FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
Genel-Eğlence-Muhabbet ve Ciddi Konular
>
Ciddi Konular
>
Güzel Yazılar / Makaleler
Sevmeler Ancak O'na Yönelirse Masumdur!!
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
Bize Ulaşın
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Sevmeler Ancak O'na Yönelirse Masumdur!! ile ilgili Benzer Konular
157 Kez Görüntülendi
O'nun O'na yolculuğu ..
Peygamber Efendimiz (S.A.V)
Yollar hep O'na gider..
Kıssalar & Hikayeler
Anlamsız sevmeler
Şiir-Şiirler
sevmeler üstüne yanlızlık...
Aşk-Sevgi-Evlilik
Aşk Her Zmn Masumdur..!!!
Aşk-Sevgi-Evlilik
Yüzümüzdeki Kelimeler Silinirken !!
|
Bir günlüğün son sayfası
Konu Araçları
04-04-2008
#
1
Profil Bilgileri
elifizmir
Sevmeler Ancak O'na Yönelirse Masumdur!!
Sevmeler Ancak O'na Yönelirse Masumdur!! başlıklı yazı Mumsema Sevmeler Ancak O'na Yönelirse Masumdur!! Forum Alev
Sevmeler Ancak O'na Yönelirse Masumdur!
“Eğer senden yüz çevirecek olurlarsa, de ki: Allah bana yeter
” (Tevbe, 9:129)
“Biz insanları her zaman sınarız”
(Mü’minun, 23:30)
Büyülü aşklar peşine koşuyordum
Aşkın sihri içinde kaybolup gitmek, erimek, yok olmak istiyordum
‘Bir insan’ı saatlerce düşünmenin, onu dünyamın içine alıp orada hep canlı tutmanın aşkıyla yanıp tutuşuyor, onun varlığını kendi varlığıma katmaya çabalıyordum
Bir kere yetmiyordu
Yaşam boyu zihnimde ve hayallerimde kim bilir kaç aşk yaşadım, kaç kişiyi sevmeyi hayal ettim, kaç kişi için sanal dünyalar kurdum, kurduklarımı yıktım, yıkıntıların altında kaldım
Kurgular sınırsızdı
Zihin alabildiğine kurgular kurguluyor, insanın kalbi sevgiye hiç doymuyor, hiç “Beni daha çok sevme ne olur!” demiyor, hep ‘daha çok’un peşinde oluyordu
Sevgi asla dur-durak bilmiyordu
Peşi sıra sürüklüyor, dünyanın ve dünyamın rengini belirliyordu
Âşık olunmanın büyülü havası çok çekiciydi
Aşk, sevgi, yalnızlığa karşı en büyük kalkandı
Dipsiz bir kuyuya doğru salınırken tutunduğum bir daldı
Kendi başına olduğumu anladığım an, yaşam anlamını yitiriyor, duygular inciniyor, dünya üzerime çöküyor, yaşamak için bir neden kalmıyordu
Sancıları kesen ilaç gibi, acılara sürülen bir merhemdi aşk
Sebeb-i hayat olmadan yaşamak imkânsızdı
İşte o an aşk imdada yetişiyordu
Yaşamda birisi olsun isteniyordu
Yalnızca ve yalnızca ona “Düşlerimde sen varsın
Dünyamda tek olan sensin” diyebileceğimiz biri
O öyle biri olmalıydı ki, bir başkasının değil, yalnızca onu gördüğümüzde kalbimiz çarpsın, heyecanımız ortaya çıksın
Ona özel biri olduğunu hissettirmek isterdim
“Yalnız senden etkileniyorum
Sana hissettiğim duygular çok özel” diyebileceğim; ondan da “Sen benim için çok özelsin
Yalnızca sana karşı böyle duygular hissediyorum” sözünü duyacağım birini arayıp duruyordum
Yalnızca benim dünyama ait olacak biri
Bunu söylediğimde dünya değişiyordu
Yaşamak kolaylaşıyor, anlam kazanıyor, renkleniyordu
Biliyordunuz ki, şimdi o sizi düşünüyor
Onun zihninde siz varsınız
O size bağlı
Size değer veriyor
Yaşamı için bir anlam ifade ediyordunuz
İçinizde hissettiğiniz ‘hiçlik’ silinip gidiyordu
Varlığınız tanınıyor, biliniyor, değerli bulunuyordu
Artık vardınız
Birisi bana aşık olduğunu söylediğinde aşık olan ve olunan kişiyi kıskanır, olan ve olunan olmak isterdim
Bana hayatı ele geçirmiş biri gibi gelirdi bu insanlar
Yokluğun önü kesilmiş, hiçliğin önemi kalmamış, tutunacak bir dal bulunmuştu
Ben ise boşluğun içinde yol alıp giden biri gibiydim
Artık sevilenleri ve sevenleri kıskanmıyorum
Bu ne karşılıksız aşklarımdan, ne de terk edilip gitmelerden
Birinci elden dinlediğim yüzlerce aşk hikâyesinden
Eğer aşk kendi başına insana mutluluk ve huzur getirseydi, gezegen yüzeyinden acı, elem, keder silinir giderdi
Ben bunun tersini gördüm
Aşkı, âşık oldukları için acı çeken yüzlerce insanın kendisinden dinledim
Yüzlerce kişi aşk hikâyelerinin acıyla sonlandığını anlattı hep
Aşk ardından acı bırakıyordu
Bir yerde bir yanlışlık olmalıydı
Artık aşka güvenmiyorum
Artık sevilen ve seven insanları kıskanmıyorum
Sevmek ve sevilmek, âşık olmak ve olunmak yoruyor
Hatta âşık olmak korkutuyor
Âşık olmanın bir başkasını sevmek olduğunu sanırdım
Aşkla, sevmek ve sevilmekle, yaşamın ağırlığının yok olacağını sanırdım
Ama artık aşka güvenmiyorum
Sevmek ve sevilmenin, âşık olmak ve olunmanın kendisi hayat kadar ağır
Sevmek ve sevilmek, aşık olmak ve olunmak duygularımıza oturan yorucu bir yük
Yıllardır sevme ve sevilme çabaları ile yoruldum
Kendi sorunumu kendimde hiç fark edemedim
Sevme ve sevilmede ne hata vardı ki? Sonra bu insanın elinde de değildi
Ben masum bir duygunun peşindeydim
Sevme ve sevilme yanlış bir duygu olamazdı
Ama niye yanında acı taşıyordu? Niye yoruyordu insanı? Niye her zaman istediğinizi elde edemiyordunuz? Masumca sevgiler neden karşılık bulmuyordu? Bulunan karşılıklar neden bir köpüğün ömründen daha kısaydı
Yıllarca kim bilir kaç kere yaşamıştım
Sevmek istediklerim beni sevmemiş, beni sevmek isteyenleri ben sevmemiştim
Ne onları çözebildim, ne de kendimi
Yine de sevgiye olan güvenim hep devam etti
Sevgiye ve aşka karşı ilk düş kırıklığı bana aşk hikâyelerini, sevgilerini anlatan ve ayrılık yaşayan insanları dinledikten sonra oluştu
Sevgilerinin hikâyelerini dinledikçe, gördüm ki, aslında bu benim hikâyemdi
Anlatılan her sözcük, her cümle ve her vurguda sevgideki çıkmazlarımı gördüm
Sanki benim yerime konuşuyorlardı
Bu onların hikâyesi değildi
Bu ‘bizim’ hikâyemizdi
Bu onarlın çıkmazı değildi
Bu ‘bizim’ çıkmazımızdı
Âşık olan birine, aşkını kaybeden bir insana sormadan edemediğim bir soru vardır
Sabırsızlıkla onun anlatacaklarını beklerim
Bir çırpıda biten sözcükleri ardından o can alıcı soruyu sorarım
“Bu insan tarafından sevilmek sana ne ifade ediyor?” Verilen cevaplar bani hep şaşırtıyordu
Bir insanın ağzından nasıl bu cümleler çıkabiliyordu? Bir insan nasıl oluyor da böylesine değersiz bir konuma geliyordu? Bir insan nasıl oluyor da karşıdakini böylesine yüceltebiliyordu? Ve ben nasıl olmuştu da bunların benzerini yaşamıştım
Cevaplar şöyle başlıyordu: “O benim her şeyim”di
“Onsuz yapamayacağım
O yaşamımdaki tek destekti
Yaşamım onunla anlam kazanıyordu
Onu kaybettikten sonra her şeyimi kaybettim
Dünyada sahip olduğum hiçbir şey kalmadı
Kendimi tek başıma hissediyorum
Issız bir evrende yaşıyorum
Yaşıyorum da denemez aslında
Çünkü yaşamımın anlamı elimden alındı
”
Cümleler ürkütücüydü
Bu cevapları her duyuşumda her şeyim, onsuzluk, anlam kelimeleri zihnimde uçuşur durur
“Her şeyimdi
” Şaşırtıcı bir ifade
Bir varlığa yüklenilen bu anlam, bu varlığın kaldıramayacağı kadar ağır bir yüktü
“Onsuz yapamam
” Bir yalanı ifade etmiyor muydu bu cümle? Onunla mı dünyaya gelmiştik?
Varlığımızı yokluğun karanlığından varlık âlemine taşıyan o muydu? “Hayatımın anlamı kalmadı
” ise anlamsız bir cümleydi
Var oluşumuza katkısı olmayan bir insan, nasıl hayatın anlamı olabilirdi?
Bunlar hayatım boyu yaptığım sevgi yanlışlarıydı
Bu tanımlamalar insan üstü tanımlamalardı
Hiçbirimiz bu yükü kaldıramazdık
Ne hiçbir şey her şeyimiz olabilirdi, ne de bir şeyin her şeyi olabilirdik
Verilen cevaplar benim cevaplarımdı
Yıllardır kendi cevabımın da bu olduğunu fark etmeden yaşamıştım
Yıllardır yalanlarla yaşamışım
Sevdiğimi söylerken sevdiğimi ve sevgimi kullanmıştım
Beni sevdiğini söyleyenler, beni ve sevgilerini kullanmışlardı aslında
Birbirimize neler söylememiş, neler yazmamıştık ki… İnanmadığımız şeyleri ekleyerek
Hissetmediğimiz şeyleri ekleyerek
Bir hissediyorsak on yazıyorduk
Onu etkilemeye çalışıyorduk
Ve onun tarafından böylelikle etkilenmek istiyorduk
Onu kendimize bağlamaya uğraşıyorduk
Onun bize tapınmasını bekliyorduk—biz olmadan yapamasın diyerek
Sevgiyi kullanmıyordum
Hayran bırakılmak için, “Sana hayranım” diyordum
Yalan! Aslında, “Bana hayran ol ne olur” demeye geliyordu sözlerim
Bunlar masum olmayan sevmelerdi
Çünkü sevginin etrafını yalanlar örüyordu
Sevdiğimizi söylediğimiz kişiyi yüceltiyorduk
Çünkü ihtimaldir ki, o da bizi yüceltecek
Böylelikle yüce biri tarafından sevilme ihtiyacımızı doyurmaya çalışıyorduk
Bir hayatın anlamı olmak; birisinin bizim için “Sen hayatımdaki en anlamlı şeysin
Sen beni hayata bağlayansın
Sen olmasan yaşamamın anlamı kalmayacak
Sen benim her şeyimsin” demesi narsizmimizi okşuyordu
Benliğimiz bundan çok hoşnut kalıyor, sanki tapınılmak hoşumuza gidiyordu
Bir ikonun önünde diz çökelmesi gibi, önümüzde diz çökelmesi hoşumuza gidiyordu
İşte burada yalan söylüyorduk
Seviyoruz derken sevgiyi kullanıyorduk
Hayır, tapınılmak istemek gibi bir şeydi bu
Dünyaya gelmesinde hiçbir katkımız olmayan, hiçbir şekilde varlığını sürdürmede etkili olmadığımız bir varlığın nasıl var oluş gerekçesi olabilirdik ki?
Tüm çabalarım, tüm çabalarımız “Bana değerli olduğumu hissettir” mesajı taşıyordu
“Ona değer verdim, çünkü bu, o insandan değer bulma arayışımdı
” Bir hastamın yaptığı bu itirafı hayatımda hiç yapamadım
Ben habire “Seni seviyorum” yalanını söylüyordum
Ya da “Sana değer veriyorum” yalanı ile avunuyor ve avutuyordum
Bir hastam vardı
Babası ölünce bana gelmişti
Onu çok sevdiğini anlatıyordu
Onun hayatındaki değerinden söz ediyor, acısını dile getiriyordu
Konuşmasının bir yerinde ona çok kızdığını söyledi
“Tam ona ihtiyacım olduğu bir dönemde bizi bırakıp gitti” dedi
Ona olan acıma hissim gitmişti
Sevgideki yalancılık bir başka şekilde kendini gösteriyordu
“Bizi bırakıp gitti”de bir menfaatçilik vardı
Sanki ölmek onun eline imiş, zamanını o belirleyebilirmiş gibi
Ölen baba umurunda bile değildi
Baba öldüğü için belki de mutluydu, huzurluydu
Dünyanın zorluklarından kurtulmuş, ruhu bedenin ağırlığından sıyrılmıştı
Nefsin özelliği olsa gerekti
Önce kendini düşünüyordu
İrkilmiştim
Sevilmeye olan inancım bir kere daha darbe almıştı
Burada kalmadım
Bunu kendime uyarlamalıydım
Hayatta en çok ilişki halinde olduğum, en çok zamanımı beraber geçirdiğim hastalarımı düşündüm
Onlar tarafından sevildiğimi, saygı gördüğümü, onlar için bir şey ifade ettiğimi biliyordum
Onlara elimden geleni yapıyor, mesleği en iyi şekilde icra etmek için uğraşıp duruyordum
Bu uğraşılarımın farkına onlar da varıyor ve bunu takdir ediyorlardı
Bir gün bir sınama yapmaya karar verdim
Ama bu sınamadan onların haberi olmayacaktı
Kendimi bir an için ölmüş olarak hayal ettim
Bir tabutun içindeydim
Oradan alınıp mezara götürülüyorum
Yalnızım
Yanımda kimse yok
Üzerime toprak örtülüyor
Sorgu melekleri geliyor
Sorularını soruyorlar
Yardım alacağım, danışacağım hiç kimsem yok
Nasıl doğmuşsam, öylesine yalnızım
Beni seven insanlar cenazeme gelmiş
Hastalarım üzgün ve mutsuz
Çoğunun zihnindeki düşünce “Bizi bırakıp gittin doktor
Biz şimdi ne yapacağız?” Beni düşünen yoktu
Kabirde ne yaptığımı, sorgu meleklerine ne cevap verdiğimi merak eden de olmayacaktı
Bunu merak edecekler on-on beş kişiyi aşmayacaktı
Gerisi kendini düşünecek ve yalnız bırakıldıklarına hayıflanacaklardı
Yıkıldım
Sevgi üzerime çöktü
Sevgi ile kurguladıklarımın yıkıntıları üzerime çöktü
Sevilen ben değildim
İnsanlar önce kendi nefislerini seviyorlardı
Kendileri için seviyorlardı
Kendi menfaatleri için
Artık sınanmamış sevgilere güvenmiyordum
Birisini sevdiğimi anladığımda onu sevmediğimi anlamam ilk düş kırıklığımdı
Birisi tarafından sevildiğimde sevilenin ben olmadığını anlamam ikinci düş kırıklığı olmuştu
Sevdiğim şeyleri severken, ondaki özellikleri seviyordum
Güzelliği seviyordum, ondaki meziyetleri, yetenekleri, kemali, iyiliği, ihsanı, cömertliği seviyordum
Birisi beni sevdiğini söylerken bendeki özellikleri seviyordu aslında
Hiçbir şey varlıktaki özellikler onun kendisine ait değildi
Güzel bir yüzdeki güzellik yokluktan yaratılmıştı
Güzel bir yüzü severken, onun karşısında hayran olurken hayran olunan o güzelliği yaratan değil miydi aslında? Bir insandaki yeteneği överken, hayran ölürken, hayran olunan onu Yaratan değil miydi? Yaratıcı adına sevilmeyen her güzellik, her yetenek boşa gitmiş, tükenmiş, övünüp bitmişti
Bütün sevgiler, Yaratıcının yaratıklarda yansıyan güzel özelliklerine idi aslında
Sevgi de Yaratıcının verdiği bir ihsandı
O’na aitti
Kendisinin bilinmesi, tanınması, sevilmesi için vermişti
Bu açıdan hayatta her an sınanıyorduk
Her ilgi, her sevgi, verilen her şey, alınan her şey bir sınanmaydı
Sabahın şafağı bir sınanma
Gecenin karanlığı bir sınanma
Kucağımıza konan her çocuk bir sınanma
Her musibet, her dert, her tasa bir sınanma
Bize duyulan her sevgi, her ilgi, her şefkat bir sınanmaydı
Sevmeye vesile her ne var ise, O’nun yaratmasıydı
Ama bunu nefsimiz kendine mal etmek istiyordu
İnsanlar sevgiyi O’nun elinden alıp kendilerine mal etmek isterler
Onu haince tüketmek, kullanmak, kendi duygusal çıkarları için sömürmek isterler
Bunu başkaları için kullandıkları “Seni seviyorum” tuzağı altında yaparlar
Yaratıcının onlara O’nu tanıyıp sevmemiz için verdiği sevgiyi sahiplenirler ve kendileri için kullanırlar
Kendilerini değerli hissetmek için
“Özel biriyim” duygusunu tatmak için
Kibirlenip şişinmek; benlik duygusunu şişirmek için
İnsanlar “Seni seviyorum” derken sonuz bir ömrü istiyorlar bizden
Sonsuz bir ömrü elimizden almak istiyorlar
Hayatımızı kendileri için feda etmemizi bekliyorlar
Veya bizler başkalarına “Seni seviyorum” derken, başkalarının sonsuz ömürlerini istiyor; hayatlarını bizim için feda etmelerini istiyoruz
Aslında bizden istenilen, bizim sonsuz hayatımız
Sevgiler bir insana harcanamayacak kadar sonsuz ve büyük
Sonsuz ve sınırsız
Bizi Yaratıcı dışında kim sonsuz sevebilir? Biz Yaratıcı dışında kimi sonsuz sevebiliriz? Yaratıcı adına sevme dışında gerçek bir sevgiden bahsetmek mümkün mü? Kim Yaratıcı dışında ‘her şey’imiz olabilir, her istediğimizi verebilir? Kim O’nun dışında bize sonsuz merhamet edebilir? Kim O’nun dışında bizi tanıyabilir ve anlayabilir, değer verebilir? Kim O’ndan başka bizim için neyin en iyi olduğunu en iyi bilebilir? Kim O’ndan başka bizim için en iyi olanı bildiği gibi, bunu irade edip yapmak ister?
Sevmeler, ancak O’na yönelirse masumdur!
Mustafa Ulusoy("Nietzsche ve Babaannem" adlı kitaptan)
Dantel
Mumsema
Frmacil
Tags
:
ancak
,
masumdur
,
ona
,
sevmeler
,
yonelirse
Sevmeler Ancak O'na Yönelirse Masumdur!! ile ilgili Benzer Konular
157 Kez Görüntülendi
O'nun O'na yolculuğu ..
Peygamber Efendimiz (S.A.V)
Yollar hep O'na gider..
Kıssalar & Hikayeler
Anlamsız sevmeler
Şiir-Şiirler
sevmeler üstüne yanlızlık...
Aşk-Sevgi-Evlilik
Aşk Her Zmn Masumdur..!!!
Aşk-Sevgi-Evlilik
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
11:00
.
Sayfalar
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552