FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
Dini Sohbet
HANGİ HOŞGÖRÜ?
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
HANGİ HOŞGÖRÜ? ile ilgili Benzer Konular
112 Kez Görüntülendi
Hoşgörü ve Amaç
Seçkin Forum
Bir hoşgörü örneği
Güzel Yazılar / Makaleler
Sevgi-Hoşgörü-Kardeşlik ..
Güzel Yazılar / Makaleler
Kuran'da hoşgörü
Kuran'ı Kerim
Vestel Serİsİ Hangİ Modele Ve Hangİ Sinif Yazilimlar Atilir
Diğer Uydu Alıcıları
Mantik-fikih MÜnasebetİ Üzerİne
|
Zekat Verilecek Yerlerden Biri: FÎ SEBÎLİLLAH
Konu Araçları
31-08-2007
#
1
Profil Bilgileri
P.Alemdar
HANGİ HOŞGÖRÜ?
HANGİ HOŞGÖRÜ? başlıklı yazı Mumsema HANGİ HOŞGÖRÜ? Forum Alev
Muamelelerde yumuşak davranma, bir karşılık beklemeksizin iyilik etme demek olan “müsamaha” (hoşgörü), İslâm’da sadece bir söz veya slogan olmanın çok ötesinde bir kavramdır
Dinin bir hükmüdür, ilahi vahiyle sabittir ve bu ilahi vahyi açıklayan Peygamber beyanıdır
Bu vecibe Asr-ı saadette, dört halife döneminde, hatta günümüze kadar uzanan 14 asırlık İslâm medeniyeti döneminde somutlaşmıştır
Çünkü bu müsamaha, ebedi ve evrensel olan İslâm’ın semeresidir
Kur’ân müsamahayı; İslâm’ın hayat, kâinat ve insan anlayışına bina eder
Buna göre varlıkta, 1- Zorunlu varlık olan Hak Teala 2- O’nun dışındaki mümkinat vardır
Birlik, yalnız Allah’ın sıfatıdır
Yaratıklarda ise çokluk, çeşitlilik ve farklılık bulunmaktadır
Çoğulculuk O’nun değişmez nizamlarındandır
Bu nizam, değişik toplulukların birlikte yaşamasını, onların birbirlerini tanımalarını yani kültürler, felsefeler, dinler, ırklar, renkler ve diller arasında müsamaha ahlakının hakim olmasını gerektirir
Müsamaha olmazsa barış içinde birlikte yaşama ortadan kalkar
Bu ise, farklılığı dileyen Allah’ın (celle celâlühü) koyduğu nizama karşı çıkmaktır
İşte Kur’ân müsamahayı; hayat, kâinat ve insan hakkındaki bu değer hükmü üzerine yerleştirmiş ve onu dini bir görev ve hayatın olmazsa olmaz bir unsuru saymıştır
Şu halde farklı ırklar ve milletler halinde yaratılan insanların birlikte yaşamalarını temin eden iksir, müsamahadır
Bu topluluklar, Yaratıcının imtihan hikmeti icabı olarak dinleri, dilleri, medeniyetleri, gelenekleri farklı olarak, aralarında fazilette yarışma olan toplumlar olabilirler
Nitekim Allah şöyle buyurmuştur: “Her biriniz için bir şeriat ve bir yol tayin ettik
Eğer Allah dileseydi hepinizi bir tek ümmet yapardı
Fakat O, size verdiği farklı şeriatlar dairesinde sizi imtihan etmek istediği için ayrı ayrı ümmetler yaptı
Öyleyse durmayın, hayırlı işlerde birbirinizle yarışın! Zaten hepinizin dönüşü Allah’a olacak, O da hakkında ihtilaf ettiğiniz şeyleri size bir bir bildirecektir” (Maide, 48)
Müsamaha olmadığı takdirde varlığın sebebi ve bu varlığı imar etmede yarışmanın sırrı olan bu çoğulculuğun bulunması imkansızlaşır
Bu çeşitliliği Allah’ın bir nizamı ve evrenin bir kanunu sayan Kur’ân’dan yola çıkarak, Kur’ân’ın ölçüsü ve İslâm medeniyetinin ruhu olan “adalet”in, farklı gruplarla olan münasebetlerde uygulanacak müsamahanın esası olduğunu söyleyebiliriz
Bu adil müsamahayı kurmak için Kur’ân, her şeyden önce bizden, kendimize karşı adil olmamızı ister
1 Hatta bunun da ötesinde hasımlarımız hakkında bile adil olmamızı emreder
2
Keza İslâm, başka din mensupları hakkında da adaleti gerçekleştirmemizi ister
Bunun gereği olarak, onlar hakkında toptan genel bir hüküm verilmemesi gerektiğini bildirir: “Ehl-i Kitabın hepsi bir değildir
Onların içinde öyle dosdoğru bir cemaat vardır ki gece saatlerinde Allah’ın ayetlerini okuyarak secdeye kapanırlar
Bunlar Allah’ı ve ahireti tasdik eder, iyilikleri yayar, kötülükleri önler ve hayırlı işlere yarışırcasına koşarlar
” (Al-i İmran, 113-114) Şu halde bize muhalif olan topluluklar hakkında Kur’ân’ın kuralı “Onların hepsi bir değildir
” hükmüdür
Gerçekten Kur’ân Yahudiler konusunda bunu uyguladığı gibi, Hıristiyanlar konusunda da uygular
3 Müsamahayı gerçekleştiren bu tutumun İslâm mantığındaki dayanağı, adaletin farz olmasıdır
Kur’ân, Allah’ı “Rabbü’l-alemin, bütün insanların Rabbi” olarak niteler
O, sadece bir topluluğun Rabbi değildir
Allah’ın insanları şerefli kıldığını bildiren ayet de bütün insan türünü kapsamaktadır: “Gerçekten Biz, Âdem evlatlarını şerefli kıldık
” (İsra, 70) İnsanlar arasında üstünlüğün tek ölçüsü “takva”dır: “Allah nazarında en değerli olan, takvada (Allah’a saygı duyup haramlardan sakınmada) en ileri olandır
” (Hucurat, 13) Yoksa ırk, deri rengi, sülale gibi kişinin iradesi dışındaki şeyler değildir
Allah, insanın kalbine ve işine bakar ve iyilerin hakkını zayi etmez
4
Bu adaletin sonuçlarından biri olarak İslâm, tüm insanlıktaki nübüvvet mirasına sahip çıkar
Peygamberlere tabi olanların doğrularını ikrar eder, onlara arız olan yanlışları düzeltir veya bazı yeni hükümler ilave eder
5 İşte bu müsamaha, Kur’ân’ın kâinat telakkisinin bir sonucudur
Zira Allah çoğulculuğu, farklılığı, çeşitliliği bir kanun olarak koymuştur
Hz
Peygamber (a
s
m)’ın Müsamahası
Yukarıda işaret ettiğimiz gibi, Hz
Peygamber (a
s
m) kendisinden önceki peygamberleri ve ilahi kitapları tasdik etmiştir
6 “Peygamberler babaları bir, anneleri farklı kardeşler durumundadır
Hepsinin dini birdir” (Buhari, Enbiya 48; Müslim, Fedail 145) Bundan ötürüdür ki Yahudilere, “Ben, Musa’ya sizden daha yakınım” (Buhari, Savm 69; İbn Mace, Sıyam 41) dediği gibi, Hz
İsa (a
s) için de, “Ben, İsa’ya dünyada da ahirette de herkesten daha yakınım
” (Buhari, Enbiya 48; Müslim, Fedail 143) demiştir
Hz
Peygamberin bu tutumu sözde kalmamış, yaşanan bir hal, bir ahlak olmuştur
O’nun kurduğu Medine şehir devletinin anayasasında ve gayri müslim topluluklara verdiği beratlarda yer almıştır
Medine belgesinde Yahudiler hakkında: “Yahudiler kendi dinlerine, Müslümanlar kendi dinlerine tabi olacaklar
Bize tabi olan Yahudilere destek borcumuz vardır
” maddesini koymuştur
10/631 yılında Necran Hıristiyan heyeti geldiğinde onları Medine Mescidinde kabul etmiş, orada âyin yapmalarına imkan vermiş, daha sonra dinlerini muhafaza edeceklerine ve diğer haklarına dair bir berat vermiştir
7
Dört Halife Devrindeki Uygulama
Hz
Peygamberden sonra Hülefa-yı Raşidin dönemi de müsamaha örnekleriyle doludur
Hz
Ömer, Ehl-i Kitap olmayan din mensuplarına (mesela, ateşe tapan Mecusilere) nasıl muamele edileceği konusunu Şûra Meclisine getirmiş, onlara da Ehl-i Kitap muamelesi yapma kararlaştırılmıştır
İslâm, kendisini inkar edenler için dünyevi bir yaptırım koymamış, onlar hakkında ahirette hüküm vermenin Allah’a ait olduğunu ilan etmiştir
O sebeple putperestler hakkında bile: “Sizin dininiz size, benim dinim bana!” (Kafirun, 6) demiştir
Hülasa Hz
Peygamber gibi, Hülefa-yı Raşidin de insanları İslâm’a girmeye zorlamadılar
8 Zorlama iman değil, olsa olsa münafıklık doğurur
Hz
Peygamber (a
s
m), devlet başkanı olduğu sırada bile İslâm dinini terk edeni (mürted) dinden döndüğü için cezalandırmadı
Fakat bunu yapan, irtidad ile yetinmeyip yol kesme ve topyekün Ümmete karşı silahlı hücuma giriştiği için onu cezalandırdı
Nitekim devletin develerini gasp, çobanlarını (devlet görevlilerini) işkence ile katl eden ve dinden dönen eşkıyayı, Kur’ân’ın hükmünü9 uygulayarak cezalandırdı
İslâm’ın savaşa dair hükümleri, din hürriyetini sağlamak ve sırf İslâm’a inanma sebebi ile vaki olan düşmanlık ve saldırıya karşı savunma gayesine yöneliktir
Bu külli kaideyi yerleştiren de şu ayet olmuştur: “Dininizden ötürü sizinle savaşmayan, sizi yerinizden yurdunuzdan çıkarmayan kafirlere gelince, Allah sizi onlara iyilik etmeden ve adaleti uygulamadan menetmez…” (Mümtahine, 8-9)
İslâm Tarihindeki Uygulama
Roma İmparatorluğunun sekiz asırda aldığı kadar toprağı Müslümanlar seksen yılda aldı
Avrupalılar M
Ö
4
asırdan M
S
7
asra kadar Doğuyu köleleştirdiler
Bu siyasi, ekonomik, dini, kültürel istiladan o ülke halklarını Müslümanlar kurtarırken, onlar hiçbir zaman Müslümanlara karşı savaşmadılar
Bilakis Müslümanlarla beraber olup işgalci Sasani veya Bizans ordularına karşı savaştılar
O süper güçlerle aynı dine inanmalarına rağmen Mısır’da, Suriye’de, Irak’ta hep aynı şey cereyan etti
Bu ülkeler hürriyetlerine kavuştuktan sonra Müslümanlar onları dinlerinde serbest bıraktılar
Öyle ki fütuhattan bir asır sonra o halklardan İslâm’a girenlerin nisbeti % 20’yi geçmedi
10 Daha sonraki asırlarda İslâm, din özgürlüğü yaşatırken, istilacı Avrupa kuvvetleri, Müslümanlara karşı ordular harekete geçirmiş, oralarda yaşayan gayri müslimleri aleyhte kışkırtmaya çalışmışlardır
Bu hususta Müslümanlardan başka gayri müslim tarihçilerin de tanıklıkları vardır
Mesela, Mısır patriği Bünyamin Bizanslılardan kaçıp 13 sene saklanmıştı
Mısır fatihi Amr İbnu’l-As onu hürriyetine kavuşturdu, halkına iade etti
Onu karşıladığında kendisine kiliseleri ve cemaati hakkında teminat verdi, hatta kendisi için dua etmesini istedi
Hıristiyan ahali onu istikbal ederken, Müslümanların fütühatının, Mısır Hıristiyanlarına zulmeden Bizanslılara ilahi bir ceza olduğunu terennüm ediyorlardı
11 Mısır kiliselerini ve manastırlarını Rumların istilasından kurtardı
Fakat o binaları cami yapmadı, Hıristiyan cemaatlerine geri verdi
Şunu söylemekte hiçbir mübalağa yoktur: “Doğu Hıristiyanlığının bekası, Müslümanların müsamahası ile mümkün olmuştur
”
Demek ki Müslümanlar, asıl yükümlülükleri olarak hak dinin kurtarıcı esaslarını insanlığa tebliğ etmişler, İslâm medeniyetini kurmuşlar
Bununla beraber bu medeniyetin diğer dinler ve fikirler karşısındaki müsamahalı tutumunun da, yaşayışlarıyla tanıklığını yapmışlardır
Not: Bu yazı, Mısır’ın ünlü âlimlerinden Prof
Dr
Muhammed İmare’nin Hira Dergisi’nde çıkan (Sayı: 6, Ocak-Mart 2007) makalesinden özetlenmiştir
Dantel
Mumsema
Frmacil
07-09-2007
#
2
Profil Bilgileri
bursalomer
--->: Hangİ HoŞgÖrÜ?
çok güzel şeyler yazıyosun kardeş
07-09-2007
#
3
Profil Bilgileri
P.Alemdar
--->: Hangİ HoŞgÖrÜ?
sağol kardeş böyle övgü yağdırdığın için
Tags
:
hangi
,
hosgoru
HANGİ HOŞGÖRÜ? ile ilgili Benzer Konular
112 Kez Görüntülendi
Hoşgörü ve Amaç
Seçkin Forum
Bir hoşgörü örneği
Güzel Yazılar / Makaleler
Sevgi-Hoşgörü-Kardeşlik ..
Güzel Yazılar / Makaleler
Kuran'da hoşgörü
Kuran'ı Kerim
Vestel Serİsİ Hangİ Modele Ve Hangİ Sinif Yazilimlar Atilir
Diğer Uydu Alıcıları
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
00:15
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552