Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Dini Sohbet

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Helal mal ile ilgili Benzer Konular
261 Kez Görüntülendi

Redbull enerji içecegi helal mi? Bira sanayiinde üretilen malt içeceğinin içilmesi helal midir? Sorular ve Cevaplar
Hakkını Helal Et !.. Güzel Yazılar / Makaleler
Helal sut emmis kiz..(: Komik Resimler
Helal Lokma . . . Kıssalar & Hikayeler
Helâl Olan, Helâl Yiyenlere Gelir Kıssalar & Hikayeler

ABD'li vekil: Mekke bombalansın | sakın kanmayın bunlar sadece büyük tezgahlar!!!
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 01-07-2006   #1
Profil Bilgileri
Standart Helal mal



Helal mal başlıklı yazı Mumsema Helal mal Forum Alev


Helal Mal

Ömer, “Anne! Anne!” diye bağırarak elindekini annesine gösteriyordu
Annesi, oğlunun böyle heyecanla bağırdığını duyunca, kötü bir şey olduğunu zannederek süratle kapıya yöneldi

Ömerin çamura bulanmış elinde bir şey parıldıyordu Annesi uzun bir zaman önce kaybettiği bileziğini görünce gözlerine inanamadı Eşinin düğün hediyesi olarak aldığı bu bileziği kaybettikten sonra onu bir daha bulabileceği ümidini kaybetmişti Bu kıymetli hediyeyi tekrar bulmanın sevinci ile gözleri yaşardı

Oğlunu şefkatle kucakladı;

- Evladım bunu nereden buldun, dedi

Ömer:

- Bahçedeki su yolunu tıkayan ot ve dalları temizlerken bir şeyin parladığını gördüm, üzerindeki çamuru kaldırınca ortaya çıkıverdi; bir de baktım ki bu altın bilezikmiş
Anne derin bir nefes aldı Ağır bir yükten kurtulmuş gibi rahatlamıştı Pencereden gökyüzüne bakarak: “Allah ne kadar yüce! Kulları için ne büyük lütuflar gizliyor Helal mal hiçbir zaman sahibini utandırmaz ve mahcup etmez” dedi

Oğlunun biraz önceki heyecanlı sesiyle uyanan Ömer’in babası da konuşulanların bir kısmını duymuştu, gözlerini ovuşturarak odaya girdi

- Evladım nedir bu heyecanın, umarım hayırlı bir şeydir! Hanım sen neler söylüyorsun

Anne sevinçle elindeki bileziğini eşine gösterince baba şaşkınlıkla ve aynı sevinçle:

- Ooo! Kaybolan bilezik!

- Evet! Ömer, bahçedeki arkı temizlerken topraklar içinde onu bulmuş Ben de Cenab-ı Hak’a şükrettim ve “Helal mal hiçbir zaman sahibini üzüntüde bırakmaz” diyordum
Baba:

- Evet hanım doğru söylüyorsun, helalinden elde edilen şey er veya geç mutlaka sahibine döner Biliyor musunuz Allah’ın Sevgili Peygamber’i bu hakikatı bir hikaye anlatıyor Ömer hemen atıldı: “Baba bana o hikayeyi anlatır mısın?”

Ömer’in babası oğlunun bu samimi ve içten isteğine sevindi:

- Olur, ama Cuma Namazı’nın vakti çok yaklaştı Namazdan sonrasını beklemen gerekiyor Hem bu arada kardeşin, Zeynep de gelir, böylece o da dinlemiş olur, dedi
Ömer namazdan sonrasını sabırsızlıkla bekliyordu Babası ile birlikte camiden eve döndüler ve baba anlatmaya başladı:

- Bir zamanlar hem sesi, hem de çehresi güzel bir adam vardı Ticaretle uğraşıyordu Oldukça dürüst olan bu adam etrafındaki insanlara güven veriyordu Kazandığı ile hem geçimini sağlar hem de hayırlı işlerde bulunurdu

Zamanla bu adam çok zenginleşti Güzel ahlakı, zenginliğinin artmasına çok yardımcı olmuştu

Ama dünya hali bu Cenab-ı Hak kullarını zaman zaman bazı imtihanlardan geçirir ki onlara kendisini hatırlatsın Kullarının kendisine olan bağlılıklarını artırmak için, sahip oldukları şeylerden onları mahrum eder Bu deneme ve imtihanlar ile kulların Allah’a karşı bağlılıkları bir kat daha artar İşte böyle bir imtihan ve deneme sürecini bu iyi ahlaklı adam da yaşayacaktı

Günün birinde bu adam öyle bir zarar etti ki sahip olduğu her şey birden yok oluverdi O eski tatlı ve güzel günlerin yerini şimdi sıkıntılı ve zor günler alıvermişti O kadar ki sığınabilecek bir yer, karnını doyurabilecek bir ekmek dahi bulamıyordu

Böylesi günlerin, Cenab-ı Hak tarafından kullarına bir imtihan olduğunun farkında olan bu güzel insan, kendi kendine şöyle düşünüyordu: “Bu durumumdan yine çalışma ve gayretimle kurtulabilirim Oturarak ve üzülerek durumumu daha fazla zora sokmamalıyım

Ertesi sabah erkenden, eski tanıdıklarından birinin yanına gitti Bu eski dostundan, kendisine bir kese altın borç vermesini istedi O çevrede bu iyi insanı herkes tanırdı Ayrıca onun iyi bir tüccür olduğunu herkes kabul ederdi Arkadaşı ile aralarında şöyle bir konuşma geçti:

- Arkadaşım! Ben seni çok iyi tanırım ve sana güvenirim Ama ben senden sana verdiğim bu borca karşılık bir şahit istiyorum

Ahlaklı tüccar, arkadaşının bu isteğine karşı, kendinden gayet emin bir şekilde:

- Aramızdaki anlaşmaya Allah şahittir! dedi

Adam;

- Allah elbette her şeye şahittir, ancak, sana verdiğim bu bir kese altın için birisini şahit göstermen gerekiyor, deyince o yine:

- Bu konuştuklarımıza şahit sadece “Allah’tır” dedi

Bu samimi ısrar karşısında, arkadaşına güvenen adam kasasından bir kese altın çıkardı, dürüstlüğü ile bilinen arkadaşına:

- Al! Tamam, aramızda şahit Allah’tır O, senin çalışmanın ve gayretinin mükafatını verecektir, haydi uğurlar olsun! dedi

Aralarındaki bu ticari anlaşma için bir süre belirlemeleri gerekiyordu Bu sürenin bir ay olmasına karar verdiler Yani her şeyini kaybeden kahramanımızın borcunu ödemek için bir aylık bir zamanı vardı

Hemen işe koyuldu Yeni işi için bir gemi ile başka bir şehre gitmesi gerekiyordu Bir gemi sahibi ile bu yolculuk için anlaştı Borç aldığı yakın dostu ile vedalaştıktan sonra Allah’a dua ederek yola çıktı Gemi limandan ayrıldı, adam yolculuk boyunca yeni işinde başarılı olması ve arkadaşına verdiği sözü yerine getirebilmesi için Allah’ın yardımını istedi ve dua etti

Yolculuk oldukça tatlıydı Hoş bir rüzgar eşliğinde bir tüy gibi süzülen gemi kısa bir süre sonra şehre ulaştı; mallarını indirdi İyi kalbli tüccar, mallarını limana indirirdi, işleri çok iyi gitti; fazla beklemeden getirdiği mallarını çok kar elde ederek sattı Bu işler olurken sevgili dostumuz hep Allah’a şükrediyordu; çünkü işlerinin bu kadar yolunda gitmesinin hep Allah tarafından olduğunu biliyordu

İşlerini tamamladı Çok kar etmişti ve dönüş vakti gelmişti Ama bir problem ortaya çıkmıştı Dönüş için bir gemi bulamıyordu

Her sabah erkenden limana geliyor yeni bir gemi gelmesini bekliyordu Günler geçiyor ama beklediği gemi bir türlü gelmiyordu Her geçen gün endişesi bir kat daha artıyordu Arkadaşı ile anlaştıkları gün hızla yaklaşıyordu Evet, dostuna söz vermişti Bu sözünün gereğini yerine getirmeliydi Ama nasıl? Bu sıkıntıyı nasıl aşacaktı? Verdiği söze nasıl bağlı kalacaktı? Bu imkansız gibiydi, zira şartlar oldukça elverişsizdi

Sonra aklına bir çare geldi Bir mektup yazdı Bu mektupta elinde olmayan gecikmeden dolayı arkadaşından özür diliyordu Borcu olan bir kese altını ve yazdığı mektubu alarak denizin kıyısına geldi Deniz tatlı bir rüzgarla sallanırken pırıl pırıl parlıyordu Kıyıda kalın bir ağaç parçası buldu Cebindeki çakıyı çıkardı Ağaç parçasının arkasına ustaca bir oyuk açtı Altın kesesini ve arkadaşına yazdığı mektubu güzelce bu boşluğa yerleştirdi Sonra bu ağaç parçasını denizin dalgalarına bıraktı Allah’a şimdiye kadar kendisine yardım ettiği gibi şimdi de verdiği sözü tutabilmesi için dua dua yalvardı

Denizin dalgaları ağaç parçasını her dalgalanışta biraz daha uzağa götürüyordu Biraz sonra mektup ve altın kesesini taşıyan ağaç parçası görünmeyecek kadar uzaktaydı Uzun uzun denizin dalgalarını seyreden adam gözyaşlarını tutamadı Daha sonraki günlerini de gemi bekleyerek geçirdi

Öbür tarafta borcu veren arkadaşı süratle geçen zamanın farkındaydı Birkaç kez tüccar arkadaşına rastlar ümidi ile gemilerden inen yolculara baktı

Günlerden bir gün dalgalar kıyıya iyice ıslanmış bir odun parçası taşımıştı Bu tahta parçası kıyıda dolaşmakta olan bir adamın dikkatini çekti Bu, tüccara borç veren arkadaşından başkası değildi “Ocakta yakarım, ya da başka bir iş için kullanabilirim” düşüncesiyle aldığı tahta, onu çok şaşırtacaktı

Adam kıyıdan omuzlanıp getirdiği ağaç parçası içinde bir mektup ve bir kese altını görünce şaşkına döndü Mektubu okudu, kesenin içindeki altınları saydı Sevinç ve şaşkınlıktan ne yapacağını şaşırır bir hale geldi Bu ilginç hadise karşısında Cenab-ı Hakk’a çok şükretti

Denizin bu tarafında ise kahramanımız, hala kendisini götürecek bir gemi beklemekteydi İşte o gün de gelmişti, şimdi limana yanaşan gemi, yarın dostumuzu vatanına ulaştıracak gemiydi

Eşyalarını topladı, hazırlığını yaptı, kendisini gemiye attı Güneş daha doğmadan, sabahın üfül üfül esen rüzgarı ile gemi hareket etmişti Denizin dalgaları üzerinde bir kuş gibi salınıyordu; uçsuz bucaksız deniz suları geminin altında adeta atlastan bir halı gibiydi

Günler ve geceler böyle geçti Ne var ki, bu süre kahramanımız için hiç bitmeyecek gibi geliyordu Çünkü o hala arkadaşına verdiği sözü yerine getirememenin utancını yaşıyordu Gemi, kıyıya yanaştığında ilk inen o oldu Çok telaşlı görünüyordu Daha evine uğramayı bile düşünmeden süratli adımlarla borç aldığı arkadaşını bulmak için çarşıya yöneldi

Arkadaşını buldu, gecikmesinin sebeplerini anlattı, kendisini affetmesini istedi Sonra bir kese altını çıkarıp arkadaşına uzattı ve şöyle dedi:

- Sevgili dostum, al bu sana olan borcum Sana çok teşekkür borçluyum, bu iyiliğini hayat boyunca unutmayacağım Sayende daha önce kaybettiğim mallarımı tekrar kazandım Geç kaldığım ve sana olan borcumu geciktirdiğim için beni affetmeni isterim

Arkadaşı bu içten sözleri dinlerken tebessüm ediyordu:

- Ey aziz dostum bunu vermene gerek yok Allah umulmadık bir şekilde seninle aramızda olan hesabı gördü, dedi ve arkadaşının gönderdiği mektup ile bir kese altının eline nasıl ulaştığını anlattı Sonra şöyle dedi:

- Hani hatırlıyor musun, benden borç istediğini gün, ben senden bir şahit istemiştim Sen de hiç tereddüt etmeden “Allah aramızdaki anlaşmaya şahittir Şahit olarak Allah yeter!” demiştin İşin sonucunu büyük bir güvenle Cenab-ı Hakk’a bırakman senin içtenliğini gösteriyordu Allah da kendisine bu derece bağlı olan kullarının işlerini boşa çıkarmaz, dedi

Sonra iki arkadaş büyük bir sevinçle birbirlerine sarıldılar Bundan böyle bir dertleri olduğunda birbirlerine destek olacaklarına dair anlaştılar

- Ömer’in kız kardeşi Zeynep, hikayeyi can kulağı ile dinliyordu:
- Allah Allah! Sevgili Peygamberimiz’in anlattığı bu hadise ne kadar ilginç, dedi

Ömer’in annesi:

- Evet! Helal mal hiçbir zaman sahibini mahcup etmez, görüyorsunuz Deniz ağaç parçasını yutmadı, onu omuzlarına yüklenmiş bir emanet gibi sahibine ulaştırdı

Zeynep’in babası söze karıştı;

- O namuslu tüccar arkadaşından borç alırken söz verdiği günde gelip borcunu ödeyeceği ümidini taşıyordu Bunda çok kararlıydı, çok samimi idi Allah da onun bu samimiyet ve ciddiyetine her şeyi yardımcı kıldı

Ayrıca zaten namuslu olan bu insan malını elinin emeği ve alnının teri ile kazanmıştı; yani kazandıkları helal idi

 

keremy is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Cevapla
Tags: helal, mal


Helal mal ile ilgili Benzer Konular
261 Kez Görüntülendi

Redbull enerji içecegi helal mi? Bira sanayiinde üretilen malt içeceğinin içilmesi helal midir? Sorular ve Cevaplar
Hakkını Helal Et !.. Güzel Yazılar / Makaleler
Helal sut emmis kiz..(: Komik Resimler
Helal Lokma . . . Kıssalar & Hikayeler
Helâl Olan, Helâl Yiyenlere Gelir Kıssalar & Hikayeler


Saat 09:56.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545