FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Dini Sohbet
İhlaslı İnsan Nasıl Olur?
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
İhlaslı İnsan Nasıl Olur? ile ilgili Benzer Konular
947 Kez Görüntülendi
İnsan, sebeplere ve araçlara yapışırsa, zillet ve hakarete sebep olur
Risale-i Nur
Tuvalet Sohbeti Nasıl Olur İşte Böyle Olur
Komik Şeyler (Yazı Eklenebilir)
Güvensiz Paslı Dünyanızda Katil Olur İnsan !
Resimli Şiirler
*Bunlar Nasıl İnsan?*
Komik Resimler
bir fil nasıl resim yapar yaparsa nasıl olur
Komik Videolar
Bir fincan kahveye tesekkür eden sen, Yaratan'a nankörlük acaba neden ???
|
Beyin Allah'a inanmak için programlanmış
Konu Araçları
16-06-2006
#
1
Profil Bilgileri
keremy
İhlaslı İnsan Nasıl Olur?
İhlaslı İnsan Nasıl Olur? başlıklı yazı Mumsema İhlaslı İnsan Nasıl Olur? Forum Alev
ALLAH'A SIMSIKI SARILIR VE DİNİ KATIKSIZCA ALLAH'A HALİS KILAR
Allah, "Ancak tevbe edenler, ıslah edenler, Allah'a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini katıksız olarak Allah için (halis) kılanlar başka; işte onlar mü'minlerle beraberdirler
Allah mü'minlere büyük bir ecir verecektir
" (Nisa Suresi, 146) ayetiyle müminlere, dini; 'Allah'a sımsıkı sarılan ve dinlerini katıksız olarak Allah için halis kılan' kimseler olarak yaşamalarını emretmiştir
Bir kimsenin Allah'a sımsıkı sarılması, Allah'tan başka bir ilah olmadığını bilerek, hayatını yalnızca O'nu razı etmeye adaması ve her ne olursa olsun Allah'a olan sadakatinden vazgeçmemesi ihlastır
Allah, Kuran'da "
Kim Allah'a sımsıkı tutunursa, artık elbette o, dosdoğru olan bir yola iletilmiştir
" (Al-i İmran Suresi, 101) şeklinde buyurmaktadır
'Dini katıksızca Allah'a halis kılmak' ise, kişinin din ahlakını yaşarken başka hiçbir çıkar ya da menfaat gözetmeksizin sadece Allah'ın rızasını ve hoşnutluğunu hedeflemesidir
Allah bu konunun önemini bir başka ayette; "Oysa onlar, dini yalnızca O'na halis kılan hanifler (Allah'ı birleyenler) olarak sadece Allah'a kulluk etmek, namazı dosdoğru kılmak ve zekatı vermekten başkasıyla emrolunmadılar
İşte en doğru (dimdik ve sapasağlam) din budur" (Beyyine Suresi, 5) hükmüyle vurgulamışve din ahlakının ancak bu şekilde yaşanabileceğini belirtmiştir
İnanan bir kişi yaptığı işler ve ibadetlerle Allah'ın dışında bir başkasının sevgisini, hoşnutluğunu, takdirini, ilgi ve beğenisini elde etmeye çalışmaz
Eğer böyle bir arayışı olursa, bu da ayetlerdeki tanımların aksine, kişinin Allah'a tam bir samimiyet ve ihlasla yönelmemişolduğunu gösterir
Aslında insanların "ibadet ya da salih amellerini Allah rızası dışında başka amaçlarla yapması" çevremizde sık sık rastladığımız bir durumdur
Örneğin bir fakire yardımda bulunurken bunu diğer insanlara gösterişolsun diye yapan, namaz kılarken bu önemli ibadetle bir itibar kazanmayı ya da çıkar sağlamayı hedefleyen insanlar vardır
Kuran'da bazı insanların namazlarını gösterişiçin kıldıklarından, mallarını da yine gösterişamaçlı infak ettiklerinden şöyle bahsedilir:
Dini yalanlayanı gördün mü? İşte yetimi itip-kakan, yoksulu doyurmayı teşvik etmeyen odur
İşte (şu) namaz kılanların vay haline, ki onlar, namazlarında yanılgıdadırlar, Onlar gösterişyapmaktadırlar
(Ma'un Suresi, 1-6)
Ey iman edenler, Allah'a ve ahiret gününe inanmayıp, insanlara karşı gösterişolsun diye malını infak eden gibi minnet ve eziyet ederek sadakalarınızı geçersiz kılmayın
(Bakara Suresi, 264)
Bir insanın gösterişiçinde olması demek o kişinin Allah'ın rızası dışında başka kişilerin rızasını araması demektir
Bir yardımda bulunurken, güzel bir tavır sergilerken, ibadet halindeyken ya da bir fedakarlık yaparken bunu diğer kişilere göstermeyi hedef edinmek, iman eden bir kişinin şiddetle kaçınması gereken bir ahlaktır
Oysa dini katıksızca Allah'a halis kılarak iman eden bir insanın tek hedefi Allah'ı razı etmek olmalıdır
Kuran'da peygamberlerin de başka hiçbir karşılık ve menfaat gözetmeden sırf Allah rızası için ihlasla ibadet ettiklerine Hz
Hud'un kavmine söylediği şu sözler ile dikkat çekilmiştir:
Ey kavmim, ben bunun karşılığında sizden hiçbir ücret istemiyorum
Benim ücretim, beni yaratandan başkasına ait değildir
Akıl erdirmeyecek misiniz? (Hud Suresi, 51)
İman eden bir kişi Allah'tan başka hiç kimseyi razı etme peşinde olmaz
Çünkü o kalplerin Allah'ın elinde olduğunu, Allah dilediği takdirde tüm insanların razı olacağını bilir
Üstelik insan dünya hayatında ne kadar takdir, övgü ya da iltifat görürse görsün, bunlar sonsuz ahiret hayatında ona hiçbir şey kazandırmayacaktır
O gün her insan yapayalnız, yalın olarak ve tek başına Rabbimizin önünde hesaba çekilecek ve tüm yapıp ettikleri önüne getirilecektir
O gün asıl olarak, kişinin imanı, takvası, samimiyeti ve teslimiyeti önemli olacaktır
Nitekim Peygamberimiz (sav) de "Amellerinizi Allah için halis kılınız
Zira Allah Teala ancak kendisi için ihlasla yapılan ameli kabul eder
" 1 şeklindeki sözleriyle iman edenlere ihlasın önemini hatırlatmışlardır
Dantel
Mumsema
Frmacil
16-06-2006
#
2
Profil Bilgileri
keremy
GÖNÜLDEN BAĞLANARAK, ALLAH'A YÖNELİR
Allah, "'Gönülden katıksız bağlılar' olarak, O'na yönelin ve O'ndan korkup-sakının, dosdoğru namazı kılın ve müşriklerden olmayın
" (Rum Suresi, 31) ayetiyle inananlara gerçek imanın nasıl olması gerektiğini bildirmiştir
Yine bir başka ayette geçen "… Bana 'gönülden-katıksız olarak yönelenin' yoluna tabi ol
Sonra dönüşünüz yalnızca Banadır, böylece Ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim
" (Lokman Suresi, 15) sözleriyle de Allah doğru yolun, elçilerin ve bu ahlakı yaşayan insanların yolu olduğuna dikkat çekmiştir
Allah'a gönülden bağlanmak, her ne şart altında olursa olsun, O'na olan iman, bağlılık ve sadakatten vazgeçemeyecek kadar çok sevmek ve haşyet dolu bir korku duymaktır
Allah'a, O'nun razı olmayacağı bir tavır göstermekten içi titreyerek korkacak ve şiddetle kaçınacak kadar büyük bir saygı ile inanmaktır
Allah'a bu şekilde gönülden bağlanan bir insan ihlası da kazanmışdemektir
Allah'a karşı böyle güçlü bir inanç ve bağlılığı olan kişi, gerek ibadetlerinde gerekse de Allah'ın rızasını gözeterek yaptığı diğer tüm işlerinde ihlas ve samimiyetle hareket eder
Müminler ihlaslarının temelini oluşturan bu özellikleri dolayısıyla Kuran'da 'Rablerine kalpleri tatmin bulmuşolarak bağlanan kimseler' (Hud Suresi, 23) olarak tanımlanmışve cennetle müjdelenmişlerdir
Allah inanan kimselerin, Kuran'da bildirilen emir ve ibadetleri Allah'a karşı gönülden bir boyun eğicilikle yani ihlas ve samimiyetle yerine getirmelerini bildirmiştir
Allah "'Gönülden katıksız bağlılar' olarak, O'na yönelin ve O'ndan korkup-sakının, dosdoğru namazı kılın ve müşriklerden olmayın
" (Rum Suresi, 31) ayetiyle iman edenleri bütün ibadetlerinde ihlasa ve teslimiyete çağırmaktadır
Bir başka ayette ise Allah "Meryem, Rabbine gönülden itaatte bulun, secde et ve rüku edenlerle birlikte rüku et" (Al-i İmran Suresi, 43) şeklinde bildirerek Hz
Meryem'e Allah'a gönülden itaatte bulunmasını hatırlatmıştır
Ayrıca Allah, Kendisi'nden sakınıp-korkan, gönülden yönelerek O'nun emirlerini yerine getiren kimselere rahmetinden iki kat vereceğini de şöyle müjdelemiştir:
Ama sizden kim Allah'a ve Resûlü'ne gönülden - itaat eder ve salih bir amelde bulunursa, ona ecrini iki kat veririz
Ve biz ona üstün bir rızık da hazırlamışızdır
(Ahzab Suresi, 31)
Müminlerin "Sabredenler, doğru olanlar, gönülden boyun eğenler, infak edenler ve 'seher vakitlerinde' bağışlanma dileyenlerdir" (Al-i İmran Suresi, 17) ayetiyle de ifade edilen bu özellikleri, en yoğun olarak Allah'ın kullarına uyarıcı olarak gönderdiği elçilerinde görülür
Kuran'da elçilerin gönülden Allah'a yönelen, ihlas sahibi kullar olduklarına dikkat çeken pek çok ayet bulunmaktadır
Bunlardan bazıları şu şekildedir:
"Gerçek şu ki, İbrahim (tek başına) bir ümmetti; Allah'a gönülden yönelip itaat eden bir muvahhiddi ve o müşriklerden değildi
" (Nahl Suresi, 120)
"Güç ve basiret sahibi olan kullarımız İbrahim'i, İshak'ı ve Yakub'u da hatırla
Gerçekten Biz onları, katıksızca (ahiretteki asıl) yurdu düşünüp-anan ihlas sahipleri kıldık
" (Sad Suresi, 45-46)
Doğrusu İbrahim, yumuşak huylu, duygulu ve gönülden (Allah'a) yönelen biriydi
(Hud Suresi, 75)
"Kitap'ta Musa'yı da zikret
Çünkü o, ihlasa erdirilmişve gönderilmiş(Resul) bir peygamberdi
" (Meryem Suresi, 51)
İmran'ın kızı Meryem'i de
Ki o kendi ırzını korumuştu
Böylece Biz ona ruhumuzdan üfledik
O da Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdik etti
O, (Rabbine) gönülden bağlı olanlardandı
(Tahrim Suresi, 12)
16-06-2006
#
3
Profil Bilgileri
keremy
ALLAH'A DERİN BİR SAYGI GÖSTEREREK İNANIR
Kuran'da tarif edilen ihlası kazanmışolan müminler 'Allah'a derin bir saygı göstererek" iman ederler
Bu, Allah'ın Yüceliğini ve gücünü kavramak ve bundan dolayı da O'na karşı derin bir sevgi, içli bir saygı ve haşyet dolu bir korku duymaktır
Rabbimize böyle derin bir saygı ve korku ile bağlanan kimseler, Allah'ın rızasını kazanmayı hiçbir dünyevi çıkar ya da menfaate değişmezler
Çünkü ihlas, dünya üzerindeki küçük büyük hiçbir menfaatin Allah'ın rızasını kazanmaktan ve O'nun emirlerini yerine getirmekten daha önemli olmadığını bilmektir
Kuran'da "
Onlar Allah'ın ayetlerine karşılık olarak az bir değeri satın almazlar
" (Al-i İmran Suresi, 199) ayetiyle ihlas sahiplerinin bu özelliği vurgulanmıştır
Ayetlerde tarif edildiği şekilde bir ihlasa sahip olan insanlar, hangi şart altında olurlarsa olsunlar, konu Allah'ın emir ve yasakları olduğunda, Kuran ayetlerinin gereklerini yerine getirmede hiçbir şekilde taviz vermezler
Çünkü kişinin kalbindeki bu saygı dolu korku ve derin bağlılık, Allah'ın beğenmeyeceği bir tavrın gösterilmesini kesin olarak engeller
Aynı şekilde Allah'ın razı olacağını bildirdiği ahlakı eksiksiz olarak yaşama konusunda da büyük bir şevk ve azim ile hareket edilmesini sağlar
Kuran'da ihlas sahibi müminlerin Allah'a karşı olan saygı dolu korkuları şöyle ifade edilmiştir:
"Ve onlar Allah'ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi ulaştırırlar
Rablerinden içleri saygı ile titrer, kötü hesaptan korkarlar
" (Rad Suresi, 21)
Başka ayetlerde ise kendilerine Allah'ın ayetleri okunduğunda, inanan kimselerin Allah'a karşı olan saygı dolu bağlılıklarının daha da arttığından ve bu bağlılıklarından dolayı çeneleri üzerine kapanıp ağladıklarından şöyle bahsedilmektedir:
De ki: "İster ona inanın, ister inanmayın: O, daha önce kendilerine ilim verilenlere okunduğu zaman, çenelerinin üstüne kapanarak secde ederler
" Ve derler ki: "Rabbimiz Yücedir, Rabbimiz'in va'di gerçekten gerçekleşmişbulunuyor
Çeneleri üstüne kapanıp ağlıyorlar ve (Kur'an) onların huşu (saygı dolu korku)larını arttırıyor
(İsra Suresi, 107-109)
Kuran'da bildirilen "
Gerçekten onlar hayırlarda yarışırlardı, umarak ve korkarak Bize dua ederlerdi
Bize derin saygı gösterirlerdi
" (Enbiya Suresi, 90) ayetiyle de Hz
Zekeriya ve eşinin Allah'a karşı olan saygı dolu bağlılıkları tüm müminlere örnek gösterilmiştir
Ayette dikkat çekilen bir diğer konu ise ihlas sahibi kulların Allah rızası için hayırlarda yarışmalarıdır
Bu kişiler Allah'ın rızasına, rahmetine ve cennetine kavuşmak için -güçlerinin ve imkanlarının elverdiği ölçüde- sürekli bir çaba içindedirler
16-06-2006
#
4
Profil Bilgileri
keremy
TAM BİR TESLİMİYETLE ALLAH'A TESLİM OLUR
Kuran'da, "Deyin ki: "Biz Allah'a; bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarına indirilene, Musa ve İsa'ya verilen ile peygamberlere Rabbinden verilene iman ettik
Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz O'na teslim olmuşlarız
" (Bakara Suresi, 136) ayetiyle Allah Müslümanlardaki teslimiyetin önemine dikkat çekmiştir
Gerçek ihlas da zaten Allah'a karşı tam bir teslimiyetle teslim olmayı gerektirir
Ancak bu teslimiyetin şartsız olması gerekir
Belirli şartlar söz konusu olduğunda Allah'tan razı olan, şükredici ve boyun eğici bir tavır gösteren, ancak bu şartlar değiştiğinde hemen isyankar, itaatsiz bir ahlaka bürünen insanların teslimiyeti yaşamaları mümkün değildir
Örneğin işleri son derece iyi giden ve tatminkar miktarlarda para kazanabilen bir kimse, kendisine bu şartları oluşturanın, rızkını verenin ve işlerinin rast gitmesini sağlayanın Allah olduğunu sık sık dile getirir
Ancak işleri ters gitmeye başladığı anda o güne kadar Allah'a göstermişolduğu bu teslimiyetli tavrını hemen unutur
Bir anda bambaşka bir karakter gösterir; ne kadar iyi bir insan olduğunu, başına gelenleri hak etmediğini, işlerinin neden ve nasıl bozulduğunu bir türlü anlayamadığını söyleyip durur
Hatta daha da ileri gidip Allah hakkında çeşitli zanlarda bulunmaya başlar ve kaderin en mükemmel ve en hayırlı şekilde işlediğini unutarak "Neden böyle oldu?", "Niçin benim başıma bunlar geldi?" gibi isyan dolu sözler sarf eder
Oysa Allah Katında makbul olan insanın iyi ya da kötü, lehte ya da aleyhte görünen her türlü olayda tevekküllü bir tavır göstermesidir
Kişi dıştan nasıl görünürse görünsün tüm bunların hayır ve hikmetle yaratıldığını bilerek teslimiyetli davranmalıdır
Çünkü "Eğer bir yara aldıysanız, o kavme de benzeri bir yara değmiştir
İşte o günleri Biz onları insanlar arasında devrettirip dururuz
Bu, Allah'ın iman edenleri belirtip-ayırması ve sizden şahidler (veya şehidler) edinmesi içindir
Allah, zulmedenleri sevmez" (Al-i İmran Suresi, 140) ayetiyle de bildirildiği gibi zorluklar ve sıkıntılar insanlar için bir denemedir
Bunlar insanlardan hangilerinin ihlasta ve Allah'a olan teslimiyetlerinde kararlılık göstereceklerinin denenmesi için özel bir imtihan olarak yaratılmaktadır
Samimi iman etmişolanlar mutlak bir teslimiyetle Allah'a dayanıp güvenir, hiçbir zaman için başlarına gelenler dolayısıyla şüpheye kapılmazlar
Kalpleri Rabbimizden gelecek her türlü denemeden yana mutmain olmuştur
İmanları şartlı değildir
Aksine, başlarına gelebilecek her türlü zorluğa karşı dayanıklı, köklü, sağlam ve sarsılmaz bir imandır
Allah'a karşılıksız olarak teslimiyet gösterirler
Kuran'da müminlerin teslimiyet konusundaki bu keskin ve kararlı tavırları şöyle ifade edilmiştir:
Rabbi ona: "Teslim ol" dediğinde (O "Alemlerin Rabbine teslim oldum" demişti
(Bakara Suresi, 131)
Bir başka ayette ise Allah en güzel dinin kendini Allah'a teslim edip, Allah'a bir olarak iman eden kimselerin dini olduğunu belirterek, kayıtsız şartsız teslimiyetin önemine şöyle dikkat çekmiştir:
İyilik yaparak kendini Allah'a teslim eden ve hanif (tevhidi) olan İbrahim'in dinine uyandan daha güzel din'li kimdir? Allah, İbrahim'i dost edinmiştir
(Nisa Suresi, 125)
16-06-2006
#
5
Profil Bilgileri
keremy
SADECE SIKINTI VE ZORLUK ANLARINDA DEĞİL, HER AN GÖNÜLDEN ALLAH'A YÖNELİR
İnsanların büyük çoğunluğu kendilerini yoktan yaratan, dünya hayatının nimetlerini emirlerine veren Yüce Rabbimiz'i genellikle hiç düşünmezler
Yaşantılarının yolunda gidiyor olmasından dolayı Allah'ın rahmetine muhtaç olan aciz varlıklar olduklarını tamamen unuturlar
Oysa onları nimet içerisinde yaşatan ve onlar adına herşeyin yolunda gitmesini sağlayan tek güç Allah'tır
Ancak bu kimselerin böylesine bir gaflet içerisinde olmaları gerçeği bilmemelerinden değil, tümüyle Allah'a karşı nankör ve büyüklenen bir tavır içerisinde olmalarından kaynaklanmaktadır
Bunun en açık delili de bu kimselerin herhangi bir zorluk ya da sıkıntıyla karşılaşıp çaresiz kaldıklarını anladıkları anda, hemen Allah'a yönelip, O'ndan yardım istemeleridir
Daha önce Allah'ı inkarda direnen bu kimseler, bir anda Allah'a 'gönülden ve katıksız bağlılar' olarak O'na dua etmeye başlarlar
Allah, "İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, 'gönülden katıksız bağlılar' olarak, Rablerine dua ederler; sonra Kendinden onlara bir rahmet taddırınca hemencecik bir grup Rablerine şirk koşarlar
Kendilerine (nimet olarak) verdiklerimize nankörlük etsinler diye
Öyleyse metalanıp-yararlanın, artık yakında bileceksiniz
" (Rum Suresi, 33-34) ayetleriyle bu önemli gerçeğe dikkat çekmiştir
Ayetlerde de görüldüğü gibi bu insanlar o güne kadar, Allah'ın gücünü bilmemelerinden, Allah'a kulluk etmekle yükümlü olduklarını anlamamalarından dolayı değil, bilerek inkar etmelerinden dolayı yüz çevirmektedirler
Nitekim Allah üzerlerindeki bu zorluk ve sıkıntıyı kaldırdığı anda da öncesinde Allah'a nasıl sığınıp, samimiyet ve ihlasla yardım istediklerini unutarak hemen inkarlarına geri dönmektedirler
Yani zorlukla karşılaşınca ihlaslı davranıp, zorluk kalkınca da samimiyetsizlik yapmaktadırlar
Kuran'da bu kimselerin tavırlarına şöyle bir örnek verilmiştir:
Karada ve denizde sizi gezdiren O'dur
Öyle ki siz gemide bulunduğunuz zaman, onlar da güzel bir rüzgarla onu yüzdürürlerken ve (tam) bununla sevinmektelerken, ona çılgınca bir rüzgar gelip çatar ve her yandan dalgalar onları kuşatıverir; onlar artık bu (dalgalarla) gerçekten kuşatıldıklarını sanmışlarken, dinde O'na 'gönülden katıksız bağlılar (muhlisler)' olarak Allah'a dua etmeye başlarlar: "Andolsun eğer bundan bizi kurtaracak olursan, muhakkak Sana şükredenlerden olacağız
" Ama (Allah) onları kurtarınca, hemen haksız yere, yeryüzünde taşkınlığa koyulurlar
Ey insanlar, sizin taşkınlığınız, ancak kendi aleyhinizedir; (bu) dünya hayatının geçici metaıdır
Sonra dönüşünüz Bizedir, Biz de yaptıklarınızı size haber vereceğiz
(Yunus Suresi, 22- 23)
Görüldüğü gibi istediklerinde ihlaslı bir tavır gösterebilen bu insanlar, Allah kendilerine yardım ettiği takdirde kesin olarak şükredenlerden olacaklarını söylerler
Allah'ın yardımı gelince de hemen O'ndan yüz çevirirler
Ancak Allah yaptıkları bu taşkınlığın onların aleyhlerine olacağını bildirerek, bu kimseleri azapla uyarmıştır
Samimi bir kalp ile Allah'a yönelen ihlas sahiplerinde ise zorluk ve rahatlık anları arasında böyle bir farklılık oluşmaz
Onlar Allah'ın mutlak gücünü bilmelerinden dolayı her an içleri titreyerek O'ndan korkup sakınırlar
Bu nedenle de hayatlarının her anında ihlaslı davranıp, Allah'a gönülden katıksız bağlılar olarak kulluk ederler
Allah sadece zarara uğradığı zaman ihlaslı davranan kimselerle, tüm hayatlarını ihlasla din ahlakını yaşayarak geçiren kimselerin Allah Katında alacakları karşılık bakımından bir olmayacaklarını bildirmiştir; müminler cennetle karşılık görürlerken diğerleri ateşle azaplandırılacaklardır
Ayetlerde şöyle buyrulmaktadır:
İnsana bir zarar dokunduğu zaman, gönülden katıksızca yönelmişolarak Rabbine dua eder
Sonra ona Kendinden bir nimet verdiği zaman, daha önce O'na dua ettiğini unutur ve O'nun yolundan saptırmak amacıyla Allah'a eşler koşmaya başlar
De ki: "İnkarınla biraz (dünya zevklerinden) yararlan; çünkü sen, ateşin halkındansın
"
Yoksa o, gece saatinde kalkıp da secde ederek ve kıyama durarak gönülden itaat (ibadet) eden, ahiretten sakınan ve Rabbinin rahmetini umud eden (gibi) midir? De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Şüphesiz, temiz akıl sahipleri öğüt alıp-düşünürler
" (Zümer Suresi, 8-9)
16-06-2006
#
6
Profil Bilgileri
keremy
ALLAH'A KUL OLMAKTA VE ON'A İBADET ETMEKTE ÇEKİMSER KALMAZ
Allah, "İnsanlardan öyleleri vardır ki: "Biz Allah'a ve ahiret gününe iman ettik" derler; oysa inanmışdeğillerdir
(Sözde) Allah'ı ve iman edenleri aldatırlar
Oysa onlar, yalnızca kendilerini aldatıyorlar ve şuurunda değiller
" (Bakara Suresi, 8-9) ayetleriyle gerçek anlamda iman etmedikleri halde Müslüman olduklarını söyleyen insanların varlığına dikkat çekmiştir
Bunlar, iman edenlerle birlikte olan, onlarla birlikte ibadette bulunan, onların sohbetlerine katılan, ancak gerçekte kalplerinde inkar olan kimselerdir
Bu kimseleri, kesin bir bilgiyle Allah'a iman edenlerden ayıran en önemli özelliklerden biri ise onların 'Allah'a kul olmakta ve O'na ibadet etmekte çekimser kalmalarıdır
Müminler Allah'a gönülden iman eden, katıksızca O'na yönelen, büyük bir aşk ve şevkle Allah'a ibadet eden, ihlas sahibi kullardır
Allah, "Mesih ve yakınlaştırılmış(yüksek derece sahibi) melekler, Allah'a kul olmaktan kesinlikle çekimser kalmazlar
Kim O'na ibadet etmeye 'karşı çekimser' davranırsa ve büyüklenme gösterirse (bilmeli ki,) onların tümünü huzurunda toplayacaktır
" (Nisa Suresi, 172) ayetiyle bu tavrın ahiretteki karşılığına dikkat çekmişve meleklerin bu konuda gösterdikleri ahlakı insanlara örnek olarak vermiştir
Ayetlerde de bildirildiği gibi ihlas ve samimiyetin göstergelerinden biri de Allah'a kulluk yapmakta ve ibadet etmekte asla çekimser kalmamaktır
Nitekim iman edenler her şart ve durumda ibadet şevklerini korurlar
Bu, mallarından ya da canlarından fedakarlıkta bulunmalarını, hatta tamamiyle feragat etmelerini, zorluk ve sıkıntılara göğüs germelerini gerektirse de, şevklerini asla kaybetmezler
Kuran'da müminlerin bu halisane çabalarını ifade eden güzel ahlaklarına pek çok örnek verilmiştir
Örneğin savaşa katılabilmek için peygamberden defalarca savaşabilecekleri bir binek talep eden, ancak binek bulamadıkları için savaşa katılamayanların ya da infak edecek birşey bulamadıkları için geri dönen insanların durumundan bahsedilmiştir
Bu kimseler savaşa katıldıklarında ölüm, yaralanma, sakat kalma gibi ciddi kayıplarla karşılaşabileceklerini çok iyi bildikleri halde, sadece Allah'a olan samimi imanlarından ve güçlü ihlaslarından dolayı bu duruma seve seve talip olmaktadırlar
Kuran'da bu kimselerden şu şekilde bahsedilir:
"Bir de (savaşa katılabilecekleri bir bineğe) bindirmen için sana her gelişlerinde "Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum" dediğin ve infak edecek bir şey bulamayıp hüzünlerinden dolayı gözlerinden yaşlar boşana boşana geri dönenler üzerinde de (sorumluluk) yoktur
" (Tevbe Suresi, 92)
Kuran'da aynı şartlar altındayken, Allah'a kul olmakta ve O'na ibadet etmekte çekimser kalan insanların örnekleri de verilerek, müminlerle bu kişiler arasındaki farkın görülmesi de sağlanmıştır
Konuyla ilgili ayetler şöyledir:
Yol, ancak o kimseler aleyhinedir ki, zengin oldukları halde (savaşa çıkmamak için) senden izin isterler ve bunlar geride kalanlarla birlikte olmayı seçerler
Allah, onların kalplerini mühürlemiştir
Bundan dolayı onlar, bilmezler
Onlara geri döndüğünüzde size özür belirttiler
De ki: "Özür belirtmeyiniz, size kesin olarak inanmıyoruz
Allah bize, durumunuzu haber vermiştir
Yaptıklarınızı Allah görecektir, O'nun elçisi de
Sonra gaybı da, müşahade edilebileni de bilene döndürüleceksiniz ve O, yaptıklarınızı size haber verecektir
" (Tevbe Suresi, 93-94)
Dilleriyle iman ettiklerini ve peygambere de itaat ettiklerini söyleyen bu kimseler, mal ve imkan bakımından son derece güçlü oldukları halde ihlas sahiplerinin tam aksine savaşa katılmamak için peygamberden izin isterler
Müslümanların çok büyük zorluklar içinde oldukları bir dönemde savaştan kaçan bu kişiler, aslında Allah'a karşı çok çirkin bir cesaret göstermektedirler
Aynı durum günümüzde daha farklı bir zorluk ya da sıkıntı anı için geçerli olabilir
Unutulmamalıdır ki Rabbimiz ayetlerde Müslümanların yardıma ve desteğe ihtiyacı olduğu bir dönemde Allah'ın rızasını kazanabilecekleri bir işe katılmaktansa, dünya hayatına ait menfaatlerini korumayı yeğleyen bu insanların kalplerini mühürlediğini bildirmiştir
16-06-2006
#
7
Profil Bilgileri
keremy
CİDDİ BİR ÇABA GÖSTERİR VE ' SÜREKLİ' SALİH DAVRANIŞLARDA BULUNUR
Kuran'da "Mal ve çocuklar, dünya hayatının çekici-süsüdür; sürekli olan 'salih davranışlar' ise, Rabbinin Katında sevap bakımından daha hayırlıdır, umut etmek bakımından da daha hayırlıdır
" (Kehf Suresi, 46) ayetiyle Allah Katında asıl makbul tutulan ve sevap bakımından da hayırlı olanın 'sürekli olan salih davranışlar' olduğu bildirilmiştir
Bu aynı zamanda kişinin ihlasının ve samimiyetinin de önemli bir göstergesidir
Kimi insanlar Allah korkularından dolayı değil, insanların gözünde dünyevi anlamda bir itibar ya da takdir kazanabilmek için de iyilik yapabilmektedirler
Sözgelimi bir kimse depremden dolayı evsiz ve ihtiyaç içerisinde kalan kimselere, evindeki eşyalarından ya da kıyafetlerinden yollayabilir
Komşularına karşı yardımsever, nezaketli ve sevecen bir ahlak gösterebilir
İşyerindeki çalışanlarına karşı son derece ilgili, şefkatli ve anlayışlı bir yapı sergileyebilir
Yaşlılara, büyüklerine karşı saygılı ve hoşgörülü olabilir
Gerektiğinde yardım kuruluşlarının etkinliklerine katılıp özverili tavırlar sergileyebilir
Bu yapılanlar tabi ki güzel davranışlardır
Ancak asıl önemli olan bu gibi güzel ahlak özelliklerinde süreklilik göstermek ve sabırlı davranmaktır
İhlas sahibi bir Müslümanın yapması gereken şey de, hayatının her anında, ihtiyaç içinde olan her insanın yardımına koşmada kararlı olmak ve bu yaptıklarında insanların rızasını gözetmemektir
Sadece Allah'ın rızasını kazanmak için gösterilen bu ciddi çaba, kişinin samimiyetinin de bir kanıtıdır
Ancak eğer tüm bunların yanında kişi hayatının geri kalan kısmını aynı güzel ahlak anlayışına uygun, aynı özverili tavırlar, aynı ciddi çaba içerisinde geçirmiyorsa, bu durumda diğer davranışlarında da ne derece samimi olduğu şüphelidir
Nitekim cahiliye toplumlarında da Allah'a iman etmediklerini söyledikleri halde bu tarz iyiliklerde bulunabilen bazı insanlar vardır
Ancak bunları Allah korkusundan ya da ahiret inançlarından dolayı yapmazlar
Hedefleri genelde dünyevi anlamda küçük ya da büyük birtakım çıkarlar elde edebilmektir
Örneğin biraz önce verilen örnekteki kişi, sırf evindeki fazlalıklardan kurtulabilmek için depremzedelere yardımcı olmuşolabilir
Ya da komşularına, yaşlılara ve büyüklerine karşı gösterdiği saygı geleneklerin, örf ve ananelerin etkisinden kaynaklanıyor olabilir
Aynı şekilde işyerinde de, çalışanlarını motive etmek ve böylece de onlardan daha fazla işgücü ve kazanç elde etmek için de onlara karşı güzel tavırlar sergiliyor olabilir
Yardım kuruluşlarına da yine toplumda iyi bir itibar ve saygınlık elde edebilmek için katkıda bulunuyor olabilir
Tüm bunların Allah korkusundan, Kuran'ın getirdiği güzel ahlaktan kaynaklandığını ve ihlaslı olduğunu söyleyebilmek için kişinin bu çabasını hayatının her anına yayması ve kesintisiz olarak Kuran'a uygun tavırlarda bulunması gerekir
Zira Kuran'ın "Sen de sabah akşam O'nun rızasını isteyerek Rablerine dua edenlerle birlikte sabret
Dünya hayatının (aldatıcı) süsünü isteyerek gözlerini onlardan kaydırma
Kalbini Bizi zikretmekten gaflete düşürdüğümüz, kendi 'istek ve tutkularına (hevasına)' uyan ve işinde aşırılığa gidene itaat etme
" (Kehf Suresi, 2 ayetiyle 'sabah akşam' yani 'gün boyunca' ve 'kesintisiz olarak' Allah'ın rızasını aramanın önemine dikkat çekilmiştir
Eğer bir insan Allah'ın ve ahiretin varlığına samimiyetle inanıyorsa, aksini yapabilmesi de kesinlikle mümkün değildir
Ahirette, dünyada yaşadığı her anın hesabını vereceğini ve ancak Allah'ın rızasına uygun bir yaşam sürdüğü takdirde sonsuz cennet hayatına layık olabileceğini bilir
Bu nedenle de yaptığı her hareket, söylediği her söz ve her tavırla Allah'ın rızasını kazanabilmek için hayırlarda yarışır
Sürekli olarak "Daha fazla ne yapabilirim?", "Allah'ın rızasını ve rahmetini kazanmak için nasıl daha güzel bir tavır gösterebilirim?", "Ahlakımı güzelleştirmek için hangi tavırlarımı düzeltmem gerekir?" diye düşünerek, ciddi bir çaba harcar
Nitekim Kuran'da da kesintisiz bir ciddi çaba içerisinde olan kimselerin tavırlarının şükre şayan olduğu bildirilmiştir
Ayetler şöyledir:
Kim çarçabuk olanı (geçici dünya arzularını) isterse, orada istediğimiz kimseye dilediğimizi çabuklaştırırız, sonra ona cehennemi (yurt) kılarız; ona, kınanmışve kovulmuşolarak gider
Kim de ahireti ister ve bir mü'min olarak ciddi bir çaba göstererek ona çalışırsa, işte böylelerinin çabası şükre şayandır
(İsra Suresi, 18-19)
16-06-2006
#
8
Profil Bilgileri
keremy
SADECE İBADET DEĞİL, HAYATIN HER ANINDA İHLASI YAŞAR
Allah Kuran'ın pek çok ayetinde Kuran ahlakının iman eden bir insanın tüm hayatına hakim olması gerektiğine dikkat çekmiştir
İnsan sabah uyandığı andan gece tekrar uykuya daldığı ana kadar yaptığı her işte, Müslümanca yaşamak, Müslümanca konuşmak ve Müslümanca düşünmekle yükümlüdür
Her an ihlası ayakta tutmalı, her an Allah'a karşı samimi ve dürüst olmaya niyet etmeli ve bu konuda iradesini ve vicdanını son noktasına kadar kullanmalıdır
Ancak dini sadece belirli ibadetlerle sınırlandırmaya çalışan kimi insanlar, hayatı bu şekilde 'ibadet anları ve diğer anlar' olarak ikiye bölen bir bakışaçısını makul ve mantıklı bulurlar
Allah'ı ve ahireti, sadece namaz kılacakları, oruç tutacakları, sadaka verecekleri ya da hacca gidecekleri zaman hatırlarlar
Günün ve yılın diğer zamanlarında ise dünya işlerinin karmaşasına kapılıp giderler
Allah'ı ve ahirette alacakları karşılığı unuttukları için içlerinde Allah'ın rızasını kazanmak için bir şevk hissetmez ve bu yönde çaba da harcamazlar
Sokakta yürürken, yemek yerken, işyerinde çalışırken, spor yaparken, sohbet ederken, ticari bir işi takip ederken, televizyon seyrederken, politik konulardan bahsederken, müzik dinlerken de din ahlakını yaşamakla sorumlu olduklarını düşünmezler
Bu konuların dünya ile ilgili konular olduğunu düşünerek, bunlarla meşgul olduklarında dünyaya yönelik hesaplar içerisinde olmaları gerektiğine inanırlar
Oysa insan tüm bu konularla ilgilenirken de Kuran ahlakını en mükemmel şekilde yaşayabilir ve ihlaslı davranabilir; bir yandan yapmakla yükümlü olduğu işlerle en dikkatli ve en titiz şekilde ilgilenir, sohbetini eder, yemeğini yer, sporunu yapar, okuluna ya da işine gider, temizlik yapar, televizyonunu seyredip, müziğini dinler
Ama tüm bunları yaparken Allah'ın razı olacağı şekilde hareket etmeye gayret eder
Allah'ın razı olacağı davranışlar da Kuran ayetlerinde çok açık ve detaylı bir biçimde belirtilmiştir; ticaret yaparken dürüst ve adil olmak, haksız menfaat elde etmeye çalışmamak, tartıda ölçüde hile yapmamak ve bunlara benzer daha pek çok konu Kuran'da açıklanmıştır
Kişinin Allah'tan korkarak ve bu ayetleri göz önünde bulundurarak hareket etmesi, yaptığı ticareti Allah'ın rızasına uygun ve ihlasla yaptığını gösterir
Aynı şekilde sohbet eden bir kimsenin boşsöze dalmaması, Kuran'a muhalif bir konuşmaya seyirci kalmaması, faydalı ve hayırlı konuşmalar yapması, doğru ve dürüst konuşması da yine hep Kuran ile bildirilen ahlakın birer parçasıdır
Bu nedenle insan hiçbir zaman için dinin sadece bazı ibadetlerden ibaret olduğu, ihlasın da ancak bu ibadetler yerine getirilirken yaşanabileceği gibi yanlışbir düşünceye kapılmamalıdır
İnsan, dünya hayatının bir gereği olarak pek çok farklı işle meşgul olmak durumundadır
Önemli olan kişinin kalpte her an Allah ile birlikte olması, her yaptığı işte Allah'ın rızasını araması, Kuran ahlakından ödün vermemesi ve ihlası gözetmesidir
04-02-2009
#
9
Profil Bilgileri
mum
--->: İhlaslı İnsan Nasıl Olur?
Allah (cc) bizi ihlaslı kullarında etsin
amin
Tags
:
ihlasli
,
insan
,
nasil
,
olur
İhlaslı İnsan Nasıl Olur? ile ilgili Benzer Konular
947 Kez Görüntülendi
İnsan, sebeplere ve araçlara yapışırsa, zillet ve hakarete sebep olur
Risale-i Nur
Tuvalet Sohbeti Nasıl Olur İşte Böyle Olur
Komik Şeyler (Yazı Eklenebilir)
Güvensiz Paslı Dünyanızda Katil Olur İnsan !
Resimli Şiirler
*Bunlar Nasıl İnsan?*
Komik Resimler
bir fil nasıl resim yapar yaparsa nasıl olur
Komik Videolar
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
00:54
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553