FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Dini Sohbet
Allah'ım Ağlamayı Öğret!
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Allah'ım Ağlamayı Öğret! ile ilgili Benzer Konular
149 Kez Görüntülendi
Allah (c.c)'ım Bize Ağlamayı Öğret!
Dini Makaleler
Yalnızlığa Ağlamayı Bilirmisin ?
Dini Makaleler
Ağlamayı Beceremesemde..
Aşk-Sevgi-Evlilik
Öğret Ona !! ..
Şiir-Şiirler
Bugün Ağlamayı Düşünüyorsan,Sakın Yapma!!
Aşk-Sevgi-Evlilik
Büyük Aldanış: Dünya Hayatını Ahirete Tercih Etmek
|
hayat bir A4 kağıdına benzer
Konu Araçları
29-06-2007
#
1
Profil Bilgileri
mumsema
Allah'ım Ağlamayı Öğret!
Allah'ım Ağlamayı Öğret! başlıklı yazı Mumsema Allah'ım Ağlamayı Öğret! Forum Alev
Allah'ım Ağlamayı Öğret!
Bizler gönlümüzün bahçeleri tarûmar olan, çiçekleri sararıp solan insanlarız
Bu virane bahçemizde yıllardır hep baykuşlar öttü ve bülbüllerin seslerine hasret kaldık
Engin huzur sadece hayallerimizi süsledi, saadeti yüreğimize sokamadık
Mutluluk kelimesinin anlamını unuttuk
Hep dertliydik ve derdimize derman bulacak takatimiz yoktu, başkalarına da söyleyemedik derdimizi
Ağlayacak haldeydik, fakat ağlayamadık
Tıpkı yüreği katılar gibi, gözünden yaş akmayanlar gibi, kalbi nasır tutmuşlar gibi
Kendi dertlerimizin farkına bile varamadığımız için başkalarının acılarını hiç göremedik
Gözünden yaş akıtan insanların neye ve niçin ağladıklarını soramadık
Oysa onlar dertlerinin ne olduğunu bilen insanlardı
İnsanlığın nasıl bir derde düçar olduğunu bilen ve onların ızdıraplarıyla yanıp tutuşan insanlardı
Dertlerine çare olacak dermanları insanlığa sunabilmenin mücadelesini ediyorlardı
Onlar virane bahçelere düzen getirmeye, solan çiçekleri diriltmeye çalışıyorlardı
Fakat biz onları anlayamadık
Anlayamadık ama bunun ceremesini çeken yine biz olduk
Dünyayı kaybettikten başka ahireti de kaybetme telâşına kapılarak burnumuz sürtüldü
O mübarek, o ellerinden öpülesi insanlar bizim bestelerimize nağme olmaya çalışıyorlardı
Ama biz güftelere yabancı kaldık
Zira bizim maneviyat sazımızın telleri kopmuş, mızrabı parçalanmış
Üç yüz yılı aşkın bir süredir kırık mızrabımızı paslı tenekelere çalıp durduk
Ama o paslı tenekelerden çıkan nağmelere bile kulak vermedik, en azından eskilerden kalan bazı terennümleri yakalayabilirdik
Fakat kulaklarımız paslıydı bizim, gönlümüz paslıydı, kalbimiz paslıydı
Biz Cehenneme sürüklenen yollarda koşturmak için birbirimizle didişirken, o mübarek insanlar bizim yolumuzu kesmek için kendi canlarını tehlikeye atıyorlardı
Biz dünya dünya çığlıkları atarak birbirimizi ezerken, onlar Cehennemin kapısını kilitlemek, bizi o kapıdan içeriye sokmamak için mücadele ediyorlardı
Zira onlar sadece kendilerinin kurtuluşu için değil, bütün insanlığın kurtuluşu için kendilerini adamışlardı
Gözlerinde ne Cennet sevdası vardı onların, ne de Cehennem korkusu
Ne Cennet sevdası, ne de Cehennem korkusu!
Tıpkı ondört asır önceki Müslümanların yaptıklarını yapmaya çalışıyorlardı
Peygamber Efendimiz’in etrafında kenetlenmiş, canlarını ve mallarını bu davaya adamış sahabeleri örnek alıyorlardı kendilerine
Peygamberimiz öyle seviyordu ki onları, öyle seviyordu ki
Her yerde, her zaman “Ashabım” diyordu, “ümmetim” diye sayıklıyordu
Bu ümmetini ahirette de yanında görmek istiyordu
Çünkü o ümmet, diğer ümmetlere benzemiyordu
Hz
Musa’nın ümmeti Hz
Musa’ya, Hz
İsa’nın ümmeti Hz
İsa’ya ihanet etmişti
Hz
Musa ümmetine, “Benimle birlikte Allah için savaşır mısınız?
” dediğinde; “Hayır yâ Musa,” demişlerdi
“Sen git Rabbinle birlikte savaş, galip gelirseniz yanınıza geliriz
”
Oysa Peygamberimiz (s
a
v
)’in ümmeti böyle dememişti
“Biz Hz
Musa’nın ümmetinin dediklerini demeyeceğiz, yâ Allah’ın Resûlü,” demişlerdi, “Biz seninle birlikte malımızı ve canımızı vermek için savaşacağız
”
İşte bu yüzden ümmetini çok seviyordu Peygamber Efendimiz
Diğer bütün ümmetlerden üstün olan ümmetinin üstüne titriyor, duâlarını onlar için yapıyor, şefkat gösterip kol kanat geriyordu
Sadece kendi zamanında yaşayan ümmetine karşı değildi bu hissiyatı, daha da ötelere gidiyordu
“Benden sonraki kardeşlerime selâm söyleseydim,” diyordu
Bir gün ayağa kalkıp, gözlere görünmeyen gelecekteki ümmetini karşılamış, “kardeşlerim gelmişler” diyerek sarılmıştı
Bu manzarayı gören sahabe, “Biz senin kardeşin değil miyiz yâ Allah’ın Resûlü?” dediler
Efendimiz onlara döndü “Hayır,” dedi
“Siz benim ashabımsınız
Sizler beni gördünüz, benimle bilikte yaşadınız
Ama beni görmeden bu dava için mücadele edecek kardeşlerim olacak
En kötü zamanlarında bensiz mücadele edecekler
İşte onlara selâm olsun
”
Ondört asır geçse bile, Senin zamanındaki ashabının hissiyatıyla mücadele eden kardeşlerin var ey Allah’ın Resûlü
Onlara selâm verebilirsin
Onları kardeşim diye kucaklayabilirsin
Kâinat Senin için yaratıldığına göre, Allah’ın en sevgili kulu olduğuna göre, ondört asır arkanda cemaat olmuş ümmetini, kardeşlerini görüyorsundur
Belki Arş-ı Azam’da perdeyi sıyırıp baktığın gibi bakıyorsundur onlara
Onların alınlarında parlayan nurundasın, dillerinden eksik etmedikleri kelime-i tevhitlerdesin Sen
Belki kalplerindeki Selat-ı Selâmlarda yakalıyorsundur onları
Senin zamanında yaşayan kardeşlerin gibi, bu zamanda da kardeşlerin var ey Allah’ın Resûlü
Senin kardeşlerin gibi mücadele ediyorlar, bu dava için canlarını ve mallarını feda ederek çalışıyorlar
Alınlarından nur parlıyor onların
İnsanların yüreklerindeki imanların her zaman tehlikede olduğu bir dönemde, Senin ümmetine yakışır bayrağı dalgalandırmaya çalışıyorlar
Onları bize bahşeden Allah’a hamd ve sena olsun
Zifiri karanlığın içinde sağımızı solumuzu göremezken ve her sahada ümidimizi kesmişken, bu karanlık tünelde ışık olmaya namzet genç ve azim dolu nesli bize bahşeden Allah’a hamd ve sena olsun
Her türlü pisliğin bulunduğu bataklıkta güzel kokulu çiçekler açtıran Allah’a hamd ve sena olsun
Balyozlarla kırılamayacak kayaları bir filize deldiren Allah’a hamd ve sena olsun
Ne kadar kötü yollara sürüklensek de bize kurtuluş yollarını gösteren Allah’a hamd ve sena olsun
Ne kadar şükretsek azdır
Bu kâinatta değil, başka âlemlerde olabilirdik
Bu dünyada taş olarak, ağaç olarak veya hayvan olarak yaratılabilirdik
İnsan olarak yaratıldık, ama Allah’a isyan edenlerden olabilirdik, Hz
Muhammed’in ümmetinden olmayabilirdik
Bütün bu badirelerden sıyırıp bizi İslâm ümmetinin bir ferdi kılan Allah’a hamd ve sena olsun
Onca yanlış yolların arasında hak yolu gösteren, yüreğimiz ne kadar katı olsa da yüreğimizi yumuşatabilecek yüreği yumuşak mü’minleri bize bahşettiği için Allah’a hamd ve sena olsun
Rabbim!
Şu dönemde sana lâyık kul olmak nefsimize öyle zor geliyor ki, şu binalara duyduğumuz hayranlığı belki Sana duyamıyoruz
Şu buzdolaplarının önünde eğildiğimiz kadar senin huzurunda eğilemiyoruz
Yaşantımızı her yönüyle hercümerc eden paspayelere baktığımız kadar Senin Kitabını açıp okuyamıyoruz
Senin nizamını bozmaya çalışanları önder edindiğimiz kadar, Senin bize Önder gönderdiğin Peygamberimiz Sallâllahû Aleyhi Vesselâma itaat edemiyoruz
Belki bu yüzden, yüreğimizin inceliklerini kaybettik
Belki bu yüzden dinimizi, dindaşlarımızı gözümüzün önünde düşmanlar boğazlamaya çalışırken kılımızı kıpırdatamıyoruz
İslâm dünyasına musallat olan katliamlar karşısında sesimiz çıkmıyor
Sanki olağan bir şeymiş gibi geliyor bize
Yüreğimiz yerinden kopmuyor, gözümüzden yaş akmıyor, ağlayamıyoruz
Bunları bile yapamayacak hallere düştük sonunda
Ama Rabbim, Sen hatalarımızı daima affedersin
Yanlışların yanına doğruyu da koymuşsun, çirkinlerin yanına güzeli de sergilemişsin
Sana doğru mutlaka bir açık kapı bırakmışsın
Ömür boyu sürünsek de, yolunda bulunamazsak da, belki Allah korusun Sana isyan edecek durumlara gelsek de, bir ihtimal zaman gelir, bir ihtimal bu kapıya gözleri ilişir, yürekleri belki hisseder, bir ihtimal birileri vasıtasıyla bu kurtuluş kapısına yönelirler diye daima bize kapını açık bıraktın
Sana binlerce hamd ve sena olsun!
Ondört asır öncesinden bizi İslâm kapısına davet eden ve o zamandan beri gül otağını kurup sonsuza kadar bizi bekleyen Peygamberimize salat ve selâm olsun
Günümüzde öyle kulların var ki, sanki o muhteşem devri yaşıyorlar
Sanki her an Seni görüyorlarmış gibi, sanki Hz
Muhammed Efendimiz aralarındaymış gibi, sanki Ashab-ı Kiram’la birlikte yaşıyorlarmış gibi
Böyle insanları bize bahşettiği için Allah’a hamd ve sena olsun
Dostların düşmanla dost olup gittiği şu dönemde, hâlâ Allah’a dost kalan insanlar bu mübarek insanlar
Hissiyatlarını hissiyatlarımıza katmak istiyorlar
Kendi kurtuluşlarından önce, başkalarının kurtuluşlarını istiyorlar
Allah deyince bağırları yanan, Peygamber deyince kendisinden geçen, Ashab deyince gözleri yaşaran insanlar bunlar
Mânen çöllere düşmüşler, Mecnûn gibi Leylâsını arıyorlar
Onlar şanslı insanlar, onlar bahtlı insanlar
Allah’ın sevgili kulları, Peygamberimizin üzerine titrediği ümmetin mümtaz fertleri
Erenlerin, evliyaların yakın dostları
Üstadın can yoldaşları, muhabbet fedailerinin kardeşleri
Ağlayan insanlar onlar, ağlamasını bilen insanlar
Biz ise ağlayamadık
Bir türlü nefsimizin yularından kopamadığımız, yüreğimizi inceltemediğimiz, hakikat derslerini kavrayamadığımız için dertlenemiyoruz
Dertlenemediğimiz için de gözlerimizden yaşlar akmıyor
Hep gülenlerden olduk biz
Hep kaygısız olanlardan, uzaktan bakanlardan olduk
Bir şeyler içimizi kemiriyor, vicdanımız sızlıyor, o örnek insanlar mahçubiyetimizi artırıyor ama işte o kadar
Bunun dışında övünebileceğimiz bir şey de yok zaten
Hiçbir şeye faydası olmayan, hizmete en ufak katkısı bulunmayan, binbir türlü günahı ve sayısız hataları olan, dünyevî istekleri bir türlü bitmeyen, hakka yaraşır işlere bir türlü fırsat bulamayan, ameli olmayan, zevk-ü sefada debelenen, gönlü ve yüreği bir türlü doğru istikamete yönelemeyen, tevbe kapısına giremeyen ve işte bunlardan dolayı da gözlerinden yaş akıtamayan, ağlayamayan bizlerin durumu gerçekten çok zor
Allah bize yardım etsin
Bizim bu halimiz, inançsızların ve inkarcıların halinden daha zor
Onların yönleri, istikametleri, yaptıkları ve yapmadıkları bellidir en azından
Biz ise belirsizlikler dünyasında savrulup duruyoruz
Ne yaptığımızı bilmeden oradan oraya başımızı çarpıyoruz
Gönlümüzün bahçeleri tarûmar olmuş, çiçeklerimiz sararıp solmuş bizim
Maneviyat sazımızın telleri kopmuş, mızrabı parçalanmış
Bizim için çalınan nağmeleri ise duyamadık
Kulaklarımız paslıydı, gönlümüz paslıydı, yüreğimiz paslıydı
Ağlayacak haldeydik fakat ağlayamadık
Tıpkı yüreği katılar gibi, gözünden yaş akmayanlar gibi, kalbi nasır tutmuşlar gibi
Ağlayabilseydik, saadetin kapısından içeriye adımımızı atmış olacaktık
Ağlayabilseydik, kurtuluş gemisine binip selamete ulaşanlardan olacaktık
Ve ağlayabilseydik nur bahçelerinden açan çiçek olacaktık
Allah’ım bize ağlamayı öğret!
Dantel
Mumsema
Frmacil
29-06-2007
#
2
Profil Bilgileri
erudemud
--->: Allah'ım Ağlamayı Öğret!
mum sema paylasımın aşırı derece gusel
29-06-2007
#
3
Profil Bilgileri
serif683
--->: Allah'ım Ağlamayı Öğret!
Allah razı olsun kardeş
Tags
:
aglamayi
,
allahim
,
ogret
Allah'ım Ağlamayı Öğret! ile ilgili Benzer Konular
149 Kez Görüntülendi
Allah (c.c)'ım Bize Ağlamayı Öğret!
Dini Makaleler
Yalnızlığa Ağlamayı Bilirmisin ?
Dini Makaleler
Ağlamayı Beceremesemde..
Aşk-Sevgi-Evlilik
Öğret Ona !! ..
Şiir-Şiirler
Bugün Ağlamayı Düşünüyorsan,Sakın Yapma!!
Aşk-Sevgi-Evlilik
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
10:15
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553