslümanlardan yine ses çıkmayınca Hz
Ali ikinci defa izin istedi
Rasulullah kendi zırhını çıkarıp Ali'ye giydirdi, beline
zülfikâr'ı taktı ve ellerini açarak "Ya Rabb amcam Übeyd Bedirde; Hamza Uhudda şehid oldular bu Ali ise kardeşimdir ve amcamın oğludur
Onu koru, beni kimsesiz bırakma
Sen Varislerin en hayırlısısın" diye dua ederek uğurladı
Amr'ın karşısına çıkan Hz
Ali kendisini tanıttı
Amr, Ali'nin gençliğini ve babasıyla olan dostluğunu ileri sürerek onunla savaşmak istemedi
Hz
Ali ise kendisiyle savaşmayı ve onu öldürmeyi arzuladığını bildirdi
Kendisinin savaşa çıkanların üç tekliflerinden birini kabul ettiğini
duyduğunu; eğer öyleyse, üç teklifi olduğunu söyledi
Ya müslüman olmasını, ya savaşı bırakıp gitmesini, yada kendisiyle dövüşmesini teklif etti
İlk ikisini reddeden Amr dövüşmeyi seçti
İlk saldırı Amr'dan geldi
Vurduğu kılıç darbesi Ali'nin kalkanını parçalayarak başından yaralanmasına neden oldu
Sıra kendisine geldiğinde Ali indirdiği darbe ile Amr'ı cansız yere yuvarladı
Müslümanlar sevinçle tekbir getirirken müşrikler büyük bir hayal kırıklığına uğradılar
Hz
Ali Amr'ın işini bitirince Dırar ile Hübeyre Ali'nin üzerine yürüdüler
Dırar Hz
Ali'nin yüzüne bakar bakmaz dönüp kaçmaya başladı
Sonradan Dırar, "ölüm meleği surete bürünmüş bana görünmüştü," diyecektir, bu kaçış hakkında
Çarpışmaya yeltenen Hübeyre de Ali'nin bir kılıç vuruşu ile zırhı
d
elinince kurtuluşu kaçmakta buldu, (İbn Hişam, a
g
e
, II
224-225)
Hz
Ömer, kaçan kardeşi Dırar'ın peşinden, Zübeyr b
Avvam da Hübeyr'in arkasından koştular
Bu sırada Nevfel b
Abdullah hendeğe düşmüş, yaralanmıştı
Müslümanlar onu taşa tuttular
Fakat Ali onları durdurdu, hendeğe inerek boynu kırılmış Nevfel'in kafasını uçurdu
Bu kötü sonuç karşısında Ebû Süfyan çaresiz ordugahına döndü
Ertesi günü Benu Kurayza Kabilesi de düşman ordusuna katıldı
Müttefikler böylece kuvvet kazanınca bir kat daha cesaretlenerek saldırılarını sıklaştırmaya, tazyiklerini arttırmaya başladılar
Ok ve taş muharebeleri akşama kadar sürüp gitti
Karanlık basınca müşrikler ordugahlarına çekildiler
Genel bir saldırı düşüncesi müslümanlar arasındaki endiş
e
yi bir kat daha artırdı
Bu arada savaşın yönünü değiştirecek önemli bir olay oldu
Düşman saflarında iken müslüman olan Nuaym b
Mes'ud es-Sakafî gizlice Rasulullah'ın ordusuna katıldı
Durumun kötülüğünü gören Nuaym, müttefiklerle Benu Kurayza Kabilesinin arasını bozmak için iyi bir vesile oldu
Hz
Peygamber ona Benu Kurayza ile müşriklerin arasını açması için talimat verdi
İslâma girdiği bilinmediği için rahatça Benu Kurayza lideri Kaab b
Esed'in yanına gitti
Kaab'ın yanında daha başka Yahudi liderl
e
ri de bulunuyordu
Onlara yahudilere bir iyilik etmek isteğimi söyleyerek Kureyş ve Gatafan kabilelerinin artık savaştan usandığından söz etti "hatta daha fazla zahmet çekecek olurlarsa sizi bırakıp gidecekler
O zaman siz İslâm ordusuna karşı koyamazsını
z
Bu tehlikeyi önlemek için Kureyş ve Gatafan kabileleri ileri gelenlerinden birkaç kişiyi rehin alın" dedi
Yahudiler bu haberden son derece memnun oldu
Nuaym, oradan Ebû Sufyan'ın ordugahına geldi
Ona Kurayzalıların anlaşmayı bozduklarından dolayı pişmanlık duyduklarını ve anlaşmayı gizlice yenilediklerini, hatta suçlarını affettirmek için Kureyş ve Gatafan liderlerinden birkaç kişiyi rehin alarak müslümanlara teslim etmeyi düşündüklerini söyledi
Bu haber Ebû Süfyan'ı vesveseye düşürdü
Derhal kurayza
liderine İkrime b
Ebî Cehl ve Benî Gatafanlı bir grupla haber göndererek muhasaranın çok uzadığını, askerin açlıktan şikayet ettiğini bu nedenle ertesi günü genel bir saldırı ile bu duruma bir son verilmesi gerektiği arzusunda olduğunu söyledi
Buna karşılık Kurayzalılar, Kureyş ve Gatafan ileri gelenlerinden birkaç kişi rehin verilmedikçe kendilerine güvenemeyeceklerini bildirdiler
Kureyş ve Gatafan liderleri bu haberi işitince Nuaym'ın sözüne hak vererek rehin vermekten imtina ettiler
Kurayza kabîlesi
ise onların tavrının Nuaym'ı doğruladığını görünce müttefiklerden ayrılarak onları kendi başlarına bıraktılar, (İbn Hişam, a
g
e
II
230) (Taberî, a
g
e
II 578-9)
Kuşatma yine sürüyordu, ama eski şiddetini kaybetmişti
Rasûlullah (s
a
s) bu günlerde, bugün Ahzab Mescidinin bulunduğu yerde ayakta durup ellerini yukarıya kaldırarak müşrik kabileleri aleyhinde üçgün boyunca dua ettiler
Üçüncü gün öğle ile ikindi namazı arasında duasının kabul edildiği kendisine vahyedildi
Ashab bunu Rasûlullah'ın yüzünde
dalgalanan sevinçten anladı
Cebrail (a
s
) "sevininiz, Allah onlara bir rüzgar saldı
"diyerek Allah'ın müşrikleri kasırga ile perişan edeceğini haber vermişti
Allah Rasûlü hemen iki dizi üzerine çöküp ellerini kaldırdı
gözlerini yere indirdi
ve "bana
v
e ashabıma acıdığın için sana şükranlarımı sunarım Allah'ım" dedi
Sonrada haberi ashâbına o müjdeledi
Beklenen rüzgar birkaç gün sonra geldi
Bu soğuk, dondurucu bir rüzgardı
Tozları, toprakları müşriklerin gözlerini dolduruyordu
Rüzgar, onları kendi başlarının derdine düşürmüş, çekilmek, zorunda bırakmıştır
Çadırların bezlerini, derilerini yırtıyor, direklerini söküyor, sergileri kumlara gömüyor, yakılan ateşleri, aşıkları söndürüyor, develeri, atları birbirine karıştırıyor, hiç kimse kimsenin yanına
gidemiyor
Müşrikler ordugahlarından devamlı tekbir sesleri, silah şakırtıları duyuyorlardı
Kalplerine büyük bir korku düşmüş, amansız bir paniğe kapılmışlardı
Kur'an sonradan bu olayı mü'minlere şöyle hatırlatmaktadır: "Ey mü'minler
Allah'ın size olan
nimetini anın
Hani üzerinize ordular gelmişti
Biz de onların üzerine rüzgar ve görmediğiniz ordular göndermiştik
Allah yaptıklarınızı görüyordu
"(ef-Ahzâb
33/9)" "Allah kâfirleri öfkeleri ile geri çevirdi
Hiçbirşey elde edemediler
Savaşta iman eden
l
ere Allah'ın yardımı kâfi geldi
Allah güçlüdür, herşeye galiptir" (el-Ahzâb; 33/25)
Gece boyunca devam eden fırtına, sabahleyin biraz sükûnet buldu
Allah Rasûlü, Huzeyfe b
Yeman'ı düşman ordusu hakkında bilgi alması için gönderdi
Huzeyfe, düşman ordusunun perişan halini görerek geri döndü
Hz
Peygamber bundan son derece memnun oldu ve sonucu beklemeye başladı
(İbn Hişâm, a
g
e
II
231-2)
Ebû Süfyan ansızın uğradığı bu büyük felâket üzerine Kurayza kabilesinin ordudan ayrıldığı ve orduda ihtalâf çıktığı bahanesiyle kuşatmayı sona erdirerek geri çekilme emrini verdi
Amr İbnû'l-âs ile Halid b
Velid ikiyüz süvari ile müşriklerin geri çekilişini denetlediler
Müşrikler başansızlıklarından doğan umutsuzluk ve sıkıntı içerisinde hızla ricat etmeye başla
d
ılar
Kureyş ordusu Mekkeye, Gatafan kabileleri Necid'e doğru yol alırken müslümanlar savunma hattından çıkarak düşman ordugahına vardılar
Düşmanın telaş ve heyacan içinde geri çekilirken bırakmış oldukları erzak ve zahirelere ve Ebû Sufyan'ın yahudi reislerinden Hayg'a gönderdiği yirmi deveye el koydular
Develer kurban edildi, hurma dolu sepetler boşaltıldı ve müslümanlara dağıtıldı
Bu ganimet vasıtasıyla muhasaranın ortaya çıkardığı kıtlık ortadan kalkmıştı
Rasûlullah (s
a
s
) müslümanlara hitab ede
r
ek, "Ey İslâm mücahidleri! Emin olunuz ki bu muzafferiyet sizin için ölümsüz bir başaııdır
Bundan böyle Kureyş kabilesi size değil, siz Kureyş'e taarruz edeceksiniz" buyurdu
Rasûlullah'da bu sözleriyle müşriklerin bütün gücünün tükendiğini, artık müslüm
a
nların zafer yollarının açıldığını da müjdelemiş oluyordu
O gün öğleye doğru Hz
Peygamber, aldığı ilâhi bir emir gereği müslümanlara derhal bir ilan yaptırarak bu savaşta müşriklerle bir olup, kendilerini arkadan vuran Benu Kurayzaya karşı savaşmak üzere şu emri verdi: "Kim dinler ve itaat ediyorsa, ikindi namazını Benû Kurayza önlerinden başka yerde kılmasın" Bu emri alan müslümanlar derhal hareket ederek bu yahudi belasını da ortadan kaldırdılar, (bk
Benû Kurayza Savaşı)
(İbn Hişam, a
g
e
II
233-34
)
Dantel
Mumsema
Frmacil
Tags
:
hendek
,
savasi
Hendek SavaŞi ile ilgili Benzer Konular
153 Kez Görüntülendi
I.Dünya Masaüstü Savaşi
Oyun-0-9
Hendek Savasi
İslam Tarihi
Hendek Savaşı..
Siyer
Uhud SavaŞi
Dini Sohbet
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
02:16
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552