Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele

Geri git   Mumsema.NET >
Eğitim Bölümü
> Biyografi & Otobiyografi > Düşünürler-Flozoflar

Forum Kuralları Bize Ulaşın İletiler Kayıt ol Yardım Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

             
İbni Haldun ile ilgili Benzer Konular
414 Kez Görüntülendi

Haldun Dormen (Haldun Dormen Kimdir? Ünlü Erkek Sanatçı Biyografileri
Haldun Taner ( Haldun Taner Kimdir? - Haldun Taner Hakkında ) Yazarlar ve Şairler
İbni Sina (İbni Sina Kimdir? - İbni Sina Hakkında) Düşünürler-Flozoflar
İbni Haldun (İbni Haldun Kimdir? - İbni Haldun Hakkında) Düşünürler-Flozoflar
İbn-i Haldun (İbn-i Haldun Kimdir? - İbn-i Haldun Hakkında) Biyografi & Otobiyografi

Couchy ( 1789 - 1857 ) #Matematikçiler İçin | METAFİZİK
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 08-05-2007   #1
Profil Bilgileri
Standart İbni Haldun

İbni Haldun başlıklı yazı Mumsema İbni Haldun Forum Alev


İBNİ HALDUN



Ünlü İslam Bilgini İbni Haldun, 1332 yılında Tunus'ta doğdu Geçmişte birçok önemli devlet ve bilim adamı yetiştirmiş bir aileye mensuptu Babası değerli bir bilim adamıydı İbni Haldun küçük yaşlarda eğitime başladı ve Kuran-ı Kerim'i ezberledi 17 yaşında eken babasını kaybetti İlk bilimsel çalışmalarını hukuk üzerinde yaptı ve bu konuda kendisini iyi yetiştirdi Daha sonra matematik, edebiyat, mantık, tefsir,hadis ve gramer dallarında öğrenim gördü Döneminin bilim adamlarından dersler aldı 20 yaşlarından itibaren devlet idaresinde görevler üstlendi Tunus emirinin başkatipliğine getirildi Bu yıllarda, Kuzey Afrika'da bulunan İslam ülkeleri arasında siyasi ve fikri mücadeleler vardı Nitekim bir süre sonra Tunus Hükümdarı bir savaşta öldürüldü Onun yerine geçen idareciler ise, İbni Haldun'a karşı cephe aldılar Bu nedenle İbni Haldun kardeşinin bulunduğu Fas'a geçmek zorunda kaldı Zamanla burada da siyasi kargaşalar başgösterdi İbni Haldun bir iddia ile hapse atıldı Fas Sultanı'nın ölümü üzerine hapisten kurtulan İbni Haldun, bu kez de İspanya'daki Beni Ahmer Devleti'ne geçti İdarecilerin isteği üzerine, Kastilya Kralı Zalim Pedro'nun yanında elçi olarak görevlendirildi

Pedro, İbni Haldun'un görüşlerine hayran kalmış ve birçok problemlerin çözümünde Ona danışmıştı Ülkesinde kalması için büyük vaadlerde bulunuyordu Buna rağmen İbni Haldun burada da fazla kalmadı, yine Fas'a döndü Fakat, siyasi kargaşalar sonucu tekrar hapislere düştü Büyük sıkıntılar çekti Çeşitli sebeplerle birkaç İslam ülkesini daha gezdi Bu arada, salgın bir hastalık yüzünden bütün ailesini kaybetmişti Ayrıca, yerleşme kararı aldığı Mısır'a hanımını, çocuklarını ve mal varlığını getiren gemi batmış, yapayalnız kalmıştı Bütün bu olaylar hayatının bundan sonraki kısmında İbni Haldun'un yalnızlığa çekilmesine neden oldu Bir ara Mısır'da hem hakimlik yaptı hem de medresede dersler verdi Ancak yine Onu kıskananlar ve görüşlerine tahammül edemeyenler ortaya çıktı Timur ordularının Mısır ordularını yenmesi üzerine İbni Haldun da esir edildi Bu olay, İbni Haldun'u Timur'un karşısına çıkardı Timur Onun bilgisine ve zekasına hayran oldu Onunla sohbetler yaptı Hatta bu karşılaşmanın Timur'u istila fikrinden vazgeçirdiği söylendi İbni Haldun, Timur'un parlak vaadlerini bir kenara iterek, tekrar Mısır'a geldi ve tamamen uzlete çekildi
İbni Haldun, Mısır'da kaldığı bu dönem içerisinde ünlü eseri Mukaddime'yi kaleme aldı O güne kadar edindiği fikri, siyasi ve ilmi tecrübesiyle adeta muhteşem denilebilecek bir eser vücuda getirdi Bu eserinin birinci cildinde; önce tarihi olayları yani geçmişi gözler önüne serdi İkinci cildinde; sosyal olayları tahlil etti ve İslam toplumunun güncel problemlerini ortaya koydu Üçüncü cildinde ise; geleceğe ışık tutacak önemli tespitlerde bulundu ve metodlar belirledi Eserinde daima objektif, realist ve tecrübeci bir hareket tarzını benimsedi Coğrafi şartlarla sosyal hayatın ilişkisini, cemiyet şekillerini, Din ve Devlet hayatının sınırlarını, şehir ve köy ilişkisini, iktisadi hayatı, bilgi nazariyesini, ilimlerin tasnifini ve edebiyat meselelerini ele aldı Genel Dünya tarihine yer verirken, özellikle Türk tarihine geniş bir bölüm ayırdı Bu bölümde : "Bu Türklerin dünyadaki milletlerin en büyüğü olduğunu ve beşer cinsleri arasından onlardan başka ayrıca büyük bir cinsin bulunmadığını bil" diyerek okuyucunun dikkatini çekiyordu
İslam bilimlerinin bütün dallarından, tabii ve sosyal bilimlere kadar, çağına ulaşan her konuda önemli tahlillerde bulunmuştu Bu nedenle, Tarih Felsefesi'nin ve İktisat Bilimi'nin kurucusu olarak kabul edildi Ayrıca insanlık tarihinin ilk toplum bilimcisi ve sosyoloğu olma özelliğini kazandı Sosyoloji ilminin birçok temel prensiplerini Batılı bilim adamlarından yüzlerce yıl önce ortaya koydu Tarih, siyaset teorisi ve sosyal psikoloji alanlarında İtalyan Makyavelli'ye; Sosyal düzenin genel esaslarında Montesqu'ya; Tarih Felsefesi sahasında Rosseu ve Ouguste Comte'ye; Devletlerin çöküşü ilkesinde İngiliz Tarihçisi Gibban'a; Pedagoji dalında ise William James ve Spencer'e ışık tutan metodlar belirledi

İbni Haldun, devlet hayatıyla dini hayatın sınırlarını ortaya koyarken, bir çeşit Laik Devlet sistemini savunmuştu 1406 yılında ölen İbni Haldun'un temel gayesi; İslam Medeniyetinin tarihi ve sosyolojik problemlerine ışık tutmak ve İslam kültürüne yeni bir canlılık kazandırmaktı

 

Selim is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 08-05-2007   #2
Profil Bilgileri
Standart --->: İbni Haldun



İbnu Haldun'a göre devletlerin yıkılış sebepleri

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki; İbni Haldun'un bu alanda kullandığı temel kavram olan Umran terimi, çeşitli Batılı kaynaklarda bazen Medeniyet bazen de Kültür olarak geçmektedir Kavram kargaşasına yol açmamak için önce bu kavramı izah etmek gerekir İbni Haldun Umran terimini, toplumsal hayat ve örgütlenmenin iki aşaması olarak gördüğü Kırsal ve Kentsel hayat için genel olarak kullandığı zaman Kültür, Kent Ümranı şeklinde kullandığında ise Medeniyet anlamı taşımaktadır

Bütün insan toplulukları Kırsal kültürden Kent kültürüne doğru bir gelişme gösterirler Kırsal Kültür, kendi içinde 3 alt aşamada oluşur İlk aşama, insani toplumsal hayat ve örgütlenmenin en ilkel biçimidir, göçebelik ve hayvancılığa dayanır İkinci aşama, hayvancılık alanının çeşitlendiği yine göçebelik toplumudur Üçüncü son aşama ise, küçük yerleşim birimlerinde (köy veya kasaba) sebze ve tahıl tarımının yapıldığı yerleşik hayatın oluştuğu dönemdir

İbni Haldun'a göre; daha kalabalık halk topluluklarını bir arada toplayan Kent hayatı medeniyetin ilk aşamasıdır Burada hayvancılık ve tarımın yerini Sanayi ve Ticaret almıştır Esasen, Kırsal alandaki üretim artışı, yeni ihtiyaçların belirmesine ve üretimin pazarlanması ihtiyacına yol açtığı için Kent hayatını ortaya çıkarmıştır Kent hayatının sürekliliği ve varlığı için, insanların bir araya gelip üretim ve pazarlamada işbirliği yapmaya karar vermesi yeterli değildir Bunları bir arada tutacak, birbirlerine zarar vermelerini önleyecek bir Egemenlik ve Siyasi Varlık yani Devlet olmak zorundadır İbni Haldun'a göre; şehirleşme devleti değil, devlet şehirleşmeyi yaratır Devlet olmadığı sürece Kentleşme de olmaz Devletin varlığı ile Kent hayatı özdeşleşir Kent hayatında ekonomik faaliyetlerin bozulması ile devletin çözülmesi birbiriyle doğrudan ilişkilidir Her türlü ekonomik faaliyetin hedefi kazanç elde etmektir Devletin ekonomik hayata adaletsiz müdahalesi, yüksek vergilerle kazancını artırmaya çalışması, mal ve paraya istediği gibi egemen olması, ekonomik hayatı felce uğratır

İbni Haldun, siyasi bir egemenliğin oluşması, gelişmesi ve çözülmesi sürecinde Siyasi Lider veya liderlerden ziyade grubunun önemli olduğuna inanır Siyasi bir liderin kişisel özellikleri ne kadar gelişmiş olursa olsun ekibini oluşturamadığı sürece kesin olarak başarıya ulaşamaz Aynı şekilde, devletlerin çözülme sebeplerini Yönetenlerin kişisel kusurlarında aramak da yanlıştır Bu görüşüyle İbni Haldun'a göre Devlet -siyasi- bir Hanedan niteliğindedir Bir devletin ortaya çıkması, gelişmesi ve en yüksek noktaya ulaştıktan sonra çözülmesiyle bir siyasi hanedanın ortaya çıkması, gelişmesi, yükselmesi ve çözülmesi arasında sıkı bir paralellik kurar Her devlete ortalama olarak 120 - 130 yıllık bir ömür tanır Her devlet genel olarak 5 temel aşamadan geçer
Kuruluş Devresi: Her türlü karşı koymanın bastırıldığı, daha önce onu elinde tutan hanedandan zorla alınması devresidir Ele geçiren grupta canlılık ve etkinlik en üst düzeydedir Henüz geleneksel alışkanlıklarını yitirmemiş, mütevazi ve kanaatkardır Siyasi lider henüz kendisini vatandaşlarından ayrı tutmaz

Otorite Devresi: İktidarı elinde tutan lider kendi grubu üzerinde otoritesini tesis eder, mülkü ve nimetlerini kendisi için istemeye başlar Grupta rakip olacak ileri gelenler yönetimden uzaklaştırılır, kendine bağlı itaatkar kişiler yönetime gelir
Rahatlık Devresi: İktidarın meyveleri toplanır, servet genişletilir, şan ve şöhret ön plana geçer, kendini ölümsüzleştirecek eserler meydana getirilir Siyasi liderin hem kendi grubunu hem de diğer grupları tam egemenlik altına aldığı dönemdir Güçlü ordu, iyi çalışan sivil bürokrasi ve düzenli toplanan vergiler vardır

Taklit Devresi: Siyasi iktidar, atalarının bıraktıklarını yeterli görmeye başlar En doğru yolun kendisine miras bırakılan yolu takip etmek olduğuna inanır Taklitçilik ve gelenekçilik, yenileşmenin önünü tıkar
Savurganlık Devresi: Siyasi iktidar, atalarından kalan mirası arzu ve hevesine göre israf etmeye ve savurganlık yapmaya başlar Devlet yönetimine ehliyetsiz kişiler geçirilir Devletin çözülme ve yıkılma süreci başlar Ordusunu, memurunu besleyemez ve giderlerini karşılayamaz hale gelir ve yıkılır

İbni Haldun, devletin çözülmesinde dış faktörlerden ziyade iç etkenlerin öncelik taşıdığını kabul eder Bununla birlikte devletin tümüyle ortadan kalkışı bir dış saldırıyla gerçekleşir Devletin yıkılışındaki en temel sebepleri; Lider, Ekonomi ve Ahlak olmak üzere 3 temel başlık altında ifade eder

Lider; devletin kurulma saflasında grubuyla ahlaki bir otorite ilişkisi içindedir Zamanla otoritesini paylaşmak istemez Liderin kibir, bencillik ve başkalarına hakim olma duygusu öne geçer Ona göre siyasetin kendisi de Tek Bir Hakim olmayı gerektirir
Ekonomi; güç olarak iki temele dayanır : Asker ve Para Devletin kuruluş safhasında fazla paraya ihtiyaç olmaz Devlet büyüyüp geliştikçe yeni ihtiyaçlar paraya olan ihtiyacı da ortaya çıkarır Koruyucu sınıfı ile yönetim arasında ücretlerin ve ihtiyaçların karşılanmasına paralel bir hoşnutluk ilkesi vardır Yönetimin tek para kaynagı vergilerdir Vergilerin akması içinse sağlam ve gelişen bir ekonomik yapı gerekir İbni Haldun, ekonominin kendine has kanunları olduğunu belirtir ve herhangi bir zorlama ekonomik hayatı alt-üst eder Ekonomik gelişmenin bir üst sınırı vardır ve ondan sonra duraklama ve gerileme başlar Tahrik edilen insani ihtiyaçların artma hızı, bunları karşılayacak kazanç ve gelirlerin artış hızından fazla olduğu için bir noktada yetersizlik başlar Bu noktada Devlet, ya giderlerini kısmak ya da gelirlerini artırmak şeklinde iki yoldan birini kullanmak durumundadır Ne yazık ki bu noktadan sonra bu iki yol da başarıya ulaşamaz Rahatlığa alışmış olanlar kemer sıkamazlar Devlet gelirleri artırmak için ya varolan vergileri artırır ya da yeni vergiler koymak isteyebilir Oysa Vergi ile Kazanç arasında tecavüz edilmemesi gereken sınır aşılırsa teşebbüs arzusu zayıflar Vergide de gelir sağlayamayan Devlet, bu defa ekonomik hayata girmek ister Üreticilerden mallarını değerlerinin altında almaya, tüketiciye fahiş karla satmaya çalışır Bunun sonucu üretici üretimden, tüccar ticaretten vazgeçer Tüketiciler şehirden kaçış yolları arar Devlet bunun da fayda etmediğini görünce, önce yakınındaki varlıklı kişilerden başlayarak herkesin malına ve mülküne el koyar Bu da vatandaşların yönetimden yüz çevirmesine, dış güçlerle ittifak yapılmasına, ekonomik hayatın durmasına ve devletin ortadan kalkmasına yol açar

Ahlak; ilkesinin uygarlığın -ilimlerin, sanatların, şehir hayatının, zenginliğin, konforun, ince alışkanlıkların- gelişmesine paralel olarak bozulup bozulmadığı tarih boyunca tartışma konusu olmuştur Eski Atina'dan başlayarak Rönesans'a kadar pek çok düşünür, ahlaki yozlaşmanın bir devletin çöküşünde önemli bir etken olduğunu savunur Berkeley; "Büyük Britanya'nın çöküşünü önlemek üzerine yazdığı düşüncelerinde, İngiliz halkının madddi heveslerinin artışından ve ahlaki niteliklerini kaybedişinden önemle bahseder Kurtulmak için Hristiyan ahlakının ilkelerinin yeniden saygınlığa kavuşturulması gerektiğini belirtir" Aynı şekilde Fransa'da JJ Rousseau; "Uygarlığın gelişmesinin ahlakın bozulmasına yol açtığını" savunur Spengler; "Batının çöküşünü konu ettiği eserinde gelişmeyle birlikte ahlaki değer ve kurumların yozlaşmasından" söz eder Örneğin; Yürek dili yerine, ilmi dinsizlik; Saygı ve gelenek yerine, soğuk olgusallık; Halk yerine, kitlesellik; Gerçek ve canlı değerler yerine, para ve soyut değerler; Devlet ve Toplum yerine, milletlerarası toplum değerleri hakim olur İnsanlar; kanaatkar, dayanıklı, kendine güvenen, cesur, yardımserver, namuslu, dindar olmak yerine, haris, mağrur, korkak, tembel, bencil, müsrif, rahatına düşkün, dini değerlere lakayt hale gelirler Doymak bilmeyen ihtiyaçlarını meşru yollardan tatmin edemeyenler, gayrı meşru yolları zorlar ve ahlaki değerleri yıkarlar
Çözülme sürecinde Devlet bütün vatandaşlarına karşı adil değildir Halk bireyselleşmiş, gayrı meşru ilişkiler yaygınlaşmış, din ve ahlak duyguları zayıflamıştır

 

Selim is offline  
Alt 08-05-2007   #3
Profil Bilgileri
Standart --->: İbni Haldun



Yararlı bilgiler teşekkür ederim

 

Derwaffen is offline  
Alt 08-05-2007   #4
Profil Bilgileri
Standart --->: İbni Haldun



tşk ettim faydalı bilgiler

 

kursevdo is offline  
Alt 08-05-2009   #5
Profil Bilgileri
Standart --->: İbni Haldun



Paylaşım için teşekkürler

 

Yabancı_ is offline  
Cevapla
Tags: haldun, ibni


İbni Haldun ile ilgili Benzer Konular
414 Kez Görüntülendi

Haldun Dormen (Haldun Dormen Kimdir? Ünlü Erkek Sanatçı Biyografileri
Haldun Taner ( Haldun Taner Kimdir? - Haldun Taner Hakkında ) Yazarlar ve Şairler
İbni Sina (İbni Sina Kimdir? - İbni Sina Hakkında) Düşünürler-Flozoflar
İbni Haldun (İbni Haldun Kimdir? - İbni Haldun Hakkında) Düşünürler-Flozoflar
İbn-i Haldun (İbn-i Haldun Kimdir? - İbn-i Haldun Hakkında) Biyografi & Otobiyografi

Saat 10:33.
Sayfalar Rüyatadı Mumsema Frmacil Etiket Dantel Modeller Mumsema.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmailcom
Moderatör Başvuru Formu

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545