FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Dini Sohbet
Dinimizde temizliğin önemi
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Dinimizde temizliğin önemi ile ilgili Benzer Konular
712 Kez Görüntülendi
Dinimizde kadının yeri
Sorular ve Cevaplar
Dinimizde müzik haram mıdır ?
Dini Sohbet
Dinimizde kadının yeri
Dini Sohbet
Dinimizde ilmin önemi
Dini Sohbet
Dinimizde tesettürün önemi
İman
Selamın sünnet şekli
|
Dinimizde kadının yeri
Konu Araçları
18-08-2007
#
1
Profil Bilgileri
talha_efendi
Dinimizde temizliğin önemi
Dinimizde temizliğin önemi başlıklı yazı Mumsema Dinimizde temizliğin önemi Forum Alev
Dinimizde temizliğin önemi
Sual:
Bir misyonerin, (İslam Peygamberinin, "
Yemeğin içine düşen sineğin tek kanadı ıslansa, sineğin öbür kanadının da yemeğe batırıldıktan sonra yemeye devam edilmesi"
şeklinde tavsiyesi vardır
Ayrıca İslam ülkelerine gidin, her yer pisliktir
Bunlar Müslümanlığın temizlikten uzak, pislik dini olduğunu göstermektedir) şeklindeki sözlerine ne dersiniz?
CEVAP
Misyonerin dediği yanlıştır
Gayri müslimlerin çoğu pistir
Bugün Amerika’da, Avrupa’da hâlâ küvetteki aynı su ile yıkananlar, lavabodaki aynı su ile elini yüzünü yıkayanlar görülmektedir
Tuvaletlerdeki temizlik ve su durumlarını herkes bilir
L'Eau Potable =
İçme Suyu adlı Fransızca eserde diyor ki:
(Fransızların dünyaya övündükleri Versay sarayında bir hamam yoktur
Orta çağda, Paris'te oturan bir Fransız, sabahleyin kalktığı zaman, evinde bir tuvalet olmadığı için, oturağa yaptığı pislik ile içme suyu şişesini beraberinde Seine = Sen nehrine götürür, o nehirden önce içmek için su alır, sonra pisliğini nehre dökerdi
)
Hakiki Müslüman, hem temiz olur, hem de, sağlığına çok dikkat eder
Tarihte Müslümanlar temizliğe dikkat ettikleri halde, günümüzdeki Müslümanlar maalesef temizliğe gerektiği gibi riayet etmiyorlar
Kanuni Sultan Süleyman zamanında İstanbul'a gelen bir Alman rahibi, 1560’de yazdığı bir eserde şöyle demektedir: (İstanbul'daki temizliğe hayran oldum
Burada herkes günde beş defa yıkanır
Bütün dükkanlar tertemizdir
Sokaklarda pislik yoktur
Satıcıların elbiseleri üzerinde ufak bir leke bile bulunmaz
Ayrıca ismine (hamam) dedikleri ve içinde sıcak su bulunan binalar vardır ki, buraya gelenler, bütün bedenlerini yıkarlar
Halbuki bizde insanlar pistir, yıkanmasını bilmezler
)
Bugün, İslam ülkesi denilen yerlerde, iman bilgileri bozulduğu gibi, temizliğe de tam riayet edilmemektedir
Fakat burada suç, dinimizde değil, dinimizin esasının temizlik olduğunu unutan kimselerdedir
(Bir insan körse, güneşin bunda suçu ne) sözü meşhurdur
Her Müslüman, dinini iyi öğrense ve buna riayet etmiş olsa, bu pislik hemen ortadan kalkar
O zaman, başka milletler, Müslüman ülkeleri ziyaret ettiklerinde, tıpkı orta çağda olduğu gibi, Müslümanların temizliğine hayran kalırlar
Hıristiyanlığın en revaçta olduğu orta çağda, büyük tıp âlimleri, yalnız Müslümanlardı ve Avrupalılar Endülüs’e tıp tahsil etmeye gelirlerdi
Çiçek hastalığına karşı aşıyı bulanlar, Müslüman Türklerdir
Türklerden bunu öğrenen Jenner, ancak 1796’da bu aşıyı Avrupa’ya götürdü ve haksız olarak (Çiçek aşısını bulan kimse) unvanını aldı
Halbuki, tam bir zulmet diyarı olan o zamanki Avrupa’da insanlar, hastalıktan kırılıyordu
Fransa kralı XV
Louis 1774’de çiçekten öldü
Avrupa uzun zaman veba ve kolera salgınlarına uğradı
Napolyon 1798’de Akka kalesini çevirdiği zaman, ordusunda veba zuhur etmiş ve hastalığa karşı çaresiz kalınca, Müslüman Türklerden yardım istemek zorunda kalmıştı: (Türkler, ricamızı kabul ederek hekimlerini yolladılar
Bunlar tertemiz giyinmiş, nur yüzlü kimselerdi
Önce dua ettiler ve sonra ellerini bol su ve sabun ile iyice yıkadılar
Hastalarda zuhur eden hıyarcıkları neşterle yardılar
İçindeki sıvıyı akıttılar ve yaraları tertemiz yıkadılar
Sonra hastaları ayrı ayrı yerlere koydular ve sağlamların mümkün olduğu kadar onlara yaklaşmamasını tembih ettiler
Hastaların elbiselerini yaktılar ve onlara yeni elbiseler giydirdiler
Bizden hiç bir ücret almadan yanımızdan ayrıldılar
)
İslamiyet temizlik dinidir
Bugün tıp iki kısma ayrılıyor:
1-
Hijyen, sağlığı korumak,
2-
Therapeutique = terapötik, hastaları iyi etmektir
Bunlardan birincisi önce gelmektedir
İnsanları hastalıklardan korumak, sağlam kalmayı sağlamak, tıbbın birinci vazifesidir
Hasta insan, iyi edilse de, çok kere, arızalı, çürük kalır
İşte İslamiyet, tıbbın birinci vazifesini, hijyeni garanti etmiştir
Peygamber efendimiz, Rum imparatoru Heraklius ile mektuplaşırdı
Birbirlerine elçi gönderirlerdi
Bir defa, Heraklius birçok hediye göndermişti
Bu hediyelerden biri de, bir doktor idi
Doktor gelince, (Efendim! İmparator hazretleri beni, size hizmet için gönderdi
Hastalarınıza bedava bakacağım!) dedi
Resulullah efendimiz kabul buyurdu
Emir eyledi, bir ev verdiler
Her gün nefis yiyecek, içecek götürdüler
Günler, aylar geçti
Hiç bir Müslüman, doktora gelmedi
Doktor, utanıp gelerek, (Efendim! Buraya, size hizmet etmeye geldim
Bugüne kadar, bir hasta gelmedi
Boş oturdum, yiyip içtim, rahat ettim
Artık gideyim) diye izin isteyince, Peygamber efendimiz,
(Sen bilirsin
Eğer daha kalırsan, misafire hizmet etmek, ona ikram etmek, Müslümanların vazifesidir
Gidersen de uğurlar olsun
Yalnız şunu bil ki, burada senelerce kalsan, sana kimse gelmez
Çünkü, Eshabım hasta olmaz! İslam dini, hasta olmamak yolunu göstermiştir
Eshabım temizliğe çok dikkat eder
Acıkmadıkça bir şey yemez ve sofradan, doymadan önce kalkar)
buyurdu
Bunu söylemekle Müslüman hiç hasta olmaz demek istemiyoruz
Fakat sıhhatine ve temizliğe itina eden bir Müslüman, sağlam kalır, kolay kolay hasta olmaz
Zamanımızdaki bazı Müslümanların temizliğe riayet etmediklerini gösteren batılılar, bu suçu dinimize yüklüyorlar
Halbuki İslamiyet’te temizliğin önemi büyüktür
(Temizlik imandandır)
buyurulmuştur
Eshab-ı kiramdan sonra gelen ve tabiin adını alan Müslümanlardan bazıları Eshab-ı kirama, (Allahü teâlâ Kur’an-ı kerimde sizi çok sevdiğini bildirip övmektedir
Bunun sebebi nedir?) dediklerinde,
(Biz temizliğe de çok dikkat ederdik)
diye cevap verdiler
Müslümanlar, camilere, evlere ayakkabı ile girmez
Yere serili döşemeler tozsuz, temiz olur
Her Müslümanın evinde banyo bulunur
Vücutları, elbiseleri, çamaşırları, yemekleri hep temiz olur
Temiz olunca da mikrop ve hastalık bulunmaz
Allahü teâlâ, Kur’an-ı kerimin çeşitli yerlerinde,
(Allah tevbe edenleri ve temiz olanları sever)
buyuruyor
(Bekara 222)
Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
(Müslümanlık temizlik dinidir
Temiz olun! Cennete ancak temiz olan girer
)
[Deylemi]
(Mümin pis olmaz
)
[Buhari]
(Her şeyi iyi temizleyin! Temizlik imana, iman da Cennete götürür
)
[Taberani]
(Temizlik imanın yarısıdır
)
[Müslim]
(Namazın anahtarı temizliktir
)
[Tirmizi]
(Ağzınızı temizleyin, ağzınız Kur’an-ı kerim yoludur
)
[Ebu Nuaym]
(Cuma günü yıkanın, misvak kullanın ve güzel koku sürünün
)
[Buhari]
(Yemekten önce ve sonra el yıkamak, zenginliğe yol açar, fakirliği giderir
)
[Ebuşşeyh]
(Evinin hayrını isteyen, yemekten önce ve sonra, elini ve ağzını yıkasın!)
[İbni Ebi Şeybe]
(Ağzınızı temizleyin! Kiramen katibin melekleri için, ağızdaki yemek artıklarının kokusundan daha kötü bir şey yoktur
)
[Deylemi]
(Sarmısak yiyen, kokusu gitmeden mescidimize yaklaşmasın, insanın rahatsız olduğu şeylerden melekler de rahatsız olur
)
[Taberani]
(Gece namaz kılmak için kalkan kimse, ağzını misvakla temizlesin! Çünkü bir melek namazda Kur'an okuyanın ağzına yaklaşarak dinler
)
[Deylemi]
(Elbiselerinizi yıkayın, fazla kıllarınızı temizleyin, dişlerinizi misvakla temizleyin, temiz, güzel giyinin! Nezafet sahibi olun!)
[İbni Asakir]
(Tırnaklarınızı kesip gömün! Ağzınızdaki yemek kırıntılarını temizleyin ve misvak kullanın! Yanıma, dişleri sarı, ağzı kokar vaziyette gelmeyin!)
[Taberani]
(Kap kacak yıkamak, evi temiz tutmak, zenginliğe sebep olur
)
[Hatib]
Peygamber efendimiz, yanına gelen birisine,
(Tırnakların kuş tırnağı gibi uzamış, içi pislik doludur)
buyurarak, temiz olmasını emretmiştir
(Taberani)
Dinimizde temizlikle ilgili bu kadar hadis-i şerif varken sinekle ilgili hadis-i şerifi öne sürmek, art niyeti, hainliği göstermektedir
(Sinek bir kaba konarsa, onu tamamen kabın içine batırsın ve sonra çıkarıp atsın)
hadis-i şerifi,sineğin mikrop taşıyıcı olduğuna dikkat çekmekte ve sineğin bir kanadında şifa, diğer kanadında ise hastalık olduğunu bildirmektedir
Bu da Peygamber efendimizin bir mucizesidir
O zamanda sinekte böyle bir özelliğin bulunduğunu kim biliyordu ki?
Sineğin bir yanında mikrop, diğer yanında ise, o mikrobu sterilize edecek, panzehir görevini yapan bir ilaç taşıdığı günümüz tıp araştırmalarının ortaya koyduğu bir gerçektir
Bu meseleyi inceleyen fen adamları, “Sineğin sırtına bastığımız zaman mikroskopla gördük ki, bir kısım mikro varlıklar sağa sola koşuyorlar
Bunların sterilize edici elemanlar olduklarını anladık” diyorlar
Tarihi Gerçekler
1500'lerde İngiltere'de insanların çoğu Haziran'da evlenirlerdi
Çünkü yıllık banyolarını Mayıs ayında yaparlar, Haziran'da daha çok kötü kokmazlardı
Ama yine de kokmaya başladıkları için gelinler pis kokuyu bastırmak için ellerinde bir buket çiçek taşırdı
Banyolar içi sıcak suyla doldurulmuş büyük bir fıçıdan meydana geliyordu
Evin erkeği temiz suyla yıkanma imtiyazına sahipti
Ondan sonra oğulları ve diğer erkekler, daha sonra kadınlar, sonra çocuklar ve en son olarak da bebekler aynı suda yıkanırdı
Bu esnada su o kadar kirli hâle gelirdi ki içinde bir şeyler kaybetmek mümkündü
İngilizce'deki
Banyo suyuyla birlikte bebeği de atmayın = Don't throw the baby out with the bath water
deyimi buradan gelmektedir
Evlerin çatıları üst üste yığılmış kamıştan yapılır, kamışların altında tahta bulunmazdı
Burası hayvanların ısınabilecekleri tek yer olduğu için bütün kediler, köpekler ve diğer küçük hayvanlar fareler, böcekler çatıda yaşardı
Yağmur yağdığı zaman çatı kayganlaşır ve bazen hayvanlar kayarak çatıdan aşağı düşerdi
İngilizce'deki
Kedi-köpek yağıyor = it's raining cats and dogs
deyimi buradan gelmektedir
Yukarıdan evin içine düşen şeyleri engelleyecek hiçbir şey yoktu
Böceklerin yatakların içine düşmesi büyük bir sıkıntı idi
Etrafında yüksek direkler ve üstünde örtü bulunan İngiliz usulü yataklar bunu için yapılırdı
Zeminler topraktı
Sadece zenginlerin zemini toprak değildi
Toprak kadar fakir
=
dirt poor
tabiri buradan çıkmıştır
Zenginlerin zeminleri genelde ahşaptandı
Bunlar kışın ıslanınca kayganlaşırdı
Bunu önlemek için, kış boyu yere saman = thresh serilirdi
Bir zaman gelirdi ki kapı açılınca saman dışarıya taşardı
Buna mani olmak üzere kapının altına bir tahta parçası konurdu ki bunun adı
thresh hold
= Saman tutan = eşik idi
Yemek her zaman ateşin üzerine asılı duran büyük bir kazanın içinde pişirilirdi
Her gün ateş yakılır, kazana bir şeyler ilave edilirdi
Çoğu zaman sebze yenir, et pek bulunmazdı
Akşam yahni yenirse artıklar kazanda bırakılır, gece boyunca soğuyan yemek ertesi gün tekrar ısıtılarak yenirdi
Bazen bu yahni çok uzun süre kazanda kalırdı
Bezelye lapası sıcak, bezelye lapası soğuk, kazandaki bezelye lapası dokuz günlük = peas porridge hot, peas porridge cold, peas porridge in the pot nine days old
tekerlemesi buradan gelir
Bazen domuz eti bulunca çok sevinirdi
Eve gelen ziyaretçiler domuz etlerini asarak gösteriş yaparlardı
Evde domuz eti bulunması zenginlik alametiydi
Bu etten küçük bir parça keserek misafirlerle paylaşılırdı
Buna
yağ çiğnemek
=
chew the
fat
adı verilirdi
Parası olanlar kalaylı kurşun tabaklar alabilirdi
Asidi yüksek olan yiyecekler kurşunu çözerek yemeğe karışmasına sebep olur, böylece gıda zehirlenmesine ve ölüme yol açardı
Domatesler buna sebep olduğu için bundan sonraki yaklaşık 400 yıl boyunca domateslerin zehirli olduğu sanılırdı
Çok kimse ise tahta tabak kullanılırdı
Bayat ekmekten tabaklar da vardı
Ekmekler o kadar bayat ve sertti ki uzun zaman kullanılabilirdi
Bunlar hiçbir zaman yıkanmadığı için içinde kurtlar ve küfler oluşurdu
Kurtlu ve küflü tabaklardan yemek yiyenlerin ağızlarında
tabak ağzı = trench mouth
denen hastalık ortaya çıkardı
Bira ve viski içmek için kurşun kadehler kullanılırdı
Bu bileşim bazen birkaç gün baygın vaziyette tutabilirdi
Bazıları bunların öldüğünü sanıp defnetmek için hazırlık yaparlardı
Bunlar birkaç gün süreyle mutfak masasının üstüne yatırılır, orada yemek yenir, bunların uyanıp uyanmayacağına bakılırdı
Buna
uyanma nöbeti
denirdi
İngiltere’de ölüleri gömecek yer bulmak zordu
Bunun için mezarları kazıp, kemikler bir
kemik evi
’ne götürülür ve mezar yeniden kullanılırdı
Mezarlar açıldığında her 25 ölünün birinde iç tarafta kazıntı izleri olduğu görülmüştü
Böylece bazı insanların diri diri gömüldüğü ortaya çıkmıştı
Buna çözüm olarak cesetlerin bileklerine bir ip bağlayıp bu ipi mezardan dışarıya taşıyarak bir çana bağlamışlardı
Bir kişi bütün gece boyu mezarlıkta oturup zili dinlerdi
Buna
mezarlık nöbeti
=
graveyard shift
denirdi
Bazıları zil sayesinde kurtulur
saved by the bell
, bazıları da
ölü zilci
=
dead ringer
olurdu
Batılı Seyyahlara göre Osmanlı temizliği ve kanaatkârlığı
"Türkler çok yaşarlar ve az hasta olurlar
Bizim memleketlerdeki böbrek hastalıkları ve daha bir sürü tehlikeli hastalıkların hiç birini bilmezler
Öyle zannediyorum ki, Türklerin bu mükemmel sıhhatlerinin başlıca sebeplerinden bin de sık sık hamama gitmeleri ve yiyip içmedeki itidalleridir
Çünkü az yemek yerler, Hıristiyanlar gibi karma karışık şeyler yemezler, umumiyet itibariyle içki âlemleri yapmazlar ve daima idman yaparlar
"
(M
de Thevenot-Relation d'un voyage fait an Levant-1665, Paris
) Sayfa 148
''Yemeklerden önce ve yemekten sonra ellerini yıkamak Türkler arasında o kadar umumi bir âdet hükmünü almıştır ki, insanların el yıkamalarına vesile olmak üzere Allah’ın gıdaları yaratmış olduğundan adeta bir darb-ı mesel şeklinde bahsederIer
"
(Ricaut-Histofre de I'etat present de l'Empire ottoman (6701 Paris
)
“Mutfakları çok temizdir, mutfak takımları da güzellik ve parlaklık itibariyle eşsizdir; gerek sofra takımları, gerek yemekleri azami nispette tertemizdir
"
''Türkiye'de sofradan kalkılır kalkılmaz mutlaka ellerle ağızlar yıkanır
Önünüze sıcak suyla sabun getirilir, büyüklerin konaklarında ya güI suyu veyahut güzel kokulu başka bir su da ikram edilir
Bunlarla da mendilinizin bir ucunu ıslatırsınız
"
(J
B Tavernier-Nouvelle relation de I'interiur du serrail du Grand-Seigneur-1678
Amsterdam)
"Türkler, Avrupa'da ekseriyetle tesadüf edildiği gibi insanların yemek yedikleri veyahut yıkanıp temizlendikten sonra tekrar yiyecekleri kaplarda köpeklerin de yemek yemesine müsaade etmezler
Frenklerin bu hali sık sık tecviz etmelerinden dolayı onlardan (Köpekler!) diye bahsederler
Çünkü Avrupa'da çok defa sofraya köpeklerin de kullanmış oldukları kaplarla yemek getirilir
"
“Ev iaşesine gelince, senede bir ölçek pirinçle bir kaç çömlek erimiş yağ ve bir kaç türlü kuru yemiş kalabalıkça bir ailenin belli başlı erzakıdır
Bütün Şarklıların gürbüz ve kuvvetli insanlar olmasının bence yegane sebebi işte bu kanaatkârlıklarıdır
"
''Türkler umumiyet itibariyle boylu boslu, güzel yapılı adamlardır
Hıristiyan Avrupa'nın tek bir şehrinde bile bütün Osmanlı imparatorluğundan daha çok sakat ve biçimsiz adama tesadüf edilir
Fazla olarak Türkler güçlü-kuvvetli oldukları için pek çok yaşarlar
Herhalde bunun en tabii sebebi gayet sıhhi ve iyi gıdalar kullanmalarında ve mideyi bozmak suretiyle ciğerlere, kalbe ve dimağa ekseriya zarar veren lezzetli yemeklere önem vermemelerinde aranmalıdır
İşte bundan dolayı Türkler nadiren hasta olurlar
Bizlerin daima tutulduğumuz taş, kum, damla vesaire gibi hastalıklar onlarda hemen hiç görülmez
Bu sıhhi vaziyetlerini bir taraftan yiyip içmedeki kanaatkârlıklarına, bir taraftan da israfa kaçmamak şartıyla hamamda yıkanıp temizlenme âdetlerine borçludurlar
Kadınları da ayni vaziyettedir
Boylarıyla yürüyüşlerinin ihtişamı erkeklerinkinden aşağı değildir
Uzun fistanlarının da bu ihtişamda büyük bir tesiri vardır
"
(Comielle Le Bruyn -Voyages de Cornielle Le Bruyn par Ia Moscovie, en Perse et aux indes orientales
, 1332, La Haye
)
"Eski Türk yemeğindeki temizlikle kanaatkârlık şöyle anlatılır:
"Şimdi Türk milletinden umumi surette bahsedelim
Bu millet yemek hususunda çok kanaatkârdır, yiyeceklerinin sıhhi ve mugaddi olmasıyla iktifa eder, az yemek yer, her şeyden yediği hiçbir gün yoktur
Macaristan'da Türklerin imparatora iade etmek mecburiyetinde kaldıkları bir çok kalelerin uzun zaman aç kaldıktan sonra teslim olmaları fıtri kanaatkârlıklarının bir delilidir
Miktarı az olan günlük yiyeceklerini bir kaç öğünde yedikleri için, hiç bir zaman mideleri çok dolu olmadığı gibi büsbütün boş da kalmaz
Hazım fiilinin bu suretle muntazam bir faaliyet takip ettiğinden emin olduğum için, ben bu usulün bir hayli sıhhi olduğuna kaniim
İstanbul Türkleri yemek saatlerini o kadar geniş bir şehirde o kadar büyük bir sarayda geçirilen faal hayata uygun ve akılane bir şekilde tanzim etmişlerdir
Türkler sabah namazını şafak sökerken kılmakla mükellef oldukları için, erken kalkmak mecburiyetindedirler
Bu namazı kıldıktan sonra pek hafif bir kahvaltı ederler
Öğleyin bir kaç yemiş yerler
İtalyan saatiyle 21 de (Yani ikindi vakti) hafif bir yemekle iktifa ederler ve gecenin bir buçuğundan (yani saat sekiz buçuktan) evvel de rahat rahat akşam yemeklerini yerler
Yemek saatlerini işte böyle tanzim etmişlerdir
Çünkü diğer saatlerini ibadete ve ticaret sahasıyla Babı-ı Ali'de ve diğer dairelerdeki meslek işlerine hasrederler
"
(Comte de Marsigli-L'etat militaire de l'Empire ottoman, ses progres et sa decadence, ,1732, La Haye
)
''
Bu harem dairesinin içi kadar temiz bir yer tasavvur edilemez, döşeme tahtalarıyla dehlizler sık ve sağlam hasırlarla kaplıdır
Bunların örülmüş olduğu samanların yahut sazların rengi soluk bir sarıdır
Odalarda çepe çevre dizilmiş minderlerden başka mefruşat yoktur, perdeler gibi bu minderler de beyaz pamuk bezinden yapılmıştır
Ne erkeklerin, ne kadınların dışarıda giydikleri pabuçlarıyla hiç bir zaman ev içlerine girmemeleri Türkler arasında âdet olduğu için, döşeme tahtalarında hiçbir zaman kir görülemez
"
(Ledy Craven -Voyage de Milady Craven a Constaninople, par ia Crimee en 1786 -1789, Paris
)
"
Yüzler, eller, ayaklar, tertemiz, yamalı kıyafet pek az ve hele kirlisi hemen hiç yok, bütün ictimai sınıflar arasında umumi ve mütekabil bir hürmet ve riayet manzarası göze çarpıyor
"
(Edmondo de Amicis -Constantinople -1883, Paris
)
Not: İsmail Hami Danişmend'in, "Garb Menbalarına göre ESKİ TÜRK SECİYYE ve AHLAKI" isimli kitabından alınmıştır
Dantel
Mumsema
Frmacil
Tags
:
dinimizde
,
onemi
,
temizligin
Dinimizde temizliğin önemi ile ilgili Benzer Konular
712 Kez Görüntülendi
Dinimizde kadının yeri
Sorular ve Cevaplar
Dinimizde müzik haram mıdır ?
Dini Sohbet
Dinimizde kadının yeri
Dini Sohbet
Dinimizde ilmin önemi
Dini Sohbet
Dinimizde tesettürün önemi
İman
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
01:20
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553