Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Dini Sohbet

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
MahŞerde Haklarin İadesİ Ve GÜnahkarlarin TartiŞmalari ile ilgili Benzer Konular
212 Kez Görüntülendi

Seni sevdiğimi sevgilim sana mahşerde söyleyeceğim Yazılı Sevgi Resimleri
Nihat Hatipoğlu - Mahşerde Hayvanlar Olacakmı ? Dini Videolar
Mahşerde sevap ve günah tartılması Dini Sohbet

Bir hikaye.... | YEN!LG! yeniden döndü!
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 23-06-2006   #1
Profil Bilgileri
Standart MahŞerde Haklarin İadesİ Ve GÜnahkarlarin TartiŞmalari



MahŞerde Haklarin İadesİ Ve GÜnahkarlarin TartiŞmalari başlıklı yazı Mumsema MahŞerde Haklarin İadesİ Ve GÜnahkarlarin TartiŞmalari Forum Alev


Kıyamet günü Yüce Allah adaletini kullarının üzerinde en ince bir şekilde tecelli ettirecektir Zor ve baskı yoluyla veya hile, aldatma, rüşvet, gasp, ölçü ve tartıda yanıltma, emanete hıyanet, faiz, kumar, tefecilik gibi değişik yöntemlerle Allah'ın kullarını aldatanlar, özgürlüklerini kısıtlayanlar, şeref ve izzeti nefislerini ayaklar altına alanlar veya herhangi bir şekilde onlara zulmedenler büyük bir hesap vereceklerdir "(O gün) Bütün yüzler (insanlar), diri ve her şeye hâkim olan Allah için eğilip boyun bükmüştür Zulüm yüklenen ise, gerçekten peri-şan olmuştur" (Ta-ha, 111) Alaya alarak, iftira ederek ve kusur arayıp kötü lakap takarak Allah'ın kullarını incitenler bu hesaptan hiçbir şekilde kaçamayıp o gün hak ödeyeceklerdir

Dünyada haksız bir şekilde akıtılan kan ve göz yaşı, Arşı-alâya yükselen mazlumların feryatla-rının hesabını o gün Yüce Allah tek tek zalimlerden soracaktır Karşılıklı olarak hak sahiplerine ödettirilecek olan bu hakların iade edilmesinde gerçekleşecek olan adalet ve titizlik öyle bir noktaya varacak ki o gün boynuzsuz hayvanın hakkı dahi boynuzlu hayvandan alınacaktır Sahabelerden Ebû Zerr (ra) anlatıyor: "Bir gün Peygamber (sav)'in gözüne, boynuz boynuza dövüşen iki koç ilişti Bana dönerek: "Ya Ebû Zerr, şu koçların ne üzerine boynuzlaştıklarını biliyor musun?" diye sordu Ben O'na 'hayır, bilmiyorum' diye cevap verdim O bana dedi ki: "Fakat Allah (cc) bu kavganın sebebini biliyor ve Kıyamet Günü aralarında hüküm verecektir"
O gün nice insanlar namaz, zekât, oruç, hac gibi belirli ibadetleri yapmış olarak Rahman'ın huzuruna gelir Fakat bu ibadetler kendilerini ateşten kurtaramaz Zira bu insanlar bu ibadetlerle beraber öyle günahlarla da Rahman'nın huzuruna gelmişler ki kiminin kanını akıtmışlar, kiminin malını yemişler, kimine iftira etmişlerdir Bu durum karşısında, ibadetlerinden elde ettikleri sevapları onlardan alınıp hak sahiplerine dağıtılır Eğer ibadetleri, bu hakları ödemeye kâfi gelmezse hak sahiplerinin günahlarından alınıp onların günahına eklenir Bunlar hayatları boyunca nice zorluklara katlanarak elde ettikleri sevapları bu şekilde kaybetmişler ve o gün müflis durumuna düşerek cehenneme müstehak ol-muşlardır
Sahabelerden Ebû Hureyre'den (ra) rivayet edildiğine göre, Resulullah (sav) şöyle buyurdu: "Bilir misiniz müflis kimdir?" Biz: 'Aramızda müflis; parası, pulu ve malı kalmamış kimsedir yâ Resulullah' diye cevap verdik Bunun üzerine Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Ümmetimin asıl müflisi kıyamet günü Allah (cc)'ın huzuruna namaz, oruç ve zekât ile geldiği halde falana küfrettiği, filâna iftira ettiği, berikinin malını yediği, ötekinin kanını döktüğü, bir başkasını dövdüğü ortaya çıktığı için yaptığı iyiliklerin bir kısmı falan, öbür kısmı filâna verilen ve borçları karşılanmadan iyiliği bittiği takdirde hak sahiplerinin günahları kendisine devredilerek böylelikle cehenneme atılan kimsedir"
Kişi o gün ağır uğraşılar ve uzun yorgunluklar pahasına işlemiş olduğu amellerini, amel defterinde göremeyip: "Nerede benim yapmış olduğum iyilikler" diye sorunca "onlar haksızlık ettiğin kimselerin defterlerine nakledildi" cevabını alacaktır Yine, amel defterinin bir ömür boyu nefsinin azgın arzularına karşı direnerek kaçınmış olduğu günahlar ile dolu olduğunu görüp: "Yâ Rabb'i, bunlar benim hiç işlemediğim günahlardır" deyince ona: "Bunlar dedikodusunu yaptığın, küfrettiğin, haklarında kötülük kurduğun alış-verişte, komşulukta, karşılıklı konuşurken, tartışırken, müzakere ederken, okurken, ilmî araştırma yaparken veya başka her hangi bir ortak münasebet esnasında aldattığın, aleyhlerinde bulunduğun, hakkını yediğin kimselerin günahlarıdır" (İmam Gazali, Kalplerin Keşfi, İhyau 'Ulumu'd-din) denilecektir
Sahabelerden Hz Enes (ra) der ki, bir gün Peygamber (sav)´in şöyle dediğini duydum "Allah (cc) bütün insanları çırılçıplak ve toprağa bulaşmış halde yeniden dirilterek Mahşer'de toplar Sonra hem yakından ve hem de uzaktan duyulan bir ses ile şöyle seslenir: 'Ben hem sultan hem de hâkimim! Cennetlik bir kim-se, üzerinde cehennemlik birinin hakkı varsa, bu hak cehennemliğe verilmeden kendisi cennete giremez Buna karşılık cehennemlik birinde cennetlik birinin hakkı varsa, ben de bu hakkı cehennemlikten alıp cennetliğe vermedikçe, o cehenneme girmez Bu haksızlık isterse bir tokat olsun' Biz Peygamberimize 'nasıl olur? Hani bizler çırılçıplak ve toz toprak içinde, yani başka hiç bir şeyimiz olmaksızın Mahşer'e gideceğiz' diye sorduk Peygamber (sav) bize: 'hak alış-verişi iyilikler ve kötülükler ile olacak" diye cevap verdi
Sahabelerden yine Enes (ra) rivayet ediyor: "Bir gün Resulullah (sav) ile birlikte otururken bir ara azı dişleri görünecek şekilde O'nun güldüğünü gördük Ömer (ra): 'Ya Resulullah, anam - babam sana feda olsun, neye güldün?' diye sordu Resulullah şu cevabı verdi: "Ümmetimden iki kişi Allah (cc)'ın huzurunda diz çöktü, biri 'Yâ Rabb'i, bu kardeşimden hakkımı al' dedi Allah (cc) da ötekine: "kardeşinin hakkını kendisine ver" diye buyurdu Verecekli adam 'hiç bir iyi amelim kalmadı' dedi Bunun üzerine Allah (cc) alacaklıya: "ne yapacaksın, arka-daşının sana verecek hiç bir iyi ameli kalmadı" diye buyurdu Alacaklı 'o halde hakkım kadar günahımı üzerine alsın' dedi Böyle derken Peygamber (sav) yaşlı gözlerle "o gün öyle yaman bir gündür ki, her insan günahını sırtına yükleyeceği birini arar" diye buyurdu ve sözlerine şöyle devam etti: "Bu arada Allah (cc) alacaklı tarafa: "kaldır başını da cennet bahçelerine bak" diye buyurdu Adam başını kaldırarak 'Yâ Rabb'i, altından bir takım yüksek evler ile incilerle bezenmiş şehirler görüyorum Bunlar acaba hangi peygambere veya hangi sıddıka yahut hangi şehide ayrıldı' dedi Yüce Allah (cc): "Bu gördüğün ev ve köşkler bana bedelini ödeyenlere verilecek" diye buyurdu Alacaklı adam 'Yâ Rabb'i, onların bedelini sana kim ödeyebilir?' dedi Allah (cc): "sen verebilirsin" diye buyurdu Adam: 'nedir o bedel?' diye sordu Allah (cc): "Arkadaşına (kardeşine) hakkını bağışlaman" diye buyurdu Bunun üzerine alacaklı adam: 'Yâ Rabb'i ona hakkımı bağışladım' dedi Allah (cc) da alacaklıya "o halde onun elinden tut ve onu (da) cennete götür" diye buyurdu Sonra Peygamber (sav) bize dönerek: "Allah (cc)'tan korkun ve aranızdaki ihtilafları ıslah ediniz Görüyorsunuz ki, Allah (cc) mü'minlerin arasını bulmaktadır" diye buyurdu
Yanlış atılan tek bir adıma, söylenen bir kelimelik kötü söze bile müsamaha gösterilmeyen ve bu şekilde mazlumun hakkının zalimden alındığı o günde, herhangi bir hak ödemeyerek veya Allah (cc)'ın lütfuna mazhar olarak afva uğrayanlar elbetteki ebedi saadete erişmenin sevinciyle muhakeme yerinden ayrılırlar Diğerlerini ise eli topuzlu zebaniler karşılayacaklardır Zebaniler öfke ile bu insanların üzerine yürüyecekler, bütün kalabalık, ürkütücü halleriyle bu insanların üzerine çullanacaklar, onları perçemlerinden yakalayarak herkesin gözü önünde yüzüstü sürüklemeye başlarlar İşte bu anda bütün insanlar bu gibilerin rezilliğine ve perişanlığına şahid olurlar "Bu acı âkıbet, dünyada insanlardan gizli olarak yahut başkalarının gözüne girmek için veya kullar nazarında itibarını yitirmekten çekindiğinden dolayı işlediğin bir günah yüzünden başına gelmiş olabilir Dünyanın geçici ve mahşerdekine göre çok daha az olan kalabalığı karşısında utanç verici bir duruma düşmekten çekindiğin halde, ahiretin korkunç kalabalığı huzurunda rezil olmaktan korkmaman ne büyük cehalet! Üstelik işin sonunda Allah (cc)'ın gazabına maruz kalmak, acı bir azaba çarpılarak zebanilerin elinde cehennemi boylamak da var İşte Ahirette karşılaşacağın durumlar bunlar, fakat sen tehlikenin farkında bile değilsin!" (İmam Gazali, Kalplerin Keşfi)
Küfür ve isyan yolunun çığırını açıp insanları da bu yola sevk etmiş olan her isyankâr topluluğun "kötülükte önder olanlarını, sapan ve saptıran liderlerini ve ileri gelen yöneticilerini" de Yüce Allah o gün insanların arasından çıkarıp ayıracak ve suçu en büyük olanlardan işe başlayacaktır "Sonra her gruptan Rahman'a karşı isyanda en ileri gidenleri ayıracağız" (Meryem; 69) Onların mahkemesi daha şiddetli görüldüğü gibi, azapları da kat kat fazla olacaktır Fakat bunlar cehenneme sevk edilmeden önce onların yakasına yapışacak olan tabilerle ken-dileri arasında bir takım tartışmalar yaşanacaktır Dünya hayatında tabi oldukları ve kendilerini kötü yola sevk eden yöneticilerin kötü uygulamalarına ve büyük küçük her türlü haksızlıklarına karşı boyun eğdikleri halde; bu topluluklar, mahşerde ise bu liderlerinin peşine takılıp cehenneme gitmemek için onlarla büyük tartışmalara gireceklerdir Bu tartışmaları Rabbimiz şöyle bildiriyor: "(Kıyamet gününde) hepsi Allah'ın huzuruna çıkacak ve zayıflar o büyüklük taslayanlara diyecekler ki: "Biz sizin tâbilerinizdik Şimdi siz, Allah'ın azabından herhangi bir şeyi bizden savabilir misiniz?" Onlar da diyecekler ki: "(Ne yapalım) Allah bizi hidayete erdirseydi biz de si-zi doğru yola iletirdik Şimdi sızlansak da sabretsek de birdir Çünkü bizim için sığına-cak bir yer yoktur" (İbrahim; 21)
Yüce Allah: "Zulmedenlere meyletmeyin; sonra size ateş dokunur (cehennemde yanarsınız) Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur Sonra (O'ndan da) yardım göremezsiniz!" (Hud; 113) buyurarak gereken uyarıyı dünyada iken yapmıştı Fakat tabiler bu uyarıları kaâle almamış, kendilerini doğru yoldan saptıran yöneticilerin yolundan gitmişlerdi Ve bu yüzden haklı olarak azaba müstehak oldular Tâbiler bu yüzden o gün bu önderlerin yakasına yapışıp onlara: "Siz bize sağdan gelirdiniz (sû-reti haktan görünürdünüz)" (Saffat; 28) diyecekler Buna karşılık bu ileri gelenler: "Bilâkis, derler, siz inanan kimseler değildiniz" Bizim sizi zorlayacak bir gücümüz yoktu Fakat siz kendiniz azgın bir toplum idiniz Onun için Rabbimizin hükmü bize hak oldu Biz (hak ettiğimiz cezayı) mutlaka tadacağız Biz sizi azdırdık Çünkü kendimiz de azmıştık Şüphesiz o gün onlar azapta ortaktırlar İşte biz, suçlulara böyle yaparız" (Saffat; 29-34) Onlar o gün Rahman'ın buyruğuna tam bir teslimiyet göstermişlerdir: ''Onları tutuklayın, çünkü onlar sorguya çekilecekler! Size ne oldu ki birbirinize yardım etmiyorsunuz? Evet, onlar o gün zilletle boyun eğeceklerdir" (Saffat; 26)
Bir diğer tartışma sahnesi de dünyada kişi ile uyum içinde olan ve bu yüzden kişiye musallat kılınan şeytan ve ona dost olan arkadaşı arasında gerçekleşen tartışma sahnesidir "Ya Rabbi beni azdıran ve beni doğru yoldan saptıran, hiçbir vakit peşimi bırakmayan işte bu zalim şeytandır Bu yüzden bana değil şeytana ceza vermelisin' diyecektir kişi Fakat şeytan da: "Rabbimiz! Ben onu azdırmadım Fakat kendisi derin bir sapıklık içindeydi" (Kaf; 27) diyerek bu iddiayı inkar edecektir Yani 'Ya Rabbi ben onu istemediği halde onu isyankar yapmaya ve sana asi olmaya zorlamadım Ak-sine bu kişi zaten delalet ve sapıklık içindeydi Kendisi iyilikten şiddetle kaçan, kötülüğe de tutkun olan biriydi Bu yüzden benim telkinlerime/ teşviklerime koşarak geldi' diyecektir Yüce Allah ise: "Huzurumda çekişmeyin! Ben size daha önce uyarı göndermiştim! Benim huzurumda söz değiştirilmez ve ben kullara asla zulmedici değilim" (Kaf; 28-29) buyurarak aralarındaki çekişmeye ve tartışmaya son noktayı koyar
"O şeytan dostu kimse, en sonunda bize gelince arkadaşına: Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı, (meğer sen) ne kötü (bir) arkadaşmışsın! der Zulmettiğiniz için bugün (nedâmet) size hiçbir fayda vermeyecektir Çünkü siz, azapta ortaksınız" (Zuhruf; 38-39)
Benzer tartışma sahnesi de hesap bittikten sonra kalplere vesvese veren, insanları Allah'a isyana teşvik eden, çekici sözleriyle insanları küfür yoluna düşüren şeytanların başı iblis ile cehenneme müstehak olmuş insanlar arasında gerçekleşen tartışma sahnesidir Cehennemlikler şeytanı kendilerini saptırmakla suçladıklarında şeytan suçunu kabul edecek ve şöyle diyecektir: "(Hesapları görülüp) iş bitirilince, şeytan diyecek ki: "Şüphesiz Allah size gerçek olanı vâdetti, ben de size vâdettim ama, size yalancı çıktım Zaten benim size karşı bir gücüm yoktu Ben, sadece sizi (inkâra) çağırdım, siz de benim davetime hemen koştunuz O halde beni yermeyin, kendinizi yerin Ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni kurtarabilirsiniz! Kuşkusuz daha önce ben, beni (Allah'a) ortak koşmanızı reddettim Şüphesiz zalimler için elem verici bir azap vardır" (İbrahim; 22)
Bir başka sahne ise mü'minleri yarı yolda bırakarak onlara ihanet eden ve bu şekilde kendilerini fitneye düşüren münafıklarla mü'-minler arasında geçen sahnedir: "Münafık erkeklerle münafık kadınların, müminlere: Bizi bekleyin, nurunuzdan bir parça ışık alalım, diyeceği günde kendilerine: Arkanıza dönün de bir ışık arayın! denilir Nihayet onların arasına, içinde rahmet, dışında azap bu-lunan kapılı bir sur çekilir Münafıklar onlara: Biz sizinle beraber değil miydik? diye seslenirler (Müminler de) derler ki: Evet ama, siz kendinizi fitneye düşürdünüz; fırsat beklediniz; şüpheye düştünüz ve kuruntular sizi aldattı O çok aldatan (şeytan) sizi, Allah hakkında bile aldattı Nihayet Allah'ın emri gelip çattı!" (Hadid; 13-14)
İkiyüzlü münafıklar da diğer yandaşları gibi azaptan kurtulamıyor ve azabın en kötüsüne müstehak oluyorlar "Artık bugün sizden herhangi bir fidye alınmaz ve inkâr edenlerden de Barınma yeriniz ateştir, sizin veliniz (size yaraşan dost) odur; o ne kötü bir gidiş yeridir" (Hadid; 15)
Evet, o gün öyle bir gün ki şeytan şeytanlığını, zalim zalimliğini, kafir kafirliğini ve günahkar da tüm günahlarını itiraf ediyor "Vallahi, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz" (Şuara; 97), "Ey Rabbimiz! Biz reislerimize ve büyüklerimize uyduk da onlar bizi yoldan saptırdılar, derler Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lâ-netle rahmetinden kov" (Ahzab; 67-68)
Günahlarını ve sapıklıklarını itiraf etmelerine rağmen bunlar hiçbir şekilde azaptan kurtulamamışlardır "Eğer yeryüzünde olanların tümü ve bununla birlikte bir katı daha zalimlerin olmuş olsaydı, kıyamet günü o kötü azaptan (kurtulmak amacıyla) gerçekten bunları fidye olarak verirlerdi Oysa onların hiç hesaba katmadıkları şeyler, Allah'tan kendileri için açığa çıkmıştır" (Zümer; 47), "Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından (kurtuluş için), oğullarını, karısını ve kardeşini, kendi-sini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde kim varsa hepsini fidye olarak versin de, tek kendini kurtarsın Fakat ne mümkün! Bilinmeli ki, o (cehennem) alevlenen bir ateştir" (Mearic; 11-15)
Hakların iade edilmesi ve tartışma sahnelerinin ardından gözler bir başka noktaya şefaat istemeye takılıyor Şefaatin ardından cehennemin üzerine kurulan ve istisnasız herkesin üzerinden geçeceği köprü olan sırat ise daha o gün gelmeden şimdiden yüreklere korku salıyor Bize de ahiretin bu duraklarından gereken dersleri çıkarmak, amellerimizi düzeltmek ve yaşamımızı güzelleştirmek düşüyor…

 

keremy is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Cevapla
Tags: gunahkarlarin, haklarin, iadesi, mahserde, tartismalari


MahŞerde Haklarin İadesİ Ve GÜnahkarlarin TartiŞmalari ile ilgili Benzer Konular
212 Kez Görüntülendi

Seni sevdiğimi sevgilim sana mahşerde söyleyeceğim Yazılı Sevgi Resimleri
Nihat Hatipoğlu - Mahşerde Hayvanlar Olacakmı ? Dini Videolar
Mahşerde sevap ve günah tartılması Dini Sohbet


Saat 09:03.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553