FrMaLeV
Bilgi Dağıtmak İçin El Ele
Arama terimlerinizi girin
Arama formu gönder
Web
mumsema.net
Mumsema.NET
>
İslamiyet
>
İslami Konular
>
İman
Bilal neden İlah değiştirdi?
Kullanıcı ismi
Hatırla
Şifreniz
Forum Kuralları
İletiler
Kayıt ol
Yardım
Üye Listesi
Ajanda
Bütün Forumları okunmuş kabul et
Bilal neden İlah değiştirdi? ile ilgili Benzer Konular
241 Kez Görüntülendi
Bilal Ercan (Bilal Ercan Kimdir
Ünlü Erkek Sanatçı Biyografileri
Bilal İnci (Bilal İncin Kimdir?
Ünlü Erkek Sanatçı Biyografileri
Hz. Bilal´in Son Ezanı...
Dini Sohbet
Çağrı Filmi Hz. Bilal
Diğer Videolar
Dünya Hayatı Geçicidir ve Ölüm Kesin Bir Gerçektir
|
"Genç Müzlüman" ..
Konu Araçları
23-12-2007
#
1
Profil Bilgileri
mumsema
Bilal neden İlah değiştirdi?
Bilal neden İlah değiştirdi? başlıklı yazı Mumsema Bilal neden İlah değiştirdi? Forum Alev
BİLÂL NEDEN İLÂH DEĞİŞTİRDİ?
Bir kimseye “muvahhid”, yani Tevhid ehli/Allah'ı birleyen diyebilmemiz için, onun “Rubûbiyyet” ve “Ulûhiyyet” tevhidini, başka bir ifade ile “ortak koş-madan yalnız Allah'a ibadet etme” tevhidi ile “bü-tün iş ve davranışlarında yalnız Allah n----- hareket etmek” olan amelî tevhidi, hayatında ger-çekleştirmesi gerekir
Rubûbiyet tevhidi; Yüce Allah'ın, göklerin ve ye-rin Rabbi, içindekilerin yaratıcısı ve her şeyin mâliki olduğuna inanmaktır
Câhiliye dönemindeki müşrik Arapların çoğunluğu, bu çeşit tevhidi inkar etmiyor-lardı
Kur'an-ı Kerim, bu konuda onlardan şöyle söz etmektedir: “Andolsun ki, onlara gökleri ve yeri kim yarattı, güneşi ve ayı kim boyun eğdirdi?' desen “Allah” derler
O halde haktan nasıl dön-dürülüyorsunuz?” (1)
Ulûhiyet tevhidi de; ibadeti, kayıtsız şartsız itaati ve boyun eğmeyi yalnız Allah'a karşı yapmak demek-tir
Bu bağlamda İlâh; insanın, kalpten gelen bir sevgiyle kendisine yöneldiği, saygı duyduğu, kork-tuğu, ihtiyaçları için yalvarıp dua ettiği, işlerinde ken-disine güvenip sığındığı, adını zikretmekle sükûnet bulduğu, ibadeti sadece O'na has kıldığı ve sevgisiyle huzura erdiği zattır
Dua bir ibadettir
Namaz, oruç, hac, sadaka, nezir, kurban…vb
da birer ibadettir
Aynı zamanda helal ve haramı belirleyen, hukukî kurallar ortaya ko-yarak hayatı tanzim eden Allah'ın koyduğu hü-kümlere içten gelen bir sevgi ile boyun eğmek de ibadettir
Öyleyse Rab olarak Allah'a inanan bir kim-se, İslam dışı hiçbir kural ve nizama içten gelen bir sevgi ile asla boyun eğemez
Çünkü Allah, Rab olma sıfatıyla kâinât ve insanlar için uyulması gereken bir takım kurallar koymuştur
İlâh olarak da bu kurallara içten gelen bir sevgi ile uyulmasını istemiştir
Allah'ın alemleri yarattığını ve onlar için kural ve kaideler koyduğunu kabul etmek Rubûbiyet tevhididir, yani Rab olarak Allah'ı kabul etmektir
Allah'ın koyduğu yasalara içten gelen sevgi ile itaat etmek de, Ulûhiyet tevhididir, yani ilâh olarak Allah'ı kabul etmektir
Bu iki tevhidden biri, diğeri olmadan olmaz
İşte peygamberler bu tevhidin ihya ve inşası için mücadele etmişlerdir
(2)
Kâinatın Efendisi, Ulu Önderimiz Nebiyi Muhte-rem (s
a
v), Mekke ufuklarında doğduğunda insan-lık, Rab ve İlâh olarak gerçek ma'bud olan Allah'ı bırakıp sahte Rab ve İlâhların peşine takılmışlardı
Mekke'nin önde gelen kodaman takımı, Daru'n Nedve denen fesat ocağında bir araya gelerek, al-dıkları bir takım câhilî kararlarla Tevhid mücadele-sinin önünü kesmeye çalışıyorlardı
Tek kaygıları, atalarından tevârüs ettikleri şirk dinlerinin ellerin-den gitmesi idi
Tarihte bu hep böyle olmuştu
İbra-him'lerin karşısına Nemrut'lar, Musa'ların karşısına da Firavun'lar, Bel'am, Karun ve Hâman'larıyla “Ben sizin en büyük Rabbinizim”(3) diyerek dikilmiş-lerdi
Onların torunları Mekke'de Ebû Cehil'leri tü-retmişti
İşte Mekke'nin Ebû Cehil'leri de “Buranın Rabbi ve İlâhı biziz
Bizim töreleştirdiğimiz ka-nunlar geçerlidir
Topluma biz nizam veririz
Atalarımızdan devraldığımız, değiştirilemez ve hatta değiştirilmesi teklif dahi edilemez
İnanç ve ilkelerimizi değiştirmeye çalışanlara karşı fitne çıkardıklarından dolayı acımasızca mücadele ederiz
Muhammed ve adamları, anlattıklarıyla toplumu sarsıyor, anasını kızın-dan, dedesini torunundan, babasını oğlundan ayırıyor
Herkesin tarak dişi gibi eşit olduğunu söylüyor
Kölelerle efendilerin eşit olması hiç akıl kârı mıdır? Muhammed'in çağrısı, toplum-sal dokumuzu bozan, fitne ateşini körükleyen tehlikeli bir çağrıdır” çığlıklarıyla, zorba düzen-lerini ayakta tutma adına İslam nurunu söndürmeye çalışıyorlardı
Evet bir tarafta “Onlar bizi Allah'a yaklaştır-sınlar diye kulluk ediyoruz”(4) diyerek ilkel bir şekilde putlara tapan şirk düzeninin zorbaları, diğer yanda bu zorbaların dayattığı şirk dininden ve kö-le düzeninden usanmışlığın verdiği arayışla İlâhî vahy'in nuruna doğru koşan çaresiz/mustazaf Bilâl ler
Biri zulmün ve bâtılın mimarı, öteki hak ve adale-tin susamışı
“Hak gelince bâtıl yok olmaya mah-kum olacağına”(5) göre, sömürü, vurgun ve ta-lan üçgeninde ezilen Bilâl'lerin, sahte Rab ve İlâh-ların sultasından kurtulup hakiki mâbud olan Allah'ı, gerçek Rab ve İlah olarak seçmekten başka çareleri mi vardı? Şirkin karanlığından kurtulup İslam'ın nuru ile müşerref olabilmek, zorba - köle düze-ninin zincirinden kurtulmak için işkenceyi de göze alarak- Bilâl'in İlah değiştirmesi gereki-yordu ve gereğini yaptı
Sille yedi, tokat yedi ama Tevhîdî duruşunu değiştirmedi
Mekke'nin ceberrutlarına karşı hiç yamulmadı
Günümüzün Ebû Cehil'leri de, işgal ettikleri mev-kilerde, vahyin ilkelerine karşı, aynen dedelerinin yolunu izlemektedirler
Tipik bir çağdaş Ebû Cehil taktiğini somut bir misal olarak sunmak istiyorum: Başbakan, özel bir üniversitenin öğretim yılı açılışın-da YÖK'e yönelik eleştirisinde “Kafaları basmıyor
Onlar iki koyun bile güdemezler” demiş
Bu söz-den alınganlık gösteren bir üniversitenin rektörü, Prof
güya Başbakana cevap olarak, öğretim yılı açı-lış konuşmasının bir yerinde “Rektörler koyun güt-mek için değil, insan yetiştirmek için eğitim alır
”Bizler çözümün vahiyde değil, okulda ve bi-limde olduğuna inanıyoruz” görüşünü dillendir-di
Tabii zırvanın mantığı olmaz
Dünya üniversiteleri arasında bilimsel başarıda ilk beş yüze bile gireme-yenlerin, efelenerek bilimden bahsetmeleri garâbet-ten başka nedir ki?! Bu anlayışın sahipleri, bilimle vahyin birbirinin karşıtı olmadığını bilmeyecek kadar cehl-i mürekkeple malül demek ki
Vahiy, Kur'an kitabının; bilim de kâinat kitabının ilkelerini oluşturur
Bilim adamının yaptığı, Yüce Allah'ın evrene ait yasalarını keşfetmek ve elde ettiği donelerle bir sonuca varmak ve o sonucun ge-reğini yerine getirmektir
Hiç sahibi Allah olan kâinat yasaları ile yine sahibi Allah olan Kur'an yasaları birbirine ters düşer mi? Ama bilim adamı kılıklılar adeta, kâinat yasalarının “yasa ko-yucusu” olarak kendilerini görüyor ve Allah'ın Rab ve İlâhlığını elinden alarak, sahte Rab ve İlâhlıklarını ilan ediyorlar
Ve böylece tarihteki Nemrut, Firavun ve Ebû Cehil'lerin izini takip ediyorlar
Bilim yerine, “Bilâl” avcılığı yapıyorlar
İslâmî kisve ile üniversi-teye öğrenci almayı bırakın, velilerini bile o kılıkla diploma ve açılış törenlerine almıyorlar
Sen, sadece Başbakan'a cevap versene
Yok, İslam'a karşı içindeki kini illa dışına vuracak
Bunlar hep böyledir
Hayat Kitabımız Kur'an, onların iç fotoğraflarını deşifre ederek ruh hallerini şöyle beyan ediyor: “Ey iman edenler! Kendi dışınızdakileri sırdaş edinmeyin
Çünkü onlar size fenalık etmekten asla geri durmazlar, hep sıkıntıya düşmenizi is-terler
Gerçekten kin ve düşmanlıkları ağızla-rından taşmaktadır
İçlerinde gizledikleri ise daha büyüktür… Sizinle karşılaştıklarında “inandık” derler; kendi başlarına kaldıkların-da da, size olan kinlerinden dolayı parmakları-nın uçlarını ısırırlar
De ki, kininizle geberin
(6)
Evet, Firavunlar, Nemrutlar ve Ebû Cehil'ler ölmedi, “kıtalar dolaşıyor
” Bunlar çeşitli kılık ve şekillerle karşınıza çıkıyorlar
Değerlerine bağlı insanların her kıpırdamada, Bremen mızıkacı-ları gibi hep bir ağızdan “irtica” yaygarası koparıyor-lar
Kurdukları menfaat düzenlerinde yaptıklarını, ye-diklerini örtbas edip unutturmak için “irtica” adlı gulyabaniye sarılıyorlar
Artık senin namazın, örtün, sakalın, içki içmeyişin seni bürokratik olarak ezmek, meslekten ihraç etmek, YAŞ'la giyotinlemek için ye-terlidir
Günümüzde “ilkel” şirkin yerini “ilkesel” şirk al-mıştır
İnsanlar helvadan put yapıp tapmıyorlar ama çıkarlarına uygun “ilkeler” oluşturup halka inanç-larına rağmen dayatıyorlar
“Bu ilkelerime itaat et-mezsen kamusal alanda barındırmam” dayat-masını sürdürüyorlar
İşte günümüzün Bilâl'lerinin mücadelesi de, bu “ilkesel” şirkin muannit mimar-larına karşı devam etmektedir
Asrımızın Bilâl'leri de bu çağdaş sahte Rab ve İlâhlara karşı, Saa-det Asrı'nın Bilâl'i gibi soylu mücadelesini sabır ve sebatla, yamulmadan sürdürürse, Allah on-lara da, başlarına çöreklenmiş binbir suratlı sahte İlâhlarını değiştirme imkanı bahşede-cektir
Allah'ı bazı işlerine karıştırıp bazı işlerine karıştır-mayan müşrikler, dün olduğu gibi bugün de vardır ve yarın da olacaktır
Tabii bu Ebû Cehil'lerin baskı, dayatma ve zulmüne karşı direnen Bilâl'ler de ola-caktır
Başınızdaki sahte ilahları değiştirmeye varsa-nız, Bilâl'liği de kuşanmanız gerekmektedir
Yoksa zilletten kurtulmayı hayal bile etmeyelim
Ne mutlu Bilâl gibi direnç gösterenlere
Selam ve dua ile
Dantel
Mumsema
Frmacil
Tags
:
bilal
,
degistirdi
,
ilah
,
neden
Bilal neden İlah değiştirdi? ile ilgili Benzer Konular
241 Kez Görüntülendi
Bilal Ercan (Bilal Ercan Kimdir
Ünlü Erkek Sanatçı Biyografileri
Bilal İnci (Bilal İncin Kimdir?
Ünlü Erkek Sanatçı Biyografileri
Hz. Bilal´in Son Ezanı...
Dini Sohbet
Çağrı Filmi Hz. Bilal
Diğer Videolar
Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder
-- English (US)
-- Türkce(TR)
İletişim
-
Anasayfa
-
Arşiv
-
Gizlilik Bildirimi
-
Yukarı git
Saat
01:49
.
Arşiv Sayfaları
Rüyatadı
Mumsema
Frmacil
Etiket
Dantel
Modeller
Powered by vBulletin® Version 3.6.12 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Mail Adresimiz Forumalev(at)gmail
com
Moderatör Başvuru Formu
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
399
400
401
402
403
404
405
406
407
408
409
410
411
412
413
414
415
416
417
418
419
420
421
422
423
424
425
426
427
428
429
430
431
432
433
434
435
436
437
438
439
440
441
442
443
444
445
446
447
448
449
450
451
452
453
454
455
456
457
458
459
460
461
462
463
464
465
466
467
468
469
470
471
472
473
474
475
476
477
478
479
480
481
482
483
484
485
486
487
488
489
490
491
492
493
494
495
496
497
498
499
500
501
502
503
504
505
506
507
508
509
510
511
512
513
514
515
516
517
518
519
520
521
522
523
524
525
526
527
528
529
530
531
532
533
534
535
536
537
538
539
540
541
542
543
544
545
546
547
548
549
550
551
552
553