Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele

Geri git   Mumsema.NET >
Eğitim Bölümü
> Biyografi & Otobiyografi > Düşünürler-Flozoflar

Forum Kuralları Bize Ulaşın İletiler Kayıt ol Yardım Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
İmam-ı Azam ile ilgili Benzer Konular
116 Kez Görüntülendi

Büyük Mezhep İmamı İmam-ı Azam Ebu Hanife Dini Sohbet
Nihat Hatipoğlu - İmam-ı Azam Duası (Sahur Özel) Dini Videolar
İmam-ı Azam Ve Kadılık Kıssalar & Hikayeler
İmam-I Âzam Da Bizim Gibi Mi? Dini Sohbet
İmam-ı Azam sorulara nasıl cevap verdi? Kıssalar & Hikayeler

" Platon Kimdir? " | Mevlana'da İnsan Sevgisi (Hümanizm)
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 04-12-2007   #1
Profil Bilgileri
Standart İmam-ı Azam

İmam-ı Azam başlıklı yazı Mumsema İmam-ı Azam Forum Alev


İmam-ı Azam
İmam-ı Azam Ebu Hanife

Tam adı EBU HANİFE EN-NUMAN BİN SABİT (d 699, Küfe - ö, 767, Bağdat, Irak), fıkıh ve kelam bilgini İslamın hukuk öğretisi fıkhı sistemleştirmiş ve dört Sünni mezhebinden biri olan Hanefiliği kurmuştur Kadılığı ısrarla reddederek siyasetten uzak durduğu için yönetenlerin baskılarına uğramış, hapiste ölmüştür Kurduğu mezhep birçok İslam toplumunca kabul edilmiş, Arap ülkelerinin yanı sıra Türkiye, Hindistan, Pakistan, Çin ve Orta Asya'ya kadar yayılmıştır

Ebu Hanife, İrak'ın düşünsel merkez-erinden biri olan Küfe'de doğdu Tüccar olan babasını izleyerek ipek ticaretine atıldı ve alışverişteki dürüstlüğüyle ün yaptı Bu işten sağladığı düzenli ve yüksek gelirin büyük bölümünü hayır işlerine ayırarak özellikle bilginlerin elinden tuttu

Doğumu Nesebi ve Künyesi

Ehli sünnetin dört büyük imamının birincisi olan İ-mamı Azam Ebu Hanife, H 80'de Kufe'de doğdu
Ebu Hanife künyesinin meşhur olmasının sebebi hakkında eski kaynaklarda yeterli bir açıklama yoktur Ancak "Hanif" kelimesinin müennesi olan "Hanife" kelimesine nispetle bu künyenin, İslam'a tam gönül vermiş abid bir kimse olması veya Iraklılar arasında "Hanife" denilen bir divit veya yazı hokkasını devamlı yanında bulundurması sebebiyle verilmiş olduğu söylenmektedir Hanife isminde bir kızı olduğundan bu künyeyle anıldığı söylenmişse de kabul görmemiştir Zira onun Hammad'dan çocuğu olduğu bilinmemektedir

İlmi Yetişmesi

Ebu Hanife Kufe'de yetişti Gençliğinde kumaş ticaretiyle uğraştı Bu ticaret onu ilimle uğraşmaktan alıkoymadı Onu ilme teşvik edenin Şa'bi olduğu rivayet edilmektedir
Ebu Hanife pek çok ilim halkasına katılmış ve değerli zatlardan ilim almış olmakla beraber, onun en uzun süre hocalığını Hammad ibnu Ebi Süleyman yapmıştır
İmamı Azam Ebu Hanife'nin ilmi, hocası vasıtasıyla dört büyük sahabiye dayanmaktadır Şöyle ki; Hz Peygamber'in vefatından sonra Kufe'ye yerleşmiş olan Ali ibnu Ebi Talip ve Abdullah ibnu Mes'ud'dan ilim alan Mesruk ibnu'l-Ecda (Ö 63), Alkame ibnu Kays (Ö 62) ve Şureyh (Ö 80)'den Şa'bi ve İbrahim en-Nehai (Ö 96) ders almışlar Onlardan da Hammad ibnu Ebi Süleyman vasıtasıyla Ebu Hanife ilim almıştır Ebu Hanife ayrıca Abdullah ibnu Abbas'ın kölesi İkrime ve Abdullah ibnu Ömer'in azatlı kölesi Nafi vasıtasıyla adı geçen sahabilerin ilimlerinden istifade etmiş, Mekke fatihi Ata ibnu Ebi Rebah (Ö 114)'tan da uzun süre ders almıştır
Çok sayıda hadisi şerif ezberleyen Ebu Hanife büyük bir hakim ve fikir adamı olarak yetişti Üstün bir aklı ve herkesi şaşırtan bir zekası vardı Fıkıh ilminde imkansız gibi görünen bir zamanda benzeri olmayan bir dereceye yükseldi

Ders Vermeye Başlaması

İmamı Azam Ebu Hanife, on sekiz yıl boyunca kendisinden ilim öğrendiği hocası Hammad'ın en sevdiği talebelerinin başında geliyordu Çünkü o, üstadının söylediklerini en iyi öğrenen ve hıfzeden talebesiydi Bu yüzden hocası ders halkasının önünde, kendi hizasında ondan başkasının oturmasını yasaklamıştı
Hammad'ın herhangi bir sebepten dolayı şehir dışında olduğu zamanlarda Ebu Hanife, kendisine vekaleten talebelere ders verirdi Hatta fıkhi meselelerde sorulan sorulara cevap bile verirdi Hocası Hammad geldiğinde o sorulara verdiği cevapların çoğunu tasdik ederdi
Kufe'nin müftüsü olan hocası Hammad vefat edince, arkadaşları onun yerine oğlu İsmail'i geçirmek istediler Fakat Hammad'ın oğlunun şiire, gece meclislerine, hikayeye düşkün olduğunu görünce, Ebu Hanife'nin ders vermesi hususunda ittifak ettiler O da kabul etti
Ebu Hanife zühd ve takvasıyla, üstün zekasıyla kendini etrafındakilere kabul ettirdi Zamanla şöhreti arttı, ashabı çoğaldı, mecliste en geniş halkaya sahip oldu
İmamı Azam'ın tedris faaliyetinde dikkat ettiği en önemli hususlardan biri de, talebeleriyle istişare yapmaktı Onlarla istişare etmeksizin kendi başına bir içtihatta bulunmazdı Müminler için nasihatta bulunurken katı davranmazdı

Talebesi Züfer'den nakledilen şu rivayet de onun sabit fikirli olmadığını ortaya koyması ve istişareye verdiği önem bakımından dikkat çekicidir Züfer şöyle der: "Ebu Hanife'nin derslerine devam ederdik, Ebu Yusuf ve Muhammed ibnu Hasan da bizimle birlikte okurlardı Biz Ebu Hanife'nin görüşlerini yazardık Bir gün Ebu Hanife, Ebu Yusuf'a hitaben: "Ey Yakub vay haline! Benden her işittiğini yazma Ben bugün böyle düşünüyorum Yarın onu bırakabilirim Yarınki görüşümü ertesi gün terk edebilirim" dedi" (İbnu Muin, Tarih, II Cilt, sh 607; Bağdadi, Tarih, XIII Cilt, sh 402)

Yine onun: "Bu bizim söyleyebildiğimiz en güzel sözdür Kim bizim sözümüzden daha doğru bir söz getirirse, o hakikate bizimkinden daha yakındır" dediği; "Senin bu verdiğin fetvalar doğruluğunda hiç şüphe olmayan hakikatler midir?" diye sorulunca da: "Bilmiyorum belki de yanlışlığında hiç şüphe olmayan yanlıştır" şeklinde karşılık verdiği nakledilmektedir (Bağdadi, Tarih, XIII: Cilt, sh 352)

Bütün bunlar onun serbest fikirli ve uzak görüşlü bir şahsiyet olduğuna, verdiği hükümlerle de kimseyi ilzam etmediğine işaret etmektedir Nitekim kendinin hocalarına, talebelerinin de kendine karşı zaman zaman muhalefet ederek aynı meselelerde farklı hükümler verdikleri nadir olmayan olaylardandır

Sünnet ve Hadis Konusundaki Tutumu

İmamı Azam Ebu Hanife'nin hadis ve sünneti teşri kaynağı olarak kabul etme konusunda diğer imamlardan farkı yoktur O şöyle der: "Resulullah (sas)'in üzerinde konuştuğu her şey, biz duyalım, duymayalım, başımız ve gözümüz üstündedir Buna inandık ve bunun Resulullah (sas)'in söylediği gibi olduğuna şehadet ederiz" (Ebu Hanife, el-Alim, sh 27)
Ebu Hanife'nin istidlal kaynaklarını sayarken önce Allah'ın kitabına sonra Resulullah'ın sünnetine baktığı, sonra da sahabe kavlinden dilediğini tercih ettiği rivayet edilir Kitap ve sünnette bulamadığı bir hususu son olarak sahabe kavillerinde araştırmakta, bunların dışındaki görüşleri bağlayıcı saymamaktadır
Ebu Hanife, hadise muhalefet ithamlarını bizzat kendisi reddetmiştir Rivayetlere göre bir meselede kendisine hadise muhalefet ettiği bildirilince, dayandığı hadisi zikrederek: "Allah, Resulüne muhalefet edene lanet etsin Allah onunla bize ikram etti, bizi onunla kurtardı" demiştir (İbnu Abdilberr, el-İntika, sh 144)
Ebu Muti el-Belhi anlatıyor: "Bir gün Kufe camiinde Ebu Hanife'nin yanında oturuyordum İçeriye Süfyanu's-Sevri, Mukatil ibnu Hayyan, Hammad ibnu Seleme, Caferu's-Sadık ve diğer alimler girdi Ebu Hanife'yle konuşarak: "Bize ulaştığına göre, sen dinde çok kıyas yapıyormuşsun Bu yüzden senin için endişeliyiz Çünkü ilk kıyas yapan iblistir" dediler Ebu Hanife onlarla Cuma sabahından öğle vaktine kadar münazara ederek görüşünü arz etti ve şöyle dedi: "Ben önce Allah'ın kitabıyla, sonra Resulünün sünnetiyle amel ederim Daha sonra sahabenin üzerinde ittifak ettiği hükümleri, ihtilaf ettiği hükümlere takdim ederim Ancak bundan sonra kıyas yaparım" Bunun üzerine hepsi kalkarak Ebu Hanife'nin elini öptüler ve: "Sen alimlerin efendisisin" dediler" (Şa'rani, Mizan, C 1, sh 53)
Ebu Hanife'nin hadis ve sünnete bağlılığını bunların dışında da birçok rivayet teyit etmektedir

Sahabe Sözü ve Uygulaması Konusundaki Tutumu

İmamı Azam Ebu Hanife, Kur'an ve sünnetten sonra sahabe kavlini bağlayıcı görüyor, fakat kendine bunlar arasında tercih yapma hakkı tanıyordu Ebu Hanife bu tercihi bazen şahıslar arasında, bazen de rivayetler arasında yapıyordu Ebu Mutı' el-Belhi ile Ebu Hanife arasında geçtiği rivayet edilen şu konuşma bu konuda dikkat çekicidir Ebu Mutı' ona: "Şayet senin görüşün Ebu Bekir'inkine zıt düşerse ne yaparsın?" diye sordu O da: "Bu takdirde onun görüşünü alıp kendi görüşümden vazgeçerim Yine Ömer'in, Osman'ın, Ali'nin görüşleri karşısında böyle yaparım Ebu Hureyre, Enes ibnu Malik, Semure ibnu Cundeb hariç Hz Peygamber'in bütün sahabilerinin görüşlerini kendi görüşlerime tercih ederim" (Şa'rani, Mizan, C 1, sh 53)

Ebu Hanife'nin Ebu Hureyre'yle birlikte bazı sahabileri müstesna tutmuş olması, onlardan rivayet almadığı şeklinde anlaşılmamalıdır Çünkü Ebu Hanife'nin Ebu Hureyre'den nakledilen hadislerle kıyası terk ettiği meşhurdur Zaten kendi de bu sahabilerden nakledilen rivayetleri değil, onların kendi görüşlerini müstesna tutmaktadır

Beşeri Kanunlar ve Uygulayıcıları Karşısındaki Tavrı

Siyasi yapıda İslam'ın gün geçtikçe daha geri planlara itilerek, yerine saltanatın getirdiği beşeri unsurların hakim kılınması, Emevi idaresinin özellikle son yıllarında zirveye ulaşır Bu, İslam'ın insanı ilgilendiren bütün alanlarda esas ve tek ölçü olması gerektiği hakikatinin idrakinde olmamaktan başka bir şey değildi Diğer bir ifadeyle Müslümanlıklarını her vesileyle vurgulayan yöneticiler, Allah'ın hükümlerine şartsız itaat anlamına gelen İslam'ın siyasi boyutunu ihlal edip, itaatlerini sadece kişisel bazı ibadetlere münhasır kılıyorlardı Ancak, İslam'ı yegane ölçü olarak almadıkları yönetimlerini halk nezdinde meşrulaştırmak ve halkın itaatini kazanabilmek için alimleri araç olarak kullanma politikalarını sürdürüyorlardı Şüphesiz bu politikaya kananlar ve sırf iyi niyetlerinden dolayı böyle bir oyuna alet edildiklerinin farkına varamayanlar olmuştu Ancak bazı şahsiyetler, yönetim işinde geri plana itilen İslam'ı bütün muhtevasıyla ortaya koyup, onun gerektirdiği itaatin alanlarını her şeye rağmen ifade etmekten çekinmediler Siyasi ve askeri güçlerine rağmen, yöneticiler bu şahsiyetlerin söz ve tavırları karşısında korkulu rüyalar gördüler Hiçbir zaman sayıları kesin olarak ifade edilemeyecek kadar çok olan, ancak coğrafyanın ve zamanın değişimine bağlı olarak genellikle tek kalan bu şahsiyetler arasında İmamı Azam da vardı

Emevi ve Abbasi idarelerinin uygulamalarına bizzat tanık olan Ebu Hanife, zühd ve takvası sayesinde yönetimin maşası olmaktan kendini canı pahasına koruyabilmiş bir şahsiyettir Kulların hakkını gözetmede kusur etmekten korktuğu için Emeviler kadar Abbasiler tarafından da ısrarlı şekilde teklif edilen kadılık görevini ve diğer şahsi menfaatlerin hepsini geri çevirmiştir

Ebu Hanife, içinde bulunduğu şartlarda resmi görev almanın İslam'ı temsil etme ve uygulamaya aktarma imkanı sağlayamayacağını iyi fark eder Bu nedenle resmi görev almanın, meşru olmayan işlere maşa olmaya neden olacağı kanaatine varır Bu düşüncesini de hiçbir yoruma mahal bırakmayacak şekilde ifade eder Bu manada kendinden çok değerli hediyeler karşılığında bazı isteklerde bulunan sultanı kastederek şunları söyler: "Eğer benden Vasıt mescidinin kapılarını saymamı isteseydi, onu bile kabul etmezdim O halde nasıl olur da bir adamı idam etmek için hüküm vermemi ister ve bu hükümle onun boynunu vurmasına vesile olurum Ben böyle bir hükmü ihtiva eden kararın altını nasıl mühürlerim! Vallahi ben böyle bir işe ölünceye kadar giremem" (Mezhepler Tarihi, sh 231)

Devlet görevini kabul etmesi için değişik tekliflerle ve en önemlisi işkencelerle karşısına çıkanlara söylediği şu sözleri ise İslam'ı temsilinin önemli bir örneğidir: "Allah'a yemin ederim ki, bu işi kendi arzumla kabul etmiş olsam bile, yine de size istediğiniz anlamda yaranamayacağım Nerede kaldı ki zorla, istemeye istemeye teklifinize muvafakat edeyim Herhangi bir hususta vereceğim karar sizin arzularınızın hilafına olabilir O zaman bana kızarsınız Kızınca da beni Fırat nehrinde boğdurmak istersiniz Boğulurum, fakat kararımı yine değiştirmem" (Hilafet ve Saltanat, sh 368)

Vefatı

Ebu Hanife'nin ölüm tarihi belli olmakla beraber nasıl öldüğü veya öldürüldüğü hususunda bir ittifak yoktur Ölüm tarihinin H 150 olduğunda kaynaklar müttefiktir
Ebu Hanife'nin, halife Ebu Cafer el-Mansur'un kadılık teklifini kabul etmeyince kırbaçlandığı ve hapse atıldığı kaynaklarda zikredilmektedir Fakat onun hapisteyken mi, yoksa hapisten çıktıktan sonra mı öldüğü ihtilaflıdır Bazı kaynaklarda hapisteyken gördüğü aşırı işkenceler sonucu güçsüz düştüğü ve vefat ettiği bildirilmektedir Ebu Hanife'nin hapisten çıktıktan sonra, zehirlenerek öldürüldüğü hususunda da rivayetler vardır Hatib el-Bağdadi: "Sahih olan onun hapisteyken öldüğüdür" diyor Bağdadi'den bir buçuk asır önce yaşamış, Ebu'l-Arab Muhammed ibnu Ahmed ibni Temim et-Temimi (Ö 333), Kitabu'l-Mihen adlı eserinde, Ebu Hanife'nin zehirlenmesiyle ilgili şu bilgiyi verir: "Bana bildirildiğine göre, Ebu Hanife, Ebu Cafer el-Mansur'un talebi üzerine yanına gitti, içeri girdi Mansur onun için zehirli bir süt hazırlatmıştı Ebu Hanife yanına oturunca Mansur sütü getirterek içmesini istedi Ebu Hanife yaşlılığından dolayı sütün midesine dokunacağını söyleyerek içmek istemedi Mansur içmesi için ısrar etti Ebu Hanife sütü içti, sonra izin almadan Mansur'un yanından kalktı Mansur nereye gittiğini sorunca, Ebu Hanife: "Senin gönderdiğin yere" cevabını verdi ve oradan ayrıldı Kısa bir zaman sonra o süt yüzünden zehirlenerek öldü" (Benzer bir rivayet Saymeri, sh 93'de geçer) Bu değişik rivayetler yüzünden Ebu Hanife'nin ölüm sebebi konusunda kesin bir hüküm verilemiyor
Bütün teklif ve tehditlere rağmen, İslam'ı yönetim işlerinde geri plana iten bir yönetimin maşası olmaktan kaçınan bu büyük imam, yaşarken cahiliye karşısında yer aldığı gibi, vefatından sonra da bu görevini değişik bir tavırla yerine getirmeyi ihmal etmez Her gün gördüğü işkencelerin hayatının sona ermesine yol açacağını anlayınca, sultanın gasbetmediği ve sahiplik iddiasında bulunmadığı bir yere defnedilmesini vasiyet eder (Mezhepler Tarihi, sh 236)
Cenazesi vasiyeti üzerine Bağdat'ta Hayzunan kabristanının doğu tarafına defnedildi Yirmi gün süreyle insanların, kabri başında namazını kılmaya devam ettikleri, bu arada halife Ebu Cafer el-Mansur'un da kabri başına gelip namazını kıldığı rivayet edilmektedir (Saymeri, sh 63)

ESERLERİ
İmamı Azam Ebu Hanife'nin, günümüze kadar ulaşabilmiş eserleri pek fazla değildir Bunların bir kısmının da ona ait olup olmadığı ihtilaflıdır Bununla beraber talebeleri Ebu Yusuf ve bilhassa İmam Muhammed'in telif ettiği eserler, fıkhını ve çeşitli konulardaki görüşlerini zamanımıza kadar ulaştırmıştır Ebu Hanife'nin yaşadığı devirde yazdırma usulü yaygın olduğu için hocalar genellikle kendileri yazmaz, talebelerine yazdırırlardı Bu yüzden kendine isnad edilen eserlerin sayısı fazla değildir Bu eserlerin başlıcalarını şöyle sıralayabiliriz
1 el-Fıkhu'l-Ekber
2 el-Fıkhu'l-Ebsat
3 Osman el-Betti'ye Risale
4 Osman el-Betti'ye diğer bir risale
5 el-Vasıyye
6 el-Vasıyye (oğlu Hammad'a)
7 el-Vasıyye (talebesi Yusuf ibnu Halid es-Semiti'ye)
8 el-Vasıyye (talebesi kadı Ebu Yusuf'a)
9 Müsnedu Ebi Hanife (Ebu Yusuf'un rivayetiyle)

 

BADMAN is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Cevapla
Tags: azam, imami


İmam-ı Azam ile ilgili Benzer Konular
116 Kez Görüntülendi

Büyük Mezhep İmamı İmam-ı Azam Ebu Hanife Dini Sohbet
Nihat Hatipoğlu - İmam-ı Azam Duası (Sahur Özel) Dini Videolar
İmam-ı Azam Ve Kadılık Kıssalar & Hikayeler
İmam-I Âzam Da Bizim Gibi Mi? Dini Sohbet
İmam-ı Azam sorulara nasıl cevap verdi? Kıssalar & Hikayeler

Saat 02:19.
Sayfalar Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552