Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Dini Sohbet

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Her Kapiyi Açan Şifre: Samimiyet ile ilgili Benzer Konular
150 Kez Görüntülendi

Milenyum İmamından CHP'ye Samimiyet Çağrısı Kültür Sanat Haberleri
Samimiyet Testi Güzel Yazılar / Makaleler
Samimiyet Köşe Yazıları
Her Kapiyi AÇan Sifre: Samimiyet Dini Sohbet
Arıyla samimiyet Komik Resimler

::Ezan Çiçeği:: | Öfke, kalpte bir kor gibidir
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 09-06-2007   #1
Profil Bilgileri
Standart Her Kapiyi Açan Şifre: Samimiyet



Her Kapiyi Açan Şifre: Samimiyet başlıklı yazı Mumsema Her Kapiyi Açan Şifre: Samimiyet Forum Alev


Samimiyet, bir şeyi irade ve sevgiyle kabul etmektir Gönülden istemek ve içten gelerek yapmaktır Samimiyet, şüphesiz inanmak ve inancın edebini korumaktır Samimiyet, her başarının anahtarıdır İnsana dini de kazandırır, dünyayı da İnandığını yapmayan, yaptığına inanmayan kimsede tad yoktur İçinde samimiyet olmayan kimse huzurlu olamaz İşinde samimi olmayan kimse başarıya ulaşamaz
Bütün fetihlerin, keşiflerin, sanatların, ilerleme ve yükselmenin temelinde samimiyet vardır Önündeki işe inanmayan kimse, onun çilesine sabredemez, sabredemeyen hedefine eremez
Samimiyet, sabırla anlaşılır İçinde samimi, işinde sabırlı olan insan, hedefine ulaşır
Bir mümin için en büyük hedef, Yüce Rabbinin sevgisi ve rızasıdır Bir insan için bundan öte bir saadet yoktur Çünkü Yüce Allah'ın hoşnutluğunu kazanan bir insan, dünyanın ve ahiretin şerefini elde etmiş, bitmeyen bir sevgi ve saadeti kazanmış olur İşte bu iş için bütün müminlerden ilk önce istenen şey samimiyettir
Din, samimiyettir
Rasulullah sav Efendimiz: “Din, bütünüyle samimiyetten ibarettir” buyurmuştur Kendisine, “kime karşı samimiyet ve sadakat gösterilecek” diye sorulunca: “Allah'a, Kitabına, Rasülüne, müminlerin başındaki imamlarına ve bütün müminlere” (Buharî, Müslim) cevabını vermiştir
İçteki samimiyete ihlâs denir İhlâs, gönlü tek bir hedefe kilitlemek ve her işte Yüce Allah'ın rızasını niyet etmektir Kalpteki samimiyetin dışa yansımasına da edep denir Yüce Allah bütün müminlerden içte samimiyet, dışta edep istemektedir Biz bir insanın Allah yolunda ne kadar samimi olduğunu edebi ve ameli ile anlarız Herkes kendi içindeki ihlâsın ve Allah sevgisinin tadını ancak edebi kadar tadabilir
Her yerde her zaman samimiyet
İman karışıklık istemez İhlâs riyayı kabul etmez Müminin ameli noksan da olsa, imanı sağlam olmalıdır Ameldeki kusur bağışlanır, fakat ihlâs bozulmamalıdır Yüce Allah'a iman ve itimat tam olmalıdır İmanı samimi, fakat ameli sakat olana acınır, rahmet edilir, destek verilir Yüce Allah, konuşunca hak söyleyen, hakkı tasdik eden, devamlı haktan yana olan kimselerin geçmiş kusurlarını bağışlayacağını ve onlara kendisinin yeteceğini müjdelemiştir (Zümer, 33-36)
Dinimizde kalp esas alındığı için, bütün sonuçlar kalpteki niyet ve samimiyete göre şekillenmektedir Bunun için peygamberler ve onların izini takip eden terbiyeciler, karşılarındaki insanın samimiyetine göre muamele ederler Şu olayı bu gözle değerlendirelim Ashaptan Abdullah İbnu Ömer ra anlatıyor:
Hz Peygamber sav'in yanında bulunuyordum O esnada Ben-i Hârise kabilesinden Harmele b Zeyd el-Ensârî geldi Allah Rasulü sav'in huzurunda oturdu ve eliyle diline işaret ederek:
- Ya Rasulallah! İman şu dilimde, fakat kalbimde nifak var Kalbim Allah'ı çok az zikrediyor, dedi
Allah Rasulü sav sükût buyurdular Harmele sözünü tekrar etti Allah Rasulü sav Harmele'nin dilinin ucundan tutarak:
- Allahım, buna doğru söyleyen bir dil, şükreden bir kalp ver Ona benim sevgimi ve beni sevenlerin sevgisini ihsan et Onun işinin sonunu hayırlı eyle, diye dua etti Bunun üzerine Harmele:
- Ya Rasulallah! Benim kardeşlerim var, fakat münafıktırlar Müminiz diyorlar fakat içlerinden inanmıyorlar Ben onların reisiyim Onların size gelmelerini söyleyeyim mi? diye sordu
Rasulullah sav Efendimiz şu cevabı verdi:
- Kim senin gibi gelip samimiyetle durumunu bize arzederse, biz sana yaptığımız gibi onun için de Allah'tan affedilmesini isteriz Kim günahında ısrar ederse, onun hakkında en güzel hükmü Allah verir Biz kimsenin perdesini yırtıp bizden sakladığı günahını ortaya çıkarmaya çalışmayız (Ebu Nuaym, Tabaranî, vd)
Allah, kulundan dürüstlük bekler
Kâmil mürşidler de, manevi terbiyelerine girmek isteyenlerden bu samimiyeti ve açık sözlülüğü isterler Onların görevi, Yüce Allah'ın nuruyla manevi terbiye ve temizliktir Kalbini düşünen, imanını dert edinen, zayıflığını gidermek isteyen bir kimse samimi olmalıdır Yoksa ömrü biter, dertleri bitmez
Bir kudsi hadiste Yüce Allah, kendisi için yapılacak en sevimli kulluğun Yüce Zatına karşı samimiyet olduğunu haber vermiştir (Ahmed, Deylemî, Suyutî)
Rasulullah sav Efendimiz: “İhlâsla amel yap, az da olsa sana yeter” buyurmuştur (Hakim, Ebu Nuaym)
Herkes, karşısındaki insandan samimiyet bekler Yüce Allah kulundan, Hz Peygamber sav ümmetinden, mürşid müridinden, hoca talebesinden, koca ailesinden, hanım efendisinden, amir memurundan, idareciler halkından, halk idarecilerden, arkadaş arkadaştan; kısaca herkes birbirinden, önce samimiyet ister
Dostların ameldeki kusurları affedilir, fakat niyetteki bozukluk dostluğu bozar Kalbi, bozuk niyetlerden, kötü plânlardan, haince düşüncelerden ve hor bakışlardan temizlemeden, yani samimi bir tevbe etmeden, kimse imanın tadını tadamaz Çünkü dinimiz her müminden herkese karşı samimiyet istiyor Mümin, sevdiğini samimi olarak sevdiği gibi, kızdığı ve kızması gereken kimselere de samimi olarak kızmalı, haddini bilmeli, edebini korumalı; söz ve davranışlarında korkaklık, yağcılık ve iki yüzlülükten kurtulmalıdır
Ne kadar samimiyiz?
Dua ile temenniyi karıştırmayalım Dua, bir şeyin olmasını irade ve arzuyla isteyip onu elde etmek için lazım olanı yapmaktır Temenni ise, bir şeyin olmasını arzulayıp kendiliğinden olmasını beklemektir Temenni ile ne din ne dünya kazanılır
Dua sadece dil ile değil; kalp ve hâl ile yapılmalıdır Dilin istediğine kalp de katılmalıdır Vücut, istenen şeye ulaşmak için gücü kadar bir adım atmalıdır İnsan isteğinde samimi ve arzulu olmalıdır Rasulullah sav Efendimiz: “İstediğinizin olmasına kesin inanarak Allah'tan isteyin Şunu iyi bilin ki, Allah, ne istediğini bilmeyen gafil ve boş kalbin isteğini kabul etmez” uyarısını yapmıştır (Tirmizî, Hakim)
Arifler der ki: Dünya işlerinize bakıp ahiret işlerinizde karar verin Karnı aç ve bedeni hasta olan bir kimse, açlığını gidermek, hastalığını tedavi ettirmek için ne yapıyorsa, kalbi aç, ruhu hasta olan bir kimse de öyle yapmalıdır
Karnı aç bir kimsenin açlığını fark etmesi, yemek yemesi gerektiğini bilmesi, hatta yemeği görmesi ve yemek yiyeni seyretmesi açlığını gidermez Bu kadar bilgi ve görgü ona yetmez Doymak için yemeğe ulaşmak ve bizzat yemek gerekir Buna, “lazımı yapmak” denir Bütün insanlar dünya işlerinde bunu bilirler ve ne lazım ise onu yaparlar
Karnını doyurmak konusunda hiç kimse temenni ile yetinmez, “Allahım senin her şeye gücün yeter, sen beni doyur” deyip yerinde oturmaz, oturamaz Herkes: “Çalışmadan olmaz, aramadan bulunmaz, beklemek karın doyurmaz” deyip, rızkı ile buluşmanın yollarını arar ve bulur Halbuki bir insanın yiyeceği rızık bellidir, ilâhi garanti altındadır Böyle ilâhi garanti altında olan bir şey için bile çalışmadan olmaz diye inanırken, bize garanti edilmeyen cennet için sırf temenni ile yetinmek doğru mudur? Hele cehenneme sebep olacak işlerin içinde iken cenneti arzulamak, şeytanla dostluk yapıp Allah muhabbetini beklemek, günahların içinde kemale ve Cemal'e ereceğini düşünmek tam bir aldanış ve şeytanın tuzağıdır
Başkasının yediği yemek bizi doyurmadığı gibi, başkasının yaptığı zikir de bizim kalbimizi uyandırmaz Karnımızı doyurmak için yemeği biz yemeliyiz; kalbimizi uyandırmak için zikri biz çekmeliyiz Az da olsa bu işleri bizim yapmamız lazımdır Diğer bütün ibadet ve hayırlarda da durum böyledir Dua edip sonra tedbirini almak gerekir Tedbirden sonra teslimiyet gelir Biz elimizden geleni yaptıktan sonrasına karışamayız Yüce Allah, isterse az amele çok karşılık verir Dilerse kulun samimiyetine göre hesapsız verir
Gavs-ı Sani ks Hazretleri bir sohbetlerinde şöyle buyurdular: “Kalbin gıdası zikirdir Günahlar ise, şeytanın gıdasıdır Kalbini diriltmek ve beslemek isteyen kimse Yüce Allah'ın zikrini çok yapmalıdır Günah işleyenler, kalplerini zayıflatıp şeytanı kuvvetlendirmiş olurlar Şeytanı kuvvetli olanın dini zayıf olur Onun için haramlardan uzak durmalıdır
Peygamberler ve salih insanlar samimi duanın nasıl yapılacağını bize öğretmişler, cenneti ve Cemal'i isteyenlere bunun yolunu göstermişlerdir Yapılacak iş şöyle özetlenmiştir: İman, dua, gayret, sabır, teslimiyet, istiğfar ve Yüce Allah'ın rahmetine güvenmek
Samimiyetin meyveleri
Bazı kullar az çalışır, çok kazanırlar Bunun görünür sebebi kalpteki ihlâstır İhlâs öyle bir şeydir ki, onun azı da çoktur Allah için yapılan hiçbir amele az ve küçük denmez Hangi amelin rahmeti çekeceğini ve kulun affına sebep olacağını kul bilemez Yine, bir mümin için hangi günahın affedilmeyip onu azaba götüreceği de bilinmez Bazen insanların basit gördüğü bir hayır, yapanın affına sebep olur Bazen “ne var ki bunda!” denilip küçümsenen bir günah, onu yapanı azaba götürür Bunun için elden geldiği kadar küçük-büyük ayırımı yapmadan, gücümüz neye yetiyorsa Allah için hayırlı işlere koşmalı; hiçbir kötülüğü de küçük görmeden terk etmeye çalışmalıdır
Büyük ariflerden Ebu Talib el-Mekkî rha şu hadiseyi naklediyor:
Hz Musa as zamanında bir adam vardı Bu zat ikiyüz sene yaşadı Bu süre içinde Yüce Allah'a karşı çok günah işledi Adam ölünce, komşuları adamı ayağından tutup bir çöplüğe attılar Yüce Allah o gece Hz Musa'ya vahyederek, gidip o kul ile ilgilenmesini, yıkamasını, İsrailoğullları'nı toplayıp cenazesinde bulunmalarını ve ona dua etmelerini emretti Hz Musa as sabah olunca hemen o mahalleye gitti, adamı atılan yerde buldu, İsrailoğullları'nı çağırdı, hepsi toplandı, emredildiği gibi yaptılar Fakat bu zatı tanıyan bütün insanlar hayret içinde kaldılar Onun bilinmeyen durumunu öğrenmek istediler, Hz Musa'ya rica ettiler: “Biz bunu hiçbir hayrı olmayan çok kötü bir kul olarak bildik, tanıdık Acaba bunun durumu ne idi, Yüce Rabbimiz'e sor!” dediler Hz Musa as: “Ya Rabbi bunların sözlerini işittin” dedi Yüce Allah şöyle vahyetti:
“Bu kulum insanların tanıdığı gibi ikiyüz senelik ömrünü kötü işlerle geçirmişti Fakat bir gün Tevrat'ı açtı, orada Habibim Muhammed'in ismini gördü; hürmet için ismi öptü, gözlerinin üzerine koydu Bu ameli hoşuma gitti, ona karşılık kendisini affettim” (Kûtu'l-Kulûb, II, 163)
Gavs-ı Sani ks Hazretleri bir sohbetlerinde de şöyle buyurmuşlardı: “Yüce Allah'ın rahmeti çok geniştir O, bu rahmetini kullarına vermek istiyor, bunun için ufak bir bahane arıyor Siz bu rahmete ermek için bir bahane bulun Küçük-büyük demeden Allah rızası için önünüze gelen hayırlı işleri yapın Önceki büyükler zamanında şöyle bir hadise anlatılır:
İbn-i Asfur diye birisi vardı Bu zatın hayırlı ameli azdı Bu zat bir gün bir kuşu yakalayıp onunla oynayan bir çocuk gördü Çocuk kuşla oynuyor, oynarken de kuşa eziyet ediyordu Bu zat, Allah rızası için şu kuşu çocuğun elinden kurtarayım, diye niyet etti Biraz para çıkardı, çocuğa verdi Çocuk parayı görünce kuşu ona verdi İbn-i Asfur da kuşu salıp azat etti Bu zat bir zaman sonra vefat etti Bunun Allah dostlarından bir komşusu vardı Bu veli bir gün onun kabrine gitti Ona dua ve istiğfar etti Sonra gözlerini yumdu, murakabeye girdi Yüce Allah'tan onun kabirdeki halini göstermesini istedi Yüce Allah onun kabir halini bu veliye gösterdi Adam evliyalar gibi güzel bir haldeydi Ona, “bu halin ne güzel, bunu nasıl elde ettin, sana ne muamele edildi” diye sordu Adam: “Bu işe ben de şaşırdım fakat çok memnunum Bana, sen bizim rızamız için gücün yetti bir kuşu azat ettin; biz de seni günahlarından azat edeceğiz, bizim de buna gücümüz yeter Sen bizim rızamız için o çocuğu ve kuşu sevindirdiğin gibi, biz de seni sevindireceğiz, dendi ve işte bu güzel nimetler bana verildi” dedi
Samimiyetle yapılan az bir amel nelere sebep oluyor Bizler de Allah'ın rahmetine vesile olacak işlerle meşgul olalım ki, bu sonsuz rahmetten nasiplenelim inşallah

 

mumsema is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Cevapla
Tags: 350ifre, a231an, her, kapiyi, samimiyet


Her Kapiyi Açan Şifre: Samimiyet ile ilgili Benzer Konular
150 Kez Görüntülendi

Milenyum İmamından CHP'ye Samimiyet Çağrısı Kültür Sanat Haberleri
Samimiyet Testi Güzel Yazılar / Makaleler
Samimiyet Köşe Yazıları
Her Kapiyi AÇan Sifre: Samimiyet Dini Sohbet
Arıyla samimiyet Komik Resimler


Saat 06:42.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553