Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Dini Sohbet

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
Huzur ufku ile ilgili Benzer Konular
157 Kez Görüntülendi

Yağmurdaki Huzur... Fotoğrafçılık
Huzur ne demektir ve namazda huzur nasıl olur? Sorular ve Cevaplar
Huzur... Fotoğrafçılık
Din ufku Dini Sohbet
Kur'an'ın Sihirli Ufku Kuran'ı Kerim

Sensizlik | Sevmeyi öğrenmeliyiz
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 28-08-2007   #1
Profil Bilgileri
Standart Huzur ufku



Huzur ufku başlıklı yazı Mumsema Huzur ufku Forum Alev


İnsanoğlu, yeryüzüne ayak bastığı günden beri hep huzur rüyaları görmüş, huzur sayıklamış, huzur arkasından koşmuş ve huzur uğrunda ne kavgalar, ne kavgalar vermiştir? Bazen onu, çok çalışıp çok kazanmada ve maddî refahta; bazen gönlünce yaşamakta ve sınırsız hürriyette; bazen geniş teknolojik imkânlara sahip olmada ve konforda; bazen de yeme-içme ve cinsî arzularını tatminde görmüş ve hayatını bunları elde etmeye ve bunlara sahip olmaya bağlamış böyle sisli, dumanlı yolda yer yer ümitlenmiş, zaman zaman da hayal kırıklığı yaşamış ve yeisle kıvranıp durmuş, ama hiçbir zaman o mahbûb-u muntazara ulaşamamıştır; ulaşamazdı da, zira onun, arkasından koşup durduğu huzur, imanlı faziletin bir meyvesiydi ve ancak mükemmel bir imanla elde edilebilirdi Bu, aynı zamanda peygamberlerin çağrısının da esasıydı

İşte bu huzur çağrısının özünü, ferdin bütün benliği ile Allah'a yönelip O'na teslim olması teşkil etmektedir ki, bu ölçüde teslimiyete muvaffak olmuş bir mü'minin, ne sürekli nefsânî arzularına esir olup kalması, ne de Allah'tan başka herhangi bir şeyden korkup endişe duyması söz konusudur Çünkü artık o, sevip gönül bağlayacağı maksud ve mahbûbunu bulduğu gibi, her zaman ululuğu karşısında mehâbet ve saygı duyacağı bir Kudreti Nâmütenâhî'nin himayesine de girdiğinden huzur içindedir; huzur içindedir, zira o bilmektedir ki, O Sonsuz Kudret ve İnayet, kim olursa olsun Kendisine yönelenleri hiçbir zaman yüzüstü bırakmaz ve perişan etmez

Bundan dolayı mü'min, hep üfül üfül huzur içindedir ve emindir Her şeyi O'na bağlayıp yürüdüğü takdirde hedefe ulaşacağından, yol boyu güven içinde bulunacağından ve ötelerde de iç içe "şeb-i arûs"lar yaşayacağından, o, gönlünde imanın vadettiği güven, his ve şuurunda teslimiyet esintileri, iradesinde İlâhî Meşîet'in yönlendirmeleri ile aşar nefsânîliğin bütün gayyalarını, hevâ ve heveslerin azgın iştihalarını ve yürür Kur'ân'ın rehberliğinde varlığın gayesine doğru Evet, Kur'ân'ın atmosferine girip O'nun rehberliğine sığınanlar, her zaman ruhlarında derin bir itminân ve sarsılmayan bir güven duyar ve sürekli emniyet soluklarlar Vicdanlarını dinlerken, varlık ve eşyayı temâşâ ederken, uzak-yakın yarınları, yani sonsuza kadar bütün bir istikbali düşünürken, hattâ Berzah'ı, Mahşer'i, Sırat'ı, Cehennem'i, Cennet'i mülâhazaya alırken, fevkalâde bir vazife şuuru ve sorumluluk duygusu taşımalarının yanında, derin bir recâ hissiyle de dopdoludurlar ve recâ duyguları da gönüllerindeki imanın derinliği ile mebsûten mütenasip (doğru orantılı)'tir Onlar, inançlarının enginliği ölçüsünde her şeyi öyle farklı bir rahmet aralığından temâşâ ederler ki, eğer perde açılıverse, ötede görüp yaşayacakları şeyleri, burada duyup hissettikleri bütün müteşâbihi bulacak veya dünyevî darlığın gereği, icmâlen duyduklarının tafsilleriyle karşılaşacak ve talihlerine tebessümler yağdıracaklardır

Evet iman, dünyevî-uhrevî mutluluğun bir sihirli anahtarıdır ve ömrünü onun gölgesinde geçiren herkese hayırla çene kapama vadeder apaydın bir berzah hayatı sözü verir yumuşak ve ılık bir mahşer muştusunda bulunur ruhlarımıza sevindiren bir Mizan serencâmesi fısıldar ümit ve temkin derinlikli Sırat maceramızı gönüllerimize duyurur Cennet, rıdvan ve rü'yet unvanlarıyla tasavvurları aşkın değişik sürprizlere kapılar aralar ve en sıkıntılı, en ızdıraplı anlarımızı bile unutturacak ölçüde Tûbâ-i Cennet'ten neler ve neler sunar bize!

Aslında mü'min, bütün benliğiyle Allah'a yönelince, O'ndan gayrı her şey gözünden silinir gider Bütün yalancı güçler, kudretler havası alınmış balonlar gibi söner Zaman zaman sahte ziyalarıyla gözlerimizi kamaştıran bütün fâni ışıklar, gelip gönüllerimize vuran O'nun nûru karşısında birer birer kararır ve her tarafta: "Bugün mülk ve milk, O mutlak ve galip olan Allah'ındır" sözü duyulmaya başlar ki; böyle bir noktaya ulaşmış gönül, bütün sahte güçlerin, kuvvetlerin, rahmetlerin, inayetlerin aldatıcı vaadlerinden kurtulur, sadece ve sadece O'na teveccüh eder ve imdadı da O'ndan bekler zorda kaldığında veya musibetlerle sarsıldığında O'na güvenir, O'na dayanır her çeşit tehdit karşısında, bütün varlığı kuşatan O'nun inayet, rahmet ve nusretinin serasına sığınır zayıf düştüğünde, O'nun o aşkın kuvvetinin vesayetine girer ezkazâ günahlarla kirlenince, hemen O'nun mağfiret kurnaları altında arınmaya koşar zaman zaman ufkunu saran sis ve dumanı O'na iman, itimat ve teslimiyetle darmadağın eder Dolayısıyla da hiçbir hâdise karşısında dize gelmeden yürür istikbale ferdî, ailevî, içtimaî her bir problemini vicdanında O'nunla irtibata geçerek çözer ve hiçbir zaman ruhunda aşılmayacak bir vahşet, bir yalnızlıkla karşılaşmaz yer yer halk içinde muvakkat bir kısım gurbetlere maruz kalsa da, iman ve teslimiyeti sayesinde her zaman kendini "üns esintileri" içinde hisseder; başına gelenleri kaderden atılan ikaz taşları şeklinde değerlendirir ve böyle bir alış- verişi de hep rıza ve sabırla karşılar

Allah'a imanı ve imanda mârifeti ona, her şeyle muârefe ufkunu açar ve bu sayede o, canlı cansız bütün varlığı âdeta kardeşleri gibi görür onlarla münasebete geçer eşyaya müdahale eder ve vicdanında kendine bahşedilmiş bulunan hilâfet payesini bütün enginliğiyle duyar her şeyin kendisi için yaratılmış olduğunu idrak ederek minnetle iki büklüm olur meleklerin şuuru ve kâinatların ruhuyla el ele olduğunun farkına varır ayağını bastığı zemini, içinde dolaşıp durduğu ovayı-obayı ata ocağı gibi sımsıcak bulur ve annesinin kucağındaymışçasına kendini rahat hisseder varlığı maddeci ve natüralist mülâhazaların resmettiği gibi değil, her şeyi Allah'a nisbet eden bir mü'min gözüyle değerlendirir ve herkesten, her nesneden bir muârefe karşılığı görür münasebete geçtiği her şeyden emniyet mesajları alır ve emniyet ifade eden tavırlarla karşılık verir kimseden ürkmez, kimseyi ürkütmez; herkesi kardeşi gibi kucaklar bütün eşyaya tebessümler yağdırır; suyu, havayı ve daha değişik nimetleri Hak'tan gelmiş birer armağan gibi yudumlar toprağı ve onun yetiştirdiklerini misk ü amber gibi koklar bağı-bahçeyi, dağı-taşı, otu-ağacı, gülü-çiçeği âdeta canlı varlıklarmışçasına gönül diliyle selâmlar rast geldiği canlıları, bu misafirhanede refakatine tahsis edilmiş arkadaşları gibi okşar ve her hâliyle yeryüzüne, bir uzlaşma ve uzlaştırma çağrısı ile geldiğini ortaya koyar

İşte herkesi ve her şeyi o engin imanıyla bu çerçevede gören bir mü'min, her zaman kendini bütün insanları kıskandıracak ölçüde çok buudlu bir huzur atmosferi içinde hisseder ve imanlı yaşamanın tariflere sığmayan zevkleriyle kendinden geçer evet, ne kavga ne nizâ; bütün enerjisini duyup zevkettiklerini başkalarına da duyurma ve o derûnî hislerini herkesle paylaşma, gücü yettiği nisbette ufukların körlüğünü açarak bütün insanları bu zevk zemzemesine ulaştırma istikametinde çırpınır durur ve yaşatma gayretiyle her zaman birkaç adım yaşamanın gerisinde bulunur O, oturur-kalkar Cenab-ı Hakk'a sonsuz bir güven duyar ama, halkı da karşısına almaz Evet o, bir yandan kendi izâfî gücünü Allah'ın kudretiyle beslerken; diğer yandan da mü'minlerin himmetlerini yanına almayı da ihmal etmez ve kendisine karşı çıkması muhtemel bütün güçleri kendi iktidarının birer derinliğine dönüştürerek, hiçbir şeye takılmadan yürür uçuyormuşçasına hedefine imanla huzura erme, inandırıp Hakk'ın hoşnutluğunu kazanma hedefine

Doğrusu, fertleri bu ölçüde doygunluğa ulaşmış, birbirini seven-sayan ve birbirine gönülden bağlı bulunan böyle bir toplum, huzura namzet bir toplumdur Huzura namzettir zira, artık onun fertleri arasında insanları huzursuzluğa ve ayrılıklara sürükleyecek faktörler silinip gitmiştir Zaten onların arasında asalet, soy-sop, bölge, muhit farklılıkları ve imtiyazları gibi hususlar kat'iyen söz konusu değildir Herkesi ve her şeyi mutlak bir menşein vesayetinde gören, kabul eden bu insanlar tam mânâsı ile birer kardeştirler Kur'ân, "Mü'minler, başka değil, birbirlerinin kardeşidirler" derken, işte bu derin gerçeği hatırlatır Aynı zamanda bu, sûrî bir kardeşlik de değildir; Nebî ifadesiyle, birbirlerine karşı sevgide, merhamette, gönülden davranmada bir vücudun uzuvları ölçüsünde kavî bir irtibat içindedirler ve her zaman birbirlerinin acılarını ruhlarında duyar, müteellim olur, sevinçlerini de paylaşır ve onlarla aynı mutluluğu beraber yaşarlar

Evet onlar, birbirlerinin gözü-kulağı, dili-dudağı, eli-ayağı gibidirler Bu toplumda her fert, hayatını diğerini yaşatmaya bağlamış, onun mutluluğu adına oturup kalkmaktadır Dolayısıyla da, onların arasında yalnızlığa düşme ve perişan olma kat'iyen söz konusu değildir Birinin canı yansa hepsinin ciğeri "cız" eder Birinin sevinç şölenine herkes neş'eyle katılır Yine, bu toplum içinde anneler-babalar, azizler gibi ihtiram görür; çocuklarsa, saksılardaki çiçekler gibi ihtimamla büyütülür Eşler, ötedeki ebedî beraberlik mülâhazasıyla, en ileri yaşlarda bile birbirlerine karşı hep ilk günün neşvesiyle davranırlar Ve hayatlarını hissî münasebetlerin çok çok ötesinde, kalbî ve mantıkî bir çizgide devam ettirmeye çalışırlar Bunlar, gözlerinin içine yabancı bir hayal girmeyecek kadar da birbirlerine karşı vefâlıdırlar Aile içindeki bu âhenk geniş bir aile sayılan millet için de aynen geçerlidir; böyle ailelerden müteşekkil bir millette herkes birbirini sever-sayar, birbirine şefkatle bakar herkes için iyilik düşünür ve elinden geldiğince kötülükleri savmaya koşar Kimseye sûizanda bulunmaz, kimseyi zan altında tutmaz kimsenin ırzıyla, namusuyla, şerefiyle uğraşmaz tahminlere, ihtimallere binaen insanları takibe almaz, tutuklamaz ve fertleri birbirlerine karşı casus olarak kullanmaz ve o toplumun bir kesimi, varlığını diğer kesimi yıkmaya bağlamaz hele hiç kimse, bir kısım aşağı insanların işi olan komploya, yalana, tezvire, iftiraya kat'iyen başvurmaz Çünkü, bu huzur toplumunda her fert, insanî değerleri korumaya ant içmişçesine, bütün olumsuzluklara karşı savaş vaziyetindedir ve bu toplum, bir vicdan ve huzur toplumuduro

 

sayanor is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 14-01-2008   #2
Profil Bilgileri
Standart --->: Huzur ufku



eline sağlık , sağolasınn paylaştığın içinde sağol

 

**İnSpEcToR** is offline  
Cevapla
Tags: huzur, ufku


Huzur ufku ile ilgili Benzer Konular
157 Kez Görüntülendi

Yağmurdaki Huzur... Fotoğrafçılık
Huzur ne demektir ve namazda huzur nasıl olur? Sorular ve Cevaplar
Huzur... Fotoğrafçılık
Din ufku Dini Sohbet
Kur'an'ın Sihirli Ufku Kuran'ı Kerim


Saat 15:41.
Arşiv Sayfaları Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552