FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
Genel-Eğlence-Muhabbet ve Ciddi Konular
>
Ciddi Konular
>
Güzel Yazılar / Makaleler
Nefsin İç Dünyasına Doğru ..
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
Bize Ulaşın
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Nefsin İç Dünyasına Doğru .. ile ilgili Benzer Konular
115 Kez Görüntülendi
Nefsin halleri
Dini Sohbet
Nefsin iç dünyasına doğru
Dini Makaleler
Nefsin Arzusuna Uymamak
Kıssalar & Hikayeler
Nefsin Tezkiyesi
Dini Sohbet
Nefsin Mâhiyeti
Dini Sohbet
Işte Aradaki Fark!..
|
Öfkemizi Tanıyalım ..!
Konu Araçları
08-03-2008
#
1
Profil Bilgileri
GüllereVurgun
Nefsin İç Dünyasına Doğru ..
Nefsin İç Dünyasına Doğru .. başlıklı yazı Mumsema Nefsin İç Dünyasına Doğru .. Forum Alev
Nefsin iç dünyasına doğru
Ankara’dan okuyucumuz: “Nefsin kendini kınamasını sürekli olarak nasıl sağlamalıyız? Nefis kendini kınamaktan çabuk vazgeçiyor
Kendimizi eleştireceğimiz yerde, birbirimizi daha çok eleştiriyoruz
Uhuvvet ikinci plâna atılıveriyor
Bu da gerçek muhabbetin tesisini önlüyor
Bu durumdan kurtulmanın yolları var mıdır?”
Nefsin kendini kınaması ve bu hâlin bir aydınlık gibi her davranışa sirayet etmesi, sürekli bir mânevî yükselişin de adıdır
Her kınamayı bir merdiven, her itirafı bir yükseliş, her kendini ithamı bir terakkî, her pişmanlığı bir tevbe bilmelidir
Bu böyle devam ettiği sürece, Cenâb-ı Hakk’ın yardımıyla—inşaallah—bu irtifadan geriye dönüşün olmaması umulur
Ancak bu acı bir reçetedir
Nefsimize bunu kabul ettirmek her zaman pek kolay olmayabilir
Çünkü onun tabiatında takdir edilmek, ilgi çekmek, yüceltilmek, hatasız bilinmek, kusursuz görünmek, övünmek, üste çıkmak
vs
gibi duygular vardır
Şeytanın sevdiği duygulardır bunlar
Şeytan gururunu yenebilseydi secde emrine neden isyan edecekti ki? Şimdi de bizimle uğraşıyor
Bu menfezlerden birisinden her gün giriyor ve hepimizi her zaman yoklayıp duruyor şeytan
Bu açıdan aslında hepimizin birbirimize hep hayır duâya ihtiyacımız var
Bir kardeşimizde bir eksiklik görmeyelim; hemen kendimizi kâmil ve eksiksiz, onu nakıs ve kusurlu ilân ediveririz
Ama nefsin bu hısseti karşısında kalbimizde azıcık teyakkuz varsa, kalbimiz nefsimizi dinlemez, bu halden Allah’a sığınır, istiğfar eder
Esas olan da bunu sağlamak, kalbe bu sâlih ameli işlettirmektir
Çünkü kalbin her Allah’a ilticası âlây-ı illiyyîn’e doğru bir basamaktır, her istiğfarı bir yükseliştir
Neticede aslında kalp müteyakkız bulunduğunda, nefsin her hâli Allah’ın izniyle kendi lehine dönebilmektedir
Ama kalbin bir zayıf ânında da, şeytanın fırsat bulup nefis menfezinden girerek adavet tohumu ekebileceğini akıldan uzak tutmamalıdır
İçimizdeki adavet tohumlarını daha çimlenmeden kurutmalıyız
Çünkü adavet en başta kendimize cinayettir
Adavetin bir de haset kolu var ki, biri atom bombası ise diğeri hidrojen bombası gibi kalp ocağımıza düşer ve faydalı ne varsa yakar, bitirir
Haset ettiğimiz kişiye ise zararı ya hiç yoktur, ya çok azdır
En azından hasetle bize gelen zarar, haset ettiğimiz kişiye asla gelmez
“Mü’minler ancak kardeştirler; kardeşlerinizin arasını ıslâh ediniz”1, “Kötülüğe iyiliğin en güzeliyle karşılık ver
Bir de bakarsın ki, aranızda düşmanlık bulunan kimse candan bir dost oluvermiştir”2, ve “Onlar bollukta ve darlıkta bağışta bulunurlar, öfkelerini yutarlar ve insanların kusurlarını affederler
Allah iyilik yapanları sever”3 âyetlerini uhuvvet ana başlığı altında tefsir eden Saîd Nursî Hazretleri, mü’minin mü’mine üç günden fazla küsmesini yasaklayan hadise de atıfta bulunarak, mü’mine fenalığından dolayı kesinlikle adavet duyulmaması gerektiğini, bilâkis acınması ve affedilmesi gerektiğini kaydeder
O’na göre, mü’minden gördüğümüz fena bir muâmelede hemen mü’mine yüklenmek haksızlık olur
Zira bu fenalıkta, başka pay sahipleri de vardır
Meselâ, bu fenalığın dörtte biri kadere aittir
Yani sana gelen fenalıkta kaderin bir hissesi vardır
Bu hisseyi bir ayırmalıyız
Kaderin hissesinden dolayı mü’mine adavet etmemeliyiz; en azından kaderin hissesini çıkararak, mü’mine duyacağımız adaveti dörtte üçe indirmeliyiz
Sonra bu fenalıkta nefis ve şeytanın da bir payı vardır
Fenalık sahibi mü’min, nefis ve şeytanına mağlup olmuştur
Bu durumda ise, mü’mine adavet edilmemeli, bilâkis acınmalıdır
Çünkü bize gelen cüz’î fenalığa bedel; o mü’min nefis ve şeytana mağlûbiyet gibi zaten acı ve vahim bir duruma kurban olmuştur
Bu pay da çıkarılırsa, mü’mine duyacağımız adavet yarıya inmiş olur
Sonra o fenalıkta bir pay da bizim kendi nefsimize vermek lâzımdır
Yani o fenalığın, mü’min kardeşimizin eliyle bizim üzerimize gelmesinde, biz de sorumluluk sahibiyizdir
Bizim de kusurlarımız söz konusu olmuştur
Meselâ kendimizi koruyabilecek imkânlarımız varken, belâyı üstümüze tahrik etmişizdir
Veya belâdan korunmamışız, gerekli tedbirleri almamışız, âdeta belâyı dâvet etmişizdir
Bu durumda, bu pay da çıkarılmalı ve mü’mine duyacağımız adavet dörtte bire indirilmelidir
Fenalığın sadece son dörtte bir payının hasma verilmesi gerektiğini beyan eden Üstad Bediüzzaman, böyle dörtte birlik pay sahibi birisine de adavet duyulmasını hem haksızlık, hem de insafsızlık telâkki eder
Çünkü Cenâb-ı Hak öfkeleri yutmayı ve affetmeyi tavsiye etmiştir
Dörtte birlik pay sahibi olan hasmımız, muhakkak affedilmelidir
Üstelik hasmı mağlûp edecek en selâmetli; zulme ve zarara uğramaktan da en çabuk kurtulma yolunun kin, nefret ve adavet yerine affetmek, bağışlamak ve âlicenaplıkla mukabele etmek olduğu açıktır
4
Netice itibariyle garazsız, bedelsiz, kayıtsız, şartsız ve mutlak uhuvvet için nefsimizi ikna etmek yine bize düşmektedir
(alıntı)
Dantel
Mumsema
Frmacil
Tags
:
dogru
,
dunyasina
,
nefsin
Nefsin İç Dünyasına Doğru .. ile ilgili Benzer Konular
115 Kez Görüntülendi
Nefsin halleri
Dini Sohbet
Nefsin iç dünyasına doğru
Dini Makaleler
Nefsin Arzusuna Uymamak
Kıssalar & Hikayeler
Nefsin Tezkiyesi
Dini Sohbet
Nefsin Mâhiyeti
Dini Sohbet
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
10:20
.
Sayfalar
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553