FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Dini Sohbet
Peygamber gönderilmeseydi
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Peygamber gönderilmeseydi ile ilgili Benzer Konular
148 Kez Görüntülendi
Peygamber Ve Nebiler.
Kıssalar & Hikayeler
Peygamber KıssaLarı
Dua
Peygamber aşkına
Kuran'ı Kerim
Peygamber Devesi
Wallpaper / Resim
Peygamber Efendimizin Evi
Dini Resimler
Aklın dinde önemi büyüktür
|
Akıl büyük nimettir
Konu Araçları
18-08-2007
#
1
Profil Bilgileri
talha_efendi
Peygamber gönderilmeseydi
Peygamber gönderilmeseydi başlıklı yazı Mumsema Peygamber gönderilmeseydi Forum Alev
Peygamber gönderilmeseydi
Sual:
Peygamber gönderilmeseydi, akılla, Allah’ın varlığı, helal ve haram bilinebilir miydi?
CEVAP
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Allahü teâlânın Peygamberler göndermesi, bütün mahluklara rahmet ve ihsandır
Allahü teâlâ, kendi varlığını ve sıfatlarını, bizim gibi aciz insanlara, bu büyük Peygamberleri ile haber verdi
Beğendiği şeyleri, beğenmediklerinden bunlar vasıtası ile ayırdı
İnsanlara dünya ve ahirette faydalı şeyleri zararlılarından, bunların aracılığı ile ayırt etti
Eğer Peygamberler gönderilmeseydi, akıl, Allah’ın varlığını anlayamaz, Onun büyüklüğünü kavrayamazdı
Nitekim, kendilerini akıllı sanan eski Yunan filozofları, Allahü teâlânın varlığını anlayamadılar
Yaratanı inkâr ettiler
Kısa akılları her şeyi zaman yapıyor sandı
Nemrud’un, Hz
İbrahim ile çekişmesi Kur'an-ı kerimde bildirilmektedir
Firavun da "Benden başka tanrınız yoktur" demiş ve Hz
Musa’yı "Benden başka tanrıya inanırsan, seni hapsederim" diye korkutmak istemişti
Demek ki, insanların kısa akılları, bu en büyük nimeti anlayamaz
Bir Peygamber olmadıkça, bu sonsuz saadete kavuşamaz
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Dini, aklı ile ölçen kadar zararlı kimse yoktur
)
[Taberani]
Eski Yunan felsefecileri, "Akıl hiç şaşmaz, her şeyin doğrusunu anlar" diyor, aklın her şeye erdiğini sanıyorlar
Aklın eremediği şeyleri de, akıl ile çözmeye kalkışıyorlar
Halbuki akıl, dünya bilgilerinde bile yanılıyor
Ahiret bilgilerini ise, hiç anlayamıyor
Akıl, duygu organları ile anlaşılamayan şeyleri bulabildiği gibi, aklın eremediği şeyler de Peygamberlerin bildirmeleri ile anlaşılır
Akıl, his organlarının üstünde olduğu gibi, Peygamberlik de, akıl kuvvetlerinin üstündedir
Akıl kuvvetlerinin varamadığı şeyler, Peygamberlerin bildirmeleri ile öğrenilir
Peygamberlerin haber verdikleri, Allahü teâlânın üstün sıfatlarının var olduğu, Peygamber gönderdiği, meleklerin günahsız olduğu, öldükten sonra herkesin dirileceği, Cennette sonsuz nimetler ve Cehennemde azaplar bulunduğu ve İslamiyet’in bildirdiği daha nice şeyler, akıl ile anlaşılamaz
Bunlar, Peygamberlerden işitilmedikçe, insanların kısa akılları ile bulunamaz
[Lise, üniversite dersleri, matematik, madde, fen bilgileri, elbette faydalıdır
Bunlar, aklı kendi sınırı içinde yanılmaktan korur
Dünyada insanların rahat yaşamalarını sağlayan yeni şeyler bulunmasına yararlar
Dünya işlerinde, akıl ile bulunabilecek şeylerde bu bilgilerden istifade edilir
Bunların yardımı ile televizyon, elektronik beyin, radyo, sesten hızlı uçak, nükleer deniz altıları ve casus peykler ve ay yolculuğu gibi nice başarılı şeyler bulunabilir
Bunlar, İslamiyet’e karşı değil, İslamiyet ile beraber olan ve imanı kuvvetlendiren şeylerdir
Çünkü İslamiyet, aklın sınırı içinde olan bütün bilgilerde fenne uygundur
Akıl, bu bilgilerin doğrusunu bulabildiği için, İslamiyet’e uygun olur
Müslümanların bunları da öğrenmesi, istifade etmesi gerekir
]
Fen bilgilerinden dünya işlerinde faydalanıp da, Ahiret bilgilerini anlamakta bunlardan faydalanamamak, hatta bunları öğrenince, kendini beğenip, aklına uyup, ahiret bilgilerini de akıl ile çözmeye kalkışarak dinden çıkmak, insanlar için yüzkarasıdır
Bütün fen bilgileri, aklın erdiği şeylerde işe yaramaktadır
Ebedi saadete ve felakete sebep olacak işleri, bu bilgilere dayamak ve ahiret işlerini bu bilgilerle çözmeye kalkışmak doğru olmaz
Bu en mühim işler aklın ve fen bilgilerinin sınırı dışındadır
Bu en lüzumlu bilgileri, Peygamberlerden öğrenmeyip, yalnız dünya bilgileriyle çözmeye uğraşmak, lüzumsuz vakit geçirmek olur
Çünkü o bilgiler, aklın ermediği işlerde faydalı olamaz, bunlar ancak Peygamberlerin bildirmeleri ile anlaşılabilir
(c
3, m
23)
İslamiyet’te aklın ermediği şeyler çoktur
Fakat, selim akla uymayan bir şey yoktur
Ahiret bilgileri ve Allahü teâlânın beğenip beğenmediği şeyler ve Ona ibadet şekilleri, eğer aklın çerçevesi içinde olsalardı ve akıl ile doğru olarak, bilinebilselerdi, Peygamberlere lüzum kalmazdı
İnsanlar, dünya ve ahiret saadetini kendileri görebilir, bulabilirdi ve Allahü teâlâ hâşâ Peygamberleri boş yere ve lüzumsuz göndermiş olurdu
Hiçbir akıl, ahiret bilgilerini bulamayacağı, çözemeyeceği içindir ki, Allahü teâlâ, her asırda dünyanın her tarafına, Peygamber göndermiş ve en son ve kıyamete kadar değiştirmemek üzere ve bütün dünyaya, peygamber olarak Muhammed aleyhisselamı göndermiştir
Sual:
Peygamberler olmasaydı insan, Allah’a nasıl ibadet edileceğini, nasıl şükredeceğini bilebilir miydi?
CEVAP
İnsanları var eden ve varlıkta kalabilmeleri için gereken her nimeti gönderen, Allahü teâlâdır
İyilik edene şükretmek gerektiğini herkes bilir
Allahü teâlânın nimetlerine nasıl şükredileceğini bilmek için de, yine Peygamberler gerekir
Onların bildirmediği şükür ve saygı, Ona layık olmaz
Ona nasıl şükür olunacağını, insan bilemez
Ona karşı saygısızlık olan bir şeyi, şükretmek ve saygı sanabilir
Şükredeyim derken, saygısızlık yapabilir
Allahü teâlâya nasıl şükredileceği, ancak Peygamberlerin bildirmeleri ile anlaşılır
Evliyanın kalblerine doğan (İlham) denilen bilgiler de, Peygamberlere uymakla hasıl olmaktadır
İlham, akıl ile hasıl olsaydı, yalnız akıllarına uyan eski Yunan felsefecileri yoldan sapmazlardı
Allahü teâlâyı herkesten iyi anlarlardı
Halbuki, Allahü teâlânın ve Onun üstün sıfatlarının varlığını anlamakta, insanların en cahilleri, bu felsefecilerdir
Bunlardan birkaçı, Peygamberlerden işiterek ve mümin olan tasavvufculardan görerek, riyazet ve mücahede yapmış, nefslerine sıkıntı vererek onu parlatmışlar, böylece birkaç şey bulabilmişler ise de nefsin safasının, parlatılmasının ve bu yoldan ele geçenlerin sapıklık olduğunu anlayamamışlardır
Kalbi parlatmak, temizlemek gerekir
Kalb temizlendikten sonra, nefs temizlenmeye başlar
Nurlar önce temiz kalbe girer
Kalb temizlenmeden nefsi parlatmak, gece düşmanın yağma yapması için, ona ışık yakmaya benzer
Nefsin yardım ettiği düşman, İblistir
Evet, açlıkla, nefsin istediklerini yapmamakla, ona sıkıntı vermekle ve akıl ile aramakla da, doğruya ve saadete kavuşulabilir
Fakat, bu ancak Peygamberlere ve bunların Allahü teâlâdan getirdiklerine inandıktan sonra mümkün olabilir
Çünkü Peygamberlerin her sözü, yanılmayan meleklerle bildirilmiştir
Bu bilgilere, şeytan düşmanı karışamaz
Bu büyüklere uymayanlar ise, şeytanın aldatmasından kurtulamazlar
Felsefecilerin büyüklerinden olan Eflatun, İsa aleyhisselamın zamanında bulunmak şerefine kavuşmuştu
Fakat, kaba cahillik yaparak, kendisinin kimseden bir şey öğrenmeye ihtiyacı olmadığını sandı
O yüce Peygamberin bereketlerinden mahrum kaldı
Sual:
Dünya ve ahirette saadete kavuşmak isteyen ne yapmalı?
CEVAP
Sonsuz saadete kavuşmak isteyenin,
Ehl-i sünnet itikadını
kısaca öğrenip, bunlara iman etmesi, sonra dört mezhepten öğrenmesi mümkün ve kolay olan birini seçip, günlük işlerini ve ibadetlerini, sırası geldikçe, o mezhebin kitabından öğrenerek yapması gerekir
Her ülkede, bir mezhebin bilgilerini bildiren doğru ilmihal kitabları vardır
Ele geçirilmeleri kolaydır
Bu kolaylık, Allahü teâlânın, ümmet-i Muhammede olan büyük ihsanıdır
Mezhebsizlerin, dinde reformcuların ve para kazanmak için konuşan ve yazan cahillerin yaldızlı sözlerine ve yazılarına aldanmamak için, çok uyanık olmalıyız!
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Dini hükümleri kendi aklı ile anlamak ve aklı ona rehber etmek isteyen, Peygamberliğe inanmamış olur
Onunla konuşmak akıl işi değildir
Ehl-i sünnetin dört mezhebi de âyet-i kerimelerden ve hadis-i şeriflerden çıkarılmıştır
Birbirlerine muhalif görünen ictihadlarından yalnız birisi doğru ise de, yanlış olanlarını taklit edenlere de sevap verileceği hadis-i şerifte bildirilmiştir
Bunun için, dört mezhebin ittifak ile bildirdikleri yapılınca, sahih ve makbul olacağı gibi, ihtilaflı yerleri yapılınca da, sahih ve makbul olacaktır
O halde, müctehid olmayan her müslümanın, her işinde dört mezhepten birini seçip taklit etmesi ve mezhep imamının delilini aramaması gerekir
Çünkü, Tabiinden yeni imana gelenler, Eshab-ı kiramı taklit ederler, delillerini hiç sormazlardı
Her müslüman, beğendiği, seçtiği mezhebin her meselesini yaparken, Kur'an-ı kerime veya hadis-i şerifte uymakta olduğuna inanmalıdır
Bugün müctehide de lüzum yoktur
Çünkü, din bilgilerinde, açıklanmamış bir şey kalmamıştır
Kemale gelmiş olan bu dine ilave edilecek bir şey de yoktur
Resulullah efendimiz, kıyamete kadar olacak her şeyin hükmünü bildirmiştir
Mezhep imamları da bunları açıklamıştır
Bunların günlük olaylara tatbiklerini, müctehid olmayan âlimler yapar
Her asırda gelecek olan müceddidler, bu işi yapacaklardır
Fakat, ictihad ile yine hükümler çıkarmayacaklardır
Çünkü, buna lüzum kalmamıştır
Helal ve haram ve her delil açıklanmıştır
Septisizm
[şüphecilik]
Sual:
Bir arkadaş, “Sen Allah’a körü körüne inanıyorsun
Sen kitaplardan farklı söyleyecek, her şeyden, hatta Allah’tan şüpheleneceksin” diyor
Buna nasıl bir cevap vereyim?
CEVAP
Anlamadan inanılacak şeyler olduğu gibi, inceledikten sonra inanılacak şeyler de vardır
Muhammed aleyhisselamın Peygamber olarak bildirdiği şeylere akla uygun olduğu, yahut tecrübe ile anlaşıldığı için inanmak iman olmaz
Çünkü bu, Peygamber efendimizi değil, aklı tasdik etmek demektir
İman, gayba inanmak demektir
Kur’an-ı kerimin baş tarafında, Allahü teâlâ, salihleri övüyor,
(O müttekiler ki, gayba inanırlar, namaz kılarlar ve kendilerine verdiğimiz mallardan
[zekat ve her türlü hayır hasenat için]
harcarlar)
buyuruyor
(Bekara 3)
Gayb, his organları ile, tecrübe ve hesapla anlaşılamayan şeyler demektir
Peygamberlerin bildirmesi ile anlaşılır
Mesela Cennet, Cehennem ve meleklerin varlığı böyledir
Bunlar akıl ile bilinmez
Aklın belli bir sahası vardır
Bunun dışındakileri ölçmeye, anlamaya gücü yetmez
Çünkü akıl bir kararda kalmaz
Herkesin aklı birbirine uymadığı gibi, selim olmayan akılların yanıldığı çok görülmüştür
En akıllı sanılan bir kimse bile, mütehassısı olduğu dünya işlerinde hata eder
Nerde kaldı ki, din işlerindeki hikmetleri çözebilsin? Böyle yanılan bir akılla, sonsuz olan ahiret işlerinin hikmeti anlaşılamaz
Ancak Allah’ın varlığını anlamada aklın ve ilmin rolü çoktur
İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
(Astronomi ve anatomi bilmeyen, Allahü teâlânın varlığını ve kudretini iyi anlayamaz
)
Ahirete ait bilgilerde şüphecilik çok yanlıştır
Felsefede, başıboş düşüncede her şeyden şüphe etmeye septisizm, şüpheciye de septik [sceptique] deniyor
Septiklerle düşüp kalkmanızı tavsiye etmeyiz
Allahü teâlâyı tanımak
Hemen herkes Allahü teâlâyı tanıyor ve Allah vardır diyor
Ama Allah’ı tanımak nasıl olur? İyi bir şeyi tanıyan onun iyiliklerinden istifade etmeye çalışır
Kötüyü tanıyan kötülüklerden uzak durmaya çalışır
Bunlara riayet etmeyenin tanıması yanlış demektir
Yılanın sokacağını bilen yılanla oynamaz
Aslanın parçalayacağını bilen onun yuvasına giremez
Bombanın patlayacağını bilen onu elinde patlatmaz
Allahü teâlâyı tanıyan onu sever
Onu seven de dinin emirlerini yapar
Haramlardan kaçınır
Bunlara yani emir ve yasaklarına riayet etmeden ben Allah’ı tanıyorum, Onu seviyorum demek yanlış olur
Sevmenin bir tarifi de itaat etmek demektir
Sevginin derecesi, itaatteki sürat ile ölçülür
Seyyid Abdülhakim efendi
hazretleri buyuruyor ki:
Siz, adem [yokluk] diyarından, bu varlık âlemine, kendiliğinizden gelmediğiniz gibi, oraya, kendiniz gidemezsiniz
Gördüğünüz gözler, işittiğiniz kulaklar, duygu edindiğiniz organlar, düşündüğünüz zekalar, kullandığınız eller ve ayaklar, geçeceğiniz bütün yollar, girip çıktığınız bütün mahaller, hulasa, ruh ve cesedinize bağlı bütün aletler, sistemler, hepsi Allahü teâlânın mülk ve mahlukudur
Siz Ondan hiçbir şey gasp edemez, mülk edinemezsiniz! O, hayy ve kayyumdur
Yani, görür, bilir, işitir ve her var olan şeyi, her an varlıkta durdurmaktadır
Hepsinin idaresinden, hallerinden bir an gafil olmaz
Mülkünü kimseye çaldırmaz
Emirlerine uymayanların cezasını vermekten de, aciz kalmaz
Mesela, Ay’da, Merih’te ve diğer yıldızlarda insan olmadığı gibi, bu Arz küresinde de bulunmasaydı, bir şey lazım gelmezdi
Bundan dolayı, büyüklüğünden bir şey eksilmezdi
Allahü teâlâ hadis-i kudside buyuruyor ki:
(Önce gelenleriniz, sonra gelenleriniz; küçüğünüz, büyüğünüz; dirileriniz, ölüleriniz; insanlarınız, cinleriniz; en mütteki, itaatli kulum gibi olsanız, büyüklüğüm artmaz
Aksine olarak, hepiniz, bana karşı duran, Peygamberlerimi aşağı gören, düşmanım gibi olsanız, üluhiyyetimden bir şey eksilmez
Allahü teâlâ, sizden ganidir, Ona hiçbiriniz lazım değildir
Siz ise, var olmanız için ve varlıkta kalabilmeniz için ve her şeyinizle, hep Ona muhtaçsınız)
[Bir üniversiteliye cevap]
Tarihi inceleyecek olursak, insanların, önlerinde Allahü teâlânın gönderdiği bir rehber olmadan kendi başlarına gittiklerinde, hep yanlış yollara saptıklarını görürüz
İnsan, kendisini yaratan büyük kudret sahibinin var olduğunu, aklı sayesinde anladı
Fakat ona giden yolu bulamadı
Peygamberleri işitmeyenler, Halıkı, yani yaratıcıyı önce etraflarında aradı
Kendilerine en büyük faydası olan güneşi, yaratıcı sandılar ve ona tapmaya başladılar
Sonra, büyük tabiat güçlerini, fırtınayı, ateşi, kabaran denizi, yanardağları ve benzerlerini gördükçe bunları yaratıcının yardımcıları zannettiler
Her biri için bir suret, alamet yapmaya kalktılar
Bundan da putlar doğdu
Böylece, çeşitli putlar zuhur etti
Bunların gazabından korktular ve onlara kurbanlar kestiler
Hatta, insanları bile bu putlara kurban ettiler
Her yeni hadise karşısında, putların miktarı da arttı
İslamiyet zuhur ettiği zaman Kâbe-i muazzamada 360 put vardı
Kısacası insan, bir, ezeli ve ebedi olan Allahü teâlâyı kendi başına bir türlü tanıyamadı
Bugün bile güneşe ve ateşe tapanlar vardır
Bunlara şaşmamalı! Çünkü, rehbersiz, karanlıkta doğru yol bulunamaz
Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Biz, Peygamber göndererek bildirmeden önce azap yapıcı değiliz
)
[İsra 15]
Akıl ve din
Sual:
Bir arkadaş, “Ben ateist değilim ama, dine inanmak için peygambere ve kutsal kitaba ihtiyaç yoktur
İnsan akıl yoluyla Allah’ın varlığını anlar ve Onun emirlerini yerine getirebilir
Çünkü aklın yolu birdir” diyor
Bu mümkün mü?
CEVAP
Hiç mümkün olur mu? O zaman hâşâ, Allahü teâlâ, Peygamberleri ve kitapları lüzumsuz yere mi göndermiş oldu? Allah’ın emirlerinin ne olduğu nereden bilinecek? Mesela en önemlisi iman nedir? İmanın esasları nelerdir? Bu bilinmedikçe nasıl iman edilir ki? Namaz, zekat gibi emirler zaten bilinemez
Ama imanı bile bilmek imkansızdır
İmanın altı esası bildirilmeden nasıl bilinir ki?
Hatta, insan kendisini de bilemezdi
Kimdir, ihtiyacı nedir, saadeti felaketi nededir? Ne yapacak, ne yiyip içecek, niye yaratıldı, başına neler gelecek, bunların hiç birisini bilemezdi
Peki, bunları bilemeyen insanın hayvandan ne farkı kalırdı?
Aklın yolu bir olsa idi, dünyadaki insanlar hep aynı inanışa sahip olurlardı
Aklın ermediği şeyler
Sual: (Din-i İslam’da aklın ermediği şeyler çoktur
Ama akla uymayan bir şey yoktur)
deniyor
Bir şeye akıl ermezken nasıl akla uygun olur?
CEVAP
Ahiret bilgileri ve Allahü teâlânın beğenip beğenmediği şeyler ve Ona ibadet şekilleri, eğer aklın çerçevesi içinde olsalardı ve akıl ile doğru olarak, bilinebilselerdi, binlerce Peygamberin gönderilmesine gerek kalmazdı
Demek ki insan, doğruyu bulmak için, Peygamberlerin yol göstermesine muhtaçtır
Ahiret bilgileri ve Allahü teâlânın beğendiği şeyler, akıl ile bilinemez ama, Peygamberler bildirince, bunların selim akla aykırı olmadığı görülür
Dantel
Mumsema
Frmacil
Tags
:
gonderilmeseydi
,
peygamber
Peygamber gönderilmeseydi ile ilgili Benzer Konular
148 Kez Görüntülendi
Peygamber Ve Nebiler.
Kıssalar & Hikayeler
Peygamber KıssaLarı
Dua
Peygamber aşkına
Kuran'ı Kerim
Peygamber Devesi
Wallpaper / Resim
Peygamber Efendimizin Evi
Dini Resimler
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
22:57
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552